2014-01-21 - 16:27
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut'un başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da HSYK'nın yapısında değişiklik öngören yasa teklifi görüşüldü.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut'un başkanlığında toplandı. Yakut, gündeme geçmeden önce üç milletvekiline söz verdi.
CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, gündemdışı konuşmasında, İstanbul'daki otopark sorununa değindi. Ankara ve İstanbul'da açılan davalarda idare mahkemelerinin yol ve sokakların daraltılarak otopark olarak kullanılamayacağı yönünde karar verdiğini anlatan Tanal, kararların büyükşehir belediyelerine tebliğ edilmesine rağmen uygulanmadığını ifade etti. Hükümet'in kararların gereğinin yapılması için devreye girmesi gerektiğini kaydeden Tanal, "Yürütme, mahkeme kararlarının yerine getirilmesini sağlasın. Kamuyu zarar sokan ve mahkeme kararlarını yerine getirmeyen Hükümet'e halk baskı yapsın" dedi.
BDP Van Milletvekili Özdal Üçer de Vanlı depremzedelerin yaşadığı sorunlarla ilgili gündemdışı konuşmasında, 2,5 yıl geçmesine rağmen sıkıntıların giderilemediğini söyledi. Depremde yıkılan 40 bin konut yerine yaptırılan 16 bin konutun yandaşlara verildiğini ileri süren Üçer, kentte ekonomik durgunluk ortaya çıktığını, afetzedelerin barınma ihtiyacının giderilmesi gerektiğini söyledi.
AK Parti Adana Milletvekili Necdet Ünüvar ise gündemdışı konuşmasında, 20 Ocak 1990 yılında Azerbaycan'ın Başkenti Bakü'ye giren Rus Ordusu'nun vahşice saldırdığını belirtti. Zulmü ve katiamı yapanların belli olmasına rağmen yargı önüne çıkmadığını ifade eden Ünüvar, Türkiye ve Azerbaycan'ın içinde bulunduğu coğrafyanın hüzün ve acı coğrafyası olduğunun altını çizdi Ünüvar, "Bugün basına yansıyan Suriye'den insanlık dışı vahşet görüntüleri, coğrafyamızdaki acı ve gözyaşının devam ettiğini gösteriyor" dedi.
Yanında getirdiği karanfilleri gösteren Ünüvar, amacının eylem yapmak olmadığını kaydederek, "Bakü'ye gittiğimizde Türk Şehitliği'ni ve 20 Ocak'ta hayatını yitirenlerin mezarlarına karanfil koyarız. Parlamento'nun duyarlılığını göstermek adına bu karanfilleri, sembolik olarak o kardeşlerimin ruhuna ithaf ediyorum" diyerek, karanfilleri kürsünün üstüne bıraktı.
AK Parti Sinop Milletvekili Mehmet Ersoy, "Komşumuzun başında bu kadar acımasız bir zalim varken, o yavrucaklar ölmesin diye gönderilen TIR'ların içinde ne olduğunu görebilmek için kasa deliklerinden röntgencilik yapmaya çalışmak yerine hepimiz zalimin karşısında duralım" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, BDP'nin, AK Parti'nin Suriye politikası ile ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesine ilişkin grup önerisi ele alındı.
Öneri üzerine BDP Grubu adına söz alan Van Milletvekili Nazmi Gür, Suriye'de savaş suçu belgelerinin kendilerini de derinden sarstığını, olayı nefret ve şiddetle kınadıklarını söyledi.
AK Parti'nin Suriye politikasını yanlış bulduklarını belirten Gür, "Tüm uyarılarımıza rağmen bu politikanızı sürdürdünüz. Sınır boylarında, içinde 'devlet sırrı' olduğu söylenen yüklerle birlikte TIR'lara el konulmak isteniyor. Bu TIR'ların içinde ne olduğuna yönelik kamuoyuna da bilgi verilmiyor. MİT'in neredeyse kargoculuğa başlaması, kabul edilebilir değildir" diye konuştu.
AK Parti Sinop Milletvekili Mehmet Ersoy, Suriye'de Esed yönetiminin tüm tavsiye ve telkinlere kulaklarını tıkadığını, devletin elindeki silah ve mühimmatları, daha fazla demokrasi isteyen insanların üzerine yağdırdığını ifade etti.
Türkiye'nin, hemen sınırında yaşanan bu acıya kayıtsız kalmadığını belirten Ersoy, şunları söyledi:
"Ülkemiz, bu acıdan etkilenen Suriyeli kardeşlerimize elinden gelen yardımı yapmaya gayret etti. Yaklaşık 600 bin Suriyeli, ülkemizde yaşamaktadır.
Lanetlenecek fotoğrafla, Suriye'de sözün bittiği yere gelindiğini göstermektedir. Komşumuzun başında bu kadar acımasız bir zalim varken, o yavrucaklar ölmesin diye gönderilen TIR'ların içinde ne olduğunu görebilmek için kasa deliklerinden röntgencilik yapmaya çalışmak ve oradan elde edilecek birtakım bulgularla ülkemizi, hükümetimizi dünyaya gammazlamak yerine hepimiz, zalimlerin zulümlerinin karşılığını alabilmesi için mücadeleye destek verelim, zalimin karşısında duralım."
HDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkcü, Türkiye'nin, yapıcı politikalarla Suriye'deki kan deryasını önleyecekken, yanlış politikalar nedeniyle bu fırsatı kaçırdığını savundu.
Suriye'de yaşanan olayların yalnızca Suriye'nin iç meselesi olmadığını, Türkiye'nin de iç meselesi haline geldiğini belirten Kürkcü, sınır boylarında bombaların patladığını, demografik yapının değiştiğini söyledi.
MHP Iğdır Milletvekili Sinan Oğan, AK Parti'nin Suriye politikasında elle tutulur hiçbir yanın olmadığını iddia etti.
Suriye'de savaş suçu belgelerine değinen Oğan, "İçinde biraz insanlık kırıntısı olan herkesin bu vahşet görüntüsüne elbette ki sessiz kalması düşünülemez. Buna 'dur' demeli ve bunu kınamalıyız. Ama bir o kadar da ciğer sökenlerin, insan kafası kesenlerin ve sınırımıza kadar dayananların vahşetini de sorgulamalıyız" dedi.
Oğan, şöyle devam etti:
"Siz, Suriye'deki kirli oyunların bir tarafında yer alıyorsunuz. Türkiye hiçbir dönemde bu kadar aşağılanmadı, sınırları bu kadar güvensiz hale gelmedi.
Ayakkabı kutularındaki o haram paranın, Suriye'de daha fazla kan dökülmesine sebep olduğunu biliyorsunuz. Sizin için aslolan, ayakkabı kutularında daha fazla dolar ve avro biriktirmektir. Siz, samimiyetinizi ayakkabı kutularının içine gömdünüz. Suriye'deki kan, ayakkabı kutularından, sizin elinize bulaştı"
BDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, MHP'nin, akademisyenlerin özlük haklarıyla ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesini içeren grup önerisi kabul edilmedi.
MHP, TBMM Danışma Kurulu'nda uzlaşma sağlanamaması üzerine önerisini Genel Kurul'a taşıdı. Öneri üzerinde konuşan MHP Ankara Milletvekili Zühal Topcu, üniversite sayısı artmasına rağmen nitelikli akademisyenler konusunda sorun yaşandığını belirterek, özlük haklarının iyileştirilmesi gerektiğini savundu. Akademisyenlerin maaşlarının AK Parti iktidarında gerilediğini ileri süren Topcu, "2020 Türkiyesine nasıl gireceğiz? Bu bütçelerle üniversitelerimizin bilimsel araştırma yapma şansı yok. Yolsuzlukları ve hırsızlıkları kapatmak için gösterdiğiniz performansın yüzde 10'unu akademisyenler için gösterin" dedi.
AK Parti Muğla Milletvekili Yüksel Özden, öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, akademisyenlerin aldığı maaşların yetersiz olduğunu ortaya koyduklarını belirterek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın konuyla ilgili Maliye Bakanı'na talimat verdiğini söyledi. İktidara geldikleri günden beri üniversitelerin ihtiyaçlarını gündemlerine aldıklarını ve bunun için çalıştıklarını anlatan Özden, kendi iktidarları döneminde yurtdışında yetişmiş 2 bin akademisyenin Türkiye'ye gelerek çalışmaya başladığını ve önemli projelere imza attıklarını söyledi.
CHP İzmir Milletvekili Oğuz Oyan da öneri lehinde yaptığı konuşmada, üniversitelerde en önemli sorunun iş güvencesi olduğunu, bu sorunu yaşayanların başında araştırma görevlisi ve yardımcı doçentlerin geldiğini söyledi. Araştırma görevlileri arasında farklı statü sorunu olduğunu, aynı işi yapanlar arasında ayrımcılığın giderilmesi gerektiğini savunan Oyan, profesör ve doçentler üzerinde de baskı ve kontrol mekanizmaları oluşturulduğunu ifade etti. Üniversitelerde kadro sorununun genel bir sıkıntı kaynağı olduğunu anlatan Oyan, akademisyenlerin maaşlarının iyileştirilmesini ve bunun emekliliğe yansıtılmasını istedi.
Konuşmaların ardından MHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin, "kamu zararları ve yolsuzlukların boyutu" ile ilgili araştırma önergesinin bugün ele alınmasına ilişkin grup önerisi kabul edilmedi.
CHP Antalya Milletvekili Gürkut Acar, denetim ve kontrol mekanizması olmadan demokrasinin olamayacağını ifade etti.
Hükümetin politikasını eleştiren Acar, özelleştirmenin, yargının işlemediği bir alan haline geldiğini, vatandaşın vergisinin hesabının verilmediğini, Sayıştay'ın içi boş raporlar hazırladığını ileri sürdü.
İktidarın, Kamu İhale Kanunu'nu "delik deşik ettiğini" öne süren Acar, muhalefetin bu konudaki uyarılarına da kulak asılmadığını savundu.
Acar ayrıca, iktidar partisinin, vergi denetimini, iş adamlarına karşı silah gibi kullandığını iddia etti.
AK Parti Çankırı Milletvekili İdris Şahin ise Sayıştay raporlarına ilişkin eleştiriyi yanıtladı. Sayıştay'ın, TBMM'ye gönderdiği raporların içeriği hakkında kamuoyuna net bilgiler verdiğini ifade eden Şahin, denetim raporu ile Sayıştay raporunun farklı amaç ve nitelik taşıdığına işaret etti.
