2006-09-22 - 10:34
İsrail Parlamentosu'ndaki siyasi parti temsilcisilerinin kaçırılan İsrail askerlerinin serbest bırakılması yönündeki girişim talebi üzerine harekete geçen TBMM Başkanı Bülent Arınç, Lübnan Meclis Başkanı Nabih Berry ile İsrail Meclis Başkanı Dalia Itzik'e birer mektup gönderdi.
Lübnan'da yaşanan olaylarla ilgili olarak mektup diplomasisine devam eden TBMM Başkanı Arınç, Temmuz ayında kaçırılan İsrail askerlerinin serbest bırakılması için Lübnan Meclis Başkanı Nabih Berry ile İsrail Meclis Başkanı Dalia Itzik'e birer mektup gönderdi.
İsrail Parlamentosundaki 10 siyasi parti temsilcisi TBMM Başkanı Bülent Arınç'tan kaçırılan İsrail askerlerinin serbest bırakılması yönünde girişimde bulunmasını talep ettiler. İsrailli parlamenterler TBMM Başkanı Arınç'a gönderdikleri mektupta kayıp olan İsrail askerleri hakkında hiçbir bilgiye sahip olmadıklarını belirttiler. Ortadoğu'daki partiler arasında ne kadar siyasi farklılıklar bulunsa da bunun özel ve olağanüstü bir çağrı olduğuna dikkat çekilen mektupta, çağrının, yakınlarının hayatta olup olmadığını, fiziki ve akli durumları hakkında bilgi sahibi olmayan aileler adına yapıldığını kaydettiler.
İsrail askerlerinin serbest bırakılması talebi üzürine harekete geçen Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Bülent Arınç Lübnan Meclis Başkanı Nabih Berry'e gönderdiği mektubunda bölgedeki barış ve huzur ortamının sağlanmasının bölge ülkelerinin ortak sorumluluğu olduğunu kaydetti. Arınç, ayrıca İsrail Meclis Başkanı Dalia Itzık'e de gönderdiği mektubunda iki askerin kurtarılması için Türkiye'nin çaba sarfettiğini bildirdi.
"BU ÖZEL VE OLAĞANÜSTÜ BİR ÇAĞRI"
İsrail Parlementosu'ndaki siyasi parti temsilcilerinin TBMM Başkanı Arınç'a gönderdikleri mektup şöyle:
"Sayın Başkan,
Bugün (14 Ağustos), 25 Temmuz tarihinde Hamas tarafından kaçırılan ve Gazze Şeridi'nde olduğu tahmin edilen Gilad Shalit'in ailesi ve 12 Temmuz tarihinde Hizbullah'ın İsrail'in güneyinde gerçekleştirdiği saldırıda kaçırılan Eldad Regav ve Ehud Goldwasser'in aileleri İsrail Parlamentosu'nu ziyaret ettiler.
Kayıp olan iç İsrail askeri hakkında hiçbir bilgiye sahip değiliz. Kendilerinin nerede bulundukları ve sağlık durumları hakkında hiçbir bilgi verilmemektedir. Hizbullah ve Hamas kasıtlı olarak ve insafsızca temel insan hakları ve hukuk kurallarını hiçe sayarak askerlere ulaşılmasını veya uluslar arası kuruluşlar tarafından kendilerine ziyarette bulunulmasını engellemiştir.
İsrail Parlamentosu'nun hemen hemen tamamını temsil eden 10 siyasi grubun başkanı bugün parlamentoda kaçırılan askerlerin aileleri ile bir araya gelerek onların yakınları ile ilgili olarak duydukları endişeleri dinlediler. İsrail Parlamentosu'nun 120 üyesinden 110'u size bu mektupla insani bir yardım talebinde bulunmak üzere birleşmiştir.
Sayın Başkan Ortadoğu'daki partiler arasında ne kadar siyasi farklılıklar bulunsa da bu özel ve olağanüstü bir çağrıdır. Bu çağrı, yakınlarının hayatta olup olmadıklarını, fiziki, akli durumları ve rehin tutuldukları ortamda kendilerine nasıl davranıldıklarını dahi bilmedikleri, endişe ve üzüntüleri tarif edilemez aileleri adına yapılmaktadır.
