2012-01-27 - 13:08
BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında Uludere olayı ile ilgili Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcılığı'na başvuru yaptıklarını söyledi.
BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında Uludere olayı ile ilgili Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcılığı'na başvuru yaptıklarını söyledi.
BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, Uludere olayı ile ilgili hükümetin gerçek bir yargılama yapmayacağı ihtimalinin çok yüksek olduğunu iddia etti.
Hükümet temsilcilerinin yaptığı beyanların olayla ilgili adil ve gerçek bir yargılama yapılacağı konusunda ciddi soru işaretleri ve şüphe barındırdığını ileri süren Kaplan, "Zira hükümet bizzat sorumlu olduğu olaylar bakımından, kendisini zor durumda bırakacak soruşturma ve kovuşturmaların yapılması konusundaki isteksizliğinin yanı sıra adli işlemleri sürüncemede bırakarak, yargı makamlarından bilgi ve belgeleri gizleyerek olayın aydınlatılmasını engelleyici rol oynamaktadır."dedi
BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, sözlerinde şunları kaydetti:
"28/12/2012 tarihinde Türkiye'nin Şırnak ili Uludere İlçesi'nde meydana gelen ve 34 sivil vatandaşın yaşamını yitirmesine, Hasan Ürek isimli vatandaşın ağır yaralanmasına yol açan Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından gerçekleştirilen hava bombardımanı ile ilgili olarak olayın faillerinin ortaya çıkması istemimiz sebebiyle Uluslararası Ceza Mahkemesine başvuruda bulunduk.
Başvuru konusu olayın yaşandığı bölgede büyük sayıda seçmeni bulunmakla beraber, başvuruya konu olayda mağdur olan kurban yakınlarının tamamına yakını partimiz seçmenidir. Ayrıca bu bölgede ve çevresinde daha önceki dönemlerde meydana gelen benzer sivillerin öldürülmesi, kaybedilmesi, ve hedef alınmasına dair suç fiillerine ilişkin olaylarda da partimiz kamuoyu oluşturulması, yargısal süreçlerin işletilmesi, insan hakları alanında ve çatışmalarda sivillerin korunmasına yönelik politikaların oluşturulması bakımından misyon üstlenmiş ve bu misyonu yaşama geçirmek adına büyük bir çaba içerisinde olmuştur.
Bu misyon doğrultusunda; partimize göre Türkiye'de son yılların en vahim olayı olduğunu düşündüğümüz başvuru konusu Uludere olayının Savcılık makamını bilgilendirme, harekete geçirme ile ilgili ihbar yükümlülüğü hükümleri doğrultusunda bilgi ve belgeleri Uluslar Arası Ceza Mahkemesi Savcılığı'na sunuyoruz. Bölgede Kürtlere yönelik insanlığa karşı suçlar ve savaş suçlarının sürekli olarak işlenmesi olağan hale getirilmiştir. Ceza yasasında yer almasına rağmen bugüne kadar yaşanan katliam ve kayıplar bakımından "İnsanlığa karşı suçlar ve savaş suçları" bakımından her hangi bir soruşturma ve kovuşturma işlemine tanık olunmamıştır.
Başvuru konusu "katliamla ilgili hükümetin gerçek bir yargılama yapmayacağı ihtimali çok yüksektir. Olayın hemen arkasından "dosyamız içeriğinde yer verdiğimiz" hükümet temsilcilerinin beyanları olayla ilgili adil ve gerçek bir yargılama yapılacağı konusunda ciddi soru işaretleri ve şüphe barındırmaktadır. Zira hükümet bizzat sorumlu olduğu olaylar bakımından, kendisini zor durumda bırakacak soruşturma ve kovuşturmaların yapılması konusundaki isteksizliğinin yanı sıra adli işlemleri sürüncemede bırakarak, yargı makamlarından bilgi ve belgeleri gizleyerek olayın aydınlatılmasını engelleyici rol oynamaktadır.
Belirtilen bu sebepler itibariyle, başvurucu ve bildirimde bulunanlar olarak, ulusal yargı makamlarının ve Hükümet'in savaş suçu kategorisine giren bu olayda sorumluların açığa çıkartılması çabasında olmadıkları kanaatini taşıyoruz. Bu düşüncemiz her geçen gün daha da artmakla birlikte, hükümetin bu katliamın sorumluları ve faillerinin açığa çıkmasını önleyeceğini de bilmekteyiz. Bu suçun failleri, ancak uluslararası yargılama mekanizmaları sayesinde açığa çıkarılabilir. Bu düşüncelerle Savcılığın olayla ilgili soruşturmayı re'sen başlatmasını talep ediyoruz."
Kaplan, bir gazetecinin ''TBMM'nin, yeni anayasa önerilerinin kamuoyuna açıklanmaması kararını'' sorması üzerine, şunları söyledi:
''TBMM Başkanı, eleştirilerden mi çekiniyor özel yetkili savcılardan mı çekiniyor, bunu açıklasa iyi olur. Çünkü görüş açıklayan bir kişi, kuruluş, kurum, farklı şeyler önerebilir. Bu önerdikleri şeyler mevcut yasalara göre terör suçu sayılır. O zaman savcılar harekete geçer. Yol temizliği yapılması gerektiğini söyledik. Hiç bir şey yapmasak; yeni anayasa sürecinde Meclise sunulan bütün bilgi ve belgelerin dokunulmazlığını sağlayalım ki insanlar özgürce kendi anayasalarını yapabilsinler. Maalesef bunu yapamadık. Karartma doğru bir şey değil.'' (13:08)
