2015-02-11 - 14:50
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplandı. TBMM Genel Kurulu'nda, Askeri Hakimler Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının ilk 10 maddesi kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplandı.
AK Parti Erzincan Milletvekili Sebahattin Karakelle Erzincan'ın Düşman İşgalinden kurtuluşunun 97. yıldönümü dolayısıyla gündem dışı söz aldı.
AK Parti iktidarı döneminde Erzincan'a gerçekleştirilen yatırımları anlatan Karakelle, ülkedeki huzur, birlik ve beraberliği kimsenin bozamayacağını söyledi.
MHP Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu da gündem dışı konuşmasında Kahramanmaraş'ın kurtuluşunun yıldönümünü kutladı.
Düşman işgalindeki Kahramanmaraş'ın zor günler geçirdiğini ancak halkın vatan sevgisiyle gerçekleştirdiği mücadelenin kurtuluşu getirdiğini kaydeden Dedeoğlu, Kahramanmaraş'ın milli mücadelenin sembol illerinden olduğunu vurguladı.
CHP Giresun Milletvekili Selahattin Karaahmetoğlu ise gündem dışı konuşmasında Giresun'un sorunlarına değindi.
12 yıllık AK Parti iktidarında Giresun ekonomisinin büyük kayıplar yaşadığını kaydeden Karaahmetoğlu, istihdamın azaldığını, yatırım yapılmadığını söyledi.
Karaahmetoğlu, kentin sorunlarını soru önergeleri ile gündeme taşımaya çalıştıklarını, ancak yanıt alamadıklarını da söyledi.
Ardından bazı milletvekilleri yerlerinden söz alarak çeşitli konularda bilgi verdiler, gözlem ve görüşlerini aktardılar.
TBMM Genel Kurulu'nda, Askeri Hakimler Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın tümü üzerindeki görüşmelere başlandı.
Tasarının bazı maddelerinin Anayasa'ya aykırılık iddialarıyla ilgili usul tartışması açıldı.
HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, Askeri Hakimler Kurulu'nun başında Milli Savunma Bakanı'nın bulunmasının Anayasa'ya aykırı olduğunu söyledi. Kaplan, tasarının "İç Güvenlik Paketi"nin taşlarını döşediğini savundu.
MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu da Askeri Hakimler Kurulu başkanının Milli Savunma Bakanı olmasının "yürütmenin yargıya doğrudan müdahalesi" anlamına geleceğini savundu.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi ise Milli Savunma Bakanı'nın takdiri ile belirlenen kurul düzenlemesinden vazgeçilmesi gerektiğini ifade etti.
TBMM Başkanvekili Meral Akşener, başkanlığın Anayasa'ya aykırılık iddiasıyla tasarıyı görüştürmeme yetkisinin bulunmadığını söyledi ve tasarının tümü üzerindeki görüşmelere geçildi.
Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, askeri kanunlarda değişiklik yapan tasarıya ilişkin, "Bu yeni düzenlemedeki bütün yapmış olduğumuz işlemlerin hepsi yargı denetimine tabi. Yapmış olduğunuz bir işlem yargı denetimine tabi ise bundan böyle kaygı duymaya gerek var mı?" değerlendirmesinde bulundu.
Yılmaz, TBMM Genel Kurulu'nda, Askeri Hakimler Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı üzerindeki görüşmeler sırasına hükümet adına söz aldı.
Tasarının, Anayasa'da 2004 ve 2010 yıllarında yapılan değişikliklerin zorunlu bir gereği olarak hazırlandığını belirten Yılmaz, içerdiği düzenlemeler hakkında bilgi verdi.
Yılmaz, "Askeri hakimlere Milli Savunma Bakanı'nın disiplin cezası verme yetkisinin Anayasa Mahkemesi'nce Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edilmesi ile çıkan boşluğu bu yasa ile dolduruyoruz. Bu yasa ile Milli Savunma Bakanlığı'nın almış olduğu hiçbir yetki yoktur" dedi.
Tasarıda yer alan Askeri Hakimler Kurulu'na yönelik muhalefetin eleştirilerini hatırlatan Yılmaz, "Bu hakimler kurulu yargısal bir işlem değil, idari bir işlemdir" değerlendirmesinde bulundu.
