2014-02-06 - 15:23
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Meral Akşener'in başkanlığında toplandı.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Meral Akşener'in başkanlığında toplandı.
CHP'li Ayaydın, gündemdışı konuşmasında, Milli Eğitim Bakanlığı'nın SBS ve benzeri sınavlarında sürekli skandal yaşandığını iddia etti.
Ayaydın, geçen yıl yapılan SBS sınavındaki yanlış puan hesaplamayı anımsatarak ve mahkeme sürecini anlatarak, yeniden yapılması gereken hesaplamaya göre öğrencilerin sıralamasının değişmesi gerektiğini ifade etti. Yeni puan sıralamasının şeffaf bir şekilde yeniden yapılmasını ve haksızlığa çare bulunmasını isteyen Ayaydın, "Milli Eğitim Bakanlığı hatayı düzeltmek yerine hala yerinde sayıyor" dedi.
Ayaydın, geçen Kasım ayında yapılan Temel Öğretimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sınavında da skandal yaşandığını savunarak, matematik ve fen bilgisi derslerinden sorulan 20'şer sorudan birer tanesinin hatalı çıkması sonucu 19 soru üzerinden değerlendirme yapıldığını, telafi sınavına girenlerin ise 20 soru üzerinden puan aldığını belirtti. Din kültürü ve ahlak bilgisi dersinden muaf olanlara da bu dersten soru sorulduğunu ve bu kişilerin "0" aldığını dile getiren Ayaydın, bu uygulamanın da idari yargıdan döneceğini iddia etti.
Ayaydın, Milli Eğitim Bakanlığı'nın idari yargı kararını uygulamaması halinde Bakan Nabi Avcı hakkında suç duyurusunda bulunacağını söyledi.
BDP Mardin Milletvekili Erol Dora da TEOG sınavında, din dersinden muaf olanların mağdur olduğunu ifade ederek, çözüm bulunmasını istedi.
MHP Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz ise Adana çiftçisinin sorunlarına değindiği gündemdışı konuşmasında, toplumun tüm kesimlerinin sıkıntılarının gün geçtikçe arttığını savundu. Çiftçinin zor durumda olduğunu, maliyetlerin artması ve hasat değerinin maliyetin altında olması nedeniyle toprağını ekemez hale geldiğini söyleyen Yılmaz, "AK Parti, bütün mesaisini yolsuzlukların üzerini örtmeye harcıyor" diye konuştu.
HDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, BDP Diyarbakır Milletvekili Emine Ayna ve BDP Van Milletvekili Özdal Üçer hakkındaki fezlekeler Adalet Bakanlığı'na geri gönderildi.
TBMM Başkanvekili Meral Akşener, TBMM Genel Kurulu'nda, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay imzalı, "Tuncel (2 ayrı dosya), Ayna ve Üçer hakkında TBMM Başkanlığı'na gönderilen soruşturma dosyasının, yeniden değerlendirilmesi için evrakın ve fezlekenin talep edildiğine dair Adalet Bakanlığı'nın yazısını" okutarak, oylamaya sundu. Oylama sonucunda fezlekelerin Adalet Bakanlığı'na gönderilmesine karar verildi.
BDP'nin, Danışma Kurulu toplanmadığı için Genel Kurul'a getirdiği, Diyarbakır başta olmak üzere, bölgede uzun süre yaşanan elektrik kesintilerinin araştırılmasına ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi kabul edilmedi.
Öneri üzerinde söz alan BDP Hakkari Milletvekili Adil Zozani ve MHP Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, Van'ın Gürpınar ilçesine 80 kilometre uzaklıkta bulunan Yalınca köyü Çeli mezrasında, 3 yaşındaki oğlunun cenazesini sırtında taşıyan babanın fotoğrafını gösterdi.
Türkkan, MHP İstanbul Milletvekili Engin Alan'ın, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "inadı yüzünden cezaevinde olduğunu" öne sürdü.
Türkkan'a yanıt veren AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, Engin Alan'ın Başbakan'ın inadı yüzünden değil, MHP'nin inadı yüzünden cezaevinde olduğunu söyledi. MHP'nin tutuklu milletvekilleri sorununa çözüm bulmak için oluşturulan çalışma grubuna üye vermediğini belirten Aydın, "Bizim de gönlümüz elvermiyor cezaevinde olmasına. Ama MHP, onu cezaevinde iken aday gösterdi. Balbay ve Haberal'ın tahliyelerinden memnun olduk. Onlar AK Parti'nin Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yolunu açmasıyla tahliye oldu. Bunu da söylemek lazım" dedi.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, bu parlamentonun bir üyesinin hala cezaevinde olduğunu ifade ederek, "Bizim AK Parti ve BDP ile tutuklu vekil ayıbını çözecek bir formül için biraraya gelmemizde demokrasi açısından bir sakınca görmedik. Yeter ki Parlamento'yu bu ayıptan kurtaralım" diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu da Alan'ın milletvekili adayı olduğu sırada tutuklu olduğunu, hükümlü olmadığını belirterek, tutuklu bir kişinin suçsuzluk karinesine göre YSK'nın Alan'ın adaylığını kabul ettiğini kaydetti.
Genel Kurul'da daha sonra "torba tasarının" görüşmelerine geçildi.
CHP Ankara Milletvekili İzzet Çetin, otoyolların işletme hakkı devrinin imtiyaz kapsamından çıkarıldığını ifade ederek, "Kamu hizmetinin mülkiyet devri söz konusu olamaz. Bu düzenleme Anayasa'ya açıkça aykırıdır" dedi.
BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, AK Parti iktidarının duble yollarla övündüğünü belirterek, "Dürüst iktidarın ilk yapması gereken şey, ihale yasasını uluslararası standartlara sokmasıdır. Bunu yapmadığı sürece yolsuzluklar, iddialar boynunda asılı kalacaktır" diye konuştu.
