2010-04-09 - 23:50
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ TEKLİFİ KOMİSYONDA...
TBMM Anayasa Komisyonunda Anayasa değişikliği teklifinin 16 maddesi kabul edildi.
Komisyonda, teklifin, Anayasanın ''siyasi partilerin uyacakları
esaslar''ı düzenleyen 69. maddesinde değişiklik yapılmasını öngören 8. maddesi
üzerinde söz alan muhalefet milletvekilleri, yapılan değişikliği eleştirdi.

CHP Manisa Milletvekili Şahin Mengü, siyasi partilerin kapatılması
konusunda getirilen düzenlemenin ''özgürlük'' olarak anlatılamayacağını
belirterek, hiçbir partinin kapatılmasından yana olmadıklarını, ancak siyasi
partilerin de uyması gereken kurallar olduğunu ifade etti.

Bölücü ya da faşist partilere izin verilmesinin ülkenin bölünmesine yol
açacağını kaydeden Mengü, ''odak olma''nın siyasi partilerin kapatılma nedenleri
arasında sayılmamasının yanlış olduğunu savundu. Almanya'daki Hitler örneğine
dikkati çeken Mengü, ''Aynı durumun Türkiye'de yaşanmayacağını kim garanti
edebilir? Ülkeyi bölünmeye götürüyorsunuz. Bunun vebalinin altından
kalkamazsınız, yarın çocuklarınız yüzünüze tükürür'' dedi.

Teklifin, Anayasa Mahkemesi, HSYK ve siyasi partilerin kapatılmasıyla
ilgili düzenlemelerine sonuna kadar karşı çıkacaklarını, bunu hem Mecliste hem de
sokakta anlatacaklarını belirten Mengü, bunun için ciddi mücadele vereceklerini
söyledi.

MHP Konya Milletvekili Faruk Bal, yapılan düzenlemenin, ''siyasi partiler
kapatılamaz'' anlamına geldiğini, ''Böyle bir değişiklik yapmanın vebali
büyüktür'' dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Mustafa Özyürek, düzenlemeyi, ''AKP'ye karşı
kapatma davası açılmamış olsaydı böyle bir düzenleme gündeme gelmeyecekti''
diyerek eleştirdi. Türkiye'de bölücü ya da faşist partilerin kurulmamasının
dayanağının yok edildiğini ileri süren Özyürek, ''Türkiye'de bölücü, faşist
partiler kurulmalı mı kurulmamalı mı? Buna hayır kurulmamalı diyorsanız bu
düzenlemeyi görüşmemeliyiz'' diye konuştu.

AK Parti Kilis Milletvekili Hasan Kara, AK Parti'ye karşı açılan kapatma
davasında kendisinin de yargılananlar arasında olduğunu belirterek, ''Danıştayın
başörtülü bir öğretmenle ilgili verdiği karar hakkında, 'Bu kararla kamusal alan
genişletiliyor. Bu, toplumsal infiale ve sıkıntıya yol açar' dedim. Vicdanınıza
soruyorum; sırf bu nedenle partim hakkında kapatma davası, milletvekillerine
siyasi yasak istenebilir mi? Bunu kim kabul eder?'' sorusunu yöneltti.

CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, Kara'nın eleştirilerine işaret
ederek, ''Elbette yargı da yanlış yapabilir. Bize düşen, buna neden olan fiili
durumu ortadan kaldırmaktır. Ama kalkıp da yargının işlevini ortadan kaldırırsak
vahim hata yaparız'' dedi.

AK Parti'ye karşı açılan kapatma davası ile Danıştay saldırısını
ilişkilendirmenin doğru olmadığını ifade eden Kart, getirilen düzenlemeyi
''demokrasi cinayeti'' olarak tanımladı. ''Bu, TBMM aracılığıyla bir cinayetin
işlenmesidir'' diyen Kart, siyasi partilerin birbirlerine karşı kapatma davası
açılmasını istemesi, ''tarafsız olması gereken'' Meclis Başkanı'nın başkanlığında
TBMM'de bir komisyon kurulmasının yanlış olduğunu savundu.