Aşağıda imzası bulunan bizler, askerlerimizi kaçıran ve onları alıkoyanlardan öncelikle askerlerimizin hayatta olduğuna dair bilgi vermelerini, onların yaşam haklarına saygı duymalarını, kendilerine yeterli tıbbi ve insani yardımda bulunulmasını, uluslar arası kuruluşların temsilcileri tarafından kendilerine ziyarette bulunulmasını ve her şeyin ötesinde acil ve şartsız salıverilmeleri konusunda elinizden gelen gayreti göstermenizi rica etmekteyiz."
"GELECEĞİ BERABERCE OLUŞTURMAK HEPİMİZİN ORTAK SORUMLULUĞU"
Arınç'ın Lübnan Meclis Başkanı Nabih Berry'e gönderdiği mektup şöyle:
"Sayın Başkan,
Lübnan krizi bağlamında tarafıma iletilen bir dileği dikkatinize getirmek amacıyla size yazıyorum. Kısa bir süre önce, İsrail Parlamentosu'ndaki dokuz siyasi grup temsilcisi tarafından imzalanan bir mektup aldım. Mektupta, 12 Temmuz günü Hizbullah tarafından kaçırılan İsrailli askerler, Eldad Regev ve Ehud Goldwasser'in hayati durumları hakkında bilgi edinilmesi, askerlerin yaşam haklarına saygı gösterilmesi ve kendilerine asgari insani koşulların sağlanması için yardımcı olunması talep edilmektedir.
Meselenin siyasi boyutunun farkında olmakla birlikte, tamamen insani mülahazalarla size bu talebi iletmeyi uygun gördüm. Bu çerçevede, adı geçen İsrailli askerlerin hayati durumu hakkında verebileceğiniz bilgilerin şükranla karşılanacağını ifade etmek isterim.
Bölgemizde kalıcı barış ve sükunetin kurulması için çaba harcadığımız bu günlerde, düşmanlıkları geride bırakarak geleceğe bakmak ve kararlı, sağlam adımlarla bu geleceği beraberce oluşturmak bölge ülkeleri olarak hepimizin ortak sorumluluğu olmaktadır.
Bu duygu ve düşüncelerle, Lübnan halkı ve Meclisiyle dayanışma içerisinde Lübnan'ın istikrar ve refahına katkıda bulunmak irademizi teyit eder, en derin saygılarımı sunarım.
"TÜRKİYE ÇABA SARFEDİYOR"
TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın İsrail Meclis Başkanı (Knesset) Dalia Itzık'e mektubunda şu görüşleri dile getirdi:
"Sayın Başkan,
İsrail Parlamentosu'ndaki dokuz siyasi grubun temsilcisince şahsıma gönderilen örneği ilişik mektubu atfen aşağıdaki hususları dikkatinize sunmak istiyorum.
25 Haziran 2006 tarihinde Gazze'deki Kerem Şalom Sınır Kapısı'nda meydana gelen saldırıda kaçırılan Gilad Shalit ile 12 Temmuz 2006 tarihinde İsrail-Lübnan sınırında Hizbullah militanlarınca kaçırılan Eldad Regev ve Ehud Goldwasser adlı İsrail askerlerinin hayati durumlarından endişe eden yakınlarının hissiyatını anlıyorum. Adıgeçen askerlerin evlerine sağ salim dönebilmeleri konusunda uluslararası toplumla birlikte ülkemiz de çaba harcamaktadır.
Nitekim, ekli mektup elime geçtikten sonra Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri'ye bir mektup göndererek, kaçırılan askerlerin hayati durumları hakkında bilgi edinilmesi, askerlerin yaşam haklarına saygı duyulması ile kendilerine asgari insani koşulların sağlanması gibi konularda yardımcı olmasını rica ettim.
Lübnan'da 34 gün süren savaş her iki tarafta da kayıp ve yıkıma yol açmış, sayısız masum insanın ölümüne neden olmuştur. Geldiğimiz noktada savaşın yaralarının sarılması, savaşın acısını yaşamış olanların dimağlarında yer etmemesi için tüm tarafların kararlılık ve itidalle hareket etmeleri, barışı kalıcı kılacak ortamı yaratmak için çaba göstermeleri gerekmektedir.
Türkiye, ateşkesin sağlanması yönünde sarfettiği çabaları, 1701 sayılı BMGK kararının uygulanmasına vermekte olduğu destekle, bundan böyle sükunetin kalıcı, barış ve istikrarın daimi olması yönünde sarfetmeye devam edecektir.
