2013-11-28 - 16:00
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı. Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Bursa'ya Hükümet olarak geçen yıl sonuna kadar 6 milyar 917 milyon TL, bakanlık olarak da 1.6 milyar TL yatırım yaptıklarını söyledi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı. Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Bursa'ya Hükümet olarak geçen yıl sonuna kadar 6 milyar 917 milyon TL, bakanlık olarak da 1.6 milyar TL yatırım yaptıklarını söyledi.

MHP Konya Milletvekili Faruk Bal, Anayasa ile ilgili yaptığı gündemdışı konuşmada sözlerine, "Bir rüyanın nasıl kabusa dönüştüğünü anlatacağım" diyerek başladı.

Bu rüyanın 137 yıllık bir rüya olduğunu belirten Bal, şöyle konuştu:

"Milletin sesi ve nefesi olacak, hiç kimseyi dışlamayacak, herkesi kucaklayacak, hak ve hürriyetleri genişletecek, devlet organlarını iyi işletecek, yargıyı bağımsız ve tarafsız kılacak, Türk milletinin her kesiminin saygı duyacağı, herkesin sadakatle kendisini bağlı hissedeceği bir Anayasa yapılacaktı. İlk defa yüzde 95 temsile ulaşmış TBMM, siyasi partinin katılımı ile masaya oturdu. İlk kez partiler heybelerindekini masaya döktü, sivil toplumun sesi alındı, akademisyenlerin, siyasetçilerin sesi ve nefesi masaya ulaştı. 2 yıldan fazla müzakere edildi. Gelecek nesillere iyi bir armağan edilecekti. Vaziyet böyle iken bir el, arı kovanına çomak soktu, arı kovandan bal beklenirken her şey berbat oldu. 327 toplantıdan sadece 40'ına katılmış olan Uzlaşma Komisyonu'nun sembolik başkanı da rüyayı kabusa çevirenlerin safına katıldı."

TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in istifa etmesine rağmen, liderlere mektup yazdığını belirten Bal, iki toplantıya AK Parti'li üyelerin gelmediğini, tutanakçıların ve memurların gönderilmediğini, "candaş veya yandaş basının" bu olaylar karşısında suskunluk sarmalına döndüğünü ama masayı devirenlere karşı ekranlarını açtığını iddia etti.

Bal, Uzlaşma Komisyonu üyeleri, Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya'nın komisyonu hapishaneye, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'in kahvehaneye, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şentop'un ise kıraathaneye benzettiğini ifade ederek, "Dervişin fikri ne ise zikri de o olur. Demek ki Anayasa yapmak gibi bir düşünceleri yoktu" dedi.

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ın, kendisini evlenme vaadiyle kandırılmış birisine benzettiğini anımsatan Bal, "Ne MHP'nin ne de komisyonun evlenme vaadi olmamıştır. Kılıç'a kim bu vaatte bulunmuşsa gitsin ondan hesabını sorsun ve namusunu temizlesin" diye konuştu.

CHP Bursa Milletvekili İlhan Demiröz, yaptığı gündemdışı konuşmada Bursa'nın sorunlarını dile getirdi.

Demiröz'e yanıt veren Veysel Eroğlu, bakanlık olarak Bursa'da yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi verdi.

İlk stajını Bursa'da yaptığı için kendisini Bursa'nın hizmetkarı olarak gördüğünü ve oraya gönül bağı olduğunu belirten Eroğlu, Bursa'ya Hükümet olarak geçen yıl sonuna kadar 6 milyar 917 milyon TL, bakanlık olarak da 1.6 milyar TL yatırım yaptıklarını bildirdi.

Eroğlu, sulamanın tarım içine önemine işaret ederek, "Yeterli sulama olmadan iyi ürün alınmaz. Geçen yıl sonuna kadar 183 bin dekar araziyi modern sulamayla suladık. 246 bin dekar arazinin sulama suyu hazır, kanallar inşa ediliyor. Bursa'mızın içme suyu ihtiyacı had safhada idi. Bursa'da sadece bir baraj vardı ve su tükenmişti. Orada yıldırım hızıyla Nilüfer Barajı'nı yaptık, 2060 yılına kadar Bursa'nın içme suyu meselesini çözdük" dedi.

Nilüfer Barajı'nı yeterli görmediklerini, sıkıntı olmaması için başka bir baraj daha yaptıklarını kaydeden Eroğlu, "Yedeğin yedeğini düşündük" diye konuştu. Eroğlu, 9 dereyi ıslah ettiklerini, 4 ilçede 45 bin dekar araziyi de sel baskınlarından koruduklarını söyledi.

Bakan Eroğlu, Bursa'da orman teşkilatının da kapsamlı çalışmalar yaptığını ifade ederek, 42 milyon 150 bin fidan diktiklerini, 2013 yılında 11 bin dekar alanda ağaçlandırma yaptıklarını bildirdi.

Uludağ ile ilgili de projelerini olduğunu belirten Eroğlu, Uludağ'ı sadece kayak ve kış turizm merkezi değil, kongre ve sağlık turizme merkezi yapmak için de çalıştıklarını anlattı.

