2015-01-28 - 14:57
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da, Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın birinci bölümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı.
HDP İstanbul Milletvekili Levent Tüzel, İstanbul Esenyurt'taki Yüksek Gerilim Faciası ile Yüksek Gerilim Hatlarının Yarattığı Sorunlar konulu gündem dışı konuşma yaptı.
Konuşmasının başında Yunanistan'daki seçim sonucuna ve Kobani'deki gelişmelere değinen Tüzel, Kobani'de güzel bir gelecek için el ele vererek mücadele edenleri selamladığını söyledi.
Tüzel, 15 bine yakın metal işçisinin, işverenlerin tüm dayatmalarına rağmen çocuklarının geleceği için grev kararı aldığını ifade ederek, işçilerinin mücadelesinin yanında olduklarını da belirtti.
Çarpık kentleşme nedeniyle yüksek gerilim hatlarının yerleşim bölgelerinde tehlikeye yol açtığını, yetkililerin gerekli önlemleri almadığını ileri süren Tüzel, "Yatırımları ranta değil, insan hayatına yapalım" dedi.
CHP Balıkesir Milletvekili Namık Havutça da Balıkesir'in sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşmasında, kentin AK Parti iktidarında hep kaybettiğini, özelleştirmelerle mağdur edildiğini savundu. Balıkesir'in tarım ve hayvancılık sektöründe de iktidarın yanlış uygulamaları nedeniyle darbe yediğini ifade eden Havutça, emekçi Balıkesir halkının ekonomik zorluklar içinde olduğunu söyledi.
Havutça konuşmasında AK Parti Balıkesir Milletvekili Tülay Babuşçu'nun cumhuriyetle ilgili sosyal medyadaki paylaşımına da değinerek, "Sen o cumhuriyet olmasaydı bugün burada olacak mıydın? Eğer cumhuriyet olmasaydı, başbakan burada olacak mıydı, Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı olacak mıydı, sizler milletvekili olabilecek miydiniz? O nedenle Kuvay-i Milliye şehri Balıkesir'den Babuşçu'ya 'haddini bil' diyorum" ifadelerini kullandı.
AK Parti Malatya Milletvekili Mustafa Şahin ise gündem dışı konuşmasında Malatya'daki yatırımlara değindi. Şahin, AK Parti iktidarı döneminde yapılan yatırımlar hakkında bilgi vererek, kentin önemli gelişme kaydettiğini söyledi.
Şahin, Charlie Hebdo dergisinde Hz. Muhammed'i tasvir eden karikatürler yayımlanmasına da değinerek, bu duruma tepki gösterdi.
Şahin, şunları kaydetti:
"Son günlerde Charlie Hebdo denilen bir belanın dünya Müslümanları'nı ayağa kaldırdığını görmekteyiz. Bizler terörün her türlüsüne tereddütsüz karşıyız, Charlie Hebdo Dergisi'ne saldırıyı da işlenen cinayetleri de tasvip etmemekteyiz. Ayrıca Müslümanların terörle asla yan yana gelmesinin mümkün olmadığı, ancak işgal altındaki toprakları için vatanlarında vermiş oldukları kurtuluş mücadelelerine de herhalde sessiz kalmamız gerekir. Ayrıca kan döken batının da buradaki rolünün ne olduğunu çok iyi bilmekteyiz. Lakin batı Peygamber Efendimize yapılan hakareti basın ve düşünce özgürlüğü gibi göstermiş, yüce dinimizi hedef seçip bütün İslam Alemine büyük bir saygısızlık cesaretini de gösterebilmiştir. Müslümanların değerlerine saldıran Charlie Hebdo denilen dergi ve Türkiye'deki uzantıları olan bütün medya kuruluş ve yandaşlarını da şiddetle kınıyoruz."
TBMM Genel Kurulu'nda Türkiye ile Güney Afrika Arasında İkili Ulusal Komisyon Kurulmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı kabul edildi.
Tasarının kabul edilmesinin ardından Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine başlandı.
Tasarı üzerine ilk sözü, CHP İzmir Milletvekili Mehmet Ali Susam aldı.
MHP Isparta Milletvekili Nevzat Korkmaz, Başbakan Ahmet Davutoğlu için "Bakanlar Kurulu Genel Sekreteri" dedi. AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, Korkmaz'a, "Kimseyi tahkir edemezsiniz. Başbakan kendi hukukunu savunur. Başbakanın hukukunu savunmak size kalmadı" diye cevap verdi.
TBMM Genel Kurulu'nda AK Parti, kanun tasarılarının sıralamasında değişiklik öngören grup önerisi verdi.
AK Parti'nin kabul edilen grup önerisine göre, Türkiye ile Güney Afrika Arasında İkili Ulusal Komisyon Kurulmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ile Maden Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı gündemin ön sıralarına alındı. Her iki kanun tasarısının görüşmelerine bugün başlanacak.
AK Parti'nin grup önerisiyle TBMM Genel Kurulunun Şubat ayı çalışma saatleri de düzenlendi. Buna göre Genel Kurul şubat ayında salı günleri 15.00-21.00, çarşamba ve perşembe günleri 14.00-21.00 saatleri arasında çalışacak.
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, Türkiye'nin önemli sorunlarının çözülemediğini söyledi.
Komisyonda kabul edilen "İç Güvenlik Paketi"nin, "Türkiye'nin elinde patlamaya hazır bomba gibi" olduğunu ifade eden Gök, valilere, polise olağanüstü yetki veren tasarının modern dünyada kabul edilmesinin mümkün olmadığını belirtti. Yasa tasarısının iç barışı zorlayan nitelikte olduğunu savunan Gök, "Bu tasarıyı getirmeyelim buraya. Polis ve valiye olağanüstü yetkiler verirseniz temel hak ve özgürlüklerin korunmasından söz edemezsiniz" diye konuştu.
