2015-02-05 - 15:37
Genel Kurul, Başkanvekili Güldal Mumcu başkanlığında toplandı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız hakkındaki gensorunun gündeme alınması kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız hakkındaki gensorunun görüşmelerine başlandı.
Genel Kurul, Başkanvekili Güldal Mumcu başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da gündemdışı konuşmaların ardından, CHP'nin, "Soma maden sahasında rödovans ve hizmet alım sözleşmeleri ile çalışan firmaları kolladığı, işlerin ihalesiz ve usulsüz verilmesini sağladığı" iddiasıyla verdiği gensorunun gündeme alınıp alınmamasına ilişkin görüşmelere geçildi.
Önerge sahipleri adına ilk sözü CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk aldı.
CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk, "Aslında Enerji Bakanı, bu Meclis'i çok yordu; AKP Grubu'nu da yordu, bizleri de yordu. İstifa etmesi daha doğru bir yoldur. Hiç olmazsa biz yorulmamış oluruz" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız hakkında verdiği gensoru önergesinin görüşmeleri sürüyor. Öztürk, Türkiye'de yolsuzluk denilince Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın akla gelen ilk bakanlık olmaya başladığını savundu. Soma'daki şirketin olduğunu belirten Öztürk, rödovans ve hizmet alımı yoluyla üretim yapan şirketlerin birinin İmbat A.Ş diğerinin Soma A.Ş olduğunu kaydetti.
Öztürk, TKİ Genel Müdürlüğü'nün başlangıçta iki firmaya ya rödovans ya da hizmet alımı yoluyla işler verdiğini ifade ederek, şöyle konuştu:
"Rödovansla verdiği işin TKİ Rodövans Yönetmeliği'ne, hizmet alımı suretiyle verdiği işin de İhale Yasası'na uygun olması lazım. İmbat A.Ş; 4 Ekim 2004 tarihinde, 31 Aralık 2015 tarihine kadar rödovans sözleşmesi imzalamış. 12 Nisan 2006 tarihinde yönetim kurulu kararıyla bir uyarlama yapılıyor. Yine 2007 yılında yönetim kurulu kararıyla ek iş veriliyor; 5 milyon 589 bin ton kömürün üretimi için. Buraya kadar herhangi bir sorun yok. Burada yönetim kurulu kararına göre sözleşmelerin usulüne uygun olarak uzatılma işlemi var. Ancak, 8 Ekim 2013 tarihinde henüz sözleşmenin süresi dolmadan 4 Ekim 2014 tarihinde imzalanan sözleşmenin 31 Aralık 2015 tarihine kadar süresi varken, yönetim kurulu kararı olmaksızın ek protokolle sözleşme süresi 1 Ekim 2028 tarihine kadar uzatılmıştır. Bu usulsüz işlemle 13 yıllık bir süre uzatımı ve 39 milyon ton ilave kömür söz konusudur. Benzer olay Soma A.Ş açısından da geçerlidir. 8 Eylül 2005 tarihinde imzalanan 18 milyon ton kömür üretimiyle ilgili olarak ilk ilave 5 milyon 982 bin ton olarak 30 Haziran 2011 tarihinde mevzuata uygun olarak yapılıyor. Hatta, damga vergisi falan da kesiliyor, ödeniyor, bir sorun yok. Soma A,Ş'ye ikinci ilave 1 Mart 2012 tarihinde yine yönetim kurulu kararıyla 2 milyon 136 bin ton ek iş verilmek suretiyle yapılıyor. Ancak, Geventepe mevkisinde bulunan işe verilen ek iş, merkez yeraltı ocağı denilen yerde, Mumya mevkisindedir. Asıl iş Geventepe'de, ilavesi çok farklı bir yer olan merkez Mumya'dadır. Burada da yine dördüncü ilave yapılıyor. 2013 tarihli ek protokolle yapılan 8 Eylül 2005 tarihli sözleşmenin süresinin yönetim kurulu kararı olmaksızın 31 Aralık 2026 tarihine kadar, yani 10 yıllık süre uzatımı söz konusu. 30 milyon ton ilave bir kömürden bahsediyoruz. Şimdi, bu ikisi de hem TKİ'nin rödovans yönetmeliğine hem de İhale Kanunu'na açıkça aykırıdır."
