2014-04-30 - 16:09
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Güldal Mumcu Başkanlığı'nda toplandı. Tarım arazilerinin toplulaştırılmasını sağlamayı, tarımsal üretim ve kalkınmayı artırmayı amaçlayan Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Güldal Mumcu Başkanlığı'nda toplandı. Mumcu, gündeme geçmeden önce üç milletvekiline gündemdışı söz verdi.

MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, partisinin cezaevindeki milletvekili Engin Alan'ın tahliye edilmemesini protesto amacıyla, üzerinde Alan'ın fotoğrafının bulunduğu önlükle kürsüye çıktı.

Bu sorunu yasal bir düzenlemeyle çözmesi gereken Meclis'in, üzerine düşen görevi yerine getirmediğini, TBMM Başkanlığı'nın bir adım atmadığını savunan Yeniçeri, Alan'ın Anayasa Mahkemesi'ne yaptığı başvurunun da henüz sonuçlanmadığını ifade etti.

İktidarı da eleştiren Yeniçeri, MİT Müsteşarı için 3 gün içinde şahsa özel kanun çıkaran AK Parti'nin, Engin Alan'ın tahliyesi için hiçbir girişimde bulunmadığını söyledi. Yeniçeri, zulme rıza göstermenin de zulüm olduğunu belirtti.

HDP Mardin Milletvekili Erol Dora, Türkiye'de temizlenmeyen mayınlı arazilere değindi. Ülkede 215 milyon metrekareye yayılmış mayınlı arazinin bulunduğunu belirte Dora, Türkiye'nin, mayınların temizlenmesine ilişkin taahhütlerini zamanında yerine getirmediğini kaydetti.

CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu, yerel seçim sonuçları ile ilgili şaibelerin halen devam ettiğini belirtti. Seçimlerde YSK'nın görevini tam olarak yerine getirmediğini, bu konuda sınıfta kaldığını savunan Kuşoğlu, aynı durumun yargı için de söz konusu olduğunu ileri sürdü.

YSK'nın seçim öncesi, seçimde ve seçim sonrası görevlerinin olduğunu ancak bunların tam anlamıyla yerine getirilmediğini belirten Kuşoğlu, "Örneğin bu seçimlere 27 parti girdi. Bir çok parti genel kurullarını yapmadıkları halde, yasa dışı olarak seçime katılma hakkı kazandı. Bunların içinde üye sayısı en fazla 100 olan partiler var" dedi.

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, partisinin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun ifadeye çağrılması konusuna değindi. Kılıçdaroğlu'nun dokunulmazlığının bulunduğunu anımsatan Hamzaçebi, "Bu doğrudan doğruya Anayasaya tecavüz eden bir tutumdur" dedi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, bu durumun sehven gerçekleştiğine yönelik açıklama yapıldığını belirten Hamzaçebi, ancak bu açıklama ile bile durumun kurtarılamayacak kadar vahim olduğunu söyledi. Hamzaçebi, "Savcının yürütmekte olduğu soruşturma dikkate alındığında, Başbakan'ın yakınlarının bu soruşturmanın konusu olması ve onların şikayeti üzerine Sayın Kılıçdaroğlu'nun ifade vermek üzere adliyeye davet edildiği düşünüldüğünde; savcının, cumhuriyetin, hukukun emrinde değil ama birilerinin emrinde olduğu ortaya çıkıyor" diye konuştu. Akif Hamzaçebi, HSYK'yı, şikayet olmaksızın işlem yapmaya davet ettiğini kaydetti.

AK Parti Grup Başkanvekili Belma Satır ise 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nü kutladı.

AK Parti olarak çalışma hayatında emek ve alın terinin önemini bilerek tüm emekçilerin sorunlarını çözme gayretinde olduğunu belirten Satır, "Bundan sonra da bu adımları atmaya devam edeceğiz. Yeter ki 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, adına yakışır bir şekilde toplumu kucaklayıcı, dayanışmayı kuvvetlendirici, hakların yüceltildiği, dostluk, kardeşlik ve beraberliğin pekiştirici rol oynasın" dedi.

