2006-01-24 - 13:30
Erdoğan, partisinin TBMM Grup toplantısında yaptığı konuşmada, ağır kış şartları için kamu görevlileri ile yerel yöneticileri uyararak, ''En küçük bir ihmal, en ufak bir tedbirsizlik telafisi mümkün olmayan kayıplara yol açabilir'' dedi.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ağır
kış şartları için kamu görevlileri ile yerel yöneticileri uyararak,
''En küçük bir ihmal, en ufak bir tedbirsizlik
telafisi mümkün olmayan kayıplara yol açabilir'' dedi.
Erdoğan, partisinin TBMM Grup toplantısında yaptığı konuşmada,
sözlerine, ''Sizleri böyle bir kış mevsimi içinde, bereketli bir günde
en kalbi duygularla selamlıyorum'' diyerek başladı.
Kış mevsiminin karayollarındaki olumsuz şartları neticesinde
yaşanan trafik kazası sonucunda, Dışişleri Bakanlığı'ndan 8 personel
ile bir çocuğun hayatını yitirmesi dolayısıyla başsağlığı dileyen
Erdoğan, ''Beteriyle imtihan olmayalım temennisiyle, elimizden gelen
bütün gayretle tedbirlerimizi alıyoruz, almaya devam edeceğiz'' diye
konuştu.
Türkiye'nin karasal iklimin hakim olduğu ve kış aylarının sert
yaşandığı bir coğrafya üzerinde bulunduğunu hatırlatan Erdoğan,
şunları söyledi:
''Bunun yanı sıra mevsim normallerinin dışına çıkan olağanüstü
hava şartları, günlük hayatımıza bazı zorluklar getiriyor. Halkımızla
birlikte hepimiz bu güçlükleri yaşıyoruz. Devlet olarak bütün
imkanlarımızla bu güçlükleri bertaraf etmek, vatandaşlarımızın
sıkıntılarını en aza indirerek, çekilmekte olan zorlukları aşmak
durumundayız. Bunun için de işimizin başındayız.
İlgili bütün kurumlarımız, gerek genelde gerek yerelde
vatandaşlarımızın hayatlarını kolaylaştırmak için teyakkuz halinde
bulunuyor. Ancak, böyle ağır kış şartlarıyla mücadelede ortak bir
bilinç ve dayanışma içinde hareket etmek çok önemlidir.
Şartların bu kadar ağır olduğu durumlarda en ufak bir
dikkatsizlik, hem kendi hayatımızı hem de başkalarının hayatını
tehlikeye atabiliyor. Bu sebeple gerek vatandaşlarımızdan ve gerekse
tüm görevli arkadaşlarımızdan azami hassasiyet rica ediyorum. Buradan
ilgili tüm kamu kurumlarının personelini ve yerel yöneticileri
özellikle uyarmak istiyorum: En küçük bir ihmal, en ufak bir
tedbirsizlik telafisi mümkün olmayan kayıplara yol açabilir.
Tedbirlerimizi mutlaka zamanında alalım, vatandaşlarımıza da gerekli
uyarıları mutlaka zamanında yapalım.''
-MUHTAÇ VATANDAŞLARA YARDIMLAR-
Başbakan Erdoğan, kış şartlarında hükümet olarak en çok dikkat
ettikleri konulardan birinin de vatandaşların aç ve açıkta kalmaması
olduğunu belirterek, ''Bu hükümet, göreve geldiğinden beri bu konudaki
hassasiyetini devam ettirmektedir'' dedi.
Muhtaç vatandaşların temel ihtiyaçlarının giderilmesi, onların
eğitim, sağlık, ayni ve nakdi ihtiyaçlarının karşılanmasının
sorumluluk alanları içinde olduğunu kaydeden Erdoğan, sözlerini şöyle
sürdürdü:
''Biz, sonbahar aylarından bu yana yakacak ihtiyacı olan
vatandaşlara, ihtiyaçlarını karşılayacak kadar yardım sağlamanın
gayreti içinde olduk. 2005 yılında 1 milyon 710 bin yoksul aileye, 1
milyon 250 bin ton bedelsiz kömür yardımı yapıldı.
