2007-12-10 - 15:33
TBMM BAŞKANI TOPTAN, KUVEYT ULUSAL MECLİS BAŞKANI EL HORAFİ İLE BİRARAYA GELDİ
Toptan ve beraberindeki parlamento heyeti, Kuveyt'teki temasları kapsamında, Ulusal Meclis Başkanı Casım El Horafi ile biraraya geldi. El Horafi'nin, İkiz Kulelerde onuruna verdiği öğle yemeğine katılan Toptan ve beraberindekiler, daha sonra Ankara'ya dönmek üzere ''ATA'' uçağıyla Kuveyt'ten ayrıldı.
TBMM Başkanı Köksal Toptan,
İslamiyet ile terörün birlikte anılmasının kesinlikle kabul
edilemeyeceğini söyledi.
Toptan ve beraberindeki parlamento heyeti, Kuveyt'teki temasları
kapsamında, Ulusal Meclis Başkanı Casım El Horafi ile biraraya geldi.
Kuveyt Ulusal Meclisindeki görüşmede konuşan El Horafi, iki ülke
parlamentosu arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi ve uluslararası
kuruluşlarda bugüne kadar yapılan işbirliğinin de sürdürülmesi gereğini
vurguladı.
Son yıllarda bazı ülkelerde Müslümanlığa karşı saldırılarda
bulunulduğunu belirten El Horafi, şöyle konuştu:
''Kutsal dinimize saldırıda bulunulması, onun küçültülmesi ve
kötülenmesine karşı BM Güvenlik Konseyinde bir yaptırım kararı
alınmasını teklif ediyoruz. Teklifimizde sadece Müslümanlık yok, 'semavi
dinler' ibaresini koyduk. Yahudilik, Hıristiyanlık, Müslümanlık, semavi
dinlerdir. Biz herkesin ifade özgürlüğüne saygılıyız. Ama bu, başkasının
fikir özgürlüğüne zarar vermemelidir. BM Güvenlik Konseyi, semavi
dinlere saldıranlara dönük cezai kararı aldığında, bütün ülkeler buna
uymak zorunda kalacak. Böylece hem bazı ülkelerin hem de o ülkelerin
vatandaşlarının dine saldırısı önlenmiş olacak. İstediğimiz, yeni bir
talep değildir. Daha önce de benzeri girişimler yapılmış ve bazı
kararlar alınmıştır. Bu konu gündeme geldiğinde, Türkiye'nin de destek
vermesini bekliyoruz.''
El Horafi, iki ülke hükümetinin izlediği dış politikada görüş ayrılığı
olmadığını, tam tersine, politikalarda büyük bir örtüşme olduğuna işaret
ederek, Irak, Filistin ve Lübnan sorununa yaklaşımda, Türkiye ile aynı
görüşü paylaştıklarını kaydetti.
Türkiye'ye yönelik terörist saldırılara da işaret eden El Horafi,
''Türkiye'ye yönelik tehlike yaratacak herhangi bir terör faaliyetini
tasvip etmiyoruz, bunu şiddetle kınıyoruz'' dedi.
Türkiye'nin AB üyeliği çabalarını desteklediklerini, birliğe üyeliğe
alınmasını istediklerini vurgulayan El Horafi, ''Türkiye AB üyesi
olduktan sonra da kardeşlerini, İslam ülkelerini unutmayacaktır, ihmal
etmeyecektir'' diye konuştu.

-''IRAK KONUSU, EN ÇOK BİZİ İLGİLENDİRİYOR''-

TBMM Başkanı Köksal Toptan da yaptığı konuşmada, Kuveyt ile Türkiye
arasındaki iyi ilişkilerin her alanda geliştirilmesinin mümkün olduğunu
belirterek, iki ülkenin hem bölgesel hem de uluslararası sorunlara
bakışının yüzde 100 örtüştüğünü kaydetti.
Irak konusunun dünyada en fazla Türkiye ve Kuveyt'i ilgilendirdiğine
işaret eden Toptan, ''Irak'ın toprak ve siyasi bütünlüğünün bozulması,
tahmin edilemeyecek kadar büyük sorunları beraberinde getirir. Biz
endişelerimizi, başta ABD olmak üzere tüm ülkelere söylüyoruz. Türkiye,
Irak'a komşu ülkeler toplantısını bu amaçla başlattı. Bölgedeki
sorunları biz kendi aramızda konuşalım ve çözelim. Aynı durum, Lübnan,
Filistin-İsrail çatışması için de geçerlidir'' dedi.