Bu arada söz alan bazı milletvekilleri, son zamanlarda kadın ve çocuklara yönelik şiddet ve cinayetlerin arttığına dikkati çekerek, bu konuda önlem alınması gerektiğini dile getirdi.

Genel Kurul'da tarım arazilerinin toplulaştırılmasını öngören tasarı üzerinde görüşmelere geçildi.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, mart ayı sonunda ve nisan ayı başında meydana gelen don olayından, 60 ilde 600 bin hektarlık alanın etkilendiğini belirterek, zarar gören üreticilerin tarım kredi kooperatifleri ve Ziraat Bankası'na olan borçlarının ertelenmesi ile ilgili karar alındığını söyledi.

Eker, TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen, tarım arazilerinin toplulaştırılmasını öngören Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ve Türk Medeni Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı üzerinde milletvekillerini sorularını yanıtladı.

Mart ayı sonunda ve nisan ayı başında meydana gelen don olayından, 60 ildeki 600 bir hektarlık alanın etkilendiğini belirten Eker, Bu afetten, bir çok alanda üretim yapan çiftçinin etkilendiğini söyledi.

Eker, konuyu Bakanlar Kurulu'na götürdüklerini, zarar gören üreticilerin tarım kredi kooperatifleri ve Ziraat Bankası'na olan borçlarının ertelenmesi ile ilgili karar alındığını ve onunla ilgili işlemlerin devam ettiğini kaydederek, "Kesin hasar raporlarını beklemeden bu kararı aldık" dedi.

Hasar gören ürünlerin sigorta kapsamında olanlarının sigorta bedellerinin en az yüzde 50'sini verdiklerini ifade eden Eker, böylece üreticinin sigorta yapmasını teşvik ettiklerini bildirdi.

"İşsiz ziraat mühendisi ve veteriner hekimler ile ilgili düzenleme olup olmadığının" sorulması üzerine Eker, "Benim '5 bin kişi alınacak' diye bir sözüm olmadı. Çünkü bunun yetkisi bende değil. Yetkisi bende olsa söylerdim ama... Biz Maliye'den talepte bulunuruz" diye konuştu.

Bakan Eker, 2013 yılı itibariyle, 10 yılda toplam 22 bin 584 atama yaptıklarını, bunun 18 bin 96'sının ziraat mühendisi ve veteriner hekim olduğunu belirterek, "Devraldığımız noktadaki ziraat mühendisi ve veteriner hekim sayısı 9 bin 240. Biz bunu 18 bin kişi alarak sayılarını artırdık. 2014 yılında toplam 25 bin 755'e ulaştı. Mühendis sayısı da 17 bin 950 oldu. 2014 yılında da Maliye Bakanlığı'ndan kadro talebimiz olacak. Bizim 5 binin üzerinde ihtiyacımız var, bu taleplerimizi bildiriyoruz ama kadro ve bütçe imkanları neyse ona göre alınıyor" dedi.

Büyükbaş ve küçükbaş hayvancılıkta ciddi bir gelişme olduğunu ifade eden Eker, büyükbaş hayvan sayısının 110 binden 130 bine, küçükbaş hayvan sayısının ise 236 binden 290 bine çıktığını bildirdi. Eker, Malatya'da meraların kiraya verildiği bilgisinin yanlış olduğunu, sadece mevsim olarak kiralama yapılan meranın 4 bin 200 hektar olduğunu ve bunun da toplamdaki karşılığının çok yüksek olmadığını kaydetti.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, tarım arazilerinin toplulaştırılması tasarısının, Türk tarımının geleceğini şekillendirecek ulusal bir mesele olduğunu söyledi.

TBMM Genel Kurulu'nda, tarım arazilerinin toplulaştırılmasını öngören Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ve Türk Medeni Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı üzerinde görüşmeler devam ediyor.

Tasarının Birinici Bölümü üzerinde CHP Grubu adına söz alan Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Taksim'in 1 Mayıs'ın sembolü olduğunu belirterek, "AKP iktidarda olsa da olmasa da bu ülkenin emekçileri Taksim Meydanı'ndan vazgeçmeyecektir" dedi.