Bu duygu ve düşüncelerle, İsrailli askerlerin ailelerini rahatlatıcı haberleri en kısa sürede verebilmeyi diler, Zatıalinize ve şahsınız vasıtasıyla İsrail Parlamentosu'nun değerli temsilcilerine en derin saygılarımı sunarım."
İsrail Parlamentosundaki 10 siyasi parti temsilcisi TBMM Başkanı Bülent Arınç'tan kaçırılan İsrail askerlerinin serbest bırakılması yönünde girişimde bulunmasını talep ettiler. İsrailli parlamenterler TBMM Başkanı Arınç'a gönderdikleri mektupta kayıp olan İsrail askerleri hakkında hiçbir bilgiye sahip olmadıklarını belirttiler. Ortadoğu'daki partiler arasında ne kadar siyasi farklılıklar bulunsa da bunun özel ve olağanüstü bir çağrı olduğuna dikkat çekilen mektupta, çağrının, yakınlarının hayatta olup olmadığını, fiziki ve akli durumları hakkında bilgi sahibi olmayan aileler adına yapıldığını kaydettiler.
İsrail askerlerinin serbest bırakılması talebi üzürine harekete geçen Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Bülent Arınç Lübnan Meclis Başkanı Nabih Berry'e gönderdiği mektubunda bölgedeki barış ve huzur ortamının sağlanmasının bölge ülkelerinin ortak sorumluluğu olduğunu kaydetti. Arınç, ayrıca İsrail Meclis Başkanı Dalia Itzık'e de gönderdiği mektubunda iki askerin kurtarılması için Türkiye'nin çaba sarfettiğini bildirdi.
"BU ÖZEL VE OLAĞANÜSTÜ BİR ÇAĞRI"
İsrail Parlementosu'ndaki siyasi parti temsilcilerinin TBMM Başkanı Arınç'a gönderdikleri mektup şöyle:
"Sayın Başkan,
Bugün (14 Ağustos), 25 Temmuz tarihinde Hamas tarafından kaçırılan ve Gazze Şeridi'nde olduğu tahmin edilen Gilad Shalit'in ailesi ve 12 Temmuz tarihinde Hizbullah'ın İsrail'in güneyinde gerçekleştirdiği saldırıda kaçırılan Eldad Regav ve Ehud Goldwasser'in aileleri İsrail Parlamentosu'nu ziyaret ettiler.
Kayıp olan iç İsrail askeri hakkında hiçbir bilgiye sahip değiliz. Kendilerinin nerede bulundukları ve sağlık durumları hakkında hiçbir bilgi verilmemektedir. Hizbullah ve Hamas kasıtlı olarak ve insafsızca temel insan hakları ve hukuk kurallarını hiçe sayarak askerlere ulaşılmasını veya uluslar arası kuruluşlar tarafından kendilerine ziyarette bulunulmasını engellemiştir.
İsrail Parlamentosu'nun hemen hemen tamamını temsil eden 10 siyasi grubun başkanı bugün parlamentoda kaçırılan askerlerin aileleri ile bir araya gelerek onların yakınları ile ilgili olarak duydukları endişeleri dinlediler. İsrail Parlamentosu'nun 120 üyesinden 110'u size bu mektupla insani bir yardım talebinde bulunmak üzere birleşmiştir.
Sayın Başkan Ortadoğu'daki partiler arasında ne kadar siyasi farklılıklar bulunsa da bu özel ve olağanüstü bir çağrıdır. Bu çağrı, yakınlarının hayatta olup olmadıklarını, fiziki, akli durumları ve rehin tutuldukları ortamda kendilerine nasıl davranıldıklarını dahi bilmedikleri, endişe ve üzüntüleri tarif edilemez aileleri adına yapılmaktadır.
Aşağıda imzası bulunan bizler, askerlerimizi kaçıran ve onları alıkoyanlardan öncelikle askerlerimizin hayatta olduğuna dair bilgi vermelerini, onların yaşam haklarına saygı duymalarını, kendilerine yeterli tıbbi ve insani yardımda bulunulmasını, uluslar arası kuruluşların temsilcileri tarafından kendilerine ziyarette bulunulmasını ve her şeyin ötesinde acil ve şartsız salıverilmeleri konusunda elinizden gelen gayreti göstermenizi rica etmekteyiz."