Uygulamakta olduğumuz sosyal politikanın önemli ayaklarından biri
bu yardımdır. Ancak, yapılan her türlü yardıma rağmen ulaşamadığımız
vatandaşlar olabilir. Özellikle ağır geçmesi beklenen kış şartlarında
hiç bir vatandaşımızın mağdur olmaması bakımından sosyal yardımların
önemi daha da artmaktadır.
Siz milletvekillerimizden de bu konuda, size ulaşan şikayetlerin
giderilmesi, açıkların kapatılması, eksikliklerin kapatılması
konusunda gayret sarf etmenizi özellikle istiyoruz.
Bizim hükümetimizi, geçmiş hükümetlerden ayıran en önemli
farklardan biri, devletin sosyal yönünü ihmal etmemek, şefkat elini
vatandaşımızdan esirgememektir. Geçen üç yıl içinde toplumsal
dayanışmayı artırmak adına uygulamaya koyduğumuz sosyal politikalar,
rakamlarla da sabittir.''
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 2001 yılında 660 milyon dolar olan
sosyal yardımların, 2004 yılında 2 milyar dolara, 2005 yılında da 3
milyar doların üzerine çıktığını ifade ederek, son üç yılda ortaya
koydukları sosyal politikaların, uyguladıkları ekonomik kalkınma
programının tamamlayıcı bir unsuru olarak bir çok yaranın sarılmasına,
pek çok yuvanın ısınmasına vesile olduğunu söyledi.
-''KONUT ÖZLEMİNİ GERÇEĞE DÖNÜŞTÜREBİLME...''-
Erdoğan, konuşmasında konut üretimine de yer vererek, iktidara
geldikleri günden bu yana 78 il ve 168 ilçede, toplam 155 bin 831 adet
konut ürettiklerini açıkladı.
Bu rakamın, 100 bini aşkın nüfuslu 7 şehre denk geldiğini anlatan
Başbakan Erdoğan, alt gelir grubu ve yoksullar için 40 bin konut
üretildiğini vurguladı. Bunu özellikle önemsediklerini belirten
Erdoğan, ''Türkiye, bizim dönemimizde artık insanın konut özlemini,
hayalini gerçeğe dönüştürebilecek bir ülke haline gelmiştir'' diye
konuştu.
Hükümetin ekonomik politikaları ile sosyal politikalarının tam bir
paralellik içinde olduğunu anlatan Başbakan Erdoğan, siyasetleri için
aslolanın insan, toplum ve millet olduğunu kaydetti.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın hazırladığı
raporun, BM Güvenlik Konseyi'nden çıkmamasının düşündürücü olduğunu
ifade ederek, ''BM Güvenlik Konseyi, sümenaltı mantığı ile hareket
etmemelidir ve bunu karara bağlamalıdır'' dedi.
Partisinin grup toplantısında konuşan Erdoğan, hükümetin, kapsamlı
bir sosyal güvenlik reformu yapılmasına ilişkin çalışmaları da
hızlandırdığını söyledi.
Bu konudaki yasanın, TBMM'de bu dönemde çıkacağını beklediğini
ifade eden Erdoğan, ''Ülkemiz yılların bir ihmalini daha telafi
edecektir'' dedi.
Başbakan Erdoğan, bütün vatandaşların eşit ve kaliteli sağlık
sistemine sahip olacağı Genel Sağlık Sigortası oluşturulacağını;
vatandaşların eşit haklara ve yükümlülüklere sahip olacağı tek bir
emeklilik sistemi kurulacağını bildirdi.
Sosyal güvenlik kuruluşlarının tek çatı altında birleştirilerek,
etkin hizmet üretimi yapılmasının sağlanacağını ifade eden Başbakan
Erdoğan, ''Yeni sosyal güvenlik reformunun temel amacı; adil, kolay,
erişilebilir, yoksulluğa karşı daha etkin olan, mali açıdan
sürdürülebilir bir sosyal güvenlik sistemine ulaşabilmektir'' dedi.