Öztürk, Bakan Yıldız'ın yönetim kurulunun yetkisinin 2007 yılında genel müdüre devredildiğini söylediğini, ancak devir yetkisinin kapsamı incelendiğinde söz konusu olayı kapsamadığını Bakan'ın da da bürokratların da bilmediğini savundu. Öztürk, "Aslında Enerji Bakanı, bu Meclis'i çok yordu; AKP Grubu'nu da yordu, bizleri de yordu. İstifa etmesi daha doğru bir yoldur. Hiç olmazsa biz yorulmamış oluruz" dedi.
HDP Grubu adına konuşan Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici, kendilerinin de daha önce Yıldız hakkında gensoru önergesi verdiklerini hatırlatarak, iddialara konu usulsuz işlemlerin son iki yılda rutin hale geldiğini savundu.
"AKP iktidarının siyasal rant uğruna kullandığı iki kurum TOKİ ve TTK'dır. Bu iki kurum, AKP siyasetine finansman sağlarken, yandaş ve gizli ortaklarına da sermaye sağlamak için dibine kadar kullanılmıştır" diyen Binici, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın sermaye için gösterdiği hassasiyeti iş sağlığı ve güvenliği için göstermediğini, çok sayıda madencinin yaşamını yitirdiğini söyledi.
Binici, rödovans sisteminin madenci cinayetlerinin baş sorumlusu olduğunu ileri sürerek, Yıldız hakkındaki gensoruda kollandığı ifade edilen firmalardan birinin Soma A.Ş olmasının kendisini şaşırtmadığını, Yıldız'ın kaza öncesinde gittiği maden ocağını övdüğünü belirtti. Binici, yönetim kurulu kararı olmadan ek protokolle henüz sözleşme süresi bitmeden iş süresinin 10 yıl daha uzatıldığını ileri sürdü. Bu uygulamanın başlı başına bir muamma olduğunu ifade eden Binici, rödovans uygulama yönetmeliğine de açıkça aykırı olduğunu savundu.
Yapılan işlemlerin mevzuata aykırı ve usulsüz olduğunu belirten Binici, "Kasıtlı görünen bu işlemler neticesinde her iki firmaya 4 milyar lira açıkça peşkeş çekilmiş ve yolsuzluk yapılmıştır. Sayıştay raporlarına rağmen Soma A.Ş, neden Bakan tarafından korunup kollanmaktadır? Soma A.Ş'nın çıkardığı kömürün yarısı atılmıştır. Kamunun açıkça zarara uğratılmasına rağmen hala kendilerine sahip çıkan bu zihniyeti kınıyorum. Bakan'ın derhal istifa etmesi yapacağı en hayırlı iş olacak" görüşünü ifade etti.
MHP Grubu adına konuşan Manisa Milletvekili Erkan Akçay, Yıldız'ı tebrik ederek konuşmasına başladı. Akçay, "Gerçekten bunca olay, bunca iddia karşısında kaya gibi sağlam durduğu için ama taş olsa çatlardı. Başkası da olsa muhtemelen harakiri bile yapardı. Ama Sayın Bakan'ın bunca olay ve iddia karşısında kılı kıpırdamamaktadır. Bu kadar sessiz kalıp dayanması da ayrı bir yetenek" dedi.
Gensoru konusunun önemli, vahim ve inandırıcı iddiaları içerdiğini ileri süren Akçay, söz konusu İmbat ve Soma A.Ş'nin açıkça kayrıldığını ileri sürdü. Akçay, "Olağanüstü artan fahiş kazançlar söz konusu. Bunu verimlilik, rasyonel çalışma, teknolojik yatırımlarla izah edemezsiniz. TKİ Genel Müdürlüğü iki şirketle sözleşme imzalıyor, süreleri dolmadan ve mevzuata aykırı olarak yönetim kurulu kararı olmadan süreyi 13 yıl, 10 yıl uzatıyor. Ek iş verildiği gibi, usulsüz ek protokolle sözleşme süresi uzatılmıştır. Öncekilerde yönetim kurulu kararı bulunurken, uzatmada yönetim kurulu kararı alınması dikkat çekicidir" görüşünü kaydetti.
Akçay, sözleşmelerin süre uzatılmasının mevzuata aykırı olduğunu belirterek, süre uzatılmasına ilişkin yetkinin genel müdürlüğe devredildiği iddiasının ise açık olmadığını, hangi konularda yetki devri olduğunun da belirtilmediğini söyledi.
