2014-04-08 - 12:01
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) kararına ilişkin, "AYM bu kararında durumdan adeta vazife çıkarmıştır. Kendisine yeni yetki ve görev ihdas etmiştir. Hiçbir mahkemenin kendisine anayasa ve yasanın vermediği bir yetki ve görev ihdas etmesi mümkün değildir" dedi.
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) kararına ilişkin, "AYM bu kararında durumdan adeta vazife çıkarmıştır. Kendisine yeni yetki ve görev ihdas etmiştir. Hiçbir mahkemenin kendisine anayasa ve yasanın vermediği bir yetki ve görev ihdas etmesi mümkün değildir" dedi.
Bozdağ, Meclis'te gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Twitter kararının ardından Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) yapısıyla ilgili bir değişiklik olabileceğinden bahsedildiğinin ifade edilmesi üzerine Bozdağ, böyle bir çalışma olmadığını söyledi.
Bozdağ, "YSK'ya RTÜK modeli düşünüyor musunuz?" sorusuna, "Onu gazetelerden duyuyorum. Şu anda benim bildiğim bir çalışma yok. Ama gruptaki arkadaşlar ne düşünüyor bilmiyorum" yanıtını verdi.
"YSK'nın mevcut yapısından rahatsız mısınız?" sorusu üzerine Bozdağ, şunları söyledi:
"YSK şu ana kadar Türkiye'de seçimlerin sağlıklı yürümesi için büyük görevler yaptı. Baktığımızda Türkiye'nin en iyi yaptığı işlerden birinin seçimler olduğunu görüyoruz. Bu seçim sırasında da tartışmalar elbette olacaktır. Bu normaldir. YSK bu tartışmaları kesin olarak karara bağladığında o zaman bu seçimlerle ilgili bir değerlendirmeyi yapmam mümkün olur. Şu anda yerel yönetim olduğu için de tabi pek çok yerde adaylar var, itirazlar var. Ama baktığınızda Türkiye'de seçimlerin genel olarak sağlıklı yürüdüğünü söylemek mümkün."
"Başbakan seçimden evvel yaptığı konuşmalarda seçimden sonra cemaate yönelik bir operasyon başlatılacağını duyurmuştu. Adana'da 8 polisin gözaltına alınması bununla mı alakalı?" sorusu üzerine Bozdağ, "Adli süreçler, süreci yürütenler tarafından neyle ilgiliyse ona göre zaten basına açıklamalar yapılır. Şu anda Türkiye'de değişik yerlerde suç isnatlarıyla alakalı savcılar kendilerine gelen ihbarlar, şikayetler üzerine soruşturmalar yürütüyorlar. Bunlar normal süreçlerdir, bir olağanüstülük yüklemenin anlamı yok" diye konuştu.
Bozdağ, "Bireysel başvuruyla ilgili yeni bir düzenleme, bir değişiklik gündeminizde var mı?" sorusuna, şu yanıtı verdi:
"AYM'nin bireysel başvuru hakkı veren anayasa değişikliği önemli bir değişiklik. Tabii bunun uygulaması da değişiklik kadar önemli. AYM'nin son Twitter ile ilgili verdiği kararın esası ayrı bir konu ama AYM bu kararın esasına girme hakkına daha doğrusu böyle bir başvuruyu esastan görüşme hak ve yetkisine sahip değil. Böyle bir görevi, böyle bir yetkisi yok. Çünkü bireysel başvuru hakkı bütün yargı yollarını tüketmiş kişilere tanınmış bir haktır. Hiç yargı yolunu tüketmeden bireysel başvuru yoluna kimse gidemez. Mahkemeye müracaat etti, mahkeme ne yapar? Mahkeme bunu usulden ön inceleme aşamasında reddeder. Kabul edilemez bir başvuru olarak kabul eder, reddeder. İşin esasına giremez. Ama AYM bu kararında durumdan adeta vazife çıkarmıştır. Kendisine yeni yetki ve görev ihdas etmiştir. Hiçbir mahkemenin kendisine anayasa ve yasanın vermediği bir yetki ve görev ihdas etmesi mümkün değildir."
"Bu tepkileriniz duygusal tepki olarak nitelendirilebilir mi?" sorusuna Bozdağ, "Duygusal tepki değil. Sayın Başkan AYM'nin kuruluş ve yargılama usulleri kanununun 45. maddesini okursa tepkim duygusal mı, yasal mı görecektir" karşılığını verdi.
Bozdağ, Meclis'te gazetecilerin MHP?nin, 4 eski bakanla ilgili Meclis'e gelen fezlekelerin milletvekillerinin incelemesine açılmaması kararına karşı İdare Mahkemesi?ne yaptığı başvuruyla ilgili sorusunu cevaplandırdı.
Meclis kararlarının kesin olduğunu vurgulayan Bozdağ, "Anayasa Mahkemesi ve İdare, yargı, Meclis kararlarını denetleyemez. Partiler, idare mahkemelerine başvurabilirler. İdare mahkemesi bunu usulden reddetmeli. Çünkü Meclis kararları aleyhine idari yargı yoluna başvurulamaz. Hüküm çok açık. Ama onlar herhalde siyaseti mahkemeye kadar taşımak istemişler" dedi.
Bozdağ, başka bir soru üzerine de YSK kararlarının bireysel başvuru ya da başka yolla Anayasa Mahkemesi'ne taşınamayacağını belirterek, "YSK kararları doğru yanlış, tartışmasız kesin kararlardır. Anayasa Mahkemesi, böyle bir başvuru olması halinde ön inceleme yapıp, bu başvurunun kabul edilmezliğine karar vermek zorundadır. Anayasa Mahkemesi'nin burada takdir hakkı yoktur, 'bakarım, görüşürüm' diyemez. Yasa ve Anayasa, Anayasa Mahkemesi'ne takdir hakkı tanımamıştır. Bu kadar açık hükmün ihlali olursa, zaten Türkiye'de seçim güvenliği diye hiçbir şey kalmaz" diye konuştu.