Veysel Eroğlu, ulaşımla ilgili yapılanları anlatırken, "Afyon kaymağı gibi yolları Bursa'ya ulaştırıyoruz" diye konuştu.

Eroğlu'nun konuşması sırasında, "Bursa'nın kestanesinin meşhur olduğunu" söylemesi üzerine, CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, "Kestane Sinop'un" dedi.

Bunun üzerine TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı da "Hiç görmedik kestanelerden" diyerek Altay'a takıldı. Altay da "Hemen yollayalım" cevabını verdi.

AK Parti Malatya Milletvekili Öznur Çalık da 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü nedeniyle yaptığı gündemdışı konuşmada, CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç'i eleştirerek, "Kamer Genç'i, Başbakanımızın eşi Emine Erdoğan'a karşı kullandığı seviyesiz üslup nedeniyle lanetliyorum, yazıklar olsun. Milletin vekili olma sıfatını kaybetmiştir" dedi.

Çalık, CHP'yi de bu konuyla ilgili gerekeni yapmaya davet etti.

TBMM Genel Kurulu'nda MHP ve BDP'nin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.

Genel Kurul'da, ilk olarak BDP'nin faili meçhullerle ilgili verdiği araştırma önergesinin bugüne ele alınması önerisi görüşüldü.

BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, dün bu konuda önemli bir davanın duruşmasının gerçekleştirildiğini belirterek, "Büyük devletler geçmişiyle yüzleşen devletlerdir. Eğer bu yüzleşmeyi yapacaksak bu önergeye kabul edilmelidir" dedi.

Bir dönem bu cinayetlerin MGK'da alınan kararlarla işlendiğini öne süren Sakık, "Bu kararların açıklanması gerektiğini" söyledi.

CHP Ankara Milletvekili Levent Gök, ülkenin tarihinin, 18 bine yaklaşan politik ve siyasi cinayetleriyle karşı karşıya olduğunu ve hala bu cinayetlerin katillerinin bulunamadığını kaydetti.

Gök, "Faili belli olanlar konusunda da ne yaptığımız ortada. Uludere'de ölenlerin, Ethem Sarısülük'ün, Ali İsmail Korkmaz'ın failleri belli ama ne yapıldığı da ortada" diye konuştu.

AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, bugün gerçeklerin ortaya çıktığını, bu cinayetlerin arka planlarında kimlerin olduğu açıkça ortada olduğunu kaydetti.

Tunç, "Bu cinayetlerin yoğunlaştığı dönemlere baktığımızda, bu cinayetlerin darbelere zemin hazırlamak için yapıldığını görüyoruz. Bu cinayetlerin arka planında olanlar şu anda yargılanmaktadır" dedi.

Bu konuda AK Parti iktidarının eleştirilmesi bir yana, teşekkür edilmesi gerektiğini söyleyen Tunç, "Yaşam hakkı ihlallerini Türkiye'nin gündeminden çıkaran parti AK Parti'dir" ifadesini kullandı.

BDP'nin önerisi reddedildi.

Daha sonra MHP'nin intihar olaylarının araştırılması için verdiği önergenin bugün ele alınması önerisi görüşüldü.

MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık, dünya ülkeleri arasında yaşanan intihar oranları açısından Türkiye'nin 79. sırada yer aldığını kaydetti.

Türkiye'nn altındaki 78 ülkenin adı duyulmayan ülkeler olduğunu ifade eden Işık, son 10 yılda artışın yüzde 50'ye yaklaşmasının son derece düşündürücü olduğunu söyledi.

2002'de 2300 olan intiharların 2012'de 3225'ye yükseldiğini ve artışın yüzde elli olduğunu ifade eden Işık, bunun iyi araştırılması gerektiğini vurguladı. Işık, şunları iade etti:

"Dershane borcunu ödeyemediği için intihar eden insanımız olmuştur ama Başbakan'ın asıl değinemediği gerçek; en çok banka borçlularının intihar ettiğidir. Bir kişiden bahsedeceksiniz ama son on yılda 934 askerin, kredi kartı borcundan dolayı 200'den fazla kişinin canına kıydığını görmezden geleceksiniz. 300'den fazla polis, 35'den fazla öğretmen intihar etti."

Işık, son 10 yılda bozulan ekonomik gelir düzeyi dağılımının, intiharları artırdığını öne sürdü.

BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, "Asker intiharlarında devletin hiç mi günahı yok?" diye sordu.

Kaplan, polisteki yüksek intihar oranlarının da "mobbing, angarya, üst üste göreve gitme, gazlama, tomalama"dan kaynaklandığını savundu.

CHP Eskişehir Milletvekili Kazım Kurt, intiharların en önemli nedeninin ekonomik sıkıntılar olduğunu belirterek, "Ekonomi iyi yönetilmeyince, her ne kadar dünyadaki 17. büyük ekonomi de olsak, intiharlardaki ciddi artış, hepimizin düşünmesi gereken bir konu" dedi.

AK Parti İstanbul Milletvekili Mehmet Muş, 2002'de intiharları tespit şeklinin değiştirildiğini, artışın bundan kaynaklı olduğunu söyledi.