Başbakan Erdoğan, sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası ile
sosyal güvenlik kurumu kanunu tasarılarının TBMM'de bulunduğunu
anımsatarak, primsiz ödemeler ve sosyal yardımlara ilişkin
düzenlemelerin yer aldığı kanun tasarısının da en kısa sürede Meclis
gündemine geleceğini söyledi.
-DIŞ POLİTİKA-
Dış politika konusunda da değerlendirmelerde bulunan Başbakan
Erdoğan, Türkiye'nin dış politikadaki tezlerini her zeminde
seslendirmek için gayret ettiklerini belirtti.
''Dış politikada yıllarca izlenen pasif politikalarla etkinliğini
kaybetmiş olan hariciyemizi, yeni bir dinamizm içinde dünyada etkin
roller alan bir güç haline getirdik'' diyen Erdoğan, Türkiye'nin,
Kıbrıs konusunda attığı cesur adımlar sonucunda, uluslararası zeminde
barışa, uzlaşıya ve çözüme yakın duran taraf olarak tanındığını
bildirdi.
Erdoğan, Türkiye'nin, Kıbrıs'ta, adil ve kapsamlı çözümden yana
olan iradesini her zaman ortaya koyduğuna işaret etti.
''Türkiye, bütün dış meselelerde olduğu gibi Kıbrıs konusunda da
inisiyatif almaya, adil, barışcı, kalıcı, kapsamlı çözüm
politikalarını kararlılıkla uygulamaya devam edecektir'' diyen
Erdoğan, geçen hafta sonu, KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile
görüştüğünü anımsattı.
-''AB ZEMİNİNE KAYDIRMA GAYRETİ''-
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, KKTC'nin, Türkiye'nin ''milli
davası'' olduğunu ifade ederek, Türkiye'nin bu düşüncesini, görüştüğü
her dünya liderine anlattığını ifade etti. Erdoğan, dün telefonla
görüştüğü Rusya Federasyonu Başkanı Vladimir Putin ile görüşmesinde de
KKTC'nin mağduriyetlerini giderecek konuları ele aldıklarını ve
KKTC'ye uygulanan ambargoların kaldırılmasını istediğini bildirdi.
Putin'in de Kıbrıs konusunda ''çözümün BM olduğunu'' söylediğini
anlatan Erdoğan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin Kıbrıs davasını BM
zemininden AB zeminine kaydırma gayreti içerisinde bulunduğunu; bunun
kabul edilemeyeceğini de hep söylediklerini ifade etti.
AB Konseyi üyesi ülkelerin liderlerinin Türkiye'ye, ''Annan
Planı'na gerekli desteği verin. Göreceksiniz ki KKTC bunda haklı
çıkacak. Ancak olumsuz bir gelişme olursa biz gereğini yaparız''
dediklerini ifade eden Başbakan Erdoğan, ''Biz şimdi hep bunu
işliyoruz. Bize böyle dediğiniz halde, 1 Mayıs'ta Güney Kıbrıs Rum
Yönetimi'ni AB'ye dahil ettiniz. Garantör ülke olarak Türkiye ve KKTC
halkı sözünde durmuştur, ancak siz sözünüzde durmadınız. Siz, sözünüzü
yerine getirmedikçe bizden yeni ve farklı bir şey beklemeyin'' diye
konuştu.
Başbakan Erdoğan, 26 Ocak Perşembe günü gideceği Davos'ta, bu
konuları, BM Genel Sekreteri Kofi Annan ve dünya liderleri ile tekrar
görüşeceğini belirtti.
Recep Tayyip Erdoğan, ''24 Nisan referandumunun ardından, Annan'ın
iyi niyet misyonuna uygun olarak hazırladığı raporun hala BM Güvenlik
Konseyi'nden çıkmamış olması bile düşündürücüdür. BM Güvenlik Konseyi,
sümenaltı mantığı ile hareket etmemelidir ve bunu karara
bağlamalıdır'' diye konuştu.