CHP Ankara Milletvekili İzzet Çetin de otoyolların işletme hakkı devrinin imtiyaz kapsamından çıkarıldığını anlatarak, şunları söyledi:
"Kamu hizmeti sunan kurumların devri, imtiyaz hakkı korunarak, imtiyazı kamuda kalma koşuluyla devredilebilir. Eğer imtiyaz hakkını ortadan kaldırırsanız ve bunu da mülkiyet devri şekline sokmak için özel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirket kurar, 'Bu anonim şirket de son hisse satılıncaya kadar görevini yapacak' derseniz, bu bir mülkiyet devridir. Kamu hizmetinin mülkiyet devri söz konusu olamaz. Bu düzenleme Anayasaya açıkça aykırıdır."
MHP Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan da yolsuzluk iddialarına değinerek, iş adamlarının aralarındaki konuşmalarda millete küfür edildiğini söyledi. Hükümet sırasında oturan Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler'e dönen Ayhan, "Devleti siz yönetiyorsunuz. Millete küfür edenler size de küfür etmiş olmuyor mu? Bunun doğru olup olmadığını hiç araştırdınız mı? Millete küfrü içinize sindiriyorsanız, milletten aldığınız meşruiyetin bir anlamı yok" dedi.
BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık ise son bir aydır yolsuzluk iddialarının tartışıldığını belirterek, "Bu parlamento artık miadını doldurdu. Acilen erken seçime gidilmeli. Torba yasalardan artık vazgeçilmeli. Havanın kurşun gibi ağır olduğu parlamentoda yasal düzenlemeler yapamazsınız. Alelacele konsensüs sağlanmalıdır. Yolsuzluk yargının işidir ama parlamento yeniden güven tazelemek zorundadır" diye konuştu.
CHP Ankara Milletvekili Levent Gök de bakanlar hakkındaki fezlekelerde iş adamlarının kendi aralarındaki konuşma tapelerinden bazı bölümleri okudu.
AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner de konuşmasından sonra yerine geçen Gök'ün yanına giderek tape örneklerinden istedi. Gök'ün, elindeki dosyayı Metiner'e vermediği, telefon görüşmesi yaptığı görüldü.
Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, 3 yaşındaki Muharrem Taş'ın vefatından duyduğu üzüntüyü dile getirerek, "Burada idari aksamalar var mıdır? Olabilir. Anında soruşturma açtırdık, müfettişlerimiz orada" dedi.
Müezzinoğlu, TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen, "Torba tasarının" görüşmelerinde, Van'ın Gürpınar İlçesi'ne bağlı Yalınca Köyü'nün Çeli Mezrası'nda; bir babanın, vefat eden 3 yaşındaki oğlu Muharrem Taş'ın cenazesini sırtında taşıması konusunda konuştu.
Buna ilişkin fotoğrafın, Türkiye'nin acil sağlık hizmetlerinde geldiği başarılı fotoğrafa gölge düşürecek bir fotoğraf olduğunu belirten Müezzinoğlu, "Bu nedenle üzgün olduğumu ifade etmek isterim. Ama bunun bir fırsat, medyatik olay gibi sunulmasını ve ceberrut devlet mantığıyla ifade edilmesini doğru bulmuyorum" dedi.
Müezzinoğlu, olayla ilgili şu bilgileri verdi:
"1 Şubat saat 18.36'da Van'ın Gürpınar Yalınca Köyü korucusu tarafından jandarma aranıyor, jandarma saat 18.38'de 112'yi arıyor. Bilgi alabileceği telefon numaralarını istiyor 112. Bilgi alınabilecek telefon numaralarının hiç birine ulaşılamıyor. Burada bir kopukluk oluyor. Gece saat 3.30'da Van merkezden Muharrem evladımızın amcası arıyor, 'bir hastamız var Yalınca Köyü Çeli mezrasında hasta ile ilgili bilgi alabileceğimiz numara var mı? diyor. Sizde bilgi var mı? Bende bilgi yok. Hasta ile bilgi alınabilecek babanın telefonuna ne yazık ki ulaşılamıyor, iletişim kurulacak hiç bir telefona ulaşılamıyor. Yalınca Köyü'ne kadar yol açık, Çeli mezrası ile köy arasındaki 7 kilometre yol ise tamamen kapalı, paletli ambülansların gitmesine uygun değil, gece yolun açılması gerekir. Baba ile görüştüm, baba yalnız saat 18.30'da korucuya bilgi verebildiğini, bir daha telefon iletişimi kurulamadığını, gece 2.30'da da evladının vefat ettiğini ifade ediyor. Burada idari aksamalar var mıdır? Olabilir, anında soruşturma açtırdık, müfettişlerimiz orada."
Ambülans helikopterin gece uçma şansı olmadığı için gece mezraya gidilemediğini belirten Müezzinoğlu, bugün Van'da hamile annenin ambülansla alındığını ve Van Devlet Hastanesi'ne getirildiğini söyledi.
Partisinin önergesi üzerinde konuşan CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, "Ülkede adalet yok, devlet çökmüş. Yargının olmadığı bir yerde kanunu niye çıkartıyorsunuz?" dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, mahkemeye çağrılan oğlunu, savcılara güvenmediği gerekçesiyle göndermediğini savunan Genç, "ATV ve Sabah'ın alınması ile ilgili olarak 375 milyon dolar Halk Bankası'ndan, Vakıfbank'tan 350 milyon dolar ve Katar'dan da 350 milyon dolar alınıyor. 18 tane bakan ve Başbakan Katar'a gidiyor, neden gidiyor? Sonra ATV ve Sabah satılıyor. Nasıl satılıyor? Katar'ın hissesi ne oldu? Ortada lağım var, gelin bu pisliği temizleyelim. Hükümeti bu lağım bataklığından çıkartalım" ifadelerini kullandı.
CHP İstanbul Milletvekili Oktay Ekşi de AA'nın yüzde 25'lik hissesinin Genel Müdüre nominal değer üzerinden 12 bin 800 TL karşılığında verildiğini öne sürdü.
