2011-07-06 - 17:10
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan'ın, ustalık dönemi kabinesini bu şekilde ortaya koyduğunu
belirterek, ''AK Parti Grubu, çok güçlü bir grup. Bu grubun içerisinden en az 10
hükümet çıkar'' dedi.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan'ın, ustalık dönemi kabinesini bu şekilde ortaya koyduğunu
belirterek, ''AK Parti Grubu, çok güçlü bir grup. Bu grubun içerisinden en az 10
hükümet çıkar'' dedi.
Arınç, TBMM'de gazetecilerin sorularını cevapladı.
Bir gazetecinin, ''Kabineyi nasıl buldunuz, sürpriz isimler var mı,
önceden Başbakan ile müzakere ettiniz mi?'' sorusu üzerine Arınç, getirildiği
görevin onurlu olduğunu belirterek, Başbakan Erdoğan'a teşekkür etti.
Bülent Arınç, ''İnşallah başarılı bir çalışma yapacağız. Hükümetimiz ile
birlikte halkımızın hizmetinde olacağız'' diye konuştu.
Erdoğan ile kabinede yeniden görev alma konusunda hiçbir görüşmesinin
bulunmadığını, kimlerin bakan olacağı konusunda da bilgi sahibi olmadığını
belirten Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Sizlerin konuştuğu, herkesin tahmin edebildiği bazı isimler vardı. Ama
Sayın Başbakanımız, kendi düşünceleri, istişareleriyle ustalık dönemi kabinesini
bu şekilde ortaya koydu. Her arkadaşımın birbirinden değerli, kıymetli olduğunu
düşünüyorum. AK Parti Grubu, çok güçlü bir grup. Bu grubun içerisinden en az 10
hükümet çıkar, buna adım gibi inanıyorum. Ama bu hükümetimiz, bu isimlerle
kuruldu. Eminim arkadaşlarımız görevlerini büyük bir başarıyla yapacaklar. Belki
zaman içerisinde hükümetimizin çalışmaları ne şekil gösterirse, Sayın
Başbakanımız elbette bakanlarla ilgili tasarrufta da bulunabilecektir. Ama
bugünkü kabinede görebildiğim, tanıyabildiğim kadarıyla her arkadaşımızın
görevine layık olduğunu, başarıyla çalışacağına ümit ediyorum.''
Arınç, görev alanına ilişkin bir soru üzerine, başbakan yardımcılığı
sayısının 3'ten 4'e çıktığını anımsattı. Arınç, başbakan yardımcıları arasındaki
iş bölümünü Erdoğan'ın belirlediğini ifade ederek, ''Sanıyorum ki ben yine eski
görev alanım içinde kalacağım, belki bir kaç değişiklik de olabilir. Yarın
Bakanlar Kurulunda, belki görev alanlarımız bizlere tekrar söylenecektir''
dedi.
Arınç, bir gazetecinin, ''Sayın Çiçek Meclis Başkanı olduğu için Hükümet
sözcülüğü de boş bulunuyor. Hükümet sözcülüğü için...'' sözleri üzerine,
''Bilemiyorum Sayın Başbakanımızın takdirleri. Yarın görev dağılımında her
arkadaşımız, mutlaka kendi alanı ile ilgili ne şekilde çalışmalar yapacağını
öğrenecektir'' dedi.
Devlet bakanlıklarının kaldırıldığını, icracı bakanlıklara dönüştüğünü ve
o bakanlıklar için yeni bir teşkilat kanunu çıktığını ifade eden Arınç, şunları
kaydetti:
''Ama başbakan yardımcılıkları eski haliyle devam ediyor. Onların da
devlet bakanı sıfatı kaldırıldı, başbakan yardımcısı oldular. Doğrudan
Başbakanlığa bağlı kurumların ilgili ya da bağlı kuruluşlar olarak başbakan
yardımcılıklarına bağlanacağına düşünüyorum. Ben daha önce 7 kurumla doğrudan
bağlı veya ilgili başbakan yardımcısı olarak görev yapmıştım. Ümit ediyorum veya
zannediyorum ki eski görev alanımla sınırlı kalacak ama değişiklik olursa elbette
bu da mümkün.''