Avrupa'daki benzer yapılardan ve çalışma sistemlerinden de örnekler veren Yılmaz, şunları kaydetti:
"Bir başka ülkede Adalet Bakanı'na veya bakana verilen yetkinin Türkiye'de verilemeyeceğini, bunun Avrupa'ya izah edilemeyeceğini söylemek doğru bir yaklaşım değildir. Sistemin iyi işlemesinden öncelikle bakan sorumludur. Çünkü bu millete hesap verecek olan bakandır. Meclis araştırması vardır, gensoru vardır ve hepsinden de önemlisi milletin huzuruna gitmek vardır. Vatandaşın hakkını ihlal ederseniz o zaman ne yüzle çıkacaksınız karşısına. Buradaki bazı arkadaşlarımı görüyorum, 'Bürokrasi atarsa normal, siyaset atarsa yanlış' diyen var. Eğer bunu bu kürsüden birisi söylüyorsa burada bulunma gerekliliğini inkar etmiş demektir. Siyasetin yönetemediği bir kurulun Türkiye'de olmaması lazımdır."
Amaçlarının en temel değer olan insanın korunması olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Biz insanı koruyacağız, bunu yaparken de sistemin güvenliği, istikrarın devamı için bu kararları alıyoruz. İdarenin bütün eylem ve işlemleri yargı denetimine tabi. HSYK'nın her işlemi yargı denetimine tabi değil ama bu yeni düzenlemedeki bütün yapmış olduğumuz işlemlerin hepsi yargı denetimine tabi. Yapmış olduğunuz bir işlem yargı denetimine tabi ise bundan böyle kaygı duymaya gerek var mı?" diye konuştu.
MHP İstanbul Milletvekili Murat Başesgioğlu, tasarı üzerinde grubu adına yaptığı konuşmada, Türkiye'nin bugün 1876'dan beri elde ettiği parlamenter demokrasiye ilişkin tecrübelerini, kazanımlarını, içtihatlarını hızla kaybettiğini savundu.
Güçler ayrılığı ilkesinin zedelendiğini, hukukun üstünlüğünde gedikler açıldığını ifade eden Başesgioğlu, "Şöyle bir anlayış var 'Biz bir yapıyla mücadele ediyoruz. Bu mücadeleyi yaparken bana hukuk devletinden, hakim teminatından, yargı bağımsızlığından bahsetme. Ben bu yapıyı temizleyeceğim'. Peki bu yapıyı temizledikten sonra temizlik sırası kime gelecek" dedi.
Türkiye'nin sorunlarının toplumsal uzlaşma ile çözülebileceğini vurgulayan Başesgioğlu, bunu da sokaktaki vatandaşın değil, başta iktidar olmak üzere siyasi partilerin gerçekleştirebileceğini söyledi.
HDP Grubu adına söz alan Mardin Milletvekili Erol Dora da Türkiye'de ordunun devlet içindeki konumunun pek çok sorun içerdiğini ifade etti.
Türkiye'de yürütme, yasama ve yargı erkleri arasında bir bağımsızlıktan söz edilemeyeceğini savunan Dora, yargı bağımsızlığının özgürlüğün en büyük güvencesi olduğunun altını çizdi.
Tasarıdaki düzenlemelerin yürütmenin yargı üzerindeki baskısının alanını genişleteceğini kaydeden Dora, iktidarın hazırladığı tasarılarla devletin vatandaşını koruyan değil, vatandaşa karşı işlenen suçları koruyan bir duruma geçtiğini ileri sürdü.
CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk ise şahsı adına yaptığı konuşmada, tasarıdaki düzenlemeleri eleştirerek, "Tasarıyla askeri hakim ve savcılar, siyasi iradenin gölgesinde bırakılmaktadır" ifadesini kullandı.
Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, "Diploması herhangi bir şekilde denkliği kabul edilmediği için iptal olanların da bedelli askerlik yasasından yararlanması gerektiğini söylüyorum ancak Bakanlığımdan verilen cevap bunun karşısındadır. Bu kişiler, idarenin kabul etmeme işlemlerine karşı yargıya gidecekler, yargıda da benim yapmış olduğum bu açıklama da onlar lehine ilave bir delil olacak" dedi.
Yılmaz, TBMM Genel Kurulu'nda, Askeri Hakimler Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın birinci bölüm görüşmelerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
Bir önceki bedelli askerlik yasasında 30 bin TL olan bedeli iki taksitte ödeme imkanının getirildiğini anımsatan Yılmaz, "Bir taksiti ödediler 15 bin ancak ikinci taksiti ödemediler. '15 bin ödemiştim, dolayısıyla da 3 bin daha ödeyeyim de ben de bu bedelliden yararlanayım' diye talepler vardı. Yasada böyle bir talep olmadığından 'siz 18 bin lira yatırın' diye hukuki bir görüş verildi. Biz bir Bakanlar Kurulu kararı çıkardık, bedelli askerlikten dolayı 15 bin lira ödeyip ancak üstünü ödemediği için bedelli askerlikten yararlanamayan insanların bu parasını iade ediyoruz" diye konuştu.