Kart, parti kapatmalarıyla ilgili olarak 1995 yılında Anayasada düzenleme
yapıldığın, ancak bugün yeni bir düzenlemeye ihtiyaç olduğuna işaret ederek,
bunun için getirilen teklif yerine, farklı bir yöntemin oluşturulması gereğine
vurguladı. CHP'li Kart, ''Kamu gücünü elinde bulunduruyorsa cebir unsuruna gerek
yok'' dedi.

TBMM Anayasa Komisyonunda, Anayasa değişikliği teklifinin, siyasi parti
hakkında kapatma davası açılmasını TBMM'de kurulacak komisyonun iznine bağlayan
hükmü de içeren 8. maddesi, değiştirilerek kabul edildi.

AK Parti milletvekillerince verilen önergenin kabul edilmesiyle
Anayasanın 68. maddesinde değişiklik öngören 8. maddede değişiklik yapıldı.

Buna göre, siyasi partilerin mali denetimi Sayıştay tarafından
yapılacak.

Siyasi partiler hakkında kapatma davası, Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcısı'nın talebi üzerine, TBMM'de grubu bulunan her siyasi partinin 5'er üye
ile temsil edildiği komisyonun üye tam sayısının üçte 2 çoğunluğu ve gizli oyla
vereceği izin üzerine açılacak dava sonucunda Anayasa Mahkemesince kesin olarak
karara bağlanacak. Komisyona TBMM Başkanı Başkanlık edecek ancak, oy
kullanamayacak. Komisyonun kararları, yargı denetimi dışında olacak. İzin
talebinin Meclis'e ulaşmasından itibaren 30 gün içinde komisyon oluşturulacak ve
komisyon kararını izin talebinin Meclise ulaşmasından itibaren en geç 60 gün
içinde verecek. Meclisteki siyasi parti gruplarınca izin talebiyle ilgili görüşme
yapılamayacak, karar alınamayacak.

Anayasa Mahkemesi, bu kapsamda, kapatma yerine dava konusu fiillerin
ağırlığına göre ilgili partinin devlet yardımından kısmen veya tamamen yoksun
bırakılmasına karar verebilecek. Devlet yardımından yoksun bırakılma, bağlı
olduğu kapatma davasının ve kararının usulüne tabi olacak ve tek başına dava
konusu yapılamayacak.

Anayasa Mahkemesinde görülen parti kapatma davasında TBMM
çalışmalarındaki oy ve sözler, ileri sürülen düşünceler ile idarenin eylem ve
işlemleri partinin odak olup olmadığının tespitinde gözetilemeyecek.

Partinin kapatılması durumunda kapatmaya beyan ve faaliyetleriyle neden
olan üyeler için daha önce 5 yıl olan siyasi yasak süresi 3 yıla indirilecek.

Siyasi partiler ile ilgili ''temelli kapatma'' değil, ''kapatma'' kararı
verilecek. Kapatmanın önündeki ''temelli'' sözcükleri kaldırılacak.

Temelli kapatılan bir partinin başka adla kurulamayacağına dair hüküm de
Anayasa'dan çıkarılacak.

Teklifle Anayasadan çıkarılması öngörülen 68. maddenin 4. fıkrası,
verilen önergenin kabul edilmesiyle korundu. Buna göre, bir siyasi partinin
tüzüğü ve programının ''devletin bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle bölünmez
bütünlüğüne, insan haklarına, eşitlik ve hukuk devleti ilkelerine, millet
egemenliğine, demokratik ve laik Cumhuriyet ilkelerine aykırı olması, sınıf veya
zümre diktatörlüğünü veya herhangi bir tür diktatörlüğü savunması ve
yerleştirmeyi amaçlaması ile suç işlenmesini teşvik etmesi durumunda'' hakkında
kapatma kararı verilebilecek.