Başbakan Yardımcısı Arınç, ''Hükümetin güvenoylamasının çarşamba günü
yapılacağı, ancak CHP'lilerin hala yemin etmediği'' anımsatılarak, güvenoylaması
öncesinde CHP'den nasıl bir adım beklediğinin sorulması üzerine, ant içme
töreninden sonra Meclis Başkanlığına Cemil Çiçek'in seçildiğini vurguladı.
Çiçek'in bir kaç gündür kürsüye çıktığını, birleşimi açtığını ve
kapattığını, görevini yaptığını ifade eden Arınç, şöyle konuştu:
''Gördüğünüz gibi Meclisin çalışmalarında hiçbir aksaklık yok. Kriz
dediğimiz şey, iki partinin Meclis'te ant içmemesidir. Bunlardan birisi geliyor,
oturduğu yerden sadece izliyor. Birisi sık sık ayağa kalkıyor bir şeyler söylemek
istiyor ama yok hükmünde olduğu için Sayın Başkan onu duymuyor bile. Grubu da bu
zatı seyrediyor. Bunlar ibretlik olaylardır. Bir diğeri de henüz Diyarbakır'dan
Ankara'ya gelmedi. Dolayısıyla Hükümet programının cuma günü okunması sırasında
gelmezlerse yine bugünkü gibi Meclis çalışmalarına devam edecektir. Pazartesi
günü müzakerelere gelmezlerse yine bugünkü gibi Meclis çalışmalarına devam
edecektir. Güvenoylaması Çarşamba olacaksa yine de gelmezlerse yine bugünkü gibi
Meclis güvenoylamasını gerektiği şekliyle yapacaktır. Meclis çalışmalarında bugün
için bir aksaklık yok ama önemli olan Anayasamız gereğince 'parlamenterler,
milletvekilleri ant içerek görevine' başlarlar cümlesini henüz gerçekleştiremedi
iki parti. Bu, milletimiz nezdinde, büyük bir eleştiri alıyor. Dolayısıyla bu
partilerin de Parlamento'ya gelerek asli görevlerine başlamaları ve yasama
çalışmalarına katkıda bulunmalarını hepimiz arzu ediyoruz. Bu mutlaka bir gün
olacaktır.''
Başbakan Yardımcısı Arınç, ''Ara seçime gidilmesi söz konusu olabilir mi?
O milletvekilleri orada bulunuyorlar, yoklamada yok mu sayılırlar?'' sorusunu
yanıtlarken, şunları kaydetti:
''Bugüne kadar ne oldu? Siz farkındasınız. Oturuyorlar, isimleri
okunuyor. Bazıları kendilerini alkışlıyorlar ama yerinden kalkıp kürsüye
gelemiyorlar. Dilekçe veremiyorlar, grup başkanvekilleri var ama ayağa kalkıp
konuşamıyorlar. Çünkü, Anayasamızın ve içtüzüğümüzün amir emri var, antiçmeleri
gerekiyor. Bu ayıp bir şey değil, korkulacak bir şey değil, yasak bir şey de
değil. Biz bugüne kadar şerefle antiçtik ve görevlerimize başladık. Her
parlamenterin de asli görevidir bu ama her iki parti de henüz tutuklu bulunan,
tahliye edilmemiş olan, milletvekili seçilip mazbatalarını alan kişiler ile
ilgili olarak, 'Onlar dışarı çıkmadıkça biz antiçmeyeceğiz' diyorlar. Bu, onların
kararıdır. Bize, halka göre yanlış bir karardır ama hala ısrar ediyorlar. Benim
bütün ümidim, Meclis Başkanı da seçildiğine göre ve Meclis Başkanımız da ana
muhalefet partisinin çok beğendiği bir isim olduğuna göre artık onun
söyledikleriyle bir yolu bulmaları, Meclis'e gelmeleri, ant içmeleri ve yasama
çalışmalarına katılmaları gerekir. Bunun dışında söylenen sözlerin hiç bir değeri
yoktur. Anayasa hükmü açıktır, Meclis'imizin teamülleri vardır. Parlamento
geleneklerine aykırı hiç bir davranış, amacı ne olursa bugüne kadar hiç hoş
karşılanmadı, bugün de beğenileceğini düşünmüyorum.''
