2010-04-09 - 01:14
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ TEKLİFİ KOMİSYONDA...
TBMM Anayasa Komisyonunda Anayasa değişikliği teklifi üzerinde Hükümet adına konuşan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Komisyona yakışan bir müzakere yapıldığını belirterek, ''Müzakerenin bu şekilde yapılmış olması bazılarına sürpriz olmuştur, bazılarını sükutu hayale de uğratmıştır. Bize ve Parlamentoya yakışan da budur'' değerlendirmesinde bulundu. Çiçek'in konuşmasının ardından teklifin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanarak, maddelerine geçilmesi kabul edildi. Teklifin görüşmelerine bugün devam edilecek.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, ''Siyaset kurumu olarak en az
17 seneden beri vatandaşımıza 'Yeni bir Anayasa' diyoruz. Bu vaadi yerine
getirememiş olmanın ezikliğini duyuyor olmamız lazım'' dedi.

Çiçek, BDP hariç, tüm siyasi partilerin gündemdeki konularla ilgili
geçmişte bazı beyanları ve metinleri bulunduğuna işaret ederek, şöyle konuştu:

''Bu Anayasa değişikliği konusu bugünün konusu değil. Bu değişiklik
ihtiyacı, bir partiden de kaynaklanmıyor. Bu değişiklik 28 yıldır ortada... 28
yıldır tartışıyoruz. İlk değişiklik 1987'de gelmiş. 2010 yılına kadar 16
değişiklik yapılmış. 23 senede 16 değişiklik... Yani, neredeyse 1 sene 3-4 ayda
bir Anayasa değişikliği TBMM'nin gündemine gelmiş. Hatta bazen 2 ay, 4 ay arayla
gelmiş. Neden? 2 ay evvel yapılan değişiklikten sonra, 2 ay sonrayı Türkiye
görememiş mi? Belli ki bu Anayasa, sorunlu bir Anayasa... Teker teker şahıs ve
partilerimizden bağımsız olarak Türkiye'de bir Anayasa sorunu var, olmuş. Anayasa
sorunu varsa, sorunlu bir Anayasamız varsa, bunun tabii sonucu Anayasal
sorunların çıkmasıdır.''

Çiçek, bir metin okuyacağını belirterek, ''Bu benim de düşüncemdir. Ben
söylesem bu kadar güzel söyleyebilir miydim, bilemiyorum. Ama benimsediğim bir
metin'' dedi.

Metinde, ''1982 Anayasası gerek hazırlanışı, gerekse özü ve niteliğiyle
demokratik olmayan bir Anayasadır. Böyle bir Anayasa, demokrasinin bütün kurum ve
kurallarıyla işleyişini önleyici niteliktedir. Bu nedenle Anayasa değişikliği,
TBMM'nin aşması gereken temel sorunlardan biridir'' denildiğini kaydeden Çiçek,
metnin 1993 yılında hazırlandığını söyledi.

''2010'da böyle temel bir sorun çıkmıyor. Daha 1993'te, AK Parti yokken,
siyasi varlık olarak bile yokken, belki bir çoğumuz siyasette bile değilken...''
diyen Çiçek, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Siyaset kurumu olarak en az 17 seneden beri vatandaşımıza 'Yeni bir
Anayasa' diyoruz. Bu vaadi yerine getirememiş olmanın ezikliğini duyuyor olmamız
lazım. Demek ki böyle bir sözü, 17 yıl önce vermişiz. Geçen her gün bu Anayasadan
kaynaklanan sorunlar sebebiyle milletimiz, belli hususlara tahammül etmek zorunda
kalıyor.