AA'nın, mevcut yasa hükümlerinden muaf bir şekilde istediğini yapabilmesi için, 14 ayrı yasada muafiyet sağlandığını iddia eden Ekşi, "Büyük Atatürk tarafından kurulan milli bir değerin, kişilerin elinde, devletle genel müdür ortaklığı halinde sürmesine izin vermemenizi rica ediyorum" dedi.
CHP Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz, özel yetkili mahkemelerin kaldırılmasını öngören kanun teklifinin Ergenekon ve Balyoz davalarında yeniden yargılama için hiçbir düzenleme getirmediğini savunarak, "Özel yetkili mahkemelerin kaldırılacağını duyunca sevinmiştik. 'Masum, sahte delillerle yargılandılar' dediğiniz insanlar için en ufak madde yok. Umutlarını öldürdünüz" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda devam eden "Torba Tasarı"nın görüşmelerinde, özel yetkili mahkemelerin kaldırılmasını öngören kanun teklifi tartışma konusu oldu.
BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, teklifin konjonktürel ve reflekssel koruma anlayışıyla, günü birlik hukuk yaratma anlayışıyla TBMM Başkanlığı'na sunulduğunu öne sürdü. Türkiye'de hukuk altyapısının sağlam olmadığını ve yine bir yanlışın eşiğinde olunduğunu ifade eden Kaplan, "Bu paketle gizli dinlemelerin önleneceğini sanıyorsanız kendinizle dalga geçersiniz" dedi.
CHP Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz da Ergenekon ve Balyoz davalarında "orduya kumpas kurulduğu" iddiasının ortaya atıldığının, masum insanların cezaevinde yattığının belirtilmesi üzerine özel yetkili mahkemelerin kaldırılacağını duyduklarında sevindiklerini söyledi.
Ergenekon ve Balyoz davalarından cezaevinde yatanlara ve yakınlarına büyük umut verildiğini dile getiren Yılmaz, şöyle konuştu:
"Bütün insanların Godot'yu bekler gibi beklediği tekliften ne çıktı? Teklifte koskoca bir hiç var. Özel yetkili mahkemeleri 'cemaatin çetesi' dediğiniz hakim ve savcıları dağıtmak için kaldırıyorsunuz. 'Bu insanlar masum, sahte delillerle yargılandılar' dediğiniz insanlar için en ufak madde yok. Hem 'kumpas var, sahte delil var' diyeceksiniz, sonra da arkanızı dönüp gideceksiniz. Cezaevindekiler umut içinde teklifi bekliyordu. Umutlarını öldürdünüz. Bu değişikliği sadece kendiniz için, Başbakan'ın oğlunu, bakanları kurtarmak için yapıyorsunuz. Yazıklar olsun."
Kamuoyunda "torba tasarı" olarak bilinen, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Tasarı, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaştı.
Kanuna göre, Türk Standartları Enstitüsü'nün en üst organı olan Genel Kurul'da, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı da temsil edilecek.
Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu'nda Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'ndan da bir üye bulunacak.
Ön ödemeli hatlara yüklemeler için yapılan satışlar da özel iletişim vergisine tabi olacak. Ön ödemeli hat kullanıcıları tarafından yapılan yüklemelerin farklı oranlara tabi hizmetlerde kullanılması halinde, her hizmet tabi olduğu oran üzerinden vergilendirilecek.
Yüzde 25 ve yüzde 15 vergi oranlarını yüzde 5?e, yüzde 5 oranını ise sıfıra kadar indirmeye ve artırmaya Bakanlar Kurulu; ön ödemeli hatlara yapılan yüklemelerin farklı oranlara tabi hizmetlerde kullanılması halinde fazla tahsil edilen vergiyi kullanıcıya ödenmesi koşuluyla mükellefe iade ettirmeye Maliye Bakanlığı yetkili olacak.
Kabul edilen bölümde, Anadolu Ajansı'nın (AA) tespit edilemeyen hissedarlarına ait hisselerin şirket tüzel kişiliği tarafından geriye alınabilmesine imkan tanıyan hukuki altyapı hazırlanıyor. Düzenleme ile AA'nın mevcut hukuki statüsünün ve özerkliğinin devamının sağlanması amaçlanıyor.
Engelli istihdamını teşvik amacıyla, korumalı iş yerlerinde istihdam edilen, iş gücü piyasasına kazandırılması güç olan zihinsel ve ruhsal engelli çalışanlar için diğer kişi ve kuruluşlar tarafından karşılanan tutar dahil, yapılan ücret ödemelerinin yıllık brüt tutarının yüzde 100'ü oranında iş yeri indirimi yapılacak. İndirim her bir engelli çalışan için 5 yıl süreyle uygulanacak.
Korumalı iş yerlerinde çalışan engellilerin işsizlik sigortası işveren payı, İşsizlik Sigortası Fonu'ndan karşılanacak.
Yıllık indirilecek tutar, her engelli çalışan için asgari ücretin yıllık brüt tutarının yüzde 150'sini aşamayacak. Bu bentte yer alan oranı, engellilik derecelerine göre yüzde 150'ye kadar artırmaya veya tekrar kanuni oranına indirmeye Bakanlar Kurulu; bendin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Aile ve Sosyal Politikalar ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanlıklarının görüşünü alarak Maliye Bakanlığı yetkili olacak.
Korumalı iş yerleri, çevre temizlik vergisinden muaf olacak.
Maliye Bakanlığı, vergi güvenliğini sağlamak amacıyla niteliklerini belirleyip onayladığı elektrikli, elektronik, manyetik ve benzeri cihazlar ve sistemleri kullandırmaya, bu cihaz ve sistemler vasıtasıyla bandrol, pul, barkod, hologram, kupür, damga, sembol gibi özel etiket ve işaretlerin kullanılmasına ilişkin zorunluluk getirmeye; mükelleflere bandrol, pul, barkod, hologram, kupür, damga, sembol gibi özel etiket ve işaretlerin verilmesinde, mükelleflerin Maliye Bakanlığı'na bağlı vergi dairelerine vadesi geçmiş borcu bulunmadığına ilişkin belge arama zorunluluğu getirmeye yetkili olacak.