Diploma denkliği iptal edilenlerin bedelliden yararlanmasıyla ilgili bir soru üzerine Yılmaz, şunları kaydetti:
"Hukuk müşavirliklerimiz var, her yerden görüş geliyor, önümüze gelen görüş şu: Diplomasının denkliği sayılmamış, askerliğini bitirmiş, tezkere de vermişsiniz; daha sonra diploması iptal edildiğinden dolayı veya sayılmadığından dolayı 'Sizin askerlik süreniz eksik kaldı' diyerek askere çağırıyoruz. Bu insanlar 'Bak, hiç askerlik yapmamış olanı bedelliden yararlandırıyorsunuz. Ben ise askerliğimin bir kısmını yaptım, hiç değilse bedelle ödeyeyim' diyor. Bana gelen yazıyı ben de imzalamadım ama bir şekilde Milli Savunma Bakanı namına Müsteşarımız bir şekilde cevap vermek durumunda kaldı. Doğru bir yaklaşım değil ancak bazen hukuk müşavirliğinden gelen o görüşlere de uymak durumunda kalıyorsunuz. Bunlar ne yapacaklar? İdarenin kabul etmeme işlemlerine karşı yargıya gidecekler, yargıda da benim yapmış olduğum bu açıklama da onlar lehine ilave bir delil olacak. Dolayısıyla, diploması herhangi bir şekilde denkliği kabul edilmediği için iptal olanların da bedelli askerlik yasasından yararlanması gerektiğini söylüyorum ancak Bakanlığımdan verilen cevap bunun karşısındadır."
Yılmaz'ın "Bazen usul vardır, bürokrasinin de ağırlıklı eğilimine uymak durumundasınız" sözlerine üzerine TBMM Başkanvekili Meral Akşener, "Demek ki sonsuz milli irade yokmuş" dedi.
Yılmaz, bunun üzerine, "Onun için biz diyoruz ki siyaseti güçlendirin. Bakan size hesap verir, yanlış yaptığında söylersiniz, vatandaşa şikayet edersiniz; siz bürokratı kime şikayet edeceksiniz?" diye sordu.
TBMM Genel Kurulu'nda, Askeri Hakimler Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının ilk 10 maddesi kabul edildi.
Tasarının kabul edilen maddelerine göre, askeri hakimlerin birinci sınıfa ayrılma ve birinci sınıf olma işlemleri Askeri Hakimler Kurulu tarafından yapılacak. Birinci sınıf olabilmek için birinci sınıfa ayrılma tarihinden itibaren üç yıl süreyle başarılı görev yapmış ve birinci sınıfa ayrılma niteliklerini yitirmemiş olmak da şart olacak.
Askeri hakim atamaları, kanundaki hükümler saklı kalmak şartıyla Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının atanmaları hakkındaki mevzuat dikkate alınarak çıkarılan yönetmelik hükümleri çerçevesinde, Askeri Hakimler Kurulu tarafından yapılacak ve Resmi Gazete?de yayımlanacak. Askeri Adalet İşleri Başkanlığı, Askeri Adalet Teftiş Kurulu Başkanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı'nın yargıyla ilgili diğer idari görev kadrolarında müsteşar adli işler yardımcısı, başkan ve daire başkanı olarak görev yapacak askeri hakimlerin atamaları, zorunlu haller hariç ilgililerin muvafakatleri alınarak Milli Savunma Bakanı ve Başbakan'ın müşterek kararnamesiyle Cumhurbaşkanı'nın onayına sunulacak.
Askeri hakimler, muvafakatleri alınmadıkça dördüncü ve beşinci dereceli garnizonlarda garnizon hizmet sürelerini tamamlamadan; birinci, ikinci ve üçüncü dereceli garnizonlarda dört yıldan önce başka bir yere ve göreve atanamayacaklar. Ancak bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması veya yükselme sebebiyle aynı kadroda kalmaya imkan bulunmaması ya da sıralı hizmet garnizonlarına atanma sırasının gelmesi hallerinde muvafakat şartı aranmayacak.