Metinde, '82 Anayasasının sınırlı düzeltme ve iyileştirmelerle
demokrasiye ve hukukun temel ilkelerine uygun duruma getirilmesi hemen hemen
olanaksızdır' deniyor. Bu da doğru bir tespit... Ayrıca, metinde, 'Bu anayasa
temel anlayışı, yapısı, dili ve yazılışı bakımından tümüyle yeniden elden
geçirilmeli ve yazılmalıdır. Parlamentonun bugünkü oluşumu itibariyle, bu
kapsamda değişiklik için uzlaşmaya varmanın güçlükleri olabilir. Bu durumun
güçlükleri göz önüne alınarak mevcut koşulların elverdiği ölçüde yapılabilecek
iyileştirmeye katkıda bulunmak amacıyla öneriler paketi oluşturulmuştur. Anayasa
değişikliğinin savsaklanması, çözüme bağlanamaması ağırlığı artan ortak sorunlara
yol açmaktadır. Giderek bir rejim bunalımına dönüşme tehlikesi göstermektedir.'

Şimdi bu kadar önemli bir problem var. Bunu biz söylemiyoruz. Burada bir
kısım değerlendirmeler yapıldı 'Her şey Anayasaya çıkıyor' denildi. 'Niye acele
ediliyor' deniyorsa, gecikmemesi gerekiyor da onun için acele ediliyor ve 28
yıldır konuşuyoruz. Böylece Anayasanın olağanüstü dönem ve ara rejimlerde
değiştirilmesi alışkanlığı yerine, demokratik yöntemlerle, halk iradesine
dayanılarak düzenlenmesi yolu açılmalıdır.''

Okuduğu metnin CHP'nin önerisi olduğunu söyleyen Çiçek'e, CHP'li İsa Gök,
''Bunda sorun yok zaten'' diye tepki gösterdi. Çiçek, ''Ben bu metne imza atarım.
Bu tür bir değişikliğin gerekçesidir aynı zamanda... Hiç ayrıca gerekçe yazmaya
gerek yok. Biz deseydik ki bu 30 maddenin altına, 'işte gerekçesi budur', bu
hepsinin gerekçesi olurdu. Demek ki biz siyaset kurumu olarak bir araya gelerek
yepyeni bir Anayasa yapamadık. Bütün arayış ve uzlaşmalara rağmen... Her iktidar
böyle bir uzlaşı arayışı içinde oldu. Yeni bir Anayasa yapılamayınca bazen tek,
10, 33 maddelik değişiklikler yapılma mecburiyeti hasıl oldu. Keşke
yapabilseydik. Her 12-14 ayda bir Anayasa konusunu tartışmazdık'' diye konuştu.

MHP'nin de aynı dönemde ''1982 Anayasasının bütün maddelerinin siyasi
partilerin tamamının mutabakatıyla düzenlenmesi, bu mümkün olmadığı takdirde bazı
maddeler öncelikle olmak kaydıyla değişiklik yapılmasında fayda görüldüğünü''
ifade ettiğini belirten Çiçek, ''Anayasayı birlikte yapma imkanını inşallah Türk
Parlamentosu günü gelecek bulacaktır. Bu da bir tecrübedir. Bu tecrübeyi giderek
kazanacağız. Niyet okuyarak değil de realiteleri değerlendirerek çözüme
varabilirsek bu olabilir'' dedi.

Uzlaşma arayışının her dönemde olduğunu, kendilerinin de aradığını ancak
uzlaşmanın olmadığını belirten Çiçek, şunları kaydetti:

''2007 seçimlerine giderken vaadimiz yeni bir Anayasaydı. Bir taslak
gündeme geldi, denildi ki 'AK Parti kendisine bir anayasa hazırlıyor.' Halbuki
biz o zaman Anayasa taslağını herkese göndereceğimizi, kendilerini ziyaret
edeceğimizi, paneller yapılacağını, gelecek öneri, eleştiri, ikazları dikkate
alarak yeniden değerlendirme yaptıktan sonra teklif olarak sunacağımızı söyledik.
Ama denildi ki 'Bu olmaz, yöntem doğru değil.' Olabilir, biz üzüm yemekten
yanayız, o zaman başka yöntemle yapalım. TOBB başkanlığındaki 7 büyük meslek
örgütü 'Biz bu sürece dahil oluyoruz' derken, birçok köşe yazarı da 'TBMM
Başkanı'nın inisiyatif alması gerektiğini' ifade etti. Biz derhal o andan
itibaren çalışmalarımızı durdurduk ve 'varız' dedik. Meclis Başkanlığına fikirler
dizisi sunuldu. Sonra bizim partimizle ilgili kapatma davası açıldı. Tabiatıyla
bu süreç ister istemez askıya alındı. Ne zamanki parti ile ilgili dava sonuçlandı
Meclis Başkanı siyasi partilere yazı yazdı, 3 partimiz isim bildirdi, ama CHP
isim vermedi. Vermeyince Uzlaşma Komisyonu kurulamadı.''