Bandrol, pul, barkod, hologram, kupür, damga, sembol gibi özel etiket ve işaretlerin basımı, dağıtımı ile sistemin kurulması ve işletilmesi hizmetlerinin, süresi 5 yılı geçmemek üzere yetkilendirilecek gerçek veya tüzel kişiler tarafından yerine getirilmesine de yetkili olacak.
Tahkim yargılamasında karar ve ilam harcına göre hesaplanan harç yüzde 50 oranında uygulanacak.
Verilecek rapora göre kendisi, eşi veya birinci derece kan hısımlığı bulunan bakmakla yükümlü olduğu aile fertleri engelli olan memurların engellilik durumundan kaynaklanan yer değiştirme taleplerinin karşılanması için düzenlemeler yapılacak.
Milli Eğitim Temel Kanunu'nun eğitim kurumlarının dil, ırk, cinsiyet ve din ayırımı gözetilmeksizin herkese açık olduğunu vurgulayan maddesine, ayrımcılık yapılamayacak hususlar arasına "engellilik" ibaresi de eklendi.
"Ev Tipi Sosyal Hizmet Birimleri Koordinasyon Merkezi", "Çocuk Evleri Sitesi" ve "Ev Tipi Sosyal Hizmet Birimleri" tanımlanıyor. Buna göre, Ev Tipi Sosyal Hizmet Birimleri Koordinasyon Merkezi, "İl müdürlüğü bünyesinde oluşturulan ev tipi sosyal hizmet birimlerinin bağlı olduğu merkezi"; Çocuk Evleri Sitesi "Korunma ihtiyacı olan çocukların bakımlarının sağlandığı aynı yerleşkede bulunan birden fazla ev tipi sosyal hizmet biriminden oluşan kuruluşu"; Ev Tipi Sosyal Hizmet Birimleri "Çocuk, kadın, engelli ve yaşlılar ile bakım veya barınma ihtiyacı olan kişilere hizmet verilen mesken niteliğindeki yatılı sosyal hizmet birimlerini" şeklinde tanımlanıyor.
Bakım elemanlarının kısa zaman aralığında değişmesinin sakıncalarının ortadan kaldırılması amacıyla ev tipi sosyal hizmet birimlerindeki hizmetler, 24 saat esasına göre kesintisiz verilecek.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na bağlı döner sermaye işletmesi kurulacak.
Sosyal hizmet kuruluşlarının, kendisine teslim edilen çocuk hakkında yapacağı inceleme sonucu hazırlayacağı raporda, çocuğun derhal korunma altına alınmasını gerektiren bir durum olmadığı ve ailesine teslim edilmesinde herhangi bir sakınca bulunmadığı kanaatine varması halinde mülki idare amirinin onayıyla çocuk ailesine teslim edilebilecek.
Koruyucu aileye, korunmaya ihtiyacı olan çocuğun bakımı ve yetiştirilmesine karşılık olarak kanun kapsamında ödeme yapılabileceği gibi koruyucu aile bu işi gönüllü olarak da üstlenebilecek.
Darüşşafaka Cemiyeti hariç olmak üzere özel sosyal hizmet kuruluşlarının kapasitelerinin yüzde 3'ü, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nca tespit edilecek kişilerin ücretsiz yararlanması için ayrılacak.
Kanunlar uyarınca haklarında korunma veya bakım tedbir kararı alınmış olup fasılalı olarak geçen yararlanma süreleri dahil 2 yıldan az olmamak üzere bakanlığın sosyal hizmet modellerinden yararlanan çocuklardan reşit olduğu tarih itibarıyla bu hizmetlerden yararlanmaya devam edenlerin işe yerleştirilmelerinde değişiklik yapılıyor.
Sosyal Hizmetler Kanunu'ndaki "muhtaç" ibareleri, "ihtiyacı olan" olan şeklinde değiştirilecek.
Her ne ad altında olsun her türlü gelirler toplamı esas alınmak suretiyle hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarı, 16 yaşından büyükler için her yıl belirlenmiş olan asgari ücretin aylık net tutarının 2/3'ünden daha az olan bakıma ihtiyacı olan engellilere, resmi veya özel bakım merkezlerinde bakım hizmeti ya da sosyal yardım yapılmak suretiyle evde bakımına destek verilmesi sağlanacak. Hanede birden fazla bakıma ihtiyacı olan engelli bulunması halinde, hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarının hesaplanmasında birinci bakıma ihtiyacı olan engelliden sonraki her bakıma ihtiyacı olan engelli iki kişi sayılacak.
65 yaşını doldurmuş ve her ne ad altında olursa olsun her türlü gelirler toplamı esas alınmak suretiyle, hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarı 16 yaşından büyükler için belirlenmiş olan asgari ücretin aylık net tutarının 1/3'ünden az olan Türk vatandaşlarına, Kamu İhale Kanunu'nun tabi olduğu usule göre hizmet alımıyla bakım hizmeti verilebilecek.
Sosyal güvenlik kuruluşlarından gelir veya aylık alanlar ile uzun vadeli sigorta kolları açısından zorunlu olarak sigortalı olunması gereken bir işte çalışanlar" hariç olmak kaydıyla; Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın sosyal hizmet kuruluşlarınca verilen bakım hizmetinden ücretsiz yararlanmaya ilişkin koşulları taşıyan yaşlılar ile engelli bireylere, hiçbir kesinti yapılmaksızın aylık net harçlık verilecek.
1 Temmuz 2014 tarihine kadar özel bakım merkezlerinde veya ikametgahında bakım hizmeti verilenlerin gelir değişikliklerinin, bu hizmetlerden yararlanmak için başvurmuş olanların ise gelir durumunun tespitinde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki hükümler uygulanmaya devam edecek.
Döner Sermaye Merkez Müdürlüğü'nce işletmelere verilen borçlar, maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bir defaya mahsus olmak kaydıyla ödenmeyecek ve Döner Sermaye Merkez Müdürlüğü hesabına gider kaydedilecek.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu Başkanı'na danışmanlık hizmeti vermek üzere ihtiyaç halinde görevlendirilebilecek başkanlık müşaviri sayısı en fazla 25 olacak.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
CHP'li Ayaydın, gündemdışı konuşmasında, Milli Eğitim Bakanlığı'nın SBS ve benzeri sınavlarında sürekli skandal yaşandığını iddia etti.