Arınç, bir gazetecinin Deniz Feneri e.V davasındaki gözaltılara ilişkin
muhalefetin ''gecikmiş bir operasyon'' yorumları yaptığını anımsatarak, ''Siz
nasıl değerlendiriyorsunuz?'' diye soru yöneltmesi üzerine ''Bilemiyorum.
Muhalefet, hangi konuda gecikmiş veya tam zamanında... Neye göre takdir ediyor
bilemiyorum ancak bu kişilerin gözaltına alınma kararı bir yargı sürecinin
başladığını gösteriyor. Hep beraber süreci takip edeceğiz. İsmi geçen kişilerle
bizim en ufak en yakın hiçbir ilişkimiz yoktur'' yanıtını verdi.
Bir başka soru üzerine, 13 Temmuz itibarıyla iki AK Parti bir de CHP
kontenjanından gelen RTÜK üyesinin görev sürelerinin dolduğunu anımsatan Arınç,
''Eğer Meclis tatile girmeseydi bunu o zamanlar yapabilecektik. Çünkü 2 ay
öncesinden seçim olabiliyor. Şu anda 13 Temmuz'daki boşalmayı takiben eğer Meclis
açık kalırsa bu üyelikler için seçim yapacağız. Sonra o üyeler kendi aralarında
RTÜK Başkanı'nı seçecekler. Çünkü onun da görev süresi Temmuz'un sonunda galiba
doluyor'' diye konuştu.
(17.10)
Recep Tayyip Erdoğan'ın, ustalık dönemi kabinesini bu şekilde ortaya koyduğunu
belirterek, ''AK Parti Grubu, çok güçlü bir grup. Bu grubun içerisinden en az 10
hükümet çıkar'' dedi.
Arınç, TBMM'de gazetecilerin sorularını cevapladı.
Bir gazetecinin, ''Kabineyi nasıl buldunuz, sürpriz isimler var mı,
önceden Başbakan ile müzakere ettiniz mi?'' sorusu üzerine Arınç, getirildiği
görevin onurlu olduğunu belirterek, Başbakan Erdoğan'a teşekkür etti.
Bülent Arınç, ''İnşallah başarılı bir çalışma yapacağız. Hükümetimiz ile
birlikte halkımızın hizmetinde olacağız'' diye konuştu.
Erdoğan ile kabinede yeniden görev alma konusunda hiçbir görüşmesinin
bulunmadığını, kimlerin bakan olacağı konusunda da bilgi sahibi olmadığını
belirten Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Sizlerin konuştuğu, herkesin tahmin edebildiği bazı isimler vardı. Ama
Sayın Başbakanımız, kendi düşünceleri, istişareleriyle ustalık dönemi kabinesini
bu şekilde ortaya koydu. Her arkadaşımın birbirinden değerli, kıymetli olduğunu
düşünüyorum. AK Parti Grubu, çok güçlü bir grup. Bu grubun içerisinden en az 10
hükümet çıkar, buna adım gibi inanıyorum. Ama bu hükümetimiz, bu isimlerle
kuruldu. Eminim arkadaşlarımız görevlerini büyük bir başarıyla yapacaklar. Belki
zaman içerisinde hükümetimizin çalışmaları ne şekil gösterirse, Sayın
Başbakanımız elbette bakanlarla ilgili tasarrufta da bulunabilecektir. Ama
bugünkü kabinede görebildiğim, tanıyabildiğim kadarıyla her arkadaşımızın
görevine layık olduğunu, başarıyla çalışacağına ümit ediyorum.''
