2013-03-27 - 14:35
MHP GRUP BAŞKANVEKİLİ VURAL'IN BASIN TOPLANTISI...
Oktay Vural: " Başbakan'ın yeni dostları, yol arkadaşları teröristlerdir. Teröristten aferin almak için MHP'ye saldıracak kadar şuurunu kaybemiş durumdadır"? "Siz değil yedi düveliniz gelse; bu millet adından, kimliğinden, milli devletinden vazgeçmeyecek"? "Maskeli siyasetçilere sesleniyorum, bugün Dünya Tiyatrolar Günü, oyunculara taş çıkarttınız."
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural düzenlediği basın toplantısında, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Grup Toplantısında yaptığı konuşmayı eleştiren Vural, "Başbakan; Obama, İsrail, PKK ve Öcalan'la muhabbet, MHP ve Türk Milletine nefret, husumet, hakaret içeren konuşma yapmıştır" dedi. Vural, Başbakan'ın hedefinde Türk Milleti olduğunu savundu.

"Başbakan'da hezeyan bitmez" diyen Vural, "Vatan kaygısından başka kaygısı olmayan insanları, teslimiyete karşı çıkanları terörist olarak itham ediyor. Başbakan, "Benim teröristim iyidir. Görüşür, müzakere ederim, onların yol haritasını bu millete kefen biçmek için kullanırım" diyor. Başbakan'ın yeni dostları, yol arkadaşları teröristlerdir. Teröristten aferin almak için MHP'ye saldıracak kadar şuurunu kaybemiş durumdadır" diye konuştu.

"Başbakan rayından çıkmış" diyen Vural, " Milleti terörist olarak görüyor. Bölmek isteyenleri aklıyor. Allah akıl fikir versin. Öcalan'ın ipine sarılıyor. Vatanından başka derdi olmayan insanlara terörist muamalesi yapmak, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'na yakışmıyor. Kendisine aynen iade ediyoruz" dedi.

Başbakan Erdoğan'a "Kindar gençlik isteyen sen değil misin?" diye soran Vural, "Nefretten, adam öldürenlerden medet uman, onların taleplerini Türk milletine silah yoluyla kabul ettirmek isteyen zihniyet sen değil misin? Kinine sahip çık diyen sen değil misin? AKP'ye oy verenler, senin gibi milletine kinle bakan insanlar değildir. Bunu göreceksin, onlar sana yaşatacaklar. Onlar bu millet, milliyetçiliğe kindar olmadıklarını sana gösterecekler" diye konuştu.

21 Mart'ın darbe olduğunu söyleyen Vural," 28 Şubat'ın ürünü parti olan AKP, tüm imkanlarını PKK darbesi için kullanmaktadır. Bunun adı 21 Mart darbesidir. PKK ile birlikte uygulanmaya başlanmıştır. Bu darbeye medya da, yayınlarıyla çanak tutmaktadır. Bunlar artık cami duvarına kadar gelmişlerdir. 21 Mart'tan beri yaşanan budur. 28 Şubat nasıl bin yıl sürmediyse, milletin değerlerine saldıran bu darbe de aynı akıbete uğrayacaktır" dedi.

"Kapalı gişe, AKP ve PKK tiyatrosu, medya tarafından izletilmektedir" diyen Vural, "AKP, millete psikolojik savaş açmıştır. Darbeci zihniyet açığa çıktı" dedi.

Başbakan'ın 2011'de terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan ile ilgili "Apo kendini tanrı olarak görüyor" sözlerinin yer aldığı konuşmasını basın mensuplarına izleten Vural, "Kendini muhafazakar olarak anlatan zihniyetin, kimlerin ipiyle siyaset yaptığının ispatıdır ve ibretliktir bu konuşmalar. İmralı canisinin sözlerinden hikmet çıkarıyorsun. Sen kimlerin düşüncelerini bu millete empoze etmek istiyorsun? Milletin tahammülü yoktur, hazmı da mümkün değildir. Şimdi Başbakan, Apo'nun sözlerine inanıyor olumlu bulduğnu söylüyor. Batman'da "Ne Mutlu Türküm diyene" ifadesi çıkartılıyor. Türk vatanı olan Doğu ve Güneydoğu, hükümet eliyle dışlanıyor. Türklük siliniyor. Ama o milletin yüreğinden, tarihinden Türklüğü silemeyeceksin" dedi.

