2009-01-06 - 13:00
DTP Genel Başkanı Ahmet Türk: ''Gazze'ye düzenlenen saldırılar, barış umutlarının üzerine bir kez daha gölge gibi çöktü''
DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, partisinin Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, 2009 yılının
Türkiye ve dünya halkları açısından barış yılı olmasını temenni etti.
Ankara'da 7 gencin ölümüyle ilgili başsağlığı dileklerinde bulunan Türk,
''Bu facia, bir kere daha göstermiştir ki yurttaşlarımızın güvenli yaşaması için
yerel yönetimlerin şeffaf ve hesap verebilir bir konuma gelmesi Türkiye'nin çok
acil bir gereksinimidir'' dedi.
İsrail'in Gazze'ye düzenlediği saldırılara değinen Türk, ''Gazze'ye
düzenlenen saldırılar, barış umutlarının üzerine bir kez daha gölge gibi çöktü.
Kadın, çoluk çocuk ayrımı yapmaksızın bütün sivilleri hedef alan bu saldırıyla
savaşların acımasız yüzü bir kez daha görülmüştür. Bu bir katliamdır. İsrail,
insanlık suçu işlemiştir, işlemeye devam etmektedir'' diye konuştu.
Filistin halkının yaşadığı bu trajedinin ''Orta Doğu'da kördüğüme dönüşen
çözümsüzlük politikalarının bir sonucu olduğunu'' ifade eden Türk, savaşları bir
kader olmaktan çıkaracak yegane gücün, halkların birleşik barış mücadelesi
olacağını söyledi.
Türkiye'nin iç sorunlarını çözme noktasında Orta Doğu'da yaşananlardan
ders çıkarması gerektiğini vurgulayan Türk, ''Unutulmamalıdır ki; Bölgesel barış
ancak iç barışın tesisiyle mümkündür. Bu gerçeği görmeyen, kendi iç barışını bir
kenara bırakan sayın Başbakan'ın Orta Doğu'da barış turlarına çıkmasının bir
inandırıcılığı yoktur'' diye konuştu.
-FİLİSTİN'İ BOMBALAYAN PİLOTLAR...-
Geçmişte İsrail'i en ağır sözlerle eleştiren Necmettin Erbakan'ın, İsrail
ile Stratejik İşbirliği Anlaşmasını imzaladığını anlatan Türk, ''Bugün siz de bu
geleneği ve aynı iş birliğini kararlılıkla sürdürüyorsunuz. Filistin'de yaşanan
katliamdan İsrail kadar, bu saldırıdan haberdar olan ülkelerin de tarih önünde
sorumluluğu vardır. Bu gerçekleri gizleyemezsiniz. Yıllardır Filistin'e bomba
yağdıran İsrail pilotlarının Türkiye'de, Konya'da eğitildiği iddia ediliyor. Bu
çok ciddi bir iddia ve hükümetin bu konuda kamuoyuna açıklama yapması gerekiyor''
diye konuştu.
Ahmet Türk, saldırıların durdurulması konusunda hükümetin samimi olduğunu
göstermesi için İsrail'le yapılan askeri ihale anlaşmalarını iptal etmesini
istedi.
Türk, ''İsrail ile ilişkilerinizi askıya alın. Ama buna ne cesaretiniz ne
de gücünüz yeter. Çünkü göbekten bağlısınız. Daha geçenlerde Savunma Bakanı
insansız hava uçağı alımı için İsrail'e gidip anlaşma yapmadı mı? Kürt sorununu
askeri yöntemlerle bitirme adı altında yapmadığınız gizli anlaşma, kurmadığınız
ittifak kalmadı. İsrail ile askeri iş birliğinizin parasal boyutunun 1.8 milyar
dolar civarında olduğu belirtiliyor'' şeklinde konuştu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, İsrail saldırılarını eleştirmesine
ilişkin ''Önce siz kendi içinizdeki çatışmaları durdurun'' diyen Türk,
''İsrail-Filistin barışı için güya enerji harcıyorsunuz. Peki kendi iç barışınız
için ne yapıyorsunuz?'' diye sordu.
-''ÇATIŞMA POLİTİKASINDAN VAZGEÇİN''-
Ahmet Türk, 2009'un demokrasi mücadelesi verenler açısından mücadele yılı
olacağını belirterek, ''Demokrasi mücadelesi genişleyerek, büyüyecek ve ivme
kazanacaktır'' dedi.