AK Parti iktidarı döneminde kamu zararlarından bahsetmenin mümkün olamayacağını belirten Şahin, "Kamu zararının olduğu bir ülkede, 11 yıldır toplumun takdirini kazanan bu kadar kamu yatırımı yapılabilir miydi?" diye sordu.
Şahin, etkin ve şeffaf denetimin ne şekilde yapılacağının Anayasada yer aldığını, bu nedenle Meclis Araştırması açılmasının yersiz olacağını sözlerine ekledi.
MHP Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan, hırsızlık yapan birinin "ben yaptım" demeyeceğini belirterek, AK Parti'nin de bazı iddialara karşılık olarak, "paralel yapı, vesayet rejimi, kumpasçı, dost darbesi, darbe teşebbüsü, Haşhaşi" gibi terimler ürettiğini savundu.
"Paralel yapı" tartışmalarına değinen Ayhan, "Eğer paralel yapı oluştuysa, AKP de bunu 11 yılın sonunda fark ettiyse, demek ki AKP zaten ülkeyi yönetmiyor" diye konuştu.
AK Parti Eskişehir Milletvekili Salih Koca, partisinin yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklarla mücadele eden bir parti olduğunu vurguladı.
Koca, "Yolsuzluk olsaydı duble yolların uzunluğu 25 bin kilometreye ulaşamazdı, IMF'ye olan borç bitmezdi. Bizler, yolsuzlukla mücadele ettik. Dik durduk ve dik duruyoruz ve halkımızın teveccühünü kazanıyoruz" dedi.
CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, AK Parti'nin HSYK yasa teklifinin görüşülmesini içeren grup önerisi tartışmaya yol açtı.
Genel Kurul'da, AK Parti'nin grup önerisinin okunmasının ardından ayağa kalkan MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, tali komisyonun raporunun esas komisyon olan Adalet Komisyonu raporuna dercedilmemesinden ötürü görüşülemeyeceğini söyledi.
CHP Grup Başkanekili Muharrem İnce de "tasarı görünümlü teklif" ile karşı karşıya olduklarını belirterek, yasa teklifinin talimatla yapıldığını söyledi. Komisyon Raporu'nun 17 sayfasında "Hükümet'in teklif ettiği metin" başlığının yer aldığını ifade eden İnce, "Bu, Hükümet'in teklif ettiği metin değildir. Yapılan eksik bir işlemdir ve kanunu sakatlamıştır. Genel Kurul yanlış bilgilendirilmiştir. Bir hukuk devletinde olması gereken bunun geri çekilip yeniden basılmasıdır" dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, maddi yazımdan kaynaklanan hata nedeniyle teklifin görüşülmeyeceğinin iddia edilemeyeceğini savunarak, düzenlemenin görüşülmesine engel durumun olmadığını dile getirdi.
Başkanvekili Sadık Yakut'un usul tartışması açtığını söylemesine, Vural ve İnce itiraz etti. İnce'nin "Kim istedi usul tartışmasını?" sorusuna Yakut, "Kimse istemedi" karşılığını verdi.
İnce, Yakut'a, usul tartışmasıyla durumun geçiştirilemeyeceğini savunarak, "Yapmanız gereken usul tartışması açmak değil, birleşime ara verip bürokratlara danışmaktır" derken, Vural ise "Meclisi Başkanı'nın manevi şahsiyetini yok saymaması ve istişare mekanizması kurmasını" istedi.
Yakut, Komisyon raporu metni ve rapora ilişkin itirazlar olduğunu belirterek, "Başkanlığımızın raporu işleme almama veya Komisyon'a iade etme yetkisi bulunmamaktadır. Rapor ve teklife ilişkin itirazlar, görüşmelerde yapılabilir. Bu nedenle grup önerisinin görüşülmesinde İçtüzüğe aykırı durum bulunmamaktadır" diyerek, usul tartışması açtı.
CHP ve MHP grup başkanvekilleri, Yakut'a itiraz etti. İnce, "Benim konuşmam için ne yapacaksınız?" sorusuna Yakut, "Sizin söylediklerinizi de içeriyor. Rapor, Yılmaz Tunç ve 77 milletvekilinin teklifi başlığıyla basılmıştır. 'Hükümet'in teklif ettiği metin' ifadesi sehven basılmıştır. Maddi hata, teklifin sıra sayısıyla dağıtımına engel görülmemiştir. Genel Kurul'daki görüşmeler, Komisyon raporundan yapılıyor. Hata düzeltilip tutanak dergisinde yer alacak" dedi.
Yakut'un bu sözlerine İnce ve Vural, "Siz dalga mı geçiyorsunuz" diye tepki gösterdi. Yakut'un "Ne demek dalga geçmek, bu tabirler doğru değil" demesine İnce, "Teklifi tasarı yapıp dalga geçiyorsunuz. Raporun 15'ten fazla sayfası yanlış basılmış, 'kapağı düzgün' diye yutturuyorsunuz, çocuk mu kandırıyorsunuz" diyerek elindeki raporu Başkanlık Divanı'na doğru fırlattı.