Bozdağ, Meclis'te gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Twitter kararının ardından Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) yapısıyla ilgili bir değişiklik olabileceğinden bahsedildiğinin ifade edilmesi üzerine Bozdağ, böyle bir çalışma olmadığını söyledi.
Bozdağ, "YSK'ya RTÜK modeli düşünüyor musunuz?" sorusuna, "Onu gazetelerden duyuyorum. Şu anda benim bildiğim bir çalışma yok. Ama gruptaki arkadaşlar ne düşünüyor bilmiyorum" yanıtını verdi.
"YSK'nın mevcut yapısından rahatsız mısınız?" sorusu üzerine Bozdağ, şunları söyledi:
"YSK şu ana kadar Türkiye'de seçimlerin sağlıklı yürümesi için büyük görevler yaptı. Baktığımızda Türkiye'nin en iyi yaptığı işlerden birinin seçimler olduğunu görüyoruz. Bu seçim sırasında da tartışmalar elbette olacaktır. Bu normaldir. YSK bu tartışmaları kesin olarak karara bağladığında o zaman bu seçimlerle ilgili bir değerlendirmeyi yapmam mümkün olur. Şu anda yerel yönetim olduğu için de tabi pek çok yerde adaylar var, itirazlar var. Ama baktığınızda Türkiye'de seçimlerin genel olarak sağlıklı yürüdüğünü söylemek mümkün."
"Başbakan seçimden evvel yaptığı konuşmalarda seçimden sonra cemaate yönelik bir operasyon başlatılacağını duyurmuştu. Adana'da 8 polisin gözaltına alınması bununla mı alakalı?" sorusu üzerine Bozdağ, "Adli süreçler, süreci yürütenler tarafından neyle ilgiliyse ona göre zaten basına açıklamalar yapılır. Şu anda Türkiye'de değişik yerlerde suç isnatlarıyla alakalı savcılar kendilerine gelen ihbarlar, şikayetler üzerine soruşturmalar yürütüyorlar. Bunlar normal süreçlerdir, bir olağanüstülük yüklemenin anlamı yok" diye konuştu.
Bozdağ, "Bireysel başvuruyla ilgili yeni bir düzenleme, bir değişiklik gündeminizde var mı?" sorusuna, şu yanıtı verdi:
"AYM'nin bireysel başvuru hakkı veren anayasa değişikliği önemli bir değişiklik. Tabii bunun uygulaması da değişiklik kadar önemli. AYM'nin son Twitter ile ilgili verdiği kararın esası ayrı bir konu ama AYM bu kararın esasına girme hakkına daha doğrusu böyle bir başvuruyu esastan görüşme hak ve yetkisine sahip değil. Böyle bir görevi, böyle bir yetkisi yok. Çünkü bireysel başvuru hakkı bütün yargı yollarını tüketmiş kişilere tanınmış bir haktır. Hiç yargı yolunu tüketmeden bireysel başvuru yoluna kimse gidemez. Mahkemeye müracaat etti, mahkeme ne yapar? Mahkeme bunu usulden ön inceleme aşamasında reddeder. Kabul edilemez bir başvuru olarak kabul eder, reddeder. İşin esasına giremez. Ama AYM bu kararında durumdan adeta vazife çıkarmıştır. Kendisine yeni yetki ve görev ihdas etmiştir. Hiçbir mahkemenin kendisine anayasa ve yasanın vermediği bir yetki ve görev ihdas etmesi mümkün değildir."
"Bu tepkileriniz duygusal tepki olarak nitelendirilebilir mi?" sorusuna Bozdağ, "Duygusal tepki değil. Sayın Başkan AYM'nin kuruluş ve yargılama usulleri kanununun 45. maddesini okursa tepkim duygusal mı, yasal mı görecektir" karşılığını verdi.
Bozdağ, Meclis'te gazetecilerin MHP?nin, 4 eski bakanla ilgili Meclis'e gelen fezlekelerin milletvekillerinin incelemesine açılmaması kararına karşı İdare Mahkemesi?ne yaptığı başvuruyla ilgili sorusunu cevaplandırdı.
Meclis kararlarının kesin olduğunu vurgulayan Bozdağ, "Anayasa Mahkemesi ve İdare, yargı, Meclis kararlarını denetleyemez. Partiler, idare mahkemelerine başvurabilirler. İdare mahkemesi bunu usulden reddetmeli. Çünkü Meclis kararları aleyhine idari yargı yoluna başvurulamaz. Hüküm çok açık. Ama onlar herhalde siyaseti mahkemeye kadar taşımak istemişler" dedi.
Bozdağ, başka bir soru üzerine de YSK kararlarının bireysel başvuru ya da başka yolla Anayasa Mahkemesi'ne taşınamayacağını belirterek, "YSK kararları doğru yanlış, tartışmasız kesin kararlardır. Anayasa Mahkemesi, böyle bir başvuru olması halinde ön inceleme yapıp, bu başvurunun kabul edilmezliğine karar vermek zorundadır. Anayasa Mahkemesi'nin burada takdir hakkı yoktur, 'bakarım, görüşürüm' diyemez. Yasa ve Anayasa, Anayasa Mahkemesi'ne takdir hakkı tanımamıştır. Bu kadar açık hükmün ihlali olursa, zaten Türkiye'de seçim güvenliği diye hiçbir şey kalmaz" diye konuştu.