Hükümetin Uludere olayı ile ilgili Anayasa Mahkemesi'ne gönderdiği savunmada, "kaçınılmaz hata" ve "makul olay" yaklaşımı sergilediğini anlatan Gök, "Uludere, bu savunmayla karanlık dehlizlere itilmek istenmektedir. Türkiye'yi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde süründürmeyelim. Türkiye buna layık değil. Adaleti tesis edelim" dedi.
MHP Isparta Milletvekili Nevzat Korkmaz da çeşitli meslek gruplarından işsizlerin atanamamaktan şikayetçi olduğunu dile getirdi. Türkiye'de ciddi işsizlik olduğunu ifade eden Korkmaz, "Bakanlar Kurulu Genel Sekreteri Davutoğlu, Avrupa'ya 'işsizlerinizi bize gönderin' diyor. Kendisiyle mi, milletle mi kafa buluyor anlaşılır değil" diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, Türkiye'nin hukuk devleti olduğunu belirterek, herkesin yasalar çerçevesinde görevini yürüttüğünü söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın seçilmeden önce tüm yetkileri kullanacağını açıkladığını ve milletin Erdoğan'ı seçtiğini anlatan Aydın, "Sayın Davutoğlu için Bakanlar Kurulu Genel Sekreteri denmesini kınıyorum, ayıplıyorum. Sayın Cumhurbaşkanı'nın Bakanlar Kurulu'nu toplama yetkisi var. Gerek görürse bir daha çağırır. Kimseyi tahkir edemezsiniz. 'Milliyetçiyim' diyenlerin bunu yapmaması lazım. Başbakan kendi hukukunu savunur. Başbakanın hukukunu savunmak size kalmadı" dedi.
Sataşmadan söz alan Korkmaz, Cumhurbaşkanlığı seçiminde halkın başkanlık sistemi için oy kullanmadığını belirterek, "Anayasayı zorlarsanız Cumhurbaşkanının niteliklerindeki tarafsızlığı zedelemiş olursunuz. Sayın Erdoğan, adeta AKP Genel Başkanı gibi muhalefete yükleniyor, muhalefet de cevap hakkını kullanıyor. Cumhurbaşkanına saygı, önce Cumhurbaşkanının kendi yetkileri çerçevesinde hareket etmesiyle mümkün" diye konuştu.
Bu arada TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu'na AK Parti Nevşehir Milletvekili Murat Göktürk, Kadına Yönelik Şiddetin Sebeplerinin Araştırılması Komisyonu'na CHP Balıkesir Milletvekili Ayşe Nedret Akova seçildi.
CHP İzmir Milletvekili Mehmet Ali Susam, madencilik sektöründe devletin etkin rol oynaması gerektiğini belirterek, "Bakanlık bütün olaylarda olduğu gibi, bu işlerden elini ayağını çekip özel sektöre devredilince her şey düzelecekmiş anlayışı içinde. Hiçbir şekilde katılınamayacak bir durumdur" dedi.
Susam, TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı üzerine grubu adına söz aldı.
Maden kazalarından sonra sektörün pek çok alanda ciddi şekilde tartışılır hale geldiğini belirten Susam, Meclis'te de Soma'daki maden kazasının ardından bir komisyon kurulduğunu hatırlattı.
Türkiye'de çağdaş bir madencilik anlayışına ve kapsamlı bir denetime ihtiyaç olduğunu vurgulayan Susam, madencilik sektöründe tüm ruhsat ve düzenlemelere ilişkin yetkiyi Başbakanlığa veren genelgeyi de eleştirdi. Söz konusu tasarının sektördeki sorunları gideremeyeceğini savunan Susam, uyarılarını ve eleştirilerini komisyon aşamasında da sunduklarını ifade etti.
Devletin madencilik konusunda çok güçlü ve ciddi birikimlere sahip kuruluşları olduğunu, bunları etkin hale getirmesi gerektiğini vurgulayan Susam, "Buradan Bakanlığı uyarıyorum; bakanlık bütün olaylarda olduğu gibi, bu işlerden elini ayağını çekip özel sektöre devredilince her şey düzelecekmiş anlayışı içinde. Hiçbir şekilde katılınamayacak bir durumdur" dedi.
Susam, tasarının ruhunda madenciliği devlet eliyle geliştirmek yerine, sorumluluktan kaçarak sektörü özel sektöre devretmek olduğunu da söyledi.
MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık da grubu adına yaptığı konuşmada, tasarının sektörün ihtiyaçlarını tam olarak karşılamasa da bazı sorunların giderilmesine katkıda bulunabileceğini belirtti.
Madencilikte ruhsat işlemlerinin Başbakanlığın yetkisine verilmesinin sektörde ciddi sıkıntılara yol açtığını ileri süren Işık, çalışma saatlerine ilişkin düzenlemelerde de sorun yaşandığını söyledi. Gündeme gelen tasarı ile de mağduriyetlerin giderilmediğini ifade eden Işık, özellikle cezai hükümler noktasında yaşanabilecek sıkıntılar nedeniyle küçük ve orta ölçekli işletmelerin sektörden çekilmek zorunda kalabileceğini kaydetti.