"GELECEĞİ BERABERCE OLUŞTURMAK HEPİMİZİN ORTAK SORUMLULUĞU"
Arınç'ın Lübnan Meclis Başkanı Nabih Berry'e gönderdiği mektup şöyle:
"Sayın Başkan,
Lübnan krizi bağlamında tarafıma iletilen bir dileği dikkatinize getirmek amacıyla size yazıyorum. Kısa bir süre önce, İsrail Parlamentosu'ndaki dokuz siyasi grup temsilcisi tarafından imzalanan bir mektup aldım. Mektupta, 12 Temmuz günü Hizbullah tarafından kaçırılan İsrailli askerler, Eldad Regev ve Ehud Goldwasser'in hayati durumları hakkında bilgi edinilmesi, askerlerin yaşam haklarına saygı gösterilmesi ve kendilerine asgari insani koşulların sağlanması için yardımcı olunması talep edilmektedir.
Meselenin siyasi boyutunun farkında olmakla birlikte, tamamen insani mülahazalarla size bu talebi iletmeyi uygun gördüm. Bu çerçevede, adı geçen İsrailli askerlerin hayati durumu hakkında verebileceğiniz bilgilerin şükranla karşılanacağını ifade etmek isterim.
Bölgemizde kalıcı barış ve sükunetin kurulması için çaba harcadığımız bu günlerde, düşmanlıkları geride bırakarak geleceğe bakmak ve kararlı, sağlam adımlarla bu geleceği beraberce oluşturmak bölge ülkeleri olarak hepimizin ortak sorumluluğu olmaktadır.
Bu duygu ve düşüncelerle, Lübnan halkı ve Meclisiyle dayanışma içerisinde Lübnan'ın istikrar ve refahına katkıda bulunmak irademizi teyit eder, en derin saygılarımı sunarım.
"TÜRKİYE ÇABA SARFEDİYOR"
TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın İsrail Meclis Başkanı (Knesset) Dalia Itzık'e mektubunda şu görüşleri dile getirdi:
"Sayın Başkan,
İsrail Parlamentosu'ndaki dokuz siyasi grubun temsilcisince şahsıma gönderilen örneği ilişik mektubu atfen aşağıdaki hususları dikkatinize sunmak istiyorum.
25 Haziran 2006 tarihinde Gazze'deki Kerem Şalom Sınır Kapısı'nda meydana gelen saldırıda kaçırılan Gilad Shalit ile 12 Temmuz 2006 tarihinde İsrail-Lübnan sınırında Hizbullah militanlarınca kaçırılan Eldad Regev ve Ehud Goldwasser adlı İsrail askerlerinin hayati durumlarından endişe eden yakınlarının hissiyatını anlıyorum. Adıgeçen askerlerin evlerine sağ salim dönebilmeleri konusunda uluslararası toplumla birlikte ülkemiz de çaba harcamaktadır.
Nitekim, ekli mektup elime geçtikten sonra Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri'ye bir mektup göndererek, kaçırılan askerlerin hayati durumları hakkında bilgi edinilmesi, askerlerin yaşam haklarına saygı duyulması ile kendilerine asgari insani koşulların sağlanması gibi konularda yardımcı olmasını rica ettim.
Lübnan'da 34 gün süren savaş her iki tarafta da kayıp ve yıkıma yol açmış, sayısız masum insanın ölümüne neden olmuştur. Geldiğimiz noktada savaşın yaralarının sarılması, savaşın acısını yaşamış olanların dimağlarında yer etmemesi için tüm tarafların kararlılık ve itidalle hareket etmeleri, barışı kalıcı kılacak ortamı yaratmak için çaba göstermeleri gerekmektedir.
Türkiye, ateşkesin sağlanması yönünde sarfettiği çabaları, 1701 sayılı BMGK kararının uygulanmasına vermekte olduğu destekle, bundan böyle sükunetin kalıcı, barış ve istikrarın daimi olması yönünde sarfetmeye devam edecektir.
Bu duygu ve düşüncelerle, İsrailli askerlerin ailelerini rahatlatıcı haberleri en kısa sürede verebilmeyi diler, Zatıalinize ve şahsınız vasıtasıyla İsrail Parlamentosu'nun değerli temsilcilerine en derin saygılarımı sunarım."