Askeri Yargıtay Başkanlığına, ikinci başkanlığına, daire başkanlıklarına, üyeliklerine ve Başsavcılığına seçilen askeri hakimlerin atamaları Milli Savunma Bakanı ve Başbakanın müşterek kararnamesi ile Cumhurbaşkanının onayına sunulacak ve Resmi Gazete?de yayımlanacak. Bu kişiler muvafakatleri alınmak şartıyla başka bir göreve atanabilecek.
Askeri hakimlerin istifaları, bu düzenlemedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla subaylar hakkındaki hükümlere göre Milli Savunma Bakanı tarafından kabul edilecek. Askeri hakimlerin emeklilik istemleri de Milli Savunma Bakanı tarafından kabul edilecek.
Adli müşavirlikler, disiplin subaylıkları, Askeri Adalet İşleri Başkanlığı, Askeri Adalet Teftiş Kurulu, askeri yargı ile ilgili idari görev kadrolarıyla uluslararası mahkeme veya kuruluşların kadrolarında ve yurt dışı sürekli ve geçici görevlerde bulunan birinci sınıf askeri hakimler, disiplin cezası, soruşturma ve kovuşturma bakımından Askeri Yargıtay üyeleri hakkındaki hükümlere tabi olacak. Bu kişiler hakkında soruşturma yapılması Milli Savunma Bakanının istemine bağlı olacak.
Askeri hakimlere sıfat ve görevlerinin gereklerine uymayan hal ve hareketlerinin tespit edilmesi üzerine durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre, Askeri Hakimler Kurulu tarafından, savunmaları aldırılarak uyarma, aylıktan kesme, kınama, kademe ilerlemesini durdurma, derece yükselmesini durdurma, yer değiştirme ve meslekten çıkarma cezası verilebilecek.
CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur, tasarı üzerinde yaptığı konuşmada, mayına basarak bacağını kaybeden Güneydoğu Gazisi Nazım Özen'in SGK'nın uygulamalarına yönelik eleştirilerini içeren mesajını okudu.
Özen'in protez bedelinin 68 bin lira olduğunu, SGK'nın ise 22 bin lira ödeme yaptığını aktardığını ve gazinin kurumla mahkemelik olduğunu belirten Onur, bir çok gazinin bu tür sorunlar yaşadığını Milli Savunma Bakanlığı'nın bu kişilerin sorunlarına duyarlı yaklaşması gerektiğini söyledi.
Onur, gazilerin kendilerine aktardığı sorunlarına yönelik çözüm önerilerini de Genel Kurul'a sundu.
MHP Isparta Milletvekili Nevzat Korkmaz da tasarıda yer alan Askeri Hakimler Kurulu'yla yeni bir garabet yaratılacağını, bu kurulun bile AK parti'nin sorun çözücü değil, sorun yaratıcı bir anlayış içinde olduğunu gösterdiğini savundu.
Korkmaz, "Askeri Hakimler Kurulu bu yapısıyla tamamen hükümetin kontrolü altına girmektedir" dedi.
CHP İzmir Milletvekili Mustafa Moroğlu ise tasarının 9. maddesi üzerine söz aldı.
Maddedeki disiplin cezalarına ilişkin düzenlemenin geçmişe yönelik haksızlıklar doğuracağını ileri süren Moroğlu, eşitsizlikleri gidermenin devletin görevi olduğuna işaret etti. Moroğlu, geçmişte şuura kararları ile çeşitli gerekçelerle Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiği kesilen kişilerin sorunları ile silah altındayken intihar edenlerin durumlarına ilişkin de yasal düzenlemelere ihtiyaç olduğunu vurguladı.
CHP Edirne Milletvekili Kemal Değirmendereli, 10 maddeyle ilgili konuşmasında AK Parti iktidarının ülkeyi yönetemediğini ileri sürerek, "Doların yükselişini farkında mısınız iktidar milletvekili arkadaşlar? Sayın Cumhurbaşkanı uçağa binerken konuşuyor, dolar artıyor. Uçakta konuşuyor, dolar artıyor" ifadelerini kullandı.
Ekonomideki gidişin endişe verici olduğunu savunan Değirmendereli, ülkenin tek adam tarafından yönetildiğini, bunun kabul edilemeyeceğini söyledi.
Tasarının ilk 10 maddesinin kabul edilmesinin ardından Meclis Başkanvekili Meral Akşener, birleşime ara verdi. Verilen aradan sonra komisyon ve hükümetin yerine oturmaması üzerine Akşener, birleşimi yarın saat 14.00'de toplanmak üzere kapattı.