İzlenen politikalarla 2008 yılını ''kayıp yıl'' olarak değerlendiren
Türk, şunları söyledi:
''Gelin bir yıl daha kaybettirmeyin bu ülkeye. 2009'da yeni bir sayfa
açalım. İşe yeni bir Anayasadan başlayabilirsiniz. Getirin yeni bir Anayasayı
Meclis gündemine ve Türkiye'de önemli bir değişim sürecini hep birlikte
başlatalım. Meclisin bu çoğulcu yapısı, bu değişim için önemli bir fırsattır.
Ülkeyi siyasal krize sürükleyen Kürt sorununda ısrarla sürdürdüğünüz bu çatışma
politikasından vazgeçin.
Bugün yaşanan ekonomik krizin nedeni siyasal krizdir. Siyasal krizi de
çözümsüzlük ve çatışma politikaları üretiyor. 2009'u Kürt sorununun çözüm yılı
ilan edelim. Eğer bu çatışma ve kriz üreten politikalar terk edilerek Kürt sorunu
çözülürse Türkiye demokratikleşmede, ekonomide, kalkınmada, sosyal refahta önü
alınamaz bir şekilde kalkışa geçecektir.''
-ANAYASANIN DEĞİŞMEZ MADDESİNE ÖNERİ...-
Türk, TRT-6'da başlayan Kürtçe yayını ''tabuların yıkılması yolunda
atılan ve küçümsenmeyecek bir adım olarak'' değerlendirdi.
Kürtçe'nin resmi bir kanalda yayın dili olmasının, halkın yıllardır
yürüttüğü mücadelenin bir kazanımı olduğunu ifade eden Türk, şöyle devam etti:
''TRT'de Kürtçe yayının başlaması sorunun çözüldüğü anlamına gelmiyor.
Bu, Kürtçe'nin ve Kürt kimliğinin tanındığı, kabullenildiği sonucunu doğurmuyor.
Bakınız, 'Devletin resmi dili Türkçedir' diyen 12 Eylül darbe Anayasası Türkçe
dışındaki dilleri dışlamakta ve yasaklamakta. Bu Anayasa halen yürürlüktedir.
Seçim yasasından siyasi partiler yasasına kadar birçok yasada, Kürtçe'yi
yasaklayan düzenlemeler halen varlığını sürdürmektedir.
Anayasada, yasalarda bu yasakçı zihniyet varlığını koruduğu müddetçe
TRT'den yapılan yayının sorunu çözmeyeceği ortadadır. Sorun, Kürtçe'nin ve Kürt
kimliğinin Anayasal güvenceye kavuşturulup kavuşturulmayacağı, devletin resmi
ideolojisine rengini veren 'tek tipçilik' anlayışının terk edilip edilmeyeceği
sorunudur. Sayın Başbakan'ın 'Tek millet, tek din, tek dil' söylemine
bakıldığında bu zihniyetin değişmeyeceği ortadadır.
Eğer hükümet samimiyse ve Kürtleri bir halk olarak gördüğünü kabul
ediyorsa, derhal yeni Anayasayı Meclis gündemine getirmelidir. Yasaları bu yönlü
değiştirmelidir. TRT'den yayın başlatılabildiğine göre demek ki istenirse adım
atılabiliyormuş. Kıyamet de kopmuyormuş. O halde diğer adımları da atın! Buna
iradeniz var mı?''
''Kürtçe'nin, ikinci resmi dil olması talebini, neye göre hangi devlet
sistemine göre reddedebilirsiniz?'' diye soran Türk, Türkmencenin Kerkük'te resmi
dil ilan edildiğini, henüz demokrasisi olmayan Irak'ta bile bunun gibi çok büyük
adımlar atıldığını belirtti.
-TÜRK, RAHATSIZLANDI-
DTP Genel Başkanı Türk, Grup Toplantısı konuşması sırasında
rahatsızlandı. Konuşurken sık sık terleyen Türk, konuşmasını tamamladıktan sonra
DTP Grup Amiri Mehmet Ali Oral'ın yardımıyla kürsüden inebildi.
Kürsüden inerken düşme tehlikesi gösteren Türk, güçlükle yerine
oturabildi. Türk, rahatsızlığı nedeniyle TBMM Ana Binadaki İlk Yardım Merkezine
götürüldü. Burada dinlenmeye alınan Türk'ün sağlık durumunun iyi olduğu ve
tansiyon düşmesi nedeniyle rahatsızlandığı bildirildi.