Arınç, görev alanına ilişkin bir soru üzerine, başbakan yardımcılığı
sayısının 3'ten 4'e çıktığını anımsattı. Arınç, başbakan yardımcıları arasındaki
iş bölümünü Erdoğan'ın belirlediğini ifade ederek, ''Sanıyorum ki ben yine eski
görev alanım içinde kalacağım, belki bir kaç değişiklik de olabilir. Yarın
Bakanlar Kurulunda, belki görev alanlarımız bizlere tekrar söylenecektir''
dedi.
Arınç, bir gazetecinin, ''Sayın Çiçek Meclis Başkanı olduğu için Hükümet
sözcülüğü de boş bulunuyor. Hükümet sözcülüğü için...'' sözleri üzerine,
''Bilemiyorum Sayın Başbakanımızın takdirleri. Yarın görev dağılımında her
arkadaşımız, mutlaka kendi alanı ile ilgili ne şekilde çalışmalar yapacağını
öğrenecektir'' dedi.
Devlet bakanlıklarının kaldırıldığını, icracı bakanlıklara dönüştüğünü ve
o bakanlıklar için yeni bir teşkilat kanunu çıktığını ifade eden Arınç, şunları
kaydetti:
''Ama başbakan yardımcılıkları eski haliyle devam ediyor. Onların da
devlet bakanı sıfatı kaldırıldı, başbakan yardımcısı oldular. Doğrudan
Başbakanlığa bağlı kurumların ilgili ya da bağlı kuruluşlar olarak başbakan
yardımcılıklarına bağlanacağına düşünüyorum. Ben daha önce 7 kurumla doğrudan
bağlı veya ilgili başbakan yardımcısı olarak görev yapmıştım. Ümit ediyorum veya
zannediyorum ki eski görev alanımla sınırlı kalacak ama değişiklik olursa elbette
bu da mümkün.''
Başbakan Yardımcısı Arınç, ''Hükümetin güvenoylamasının çarşamba günü
yapılacağı, ancak CHP'lilerin hala yemin etmediği'' anımsatılarak, güvenoylaması
öncesinde CHP'den nasıl bir adım beklediğinin sorulması üzerine, ant içme
töreninden sonra Meclis Başkanlığına Cemil Çiçek'in seçildiğini vurguladı.
Çiçek'in bir kaç gündür kürsüye çıktığını, birleşimi açtığını ve
kapattığını, görevini yaptığını ifade eden Arınç, şöyle konuştu:
''Gördüğünüz gibi Meclisin çalışmalarında hiçbir aksaklık yok. Kriz
dediğimiz şey, iki partinin Meclis'te ant içmemesidir. Bunlardan birisi geliyor,
oturduğu yerden sadece izliyor. Birisi sık sık ayağa kalkıyor bir şeyler söylemek
istiyor ama yok hükmünde olduğu için Sayın Başkan onu duymuyor bile. Grubu da bu
zatı seyrediyor. Bunlar ibretlik olaylardır. Bir diğeri de henüz Diyarbakır'dan
Ankara'ya gelmedi. Dolayısıyla Hükümet programının cuma günü okunması sırasında
gelmezlerse yine bugünkü gibi Meclis çalışmalarına devam edecektir. Pazartesi
günü müzakerelere gelmezlerse yine bugünkü gibi Meclis çalışmalarına devam
edecektir. Güvenoylaması Çarşamba olacaksa yine de gelmezlerse yine bugünkü gibi
Meclis güvenoylamasını gerektiği şekliyle yapacaktır. Meclis çalışmalarında bugün
için bir aksaklık yok ama önemli olan Anayasamız gereğince 'parlamenterler,
milletvekilleri ant içerek görevine' başlarlar cümlesini henüz gerçekleştiremedi
iki parti. Bu, milletimiz nezdinde, büyük bir eleştiri alıyor. Dolayısıyla bu
partilerin de Parlamento'ya gelerek asli görevlerine başlamaları ve yasama
çalışmalarına katkıda bulunmalarını hepimiz arzu ediyoruz. Bu mutlaka bir gün
olacaktır.''