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil
Çiçek, ''Kuvvetler ayrılığının yanında, çek ve balans, bütün batı
demokrasilerinde var olan bir husus. Onun için de yargı ile ilgili konularda,
yargının yanında diğer erklerden de bir kısım insanların seçilmesi, bu çek ve
balans içindir'' dedi.

TBMM Anayasa Komisyonunda görüşülen Anayasa değişikliği üzerinde Hükümet
adına konuşan Çiçek, teklif ile ilgili uzlaşma aradıklarını ve aramaya da devam
ettiklerini söyledi.

Bu ülkenin ekonomik ve istihdam sorunu olduğu kadar, Anayasa sorunu da
olduğuna işaret eden Çiçek, teklif için gittikleri sivil toplum örgütlerinin,
''Nereden çıktı bu teklif?' demediklerini, tam tersine hazırladıkları taslakları
çekmecelerinden çıkardıklarını kaydetti.

Cemil Çiçek, bütün sivil toplum örgütlerinin önceliğinin de Anayasa
değişikliği olduğuna işaret ederek, toplumun bu taleplerine karşı duyarsız
kalamayacaklarını söyledi. Çiçek, uzlaşma arayışının ittifak arayışı olmadığını
belirterek, her zaman tekliflere, ''evet'' diyen de ''hayır'' diyen de çıktığını
bildirdi.

Muhalefetin, ''Anayasa Mahkemesine üye seçiminde, hukukçu sayısı azdır''
dediğini ifade eden Çiçek, ''Önerge verirsiniz, biz de destekleriz. Getirilen bir
şeye... Makul bir şey geldiyse, hayır demedik. Paketi iyileştirmek, daha iyi
noktaya götürmek konusunda bir çaba olabilirse, bu komisyon bugünden de daha
faydalı bir çalışmayı yapmış olur'' dedi.

Başbakan Yardımcısı Çiçek, Anayasanın ilk 3 maddesinin herkesin ortak
paydası olduğunu ve oradaki görüşleri benimsediğini dile getirdi.

Türkiye'deki bugün yapılan tartışmanın, ''Türkiye'nin laik, demokratik,
sosyal bir hukuk devleti olduğu konusunda olmadığını'' belirten Çiçek,
tartışmanın, bunların uygulamaları, eksiklikleri ile ilgili olduğunu bildirdi.
Cemil Çiçek, bunları düzeltmenin siyasetin görevi olduğunu ifade ederek, ''Yargı
kararlarının uygulanabilir olması ayrıdır, kabul edilebilir olması ayrıdır. Ben
şahsen, 367 kararını doğru bulmam ama uygularım, çünkü bu, hukuka saygımın
gereğidir. Bu kararları uygulamak mecburiyetindeyiz, uygulamamanın bedeli suçtur.
Ama bunun içeriğini tartışırız'' diye konuştu.

Cemil Çiçek, kuvvetler ayrılığı konusuna değinerek, yürütme, yasama ve
yargının, bu ülkenin değerleri, kurumları erkleri olduğunu belirtti. Birinin
diğerinin alternatifi ve hasmı olmadığına dikkati çeken Çiçek, şöyle konuştu:

''Herkes kendi görevini ayrı ayrı yapar. Bunlar bağımsız ayrı ayrı
galaksilerde faaliyet gösteren kurumlar değildir. Ancak hiçbiri, 'ben her şeyin
hakimiyim' demeyecek. Kuvvetler ayrılığının yanıbaşında, bir de çek ve balans,
bütün batı demokrasilerinde var olan bir husustur. Onun için de yargı ile ilgili
konularda, idari organ niteliğinde olan kurullarda, yargının yanında diğer
erklerden de bir kısım insanların seçilmesi, bu çek ve balans içindir.