Her iki şirkete haksız kazanç sağlandığını savunan Akçay, "Bu çok ciddi ve vahim bir örnektir. AKP bazı maden şirketleriyle çok özel, informal, gayri hukuki ilişkileri mevcuttur. O kadar çok emare var ki...Hükümet ve Enerji Bakanlığı'nın pervasızlığını hayretle karşılıyorum. Maden işçileri, AKP mitinglerine zorla götürülüyor. Soma A.Ş'ye alınan işçilerin büyük bölümü AKP'ye üye yapılmıştır, tehdit edilmiştir. Soma işçileri şimdi işsizdir. Bakanlıktan ne bir ses ne bir nefes...Bu çürük bir yönetim anlayışından kaynaklanıyor. Bakanlığın denetimini yapanlar, TKİ'de yönetim kuruluna getiriliyor. Hem denetleyici hem yönetici aynı ise orada ilişkilerin kirlenmesi, düzenin bozulup çürümesi kaçınılmazdır. Madencilerle iftar açarak siyasi şov yapan Bakan, Soma'da madenciler ölünce sorumluluğu başkalarınını üstüne atıyor. Somalılar gerekli güvenlik tedbirleri alınarak madenlerin işletmeye açılmasını bekliyor. İktidar Soma'yı sildi. Toplanan yardımların ne olduğu da meçhul" diye konuştu.
AK Parti Malatya Milletvekili Mücahit Fındıklı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın Türkiye'nin en başarılı enerji bakanlarından birisi olduğunu belirterek, "Kayseri'nin bir evladı Everest tepesi gibi Erciyes tepesi gibidir, istediğiniz kadar taş atın, dünyada enerji politikalarında sözü dinlenen, ağzından çıkan lafa bakılan bakandır" dedi.
AK Parti'li Fındıklı, TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız hakkında verdiği gensoru önergesi üzerinde grubu adına yaptığı konuşmada, gensorunun içeriğine bakmak gerektiğini vurgulayarak, "CHP'nin içinde madencilikten anlayan milletvekilleri var. Keşke bu önergeyi verirken iddiaları, bu arkadaşlarına inceletseler ve onlardan gerekli bilgileri alsalardı. Eğer alsalardı burada mahcup duruma düşmezlerdi" dedi.
Önergenin başlığında "ihale usulsüzce verildi" denildiğini, ancak içinin boş olduğunu belirten Fındıklı, "Burada mesele, siyaseten bir varlık gösteremeyen muhalefetin çırpınışları ile alakalıdır. Gensorunun içine petrolle ilgili konuları koymak, 'ben gensorunun içeriğine güvenmiyorum, o yüzden içine başka şeyler koyuyorum' demektir" diye konuştu.
Fındıklı, CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu'nun laf atması üzerine, "Edep hudutlarını aşarak konuşuyorsun. Taner Yıldız'la ilgili kişisel kinin olabilir ama bunu burada kişiselleştiremezsin" dedi.
Önergedeki "Genel müdür, yönetim kurulu kararı olmadan sözleşmede süre uzatımı kararı veriyor" iddiasının asılsız olduğunu kaydeden Fındıklı, yapılan işin sadece süre uzatımı ile alakalı olduğunu ve bu süre uzatımında da usulsüz verilen yeni tahsisler olmadığını söyledi.
Fındıklı, yerinden kendisine laf atan CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk'e, "Bağırma, ne bağırıyorsun" cevabını verdi.
CHP'nin, başta ekonomi ve sosyal alanda olmak üzere hiç bir alanda stratejisinin olmadığını ifade eden Fındıklı, "(HES'e, nükleere, doğalgaza, rüzgara karşı çıkarım.) Geriye güneş enerjisi ile tezek kaldı. Türkiye'nin enerji politikası böyle yürütülmez. Taner Yıldız'a taş atarak prim yapacağınızı düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Taner Yıldız, Türkiye'nin en başarılı enerji bakanlarından biridir. Türkiye'yi Ortadoğu'da enerji oyuncusu yapmıştır. Devletin aklı varsa, Taner Yıldız'ın tecrübelerinden, yaptığı çalışmalardan ve birikimlerden istifade eder. Kayseri'nin bir evladı Everest tepesi gibi Erciyes tepesi gibidir, istediğiniz kadar taş atın, Taner Yıldız dünyada enerji politikalarında sözü dinlenen, onunla tartışılan, ağzına, ağzından çıkan lafa bakılan bir bakandır. Siz uyduruk şeylerle bir insanın kişisel onurunu ve haysiyetini tartışmaya açarsanız, sizin de kişiliğiniz, onurunuz ve haysiyetiniz tartışmaya açılır. Gündem saptırmaya yönelik bütün gensoru çalışmalarının aleyhindeyiz" diye konuştu.