Başbakan Yardımcısı Arınç, ''Ara seçime gidilmesi söz konusu olabilir mi?
O milletvekilleri orada bulunuyorlar, yoklamada yok mu sayılırlar?'' sorusunu
yanıtlarken, şunları kaydetti:
''Bugüne kadar ne oldu? Siz farkındasınız. Oturuyorlar, isimleri
okunuyor. Bazıları kendilerini alkışlıyorlar ama yerinden kalkıp kürsüye
gelemiyorlar. Dilekçe veremiyorlar, grup başkanvekilleri var ama ayağa kalkıp
konuşamıyorlar. Çünkü, Anayasamızın ve içtüzüğümüzün amir emri var, antiçmeleri
gerekiyor. Bu ayıp bir şey değil, korkulacak bir şey değil, yasak bir şey de
değil. Biz bugüne kadar şerefle antiçtik ve görevlerimize başladık. Her
parlamenterin de asli görevidir bu ama her iki parti de henüz tutuklu bulunan,
tahliye edilmemiş olan, milletvekili seçilip mazbatalarını alan kişiler ile
ilgili olarak, 'Onlar dışarı çıkmadıkça biz antiçmeyeceğiz' diyorlar. Bu, onların
kararıdır. Bize, halka göre yanlış bir karardır ama hala ısrar ediyorlar. Benim
bütün ümidim, Meclis Başkanı da seçildiğine göre ve Meclis Başkanımız da ana
muhalefet partisinin çok beğendiği bir isim olduğuna göre artık onun
söyledikleriyle bir yolu bulmaları, Meclis'e gelmeleri, ant içmeleri ve yasama
çalışmalarına katılmaları gerekir. Bunun dışında söylenen sözlerin hiç bir değeri
yoktur. Anayasa hükmü açıktır, Meclis'imizin teamülleri vardır. Parlamento
geleneklerine aykırı hiç bir davranış, amacı ne olursa bugüne kadar hiç hoş
karşılanmadı, bugün de beğenileceğini düşünmüyorum.''
Arınç, bir gazetecinin Deniz Feneri e.V davasındaki gözaltılara ilişkin
muhalefetin ''gecikmiş bir operasyon'' yorumları yaptığını anımsatarak, ''Siz
nasıl değerlendiriyorsunuz?'' diye soru yöneltmesi üzerine ''Bilemiyorum.
Muhalefet, hangi konuda gecikmiş veya tam zamanında... Neye göre takdir ediyor
bilemiyorum ancak bu kişilerin gözaltına alınma kararı bir yargı sürecinin
başladığını gösteriyor. Hep beraber süreci takip edeceğiz. İsmi geçen kişilerle
bizim en ufak en yakın hiçbir ilişkimiz yoktur'' yanıtını verdi.
Bir başka soru üzerine, 13 Temmuz itibarıyla iki AK Parti bir de CHP
kontenjanından gelen RTÜK üyesinin görev sürelerinin dolduğunu anımsatan Arınç,
''Eğer Meclis tatile girmeseydi bunu o zamanlar yapabilecektik. Çünkü 2 ay
öncesinden seçim olabiliyor. Şu anda 13 Temmuz'daki boşalmayı takiben eğer Meclis
açık kalırsa bu üyelikler için seçim yapacağız. Sonra o üyeler kendi aralarında
RTÜK Başkanı'nı seçecekler. Çünkü onun da görev süresi Temmuz'un sonunda galiba
doluyor'' diye konuştu.
(17.10)