Işık, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Tasarı kanunlaşması halinde şu şekliyle, sektöre bir nefes aldıracaktır. Ancak yarının ne beklediğini, kendilerini nasıl bir sıkıntının beklediğini sektör görememektedir. Özellikle Başbakanlık genelgesi, bu tasarı kanunlaştığı andan itibaren yine yürürlükte kalmaya devam ettiği sürece, ayrıca Cumhurbaşkanlığı makamında adeta gölge kabine olarak değerlendirilebilecek, bu günlerde medyada yer alan düzenlemeler hükümetin ve Bakanlar Kurulu'nun üzerinde bir gölge olarak kalmaya devam ettiği sürece, bu sektörün rahat nefes alması mümkün görünmemektedir. Bizim arzumuz ve önerimiz Sayın Bakan'ın bu tasarının yasalaşmasından itibaren madencilik sektörü ile ilgili tüm yetki ve sorumluluğu kendi üzerine ve beraber çalıştığı bürokratlar üzerine alması yönünde bir özel çabaya girmesidir. Sayın Bakan kendi yetkisini Başbakan'a kullandığı sürece bu sektörde yaşanan sorunları çözmek mümkün değildir."
Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın TBMM Genel Kurulu'ndaki görüşmelerinde konuşan HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, tasarının gerekçesinde belirtilen insan sağlığının tasarıda bulunmadığını söyledi.
Tasarının ölen maden işçilerinin hakkını değil, onları öldüren işverenin mağduriyetini gidermek için getirildiğini öne süren Kaplan, "Önceki kanun teklifinde geri çektiğiniz düzenlemeleri şimdi bu tasarıyla yeniden getiriyorsunuz. Bu kanunun adı 'öldür sana para vereyim' kanunudur" diye konuştu.
Kaplan, AK Parti sıralarına seslenerek, "Bir ülkenin parlamentosunda vicdan varsa işverenden hesap sorar, ödüllendirmez. Soma'daki işçiler ahirette yakanıza yapışacaklar" dedi.
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın'ın bugün Beyaz Saray'daki uygulama gibi basın toplantısı yaptığını anlatan Kaplan, "Bunun adı naylon başkanlık sistemidir" diye konuştu.
CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel Soma'daki maden faciasından sonra tepki yasası çıkarıldığını ifade ederek, "Artık madenler güvenli olacak algısı verildi" dedi.
Soma maden faciasını araştırma komisyonunun Meclis'teki tüm siyasi partilerin katılımıyla rapor hazırladığını ve 110 sayfalık öneri sıraladığını anlatan Özel, "Meclis Çalışma Komisyonu, 'Soma komisyonu raporunu bulamadık' dedi. Çalışma Bakanı da bakanlık da raporun sayfasını çevirmemiş" diye konuştu.
Soma'da hayatını kaybeden 301 madencinin ailelerine verilen sözlerin tutulmadığını ifade eden Özel, işsiz kalan 2 bin 831 maden işçisinin, hükümetin bu kişilere karşı duyarlı olunacağını açıklamasına rağmen tazminat alamadığını söyledi.
AK Parti Gaziantep Milletvekili Mehmet Erdoğan ise tasarının madencilik sektörüne ilişkin önemli düzenlemeler içerdiğini belirtti.
Tasarıyla iş sağlığı ve güvenliği çıtasının yükseltilmesinin hedeflendiğini dile getiren Erdoğan, "Düzenleme dünyadaki madencilik uygulamalarına benzer uygulamaların başlatılmasını hedefliyor" dedi.
Tasarının komisyon görüşmeleri aşamasında CHP ve MHP'nin önemli katkılarda bulunduğunu, önergelerinin kabul edildiğini anlatan Erdoğan, "HDP'nin hiçbir katkısı olmadığı gibi Hasip Kaplan burada şov yaptı. Keşke şov yapacaklarına komisyon çalışmalarına katılsalardı da haklı bulunan önergelerini kabul etseydik" diye konuştu.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, "Şu anda, bu ay itibarıyla elektrik ve doğal gaz fiyatlarında yeni bir düzenlemeye gitmediğimizi söylüyorum. Yetkinin otomatik fiyatlama mekanizmasıyla veya kendi kuralları içerisinde olduğunu da bir kez daha belirtmek istiyorum" dedi.
Yıldız, Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın Genel Kurul'daki görüşmeleri sırasında milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
Soma'da herkesi üzen bir kaza yaşandığını belirten Yıldız, bununla ilgili ilgili kurumlar ve özel şirket açısından ciddi bir sorumluluğu olduğunu defalarca söylediğini hatırlattı. Yıldız, "Kim suçludur, kim suçsuzdur, hem yargıya intikal eden yanları var hem de teftişe konu olan yanları var" dedi.
Soma'da 2 bin 831 işçinin işten çıkarılmasının sebeplerinin konuşulması, ardından da tazminat sorununun tartışılması gerektiğine işaret eden Yıldız, şöyle devam etti:
"Hatırlarsanız orada bir çok demeçler verildi ve o maden ocaklarının bu şekliyle çalışmaması gerektiğine, kapatılması lazım geldiğine dair demeçler verildi. İş sağlığı ve iş güvenliğine, belli şartlara uymayan ocakların kapatılması lazım. Biz de böyle yaptık. Gerek kazanın olduğu Eynez de gerekse Atabacası ile alakalı konularda yapılan denetimler, teftişler orada işçi kardeşlerimizin farklı bir riske daha girmesini önlemek üzerineydi. Şimdi o arkadaşlarımızın gerek yeni istihdam alanlarıyla alakalı gerekse 'psikolojik olarak kendimi hazır hissetmiyorum' diyenlerin bir kısmı memleketlerine döndüler, bir kısmı Soma'da kaldılar ve bir kısmı da yeni iş alanları buldular. Elimizdeki mevzuat, onun ancak özel sektör bünyesinde çalıştırılanların özel sektör tarafından ödenmesiyle alakalı konuyu amir kılıyor. Nasıl bir yol izlenebilir? TKİ'nin şu anda şirketten şirket adına ödeyip, bir kanuni düzenlemeyle beraber, ondan sonra onu şirkete rücu ettirmesi, şirketten almasına yönelik bir düzenleme yapılabilir. Bu Genel Kurul'un onayına kalmış bir konudur."