Sataşma gerekçesiyle kürsüye gelen CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, "Enerjide, sizden önce ne kadar dışa bağımlıydık, şimdi ne kadar bağımlıyız. Bölge ve enerji konusunda doğru politikanız olsaydı, bakanın Erbil'e giden uçağı Kayseri'ye iner miydi? Buraya gelerek, hamaset yaparak yolsuzluğu örtemezsiniz. Bunun altında ezim ezim ezileceksiniz" diye konuştu.
CHP'li Öztürk de "AK Parti'li hatip o kadar bilgisiz ki ben maden mühendisiyim, aynı zamanda da hukukçuyum, sözleşmeleri yorumlayabilecek kadar hukuk bilgim var. Sen cahilliğini, başkasına saldırarak mı kapatacaksın" dedi.
Kendisine laf atan Fındıklı'ya, "Sus, terbiyesizlik yapma" yanıtını veren Öztürk, "Bizim fıtratımızda yolsuzluk, hırsızlık yoktur, yolsuzluk yapılırken seyretmek de yoktur" diye konuştu.
Kürsüden ayrılırken, Fındıklı ile tartışmayı sürdüren ve sinirlenen Öztürk'ü, milletvekili arkadaşları sakinleştirerek yerine oturttu.
TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu, "Konuyu kişiselleştirmeyin, konuyu içinde, özüyle tartışın" diyerek milletvekillerini uyardı.
CHP'li Erdoğdu da süre uzatımıyla firmalara yeni kömür sahaları verildiğini iddia ederek, "İhale yaparak kömür alması gereken kurum, bu kömürü nasıl fahiş fiyatlarla satın alıyor? Süre uzatımı da genel müdürün tek imzasıyla yapılıyor. Soma'da 301 madenci bu dayıbaşı sistemi nedeniyle, bakan görevini yapmadığı için öldü" dedi.
CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu ise İmbat A.Ş. ve ve Soma A.Ş. ile başlangıçta yapılan sözleşmeler makul sözleşmeler iken, 2013'ten sonra yapılan süre uzatımı anlaşmalarında, kamu ihale mevzuatına aykırı işlemler yapıldığını iddia etti.
Bir bakanı suçlamanın güzel bir hadise olmadığını belirten Kuşoğlu, "Bu konuyu aylar önce kendisine anlattım, 'böyle bir durum var, bir şeyler yapın' dedim. 'Tamam' dedi. Yazılı soru önergeleri verdim. Bütçe görüşmeleri sırasında tekrar konuştum ama hiçbirisine cevap veremedi" dedi.
Bakan Yıldız'a ayrıca yazdığı 9 sayfalık mektupta konuyu bir kez daha anlattığını belirten Kuşoğlu, bu mektubu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı'na, Sayıştay Başkanı'na, Plan ve Bütçe ile KİT komisyonlarının başkanları ile üyelerine de gönderdiğini söyledi.
Bülent Kuşoğlu, İmbat A.Ş. ile 2004'te yapılan ilk sözleşmede yönetim kurulu kararı olduğunu, ancak 8 Ekim 2013'te yapılan ve sürenin 2028'e kadar uzatıldığı sözleşmede yönetim kurulu kararı olmadığını savunarak, şöyle konuştu:
"Yıllık 3 milyon ton kömür çıkarılacağını hesaplarsak, 13 yılda 39 milyon ton kömür yapar. İhalesiz bir şekilde, yönetim kurulu kararı olmaksızın bu kadar kömür veriliyor. TKİ'nin İmbat A.Ş'den alacağı kömürün fiyatı yaklaşık 2.5 milyar lira yapıyor. Soma A.Ş. ile de rödovans sözleşmesi yapılıyor. TKİ, 8 Ekim 2013'te iki firmaya da yönetim kurulu kararı olmadan süre uzatımı yapıyor. Bu şirketin çıkaracağı kömürün fiyatı ise 1 milyar 750 milyon lira. Toplamda 4 milyar lirayı aşan bir avanta sözkonusu."