Hükümetin tarım politikasını eleştiren Ağbaba, zor durumda olan çiftçiye yeterli desteğin verilmediğini savundu. Malatya'da yaşanan don olayı nedeniyle çiftçinin elinde, hediye olarak ikram edeceği kayısı bile kalmayacağını anlatan Ağbaba, üreticinin herkese borçlu olduğunu ifade etti.

MHP Adana Milletvekili Muharrem Varlı, yakın gelecekte tarım ürünlerinin, petrolden, enerjiden çok daha fazla ihtiyaç duyulacak unsurlar haline geleceğini, bunu görerek şimdiden üreticiyi destekleyip tarımın kalkındırılması gerektiğini belirtti.

Çiftçinin Ziraat Bankası'na olan borçlarının ertelenmesinin yeterli olmadığını ifade eden Varlı, "Çiftçinin zaten bu borcu ödemesi çok zor. Çünkü ürünü yok elinde. Bu konuda farklı çözümler üretilmeli" dedi.

HDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, Türkiye'nin samanı, canlı hayvanı, pirinci ithal edecek duruma geldiğini belirterek, "Rakamlarla ne kadar oynarsanız oynayın, ürettiğimiz de ithal ettiğimiz de belli" diye konuştu.

Tasarıda, tarım arazilerinin toplulaştırması düzenlemesine destek verdiklerini, ancak bunun uygulamasının nasıl yapılacağının iyi belirlenmesi gerektiğini belirten Tan, özellikle toplulaştırma aile içi ihtilafların çözümünün önemli olduğuna dikkati çekti.

AK Parti Balıkesir Milletvekili Tülay Babuşcu, tarım sektörünün en önemli sorunlarından birinin işletme büyüklükleri olduğunu ifade etti. Türkiye'de arazilerin miras yoluyla giderek küçüldüğüne işaret eden Babuşcu, bunun üretime yansıdığını kaydetti.

Tülay Babuşcu, 30 milyon parselden oluşan 3 milyon işletmenin bulunduğunu, bu işletmelerin yüzde 83'ünün 100 dekarın altında olduğunu söyledi. Babuşcu, tasarıdaki düzenlemelerle bu sorunun çözüleceğini, beraberinde üretimin de artacağını dile getirdi.

Hükümet adına söz alan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, tasarının, Türk tarımının geleceğini şekillendirecek ulusal bir mesele olduğunu vurguladı.

Dünyanın hiçbir gelişmiş ülkesinde Türkiye'deki gibi bir toprak rejiminin olmadığını belirten Eker, ortalama tarım işletmesi büyüklüğünün İngiltere'de 53.8, Fransa'da 52.1, Almanya'da 45.7, İspanya'da 23.8 hektar olduğunu, Türkiye'de ise bu rakamın 5.9 olduğunu belirtti. Eker, Türkiye'nin bu durumda diğer ülkelerle tarım sektöründe rekabet etmesinin güç olacağını ifade etti.

Türkiye'de 1961 yılından 2003 yılına kadar 450 bin hektar arazinin toplulaştırıldığını, hükümetleri döneminde ise 4 milyon hektar arazinin toplulaştırıldığını, 2 milyon hektar arazi ile ilgili çalışmanın da bu yıl sonunda tamamlanacağını anlatan Eker, ancak bir yandan da arazi bölünmelerinin devam etmesi nedeniyle bu çalışmaların yetersiz kaldığını kaydetti.

Tasarıyla arazileri ilçelere göre sulu, kuru, dikili, örtü altı kategorilerine ayrılarak değerlendirileceğini belirten Eker, "Arazinin, bir ailenin karnını doyurabilecek büyüklükte olmasını istiyoruz. Tarımsal üretimde kişi başına düşen milli gelir 3 bin 600 dolar. Bunun dört katı yaklaşık 31 bin Türk Lirası yapıyor. Bu asgari bir ölçü. Gelişen refah ve artan ihtiyaca göre Bakanlar Kurulu bu oranı azaltıp yükseltebilecek" diye konuştu.