Anayasa değişikliği teklifinin ''Kamu
Denetçiliği (Ombudsman)'' oluşturulmasını öngören 9. maddesi Anayasa Komisyonunda
kabul edildi.

Madde ile Anayasanın ''Dilekçe Hakkı'' başlıklı 74. maddesinde değişiklik
yapılıyor. Madde başlığı, ''Dilekçe, Bilgi Edinme ve Kamu Denetçisine Başvurma
Hakkı'' olarak değiştiriliyor. Maddeyle, ''Kamu denetçiliği'' (ombudsman) kurumu
oluşturuluyor.

Kurum, TBMM Başkanlığına bağlı olarak kurulacak ve idarenin işleyişi ile
ilgili şikayetleri inceleyecek. Kamu başdenetçisi, TBMM tarafından gizli oyla ve
4 yıl için seçilecek.

TBMM Anayasa Komisyonunda görüşülen, Anayasa
değişikliği teklifinin ''Milletvekilliğin Düşmesi'' ve ''TBMM Başkanlık
Divanı''nı düzenleyen 10 ve 11. maddeleri kabul edildi.

Teklifle, Anayasa'nın ''Milletvekilliğinin Düşmesi'' başlıklı 84.
maddesinin son fıkrası yürürlükten kaldırılıyor. Buna göre, kapatma davasının
kaldırılmasına paralel olarak, milletvekilliğinin düşürülmesi uygulaması da
kaldırılıyor.

Anayasa'nın, TBMM'nin Başkanlık Divanının oluşumunu düzenleyen 94.
maddesinde de değişiklik yapılıyor. Seçim süresinin 5 yıldan 4 yıla indirilmesi
nedeniyle Başkanlık Divanının 2. dönem görev süresi konusunda düzenleme
yapılıyor. Buna göre, Başkanlık Divanı 2. devre dönemin sonuna kadar görev
yapacak. Mevcut düzenlemede, Başkanlık Divanının 3 yıl için görev yapması
öngörülüyor.

TBMM Anayasa Komisyonunda görüşülen Anayasa
değişiklik teklifinin, ''Yargı Yolu''nu düzenleyen 12. maddesi değiştirilerek
kabul edildi.

Madde üzerinde AK Parti milletvekillerinin verdiği önergeyle, Anayasanın,
''Yargı Yolu'' başlıklı 125. maddesinde değişiklik yapıldı. Buna göre,
''Cumhurbaşkanı'nın tek başına yapacağı işlemler ile Yüksek Askeri Şuranın
kararları, yargı denetimi dışındadır'' fıkrasına, ''Ancak, Yüksek Askeri Şuranın
terfi işlemleri ile kadrosuzluk nedeniyle emekliye ayırma hariç, her türlü ilişik
kesme kararlarına karşı yargı yolu açıktır'' ibaresi eklendi.

Ayrıca, ''Yargı yetkisi idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun
denetimi ile sınırlıdır'' cümlesi, ''Yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin
hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi
şeklinde kullanılamaz'' şeklinde değiştiriliyor.

TBMM Anayasa Komisyonunda görüşülen, Anayasa
değişikliği teklifinin 13, 14, 15. maddeleri kabul edildi.

Teklifle, Anayasa'nın devlette memur çalıştırılmasına ilişkin hükümler
içeren 128. maddesine, memurlara tanınacak olan ''Toplu Sözleşme Hakkı''
yansıtılıyor.

Memurların disiplin kovuşturması konusunda hükümler getiren 129.
maddesinde değişiklik yapılarak, uyarma ve kınama cezaları da yargı denetimine
açılıyor.