Soma'da mağdurlara konut yapılmasıyla ilgili taahhütlerinden vazgeçmelerinin de söz konusu olmadığını vurgulayan Yıldız, "48, 50 milyon TL'lik yapılan 77 milyonumuzun bağışları da yerlerine bu manada yine kanun çerçevesinde ulaştırılmıştır" dedi.
Maden ruhsatlarına ilişkin izinlerle ilgili soruları da yanıtlayan Yıldız, "Şu ana kadar Başbakanlıkta bekleyen izin sayısını sordu arkadaşlarımız, bin 224 civarında ruhsattan bahsediyoruz" ifadesini kullandı.
Bazı milletvekillerinin maden ruhsatlarının kime ait olduğuna ilişkin soruları üzerine buna ilişkin listelerin soruyu soran milletvekillerine elektronik posta olarak gönderildiğini belirten Yıldız, " Bunu da aslında ben İnternet'ten normalde yayımlamalarını istedim arkadaşların çünkü bunun gizlisi saklısı yok. Ticari bir sır varsa ancak onun gizlisi saklısı olur ama bunun gizlisi saklısı olmadığı için rahatlıkla yapılabilir" diye konuştu.
Soma kazasıyla ilgili soruşturma izinlerine ilişkin de Yıldız, şunları söyledi:
"Bizim yaptığımız soruşturmalarda, soruşturma izin talebi yazısında, maden kazası sebebiyle 5 Eylül 2014 tarihli bilirkişi raporu çerçevesinde ilgililerin bu aşamada sorumluluklarının görülmesi veya görülmemesi üzerine yapılan bilirkişi raporu sonrasında, Soma Cumhuriyet Başsavcılığı iddianamenin Akhisar Ağır Ceza mahkemesi'nce reddedilmiş olması ve daha ileri ki aşamalarda sağlıklı tespitlerin yapılarak Bakanlığımıza müracaat edilmesi halinde tekrar soruşturma izniyle alakalı konular gündeme gelecektir. Şimdi, burada, özen ve itina gösterdiğimiz iki temel prensip var. Eğer gerçekten orada sorumluluğunu hissettiğimiz görevli arkadaşlar varsa, bunlarla alakalı soruşturma izni verdiğimiz konular vardır, bunun birçok örnekleri var, ama gerçekten o konuda suistimali olduğuna inanmadığımız arkadaşlara da soruşturma izni vermediğimiz konular var. Bunların her birisini kendi içerisindeki denetimlerle beraber gerçekleştiriyoruz."
MTA'nın 1979 yılındaki fay haritalarının geçen yıl güncellendiğini hatırlatan Yıldız, "Türkiye'de toplam 25 bin yeni, diri faydan bahsediyoruz, bunlar 12 bin küsur civarındaydı, o yüzden bunlar güncellendi" dedi.
Türkiye'de Nükleer Santral inşaatı yapacak firmaların kendi güncel haritalarını oluşturduklarını da aktaran Yıldız, "Gerek Rusya'nın Akkuyu'da yapacağı gerekse Sinop'ta yapılacakta, yeni fay haritalarıyla alakalı bütün işlemleri şirket yapıyor. Biz burada yoktur desek bile, o 'Hayır, olma ihtimali vardır çünkü buraya para gömecek olan, riski alacak olan benim' diyor ve bunların her birini yapıyor. Bizden daha fazla riske girmeyecek olan onlardır" değerlendirmesinde bulundu.
Elektrik dağıtım şirketlerinin özelleşmesiyle beraber faturaların okunması konusunda bir kısım ikazları olduğunu belirten Yıldız, geç tahsilatın firmalar açısından sorun olacağının altını çizdi. Yıldız, şöyle devam etti:
"Burada ekonomik kayba uğrayacak olan zam gelmediği için, elektrik fiyatlarına zam gelmediği için şirketin kendisidir. Bir kere dönemselliğe riayet etmelerini istedik, döneminde faturalarını çıkartmalarını istedik. Bununla alakalı şu veya bu gerekçeyle eğer geç okunmuşsa bundan ekonomik kayba uğrayacak olan vatandaşın kendisi değil şirketin kendisi olacaktır."
Kendisine elektrik ve doğalgaza zam olup olmadığı sorusunu sıklıkla sorulduğunun altını çizen Yıldız, "Ben bununla alakalı artık açıklama yapmıyorum, ancak televizyon programlarında veya basın toplantılarında soru sorulması halinde açıklama yapıyorum, şu anda da soru sorulduğu için cevap vereceğim. Şu anda, bu ay itibarıyla elektrik ve doğal gaz fiyatlarında yeni bir düzenlemeye gitmediğimizi söylüyorum, buradan. TBMM'de bir kez daha bunu belirtiyorum. Yetkinin otomatik fiyatlama mekanizmasıyla veya kendi kuralları içerisinde olduğunu da bir kez daha belirtmek istiyorum" diye konuştu.
Elektrik fiyatlarında ulusal tarifenin uygulandığını vurgulayan Yıldız, "Bölgesel tarifeye geçiyor olmamız halinde elektrik fiyatları Şırnak'ta 45 kuruşken Kocaeli'nde de 20 kuruş olacaktır. Bunun şu anda doğru olmadığını ve ulusal tarifeye de normal devam ettiğimizi söylemem lazım" ifadesini kullandı.
Tasarının birinci bölümü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından Meclis Başkanvekili Sadık Yakut, birleşime ara verdi. Yakut, aranın ardından komisyon ve hükümetin yerini almaması üzerine birleşimi yarın saat 14.00'de toplanmak üzere kapattı.