MHP'nin önerisi reddedildi.

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, artık Türkiye'de, devlete yük olan kamu bankacılığının tam tersine Hazine'ye kaynak aktaran kamu bankacılığı sistemi olduğunu söyledi.

Babacan, TBMM Genel Kurulu'nda, Türkiye ile Azerbaycan Arasında Arşiv Alanında İşbirliği Protokolünün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı'nın görüşmelerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

Bankacılık sisteminin büyük bir reformdan geçtiğini ifade eden Babacan, zamanında atılan bu adımlar nedeniyle, krizlerde sırasında dünyada pek çok büyük banka sıkıntı yaşayıp batma noktasına gelirken, Türkiye'de hiçbir bankada sıkıntı yaşanmadığını söyledi.

Bankacılık sektöründe, dünya ortalamasının altında yüzde 3 civarında takipte olan alacak olduğunu bildiren Babacan, "Bu, tarihi düşük bir seviyedir" dedi.

Yıllardır görev zararlarıyla boğuşan kamu bankalarının hepsinin şu ada karlı olduğunu ve Hazine'ye temettü verdiğini kaydeden Babacan, "Artık Türkiye'de, devlete yük olan kamu bankacılığının tam tersine Hazine'ye kaynak aktaran kamu bankacılığı sistemi var" diye konuştu.

2001 krizine kadar özel ve kamu bankalarının toplam birikmiş ne kadar zararı varsa bunun Hazine'nin üstüne yük olarak geldiğini ve Hazine'nin bunu 2010 yılı sonuna kadar 280 milyar TL gibi rakamı kuruş kuruş ödediğini vurgulayan Babacan, kamu bankalarının takibe geçen alacaklarının özel sektörle hemen hemen aynı olduğunu söyledi.

Babacan, CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu'nun "bir kamu bankasından kredi istihbaratının değiştirilerek kredi kullanıldığı" yönündeki iddialarla ilgili olarak, Bankacılık Kanunu'na göre, bankacılık sırrına tabi konuların gündeme getirilemeyeceğini kaydetti.

Babacan, "Herhangi bir dosyayı çekip burada farklı, ileri geri şeyler söylenmesi, bankacılık sırrı kapsamındaki konularla ilgili cevap vermemiz beklenemez. Gereken bütün dosyalar, başta BDDK ve Başbakanlık Teftiş Kurulu olmak üzere ilgili birimlerce yakından incelenmekte ve gerektiğinde suç duyurularında bulunulmaktadır. En küçük rakam dahi, gündeme gelen her şikayet, yetkili birimlerce incelenmekte ve denetim raporları düzenlenmektedir" dedi.

Türkiye ile Azerbaycan Arasında Arşiv Alanında İşbirliği Protokolünün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı kabul edildi.

Öte yandan, CHP'nin, Artvin Kafkasör-Cerattepe maden sahasının sorunlarının araştırılmasına ilişkin önergenin bugün görüşülmesine ilişkin önerisi kabul edilmedi.

TBMM Genel Kurulu, Türkiye ile Azerbaycan Arasında Meteoroloji Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı'nın iki kez yapılan oylamasında karar yeter sayısı bulunamayınca kapandı.

Tasarı üzerinde konuşan MHP Iğdır Milletvekili Sinan Oğan, Türkiye'nin, Doğu Türkistan'da yaşayan Uygur halkının temsilcisi olan Rabia Kadir'e vize vermediğini belirterek, "Rabia Kadir'e neden vize vermiyorsunuz, Dışişleri Bakanlığı bunu neden yapamıyor? Siz bostan korkuluğu musunuz? Bakan vize vereceğine, 'inşallah bir gün gelebilir' diyor" dedi.

Oğan'ın, 'Akdamar'a çanı kim taktı? Ermeni kiliselerine çanı takmak, Rum'a kilise açmak, Türk'ün olan vakıf mallarını ona buna peşkeş çekmek sizin işiniz" sözleri üzerine, AK Parti Isparta Milletvekili Recep Özel laf attı. Oğan bunun üzerine, "(Hadi oradan) sana yakışır, beni başkasıyla karıştırma. Sizin cami onarmak gibi bir işiniz yok, siz ancak kilise onarırsınız" diye cevap verdi.

TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, Oğan'ın, "bana laf atılıyor, neden müdahale etmiyorsunuz?" sözleri üzerine, "Ben ne zaman müdahale edeceğimi bilirim" dedi. Bahçekapılı, oturduğu masaya vurarak konuşan MHP Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan'ı da "Masanın üzerine vurmayın" diye uyardı. Türkkan da "Vururum" cevabını verdi.

Bahçekapılı, UEFA Avrupa Ligi'nde Kıbrıs Rum Kesimi temsilcisi Apollon Limassol ile maç yapan Trabzonspor'a başarılar diledi ve "Bunu Fenerbahçeli olarak söylüyorum" dedi.

Başkanvekili Bahçekapılı, tasarının iki kez yapılan oylamasında da karar yeter sayısı bulunamayınca, birleşimi, 3 Aralık Salı günü saat 15.00'de toplanmak üzere kapattı.