CHP, MHP ve BDP'li milletvekilleri, sıra kapaklarına vurdu. Bu sırada usul tartışması için kürsüye gelen AK Parti Grup Başkanekili Elitaş, gürültüye rağmen konuşmasını yaptı. Yakut, "Sıra kapaklarına vurulması, elektronik sisteme zarar vermektedir. Devlet malıdır. Yazıktır" dedi.
Elitaş, teklifin görüşülmesine engel bir durum olmadığı görüşünü tekrar etti.
Vural'ın, "Siz TBMM Başkanı'nın görevlendirmesiyle orada oturuyorsunuz" demesine Yakut, "Nöbet bende. Bu konuları şahsileştirmeyelim" karşılığını verdi.
Vural, usul tartışmasında aleyhte yaptığı konuşmada, hukuksuzluğa Meclis'in alet edilmemesini isteyerek, "Rüşvet ve yolsuzluğu örtmek için yaptığınız hukuksuzluğa Meclis'i alet etmeyin. Her şeyi hukuk içinde yapmanız lazım. Oturumu bu şekilde yönetmeniz doğru değil. Bu kritik bir konudur. Meclis Başkanı devreye girmiştir, onun iradesini yok sayıp pas pas yaparak olmaz" diye konuştu.
BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, usul tartışmasında kendisine lehte söz verilmesine tepki göstererek, Yakut'a, "Bu tavrınızı kabul etmiyorum, sözü lehte istemedim. Gücünüz başkalarına yetmeyince, BDP'ye ne çıkarsa vermeye razısınız. Biz hukuk mücadelesi için çırpınıyoruz. Kendinize göre hukuk dizayn etmeye çalışıyorsunuz. Geçmişten beri hukuk farklı şekilde uygulandıysa arınma süreci yaşayabiliriz. Ama o kadar acele davranıyorsunuz ki kendinize uygun hukuk yaratmaya çalışıyorsunuz. Yeni alan açtınız, hukuku arka bahçeye dönüştürdünüz. Size güvenimiz yok. Yeni bir alan açmaya çalışıyorsunuz, biz bu cephede yer almayız. Herkesin sığınabileceği bir hukuk sistemi istiyoruz" diye konuştu.
CHP'li İnce, aleyhteki konuşmasında, Rapor'da Turgut Dibek'in Kırıkkale milletvekili olarak yazıldığını, ancak kendisinin Kırklareli milletvekili olarak yazıldığını hatırlatarak, şöyle konuştu:
"Bu sehven yazılmış. Benim itirazım yazım yanlışı, imla değil. 19 sayfada Hükümet'in teklif ettiği metin şeklinde yazılmış. Teklif ile tasarı arasındaki farkı bilmeyecek kadar cahil insanlardan milletvekili olmaz. Bunu sehven yazdık demek, cehaletin dik alasıdır. Siz iradeyi değiştiriyorsunuz. Hükümet'ten geldi diyorsunuz, oysa tekliftir. Bu derebeylerin, diktatörlerin ülkesinde olur. Utanmasanız 'bunları toplayalım, taksirle kapatalım, Yakut paraf etsin' diyeceksiniz. Bu metin görüşülemez, derhal geri çekilmeli. Meclis Başkanı'na dilekçemi verdim, gereğini bekliyorum. Biliyorum emir kulusunuz da bu kadar küçük düşürmeyin Meclis'i..."
MHP Isparta Milletvekili Nevzat Korkmaz ile CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal'ın söz isteğine Yakut, "Söz hakkınız yok. Lehte ve aleyhte söz verdim" dedi. Korkmaz ve Tanal, Yakut'a itirazlarını sürdürdü.
Yakut, konuşmaların ardından teklifle ilgili süreci anlatarak, tali komisyon olarak sevkedilen Anayasa Komisyonu ile Plan ve Bütçe Komisyonu'nun görüşmeyeceklerini bildirdiğini, esas komisyon olan Adalet Komisyonu'nun görüşmeleri tamamlayarak raporun basıldığını ifade etti. Yakut, "Tali Komisyon raporunun bir anlam ifade etmeyeceği açıktır. Bu nedenle Başkanlığımızca yapılacak bir işlem yok. Teklif kapağı ve ilk sayfasında Tunç ve arkadaşlarının teklfi olarak bastırılmış, ilk sayfa başlığı da aynı şekilde yazılmıştır. Ancak teklifin maddelerinin yer aldığı sayfalarda 'Hükümet'in teklif ettiği metin' diye sehven basılmıştır. Maddi hatanın esası etkilemediği değerlendirilmektedir. Görüşümde değişiklik yoktur" diye konuştu.
Yakut'un sözlerine muhalefet milletvekilleri sıra kapaklarına vurarak tepki gösterdi. MHP'li Korkmaz, Başkanlık Divanı'na doğru yürüyerek, "Hukuku katlediyorsunuz, hukuk tarihine kara leke olarak geçeceksiniz" dedi. Yakut, Korkmaz'a, "olabilir" karşılığını verdi.
Usul tartışmasının ardından AK Parti'ning grup önerisinin görüşmelerine geçilmesi üzerine muhalefet milletvekilleri sıra kapaklarına vurdu. AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç'urn kürsüye gelerek konuşmaya başlamasına rağmen muhalefet milletvekillerinin sıra kapaklarına vurması, bazı CHP'li milletvekillerinin teklif raporu ve Genel Kurul gündem kitapçıklarını fırlatması üzerine Yakut, birleşime ara verdi.
**** HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DÖKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, gündemdışı konuşmasında, İstanbul'daki otopark sorununa değindi. Ankara ve İstanbul'da açılan davalarda idare mahkemelerinin yol ve sokakların daraltılarak otopark olarak kullanılamayacağı yönünde karar verdiğini anlatan Tanal, kararların büyükşehir belediyelerine tebliğ edilmesine rağmen uygulanmadığını ifade etti. Hükümet'in kararların gereğinin yapılması için devreye girmesi gerektiğini kaydeden Tanal, "Yürütme, mahkeme kararlarının yerine getirilmesini sağlasın. Kamuyu zarar sokan ve mahkeme kararlarını yerine getirmeyen Hükümet'e halk baskı yapsın" dedi.
BDP Van Milletvekili Özdal Üçer de Vanlı depremzedelerin yaşadığı sorunlarla ilgili gündemdışı konuşmasında, 2,5 yıl geçmesine rağmen sıkıntıların giderilemediğini söyledi. Depremde yıkılan 40 bin konut yerine yaptırılan 16 bin konutun yandaşlara verildiğini ileri süren Üçer, kentte ekonomik durgunluk ortaya çıktığını, afetzedelerin barınma ihtiyacının giderilmesi gerektiğini söyledi.
AK Parti Adana Milletvekili Necdet Ünüvar ise gündemdışı konuşmasında, 20 Ocak 1990 yılında Azerbaycan'ın Başkenti Bakü'ye giren Rus Ordusu'nun vahşice saldırdığını belirtti. Zulmü ve katiamı yapanların belli olmasına rağmen yargı önüne çıkmadığını ifade eden Ünüvar, Türkiye ve Azerbaycan'ın içinde bulunduğu coğrafyanın hüzün ve acı coğrafyası olduğunun altını çizdi Ünüvar, "Bugün basına yansıyan Suriye'den insanlık dışı vahşet görüntüleri, coğrafyamızdaki acı ve gözyaşının devam ettiğini gösteriyor" dedi.
Yanında getirdiği karanfilleri gösteren Ünüvar, amacının eylem yapmak olmadığını kaydederek, "Bakü'ye gittiğimizde Türk Şehitliği'ni ve 20 Ocak'ta hayatını yitirenlerin mezarlarına karanfil koyarız. Parlamento'nun duyarlılığını göstermek adına bu karanfilleri, sembolik olarak o kardeşlerimin ruhuna ithaf ediyorum" diyerek, karanfilleri kürsünün üstüne bıraktı.
AK Parti Sinop Milletvekili Mehmet Ersoy, "Komşumuzun başında bu kadar acımasız bir zalim varken, o yavrucaklar ölmesin diye gönderilen TIR'ların içinde ne olduğunu görebilmek için kasa deliklerinden röntgencilik yapmaya çalışmak yerine hepimiz zalimin karşısında duralım" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, BDP'nin, AK Parti'nin Suriye politikası ile ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesine ilişkin grup önerisi ele alındı.
Öneri üzerine BDP Grubu adına söz alan Van Milletvekili Nazmi Gür, Suriye'de savaş suçu belgelerinin kendilerini de derinden sarstığını, olayı nefret ve şiddetle kınadıklarını söyledi.
AK Parti'nin Suriye politikasını yanlış bulduklarını belirten Gür, "Tüm uyarılarımıza rağmen bu politikanızı sürdürdünüz. Sınır boylarında, içinde 'devlet sırrı' olduğu söylenen yüklerle birlikte TIR'lara el konulmak isteniyor. Bu TIR'ların içinde ne olduğuna yönelik kamuoyuna da bilgi verilmiyor. MİT'in neredeyse kargoculuğa başlaması, kabul edilebilir değildir" diye konuştu.
AK Parti Sinop Milletvekili Mehmet Ersoy, Suriye'de Esed yönetiminin tüm tavsiye ve telkinlere kulaklarını tıkadığını, devletin elindeki silah ve mühimmatları, daha fazla demokrasi isteyen insanların üzerine yağdırdığını ifade etti.
Türkiye'nin, hemen sınırında yaşanan bu acıya kayıtsız kalmadığını belirten Ersoy, şunları söyledi:
"Ülkemiz, bu acıdan etkilenen Suriyeli kardeşlerimize elinden gelen yardımı yapmaya gayret etti. Yaklaşık 600 bin Suriyeli, ülkemizde yaşamaktadır.
Lanetlenecek fotoğrafla, Suriye'de sözün bittiği yere gelindiğini göstermektedir. Komşumuzun başında bu kadar acımasız bir zalim varken, o yavrucaklar ölmesin diye gönderilen TIR'ların içinde ne olduğunu görebilmek için kasa deliklerinden röntgencilik yapmaya çalışmak ve oradan elde edilecek birtakım bulgularla ülkemizi, hükümetimizi dünyaya gammazlamak yerine hepimiz, zalimlerin zulümlerinin karşılığını alabilmesi için mücadeleye destek verelim, zalimin karşısında duralım."
HDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkcü, Türkiye'nin, yapıcı politikalarla Suriye'deki kan deryasını önleyecekken, yanlış politikalar nedeniyle bu fırsatı kaçırdığını savundu.