Yürütülen görüşmelere ilişkin bir savcının dava açmasını "çılgınlık" olarak değerlendiren Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı'nın sözlerini hatırlatan Vural, şunları söyledi: "Bu zihniyet, Türkiye Cumhuriyeti' nde, hukuk olmadığını, hukukun rafa kaldırıldığını ilan etmiştir. Teröristlerin istek ve arzuları hukuk oldu.Dava açacak savcı ve hakim tehdit ediliyor. Suç var, suçlu var, hakim ve savcıların eli kolu bağlanmış. Bu sözlerle yargının nasıl siyasallaştığını ifade ediyorlar. Tehdit, şantaj, zor ve zorbalıkla milletin hukukunu da rafa kaldırdılar. PKK'yı başınızın üstüne alacaksınız, bu millet koyun gibi duracak öyle mi? Siz değil yedi düvelinizin de silahı gelse, bu millet adından, kimliğinden, milli devletinden vazgeçmeyecek" diye konuştu.

Nasreddin Hoca fıkrası anlatarak sözlerine devam eden Vural, Nasreddin Hoca'nın "Bana değil de içeride anıran eşeğe mi inanıyorsun?" dediğini söyledi. Vural, " Başbakan da Nasreddin Hoca'ya eşeği soran, densiz şuursuz komşusu gibi içeride anıran eşeğe inanmış. Millete de "o eşeğe inanın inanın" diye baskı yapıyor. Sen anıran eşeklere inanmaya devam et. Biz de bin yıldır milletin birlik bütünlüğünü yaşatanlara inanmaya devam edeceğiz" dedi.

Başbakan'ın bir buçuk yıl once "Davos'ta yaşanan olay olumsuz hatıra bıraktı" diyerek İsrail'den özür dilediğini öne süren Vural," Hükümet, İsrail'le ilişki kurmak için kırk takla attı. Arınç yalvar yakar "İsrail'le ilişki kurmak gerekir" dedi. İsrail'in siyasi amaçlarını takip eden ABD tarafından bu senaryo uygulandı. Başbakan, Obama'dan bir türlü alamadığı ziyaret teklifini şimdi alacak. Anlaşmada gizli unsurlar var. Türkiye, İran ve Suriye konusunda taahütte bulunmuştur. Başbakan, ikinci Yahudi cesaret madalyası ödülünü almayı hak etmiştir" şeklinde konuştu.

Toplantı sonrası soruları cevaplayan Vural, BDP'nin çözüm için Meclis'te destek arayacağının sorulması üzerine: "MHP, PKK'yı aklamak için yapılan psikolojik harekatın parçası olan her türlü projenin karşısındadır" dedi.

BDP Genel Başkanı Selahaddin Demirtaş'ın "Devlet bahçeli olsun" sözlerinin sorulması üzerine Vural, "Millet bir bahçedir ama ayrık otuna izin yoktur. Temizlemek de devlete düşer" dedi.

Akil Adamlar için yasal düzenleme yapılması ile ilgili soruyu da cevaplayan Vural, şunları söyledi: "Ne yasası? PKK için yasa mı çıkartılır? TBMM, milletin hukuku için vardır. Millet egemenliği; araç olarak, meşrulaştırmak için kullanılamaz. Akil de, sakil de 28 Şubat'ın adamları gibidir."

"Maskeli siyasetçilere sesleniyorum, bugün Dünya Tiyatrolar Günü, oyunculara taş çıkarttınız" diyen Vural, "Bu millet, münafık siyasete teslim olmayacak. Oynadığı bölücü tiyatronun baş artisti, içirecek zehiri. Muhafazakar düşünceyle zerre kadar alakası yoktur. AKP, sırtımıza vurulan hançerdir, bu hançeri milletin sırtından söküp çıkarmaya and içtik" dedi.

Diyanet İşleri Başkanı'nın İzmir ile ilgili sözleri de sorulan Vural, "Talihsiz ifadelerdir. Din Allah'ın dinidir. İnsanlara inmiştir, şehirlerin dini olmaz . İzmir'de 1799 cami var. Bu sözler Başkana yakışmadı, yakıştıramam. Dinin siyasallaşmaması gerekir. Dine; siyaset, fitne sokmayalım . Orada yaşayanlara haksızlıktır. İzmir İslamiyetin Avrupa'ya açılmasının kapısı olmuştur. Diyanet, İslam'ın mesajını vermelidir, siyasilerin değil" cevabını verdi. (14:35)
Meltem SALİMOĞLU