Ayaydın, geçen yıl yapılan SBS sınavındaki yanlış puan hesaplamayı anımsatarak ve mahkeme sürecini anlatarak, yeniden yapılması gereken hesaplamaya göre öğrencilerin sıralamasının değişmesi gerektiğini ifade etti. Yeni puan sıralamasının şeffaf bir şekilde yeniden yapılmasını ve haksızlığa çare bulunmasını isteyen Ayaydın, "Milli Eğitim Bakanlığı hatayı düzeltmek yerine hala yerinde sayıyor" dedi.
Ayaydın, geçen Kasım ayında yapılan Temel Öğretimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sınavında da skandal yaşandığını savunarak, matematik ve fen bilgisi derslerinden sorulan 20'şer sorudan birer tanesinin hatalı çıkması sonucu 19 soru üzerinden değerlendirme yapıldığını, telafi sınavına girenlerin ise 20 soru üzerinden puan aldığını belirtti. Din kültürü ve ahlak bilgisi dersinden muaf olanlara da bu dersten soru sorulduğunu ve bu kişilerin "0" aldığını dile getiren Ayaydın, bu uygulamanın da idari yargıdan döneceğini iddia etti.
Ayaydın, Milli Eğitim Bakanlığı'nın idari yargı kararını uygulamaması halinde Bakan Nabi Avcı hakkında suç duyurusunda bulunacağını söyledi.
BDP Mardin Milletvekili Erol Dora da TEOG sınavında, din dersinden muaf olanların mağdur olduğunu ifade ederek, çözüm bulunmasını istedi.
MHP Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz ise Adana çiftçisinin sorunlarına değindiği gündemdışı konuşmasında, toplumun tüm kesimlerinin sıkıntılarının gün geçtikçe arttığını savundu. Çiftçinin zor durumda olduğunu, maliyetlerin artması ve hasat değerinin maliyetin altında olması nedeniyle toprağını ekemez hale geldiğini söyleyen Yılmaz, "AK Parti, bütün mesaisini yolsuzlukların üzerini örtmeye harcıyor" diye konuştu.
HDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, BDP Diyarbakır Milletvekili Emine Ayna ve BDP Van Milletvekili Özdal Üçer hakkındaki fezlekeler Adalet Bakanlığı'na geri gönderildi.
TBMM Başkanvekili Meral Akşener, TBMM Genel Kurulu'nda, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay imzalı, "Tuncel (2 ayrı dosya), Ayna ve Üçer hakkında TBMM Başkanlığı'na gönderilen soruşturma dosyasının, yeniden değerlendirilmesi için evrakın ve fezlekenin talep edildiğine dair Adalet Bakanlığı'nın yazısını" okutarak, oylamaya sundu. Oylama sonucunda fezlekelerin Adalet Bakanlığı'na gönderilmesine karar verildi.
BDP'nin, Danışma Kurulu toplanmadığı için Genel Kurul'a getirdiği, Diyarbakır başta olmak üzere, bölgede uzun süre yaşanan elektrik kesintilerinin araştırılmasına ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi kabul edilmedi.
Öneri üzerinde söz alan BDP Hakkari Milletvekili Adil Zozani ve MHP Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, Van'ın Gürpınar ilçesine 80 kilometre uzaklıkta bulunan Yalınca köyü Çeli mezrasında, 3 yaşındaki oğlunun cenazesini sırtında taşıyan babanın fotoğrafını gösterdi.
Türkkan, MHP İstanbul Milletvekili Engin Alan'ın, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "inadı yüzünden cezaevinde olduğunu" öne sürdü.
Türkkan'a yanıt veren AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, Engin Alan'ın Başbakan'ın inadı yüzünden değil, MHP'nin inadı yüzünden cezaevinde olduğunu söyledi. MHP'nin tutuklu milletvekilleri sorununa çözüm bulmak için oluşturulan çalışma grubuna üye vermediğini belirten Aydın, "Bizim de gönlümüz elvermiyor cezaevinde olmasına. Ama MHP, onu cezaevinde iken aday gösterdi. Balbay ve Haberal'ın tahliyelerinden memnun olduk. Onlar AK Parti'nin Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yolunu açmasıyla tahliye oldu. Bunu da söylemek lazım" dedi.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, bu parlamentonun bir üyesinin hala cezaevinde olduğunu ifade ederek, "Bizim AK Parti ve BDP ile tutuklu vekil ayıbını çözecek bir formül için biraraya gelmemizde demokrasi açısından bir sakınca görmedik. Yeter ki Parlamento'yu bu ayıptan kurtaralım" diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu da Alan'ın milletvekili adayı olduğu sırada tutuklu olduğunu, hükümlü olmadığını belirterek, tutuklu bir kişinin suçsuzluk karinesine göre YSK'nın Alan'ın adaylığını kabul ettiğini kaydetti.
Genel Kurul'da daha sonra "torba tasarının" görüşmelerine geçildi.
CHP Ankara Milletvekili İzzet Çetin, otoyolların işletme hakkı devrinin imtiyaz kapsamından çıkarıldığını ifade ederek, "Kamu hizmetinin mülkiyet devri söz konusu olamaz. Bu düzenleme Anayasa'ya açıkça aykırıdır" dedi.
BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, AK Parti iktidarının duble yollarla övündüğünü belirterek, "Dürüst iktidarın ilk yapması gereken şey, ihale yasasını uluslararası standartlara sokmasıdır. Bunu yapmadığı sürece yolsuzluklar, iddialar boynunda asılı kalacaktır" diye konuştu.