Türkiye ve dünya halkları açısından barış yılı olmasını temenni etti.
Ankara'da 7 gencin ölümüyle ilgili başsağlığı dileklerinde bulunan Türk,
''Bu facia, bir kere daha göstermiştir ki yurttaşlarımızın güvenli yaşaması için
yerel yönetimlerin şeffaf ve hesap verebilir bir konuma gelmesi Türkiye'nin çok
acil bir gereksinimidir'' dedi.
İsrail'in Gazze'ye düzenlediği saldırılara değinen Türk, ''Gazze'ye
düzenlenen saldırılar, barış umutlarının üzerine bir kez daha gölge gibi çöktü.
Kadın, çoluk çocuk ayrımı yapmaksızın bütün sivilleri hedef alan bu saldırıyla
savaşların acımasız yüzü bir kez daha görülmüştür. Bu bir katliamdır. İsrail,
insanlık suçu işlemiştir, işlemeye devam etmektedir'' diye konuştu.
Filistin halkının yaşadığı bu trajedinin ''Orta Doğu'da kördüğüme dönüşen
çözümsüzlük politikalarının bir sonucu olduğunu'' ifade eden Türk, savaşları bir
kader olmaktan çıkaracak yegane gücün, halkların birleşik barış mücadelesi
olacağını söyledi.
Türkiye'nin iç sorunlarını çözme noktasında Orta Doğu'da yaşananlardan
ders çıkarması gerektiğini vurgulayan Türk, ''Unutulmamalıdır ki; Bölgesel barış
ancak iç barışın tesisiyle mümkündür. Bu gerçeği görmeyen, kendi iç barışını bir
kenara bırakan sayın Başbakan'ın Orta Doğu'da barış turlarına çıkmasının bir
inandırıcılığı yoktur'' diye konuştu.
-FİLİSTİN'İ BOMBALAYAN PİLOTLAR...-
Geçmişte İsrail'i en ağır sözlerle eleştiren Necmettin Erbakan'ın, İsrail
ile Stratejik İşbirliği Anlaşmasını imzaladığını anlatan Türk, ''Bugün siz de bu
geleneği ve aynı iş birliğini kararlılıkla sürdürüyorsunuz. Filistin'de yaşanan
katliamdan İsrail kadar, bu saldırıdan haberdar olan ülkelerin de tarih önünde
sorumluluğu vardır. Bu gerçekleri gizleyemezsiniz. Yıllardır Filistin'e bomba
yağdıran İsrail pilotlarının Türkiye'de, Konya'da eğitildiği iddia ediliyor. Bu
çok ciddi bir iddia ve hükümetin bu konuda kamuoyuna açıklama yapması gerekiyor''
diye konuştu.
Ahmet Türk, saldırıların durdurulması konusunda hükümetin samimi olduğunu
göstermesi için İsrail'le yapılan askeri ihale anlaşmalarını iptal etmesini
istedi.
Türk, ''İsrail ile ilişkilerinizi askıya alın. Ama buna ne cesaretiniz ne
de gücünüz yeter. Çünkü göbekten bağlısınız. Daha geçenlerde Savunma Bakanı
insansız hava uçağı alımı için İsrail'e gidip anlaşma yapmadı mı? Kürt sorununu
askeri yöntemlerle bitirme adı altında yapmadığınız gizli anlaşma, kurmadığınız
ittifak kalmadı. İsrail ile askeri iş birliğinizin parasal boyutunun 1.8 milyar
dolar civarında olduğu belirtiliyor'' şeklinde konuştu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, İsrail saldırılarını eleştirmesine
ilişkin ''Önce siz kendi içinizdeki çatışmaları durdurun'' diyen Türk,
''İsrail-Filistin barışı için güya enerji harcıyorsunuz. Peki kendi iç barışınız
için ne yapıyorsunuz?'' diye sordu.
-''ÇATIŞMA POLİTİKASINDAN VAZGEÇİN''-
Ahmet Türk, 2009'un demokrasi mücadelesi verenler açısından mücadele yılı
olacağını belirterek, ''Demokrasi mücadelesi genişleyerek, büyüyecek ve ivme
kazanacaktır'' dedi.