Adalet hizmetleri ile savcıların idari görevleri yönünden Adalet
Bakanlığınca denetimi, adalet müfettişleri ile hakim ve savcı mesleğinden olan iç
denetçiler; araştırma, inceleme ve soruşturma işlemleri ise adalet müfettişleri
eliyle yapılacak.

Anayasa değişiklik teklifinin askeri
mahkemelerin görev alanını düzenleyen 16. maddesi TBMM Anayasa Komisyonunda
değiştirilerek kabul edildi. Değişiklikle, askeri mahkemelerin görev alanı
teklife göre genişletildi.

Değişiklik önergesi AK Parti milletvekillerince verildi. Önerge kabul
edildi.

Buna göre, askeri yargı, askeri mahkemeler ve disiplin mahkemeleri
tarafından yürütülecek. Askeri mahkemeler, asker kişiler tarafından işlenen
askeri suçlar ile bunların asker kişiler aleyhine veya askerlik hizmet ve
görevleriyle ilgili olarak işledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevli
olacak.

Devletin güvenliğine, anayasal düzene ve düzenin işleyişine karşı suçlara
ait davalar her durumda adliye mahkemelerinde görülecek.

Siviller, savaş hali dışında askeri yargıda yargılanamayacak.

Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, bu maddenin kabulünün ardından, 12
Nisan Pazartesi günü toplantıya devam edileceğini bildirerek, görüşmeleri
sonlandırdı.

BMM Anayasa Komisyonunda Anayasa değişikliği
teklifinin 16 maddesi kabul edildi.

Kabul edilen maddeler şöyle:

Madde (1): Anayasanın ''Kanun Önünde Eşitlik'' başlıklı 10. maddesinde
değişiklik yapılıyor.

Maddenin, ''Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu
eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür'' şeklindeki 2. fıkrasına, ''Bu
maksatla alınacak tedbirler, eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz.
Çocuklar, yaşlılar ve özürlüler ile harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri
ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz''
ibaresi eklendi.

Madde (2): Anayasa'nın, ''Özel Hayatın Gizliliği'' başlıklı 20.
maddesinde değişiklik öngörülüyor.

Maddeye, ''Herkes kendisi ile ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme
hakkına sahiptir. Bu hak, kişinin kendisi ile ilgili kişisel veriler hakkında
bilgilendirme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep
etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar.
Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızası ile
işlenebilir'' hükmü ekleniyor.

Madde (3): Anayasa'nın ''Seyahat Hürriyeti'' başlıklı 23. maddesinde
değişiklik yapılıyor.

Buna göre, ''vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, ancak suç
soruşturması veya kovuşturması sebebiyle ve hakim kararına bağlı olarak
sınırlandırabilecek.''

Madde (4): Anayasa'nın ''Ailenin Korunması'' başlıklı 41. maddesinde
değişiklik yapılıyor.

Maddenin başlığı, ''Ailenin Korunması ve Çocuk Hakları'' şeklinde
değiştiriliyor, maddeye, çocukların korunması konusunda hükümler ekleniyor.

Maddeye eklenen hüküm şöyle:

''Her çocuk, korunma ve bakımdan yararlanma, yüksek yararına açıkça
aykırı olmadıkça ana ve babası ile kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme
hakkına sahiptir. Devlet, her türlü istismara karşı, çocukları koruyucu
tedbirleri alır.''

Madde (5): Anayasa'nın ''Sendika Kurma Hakkı'' başlıklı 51. maddesinin
son fıkrası yürürlükten kaldırılıyor. Böylece, bir kişinin aynı zamanda ve aynı
iş kolunda birden fazla sendikaya üye olmasının yolu açılıyor.

Madde (6): Anayasa'nın 53. maddesinde değişiklik yapılıyor. Buna göre,
memurlara ve diğer kamu görevlilerine toplu sözleşme yapma hakkı tanınıyor. Toplu
sözleşme yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması halinde, taraflar Kamu
Görevlileri Kuruluna başvurabilecek, kurul kararları kesin ve toplu sözleşme
hükmünde olacak. Toplu sözleşmenin emeklilere yansıtılmasının yolu da açılıyor.