AK Parti Erzincan Milletvekili Sebahattin Karakelle Erzincan'ın Düşman İşgalinden kurtuluşunun 97. yıldönümü dolayısıyla gündem dışı söz aldı.
AK Parti iktidarı döneminde Erzincan'a gerçekleştirilen yatırımları anlatan Karakelle, ülkedeki huzur, birlik ve beraberliği kimsenin bozamayacağını söyledi.
MHP Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu da gündem dışı konuşmasında Kahramanmaraş'ın kurtuluşunun yıldönümünü kutladı.
Düşman işgalindeki Kahramanmaraş'ın zor günler geçirdiğini ancak halkın vatan sevgisiyle gerçekleştirdiği mücadelenin kurtuluşu getirdiğini kaydeden Dedeoğlu, Kahramanmaraş'ın milli mücadelenin sembol illerinden olduğunu vurguladı.
CHP Giresun Milletvekili Selahattin Karaahmetoğlu ise gündem dışı konuşmasında Giresun'un sorunlarına değindi.
12 yıllık AK Parti iktidarında Giresun ekonomisinin büyük kayıplar yaşadığını kaydeden Karaahmetoğlu, istihdamın azaldığını, yatırım yapılmadığını söyledi.
Karaahmetoğlu, kentin sorunlarını soru önergeleri ile gündeme taşımaya çalıştıklarını, ancak yanıt alamadıklarını da söyledi.
Ardından bazı milletvekilleri yerlerinden söz alarak çeşitli konularda bilgi verdiler, gözlem ve görüşlerini aktardılar.
TBMM Genel Kurulu'nda, Askeri Hakimler Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın tümü üzerindeki görüşmelere başlandı.
Tasarının bazı maddelerinin Anayasa'ya aykırılık iddialarıyla ilgili usul tartışması açıldı.
HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, Askeri Hakimler Kurulu'nun başında Milli Savunma Bakanı'nın bulunmasının Anayasa'ya aykırı olduğunu söyledi. Kaplan, tasarının "İç Güvenlik Paketi"nin taşlarını döşediğini savundu.
MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu da Askeri Hakimler Kurulu başkanının Milli Savunma Bakanı olmasının "yürütmenin yargıya doğrudan müdahalesi" anlamına geleceğini savundu.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi ise Milli Savunma Bakanı'nın takdiri ile belirlenen kurul düzenlemesinden vazgeçilmesi gerektiğini ifade etti.
TBMM Başkanvekili Meral Akşener, başkanlığın Anayasa'ya aykırılık iddiasıyla tasarıyı görüştürmeme yetkisinin bulunmadığını söyledi ve tasarının tümü üzerindeki görüşmelere geçildi.
Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, askeri kanunlarda değişiklik yapan tasarıya ilişkin, "Bu yeni düzenlemedeki bütün yapmış olduğumuz işlemlerin hepsi yargı denetimine tabi. Yapmış olduğunuz bir işlem yargı denetimine tabi ise bundan böyle kaygı duymaya gerek var mı?" değerlendirmesinde bulundu.
Yılmaz, TBMM Genel Kurulu'nda, Askeri Hakimler Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı üzerindeki görüşmeler sırasına hükümet adına söz aldı.
Tasarının, Anayasa'da 2004 ve 2010 yıllarında yapılan değişikliklerin zorunlu bir gereği olarak hazırlandığını belirten Yılmaz, içerdiği düzenlemeler hakkında bilgi verdi.
Yılmaz, "Askeri hakimlere Milli Savunma Bakanı'nın disiplin cezası verme yetkisinin Anayasa Mahkemesi'nce Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edilmesi ile çıkan boşluğu bu yasa ile dolduruyoruz. Bu yasa ile Milli Savunma Bakanlığı'nın almış olduğu hiçbir yetki yoktur" dedi.
Tasarıda yer alan Askeri Hakimler Kurulu'na yönelik muhalefetin eleştirilerini hatırlatan Yılmaz, "Bu hakimler kurulu yargısal bir işlem değil, idari bir işlemdir" değerlendirmesinde bulundu.