HDP İstanbul Milletvekili Levent Tüzel, İstanbul Esenyurt'taki Yüksek Gerilim Faciası ile Yüksek Gerilim Hatlarının Yarattığı Sorunlar konulu gündem dışı konuşma yaptı.
Konuşmasının başında Yunanistan'daki seçim sonucuna ve Kobani'deki gelişmelere değinen Tüzel, Kobani'de güzel bir gelecek için el ele vererek mücadele edenleri selamladığını söyledi.
Tüzel, 15 bine yakın metal işçisinin, işverenlerin tüm dayatmalarına rağmen çocuklarının geleceği için grev kararı aldığını ifade ederek, işçilerinin mücadelesinin yanında olduklarını da belirtti.
Çarpık kentleşme nedeniyle yüksek gerilim hatlarının yerleşim bölgelerinde tehlikeye yol açtığını, yetkililerin gerekli önlemleri almadığını ileri süren Tüzel, "Yatırımları ranta değil, insan hayatına yapalım" dedi.
CHP Balıkesir Milletvekili Namık Havutça da Balıkesir'in sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşmasında, kentin AK Parti iktidarında hep kaybettiğini, özelleştirmelerle mağdur edildiğini savundu. Balıkesir'in tarım ve hayvancılık sektöründe de iktidarın yanlış uygulamaları nedeniyle darbe yediğini ifade eden Havutça, emekçi Balıkesir halkının ekonomik zorluklar içinde olduğunu söyledi.
Havutça konuşmasında AK Parti Balıkesir Milletvekili Tülay Babuşçu'nun cumhuriyetle ilgili sosyal medyadaki paylaşımına da değinerek, "Sen o cumhuriyet olmasaydı bugün burada olacak mıydın? Eğer cumhuriyet olmasaydı, başbakan burada olacak mıydı, Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı olacak mıydı, sizler milletvekili olabilecek miydiniz? O nedenle Kuvay-i Milliye şehri Balıkesir'den Babuşçu'ya 'haddini bil' diyorum" ifadelerini kullandı.
AK Parti Malatya Milletvekili Mustafa Şahin ise gündem dışı konuşmasında Malatya'daki yatırımlara değindi. Şahin, AK Parti iktidarı döneminde yapılan yatırımlar hakkında bilgi vererek, kentin önemli gelişme kaydettiğini söyledi.
Şahin, Charlie Hebdo dergisinde Hz. Muhammed'i tasvir eden karikatürler yayımlanmasına da değinerek, bu duruma tepki gösterdi.
Şahin, şunları kaydetti:
"Son günlerde Charlie Hebdo denilen bir belanın dünya Müslümanları'nı ayağa kaldırdığını görmekteyiz. Bizler terörün her türlüsüne tereddütsüz karşıyız, Charlie Hebdo Dergisi'ne saldırıyı da işlenen cinayetleri de tasvip etmemekteyiz. Ayrıca Müslümanların terörle asla yan yana gelmesinin mümkün olmadığı, ancak işgal altındaki toprakları için vatanlarında vermiş oldukları kurtuluş mücadelelerine de herhalde sessiz kalmamız gerekir. Ayrıca kan döken batının da buradaki rolünün ne olduğunu çok iyi bilmekteyiz. Lakin batı Peygamber Efendimize yapılan hakareti basın ve düşünce özgürlüğü gibi göstermiş, yüce dinimizi hedef seçip bütün İslam Alemine büyük bir saygısızlık cesaretini de gösterebilmiştir. Müslümanların değerlerine saldıran Charlie Hebdo denilen dergi ve Türkiye'deki uzantıları olan bütün medya kuruluş ve yandaşlarını da şiddetle kınıyoruz."
TBMM Genel Kurulu'nda Türkiye ile Güney Afrika Arasında İkili Ulusal Komisyon Kurulmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı kabul edildi.
Tasarının kabul edilmesinin ardından Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine başlandı.
Tasarı üzerine ilk sözü, CHP İzmir Milletvekili Mehmet Ali Susam aldı.
MHP Isparta Milletvekili Nevzat Korkmaz, Başbakan Ahmet Davutoğlu için "Bakanlar Kurulu Genel Sekreteri" dedi. AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, Korkmaz'a, "Kimseyi tahkir edemezsiniz. Başbakan kendi hukukunu savunur. Başbakanın hukukunu savunmak size kalmadı" diye cevap verdi.
TBMM Genel Kurulu'nda AK Parti, kanun tasarılarının sıralamasında değişiklik öngören grup önerisi verdi.
AK Parti'nin kabul edilen grup önerisine göre, Türkiye ile Güney Afrika Arasında İkili Ulusal Komisyon Kurulmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ile Maden Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı gündemin ön sıralarına alındı. Her iki kanun tasarısının görüşmelerine bugün başlanacak.
AK Parti'nin grup önerisiyle TBMM Genel Kurulunun Şubat ayı çalışma saatleri de düzenlendi. Buna göre Genel Kurul şubat ayında salı günleri 15.00-21.00, çarşamba ve perşembe günleri 14.00-21.00 saatleri arasında çalışacak.
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, Türkiye'nin önemli sorunlarının çözülemediğini söyledi.
Komisyonda kabul edilen "İç Güvenlik Paketi"nin, "Türkiye'nin elinde patlamaya hazır bomba gibi" olduğunu ifade eden Gök, valilere, polise olağanüstü yetki veren tasarının modern dünyada kabul edilmesinin mümkün olmadığını belirtti. Yasa tasarısının iç barışı zorlayan nitelikte olduğunu savunan Gök, "Bu tasarıyı getirmeyelim buraya. Polis ve valiye olağanüstü yetkiler verirseniz temel hak ve özgürlüklerin korunmasından söz edemezsiniz" diye konuştu.