Hiç kimsenin Türkiye'den, pasif, etkisiz ve çözümsüzlüğe sığınan
bir dış politika izlemesini beklememesini isteyen Erdoğan, ''Türkiye,
aktif, çok boyutlu dış politikasını sürdürecektir; bölgesinde ve
dünyada tayin edici bir rol üstlenmeye devam edecektir'' dedi.
-DAVOS'TAKİ TEMASLAR-
Başbakan Erdoğan, Davos'ta Annan'ın yanı sıra İsviçre, Pakistan,
Gürcistan, Afganistan devlet başkanlarının da aralarında bulunduğu bir
çok liderle görüşme imkanı bulacağını, dünyanın önde gelen
şirketlerinin yönetici ve sahipleriyle Türkiye'deki yatırım imkanları
ve ekonomideki son gelişmeleri ele alacağını söyledi.
''AB'nin Genişleyen Sınırları'', ''Türkiye'' ve ''Yeni Rekabet
Alanları'' konularındaki panel ve toplantılara katılarak görüşlerini
aktaracağını kaydeden Erdoğan, bu toplantıların daha önce olduğu gibi
Türkiye açısından yararlı olacağına inancını dile getirdi.
Erdoğan, grup konuşmasını bitirirken, milletvekillerine,
''sağlıklı, bereketli, kazalardan uzak bir hafta'' diledi.
Grup konuşmasını tamamlayan Başbakan Erdoğan'a, 47 ilde
özelleştirme sonucu işini kaybeden ve hükümetin yaptığı düzenlemelerle
mağduriyeti giderilenler adına bir heyet tarafından plaket verildi.
Grup toplantısı öncesinde Başbakan Erdoğan, Devlet Bakanı ve
Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin ve bazı bakanlarla makamında
görüştü.
Bu arada, daha önce 11.00'de yapılacağı duyurulan AK Parti Grup
toplantısı, kar yağışı nedeniyle 12.00'ye ertelendi. Ancak, grup
toplantısı 12.30'da başlayabildi.
kış şartları için kamu görevlileri ile yerel yöneticileri uyararak,
''En küçük bir ihmal, en ufak bir tedbirsizlik
telafisi mümkün olmayan kayıplara yol açabilir'' dedi.
Erdoğan, partisinin TBMM Grup toplantısında yaptığı konuşmada,
sözlerine, ''Sizleri böyle bir kış mevsimi içinde, bereketli bir günde
en kalbi duygularla selamlıyorum'' diyerek başladı.
Kış mevsiminin karayollarındaki olumsuz şartları neticesinde
yaşanan trafik kazası sonucunda, Dışişleri Bakanlığı'ndan 8 personel
ile bir çocuğun hayatını yitirmesi dolayısıyla başsağlığı dileyen
Erdoğan, ''Beteriyle imtihan olmayalım temennisiyle, elimizden gelen
bütün gayretle tedbirlerimizi alıyoruz, almaya devam edeceğiz'' diye
konuştu.
Türkiye'nin karasal iklimin hakim olduğu ve kış aylarının sert
yaşandığı bir coğrafya üzerinde bulunduğunu hatırlatan Erdoğan,
şunları söyledi:
''Bunun yanı sıra mevsim normallerinin dışına çıkan olağanüstü
hava şartları, günlük hayatımıza bazı zorluklar getiriyor. Halkımızla
birlikte hepimiz bu güçlükleri yaşıyoruz. Devlet olarak bütün
imkanlarımızla bu güçlükleri bertaraf etmek, vatandaşlarımızın
sıkıntılarını en aza indirerek, çekilmekte olan zorlukları aşmak
durumundayız. Bunun için de işimizin başındayız.
