2008-06-24 - 12:33
AK PARTİ GRUP TOPLANTISI...
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Biliyorum ki yarın sadece 70 milyon insanımız değil, yüz milyonlarca dost ve kardeşimiz de takımımızı destekleyecek, takımımızın galibiyeti için dua edecektir'' dedi.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep
Tayyip Erdoğan, ''Biliyorum ki yarın sadece 70 milyon insanımız değil,
yüz milyonlarca dost ve kardeşimiz de takımımızı destekleyecek,
takımımızın galibiyeti için dua edecektir'' dedi.
Erdoğan, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmaya,
''Milletimizin tatlı bir heyecanla beklediği yarı final karşılaşmasının
arifesinde bir araya gelince söze futbolla başlamak, milli takımımızla
başlamak kaçınılmaz oluyor'' sözleriyle başladı.
Şu anda Türkiye'nin her yerinde, gurbetçilerin yaşadıkları ülkelerde,
kalbi Türkiye ile birlikte atan dost ve kardeş coğrafyalarda bu
heyecanın, bu coşkunun yaşandığını anlatan Erdoğan, ''Avrupa Futbol
Şampiyonası'nda milli takımımızın bugüne kadar yapmış olduğu mücadele,
almış olduğu sonuçlar geçen hafta da ifade ettiğim gibi her türlü
takdirin üzerindedir'' diye konuştu.
Türk milli futbol takımının tarihinde ilk kez Avrupa Şampiyonası'nda
yarı finale yükselmesinin büyük bir mutluluk olduğunu belirten Erdoğan,
şunları söyledi:
''Ancak bizi daha çok sevindiren, Türkiye'nin mücadele azmiyle
galibiyete yönelik güçlü inancıyla kararlılığıyla isminden söz
ettirmesi, gündeme oturmasıdır. Milli formayı taşıyan evlatlarımızın
maçın son saniyesi tamamlanıncaya, son düdük çalıncaya kadar
sürdürdükleri olağanüstü mücadele, bütün dünyaya anlamlı bir mesaj
vermiştir.
Biliyorsunuz, Hırvatistan ile oynanan çeyrek final maçının heyecanını
Viyana'da futbolcularımız, teknik heyetimiz, Türkiye'den ve dünyanın her
köşesinden gelen taraftarlarımızla birlikte hep beraber yaşadık. Bu
tarihi maçı, futbol tarihinde örneğine rastlanmayan, bu büyük mücadeleyi
unutmamız mümkün değildir.
Hem teknik heyetimiz, hem sporcularımız, hem federasyon yetkililerimiz
orada Türkiye'nin de ötesine taşan, aynı duyguda buluşan, aynı hissiyatı
paylaşan çok daha büyük bir coğrafyayı temsil ettiklerinin bilincinde
hareket ettiler. Türk milli takımının bu turnuva boyunca ortaya koyduğu
performans, bugüne kadar herhangi bir uluslararası spor organizasyonunda
görülmemiş bir inancın, bir direncin, bir bilincin eseridir.
Bu performans, özelde futbol, genelde spor hakkında kafa yoran, fikir
üreten, sonuçlara ulaşan zihinleri, her şeyi yeni baştan düşünmeye sevk
edecek bir niteliğe, bir farklılığa sahiptir.''

-''ALMANYA KARŞISINDA BAŞARILAR DİLİYORUM''-

Erdoğan, zor şartlara, büyük eksikliklere ve dezavantajlara rağmen
maçlarını büyük bir inançla kazanan milli takımın, dünya üstünde
zorluklara rağmen başarmak zorunda olan bütün insanların ilham kaynağı
olacağını söyledi.
Başbakan Erdoğan, yarın ortaya çıkacak sonuç ne olursa olsun bugüne
kadar ortaya koydukları mücadele için göğsünde ay yıldız taşıyan milli
takımın her ferdine, millet adına, şahsı adına şükranlarını sunduğunu
bildirdi.
Almanya karşısında milli takıma başarılar dileyen Erdoğan, şöyle devam
etti:
''Biliyorum ki yarın sadece 70 milyon insanımız değil, yüz milyonlarca
dost ve kardeşimiz de takımımızı destekleyecek, takımımızın galibiyeti
için dua edecektir. Temenni ediyorum ki yine başaracaklar, milletimizi
yine sokaklara dökecekler.
Bu coşkuyu sadece ülkemizin şehirlerine değil, Avrupa'nın, Asya'nın,
Afrika'nın şehirlerine ve dünyanın hemen her köşesine de yayacaklar.
Kalbimiz, duygularımız, dualarımız onlarladır.
Ancak, bir uyarıda bulunmadan da geçemeyeceğim. Her zafer sonrasında
bazı vatandaşlarımızın sözüm ona kutlama yaptığını düşünerek silaha
sarılması büyük bir talihsizliktir, büyük bir yanlıştır, kabul edilemez
bir durumdur.
Hiç kimsenin, milletçe yaşadığımız böyle büyük bir coşkuya gölge
düşürmeye, sevincimizi kursağımızda bırakmaya, bize böyle acılar
yaşatmaya hakkı yoktur, olamaz. Türk milleti galibiyeti sevinçle
kutlamasını da mağlubiyetten sağduyu içinde dersler çıkarmasını da iyi
bilmek durumundadır. Mutluluk anını, acı ve hüzne çevirmeye kimsenin
hakkı yoktur.
Hiçbir sevinç, hiçbir zafer insan hayatından daha önemli değildir,
olamaz. Dünyadaki hiçbir başarının bir insanı kaybetmenin acısını
dindiremeyeceğini herkes bilmek, anlamak zorundadır.''