-''KUVEYT'İN GİRİŞİMİNİ DESTEKLERİZ''-

Toptan, son yıllarda Müslümanlığa yönelik saldırılara da değinerek,
şunları söyledi:
''Kimi Batı basınında, Peygamber Efendimiz ve dinimizi hedef alan garip
içerikli yayınlar yer aldı. Bu yayınlar, Türkiye'de çok büyük tepki
yaratmaktadır. Bu yayınlar niçin yapılıyor, bilemiyorum. Bunlar fikir
özgürlüğü adına mı yapılıyor, yoksa İslam dünyasını tahrik amacıyla mı
yapılıyor? Fikir özgürlüğünün, böyle bir hakkı kimseye vermemesi
gerekir. Nasıl ki biz Hz. İsa ve Hz. Musa'ya saygı gösteriyorsak, onlar
da bizim peygamberimize saygı göstermelidir. Eğer bu yayınlar İslam
dünyasını tahrik etmek için yapılıyorsa, orada da dikkatli olmamız
lazım.
Özellikle ABD'de 11 Eylül saldırılarının ardından Müslümanlık aleyhinde
bir hava estirilmeye başlandı. İslamiyet ile terörün birlikte anılmasını
kabul edemeyiz. Belki buna karşı İslam dünyası olarak bizim yapacağımız,
İslamiyet'in güzel yönlerini insanlığa göstermektir.''
Toptan, Kuveyt'in, BM nezdinde dine saldırı içeren yayınların
yasaklanması girişimini Türkiye olarak destekleyeceklerini de
belirterek, bu konuda parlamento başkanları toplantısında bir tavsiye
kararı alınabileceğini ifade etti.

-TOPTAN, KUVEYT'TEN AYRILDI-

TBMM Başkanı Toptan ve beraberindekiler, Kuveyt'te, Büyük Cami ve Bilim
Merkezini de ziyaret etti. El Horafi'nin, İkiz Kulelerde onuruna verdiği
öğle yemeğine katılan Toptan ve beraberindekiler, daha sonra Ankara'ya
dönmek üzere ''ATA'' uçağıyla Kuveyt'ten ayrıldı.

TBMM Başkanı Köksal Toptan, Kuveyt'teki temasları sırasında, gazetecilerin sorularını da yanıtladı.
Ortadoğu'ya barış ve huzurun en kısa zamanda gelmesini temenni eden
Toptan,tarihler boyunca Ortadoğu'nun, problemlerin yaşandığı bölge
olduğunu, hep gözyaşı ve kan bulunduğunu söyledi. Toptan,
''Belki Osmanlı İmparatorluğu dönemini bunun dışında tutmak gerekir.
Çünkü Osmanlı döneminde bölgede yaklaşık 400 yıl huzur ve barış hakim
olmuştur. Şu anda bunu çok net şekilde yaşıyoruz'' diye konuştu.
Irak, İsrail-Filistin çatışması, İran ve dünyanın çekişmesi, Afganistan
sorununun, bölgenin tüm zenginliklerine karşı insanlarının öksüz, aç,
yoksul kalmasına neden olduğunu belirten Toptan, bu aşamada Türkiye'nin
önemli bir rol oynamaya başladığına işaret etti.
Köksal Toptan, Türkiye'nin bir yandan kendi iç sorunlarını çözmeye,
ekonomisini büyütmeye, demokrasisini geliştirmeye, insan hak ve
özgürlüklerini ilerletmeye, diğer yandan da kendisinden beklenen görevi
ciddi şekilde yerine getirmeye çalıştığını vurguladı. Toptan, bunu
Körfez'den bir kez daha görmenin gurur ve mutluluğunu yaşadığını dile
getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Bütün gözler Türkiye'de, Türkiye'nin atacağı adımlarda, Türkiye'nin
oynayacağı rolde. Türkiye de bunu başarıyla yerine getiriyor. Bir yandan
Irak'ın siyasi ve toprak bütünlüğünün korunması için baştan beri çok
önemli gayret sarf ederken, çok önemli toplantılara ev sahipliği, fikir
babalığı yaparken, öte taraftan İsrail-Filistin arasındaki ihtilafın
barışla sonuçlanması için önemli görev yerine getirmektedir.''
Toptan, Türkiye'nin, sadece bölgenin lideri olmadığını, dünyanın en
büyük 17. ekonomisi, Avrupa'nın ise 16. ekonomisi olduğunu, AB üyeliği
için uğraş verdiğini anlattı. Toptan, ''Ortadoğu'yu barış ve huzur dolu
günlere götürmeye çalışırken, öbür taraftan da kendi vizyonu, 2023
vizyonunun gereğini yerine getirmeye çalışmaktadır'' diye konuştu.