İlgili bütün kurumlarımız, gerek genelde gerek yerelde
vatandaşlarımızın hayatlarını kolaylaştırmak için teyakkuz halinde
bulunuyor. Ancak, böyle ağır kış şartlarıyla mücadelede ortak bir
bilinç ve dayanışma içinde hareket etmek çok önemlidir.
Şartların bu kadar ağır olduğu durumlarda en ufak bir
dikkatsizlik, hem kendi hayatımızı hem de başkalarının hayatını
tehlikeye atabiliyor. Bu sebeple gerek vatandaşlarımızdan ve gerekse
tüm görevli arkadaşlarımızdan azami hassasiyet rica ediyorum. Buradan
ilgili tüm kamu kurumlarının personelini ve yerel yöneticileri
özellikle uyarmak istiyorum: En küçük bir ihmal, en ufak bir
tedbirsizlik telafisi mümkün olmayan kayıplara yol açabilir.
Tedbirlerimizi mutlaka zamanında alalım, vatandaşlarımıza da gerekli
uyarıları mutlaka zamanında yapalım.''
-MUHTAÇ VATANDAŞLARA YARDIMLAR-
Başbakan Erdoğan, kış şartlarında hükümet olarak en çok dikkat
ettikleri konulardan birinin de vatandaşların aç ve açıkta kalmaması
olduğunu belirterek, ''Bu hükümet, göreve geldiğinden beri bu konudaki
hassasiyetini devam ettirmektedir'' dedi.
Muhtaç vatandaşların temel ihtiyaçlarının giderilmesi, onların
eğitim, sağlık, ayni ve nakdi ihtiyaçlarının karşılanmasının
sorumluluk alanları içinde olduğunu kaydeden Erdoğan, sözlerini şöyle
sürdürdü:
''Biz, sonbahar aylarından bu yana yakacak ihtiyacı olan
vatandaşlara, ihtiyaçlarını karşılayacak kadar yardım sağlamanın
gayreti içinde olduk. 2005 yılında 1 milyon 710 bin yoksul aileye, 1
milyon 250 bin ton bedelsiz kömür yardımı yapıldı.
Uygulamakta olduğumuz sosyal politikanın önemli ayaklarından biri
bu yardımdır. Ancak, yapılan her türlü yardıma rağmen ulaşamadığımız
vatandaşlar olabilir. Özellikle ağır geçmesi beklenen kış şartlarında
hiç bir vatandaşımızın mağdur olmaması bakımından sosyal yardımların
önemi daha da artmaktadır.
Siz milletvekillerimizden de bu konuda, size ulaşan şikayetlerin
giderilmesi, açıkların kapatılması, eksikliklerin kapatılması
konusunda gayret sarf etmenizi özellikle istiyoruz.
Bizim hükümetimizi, geçmiş hükümetlerden ayıran en önemli
farklardan biri, devletin sosyal yönünü ihmal etmemek, şefkat elini
vatandaşımızdan esirgememektir. Geçen üç yıl içinde toplumsal
dayanışmayı artırmak adına uygulamaya koyduğumuz sosyal politikalar,
rakamlarla da sabittir.''
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 2001 yılında 660 milyon dolar olan
sosyal yardımların, 2004 yılında 2 milyar dolara, 2005 yılında da 3
milyar doların üzerine çıktığını ifade ederek, son üç yılda ortaya
koydukları sosyal politikaların, uyguladıkları ekonomik kalkınma
programının tamamlayıcı bir unsuru olarak bir çok yaranın sarılmasına,
pek çok yuvanın ısınmasına vesile olduğunu söyledi.
-''KONUT ÖZLEMİNİ GERÇEĞE DÖNÜŞTÜREBİLME...''-
Erdoğan, konuşmasında konut üretimine de yer vererek, iktidara
geldikleri günden bu yana 78 il ve 168 ilçede, toplam 155 bin 831 adet
konut ürettiklerini açıkladı.
