2013-02-13 - 15:43
TBMM İNSAN HAKLARINI İNCELEME KOMİSYONU...
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, alt komisyonların hazırladığı terör, İzmir Aliağa Cezaevi ile İzmir polis merkezlerinin raporlarını kabul etti.
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Ayhan Sefer Üstün, Uludere raporu bitmek üzereyken komisyona konuyla alakalı bir belge geldiğini belirterek, ''Ben bu belgeyi başkan olarak inisiyatif aldım, kurumlara sordum. Onun cevabını bekliyorum'' dedi.

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Ayhan Sefer Üstün'ün başkanlığında toplanarak, alt komisyonun hazırladığı terör raporunu ele almaya başladı. Toplantıda, CHP Ankara Milletvekili Levent Gök'ün, Uludere raporu, polis intiharları, Ermeni vatandaşlara yönelik Samatya'daki saldırıların, toplantının gündemine alınması önerisi reddedildi.

CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal da Hatay, Nevşehir, Tekirdağ, Kocaeli ve Kandıra cezaevlerinden hak ihlallerine yönelik yoğun şikayetler geldiğini belirterek, bu konunun da gündeme alınmasını istedi. Komisyon, konunun alt komisyona havale edilmesine karar verdi.

CHP'li Gök, Uludere'de meydana gelen olayın üzerinden 413 gün geçtiğini belirterek, komisyonun Uludere'yi ziyaretinde, ''bu olayı en kısa zamanda açıklayacağız ve gereğini yapacağız'' diye hem kamuoyuna hem de Uludere'de hayatını kaybedenlerin yakınlarına taahhütte bulunduğunu söyledi.

Komisyon olarak raporla ilgili kamuoyuna ilk deklare edilen tarihin 2012 yılının Mart ayı olduğunu anımsatan Gök, ''Bu raporu kamuoyuna açıklayacağız şeklinde defalarca kamuoyuna taahhüdümüz oldu. Bu taahhütler yerine gelmeyince ve kamuoyunda beklenti artınca öncelikli olarak komisyonumuzun saygınlığı ile ilgili bir tartışma başlamıştır. Komisyon bu olayı ötelemekte ve raporunu yazmayarak verdiği taahhütleri yerine getirmeyen bir komisyon olarak kamuoyunda algılanmaya başlamıştır. Bu sıkıntı verici bir durumdur '' dedi.

Gök, komisyonun raporu makul bir süre içinde açıklaması gerektiğini ifade ederek, şöyle devam etti:

''Bir kere bende oluşan kanaat şu. Ben AKP'li komisyon üyelerinin bu raporu yazdıklarından emin değilim. Bu raporun AKP'li Uludere Alt Komisyonu üyelerinin iradelerinin dışında hazırlandığını düşünüyorum. Bu konuda verilen hiçbir taahhüt yerine gelmemiştir. Bu konu gerek bölge halkı gerek kamuoyu tarafından ilgiyle beklenmekte. 'Bu rapor nerede hazırlanıyor-' sorusunu ben haklı olarak sorarım arkadaşlar. Eğer AKP'li üyeler raporu siz yapıyorsanız, bana hangi tarihte toplantı yapılacağını söylemek zorundasınız.

Kamuoyunun beklentisini dikkate alarak böylesine önemli bir konuyu geçiştiren bir komisyon, üstünü örten bir komisyon olarak algılanmasına izin vermemeliyiz.''

Uludere Alt Komisyonu Başkanı AK Parti Ordu Milletvekili İhsan Şener de Levent Gök'ün bahsettiği, ''rapor başka mihraklarda mı hazırlanıyor?'' gibi şüpheli soruların yanlış olduğunu ifade etti. Şener, ''Arkadaşlarımızı töhmet altında bırakır. Rapor komisyon tarafından hazırlanıyor. Bu komisyonun raporu görüşüldükten sonra biz alt komisyon olarak çok uzak olmayan bir tarihte toplanarak son şeklini vereceğiz ve arkadaşlarımıza da muhalefet şerhi için bir zaman vereceğiz. Ondan sonra da üst komisyonumuza raporumuzu havale edeceğiz. Raporun itinayla hazırlandığından herkes emin olsun'' diye konuştu.

Şener, raporun itinayla hazırlandığını vurgulayarak, ''Çok kısa zamanda da bu gündemi aştıktan sonra, inşallah alt komisyonumuz taslak raporunu görüşecek. Muhalefet şerhi için süre verip kısa sürede üst komisyona havale edeceğiz'' dedi.

BDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü'nün, raporun bu kadar ertelenme sebebini sorması üzerine, Komisyon Başkanı Üstün, rapor bitmek üzereyken komisyona konuyla alakalı bir belge geldiğini belirterek, ''Ben bu belgeyi başkan olarak inisiyatif aldım, kurumlara sordum. Onun cevabını bekliyorum. Eli kulağında muhtemelen bu hafta sonu ya da önümüzdeki hafta gelir. Terör komisyonu da bitiyor elimiz de rahatlayacak. Ben kısa süre içinde bunun açıklanacağını umuyorum. Yani yoksa burada bir gizleme, örtme yok'' diye konuştu.