Suriye'de yaşanan olayların yalnızca Suriye'nin iç meselesi olmadığını, Türkiye'nin de iç meselesi haline geldiğini belirten Kürkcü, sınır boylarında bombaların patladığını, demografik yapının değiştiğini söyledi.
MHP Iğdır Milletvekili Sinan Oğan, AK Parti'nin Suriye politikasında elle tutulur hiçbir yanın olmadığını iddia etti.
Suriye'de savaş suçu belgelerine değinen Oğan, "İçinde biraz insanlık kırıntısı olan herkesin bu vahşet görüntüsüne elbette ki sessiz kalması düşünülemez. Buna 'dur' demeli ve bunu kınamalıyız. Ama bir o kadar da ciğer sökenlerin, insan kafası kesenlerin ve sınırımıza kadar dayananların vahşetini de sorgulamalıyız" dedi.
Oğan, şöyle devam etti:
"Siz, Suriye'deki kirli oyunların bir tarafında yer alıyorsunuz. Türkiye hiçbir dönemde bu kadar aşağılanmadı, sınırları bu kadar güvensiz hale gelmedi.
Ayakkabı kutularındaki o haram paranın, Suriye'de daha fazla kan dökülmesine sebep olduğunu biliyorsunuz. Sizin için aslolan, ayakkabı kutularında daha fazla dolar ve avro biriktirmektir. Siz, samimiyetinizi ayakkabı kutularının içine gömdünüz. Suriye'deki kan, ayakkabı kutularından, sizin elinize bulaştı"
BDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, MHP'nin, akademisyenlerin özlük haklarıyla ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesini içeren grup önerisi kabul edilmedi.
MHP, TBMM Danışma Kurulu'nda uzlaşma sağlanamaması üzerine önerisini Genel Kurul'a taşıdı. Öneri üzerinde konuşan MHP Ankara Milletvekili Zühal Topcu, üniversite sayısı artmasına rağmen nitelikli akademisyenler konusunda sorun yaşandığını belirterek, özlük haklarının iyileştirilmesi gerektiğini savundu. Akademisyenlerin maaşlarının AK Parti iktidarında gerilediğini ileri süren Topcu, "2020 Türkiyesine nasıl gireceğiz? Bu bütçelerle üniversitelerimizin bilimsel araştırma yapma şansı yok. Yolsuzlukları ve hırsızlıkları kapatmak için gösterdiğiniz performansın yüzde 10'unu akademisyenler için gösterin" dedi.
AK Parti Muğla Milletvekili Yüksel Özden, öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, akademisyenlerin aldığı maaşların yetersiz olduğunu ortaya koyduklarını belirterek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın konuyla ilgili Maliye Bakanı'na talimat verdiğini söyledi. İktidara geldikleri günden beri üniversitelerin ihtiyaçlarını gündemlerine aldıklarını ve bunun için çalıştıklarını anlatan Özden, kendi iktidarları döneminde yurtdışında yetişmiş 2 bin akademisyenin Türkiye'ye gelerek çalışmaya başladığını ve önemli projelere imza attıklarını söyledi.
CHP İzmir Milletvekili Oğuz Oyan da öneri lehinde yaptığı konuşmada, üniversitelerde en önemli sorunun iş güvencesi olduğunu, bu sorunu yaşayanların başında araştırma görevlisi ve yardımcı doçentlerin geldiğini söyledi. Araştırma görevlileri arasında farklı statü sorunu olduğunu, aynı işi yapanlar arasında ayrımcılığın giderilmesi gerektiğini savunan Oyan, profesör ve doçentler üzerinde de baskı ve kontrol mekanizmaları oluşturulduğunu ifade etti. Üniversitelerde kadro sorununun genel bir sıkıntı kaynağı olduğunu anlatan Oyan, akademisyenlerin maaşlarının iyileştirilmesini ve bunun emekliliğe yansıtılmasını istedi.
Konuşmaların ardından MHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin, "kamu zararları ve yolsuzlukların boyutu" ile ilgili araştırma önergesinin bugün ele alınmasına ilişkin grup önerisi kabul edilmedi.
CHP Antalya Milletvekili Gürkut Acar, denetim ve kontrol mekanizması olmadan demokrasinin olamayacağını ifade etti.
Hükümetin politikasını eleştiren Acar, özelleştirmenin, yargının işlemediği bir alan haline geldiğini, vatandaşın vergisinin hesabının verilmediğini, Sayıştay'ın içi boş raporlar hazırladığını ileri sürdü.
İktidarın, Kamu İhale Kanunu'nu "delik deşik ettiğini" öne süren Acar, muhalefetin bu konudaki uyarılarına da kulak asılmadığını savundu.
Acar ayrıca, iktidar partisinin, vergi denetimini, iş adamlarına karşı silah gibi kullandığını iddia etti.
AK Parti Çankırı Milletvekili İdris Şahin ise Sayıştay raporlarına ilişkin eleştiriyi yanıtladı. Sayıştay'ın, TBMM'ye gönderdiği raporların içeriği hakkında kamuoyuna net bilgiler verdiğini ifade eden Şahin, denetim raporu ile Sayıştay raporunun farklı amaç ve nitelik taşıdığına işaret etti.