Bu rakamın, 100 bini aşkın nüfuslu 7 şehre denk geldiğini anlatan
Başbakan Erdoğan, alt gelir grubu ve yoksullar için 40 bin konut
üretildiğini vurguladı. Bunu özellikle önemsediklerini belirten
Erdoğan, ''Türkiye, bizim dönemimizde artık insanın konut özlemini,
hayalini gerçeğe dönüştürebilecek bir ülke haline gelmiştir'' diye
konuştu.
Hükümetin ekonomik politikaları ile sosyal politikalarının tam bir
paralellik içinde olduğunu anlatan Başbakan Erdoğan, siyasetleri için
aslolanın insan, toplum ve millet olduğunu kaydetti.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın hazırladığı
raporun, BM Güvenlik Konseyi'nden çıkmamasının düşündürücü olduğunu
ifade ederek, ''BM Güvenlik Konseyi, sümenaltı mantığı ile hareket
etmemelidir ve bunu karara bağlamalıdır'' dedi.
Partisinin grup toplantısında konuşan Erdoğan, hükümetin, kapsamlı
bir sosyal güvenlik reformu yapılmasına ilişkin çalışmaları da
hızlandırdığını söyledi.
Bu konudaki yasanın, TBMM'de bu dönemde çıkacağını beklediğini
ifade eden Erdoğan, ''Ülkemiz yılların bir ihmalini daha telafi
edecektir'' dedi.
Başbakan Erdoğan, bütün vatandaşların eşit ve kaliteli sağlık
sistemine sahip olacağı Genel Sağlık Sigortası oluşturulacağını;
vatandaşların eşit haklara ve yükümlülüklere sahip olacağı tek bir
emeklilik sistemi kurulacağını bildirdi.
Sosyal güvenlik kuruluşlarının tek çatı altında birleştirilerek,
etkin hizmet üretimi yapılmasının sağlanacağını ifade eden Başbakan
Erdoğan, ''Yeni sosyal güvenlik reformunun temel amacı; adil, kolay,
erişilebilir, yoksulluğa karşı daha etkin olan, mali açıdan
sürdürülebilir bir sosyal güvenlik sistemine ulaşabilmektir'' dedi.
Başbakan Erdoğan, sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası ile
sosyal güvenlik kurumu kanunu tasarılarının TBMM'de bulunduğunu
anımsatarak, primsiz ödemeler ve sosyal yardımlara ilişkin
düzenlemelerin yer aldığı kanun tasarısının da en kısa sürede Meclis
gündemine geleceğini söyledi.
-DIŞ POLİTİKA-
Dış politika konusunda da değerlendirmelerde bulunan Başbakan
Erdoğan, Türkiye'nin dış politikadaki tezlerini her zeminde
seslendirmek için gayret ettiklerini belirtti.
''Dış politikada yıllarca izlenen pasif politikalarla etkinliğini
kaybetmiş olan hariciyemizi, yeni bir dinamizm içinde dünyada etkin
roller alan bir güç haline getirdik'' diyen Erdoğan, Türkiye'nin,
Kıbrıs konusunda attığı cesur adımlar sonucunda, uluslararası zeminde
barışa, uzlaşıya ve çözüme yakın duran taraf olarak tanındığını
bildirdi.
Erdoğan, Türkiye'nin, Kıbrıs'ta, adil ve kapsamlı çözümden yana
olan iradesini her zaman ortaya koyduğuna işaret etti.
''Türkiye, bütün dış meselelerde olduğu gibi Kıbrıs konusunda da
inisiyatif almaya, adil, barışcı, kalıcı, kapsamlı çözüm
politikalarını kararlılıkla uygulamaya devam edecektir'' diyen
Erdoğan, geçen hafta sonu, KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile
görüştüğünü anımsattı.
-''AB ZEMİNİNE KAYDIRMA GAYRETİ''-
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, KKTC'nin, Türkiye'nin ''milli
davası'' olduğunu ifade ederek, Türkiye'nin bu düşüncesini, görüştüğü
her dünya liderine anlattığını ifade etti. Erdoğan, dün telefonla
görüştüğü Rusya Federasyonu Başkanı Vladimir Putin ile görüşmesinde de
KKTC'nin mağduriyetlerini giderecek konuları ele aldıklarını ve
KKTC'ye uygulanan ambargoların kaldırılmasını istediğini bildirdi.
