2011-01-13 - 12:30
TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Murat Mercan, Lüksemburg Parlamentosu Dış ve Avrupa İşleri, Savunma, İşbirliği ve Göç Komisyonu Başkanı Ben Fayot ve beraberindeki heyet ile görüştü.
TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Murat Mercan, Lüksemburg Parlamentosu Dış ve Avrupa İşleri, Savunma, İşbirliği
ve Göç Komisyonu Başkanı Ben Fayot ve beraberindeki heyet ile görüştü.
Mercan, yaptığı konuşmada, Türkiye'nin son dönemlerde çok önemli bir dış
politika izlediğini belirterek, bir yandan kararlılıkla Avrupa Birliği sürecini
sürdürürken bir taraftan da bölgesinde barış ve istikrarı sağlama konusunda
elinden gelen her şeyi yaptığını söyledi.
Türkiye'nin Avrupa Birliği sürecinin kendi iradesiyle seçtiği bir süreç
olduğunu ifade eden Mercan, ''Bu süreç ne yazık ki arzu edilen seviyede
gitmemektedir. Özellikle son zamanlarda Türkiye'ye yönelik yapılan bazı haksız
eleştiriler ve Türkiye'nin bu sürece katkısını görmezden gelen eleştiriler, büyük
Avrupa devletlerinden Almanya'nın yaptığı eleştiriler, halkımızın vicdanında
derin bir yara almaktadır. Çünkü Türkiye sadece bölgesindeki meseleleri değil,
bütün meselelere adil ve kalıcı çözüm bulunması konusunda her türlü inisiyatifi
almıştır, bütün risklerine rağmen'' diye konuştu.
Özellikle Kıbrıs'ta 2004 yılında Annan Planı çerçevesi içerisinde alınan
inisiyatifin Türkiye'nin bu konuda ne kadar kararlı olduğunun en büyük göstergesi
olarak algılanması gerektiğini kaydeden Murat Mercan, şunları söyledi:
''Fakat ne yazık ki o dönem (referandumda) Rum tarafının Annan Planı'nı
reddetmesi, Türk tarafının kabul etmesine rağmen sorun kaotik hale gelmiştir. Bu
sorunun kaotik hale gelmesinde tek sorumlu, uzlaşmaz tavrıyla Rum tarafıdır ve
uzlaşmaz tavrını destekleyen, arkasında duran bazı Avrupa ülkeleridir. Çünkü
Türkiye, evet AB üyesi olmak istemektedir ama Kıbrıs'ta da adil ve barışçı bir
çözüm olmak şartıyla bunu istemektedir. Türkiye hiçbir şekilde Kıbrıs ve Avrupa
Birliği arasında tercih yapmaya zorlanmamalıdır. Türkiye'nin bu konudaki tavrı
açık ve nettir. Tabi ki uluslararası ve bölgesel ilişkilere baktığımız zaman,
Türkiye'nin bölgesinde yaptığı pozitif çabaları kimileri takdirle kimileri de
kıskançlıkla izlemektedir. Türkiye, kim ne derse desin bölgesinde barış ve
istikrarı sağlayacak bütün halkların esenliğine çalışacak bir politika
izleyecektir.''
Lüksemburg Parlamentosu Dış ve Avrupa İşleri, Savunma, İşbirliği ve Göç
Komisyonu Başkanı Ben Fayot da Türkiye'de neler oluyor neler yapılıyor açısından
ziyaretlerinin önemli olduğunu söyledi.
Türkiye'nin çok önemli ve dinamik bir ülke olduğunun bilincinde
olduklarını kaydeden Fayot, ''Son zamanlarda çok derinden dönüşüm yaşayan bir
ülke. Biz Lüksemburg vekilleri olarak, Meclisimiz olarak Türkiye'nin AB'nde yeri
olduğuna kesinlikle inanıyoruz'' dedi.
''Gerçekten de Türkiye çok büyük bir ülke ve bu denli büyük olması da
Avrupa Birliği bünyesindeki bazı ülkelerde ve bazı kesimlerce birtakım
çekincelerin oluşmasına sebebiyet vermektedir'' diyen Ben Fayot, sözlerini şöyle
sürdürdü:
''Bu nedenden dolayı, inanıyoruz ki karşılıklı olarak sorunlarımızı iyi
anlayabilirsek o zaman çok daha demokratik bir Avrupa geliştirebileceğimizi
düşünüyoruz. Türkiye'ye yapılan birtakım olumsuz muamelelerin olduğu doğrudur
ancak bunun yanı sıra Türkiye'de gerçekleştirilen değişikliklere özellikle de
referandumla oylanan Anayasa değişikliklerine yönelik olumlu bakış açımızın da
olduğunu belirtmek isteriz. Bütün bu değişikliklerin siyasi bir liberalleşmeyi
sağlayacağına inanıyoruz. Tabi ki Avrupa Birliği'ne üyelik sürecinde yapılan
çabalar çerçevesinde Türkiye'de istikrarın oluşturulması, gelir dağılımındaki
eşitlik ve sosyal eşitliğin sağlanması gibi hususlar büyük önem arz etmektedir.
Ancak biz Lüksemburg vekilleri olarak özellikle de yeni Anayasa'nın çok daha
demokratik bir yol açacağını düşünüyoruz. Türkiye'nin de AB'ye üye olmak üzere
sarfettiği çabalarının da bilincindeyiz. Eminim ki AB, bu çabaların sonucunda
Türkiye'ye hakettiği karşılığı verecektir ve bu yoldaki çabalarında da Türkiye'ye
başarılar diliyoruz.'' (12:30)