AK Parti iktidarı döneminde kamu zararlarından bahsetmenin mümkün olamayacağını belirten Şahin, "Kamu zararının olduğu bir ülkede, 11 yıldır toplumun takdirini kazanan bu kadar kamu yatırımı yapılabilir miydi?" diye sordu.
Şahin, etkin ve şeffaf denetimin ne şekilde yapılacağının Anayasada yer aldığını, bu nedenle Meclis Araştırması açılmasının yersiz olacağını sözlerine ekledi.
MHP Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan, hırsızlık yapan birinin "ben yaptım" demeyeceğini belirterek, AK Parti'nin de bazı iddialara karşılık olarak, "paralel yapı, vesayet rejimi, kumpasçı, dost darbesi, darbe teşebbüsü, Haşhaşi" gibi terimler ürettiğini savundu.
"Paralel yapı" tartışmalarına değinen Ayhan, "Eğer paralel yapı oluştuysa, AKP de bunu 11 yılın sonunda fark ettiyse, demek ki AKP zaten ülkeyi yönetmiyor" diye konuştu.
AK Parti Eskişehir Milletvekili Salih Koca, partisinin yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklarla mücadele eden bir parti olduğunu vurguladı.
Koca, "Yolsuzluk olsaydı duble yolların uzunluğu 25 bin kilometreye ulaşamazdı, IMF'ye olan borç bitmezdi. Bizler, yolsuzlukla mücadele ettik. Dik durduk ve dik duruyoruz ve halkımızın teveccühünü kazanıyoruz" dedi.
CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, AK Parti'nin HSYK yasa teklifinin görüşülmesini içeren grup önerisi tartışmaya yol açtı.
Genel Kurul'da, AK Parti'nin grup önerisinin okunmasının ardından ayağa kalkan MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, tali komisyonun raporunun esas komisyon olan Adalet Komisyonu raporuna dercedilmemesinden ötürü görüşülemeyeceğini söyledi.
CHP Grup Başkanekili Muharrem İnce de "tasarı görünümlü teklif" ile karşı karşıya olduklarını belirterek, yasa teklifinin talimatla yapıldığını söyledi. Komisyon Raporu'nun 17 sayfasında "Hükümet'in teklif ettiği metin" başlığının yer aldığını ifade eden İnce, "Bu, Hükümet'in teklif ettiği metin değildir. Yapılan eksik bir işlemdir ve kanunu sakatlamıştır. Genel Kurul yanlış bilgilendirilmiştir. Bir hukuk devletinde olması gereken bunun geri çekilip yeniden basılmasıdır" dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, maddi yazımdan kaynaklanan hata nedeniyle teklifin görüşülmeyeceğinin iddia edilemeyeceğini savunarak, düzenlemenin görüşülmesine engel durumun olmadığını dile getirdi.
Başkanvekili Sadık Yakut'un usul tartışması açtığını söylemesine, Vural ve İnce itiraz etti. İnce'nin "Kim istedi usul tartışmasını?" sorusuna Yakut, "Kimse istemedi" karşılığını verdi.
İnce, Yakut'a, usul tartışmasıyla durumun geçiştirilemeyeceğini savunarak, "Yapmanız gereken usul tartışması açmak değil, birleşime ara verip bürokratlara danışmaktır" derken, Vural ise "Meclisi Başkanı'nın manevi şahsiyetini yok saymaması ve istişare mekanizması kurmasını" istedi.
Yakut, Komisyon raporu metni ve rapora ilişkin itirazlar olduğunu belirterek, "Başkanlığımızın raporu işleme almama veya Komisyon'a iade etme yetkisi bulunmamaktadır. Rapor ve teklife ilişkin itirazlar, görüşmelerde yapılabilir. Bu nedenle grup önerisinin görüşülmesinde İçtüzüğe aykırı durum bulunmamaktadır" diyerek, usul tartışması açtı.
CHP ve MHP grup başkanvekilleri, Yakut'a itiraz etti. İnce, "Benim konuşmam için ne yapacaksınız?" sorusuna Yakut, "Sizin söylediklerinizi de içeriyor. Rapor, Yılmaz Tunç ve 77 milletvekilinin teklifi başlığıyla basılmıştır. 'Hükümet'in teklif ettiği metin' ifadesi sehven basılmıştır. Maddi hata, teklifin sıra sayısıyla dağıtımına engel görülmemiştir. Genel Kurul'daki görüşmeler, Komisyon raporundan yapılıyor. Hata düzeltilip tutanak dergisinde yer alacak" dedi.
Yakut'un bu sözlerine İnce ve Vural, "Siz dalga mı geçiyorsunuz" diye tepki gösterdi. Yakut'un "Ne demek dalga geçmek, bu tabirler doğru değil" demesine İnce, "Teklifi tasarı yapıp dalga geçiyorsunuz. Raporun 15'ten fazla sayfası yanlış basılmış, 'kapağı düzgün' diye yutturuyorsunuz, çocuk mu kandırıyorsunuz" diyerek elindeki raporu Başkanlık Divanı'na doğru fırlattı.
CHP, MHP ve BDP'li milletvekilleri, sıra kapaklarına vurdu. Bu sırada usul tartışması için kürsüye gelen AK Parti Grup Başkanekili Elitaş, gürültüye rağmen konuşmasını yaptı. Yakut, "Sıra kapaklarına vurulması, elektronik sisteme zarar vermektedir. Devlet malıdır. Yazıktır" dedi.