Konunun bağımsız yargıya da intikal ettiğini belirten Kuşoğlu, Bakan Yıldız'ın daha önceden istifa etmesi gerekirken etmediğini belirterek, "Hesap vermekten korktuğu için istifa edemedi bugüne kadar" dedi.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
Genel Kurul, Başkanvekili Güldal Mumcu başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da gündemdışı konuşmaların ardından, CHP'nin, "Soma maden sahasında rödovans ve hizmet alım sözleşmeleri ile çalışan firmaları kolladığı, işlerin ihalesiz ve usulsüz verilmesini sağladığı" iddiasıyla verdiği gensorunun gündeme alınıp alınmamasına ilişkin görüşmelere geçildi.
Önerge sahipleri adına ilk sözü CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk aldı.
CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk, "Aslında Enerji Bakanı, bu Meclis'i çok yordu; AKP Grubu'nu da yordu, bizleri de yordu. İstifa etmesi daha doğru bir yoldur. Hiç olmazsa biz yorulmamış oluruz" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız hakkında verdiği gensoru önergesinin görüşmeleri sürüyor. Öztürk, Türkiye'de yolsuzluk denilince Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın akla gelen ilk bakanlık olmaya başladığını savundu. Soma'daki şirketin olduğunu belirten Öztürk, rödovans ve hizmet alımı yoluyla üretim yapan şirketlerin birinin İmbat A.Ş diğerinin Soma A.Ş olduğunu kaydetti.
Öztürk, TKİ Genel Müdürlüğü'nün başlangıçta iki firmaya ya rödovans ya da hizmet alımı yoluyla işler verdiğini ifade ederek, şöyle konuştu:
"Rödovansla verdiği işin TKİ Rodövans Yönetmeliği'ne, hizmet alımı suretiyle verdiği işin de İhale Yasası'na uygun olması lazım. İmbat A.Ş; 4 Ekim 2004 tarihinde, 31 Aralık 2015 tarihine kadar rödovans sözleşmesi imzalamış. 12 Nisan 2006 tarihinde yönetim kurulu kararıyla bir uyarlama yapılıyor. Yine 2007 yılında yönetim kurulu kararıyla ek iş veriliyor; 5 milyon 589 bin ton kömürün üretimi için. Buraya kadar herhangi bir sorun yok. Burada yönetim kurulu kararına göre sözleşmelerin usulüne uygun olarak uzatılma işlemi var. Ancak, 8 Ekim 2013 tarihinde henüz sözleşmenin süresi dolmadan 4 Ekim 2014 tarihinde imzalanan sözleşmenin 31 Aralık 2015 tarihine kadar süresi varken, yönetim kurulu kararı olmaksızın ek protokolle sözleşme süresi 1 Ekim 2028 tarihine kadar uzatılmıştır. Bu usulsüz işlemle 13 yıllık bir süre uzatımı ve 39 milyon ton ilave kömür söz konusudur. Benzer olay Soma A.Ş açısından da geçerlidir. 8 Eylül 2005 tarihinde imzalanan 18 milyon ton kömür üretimiyle ilgili olarak ilk ilave 5 milyon 982 bin ton olarak 30 Haziran 2011 tarihinde mevzuata uygun olarak yapılıyor. Hatta, damga vergisi falan da kesiliyor, ödeniyor, bir sorun yok. Soma A,Ş'ye ikinci ilave 1 Mart 2012 tarihinde yine yönetim kurulu kararıyla 2 milyon 136 bin ton ek iş verilmek suretiyle yapılıyor. Ancak, Geventepe mevkisinde bulunan işe verilen ek iş, merkez yeraltı ocağı denilen yerde, Mumya mevkisindedir. Asıl iş Geventepe'de, ilavesi çok farklı bir yer olan merkez Mumya'dadır. Burada da yine dördüncü ilave yapılıyor. 2013 tarihli ek protokolle yapılan 8 Eylül 2005 tarihli sözleşmenin süresinin yönetim kurulu kararı olmaksızın 31 Aralık 2026 tarihine kadar, yani 10 yıllık süre uzatımı söz konusu. 30 milyon ton ilave bir kömürden bahsediyoruz. Şimdi, bu ikisi de hem TKİ'nin rödovans yönetmeliğine hem de İhale Kanunu'na açıkça aykırıdır."
