2010-07-06 - 14:57
BDP TBMM GRUP TOPLANTISI...
BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, ''Türkiye'nin en önemli sorununun çatışmalar ve bunların beraberinde getirdiği ölümler olduğunu, barış konusunda yoğun çaba sarf eden bir parti olarak bu tabloya üzüldüklerini'' ifade etti. Demokratik yollarla çözülebilecek bir sorunun ''hatalı politikalar nedeniyle şiddet alanına sıkışıp kaldığı'' görüşünü savunan Demirtaş, ''Kürt sorunun şiddetle çözülemeyeceğini'' söyledi.
BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Kürt
sorununun çözümü konusunda partilerinin yoğun çaba sarf ettiğini belirterek,
''BDP dışında her siyasi parti oyun, sandığın derdine düşmüş durumda'' dedi.

Demirtaş, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, ''Türkiye'nin
en önemli sorunun çatışmalar ve bunların beraberinde getirdiği ölümler olduğunu,
barış konusunda yoğun çaba sarf eden bir parti olarak bu tabloya üzüldüklerini''
ifade etti. Demokratik yollarla çözülebilecek bir sorunun ''hatalı politikalar
nedeniyle şiddet alanına sıkışıp kaldığı'' görüşünü savunan Demirtaş, ''Kürt
sorunun şiddetle çözülemeyeceğini'' söyledi.

BDP olarak, ''Kürt sorununun çözümünde kendi paylarına düşen vicdani
sorumlulukları her zaman kabul ettiklerini, ancak bu işte siyasi sorumluluğu
olanların, sorumluluklarını başka yere attığını'' öne süren Demirtaş, ''BDP
dışında her siyasi parti oyun, sandığın derdine düşmüş durumda'' dedi.

Olağanüstü hal önerilerinde bulunanların, son zamanlarda bölgeyi
görmediklerinin belli olduğunu savunan Demirtaş, bölgede zaten siyasi, kültürel
ve ekonomik olarak olağanüstü hal yaşandığını iddia etti.

Rize Belediye Başkanı Halil Bakırcı'nın sözlerini de eleştiren Demirtaş,
''Biz hiçbir etnik grubun kültürel, ekonomik, siyasi, evlilik ilişkilerine karşı
değiliz. Rize Belediye Başkanı, Başbakan'ın memleketinde, Kürt sorununun çözümü
konusunda ortaya koyduğu öneriyle, partisinin ideolojik, felsefik yaklaşımını ele
vermiş oldu. Bu, her şeyden önce kadın kimliğine hakarettir. Çağdışı bir
anlayıştır. Kürt kimliğine hakarettir ve ırkçılıktır. Türkiye'nin bütün toplumsal
yapılarına hakarettir. Kadına yapılmış bu hakareti, kendisine iade ediyorum''
diye konuştu.

Demirtaş, Rize Belediye Başkanı hakkında nasıl bir karar alınacağı
merakla beklediklerini söyledi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, siyasi parti liderleri ile görüşme
yaklaşımını anlamlı bulduklarını belirten Demirtaş, ancak Erdoğan'ın meseleye
''samimi ve çözüm üreten bir perspektifle yaklaşmasını beklediklerini'' ifade
etti. Önerilerinin dikkate alınmaması halinde görüşmenin bir anlamı olmayacağını
söyleyen Demirtaş, Erdoğan'ın bu konudaki yaklaşımını takip edeceklerini ve
önümüzdeki günlerde görüşme konusunda buna göre karar vereceklerini ifade etti.

Konuşmasında Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'un açıklamalarını
da değerlendiren Demirtaş, şöyle konuştu:

''Başbakan tatilde. Genelkurmay Başkanı AKP'nin grup toplantısını yaptı
bu hafta. Partimizin milletvekillerini açıkça hedef haline getiren ciddiyetsiz
açıklamalar yaptı.

Milletvekilleri katıldıkları cenazelerde pankart taşımazlar. Orada hangi
pankartın olduğunu ve kimler tarafından taşındığını milletvekillerimiz bilmezler.
Cenazeye katılırlar, ailenin acısını paylaşırlar. Milletvekillerimiz bundan sonra
da bunu yapmaya devam edecekler.

Bir milletvekiline emir verir gibi konuşmak Genelkurmay Başkanı'nın
haddine değil. Burası kışla değil, biz de senin emir erin değiliz.

Dağa çıkışları engellemekle görevli en üst düzeyde güvenlik görevlisi
bunu söylerse onun görevi bitmiştir. Kendisinin görevi insanlarını dağa gitmeye
teşvik etmek değildir, dağdan inişleri sağlamaktır. Milletvekiline açıkça dağın
yolunu gösteren Genelkurmay Başkanı'nın görevi bitmiştir. Ya istifa etmelidir ya
da Başbakan onu görevden almalıdır. Bu ülkeye iki Başbakan fazladır. Hiçbir
demokratik ülkenin iki Başbakanı olmaz... Ya da iki Genelkurmay Başkanı olmaz.
Bir karar versinler artık.

Şu saatten sonra, şu dakikadan sonra herhangi bir milletvekilimizin
başına gelebilecek en küçük bir şeyden Genelkurmay Başkanı sorumludur. Hedef
göstermiş ve suç işlemiştir. Genelkurmay Başkanı hakkında savcıları göreve davet
ediyorum.''

(14.57)