Elitaş, teklifin görüşülmesine engel bir durum olmadığı görüşünü tekrar etti.
Vural'ın, "Siz TBMM Başkanı'nın görevlendirmesiyle orada oturuyorsunuz" demesine Yakut, "Nöbet bende. Bu konuları şahsileştirmeyelim" karşılığını verdi.
Vural, usul tartışmasında aleyhte yaptığı konuşmada, hukuksuzluğa Meclis'in alet edilmemesini isteyerek, "Rüşvet ve yolsuzluğu örtmek için yaptığınız hukuksuzluğa Meclis'i alet etmeyin. Her şeyi hukuk içinde yapmanız lazım. Oturumu bu şekilde yönetmeniz doğru değil. Bu kritik bir konudur. Meclis Başkanı devreye girmiştir, onun iradesini yok sayıp pas pas yaparak olmaz" diye konuştu.
BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, usul tartışmasında kendisine lehte söz verilmesine tepki göstererek, Yakut'a, "Bu tavrınızı kabul etmiyorum, sözü lehte istemedim. Gücünüz başkalarına yetmeyince, BDP'ye ne çıkarsa vermeye razısınız. Biz hukuk mücadelesi için çırpınıyoruz. Kendinize göre hukuk dizayn etmeye çalışıyorsunuz. Geçmişten beri hukuk farklı şekilde uygulandıysa arınma süreci yaşayabiliriz. Ama o kadar acele davranıyorsunuz ki kendinize uygun hukuk yaratmaya çalışıyorsunuz. Yeni alan açtınız, hukuku arka bahçeye dönüştürdünüz. Size güvenimiz yok. Yeni bir alan açmaya çalışıyorsunuz, biz bu cephede yer almayız. Herkesin sığınabileceği bir hukuk sistemi istiyoruz" diye konuştu.
CHP'li İnce, aleyhteki konuşmasında, Rapor'da Turgut Dibek'in Kırıkkale milletvekili olarak yazıldığını, ancak kendisinin Kırklareli milletvekili olarak yazıldığını hatırlatarak, şöyle konuştu:
"Bu sehven yazılmış. Benim itirazım yazım yanlışı, imla değil. 19 sayfada Hükümet'in teklif ettiği metin şeklinde yazılmış. Teklif ile tasarı arasındaki farkı bilmeyecek kadar cahil insanlardan milletvekili olmaz. Bunu sehven yazdık demek, cehaletin dik alasıdır. Siz iradeyi değiştiriyorsunuz. Hükümet'ten geldi diyorsunuz, oysa tekliftir. Bu derebeylerin, diktatörlerin ülkesinde olur. Utanmasanız 'bunları toplayalım, taksirle kapatalım, Yakut paraf etsin' diyeceksiniz. Bu metin görüşülemez, derhal geri çekilmeli. Meclis Başkanı'na dilekçemi verdim, gereğini bekliyorum. Biliyorum emir kulusunuz da bu kadar küçük düşürmeyin Meclis'i..."
MHP Isparta Milletvekili Nevzat Korkmaz ile CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal'ın söz isteğine Yakut, "Söz hakkınız yok. Lehte ve aleyhte söz verdim" dedi. Korkmaz ve Tanal, Yakut'a itirazlarını sürdürdü.
Yakut, konuşmaların ardından teklifle ilgili süreci anlatarak, tali komisyon olarak sevkedilen Anayasa Komisyonu ile Plan ve Bütçe Komisyonu'nun görüşmeyeceklerini bildirdiğini, esas komisyon olan Adalet Komisyonu'nun görüşmeleri tamamlayarak raporun basıldığını ifade etti. Yakut, "Tali Komisyon raporunun bir anlam ifade etmeyeceği açıktır. Bu nedenle Başkanlığımızca yapılacak bir işlem yok. Teklif kapağı ve ilk sayfasında Tunç ve arkadaşlarının teklfi olarak bastırılmış, ilk sayfa başlığı da aynı şekilde yazılmıştır. Ancak teklifin maddelerinin yer aldığı sayfalarda 'Hükümet'in teklif ettiği metin' diye sehven basılmıştır. Maddi hatanın esası etkilemediği değerlendirilmektedir. Görüşümde değişiklik yoktur" diye konuştu.
Yakut'un sözlerine muhalefet milletvekilleri sıra kapaklarına vurarak tepki gösterdi. MHP'li Korkmaz, Başkanlık Divanı'na doğru yürüyerek, "Hukuku katlediyorsunuz, hukuk tarihine kara leke olarak geçeceksiniz" dedi. Yakut, Korkmaz'a, "olabilir" karşılığını verdi.
Usul tartışmasının ardından AK Parti'ning grup önerisinin görüşmelerine geçilmesi üzerine muhalefet milletvekilleri sıra kapaklarına vurdu. AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç'urn kürsüye gelerek konuşmaya başlamasına rağmen muhalefet milletvekillerinin sıra kapaklarına vurması, bazı CHP'li milletvekillerinin teklif raporu ve Genel Kurul gündem kitapçıklarını fırlatması üzerine Yakut, birleşime ara verdi.
**** HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DÖKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