Eker, tarım arazilerinin toplulaştırılması sayesinde üretimin artacağını, bunun göçü de engelleyeceğini ifade etti.

Mehdi Eker, gübrede ve mazotta çiftçilere bu yıl 1.5 milyar TL destek sağladıklarını, 2003-2013 yılları arasında çiftçilere 93.1 milyar TL de tarımsal kredi kullandırıldığını söyledi. Tasarının büyükşehirlerde sorun çıkartacağı endişesinin belirtildiğini kaydeden Eker, "2005 yılında çıkarılan yasaya bir fıkra eklendi ve ve buna göre, tarım arazilerinin tarımsal amaç dışında kullanılamayacağı hüküm altına alındı" dedi.

Tasarı üzerinde görüşmeler sürüyor.

Tarım arazilerinin toplulaştırılmasını sağlamayı, tarımsal üretim ve kalkınmayı artırmayı amaçlayan Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.

Kanuna göre, asgari tarımsal arazi büyüklüğü, bölge ve yörelerin toplumsal, ekonomik, ekolojik ve teknik özellikleri gözetilerek Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nca belirlenecek. Belirlenen asgari büyüklüğe erişmiş tarımsal araziler, bölünemez eşya niteliği kazanacak.

Asgari tarımsal arazi büyüklüğü; mutlak tarım arazileri, marjinal tarım arazileri ve özel ürün arazilerinde 2 hektar, dikili tarım arazilerinde 0,5 hektar, örtü altı tarımı yapılan arazilerde 0,3 hektardan küçük belirlenemeyecek.

Bakanlık, asgari tarımsal arazi büyüklüklerini günün koşullarına göre arttırabilecek. Tarım arazileri Bakanlıkça belirlenen büyüklüklerin altında ifraz edilemeyecek ve hisselendirilemeyecek. Hazine taşınmazlarının satış işlemleri hariç olmak üzere, pay ve paydaş adedi arttırılamayacak. Ancak, tarım dışı kullanım izni verilen alanlar veya çay, fındık, zeytin gibi özel iklim ve toprak ihtiyaçları olan bitkilerin yetiştiği alanlarda, arazi özellikleri nedeniyle belirlenen asgari tarımsal arazi büyüklüğünden daha küçük parsellerin oluşması gerekli olduğu takdirde, Bakanlığın uygun görüşü ile daha küçük parseller oluşturulabilecek.

Mirasa konu tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazilerde mülkiyetin devri esas olacak. Mirasçılar arasında anlaşma sağlanması halinde, mülkiyeti devir işlemleri mirasın açılmasından itibaren bir yıl içerisinde tamamlanacak.

Mirasçılar, miras bırakanın ölümünden sonra terekede bulunan tarımsal arazi ve işletmenin mülkiyeti hakkında; bir mirasçıya veya yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerini karşılaması durumunda birden fazla mirasçıya, Türk Medeni Kanunu'na göre kuracakları aile malları ortaklığına veya kazanç paylı aile malları ortaklığına, mirasçılarının tamamının miras payı oranında hissedarı oldukları Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kuracakları bir limited şirkete ve mülkiyetin üçüncü kişilere devrine karar verebilecek.

Mirasçılar arasında anlaşma sağlanamadığı takdirde, mirasçılardan her biri yetkili sulh hukuk mahkemesi nezdinde dava açabilecek. Bu durumda sulh hukuk hakimi, tarımsal arazi veya işletmenin mülkiyetinin; tespit edilen ehil mirasçıya devrine, birden çok ehil mirasçının bulunması halinde öncelikle asgari geçimini bu işletmeden sağlayan mirasçıya, bunun bulunmaması halinde bu mirasçılar arasından en yüksek bedeli teklif eden mirasçıya devrine, ehil mirasçı olmaması halinde mirasçılar arasından en yüksek bedeli teklif eden mirasçıya devrine karar verebilecek.