Bunun üzerine Gök, komisyon üyesi olarak böyle bir belgeden haberi olmadığına dikkati çekerek, ''Bu işleyişin böyle olmaması gerekir. Ben ayrıca neyi öngörmüş olabileceğinizi tahmin ediyorum, gelişmeleri çok yakın takip ettiğim için. Ama umutsuz bir işle uğraşıyorsunuz, buradan bir şey çıkmaz'' iddiasında bulundu.

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, alt komisyonların hazırladığı terör, İzmir Aliağa Cezaevi ile İzmir polis merkezlerinin raporlarını kabul etti.

Terör ve Şiddet Olayları Kapsamında Yaşam Hakkı İhlallerinin İncelemesi Amacıyla Kurulan Alt Komisyon'un hazırladığı ''Terör'' raporu hakkında söz alan AK Parti Ankara Milletvekili Ülker Güzel, 30-40 yıldır süren terör olaylarının bir hak arayışı olduğu yönündeki değerlendirmeleri eleştirerek, ''Hak arayışı öldürmeyle mi olur, gasp etmekle mi olur, günahsız, suçsuz yavruların ve anaların, hamile kadınların öldürülmesiyle mi olur-'' diye sordu.

Hak arayışının bir yolu, yordamı, yasal yöntemi, usulü, ahlakı ve vicdanı bulunduğunu dile getiren Güzel, şöyle devam etti:

''İsyanı hak eden, hak gören koşullar, 30-40 yıldır mı ortaya çıktı- Halbuki biz bin yıldır omuz omuza yaşayan Kürt vatandaşlarımızın, bu devletin idaresinde en üst pozisyonlarda hükümet ettiklerini biliyoruz. Türk milletinin bağrında her türlü imkanlara sahip olarak yüzyıllardır yaşayan ve hiçbir ekonomik siyasi ve sosyal problemleri olmadan devletin her türlü idari kademelerinde yer alan Kürt kardeşlerimizin 30-40 yıldır Türkiye'de oynanan bu oyunun bir parçası olarak kabul edilmesi mümkün değildir. PKK ve yandaşlarının, tamamen dış ülkelerin emperyalist emellerinin oyuncağı olarak Türkiye'de oynadıkları bu oyuna yiyecekleri şamar, bir zamanlar bu ülkelerin Osmanlı Devleti'nin yıkılması sırasında karşılaştıkları ve yedikleri Türk şamarı olacaktır.''

AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner, Ülker Güzel'in yaklaşımından rahatsızlık duyduğunu ifade ederek, bunun Başbakan ve partinin benimsediği üslupla, dille bağdaşmadığını ifade etti. Metiner, şunları kaydetti:

''Bunu sorunlu bir dil olarak görüyorum. Bize ait bir dil değil. Bu coğrafyada farklılıklarımızla birlikte bir arada tutacak bir dil değil. Bölünme paranoyası üzerinden eski ezberleri çağrıştıran bir dil. Çok milliyetçi bir dil. Bu ülkede Kürtlere devlet düzeyinde ve paradigmal düzeyde ayrımcılık yapılmıştır, baskıya, zulme maruz bırakılmışlardır. Böyle bir konuşma yapmasından rahatsız oldum. Ülker Hanım'ın söyledikleri de bölünme paranoyası üzerinden şekillenen eski ezberleri çağrıştırıyor. Şiddet ve hiddet gördüm, korktum. Karşımda ceberut bir devlet anlayışı var gibi. Türk şamarı...

Ne birinin diğerine ne Türk ne Kürt ne de Arap şamarı indirmesine taraftar bir partiyiz. Ben AK Parti'yi böyle bilirim. Burada Türkler Allah'ın yaratmış olduğu mümtaz, ayrıcalıklı bir halk mıdır ki, bütün iyi güzel sıfatlar onlara ait olsun. Ama Kürtler, Araplar söz konusu olduğunda onlarda sadece ve münhasıran etnik bir topluluk olsun. Bu Birgül Güler Ayman'ın savunacağı bir görüş olabilir. Bunun AK Parti'nin dili olmadığını, son derece milliyetçi bir dil olduğunu söylemek istiyorum.''

Bunun üzerine Güzel, bunu PKK terörünün ve bu ülkeyi her türlü etnik gruba ayırmaya çalışan zihniyete karşı söylediğini ifade ederek, ''Biz bir mozaik olduk, millet olduk, o attığımız şamarları birliğimizi parçalayan ülkelere birlikte attık. Kalbimiz birdir' dedi.