Madde (7): Anayasa'nın ''Grev Hakkı ve Lokavt' başlıklı 54. maddesinde
değişiklik yapılıyor. Grev esnasında greve katılan işçilerin ve sendikanın
kasıtlı veya kusurlu hareketleri sonucu grev uygulanan iş yerinde sebep oldukları
maddi zarardan sendika sorumlu tutulamayacak. Siyasi amaçlı grev ve lokavt,
dayanışma grevi ve lokavtı, genel grev ve lokavt, iş yeri işgali, iş yavaşlatma,
verim düşürme ve diğer direnişlere ilişkin yasaklar kaldırılıyor.

Madde (8): Anayasa'nın, ''Siyasi Partilerin Uyacakları Esaslar'' başlıklı
69. maddesi değiştiriliyor. Buna göre, siyasi partilerin mali denetimi Sayıştay
tarafından yapılacak.

Siyasi partiler hakkında kapatma davası, Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcısı'nın talebi üzerine, TBMM'de grubu bulunan her siyasi partinin 5'er üye
ile temsil edildiği komisyonun üye tam sayısının üçte 2 çoğunluğu ve gizli oyla
vereceği izin üzerine açılacak dava sonucunda Anayasa Mahkemesince kesin olarak
karara bağlanacak. Komisyona TBMM Başkanı Başkanlık edecek ancak, oy
kullanamayacak. Komisyonun kararları, yargı denetimi dışında olacak. İzin
talebinin Meclis'e ulaşmasından itibaren 30 gün içinde komisyon oluşturulacak ve
komisyon kararını izin talebinin Meclise ulaşmasından itibaren en geç 60 gün
içinde verecek. Meclisteki siyasi parti gruplarınca izin talebiyle ilgili görüşme
yapılamayacak, karar alınamayacak.

Anayasa Mahkemesi, bu kapsamda, kapatma yerine dava konusu fiillerin
ağırlığına göre ilgili partinin devlet yardımından kısmen veya tamamen yoksun
bırakılmasına karar verebilecek. Devlet yardımından yoksun bırakılma, bağlı
olduğu kapatma davasının ve kararının usulüne tabi olacak ve tek başına dava
konusu yapılamayacak.

Anayasa Mahkemesinde görülen parti kapatma davasında TBMM
çalışmalarındaki oy ve sözler, ileri sürülen düşünceler ile idarenin eylem ve
işlemleri partinin odak olup olmadığının tespitinde gözetilemeyecek.

Partinin kapatılması durumunda kapatmaya beyan ve faaliyetleriyle neden
olan üyeler için daha önce 5 yıl olan siyasi yasak süresi 3 yıla indirilecek.

Siyasi partiler ile ilgili ''temelli kapatma'' değil, ''kapatma'' kararı
verilecek. Kapatmanın önündeki ''temelli'' sözcükleri kaldırılacak.

Temelli kapatılan bir partinin başka adla kurulamayacağına dair hüküm de
Anayasa'dan çıkarılacak.

Teklifle Anayasadan çıkarılması öngörülen 68. maddenin 4. fıkrası,
verilen önergenin kabul edilmesiyle korundu. Buna göre, bir siyasi partinin
tüzüğü ve programının ''devletin bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle bölünmez
bütünlüğüne, insan haklarına, eşitlik ve hukuk devleti ilkelerine, millet
egemenliğine, demokratik ve laik Cumhuriyet ilkelerine aykırı olması, sınıf veya
zümre diktatörlüğünü veya herhangi bir tür diktatörlüğü savunması ve
yerleştirmeyi amaçlaması ile suç işlenmesini teşvik etmesi durumunda'' hakkında
kapatma kararı verilebilecek.