Birden fazla ehil mirasçı olması ve bu mirasçıların miras dışı tarımsal arazilere sahip olması durumunda, bu mirasçıların mevcut arazilerini yeter gelirli büyüklüğüne ulaştırmak veya bu arazilerin ekonomik olarak işletilmesine katkı sağlamak amacıyla, hakim tarım arazilerinin yeter gelir büyüklüğü aranmaksızın bu mirasçılara devrine karar verebilecek.

Mirasa konu tarımsal işletmenin kendisine devrini talep eden mirasçı bulunmadığı takdirde, hakim satışına karar verebilecek. Bu suretle yapılacak satış sonucu elde edilen gelir, mirasçılara payları oranında paylaştırılacak.

Tarımsal işletme mülkiyetinin mirasçılardan birine devredilmesinden itibaren 20 yıl içerisinde bu işletmeye ait arazilerden tamamının veya bir kısmının tarım dışı kullanım nedeniyle değerinde artış meydana gelmesi durumunda; devir tarihindeki arazinin parasal değeri tarım dışı kullanım izni verilen tarihe göre yeniden hesaplanacak. Bulunan değer ile arazinin yeni değeri arasındaki fark diğer mirasçılara payları oranında arazinin mülkiyetini devir alan mirasçı tarafından ödenecek.

Kamu kurum ve kuruluşları ile finans kurumları, tarımsal işletme mülkiyetinin belirtilen sürede devredilmediğini, Bakanlığa bildirecek. Bakanlık mirasçılara 3 aylık süre verecek. Verilen süre sonunda devir olmaması halinde, Bakanlık resen veya bildirim üzerine bu yerlerin istemde bulunan ehil mirasçıya, ehil mirasçı olmaması durumunda en fazla teklifi veren istekli mirasçıya devri, aksi halde üçüncü kişilere satılması için ilgili sulh hukuk mahkemesine dava açabilecek.

Sulh hukuk hakimi, mülkiyetin devrini uygun bulduğu mirasçıya, diğer mirasçıların miras paylarının bedelini mahkeme veznesine depo etmek üzere 6 aya kadar süre verecek. Belirlenen süreler içerisinde bedelin depo edilmemesi ve devir hususunda istekli başka mirasçı bulunmaması durumunda hakim, tarımsal arazinin veya tarımsal işletmenin açık artırmayla satılmasına karar verebilecek.

Mirasçılardan, diğer mirasçılarının paylarının karşılığını öz kaynakları ile ödeyemeyecek durumda olanların, bu ödemeleri yapmak için bankalardan kullanacakları kredilere faiz desteği verilebilecek.

Ayırt etme gücüne sahip olmayan küçük mirasçı bulunması halinde hakim, yeter gelirli tarımsal arazilerin yönetimini, dava sonuçlanana kadar mirasçılardan birine verebilecek.

Tarımsal arazilerin satılması halinde, sınırdaş tarımsal arazi malikleri de önalım hakkına sahip olacak. Tarımsal arazi sınırdaş maliklerden birine satıldığı takdirde, diğer sınırdaş malikler önalım haklarını kullanamayacak. Önalım hakkına sahip birden fazla sınırdaş tarımsal arazi malikinin bulunması halinde, hakim tarımsal bütünlük arz eden sınırdaş arazi malikine önalıma konu tarımsal arazinin mülkiyetinin devrine karar verecek.

Aile malları ortaklığı, kazanç paylı aile malları ortaklığı veya limited şirketin; herhangi bir nedenle sona ermesi ve tasfiye olması halinde, bu ortaklıklara veya limited şirketlere ait tarımsal araziler yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerin altında kalacak şekilde bölünemeyecek.

Bakanlık, gerekli hallerde asgari tarımsal arazi büyüklüğünün altındaki tarımsal arazileri toplulaştırabilecek veya bu düzenleme kapsamında kamulaştırabilecek. Toplulaştırma uygulamalarında, tahsisli araziler asgari tarımsal arazi büyüklüğünün altındaki arazilerle birleştirilerek yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüğünde yeni tarımsal araziler oluşturulabilecek. Bu suretle oluşturulan araziler; öncelikle toplulaştırma veya kamulaştırma konusu olan arazi maliklerine, bu kişiler satın almadığı takdirde asgari büyüklükte tarım arazisi bulunmayan yöre çiftçilerine Maliye Bakanlığı'nca doğrudan satılacak.