Öztürk, Bakan Yıldız'ın yönetim kurulunun yetkisinin 2007 yılında genel müdüre devredildiğini söylediğini, ancak devir yetkisinin kapsamı incelendiğinde söz konusu olayı kapsamadığını Bakan'ın da da bürokratların da bilmediğini savundu. Öztürk, "Aslında Enerji Bakanı, bu Meclis'i çok yordu; AKP Grubu'nu da yordu, bizleri de yordu. İstifa etmesi daha doğru bir yoldur. Hiç olmazsa biz yorulmamış oluruz" dedi.
HDP Grubu adına konuşan Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici, kendilerinin de daha önce Yıldız hakkında gensoru önergesi verdiklerini hatırlatarak, iddialara konu usulsuz işlemlerin son iki yılda rutin hale geldiğini savundu.
"AKP iktidarının siyasal rant uğruna kullandığı iki kurum TOKİ ve TTK'dır. Bu iki kurum, AKP siyasetine finansman sağlarken, yandaş ve gizli ortaklarına da sermaye sağlamak için dibine kadar kullanılmıştır" diyen Binici, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın sermaye için gösterdiği hassasiyeti iş sağlığı ve güvenliği için göstermediğini, çok sayıda madencinin yaşamını yitirdiğini söyledi.
Binici, rödovans sisteminin madenci cinayetlerinin baş sorumlusu olduğunu ileri sürerek, Yıldız hakkındaki gensoruda kollandığı ifade edilen firmalardan birinin Soma A.Ş olmasının kendisini şaşırtmadığını, Yıldız'ın kaza öncesinde gittiği maden ocağını övdüğünü belirtti. Binici, yönetim kurulu kararı olmadan ek protokolle henüz sözleşme süresi bitmeden iş süresinin 10 yıl daha uzatıldığını ileri sürdü. Bu uygulamanın başlı başına bir muamma olduğunu ifade eden Binici, rödovans uygulama yönetmeliğine de açıkça aykırı olduğunu savundu.
Yapılan işlemlerin mevzuata aykırı ve usulsüz olduğunu belirten Binici, "Kasıtlı görünen bu işlemler neticesinde her iki firmaya 4 milyar lira açıkça peşkeş çekilmiş ve yolsuzluk yapılmıştır. Sayıştay raporlarına rağmen Soma A.Ş, neden Bakan tarafından korunup kollanmaktadır? Soma A.Ş'nın çıkardığı kömürün yarısı atılmıştır. Kamunun açıkça zarara uğratılmasına rağmen hala kendilerine sahip çıkan bu zihniyeti kınıyorum. Bakan'ın derhal istifa etmesi yapacağı en hayırlı iş olacak" görüşünü ifade etti.
MHP Grubu adına konuşan Manisa Milletvekili Erkan Akçay, Yıldız'ı tebrik ederek konuşmasına başladı. Akçay, "Gerçekten bunca olay, bunca iddia karşısında kaya gibi sağlam durduğu için ama taş olsa çatlardı. Başkası da olsa muhtemelen harakiri bile yapardı. Ama Sayın Bakan'ın bunca olay ve iddia karşısında kılı kıpırdamamaktadır. Bu kadar sessiz kalıp dayanması da ayrı bir yetenek" dedi.
Gensoru konusunun önemli, vahim ve inandırıcı iddiaları içerdiğini ileri süren Akçay, söz konusu İmbat ve Soma A.Ş'nin açıkça kayrıldığını ileri sürdü. Akçay, "Olağanüstü artan fahiş kazançlar söz konusu. Bunu verimlilik, rasyonel çalışma, teknolojik yatırımlarla izah edemezsiniz. TKİ Genel Müdürlüğü iki şirketle sözleşme imzalıyor, süreleri dolmadan ve mevzuata aykırı olarak yönetim kurulu kararı olmadan süreyi 13 yıl, 10 yıl uzatıyor. Ek iş verildiği gibi, usulsüz ek protokolle sözleşme süresi uzatılmıştır. Öncekilerde yönetim kurulu kararı bulunurken, uzatmada yönetim kurulu kararı alınması dikkat çekicidir" görüşünü kaydetti.
Akçay, sözleşmelerin süre uzatılmasının mevzuata aykırı olduğunu belirterek, süre uzatılmasına ilişkin yetkinin genel müdürlüğe devredildiği iddiasının ise açık olmadığını, hangi konularda yetki devri olduğunun da belirtilmediğini söyledi.
