2012-01-05 - 14:20
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Mehmet Sağlam başkanlığında toplandı. Daha sonra, TOKİ'nin, kamuda eşit işe eşit ücret uygulamasını içeren 375 sayılı KHK kapsamından çıkarılmasını öngören kanun teklifi görüşülmeye başlandı.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Mehmet Sağlam başkanlığında toplandı.

Gündemdışı konuşma yapan CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu, çıkarılan 35 Kanun Hükmünde Kararnamenin (KHK) hemen hepsinin devletle, bakanlıklarla ilgili düzenlemeleri içerdiğini ve bütün bunlardan sonra farklı bir devlet yapısının ortaya çıktığını savundu.

35 KHK sonrası kamuda, bürokraside, bakanlıklarda kaos ve karmaşa olduğunu iddia eden Kuşoğlu, ''Şu anda uygulamada denetim bitmiş vaziyette'' dedi.

MHP Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan, ''KHK'larla devlet bürokrasinin çökertildiğini'' savundu.

AK Parti Adana Milletvekili Mehmet Şükrü Erdinç, Adana'nın düşman işgalinden kurtuluş yıldönümü ile ilgili gündemdışı konuşma yaptı.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural da yerine söz alarak, bedelli askerlik görüşmeleri sırasında ''Genelkurmay Başkanlığının görüşü nedir-'' diye sorulduğunu, Milli Savunma Bakanı'nın da ''(evet) dese ne olur, demese ne olur- Meclisin üzerinde kim söz söyleyebilir-'' dediğini ifade ederek ''Bu sözler AK Parti sıralarından alkışlarla karşılandı. Bugün görüyoruz ki Milli Savunma Bakanı, o söz için Genelkurmay Başkanı'ndan özür dilemiştir. Bakanın Meclisten de özür dilemesi ve AK Parti sıralarından alkışlayanların da alkışlarını geri alması gerekir'' diye konuştu.

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu da (TMSF), TOKİ gibi kamuda eşit işe eşit ücret uygulamasını içeren 375 sayılı KHK kapsamından çıkarılıyor.

TBMM Genel Kurulunda, TOKİ'nin, kamuda eşit işe eşit ücret uygulamasını içeren 375 sayılı KHK kapsamından çıkarılmasını öngören kanun teklifi görüşülüyor.

Teklifin 1. maddesine, AK Parti milletvekillerinin verdiği önergenin kabul edilmesiyle, bir fıkra eklendi. Buna göre, TMSF de TOKİ gibi 375 sayılı KHK kapsamından çıkarılacak.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Lütfi Elvan, madde üzerinde yaptığı konuşmada, bürokratlar arasındaki ücret dengesizliğinin yıllardır devam ettiğini söyledi.

Farklı bakanlıklarda, birbirine benzer görevleri yapan genel müdürler ile daire başkanlarının farklı maaşlar aldığını ifade eden Elvan, ''Bu KHK ile bu ücret dengesizliğini gidermeye yönelik bir çalışma yapıldı. Bu çalışmada, bazı kurumlarımızın isimleri değiştirildi, bazı genel müdürlüklerinin statüleri değiştirildi. Ancak bu çalışma yapılırken zaman zaman unutulan kurumlar oldu. TMSF de bunlardan bir tanesi. Orada çalışanların mağduriyeti söz konusu değil. Ancak çalışma sırasında yapılan bazı hatalardan kaynaklanan bir sorun var. Biz de Meclis olarak bu sorunu gidermek durumundayız'' dedi.

Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin de söz konusu KHK ile mülki idare amirleri, vali yardımcıları ve kaymakamların mağduriyetinin söz konusu olmadığını belirtti.

''Bu KHK ile hiç bir görevlinin ücret mağduriyeti söz konusu değil'' diyen Şahin, ''Bunu temin eden genel bir madde var. Mülki idare amirlerinin ücretlerinde herhangi bir eksilme söz konusu değil. İl özel idarelerinden aldıkları ek tazminat kaldırıldı ancak onun üzerinde genel bir iyileştirme yapılmıştır'' diye konuştu.

TBMM Genel Kurulunda, İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin ile BDP milletvekilleri arasında tartışma yaşandı.

Genel Kurulda, TOKİ'nin, kamuda eşit işe eşit ücret uygulamasını içeren 375 sayılı KHK kapsamından çıkarılmasını öngören kanun teklifi görüşülüyor.

CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu, devlet bakanlıkları kaldırıldığı için Başbakan Yardımcılarının şu an bakan olmadığını iddia etti. Kuşoğlu, ''Cumhurbaşkanlığının yazısında da durum böyle, görevlendirme yapılmış. Bu hukuki boşluk giderilmelidir. Yoksa ileride sıkıntı çıkabilir'' dedi.

BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, kürsüye gelerek Irak sınırında meydana gelen olayda hayatını kaybedenlerin ismini saydı. Ölenlerden 28 kişinin aynı aileden olduğunu belirten Kaplan, şunları söyledi:

''İçişleri Bakanı'na soruyorum; gerçi Abbas yolcu diyorlar ama bu aynı aileden 8 kişi gözaltına alınmış. 28 canı toprağa veren aynı aileden 8 kişiyi gözaltına alıyorsunuz. Ne yapmak istiyorsunuz-

Bu yaptığınız Türkiye'yi karpuz gibi iki bölmektir. Sadece Türk-Kürt olarak değil, laik-antilaik, Alevi-Sünni, zengin-fakir olarak bölüyorsunuz.

Bu çocukların isimlerini rüyanıza girene kadar burada okuyacağım. Bu kürsüde kabusunuz olacağım. Onların resimlerini getireceğim.''

Birinci maddenin üzerinde soruları yanıtlayan İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, şehitlerin ikinci yakınlarına da iş imkanı sağlanmasını ve gazilere yönelik iyileştirmeleri içeren çalışmaların Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığında yürütüldüğünü ve bu yasama dönemi bitmeden yasalaşabileceğini söyledi.

Kürsüye çıkıp öldürmekten, giderken vurmaktan, dururken tutuklamaktan, cümlelerini kurarken kandan, ölümden bahsetmeden duramayan; hayatı kan ve ölüm üzerine, düşüncesi kin, kan ve bölme üzerine inşa edilmiş milletvekillerinin bulunduğunu ifade eden Şahin, ''Bu ülke o kadar özgür ki bu özgürlüklerden yaralanarak kanı, kini, ölümü kendine şiar edinmiş, diline pelesenk edinmiş, söylemekten yorulmayan ve utanmayan, gerçekleri saptıran ne derse tersi olan...'' diye konuştu.

Bu sırada Kaplan'ın 35 kişinin ölümüyle ilgili laf atması üzerine Şahin, ''35 kişinin ölümü bizi üzmüştür. 35 kişi bizim canımızdır'' dedi.

Kaplan'ın laf atmaya devam etmesi üzerine Şahin, Kaplan'a yönelik, ''Sus oradan, sus. Ben seni dinledim. Sen de dinle. Sana sabrediyorum ben. Hesap vermesi gereken sensin, senin gibiler'' diye seslendi. Şahin, sözlerini şöyle sürdürdü:
'
'Bu Meclis sizi dinledi. Sizin iğrenç iftiralarınızı dinledi. İğrenç hareketlerinize tahammül ediyor bu millet bu devlet. Oradaki ölümü anlamak bölücü terör örgütünü iyi anlamak lazım. Oradaki ölümün bir adım ötesi bölücü terör örgütüdür, Kandil'dir. Kandil'de dili kanlı insanlar vardır. Kan vardır. Kandil'i bilmek, görmek lazım. Oradaki ölümü görmek için, o hayatını kaybeden insanlara kaçakçılık malını verenleri görmek lazım. Bölücü örgütü görmek lazım. Bölücü örgüt olmazsa bu memlekette ne kan olur ne ölüm olur.

Ben hesabı veriyorum. Çünkü, biz hesap üzerine kurulmuşuz. Benim mahkemem var. Senin ki gibi halk mahkemesi değil, uydurma mahkeme değil, insanlık dışı mahkeme değil. Benim mahkemem, savcım, müfettişim var. Şu anda çalışıyorlar. Bu kürsüye çıkıp ahlaksızca saldırmaktan başka özelliği olmayan birileri, bu özgürlüğü sonuna kadar kullanan birileri.

Cenazeleri istismar eden, ölüm üzerinden istismar yaparak, üzerine örttüğün o bez parçasının hesabını ver bakalım bana.''

Şahin'in sözlerinin ardından Kaplan, sataşma gerekçesiyle söz istedi. Tartışmaların devam etmesi üzerine TBMM Başkanvekili Mehmet Sağlam birleşime ara verdi.

Hasip Kaplan, Şahin'e tepki gösteren BDP Van Milletvekili Özdal Üçer'i de kolundan tutarak Genel Kurulun dışına çıkardı.

(14.20)