Avrupa'daki benzer yapılardan ve çalışma sistemlerinden de örnekler veren Yılmaz, şunları kaydetti:
"Bir başka ülkede Adalet Bakanı'na veya bakana verilen yetkinin Türkiye'de verilemeyeceğini, bunun Avrupa'ya izah edilemeyeceğini söylemek doğru bir yaklaşım değildir. Sistemin iyi işlemesinden öncelikle bakan sorumludur. Çünkü bu millete hesap verecek olan bakandır. Meclis araştırması vardır, gensoru vardır ve hepsinden de önemlisi milletin huzuruna gitmek vardır. Vatandaşın hakkını ihlal ederseniz o zaman ne yüzle çıkacaksınız karşısına. Buradaki bazı arkadaşlarımı görüyorum, 'Bürokrasi atarsa normal, siyaset atarsa yanlış' diyen var. Eğer bunu bu kürsüden birisi söylüyorsa burada bulunma gerekliliğini inkar etmiş demektir. Siyasetin yönetemediği bir kurulun Türkiye'de olmaması lazımdır."
Amaçlarının en temel değer olan insanın korunması olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Biz insanı koruyacağız, bunu yaparken de sistemin güvenliği, istikrarın devamı için bu kararları alıyoruz. İdarenin bütün eylem ve işlemleri yargı denetimine tabi. HSYK'nın her işlemi yargı denetimine tabi değil ama bu yeni düzenlemedeki bütün yapmış olduğumuz işlemlerin hepsi yargı denetimine tabi. Yapmış olduğunuz bir işlem yargı denetimine tabi ise bundan böyle kaygı duymaya gerek var mı?" diye konuştu.
MHP İstanbul Milletvekili Murat Başesgioğlu, tasarı üzerinde grubu adına yaptığı konuşmada, Türkiye'nin bugün 1876'dan beri elde ettiği parlamenter demokrasiye ilişkin tecrübelerini, kazanımlarını, içtihatlarını hızla kaybettiğini savundu.
Güçler ayrılığı ilkesinin zedelendiğini, hukukun üstünlüğünde gedikler açıldığını ifade eden Başesgioğlu, "Şöyle bir anlayış var 'Biz bir yapıyla mücadele ediyoruz. Bu mücadeleyi yaparken bana hukuk devletinden, hakim teminatından, yargı bağımsızlığından bahsetme. Ben bu yapıyı temizleyeceğim'. Peki bu yapıyı temizledikten sonra temizlik sırası kime gelecek" dedi.
Türkiye'nin sorunlarının toplumsal uzlaşma ile çözülebileceğini vurgulayan Başesgioğlu, bunu da sokaktaki vatandaşın değil, başta iktidar olmak üzere siyasi partilerin gerçekleştirebileceğini söyledi.
HDP Grubu adına söz alan Mardin Milletvekili Erol Dora da Türkiye'de ordunun devlet içindeki konumunun pek çok sorun içerdiğini ifade etti.
Türkiye'de yürütme, yasama ve yargı erkleri arasında bir bağımsızlıktan söz edilemeyeceğini savunan Dora, yargı bağımsızlığının özgürlüğün en büyük güvencesi olduğunun altını çizdi.
Tasarıdaki düzenlemelerin yürütmenin yargı üzerindeki baskısının alanını genişleteceğini kaydeden Dora, iktidarın hazırladığı tasarılarla devletin vatandaşını koruyan değil, vatandaşa karşı işlenen suçları koruyan bir duruma geçtiğini ileri sürdü.
CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk ise şahsı adına yaptığı konuşmada, tasarıdaki düzenlemeleri eleştirerek, "Tasarıyla askeri hakim ve savcılar, siyasi iradenin gölgesinde bırakılmaktadır" ifadesini kullandı.
Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, "Diploması herhangi bir şekilde denkliği kabul edilmediği için iptal olanların da bedelli askerlik yasasından yararlanması gerektiğini söylüyorum ancak Bakanlığımdan verilen cevap bunun karşısındadır. Bu kişiler, idarenin kabul etmeme işlemlerine karşı yargıya gidecekler, yargıda da benim yapmış olduğum bu açıklama da onlar lehine ilave bir delil olacak" dedi.
Yılmaz, TBMM Genel Kurulu'nda, Askeri Hakimler Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın birinci bölüm görüşmelerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
Bir önceki bedelli askerlik yasasında 30 bin TL olan bedeli iki taksitte ödeme imkanının getirildiğini anımsatan Yılmaz, "Bir taksiti ödediler 15 bin ancak ikinci taksiti ödemediler. '15 bin ödemiştim, dolayısıyla da 3 bin daha ödeyeyim de ben de bu bedelliden yararlanayım' diye talepler vardı. Yasada böyle bir talep olmadığından 'siz 18 bin lira yatırın' diye hukuki bir görüş verildi. Biz bir Bakanlar Kurulu kararı çıkardık, bedelli askerlikten dolayı 15 bin lira ödeyip ancak üstünü ödemediği için bedelli askerlikten yararlanamayan insanların bu parasını iade ediyoruz" diye konuştu.