Madde (9): Anayasa'nın ''Dilekçe Hakkı'' başlıklı 74. maddesinde
değişiklik yapılıyor.

''Kamu denetçiliği'' (ombudsman) kurumu oluşturuluyor.

Kurum, TBMM Başkanlığına bağlı olarak kurulacak ve idarenin işleyişi ile
ilgili şikayetleri inceleyecek. Kamu başdenetçisi, TBMM tarafından gizli oyla ve
4 yıl için seçilecek.

Madde (10): Anayasa'nın ''Milletvekilliğinin Düşmesi'' başlıklı 84.
maddesinin son fıkrası yürürlükten kaldırılıyor.

Buna göre, kapatma davasının kaldırılmasına paralel olarak,
milletvekilliğinin düşürülmesi uygulaması da kaldırılıyor.

Madde (11): Anayasa'nın, TBMM'nin Başkanlık Divanının oluşumunu
düzenleyen 94. maddesinde değişiklik yapılıyor. Seçim süresinin 5 yıldan 4 yıla
indirilmesi nedeniyle Başkanlık Divanının 2. dönem görev süresi konusunda
düzenleme yapılıyor. Buna göre, Başkanlık Divanı 2. devre dönemin sonuna kadar
görev yapacak. Mevcut düzenlemede, Başkanlık Divanının 3 yıl için görev yapması
öngörülüyor.

Madde (12): Anayasanın, ''Yargı Yolu'' başlıklı 125. maddesinde
değişiklik yapılıyor.

Madde üzerinde AK Parti milletvekillerinin verdiği önergeyle, Anayasanın,
''Yargı Yolu'' başlıklı 125. maddesinde değişiklik yapıldı. Buna göre,
''Cumhurbaşkanı'nın tek başına yapacağı işlemler ile Yüksek Askeri Şuranın
kararları, yargı denetimi dışındadır'' fıkrasına, ''Ancak, Yüksek Askeri Şuranın
terfi işlemleri ile kadrosuzluk nedeniyle emekliye ayırma hariç, her türlü ilişik
kesme kararlarına karşı yargı yolu açıktır'' ibaresi eklendi.

Ayrıca, ''Yargı yetkisi idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun
denetimi ile sınırlıdır'' cümlesi, ''Yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin
hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi
şeklinde kullanılamaz'' şeklinde değiştiriliyor.

Madde (13): Anayasa'nın devlette memur çalıştırılmasına ilişkin hükümler
içeren 128. maddesine memurlara tanınacak olan ''Toplu sözleşme hakkı''
yansıtılıyor.

Madde (14): Memurların disiplin kovuşturması konusunda hükümler getiren
129. maddesinde değişiklik yapılarak, uyarma ve kınama cezaları da yargı
denetimine açılıyor.

Madde (15): Anayasa'nın ''Hakimler ve Savcıların Denetimi'' başlıklı 144.
maddesinde değişiklik yapılıyor. Buna göre, adalet hizmetleri ile savcıların
idari görevleri yönünden Adalet Bakanlığınca denetimi, adalet müfettişleri ile
hakim ve savcı mesleğinden olan iç denetçiler; araştırma, inceleme ve soruşturma
işlemleri ise adalet müfettişleri eliyle yapılacak.

Madde (16): Anayasanın ''Askeri Yargı'' başlıklı 145. maddesinde
değişiklik yapılıyor.

Buna göre, askeri yargı, askeri mahkemeler ve disiplin mahkemeleri
tarafından yürütülecek. Askeri mahkemeler, asker kişiler tarafından işlenen
askeri suçlar ile bunların asker kişiler aleyhine veya askerlik hizmet ve
görevleriyle ilgili olarak işledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevli
olacak.

Devletin güvenliğine, anayasal düzene ve düzenin işleyişine karşı suçlara
ait davalar her durumda adliye mahkemelerinde görülecek.

Siviller, savaş hali dışında askeri yargıda yargılanamayacak. (23:27)