Burada uç değerlendirmeler yapılıyor. 'AK Parti'nin, Yüce Divan endişesi,
korkusu var...' Korkunun ecele faydası olmaz. Herkes, işini doğru yapar, doğru
yapmazsa, bugün, bugün olmazsa yarın, bir gün hesabını verir. Bu Anayasa
değişikliğini kendimiz için yapıyor değiliz. Bugün biz varız, yarın bir
başkasının olmayacağını kim garanti edebilir? 'AK Parti oraya bir kısım insanları
seçecek ve kendisini sağlama alacak' deniliyor. Yüce Divan sadece Bakanlar Kurulu
üyelerini yargılamıyor, bütün mahkeme başkanlarını da üyelerini de yargılıyor. O
zaman şunu mu dememiz lazım. Yargıtay'dan da seçiliyor. Yargıtay Başkanı da suç
işleyebilir, 'o takdirde kendisine uygun bir kısım hakimleri seçecek, kendisini
kurtaracak...' Bunlar, uç değerlendirmelerdir. Ayrıca, Yüce Divana seçilecek
kişiler bir yerden de seçilmeyecek.''

Başbakan Yardımcısı Çiçek, ''Eğer birisi Anayasadan şikayet ediyorsa,
birinin öneri getirmesini beklemeden kendisi de teklif getirebilmeli'' dedi. Kim
hangi konuya öncelik veriyorsa, o konuda teklif vermesi gerektiğine işaret eden
Çiçek, kamuoyunun muhalefetin de doğrularını görmek isteyeceğini söyledi.

Dokunulmazlık konusunun 1995'te Mecliste gündeme geldiğini anımsatan
Çiçek, o zaman 4 partinin liderinin bu değişikliğe evet dediğini, ancak buna
rağmen bu değişikliğin yapılamadığını bildirdi. Cemil Çiçek, ''Her taraftan
dokunuluyor milletvekillerine. Vatandaşın her türlü işine koşarız, ama en ağır
tenkitlere maruz kalan da biziz. Bu işe bir düzenleme yapılacaksa, bu konudaki
teklifi de siz getirin, onu birlikte konuşalım. Ama siz bir metin ortaya
koyamadınız ki bugüne kadar'' diye konuştu.

Çiçek, muhalefetin, teklifteki bazı maddeleri ''havuç'' olarak
benzetmesine karşı çıkarak, ''Bunu doğru bulmuyorum. Neticede bu referanduma
gidecekse, milleti başka bir şekilde nitelemiş oluruz. Tenzi ederim, milletimiz
azizdir, yücedir. Havuç-tavşan ilişkisi ortaya çıkmış olur, bu da yanlış olur''
dedi.

Cemil Çiçek, ''Bugünkü sistem, problem üretmeye müsaittir. Geçmişte
üretmiştir, bugün de üretiyor, böyle kalırsa üretmeye de devam edecek'' diye
konuştu.

MHP Konya Milletvekili Faruk Bal, Çiçek'in sözlerini, ''Ağzınızdan ben
damlıyorum'' diyerek eleştirdi.

Daha sonra, komisyonda görüşülmesi 10,5 saat süren Anayasa teklifinin
tümü kabul edilerek, maddelerine geçilmesi kabul edildi.

TBMM Anayasa Komisyonunda, Anayasa değişikliği
teklifinin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.

Teklif üzerinde Komisyon üyesi olan ve olmayan çok sayıda milletvekilinin
görüşlerini açıklamasının ardından Hükümet adına Devlet Bakanı ve Başbakan
Yardımcısı Cemil Çiçek konuştu.

Çiçek'in konuşmasının ardından teklifin tümü üzerindeki görüşmeler
tamamlanarak, maddelerine geçilmesi kabul edildi.

Teklifin görüşmelerine bugün devam edilecek. (01.14)