-''MHP'NİN TEKLİFİNİ SAYGIYLA KARŞILIYORUM''-

TBMM Başkanı Toptan, milletvekili dokunulmazlığıyla ilgili bir soru
üzerine, ''Anayasadaki dokunulmazlık şeklini çok içime sindirebilmiş
değilim'' dedi. Toptan, Anayasada çok sert bir dokunulmazlığın yer
aldığını söyledi.
Başka ülkelerde de dokunulmazlık olduğunu ifade eden Toptan, ''Ama
genelde uygulanan, anayasa yapımcılarının 'yumuşak dokunulmazlık'
dediği, her suç için dokunulmazlık getirmeyen bir model... Yeni
yapacağımız anayasada buna dair düzenlemeler olacak. Ama MHP'nin
teklifini elbette saygıyla karşılıyorum. Bizim elimize bir anayasa
değişikliği önerisi gelirse, Meclis ne lazım gelirse onu yapar'' diye
konuştu.
Toptan, anayasa tartışmalarında ''laiklik, cumhuriyetin temel
ilkelerinin zedelenmeye çalışıldığına'' dair eleştirilerin
hatırlatılması üzerine, Anayasanın 1, 2 ve 3. maddelerinin, Cumhuriyetin
temel niteliklerini saydığını anımsattı.

-''LAİKLİKTE ENDİŞEYE GEREK YOK''-

Anayasanın 4. maddesinde, ilk 3 maddenin değiştirilemeyeceği ve bunun
teklif bile edilemeyeceğinin çok açık şekilde ifade edildiğine dikkati
çeken Toptan, bu nedenle Anayasanın ilk 3 maddesinin değiştirilmesinin
mümkün olmadığını söyledi. Toptan, şöyle devam etti:
''Bu endişeler yersizdir ve böyle bir anayasa değişikliği teklifi bizim
önümüze gelse, dese ki; 'Türkiye'nin başkenti İstanbul'dur' Meclis
Başkanlığı olarak böyle bir teklifi işleme koyamayız. Anayasa
Komisyonuna gönderip, 'Bu konuda çalışma yapın' diyemeyiz. Çünkü bunlar,
Anayasanın ilk 3 maddesinde sayılan hükümler. 4. maddesi ise bunların
değiştirilmesinin teklif dahi edilemeyeceğini öngörüyor.
Laiklik konusunda bir endişeye gerek yok. Türkiye kendine özgü bir
hoşgörü anlayışı içinde, laikliği benimsemiş, özümsemiş, onu bir hayat
biçimi halinde yıllardan beri yaşayarak gelen bir halk. İnsanlarımızın
laiklikten de bir şikayeti yoktur. Uygulamada zaman zaman tartışılan
konular var, onları da bir sosyal sorun olarak Türk milleti, zamanı
geldiğinde mutlaka aşacaktır.''

-EVE DÖNÜŞ YASASI-

Toptan, terör örgütü mensupları için ''eve dönüş yasası'' çıkarılması
konusundaki tartışmaların hatırlatılması üzerine de Türkiye'nin, bu
konuyla ilgili 8-9 yasa çıkardığını, bunlarda aynı şeylerin
öngörüldüğünü söyledi.
Bu yasalarda, belli suçlara karışmamış, örgüt liderliği yapmamış,
eylemlere girişmemiş ve örgüt hakkında önemli bilgiler veren kişilere
ceza indirimi ve cezadan muafiyet getirildiğini anımsatan Toptan, ''Türk
Ceza Kanunu yapımında, bu, kalıcı kurum haline getirildi. 221. maddede
terör örgütü üyesi olup da hiçbir eyleme karışmayanlar için ceza
yaptırımı uygulanmaması öngörülüyor. Sayın Başbakanımızın ifade ettiği
budur. Yoksa yeni bir eve dönüş yasasına, bizim mevzuatımıza göre gerek
yoktur'' diye konuştu.