CHP Ankara Milletvekili İzzet Çetin de otoyolların işletme hakkı devrinin imtiyaz kapsamından çıkarıldığını anlatarak, şunları söyledi:
"Kamu hizmeti sunan kurumların devri, imtiyaz hakkı korunarak, imtiyazı kamuda kalma koşuluyla devredilebilir. Eğer imtiyaz hakkını ortadan kaldırırsanız ve bunu da mülkiyet devri şekline sokmak için özel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirket kurar, 'Bu anonim şirket de son hisse satılıncaya kadar görevini yapacak' derseniz, bu bir mülkiyet devridir. Kamu hizmetinin mülkiyet devri söz konusu olamaz. Bu düzenleme Anayasaya açıkça aykırıdır."
MHP Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan da yolsuzluk iddialarına değinerek, iş adamlarının aralarındaki konuşmalarda millete küfür edildiğini söyledi. Hükümet sırasında oturan Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler'e dönen Ayhan, "Devleti siz yönetiyorsunuz. Millete küfür edenler size de küfür etmiş olmuyor mu? Bunun doğru olup olmadığını hiç araştırdınız mı? Millete küfrü içinize sindiriyorsanız, milletten aldığınız meşruiyetin bir anlamı yok" dedi.
BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık ise son bir aydır yolsuzluk iddialarının tartışıldığını belirterek, "Bu parlamento artık miadını doldurdu. Acilen erken seçime gidilmeli. Torba yasalardan artık vazgeçilmeli. Havanın kurşun gibi ağır olduğu parlamentoda yasal düzenlemeler yapamazsınız. Alelacele konsensüs sağlanmalıdır. Yolsuzluk yargının işidir ama parlamento yeniden güven tazelemek zorundadır" diye konuştu.
CHP Ankara Milletvekili Levent Gök de bakanlar hakkındaki fezlekelerde iş adamlarının kendi aralarındaki konuşma tapelerinden bazı bölümleri okudu.
AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner de konuşmasından sonra yerine geçen Gök'ün yanına giderek tape örneklerinden istedi. Gök'ün, elindeki dosyayı Metiner'e vermediği, telefon görüşmesi yaptığı görüldü.
Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, 3 yaşındaki Muharrem Taş'ın vefatından duyduğu üzüntüyü dile getirerek, "Burada idari aksamalar var mıdır? Olabilir. Anında soruşturma açtırdık, müfettişlerimiz orada" dedi.
Müezzinoğlu, TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen, "Torba tasarının" görüşmelerinde, Van'ın Gürpınar İlçesi'ne bağlı Yalınca Köyü'nün Çeli Mezrası'nda; bir babanın, vefat eden 3 yaşındaki oğlu Muharrem Taş'ın cenazesini sırtında taşıması konusunda konuştu.
Buna ilişkin fotoğrafın, Türkiye'nin acil sağlık hizmetlerinde geldiği başarılı fotoğrafa gölge düşürecek bir fotoğraf olduğunu belirten Müezzinoğlu, "Bu nedenle üzgün olduğumu ifade etmek isterim. Ama bunun bir fırsat, medyatik olay gibi sunulmasını ve ceberrut devlet mantığıyla ifade edilmesini doğru bulmuyorum" dedi.
Müezzinoğlu, olayla ilgili şu bilgileri verdi:
"1 Şubat saat 18.36'da Van'ın Gürpınar Yalınca Köyü korucusu tarafından jandarma aranıyor, jandarma saat 18.38'de 112'yi arıyor. Bilgi alabileceği telefon numaralarını istiyor 112. Bilgi alınabilecek telefon numaralarının hiç birine ulaşılamıyor. Burada bir kopukluk oluyor. Gece saat 3.30'da Van merkezden Muharrem evladımızın amcası arıyor, 'bir hastamız var Yalınca Köyü Çeli mezrasında hasta ile ilgili bilgi alabileceğimiz numara var mı? diyor. Sizde bilgi var mı? Bende bilgi yok. Hasta ile bilgi alınabilecek babanın telefonuna ne yazık ki ulaşılamıyor, iletişim kurulacak hiç bir telefona ulaşılamıyor. Yalınca Köyü'ne kadar yol açık, Çeli mezrası ile köy arasındaki 7 kilometre yol ise tamamen kapalı, paletli ambülansların gitmesine uygun değil, gece yolun açılması gerekir. Baba ile görüştüm, baba yalnız saat 18.30'da korucuya bilgi verebildiğini, bir daha telefon iletişimi kurulamadığını, gece 2.30'da da evladının vefat ettiğini ifade ediyor. Burada idari aksamalar var mıdır? Olabilir, anında soruşturma açtırdık, müfettişlerimiz orada."
Ambülans helikopterin gece uçma şansı olmadığı için gece mezraya gidilemediğini belirten Müezzinoğlu, bugün Van'da hamile annenin ambülansla alındığını ve Van Devlet Hastanesi'ne getirildiğini söyledi.
Partisinin önergesi üzerinde konuşan CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, "Ülkede adalet yok, devlet çökmüş. Yargının olmadığı bir yerde kanunu niye çıkartıyorsunuz?" dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, mahkemeye çağrılan oğlunu, savcılara güvenmediği gerekçesiyle göndermediğini savunan Genç, "ATV ve Sabah'ın alınması ile ilgili olarak 375 milyon dolar Halk Bankası'ndan, Vakıfbank'tan 350 milyon dolar ve Katar'dan da 350 milyon dolar alınıyor. 18 tane bakan ve Başbakan Katar'a gidiyor, neden gidiyor? Sonra ATV ve Sabah satılıyor. Nasıl satılıyor? Katar'ın hissesi ne oldu? Ortada lağım var, gelin bu pisliği temizleyelim. Hükümeti bu lağım bataklığından çıkartalım" ifadelerini kullandı.
CHP İstanbul Milletvekili Oktay Ekşi de AA'nın yüzde 25'lik hissesinin Genel Müdüre nominal değer üzerinden 12 bin 800 TL karşılığında verildiğini öne sürdü.
AA'nın, mevcut yasa hükümlerinden muaf bir şekilde istediğini yapabilmesi için, 14 ayrı yasada muafiyet sağlandığını iddia eden Ekşi, "Büyük Atatürk tarafından kurulan milli bir değerin, kişilerin elinde, devletle genel müdür ortaklığı halinde sürmesine izin vermemenizi rica ediyorum" dedi.