Hükümetin Uludere olayı ile ilgili Anayasa Mahkemesi'ne gönderdiği savunmada, "kaçınılmaz hata" ve "makul olay" yaklaşımı sergilediğini anlatan Gök, "Uludere, bu savunmayla karanlık dehlizlere itilmek istenmektedir. Türkiye'yi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde süründürmeyelim. Türkiye buna layık değil. Adaleti tesis edelim" dedi.
MHP Isparta Milletvekili Nevzat Korkmaz da çeşitli meslek gruplarından işsizlerin atanamamaktan şikayetçi olduğunu dile getirdi. Türkiye'de ciddi işsizlik olduğunu ifade eden Korkmaz, "Bakanlar Kurulu Genel Sekreteri Davutoğlu, Avrupa'ya 'işsizlerinizi bize gönderin' diyor. Kendisiyle mi, milletle mi kafa buluyor anlaşılır değil" diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, Türkiye'nin hukuk devleti olduğunu belirterek, herkesin yasalar çerçevesinde görevini yürüttüğünü söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın seçilmeden önce tüm yetkileri kullanacağını açıkladığını ve milletin Erdoğan'ı seçtiğini anlatan Aydın, "Sayın Davutoğlu için Bakanlar Kurulu Genel Sekreteri denmesini kınıyorum, ayıplıyorum. Sayın Cumhurbaşkanı'nın Bakanlar Kurulu'nu toplama yetkisi var. Gerek görürse bir daha çağırır. Kimseyi tahkir edemezsiniz. 'Milliyetçiyim' diyenlerin bunu yapmaması lazım. Başbakan kendi hukukunu savunur. Başbakanın hukukunu savunmak size kalmadı" dedi.
Sataşmadan söz alan Korkmaz, Cumhurbaşkanlığı seçiminde halkın başkanlık sistemi için oy kullanmadığını belirterek, "Anayasayı zorlarsanız Cumhurbaşkanının niteliklerindeki tarafsızlığı zedelemiş olursunuz. Sayın Erdoğan, adeta AKP Genel Başkanı gibi muhalefete yükleniyor, muhalefet de cevap hakkını kullanıyor. Cumhurbaşkanına saygı, önce Cumhurbaşkanının kendi yetkileri çerçevesinde hareket etmesiyle mümkün" diye konuştu.
Bu arada TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu'na AK Parti Nevşehir Milletvekili Murat Göktürk, Kadına Yönelik Şiddetin Sebeplerinin Araştırılması Komisyonu'na CHP Balıkesir Milletvekili Ayşe Nedret Akova seçildi.
CHP İzmir Milletvekili Mehmet Ali Susam, madencilik sektöründe devletin etkin rol oynaması gerektiğini belirterek, "Bakanlık bütün olaylarda olduğu gibi, bu işlerden elini ayağını çekip özel sektöre devredilince her şey düzelecekmiş anlayışı içinde. Hiçbir şekilde katılınamayacak bir durumdur" dedi.
Susam, TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı üzerine grubu adına söz aldı.
Maden kazalarından sonra sektörün pek çok alanda ciddi şekilde tartışılır hale geldiğini belirten Susam, Meclis'te de Soma'daki maden kazasının ardından bir komisyon kurulduğunu hatırlattı.
Türkiye'de çağdaş bir madencilik anlayışına ve kapsamlı bir denetime ihtiyaç olduğunu vurgulayan Susam, madencilik sektöründe tüm ruhsat ve düzenlemelere ilişkin yetkiyi Başbakanlığa veren genelgeyi de eleştirdi. Söz konusu tasarının sektördeki sorunları gideremeyeceğini savunan Susam, uyarılarını ve eleştirilerini komisyon aşamasında da sunduklarını ifade etti.
Devletin madencilik konusunda çok güçlü ve ciddi birikimlere sahip kuruluşları olduğunu, bunları etkin hale getirmesi gerektiğini vurgulayan Susam, "Buradan Bakanlığı uyarıyorum; bakanlık bütün olaylarda olduğu gibi, bu işlerden elini ayağını çekip özel sektöre devredilince her şey düzelecekmiş anlayışı içinde. Hiçbir şekilde katılınamayacak bir durumdur" dedi.
Susam, tasarının ruhunda madenciliği devlet eliyle geliştirmek yerine, sorumluluktan kaçarak sektörü özel sektöre devretmek olduğunu da söyledi.
MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık da grubu adına yaptığı konuşmada, tasarının sektörün ihtiyaçlarını tam olarak karşılamasa da bazı sorunların giderilmesine katkıda bulunabileceğini belirtti.
Madencilikte ruhsat işlemlerinin Başbakanlığın yetkisine verilmesinin sektörde ciddi sıkıntılara yol açtığını ileri süren Işık, çalışma saatlerine ilişkin düzenlemelerde de sorun yaşandığını söyledi. Gündeme gelen tasarı ile de mağduriyetlerin giderilmediğini ifade eden Işık, özellikle cezai hükümler noktasında yaşanabilecek sıkıntılar nedeniyle küçük ve orta ölçekli işletmelerin sektörden çekilmek zorunda kalabileceğini kaydetti.