-''MAGANDALIK...''-

Hiçbir sevinç ve coşkunun, şiddetin gerekçesi ve mazereti olamayacağına
işaret eden Erdoğan, ''Yasalarımız bunu suç saydığı gibi, böyle bir
kabalık, hatta magandalık, insanlığa da sığmaz'' dedi.
Ne milletin ne de anne-baba yüreklerinin bu acıları hak ettiğini ifade
eden Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Bunu yapanlar kusura bakmasınlar; cehaletinizin, kabalığınızın
bedelini bu millete ödetemezsiniz. Böyle milli duyguları en güzel
biçimde yaşayalım, yüreklere ateş düşürmeyelim, vicdanları kanatmayalım.
Bu yüzden yarın akşam yarı final maçından sonra ve inşallah Pazar günü
final maçından sonra tüm vatandaşlarımın sağduyu içinde, yasalara saygı
içinde, milletimizin karakterine uygun bir biçimde kutlama yapmasını
özellikle rica ediyorum.
Viyana'ya adım attığımız ilk andan en son ana kadar gördüklerimiz,
yaşadıklarımız, Türkiye'nin ne kadar büyük bir ülke olduğunu, nasıl
aydınlık bir geleceğe doğru ilerlemekte olduğunu bize bir kere daha
hissettirdi. Her insanımızın gözlerinde o aydınlığı, o ışıltıyı, o
inancı bir kere daha görmenin mutluluğunu doya doya yaşadık. Bir kere
daha inandık ki bu ülkenin geçmişine yakışır zenginlikte bir geleceğe
doğru çıktığı yolculuk, geriye asla döndürülemeyecek mukadder bir
yolculuktur.
Bu ülkenin insanlarının kalplerindeki ülke sevdasını, medeniyet şuurunu,
gelişme iradesini göremeyenler her zaman yanlış hesap içinde olurlar.
En zor zamanlarda, en ağır şartlarda şahlanıp ayağa kalkmak, hiçbir
şeyden yılmamak, yorulmamak, sabırla, dirayetle hedeflerimize doğru
yürümeye devam etmek bu milletin hamurunda var.
Ben bu ortak ruhu, bu duygu birliğini göğsünde ay yıldız taşıyan
sporcularımızda da 70 milyon vatandaşımızda da görüyorum. Geleceğe dair
umutlarımı artıran da işte bu duygu birliğimizdir.
İsterdim, ülkemden bazı anlayışı temsil edenlerin Avusturya
sokaklarındaki o gurbetçilerimizin el ele, omuz omuza nasıl bir
dayanışma içinde olduklarını...''

-''HİÇ BİR BAŞARI TESADÜF DEĞİLDİR''-

Başbakan Erdoğan, bu tür sportif başarıların, milletin duygu birliğini
perçinlediğini, birlik ve beraberlik ruhunu güçlendirdiğini belirterek,
''Bu başarıdan mutlu olmamak, bu sevinci paylaşmamak mümkün müdür?''
diye konuştu.
70 milyon insanın bu mutluluğun ortağı, bu başarının pay sahibi olduğunu
bildiren Erdoğan, ''Büyük millet olmanın gereği böyle güçlü bir duygu
birlikteliğine sahip olmak, tek yürek olarak çarpabilmektir. İnşallah bu
tür başarılar, birlik ve beraberliğimizi daha da perçinler, bizi
birbirimize daha da yakınlaştırır, sevinçte ve tasada bir ve beraber
olduğumuz gerçeğini hepimize daha iyi hissettirir'' dedi.
''Hiçbir başarı tesadüf değildir'' diyen Erdoğan, her başarının altında
büyük bir altyapı hazırlığı, ciddi bir donanım, disiplinli bir çalışma
bulunduğunu söyledi.
Erdoğan, şöyle konuştu:
''2002 yılında bu yana hayatın her alanında yaşamakta olduğumuz
değişimin bizi çok sevindiren göstergelerinden biri, sportif alanda elde
edilen başarılar ve spor altyapısı noktasında sağlanan büyük atılımdır.
Hükümet olarak spora büyük bir önem veriyoruz, gençlerimizin doğru
istikamette gelişmeleri, kötü alışkanlıklar edinmemesi, zararlı
ortamlardan korunmaları için sportif imkanların gelişmesi hayati
önemdedir. Hedefimiz, sporu yaygınlaştırmak, bir yaşama biçimi haline
getirmek, her spor dalında dünyaya örnek olacak sporcular
yetiştirmektir. Bu amaçla; spor teşkilatımızı yeniden yapılandırma
çalışmalarımız hızla devam ediyor.
Tesisleşmeye hız veriyoruz, Kayseri, Antalya ve Rize illerinde stat
inşaatları devam ediyor. Konya, Bursa ve birçok ilimizde de statlar
yapacağız. 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası için, Ankara ve İstanbul'da
10 biner kişilik modern kapalı spor salonları inşa edilecek. Bu
tesisleşme atılımının geçen zaman zarfında örneklerini verdik, aynı
hızla devam edeceğiz.''