CHP Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz, özel yetkili mahkemelerin kaldırılmasını öngören kanun teklifinin Ergenekon ve Balyoz davalarında yeniden yargılama için hiçbir düzenleme getirmediğini savunarak, "Özel yetkili mahkemelerin kaldırılacağını duyunca sevinmiştik. 'Masum, sahte delillerle yargılandılar' dediğiniz insanlar için en ufak madde yok. Umutlarını öldürdünüz" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda devam eden "Torba Tasarı"nın görüşmelerinde, özel yetkili mahkemelerin kaldırılmasını öngören kanun teklifi tartışma konusu oldu.
BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, teklifin konjonktürel ve reflekssel koruma anlayışıyla, günü birlik hukuk yaratma anlayışıyla TBMM Başkanlığı'na sunulduğunu öne sürdü. Türkiye'de hukuk altyapısının sağlam olmadığını ve yine bir yanlışın eşiğinde olunduğunu ifade eden Kaplan, "Bu paketle gizli dinlemelerin önleneceğini sanıyorsanız kendinizle dalga geçersiniz" dedi.
CHP Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz da Ergenekon ve Balyoz davalarında "orduya kumpas kurulduğu" iddiasının ortaya atıldığının, masum insanların cezaevinde yattığının belirtilmesi üzerine özel yetkili mahkemelerin kaldırılacağını duyduklarında sevindiklerini söyledi.
Ergenekon ve Balyoz davalarından cezaevinde yatanlara ve yakınlarına büyük umut verildiğini dile getiren Yılmaz, şöyle konuştu:
"Bütün insanların Godot'yu bekler gibi beklediği tekliften ne çıktı? Teklifte koskoca bir hiç var. Özel yetkili mahkemeleri 'cemaatin çetesi' dediğiniz hakim ve savcıları dağıtmak için kaldırıyorsunuz. 'Bu insanlar masum, sahte delillerle yargılandılar' dediğiniz insanlar için en ufak madde yok. Hem 'kumpas var, sahte delil var' diyeceksiniz, sonra da arkanızı dönüp gideceksiniz. Cezaevindekiler umut içinde teklifi bekliyordu. Umutlarını öldürdünüz. Bu değişikliği sadece kendiniz için, Başbakan'ın oğlunu, bakanları kurtarmak için yapıyorsunuz. Yazıklar olsun."
Kamuoyunda "torba tasarı" olarak bilinen, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Tasarı, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaştı.
Kanuna göre, Türk Standartları Enstitüsü'nün en üst organı olan Genel Kurul'da, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı da temsil edilecek.
Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu'nda Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'ndan da bir üye bulunacak.
Ön ödemeli hatlara yüklemeler için yapılan satışlar da özel iletişim vergisine tabi olacak. Ön ödemeli hat kullanıcıları tarafından yapılan yüklemelerin farklı oranlara tabi hizmetlerde kullanılması halinde, her hizmet tabi olduğu oran üzerinden vergilendirilecek.
Yüzde 25 ve yüzde 15 vergi oranlarını yüzde 5?e, yüzde 5 oranını ise sıfıra kadar indirmeye ve artırmaya Bakanlar Kurulu; ön ödemeli hatlara yapılan yüklemelerin farklı oranlara tabi hizmetlerde kullanılması halinde fazla tahsil edilen vergiyi kullanıcıya ödenmesi koşuluyla mükellefe iade ettirmeye Maliye Bakanlığı yetkili olacak.
Kabul edilen bölümde, Anadolu Ajansı'nın (AA) tespit edilemeyen hissedarlarına ait hisselerin şirket tüzel kişiliği tarafından geriye alınabilmesine imkan tanıyan hukuki altyapı hazırlanıyor. Düzenleme ile AA'nın mevcut hukuki statüsünün ve özerkliğinin devamının sağlanması amaçlanıyor.
Engelli istihdamını teşvik amacıyla, korumalı iş yerlerinde istihdam edilen, iş gücü piyasasına kazandırılması güç olan zihinsel ve ruhsal engelli çalışanlar için diğer kişi ve kuruluşlar tarafından karşılanan tutar dahil, yapılan ücret ödemelerinin yıllık brüt tutarının yüzde 100'ü oranında iş yeri indirimi yapılacak. İndirim her bir engelli çalışan için 5 yıl süreyle uygulanacak.
Korumalı iş yerlerinde çalışan engellilerin işsizlik sigortası işveren payı, İşsizlik Sigortası Fonu'ndan karşılanacak.
Yıllık indirilecek tutar, her engelli çalışan için asgari ücretin yıllık brüt tutarının yüzde 150'sini aşamayacak. Bu bentte yer alan oranı, engellilik derecelerine göre yüzde 150'ye kadar artırmaya veya tekrar kanuni oranına indirmeye Bakanlar Kurulu; bendin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Aile ve Sosyal Politikalar ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanlıklarının görüşünü alarak Maliye Bakanlığı yetkili olacak.
Korumalı iş yerleri, çevre temizlik vergisinden muaf olacak.
Maliye Bakanlığı, vergi güvenliğini sağlamak amacıyla niteliklerini belirleyip onayladığı elektrikli, elektronik, manyetik ve benzeri cihazlar ve sistemleri kullandırmaya, bu cihaz ve sistemler vasıtasıyla bandrol, pul, barkod, hologram, kupür, damga, sembol gibi özel etiket ve işaretlerin kullanılmasına ilişkin zorunluluk getirmeye; mükelleflere bandrol, pul, barkod, hologram, kupür, damga, sembol gibi özel etiket ve işaretlerin verilmesinde, mükelleflerin Maliye Bakanlığı'na bağlı vergi dairelerine vadesi geçmiş borcu bulunmadığına ilişkin belge arama zorunluluğu getirmeye yetkili olacak.