AK Parti Diyarbakır Milletvekili Oya Eronat ise ağlayarak, komisyonun kendisine terapi gibi geldiğini belirterek, herkesin biraz elini taşın altına koyması gerektiğini söyledi. Eronat, ''Evlat, kardeş kaybeden insanlara bunu bırakırsanız daha çabuk bitecek. Ben evladını dağda kaybedenlerle de karşılaştım. İntikam hisleri yok. Acılar o kadar büyük ki başka duyguya yer yok. Bu rapordan bu çıkmamalıydı, biz bunu konuşmamalıydık, partiler üstü olmalıydı bu komisyon. İnsan hakkı, yaşama hakkı, konuşma hakkı her yerde aynı'' dedi.

MHP Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu, ''PKK'nın Kürt hakları için dağa çıktığını'' söylemenin doğru olmadığını ifade ederek, ''APO'nun kendisi de Kürtçe konuşamadığı, bilmediği gibi Kürt de değil. Kürt meselesini ortaya çıkaran bana göre Evren'in ihtilalidir ve Evren'in kendisidir. Kenan Evren'in ihtilali bu işin ilk müsebbibidir. Kürtçe'nin yasaklanması, kart kurt meseli o zaman çıkmıştır'' diye konuştu.

Toplantıda İzmir Aliağa Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü İnceleme Raporu ile İzmir Polis Merkezleri İnceleme Raporu da görüşülerek kabul edildi.

İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Ayhan Sefer Üstün, Türkiye'deki hapishanelerin artık Avrupa'daki hapishanelerden daha ileri seviyeye geldiğini belirterek, AB ilerleme raporlarında, ''Türkiye'nin cezaevlerinde şiddet, işkence, kötü muamele kalkmıştır'' denildiğini söyledi.

Bu konuda Türkiye'nin daha iyi bir noktaya geldiğini vurgulayan Üstün, ''Sadece şu Aliağa Cezaevi'ne yapılan yatırım, KDV hariç 145 milyon. Bir üniversite kampüsü yapsanız bu kadar harcarsınız'' şeklinde konuştu.

Komisyon, Avrupa'daki göçmen çocukların sorunları ve velayet hakkı konusunda yürütülen izleme dosyası sunuldu.

Üstün, bunun bir insan hakkı ihlali olduğunu ifade ederek, çocukların basit idari kararlarla alınarak, bambaşka kültürde olan ailelere verildiğini söyledi. Üstün, ''Bunların sayısı şu anda minimum 5 bin ama bunun 9 bine kadar olduğu söyleniyor'' dedi.

Belçika'da bir Türk ailenin 3 çocuğunun alınarak ''gay ailelere'' verildiğini, çocuklardan 2'sinin uzun mahkeme sürecinden sonra alındığını, biri için ise hala yargı sürecinin devam ettiğini kaydetti.

Komisyonda, Avrupa ülkelerinde yaşayan Türk kökenli ailelerin gençlik dairelerinin, çocuk koruma tedbiri uygulamalarından kaynaklı sorunlarının araştırılması amacıyla söz konusu iddiaların yoğun olduğu ülkelere heyetler gönderilmesi ve yerinde inceleme yapılarak bir rapor tanzim edilmesi önerisi kabul edildi.

Üstün, farklı ülkelere, farklı heyetlerin gideceğini, bunun bir saha çalışması olduğunu belirterek, ''İlkini 17 Nisan 2013 gibi düşünüyoruz. Çünkü 17 Nisan 2013'te Neonazi cinayetlerinin ilk duruşması yapılacak Almanya'da. Biz daha önce almış olduğumuz karar gereğince hem o yargılamaları izlemek için Almanya'ya gideceğiz, gitmişken bu olayları da incelemek istiyoruz'' diye konuştu.

Toplantının ardından AK Parti Adıyaman Milletvekili Metiner, gazetecilerin, fişleme iddialarına ilişkin Jandarma Kriminal Daire Başkanlığı tarafından gelen raporun içeriğini sorması üzerine, şunları söyledi:

"Birtakım kelimeler yüklenerek bilgisayarda aramalar yapılmış. Bizde acilen rapor istediğimiz için hemen ön raporlama yapıp, göndermişler. Yandaş, müzahir, mezhep gibi birtakım kelimeler yüklenmiş. Yüklenen bu kelimelerin bilgisayarlarda karşılıkları var. Ama bu kelimeler nerelerde kullanılıyor. Fişlemelerde mi kullanılıyor, başka bir vesileyle mi kullanılıyor- Jandarma Kriminal onun üzerinde çalışıyor. Onunla ilgili kesin rapor geldiğinde bütün fotoğraf ortaya çıkacak.''

''Hem emniyet hem de jandarmanın bilgisayarında mı var'' sorusuna da Metiner, ''Şu an için emniyetin bilgisayarında' karşılığını verdi.