Bu maddenin yayımı tarihinde mirasçılar arasında henüz paylaşımı yapılmamış tarımsal arazilerin devir işlemleri, daha önceki kanun hükümlerine göre tamamlanacak. Bu maddenin yayımı tarihinden önce tarımsal arazilerin paylaşımına ilişkin açılan ve halen devam eden davalarda da önceki kanun hükümleri uygulanacak.

Kanunun yayımı tarihinden itibaren 2 yıl içinde yapılacak devir işlemleri harçlardan müstesna olacak. Bu süre Bakanlar Kurulu tarafından 2 yıl uzatılabilecek.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'na 351'i taşrada olmak üzere, toplam 489 kadro ihdas edilecek.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, AK Parti Hükümetleri döneminde 4 milyon hektar alanda toplulaştırmanın tamamlandığını, toplulaştırılan alanın yıl sonu itibariyle 6-6.5 milyon hektar alana ulaşacağını kaydetti.

Eker, TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen, tarım arazilerinin toplulaştırılmasını öngören Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ve Türk Medeni Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

AK Parti Hükümetleri döneminde 4 milyon hektar alanda toplulaştırmanın tamamlandığını, şu anda da 2-2.5 milyon hektar alanda toplulaştırma çalışmalarının sürdüğünü belirten Eker, toplulaştırılan alanın yıl sonu itibariyle 6-6.5 milyon hektar alana ulaşacağını söyledi. Eker, 1961-2002 yılları arasında ise ülkede sadece 450 bin hektar arazinin toplulaştırıldığını kaydetti.

Eker, toplulaştırmayı gönüllülük esasına göre yaptıklarını, cebri zorlama ile yapmadıklarını belirtti.

Toplulaştırmayı öncelikle GAP, DAP, KOP gibi bölgelerde yaptıklarını ifade eden Eker, desteklemeleri bölgeye göre değil, ürüne göre yaptıklarını, hangi ürün stratejik olarak çok ihtiyaç varsa ve hangi ürün vazgeçilmez ise o ürünü desteklediklerini kaydetti.

Mehdi Eker, açığın olduğu ürün olan yağlı tohuma prim verdiklerini ifade ederek, "Ayçiçeği 24 kuruştu, 30 kuruşa çıkardık. 2014 yılı mayıs-haziran aylarında ödeyeceğimiz para ayçiçeği için 30 kuruş üzerinden olacak" dedi.

2014 yılı Mart ay sonu itibariyle kredi bakiyesinin 25 milyar 685 milyon TL olduğunu ifade eden Eker, "Benim söylediğim rakamların içerisinde özel bankaların tarım kredileri yok. Sadece Ziraat Bankası ile Tarım Kredi Kooperatifleri'nin kredilerini söyledim. 2013 yılında yüzde 98 oranında alınan krediler geriye dönmüş" diye konuştu.

Bakan Eker, TMO geçen yıl 300 noktada alım yaptığını, toplamda 1 milyon 375 bin ton mısır, 1 milyon 986 bin ton da buğday alımı gerçekleştirdiğini bildirdi.

Mehdi Eker, TBMM üyelerinin, Türkiye'nin sadece bugünü değil, önümüzdeki yüzyılı için de çok önemli sonuçlar doğuracak olan hayırlı bir tasarıyı kanunlaştırdığını ifade etti. Tasarının, tarım arazilerindeki bölünmenin önüne geçmek için hazırlandığına işaret eden Eker, mülkiyet hakkını engellemek gibi bir durumun söz konusu olmadığını dile getirdi.

TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu, tasarının kabul edilmesinin ardından, birleşimi, 4 eski bakanla ilgili soruşturma komisyonu önergelerini görüşmek üzere, 5 Mayıs Pazartesi günü saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.