Bandrol, pul, barkod, hologram, kupür, damga, sembol gibi özel etiket ve işaretlerin basımı, dağıtımı ile sistemin kurulması ve işletilmesi hizmetlerinin, süresi 5 yılı geçmemek üzere yetkilendirilecek gerçek veya tüzel kişiler tarafından yerine getirilmesine de yetkili olacak.
Tahkim yargılamasında karar ve ilam harcına göre hesaplanan harç yüzde 50 oranında uygulanacak.
Verilecek rapora göre kendisi, eşi veya birinci derece kan hısımlığı bulunan bakmakla yükümlü olduğu aile fertleri engelli olan memurların engellilik durumundan kaynaklanan yer değiştirme taleplerinin karşılanması için düzenlemeler yapılacak.
Milli Eğitim Temel Kanunu'nun eğitim kurumlarının dil, ırk, cinsiyet ve din ayırımı gözetilmeksizin herkese açık olduğunu vurgulayan maddesine, ayrımcılık yapılamayacak hususlar arasına "engellilik" ibaresi de eklendi.
"Ev Tipi Sosyal Hizmet Birimleri Koordinasyon Merkezi", "Çocuk Evleri Sitesi" ve "Ev Tipi Sosyal Hizmet Birimleri" tanımlanıyor. Buna göre, Ev Tipi Sosyal Hizmet Birimleri Koordinasyon Merkezi, "İl müdürlüğü bünyesinde oluşturulan ev tipi sosyal hizmet birimlerinin bağlı olduğu merkezi"; Çocuk Evleri Sitesi "Korunma ihtiyacı olan çocukların bakımlarının sağlandığı aynı yerleşkede bulunan birden fazla ev tipi sosyal hizmet biriminden oluşan kuruluşu"; Ev Tipi Sosyal Hizmet Birimleri "Çocuk, kadın, engelli ve yaşlılar ile bakım veya barınma ihtiyacı olan kişilere hizmet verilen mesken niteliğindeki yatılı sosyal hizmet birimlerini" şeklinde tanımlanıyor.
Bakım elemanlarının kısa zaman aralığında değişmesinin sakıncalarının ortadan kaldırılması amacıyla ev tipi sosyal hizmet birimlerindeki hizmetler, 24 saat esasına göre kesintisiz verilecek.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na bağlı döner sermaye işletmesi kurulacak.
Sosyal hizmet kuruluşlarının, kendisine teslim edilen çocuk hakkında yapacağı inceleme sonucu hazırlayacağı raporda, çocuğun derhal korunma altına alınmasını gerektiren bir durum olmadığı ve ailesine teslim edilmesinde herhangi bir sakınca bulunmadığı kanaatine varması halinde mülki idare amirinin onayıyla çocuk ailesine teslim edilebilecek.
Koruyucu aileye, korunmaya ihtiyacı olan çocuğun bakımı ve yetiştirilmesine karşılık olarak kanun kapsamında ödeme yapılabileceği gibi koruyucu aile bu işi gönüllü olarak da üstlenebilecek.
Darüşşafaka Cemiyeti hariç olmak üzere özel sosyal hizmet kuruluşlarının kapasitelerinin yüzde 3'ü, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nca tespit edilecek kişilerin ücretsiz yararlanması için ayrılacak.
Kanunlar uyarınca haklarında korunma veya bakım tedbir kararı alınmış olup fasılalı olarak geçen yararlanma süreleri dahil 2 yıldan az olmamak üzere bakanlığın sosyal hizmet modellerinden yararlanan çocuklardan reşit olduğu tarih itibarıyla bu hizmetlerden yararlanmaya devam edenlerin işe yerleştirilmelerinde değişiklik yapılıyor.
Sosyal Hizmetler Kanunu'ndaki "muhtaç" ibareleri, "ihtiyacı olan" olan şeklinde değiştirilecek.
Her ne ad altında olsun her türlü gelirler toplamı esas alınmak suretiyle hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarı, 16 yaşından büyükler için her yıl belirlenmiş olan asgari ücretin aylık net tutarının 2/3'ünden daha az olan bakıma ihtiyacı olan engellilere, resmi veya özel bakım merkezlerinde bakım hizmeti ya da sosyal yardım yapılmak suretiyle evde bakımına destek verilmesi sağlanacak. Hanede birden fazla bakıma ihtiyacı olan engelli bulunması halinde, hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarının hesaplanmasında birinci bakıma ihtiyacı olan engelliden sonraki her bakıma ihtiyacı olan engelli iki kişi sayılacak.
65 yaşını doldurmuş ve her ne ad altında olursa olsun her türlü gelirler toplamı esas alınmak suretiyle, hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarı 16 yaşından büyükler için belirlenmiş olan asgari ücretin aylık net tutarının 1/3'ünden az olan Türk vatandaşlarına, Kamu İhale Kanunu'nun tabi olduğu usule göre hizmet alımıyla bakım hizmeti verilebilecek.
Sosyal güvenlik kuruluşlarından gelir veya aylık alanlar ile uzun vadeli sigorta kolları açısından zorunlu olarak sigortalı olunması gereken bir işte çalışanlar" hariç olmak kaydıyla; Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın sosyal hizmet kuruluşlarınca verilen bakım hizmetinden ücretsiz yararlanmaya ilişkin koşulları taşıyan yaşlılar ile engelli bireylere, hiçbir kesinti yapılmaksızın aylık net harçlık verilecek.
1 Temmuz 2014 tarihine kadar özel bakım merkezlerinde veya ikametgahında bakım hizmeti verilenlerin gelir değişikliklerinin, bu hizmetlerden yararlanmak için başvurmuş olanların ise gelir durumunun tespitinde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki hükümler uygulanmaya devam edecek.
Döner Sermaye Merkez Müdürlüğü'nce işletmelere verilen borçlar, maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bir defaya mahsus olmak kaydıyla ödenmeyecek ve Döner Sermaye Merkez Müdürlüğü hesabına gider kaydedilecek.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu Başkanı'na danışmanlık hizmeti vermek üzere ihtiyaç halinde görevlendirilebilecek başkanlık müşaviri sayısı en fazla 25 olacak.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