İzlenen politikalarla 2008 yılını ''kayıp yıl'' olarak değerlendiren
Türk, şunları söyledi:
''Gelin bir yıl daha kaybettirmeyin bu ülkeye. 2009'da yeni bir sayfa
açalım. İşe yeni bir Anayasadan başlayabilirsiniz. Getirin yeni bir Anayasayı
Meclis gündemine ve Türkiye'de önemli bir değişim sürecini hep birlikte
başlatalım. Meclisin bu çoğulcu yapısı, bu değişim için önemli bir fırsattır.
Ülkeyi siyasal krize sürükleyen Kürt sorununda ısrarla sürdürdüğünüz bu çatışma
politikasından vazgeçin.
Bugün yaşanan ekonomik krizin nedeni siyasal krizdir. Siyasal krizi de
çözümsüzlük ve çatışma politikaları üretiyor. 2009'u Kürt sorununun çözüm yılı
ilan edelim. Eğer bu çatışma ve kriz üreten politikalar terk edilerek Kürt sorunu
çözülürse Türkiye demokratikleşmede, ekonomide, kalkınmada, sosyal refahta önü
alınamaz bir şekilde kalkışa geçecektir.''
-ANAYASANIN DEĞİŞMEZ MADDESİNE ÖNERİ...-
Türk, TRT-6'da başlayan Kürtçe yayını ''tabuların yıkılması yolunda
atılan ve küçümsenmeyecek bir adım olarak'' değerlendirdi.
Kürtçe'nin resmi bir kanalda yayın dili olmasının, halkın yıllardır
yürüttüğü mücadelenin bir kazanımı olduğunu ifade eden Türk, şöyle devam etti:
''TRT'de Kürtçe yayının başlaması sorunun çözüldüğü anlamına gelmiyor.
Bu, Kürtçe'nin ve Kürt kimliğinin tanındığı, kabullenildiği sonucunu doğurmuyor.
Bakınız, 'Devletin resmi dili Türkçedir' diyen 12 Eylül darbe Anayasası Türkçe
dışındaki dilleri dışlamakta ve yasaklamakta. Bu Anayasa halen yürürlüktedir.
Seçim yasasından siyasi partiler yasasına kadar birçok yasada, Kürtçe'yi
yasaklayan düzenlemeler halen varlığını sürdürmektedir.
Anayasada, yasalarda bu yasakçı zihniyet varlığını koruduğu müddetçe
TRT'den yapılan yayının sorunu çözmeyeceği ortadadır. Sorun, Kürtçe'nin ve Kürt
kimliğinin Anayasal güvenceye kavuşturulup kavuşturulmayacağı, devletin resmi
ideolojisine rengini veren 'tek tipçilik' anlayışının terk edilip edilmeyeceği
sorunudur. Sayın Başbakan'ın 'Tek millet, tek din, tek dil' söylemine
bakıldığında bu zihniyetin değişmeyeceği ortadadır.
Eğer hükümet samimiyse ve Kürtleri bir halk olarak gördüğünü kabul
ediyorsa, derhal yeni Anayasayı Meclis gündemine getirmelidir. Yasaları bu yönlü
değiştirmelidir. TRT'den yayın başlatılabildiğine göre demek ki istenirse adım
atılabiliyormuş. Kıyamet de kopmuyormuş. O halde diğer adımları da atın! Buna
iradeniz var mı?''
''Kürtçe'nin, ikinci resmi dil olması talebini, neye göre hangi devlet
sistemine göre reddedebilirsiniz?'' diye soran Türk, Türkmencenin Kerkük'te resmi
dil ilan edildiğini, henüz demokrasisi olmayan Irak'ta bile bunun gibi çok büyük
adımlar atıldığını belirtti.
-TÜRK, RAHATSIZLANDI-
DTP Genel Başkanı Türk, Grup Toplantısı konuşması sırasında
rahatsızlandı. Konuşurken sık sık terleyen Türk, konuşmasını tamamladıktan sonra
DTP Grup Amiri Mehmet Ali Oral'ın yardımıyla kürsüden inebildi.
Kürsüden inerken düşme tehlikesi gösteren Türk, güçlükle yerine
oturabildi. Türk, rahatsızlığı nedeniyle TBMM Ana Binadaki İlk Yardım Merkezine
götürüldü. Burada dinlenmeye alınan Türk'ün sağlık durumunun iyi olduğu ve
tansiyon düşmesi nedeniyle rahatsızlandığı bildirildi.