Işık, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Tasarı kanunlaşması halinde şu şekliyle, sektöre bir nefes aldıracaktır. Ancak yarının ne beklediğini, kendilerini nasıl bir sıkıntının beklediğini sektör görememektedir. Özellikle Başbakanlık genelgesi, bu tasarı kanunlaştığı andan itibaren yine yürürlükte kalmaya devam ettiği sürece, ayrıca Cumhurbaşkanlığı makamında adeta gölge kabine olarak değerlendirilebilecek, bu günlerde medyada yer alan düzenlemeler hükümetin ve Bakanlar Kurulu'nun üzerinde bir gölge olarak kalmaya devam ettiği sürece, bu sektörün rahat nefes alması mümkün görünmemektedir. Bizim arzumuz ve önerimiz Sayın Bakan'ın bu tasarının yasalaşmasından itibaren madencilik sektörü ile ilgili tüm yetki ve sorumluluğu kendi üzerine ve beraber çalıştığı bürokratlar üzerine alması yönünde bir özel çabaya girmesidir. Sayın Bakan kendi yetkisini Başbakan'a kullandığı sürece bu sektörde yaşanan sorunları çözmek mümkün değildir."
Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın TBMM Genel Kurulu'ndaki görüşmelerinde konuşan HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, tasarının gerekçesinde belirtilen insan sağlığının tasarıda bulunmadığını söyledi.
Tasarının ölen maden işçilerinin hakkını değil, onları öldüren işverenin mağduriyetini gidermek için getirildiğini öne süren Kaplan, "Önceki kanun teklifinde geri çektiğiniz düzenlemeleri şimdi bu tasarıyla yeniden getiriyorsunuz. Bu kanunun adı 'öldür sana para vereyim' kanunudur" diye konuştu.
Kaplan, AK Parti sıralarına seslenerek, "Bir ülkenin parlamentosunda vicdan varsa işverenden hesap sorar, ödüllendirmez. Soma'daki işçiler ahirette yakanıza yapışacaklar" dedi.
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın'ın bugün Beyaz Saray'daki uygulama gibi basın toplantısı yaptığını anlatan Kaplan, "Bunun adı naylon başkanlık sistemidir" diye konuştu.
CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel Soma'daki maden faciasından sonra tepki yasası çıkarıldığını ifade ederek, "Artık madenler güvenli olacak algısı verildi" dedi.
Soma maden faciasını araştırma komisyonunun Meclis'teki tüm siyasi partilerin katılımıyla rapor hazırladığını ve 110 sayfalık öneri sıraladığını anlatan Özel, "Meclis Çalışma Komisyonu, 'Soma komisyonu raporunu bulamadık' dedi. Çalışma Bakanı da bakanlık da raporun sayfasını çevirmemiş" diye konuştu.
Soma'da hayatını kaybeden 301 madencinin ailelerine verilen sözlerin tutulmadığını ifade eden Özel, işsiz kalan 2 bin 831 maden işçisinin, hükümetin bu kişilere karşı duyarlı olunacağını açıklamasına rağmen tazminat alamadığını söyledi.
AK Parti Gaziantep Milletvekili Mehmet Erdoğan ise tasarının madencilik sektörüne ilişkin önemli düzenlemeler içerdiğini belirtti.
Tasarıyla iş sağlığı ve güvenliği çıtasının yükseltilmesinin hedeflendiğini dile getiren Erdoğan, "Düzenleme dünyadaki madencilik uygulamalarına benzer uygulamaların başlatılmasını hedefliyor" dedi.
Tasarının komisyon görüşmeleri aşamasında CHP ve MHP'nin önemli katkılarda bulunduğunu, önergelerinin kabul edildiğini anlatan Erdoğan, "HDP'nin hiçbir katkısı olmadığı gibi Hasip Kaplan burada şov yaptı. Keşke şov yapacaklarına komisyon çalışmalarına katılsalardı da haklı bulunan önergelerini kabul etseydik" diye konuştu.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, "Şu anda, bu ay itibarıyla elektrik ve doğal gaz fiyatlarında yeni bir düzenlemeye gitmediğimizi söylüyorum. Yetkinin otomatik fiyatlama mekanizmasıyla veya kendi kuralları içerisinde olduğunu da bir kez daha belirtmek istiyorum" dedi.
Yıldız, Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın Genel Kurul'daki görüşmeleri sırasında milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
Soma'da herkesi üzen bir kaza yaşandığını belirten Yıldız, bununla ilgili ilgili kurumlar ve özel şirket açısından ciddi bir sorumluluğu olduğunu defalarca söylediğini hatırlattı. Yıldız, "Kim suçludur, kim suçsuzdur, hem yargıya intikal eden yanları var hem de teftişe konu olan yanları var" dedi.
Soma'da 2 bin 831 işçinin işten çıkarılmasının sebeplerinin konuşulması, ardından da tazminat sorununun tartışılması gerektiğine işaret eden Yıldız, şöyle devam etti:
"Hatırlarsanız orada bir çok demeçler verildi ve o maden ocaklarının bu şekliyle çalışmaması gerektiğine, kapatılması lazım geldiğine dair demeçler verildi. İş sağlığı ve iş güvenliğine, belli şartlara uymayan ocakların kapatılması lazım. Biz de böyle yaptık. Gerek kazanın olduğu Eynez de gerekse Atabacası ile alakalı konularda yapılan denetimler, teftişler orada işçi kardeşlerimizin farklı bir riske daha girmesini önlemek üzerineydi. Şimdi o arkadaşlarımızın gerek yeni istihdam alanlarıyla alakalı gerekse 'psikolojik olarak kendimi hazır hissetmiyorum' diyenlerin bir kısmı memleketlerine döndüler, bir kısmı Soma'da kaldılar ve bir kısmı da yeni iş alanları buldular. Elimizdeki mevzuat, onun ancak özel sektör bünyesinde çalıştırılanların özel sektör tarafından ödenmesiyle alakalı konuyu amir kılıyor. Nasıl bir yol izlenebilir? TKİ'nin şu anda şirketten şirket adına ödeyip, bir kanuni düzenlemeyle beraber, ondan sonra onu şirkete rücu ettirmesi, şirketten almasına yönelik bir düzenleme yapılabilir. Bu Genel Kurul'un onayına kalmış bir konudur."