Her iki şirkete haksız kazanç sağlandığını savunan Akçay, "Bu çok ciddi ve vahim bir örnektir. AKP bazı maden şirketleriyle çok özel, informal, gayri hukuki ilişkileri mevcuttur. O kadar çok emare var ki...Hükümet ve Enerji Bakanlığı'nın pervasızlığını hayretle karşılıyorum. Maden işçileri, AKP mitinglerine zorla götürülüyor. Soma A.Ş'ye alınan işçilerin büyük bölümü AKP'ye üye yapılmıştır, tehdit edilmiştir. Soma işçileri şimdi işsizdir. Bakanlıktan ne bir ses ne bir nefes...Bu çürük bir yönetim anlayışından kaynaklanıyor. Bakanlığın denetimini yapanlar, TKİ'de yönetim kuruluna getiriliyor. Hem denetleyici hem yönetici aynı ise orada ilişkilerin kirlenmesi, düzenin bozulup çürümesi kaçınılmazdır. Madencilerle iftar açarak siyasi şov yapan Bakan, Soma'da madenciler ölünce sorumluluğu başkalarınını üstüne atıyor. Somalılar gerekli güvenlik tedbirleri alınarak madenlerin işletmeye açılmasını bekliyor. İktidar Soma'yı sildi. Toplanan yardımların ne olduğu da meçhul" diye konuştu.
AK Parti Malatya Milletvekili Mücahit Fındıklı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın Türkiye'nin en başarılı enerji bakanlarından birisi olduğunu belirterek, "Kayseri'nin bir evladı Everest tepesi gibi Erciyes tepesi gibidir, istediğiniz kadar taş atın, dünyada enerji politikalarında sözü dinlenen, ağzından çıkan lafa bakılan bakandır" dedi.
AK Parti'li Fındıklı, TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız hakkında verdiği gensoru önergesi üzerinde grubu adına yaptığı konuşmada, gensorunun içeriğine bakmak gerektiğini vurgulayarak, "CHP'nin içinde madencilikten anlayan milletvekilleri var. Keşke bu önergeyi verirken iddiaları, bu arkadaşlarına inceletseler ve onlardan gerekli bilgileri alsalardı. Eğer alsalardı burada mahcup duruma düşmezlerdi" dedi.
Önergenin başlığında "ihale usulsüzce verildi" denildiğini, ancak içinin boş olduğunu belirten Fındıklı, "Burada mesele, siyaseten bir varlık gösteremeyen muhalefetin çırpınışları ile alakalıdır. Gensorunun içine petrolle ilgili konuları koymak, 'ben gensorunun içeriğine güvenmiyorum, o yüzden içine başka şeyler koyuyorum' demektir" diye konuştu.
Fındıklı, CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu'nun laf atması üzerine, "Edep hudutlarını aşarak konuşuyorsun. Taner Yıldız'la ilgili kişisel kinin olabilir ama bunu burada kişiselleştiremezsin" dedi.
Önergedeki "Genel müdür, yönetim kurulu kararı olmadan sözleşmede süre uzatımı kararı veriyor" iddiasının asılsız olduğunu kaydeden Fındıklı, yapılan işin sadece süre uzatımı ile alakalı olduğunu ve bu süre uzatımında da usulsüz verilen yeni tahsisler olmadığını söyledi.
Fındıklı, yerinden kendisine laf atan CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk'e, "Bağırma, ne bağırıyorsun" cevabını verdi.
CHP'nin, başta ekonomi ve sosyal alanda olmak üzere hiç bir alanda stratejisinin olmadığını ifade eden Fındıklı, "(HES'e, nükleere, doğalgaza, rüzgara karşı çıkarım.) Geriye güneş enerjisi ile tezek kaldı. Türkiye'nin enerji politikası böyle yürütülmez. Taner Yıldız'a taş atarak prim yapacağınızı düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Taner Yıldız, Türkiye'nin en başarılı enerji bakanlarından biridir. Türkiye'yi Ortadoğu'da enerji oyuncusu yapmıştır. Devletin aklı varsa, Taner Yıldız'ın tecrübelerinden, yaptığı çalışmalardan ve birikimlerden istifade eder. Kayseri'nin bir evladı Everest tepesi gibi Erciyes tepesi gibidir, istediğiniz kadar taş atın, Taner Yıldız dünyada enerji politikalarında sözü dinlenen, onunla tartışılan, ağzına, ağzından çıkan lafa bakılan bir bakandır. Siz uyduruk şeylerle bir insanın kişisel onurunu ve haysiyetini tartışmaya açarsanız, sizin de kişiliğiniz, onurunuz ve haysiyetiniz tartışmaya açılır. Gündem saptırmaya yönelik bütün gensoru çalışmalarının aleyhindeyiz" diye konuştu.