Diploma denkliği iptal edilenlerin bedelliden yararlanmasıyla ilgili bir soru üzerine Yılmaz, şunları kaydetti:
"Hukuk müşavirliklerimiz var, her yerden görüş geliyor, önümüze gelen görüş şu: Diplomasının denkliği sayılmamış, askerliğini bitirmiş, tezkere de vermişsiniz; daha sonra diploması iptal edildiğinden dolayı veya sayılmadığından dolayı 'Sizin askerlik süreniz eksik kaldı' diyerek askere çağırıyoruz. Bu insanlar 'Bak, hiç askerlik yapmamış olanı bedelliden yararlandırıyorsunuz. Ben ise askerliğimin bir kısmını yaptım, hiç değilse bedelle ödeyeyim' diyor. Bana gelen yazıyı ben de imzalamadım ama bir şekilde Milli Savunma Bakanı namına Müsteşarımız bir şekilde cevap vermek durumunda kaldı. Doğru bir yaklaşım değil ancak bazen hukuk müşavirliğinden gelen o görüşlere de uymak durumunda kalıyorsunuz. Bunlar ne yapacaklar? İdarenin kabul etmeme işlemlerine karşı yargıya gidecekler, yargıda da benim yapmış olduğum bu açıklama da onlar lehine ilave bir delil olacak. Dolayısıyla, diploması herhangi bir şekilde denkliği kabul edilmediği için iptal olanların da bedelli askerlik yasasından yararlanması gerektiğini söylüyorum ancak Bakanlığımdan verilen cevap bunun karşısındadır."
Yılmaz'ın "Bazen usul vardır, bürokrasinin de ağırlıklı eğilimine uymak durumundasınız" sözlerine üzerine TBMM Başkanvekili Meral Akşener, "Demek ki sonsuz milli irade yokmuş" dedi.
Yılmaz, bunun üzerine, "Onun için biz diyoruz ki siyaseti güçlendirin. Bakan size hesap verir, yanlış yaptığında söylersiniz, vatandaşa şikayet edersiniz; siz bürokratı kime şikayet edeceksiniz?" diye sordu.
TBMM Genel Kurulu'nda, Askeri Hakimler Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının ilk 10 maddesi kabul edildi.
Tasarının kabul edilen maddelerine göre, askeri hakimlerin birinci sınıfa ayrılma ve birinci sınıf olma işlemleri Askeri Hakimler Kurulu tarafından yapılacak. Birinci sınıf olabilmek için birinci sınıfa ayrılma tarihinden itibaren üç yıl süreyle başarılı görev yapmış ve birinci sınıfa ayrılma niteliklerini yitirmemiş olmak da şart olacak.
Askeri hakim atamaları, kanundaki hükümler saklı kalmak şartıyla Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının atanmaları hakkındaki mevzuat dikkate alınarak çıkarılan yönetmelik hükümleri çerçevesinde, Askeri Hakimler Kurulu tarafından yapılacak ve Resmi Gazete?de yayımlanacak. Askeri Adalet İşleri Başkanlığı, Askeri Adalet Teftiş Kurulu Başkanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı'nın yargıyla ilgili diğer idari görev kadrolarında müsteşar adli işler yardımcısı, başkan ve daire başkanı olarak görev yapacak askeri hakimlerin atamaları, zorunlu haller hariç ilgililerin muvafakatleri alınarak Milli Savunma Bakanı ve Başbakan'ın müşterek kararnamesiyle Cumhurbaşkanı'nın onayına sunulacak.
Askeri hakimler, muvafakatleri alınmadıkça dördüncü ve beşinci dereceli garnizonlarda garnizon hizmet sürelerini tamamlamadan; birinci, ikinci ve üçüncü dereceli garnizonlarda dört yıldan önce başka bir yere ve göreve atanamayacaklar. Ancak bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması veya yükselme sebebiyle aynı kadroda kalmaya imkan bulunmaması ya da sıralı hizmet garnizonlarına atanma sırasının gelmesi hallerinde muvafakat şartı aranmayacak.