Soma'da mağdurlara konut yapılmasıyla ilgili taahhütlerinden vazgeçmelerinin de söz konusu olmadığını vurgulayan Yıldız, "48, 50 milyon TL'lik yapılan 77 milyonumuzun bağışları da yerlerine bu manada yine kanun çerçevesinde ulaştırılmıştır" dedi.
Maden ruhsatlarına ilişkin izinlerle ilgili soruları da yanıtlayan Yıldız, "Şu ana kadar Başbakanlıkta bekleyen izin sayısını sordu arkadaşlarımız, bin 224 civarında ruhsattan bahsediyoruz" ifadesini kullandı.
Bazı milletvekillerinin maden ruhsatlarının kime ait olduğuna ilişkin soruları üzerine buna ilişkin listelerin soruyu soran milletvekillerine elektronik posta olarak gönderildiğini belirten Yıldız, " Bunu da aslında ben İnternet'ten normalde yayımlamalarını istedim arkadaşların çünkü bunun gizlisi saklısı yok. Ticari bir sır varsa ancak onun gizlisi saklısı olur ama bunun gizlisi saklısı olmadığı için rahatlıkla yapılabilir" diye konuştu.
Soma kazasıyla ilgili soruşturma izinlerine ilişkin de Yıldız, şunları söyledi:
"Bizim yaptığımız soruşturmalarda, soruşturma izin talebi yazısında, maden kazası sebebiyle 5 Eylül 2014 tarihli bilirkişi raporu çerçevesinde ilgililerin bu aşamada sorumluluklarının görülmesi veya görülmemesi üzerine yapılan bilirkişi raporu sonrasında, Soma Cumhuriyet Başsavcılığı iddianamenin Akhisar Ağır Ceza mahkemesi'nce reddedilmiş olması ve daha ileri ki aşamalarda sağlıklı tespitlerin yapılarak Bakanlığımıza müracaat edilmesi halinde tekrar soruşturma izniyle alakalı konular gündeme gelecektir. Şimdi, burada, özen ve itina gösterdiğimiz iki temel prensip var. Eğer gerçekten orada sorumluluğunu hissettiğimiz görevli arkadaşlar varsa, bunlarla alakalı soruşturma izni verdiğimiz konular vardır, bunun birçok örnekleri var, ama gerçekten o konuda suistimali olduğuna inanmadığımız arkadaşlara da soruşturma izni vermediğimiz konular var. Bunların her birisini kendi içerisindeki denetimlerle beraber gerçekleştiriyoruz."
MTA'nın 1979 yılındaki fay haritalarının geçen yıl güncellendiğini hatırlatan Yıldız, "Türkiye'de toplam 25 bin yeni, diri faydan bahsediyoruz, bunlar 12 bin küsur civarındaydı, o yüzden bunlar güncellendi" dedi.
Türkiye'de Nükleer Santral inşaatı yapacak firmaların kendi güncel haritalarını oluşturduklarını da aktaran Yıldız, "Gerek Rusya'nın Akkuyu'da yapacağı gerekse Sinop'ta yapılacakta, yeni fay haritalarıyla alakalı bütün işlemleri şirket yapıyor. Biz burada yoktur desek bile, o 'Hayır, olma ihtimali vardır çünkü buraya para gömecek olan, riski alacak olan benim' diyor ve bunların her birini yapıyor. Bizden daha fazla riske girmeyecek olan onlardır" değerlendirmesinde bulundu.
Elektrik dağıtım şirketlerinin özelleşmesiyle beraber faturaların okunması konusunda bir kısım ikazları olduğunu belirten Yıldız, geç tahsilatın firmalar açısından sorun olacağının altını çizdi. Yıldız, şöyle devam etti:
"Burada ekonomik kayba uğrayacak olan zam gelmediği için, elektrik fiyatlarına zam gelmediği için şirketin kendisidir. Bir kere dönemselliğe riayet etmelerini istedik, döneminde faturalarını çıkartmalarını istedik. Bununla alakalı şu veya bu gerekçeyle eğer geç okunmuşsa bundan ekonomik kayba uğrayacak olan vatandaşın kendisi değil şirketin kendisi olacaktır."
Kendisine elektrik ve doğalgaza zam olup olmadığı sorusunu sıklıkla sorulduğunun altını çizen Yıldız, "Ben bununla alakalı artık açıklama yapmıyorum, ancak televizyon programlarında veya basın toplantılarında soru sorulması halinde açıklama yapıyorum, şu anda da soru sorulduğu için cevap vereceğim. Şu anda, bu ay itibarıyla elektrik ve doğal gaz fiyatlarında yeni bir düzenlemeye gitmediğimizi söylüyorum, buradan. TBMM'de bir kez daha bunu belirtiyorum. Yetkinin otomatik fiyatlama mekanizmasıyla veya kendi kuralları içerisinde olduğunu da bir kez daha belirtmek istiyorum" diye konuştu.
Elektrik fiyatlarında ulusal tarifenin uygulandığını vurgulayan Yıldız, "Bölgesel tarifeye geçiyor olmamız halinde elektrik fiyatları Şırnak'ta 45 kuruşken Kocaeli'nde de 20 kuruş olacaktır. Bunun şu anda doğru olmadığını ve ulusal tarifeye de normal devam ettiğimizi söylemem lazım" ifadesini kullandı.
Tasarının birinci bölümü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından Meclis Başkanvekili Sadık Yakut, birleşime ara verdi. Yakut, aranın ardından komisyon ve hükümetin yerini almaması üzerine birleşimi yarın saat 14.00'de toplanmak üzere kapattı.