Sataşma gerekçesiyle kürsüye gelen CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, "Enerjide, sizden önce ne kadar dışa bağımlıydık, şimdi ne kadar bağımlıyız. Bölge ve enerji konusunda doğru politikanız olsaydı, bakanın Erbil'e giden uçağı Kayseri'ye iner miydi? Buraya gelerek, hamaset yaparak yolsuzluğu örtemezsiniz. Bunun altında ezim ezim ezileceksiniz" diye konuştu.
CHP'li Öztürk de "AK Parti'li hatip o kadar bilgisiz ki ben maden mühendisiyim, aynı zamanda da hukukçuyum, sözleşmeleri yorumlayabilecek kadar hukuk bilgim var. Sen cahilliğini, başkasına saldırarak mı kapatacaksın" dedi.
Kendisine laf atan Fındıklı'ya, "Sus, terbiyesizlik yapma" yanıtını veren Öztürk, "Bizim fıtratımızda yolsuzluk, hırsızlık yoktur, yolsuzluk yapılırken seyretmek de yoktur" diye konuştu.
Kürsüden ayrılırken, Fındıklı ile tartışmayı sürdüren ve sinirlenen Öztürk'ü, milletvekili arkadaşları sakinleştirerek yerine oturttu.
TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu, "Konuyu kişiselleştirmeyin, konuyu içinde, özüyle tartışın" diyerek milletvekillerini uyardı.
CHP'li Erdoğdu da süre uzatımıyla firmalara yeni kömür sahaları verildiğini iddia ederek, "İhale yaparak kömür alması gereken kurum, bu kömürü nasıl fahiş fiyatlarla satın alıyor? Süre uzatımı da genel müdürün tek imzasıyla yapılıyor. Soma'da 301 madenci bu dayıbaşı sistemi nedeniyle, bakan görevini yapmadığı için öldü" dedi.
CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu ise İmbat A.Ş. ve ve Soma A.Ş. ile başlangıçta yapılan sözleşmeler makul sözleşmeler iken, 2013'ten sonra yapılan süre uzatımı anlaşmalarında, kamu ihale mevzuatına aykırı işlemler yapıldığını iddia etti.
Bir bakanı suçlamanın güzel bir hadise olmadığını belirten Kuşoğlu, "Bu konuyu aylar önce kendisine anlattım, 'böyle bir durum var, bir şeyler yapın' dedim. 'Tamam' dedi. Yazılı soru önergeleri verdim. Bütçe görüşmeleri sırasında tekrar konuştum ama hiçbirisine cevap veremedi" dedi.
Bakan Yıldız'a ayrıca yazdığı 9 sayfalık mektupta konuyu bir kez daha anlattığını belirten Kuşoğlu, bu mektubu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı'na, Sayıştay Başkanı'na, Plan ve Bütçe ile KİT komisyonlarının başkanları ile üyelerine de gönderdiğini söyledi.
Bülent Kuşoğlu, İmbat A.Ş. ile 2004'te yapılan ilk sözleşmede yönetim kurulu kararı olduğunu, ancak 8 Ekim 2013'te yapılan ve sürenin 2028'e kadar uzatıldığı sözleşmede yönetim kurulu kararı olmadığını savunarak, şöyle konuştu:
"Yıllık 3 milyon ton kömür çıkarılacağını hesaplarsak, 13 yılda 39 milyon ton kömür yapar. İhalesiz bir şekilde, yönetim kurulu kararı olmaksızın bu kadar kömür veriliyor. TKİ'nin İmbat A.Ş'den alacağı kömürün fiyatı yaklaşık 2.5 milyar lira yapıyor. Soma A.Ş. ile de rödovans sözleşmesi yapılıyor. TKİ, 8 Ekim 2013'te iki firmaya da yönetim kurulu kararı olmadan süre uzatımı yapıyor. Bu şirketin çıkaracağı kömürün fiyatı ise 1 milyar 750 milyon lira. Toplamda 4 milyar lirayı aşan bir avanta sözkonusu."
Konunun bağımsız yargıya da intikal ettiğini belirten Kuşoğlu, Bakan Yıldız'ın daha önceden istifa etmesi gerekirken etmediğini belirterek, "Hesap vermekten korktuğu için istifa edemedi bugüne kadar" dedi.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