-SPORCULARA SAĞLANAN İMKANLAR-

Şehirlerde kapalı spor salonları, yüzme havuzları, atletizm pistleri
gibi gençliğin ihtiyacı olan spor alanlarının, ulaşılmaz olmaktan
çıkacağını bildiren Erdoğan, spor alanında önemli yasal düzenlemeler
yaptıklarını da hatırlattı.
Başbakan Erdoğan, spor yönetiminin özerkleşmesi, sporda şiddetin
önlenmesi ve sponsorluk ile ilgili düzenlemelerin yasalaştırıldığını
anlatarak, spor kulüplerinin birikmiş vergi ve sigorta borçlarının uzun
süreli olarak yapılandırıldığını ifade etti. Sporculara ödenen
ücretlerden alınan vergilerin indirildiğini de hatırlatan Erdoğan, şöyle
devam etti:
''Sporculara 38 yaşına kadar askerliklerini erteleme imkanı sağlandı,
bu sayede kariyerleri de kesintiye uğramamış olacak. Yine ülkesine
hizmet eden başarılı sporcularımıza Devlet Sporcusu unvanı verilmesi
konusunu dün Bakanlar Kurulumuzda görüştük, karara bağladık. Bugün bu
konu Genel kurulda görüşülecek. İnşallah, 19-21 Kasım 2008 tarihlerinde
konuya önemli açılımlar kazandıracağına inandığımız 6. Spor Şurası
toplanacak.
Spor teşkilatlarının yeniden yapılandırılması, spor kültürü ve sporla
eğitim, sporda sağlık ve sosyal güvenlik, engelliler ve spor, spor
hukuku gibi konular bu Şura'da görüşülecek.
Bilindiği gibi ülkemiz son dönemde bir çok uluslararası spor
organizasyonunu başarı ile gerçekleştirerek büyük takdir kazanmıştır.
Cumhuriyetimizin 100. yılına doğru, 2020 yılında düzenlenecek
Olimpiyatlara da bu çerçevede Türkiye'de ev sahipliği yapmak istiyoruz,
bunun için gerekli çalışmalar çok yönlü olarak yapılacak, bu konuda da
umutluyuz. Bütün bu gayretler gençlerimizin çocuklarımızın önüne doğru
örnekler koyabilmek, onları spora, sportif ruhun erdemlerine
yönlendirebilmek içindir...
İnşallah Türkiye'nin genel gelişimi içinde önümüzdeki dönemde sportif
alanda çok daha birleştirici, bütünleştirici, hepimizi sevince boğan
başka başarılar, başka zaferleri de hep birlikte yaşayacağız.''

-''İYİ OLACAK DÜŞÜNÜ GÖRDÜM''-

Başbakan Erdoğan, Grup Toplantısı için Meclis'e geldiği sırada 85
yaşlarındaki Ömer Uçar ile karşılaştı.
Uçar, Erdoğan'a sarılarak ''Allah seni başımızdan eksik etmesin. İyi
olacak düşünü gördüm'' dedi.
Uçar'ın ağlamaksı konuşması karşısında Başbakan Erdoğan, bir süre
Uçar'ın sakalını sıvazladı. Erdoğan, Uçar'a ''Eksik olmayın''
karşılığını verdi.
Ömer Uçar, gazetecilere, hasta ve paraya ihtiyacı olduğunu belirterek,
Başbakan Erdoğan ile daha önce tanışmışlığı olduğunu, Başbakan'ın
hastalığından haberdar olduğunu kaydetti.

***AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın grup toplantısında yaptığı konuşmasının tamamı haberimizin "İLGİLİ DOKÜMANLAR" bölümününde yer almaktadır.