Askeri Yargıtay Başkanlığına, ikinci başkanlığına, daire başkanlıklarına, üyeliklerine ve Başsavcılığına seçilen askeri hakimlerin atamaları Milli Savunma Bakanı ve Başbakanın müşterek kararnamesi ile Cumhurbaşkanının onayına sunulacak ve Resmi Gazete?de yayımlanacak. Bu kişiler muvafakatleri alınmak şartıyla başka bir göreve atanabilecek.
Askeri hakimlerin istifaları, bu düzenlemedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla subaylar hakkındaki hükümlere göre Milli Savunma Bakanı tarafından kabul edilecek. Askeri hakimlerin emeklilik istemleri de Milli Savunma Bakanı tarafından kabul edilecek.
Adli müşavirlikler, disiplin subaylıkları, Askeri Adalet İşleri Başkanlığı, Askeri Adalet Teftiş Kurulu, askeri yargı ile ilgili idari görev kadrolarıyla uluslararası mahkeme veya kuruluşların kadrolarında ve yurt dışı sürekli ve geçici görevlerde bulunan birinci sınıf askeri hakimler, disiplin cezası, soruşturma ve kovuşturma bakımından Askeri Yargıtay üyeleri hakkındaki hükümlere tabi olacak. Bu kişiler hakkında soruşturma yapılması Milli Savunma Bakanının istemine bağlı olacak.
Askeri hakimlere sıfat ve görevlerinin gereklerine uymayan hal ve hareketlerinin tespit edilmesi üzerine durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre, Askeri Hakimler Kurulu tarafından, savunmaları aldırılarak uyarma, aylıktan kesme, kınama, kademe ilerlemesini durdurma, derece yükselmesini durdurma, yer değiştirme ve meslekten çıkarma cezası verilebilecek.
CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur, tasarı üzerinde yaptığı konuşmada, mayına basarak bacağını kaybeden Güneydoğu Gazisi Nazım Özen'in SGK'nın uygulamalarına yönelik eleştirilerini içeren mesajını okudu.
Özen'in protez bedelinin 68 bin lira olduğunu, SGK'nın ise 22 bin lira ödeme yaptığını aktardığını ve gazinin kurumla mahkemelik olduğunu belirten Onur, bir çok gazinin bu tür sorunlar yaşadığını Milli Savunma Bakanlığı'nın bu kişilerin sorunlarına duyarlı yaklaşması gerektiğini söyledi.
Onur, gazilerin kendilerine aktardığı sorunlarına yönelik çözüm önerilerini de Genel Kurul'a sundu.
MHP Isparta Milletvekili Nevzat Korkmaz da tasarıda yer alan Askeri Hakimler Kurulu'yla yeni bir garabet yaratılacağını, bu kurulun bile AK parti'nin sorun çözücü değil, sorun yaratıcı bir anlayış içinde olduğunu gösterdiğini savundu.
Korkmaz, "Askeri Hakimler Kurulu bu yapısıyla tamamen hükümetin kontrolü altına girmektedir" dedi.
CHP İzmir Milletvekili Mustafa Moroğlu ise tasarının 9. maddesi üzerine söz aldı.
Maddedeki disiplin cezalarına ilişkin düzenlemenin geçmişe yönelik haksızlıklar doğuracağını ileri süren Moroğlu, eşitsizlikleri gidermenin devletin görevi olduğuna işaret etti. Moroğlu, geçmişte şuura kararları ile çeşitli gerekçelerle Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiği kesilen kişilerin sorunları ile silah altındayken intihar edenlerin durumlarına ilişkin de yasal düzenlemelere ihtiyaç olduğunu vurguladı.
CHP Edirne Milletvekili Kemal Değirmendereli, 10 maddeyle ilgili konuşmasında AK Parti iktidarının ülkeyi yönetemediğini ileri sürerek, "Doların yükselişini farkında mısınız iktidar milletvekili arkadaşlar? Sayın Cumhurbaşkanı uçağa binerken konuşuyor, dolar artıyor. Uçakta konuşuyor, dolar artıyor" ifadelerini kullandı.
Ekonomideki gidişin endişe verici olduğunu savunan Değirmendereli, ülkenin tek adam tarafından yönetildiğini, bunun kabul edilemeyeceğini söyledi.
Tasarının ilk 10 maddesinin kabul edilmesinin ardından Meclis Başkanvekili Meral Akşener, birleşime ara verdi. Verilen aradan sonra komisyon ve hükümetin yerine oturmaması üzerine Akşener, birleşimi yarın saat 14.00'de toplanmak üzere kapattı.