Putin'in de Kıbrıs konusunda ''çözümün BM olduğunu'' söylediğini
anlatan Erdoğan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin Kıbrıs davasını BM
zemininden AB zeminine kaydırma gayreti içerisinde bulunduğunu; bunun
kabul edilemeyeceğini de hep söylediklerini ifade etti.
AB Konseyi üyesi ülkelerin liderlerinin Türkiye'ye, ''Annan
Planı'na gerekli desteği verin. Göreceksiniz ki KKTC bunda haklı
çıkacak. Ancak olumsuz bir gelişme olursa biz gereğini yaparız''
dediklerini ifade eden Başbakan Erdoğan, ''Biz şimdi hep bunu
işliyoruz. Bize böyle dediğiniz halde, 1 Mayıs'ta Güney Kıbrıs Rum
Yönetimi'ni AB'ye dahil ettiniz. Garantör ülke olarak Türkiye ve KKTC
halkı sözünde durmuştur, ancak siz sözünüzde durmadınız. Siz, sözünüzü
yerine getirmedikçe bizden yeni ve farklı bir şey beklemeyin'' diye
konuştu.
Başbakan Erdoğan, 26 Ocak Perşembe günü gideceği Davos'ta, bu
konuları, BM Genel Sekreteri Kofi Annan ve dünya liderleri ile tekrar
görüşeceğini belirtti.
Recep Tayyip Erdoğan, ''24 Nisan referandumunun ardından, Annan'ın
iyi niyet misyonuna uygun olarak hazırladığı raporun hala BM Güvenlik
Konseyi'nden çıkmamış olması bile düşündürücüdür. BM Güvenlik Konseyi,
sümenaltı mantığı ile hareket etmemelidir ve bunu karara
bağlamalıdır'' diye konuştu.
Hiç kimsenin Türkiye'den, pasif, etkisiz ve çözümsüzlüğe sığınan
bir dış politika izlemesini beklememesini isteyen Erdoğan, ''Türkiye,
aktif, çok boyutlu dış politikasını sürdürecektir; bölgesinde ve
dünyada tayin edici bir rol üstlenmeye devam edecektir'' dedi.
-DAVOS'TAKİ TEMASLAR-
Başbakan Erdoğan, Davos'ta Annan'ın yanı sıra İsviçre, Pakistan,
Gürcistan, Afganistan devlet başkanlarının da aralarında bulunduğu bir
çok liderle görüşme imkanı bulacağını, dünyanın önde gelen
şirketlerinin yönetici ve sahipleriyle Türkiye'deki yatırım imkanları
ve ekonomideki son gelişmeleri ele alacağını söyledi.
''AB'nin Genişleyen Sınırları'', ''Türkiye'' ve ''Yeni Rekabet
Alanları'' konularındaki panel ve toplantılara katılarak görüşlerini
aktaracağını kaydeden Erdoğan, bu toplantıların daha önce olduğu gibi
Türkiye açısından yararlı olacağına inancını dile getirdi.
Erdoğan, grup konuşmasını bitirirken, milletvekillerine,
''sağlıklı, bereketli, kazalardan uzak bir hafta'' diledi.
Grup konuşmasını tamamlayan Başbakan Erdoğan'a, 47 ilde
özelleştirme sonucu işini kaybeden ve hükümetin yaptığı düzenlemelerle
mağduriyeti giderilenler adına bir heyet tarafından plaket verildi.
Grup toplantısı öncesinde Başbakan Erdoğan, Devlet Bakanı ve
Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin ve bazı bakanlarla makamında
görüştü.
Bu arada, daha önce 11.00'de yapılacağı duyurulan AK Parti Grup
toplantısı, kar yağışı nedeniyle 12.00'ye ertelendi. Ancak, grup
toplantısı 12.30'da başlayabildi.
