2010-06-23 - 17:02
Devlet Planlama Teşkilatı'ca (DPT) hazırlanan ''Türkiye'de Çocuk ve
Çocuğun Sorunları'' başlıklı çalışma TBMM Kayıp Çocukları Araştırma Komisyonu
toplantısında üyelere sunuldu.
Sosyal dışlanma riskiyle karşı karşıya kalma
ihtimalinin en fazla olduğu kesimlerden birinin çocuklar olduğu bildirildi.
Devlet Planlama Teşkilatı'ca (DPT) hazırlanan ''Türkiye'de Çocuk ve
Çocuğun Sorunları'' başlıklı çalışma TBMM Kayıp Çocukları Araştırma Komisyonu
toplantısında üyelere sunuldu.
Çalışmada, okul çağındaki çocukların yaklaşık yüzde 76'sı okula devam
ederken, bu kesimin yüzde 5,9'unun ekonomik getiri sağlayan bir işte, yüzde
43'ünün ise ev işlerinde çalıştığı ifade edildi.
SHÇEK kuruluşlarında geçen yıl 10 bin 274 çocuğun yatılı hizmet aldığı
belirtilen çalışmada, şu bilgilere yer verildi:
''Çocuk, sosyal dışlanma riskiyle karşı karşıya kalma ihtimali en fazla
olan kesimlerden biridir. Geçen yıl tutuklu, hükümlü olarak ceza infaz
kurumlarında ve eğitim evlerine bulunan çocuk sayısı 2 bin 463'tür. Aranmakta
olan 'kayıp çocuk' sayısı bin 751 olarak bilinmektedir.
Çalışan, sokaktaki, korunma ihtiyacı olan, suça sürüklenen, ihmal ve
istismara maruz kalmış, engelli ve yoksul çocuklar risk altındaki çocuk grupları
arasında sayılabilir. Bu çocukların devlet tarafından özel olarak desteklenmesi
gerekir.
Son yıllarda toplumdaki değişikliklere paralel olarak çocuk ve ergen
nüfusun yaşadığı sorunların ağırlaştığı gözlemlenmektedir. Bu sorunlar arasında,
madde bağımlılığı, cinsel istismar, kayıp çocuk oranındaki artış, suça karışan
çocuk oranındaki artış, sokakta çalışan veya yaşayan çocukların sayısındaki artış
ile çocukların şiddete eğilimindeki artış gösterilebilir.''
DPT Müsteşarı Kemal Madenoğlu da kurumun çalışmaları hakkında komisyona
bilgi verdi.
Madenoğlu, DPT'nin kamunun ağırlıklı olduğu bir sistem için öngörülmüş
güçlü bir kuruluş olarak ortaya çıktığını belirterek, kurumun piyasa ekonomisine
geçişin öncülüğünü yaptığını söyledi.
''Kurum tarafından hazırlanan çalışmaların dikkate alınması gerektiğini''
ifade eden Madenoğlu, ''Tabii ki nihai karar verici hükümettir ama en azından
hazırlanan dokümanlar incelenerek, politikaların bunlara göre şekillendirilmesini
arzu ediyoruz. Bu nedenle yaptığımız işleri sonuç odaklı hale getirmeye
çalışıyoruz. Hükümet politikalarıyla bizim teknik çalışmalarımızı örtüştürmeye
çalışıyoruz'' dedi.
Türkiye'nin önünde bir ''demografik fırsat penceresi'' açıldığını
vurgulayan Madenoğlu, genç nüfusun fazla, yaşlı nüfusun az olduğu bu dönemi
verimli bir şekilde değerlendirmek gerektiğini anlattı. Bu nedenle eğitimin
kalitesinin artırılmasını gerektiğini ifade eden Madenoğlu, eğitimi ''kritik bir
alan'' olarak belirlediklerini söyledi. (17.02)
ihtimalinin en fazla olduğu kesimlerden birinin çocuklar olduğu bildirildi.
Devlet Planlama Teşkilatı'ca (DPT) hazırlanan ''Türkiye'de Çocuk ve
Çocuğun Sorunları'' başlıklı çalışma TBMM Kayıp Çocukları Araştırma Komisyonu
toplantısında üyelere sunuldu.
Çalışmada, okul çağındaki çocukların yaklaşık yüzde 76'sı okula devam
ederken, bu kesimin yüzde 5,9'unun ekonomik getiri sağlayan bir işte, yüzde
43'ünün ise ev işlerinde çalıştığı ifade edildi.
SHÇEK kuruluşlarında geçen yıl 10 bin 274 çocuğun yatılı hizmet aldığı
belirtilen çalışmada, şu bilgilere yer verildi:
''Çocuk, sosyal dışlanma riskiyle karşı karşıya kalma ihtimali en fazla
olan kesimlerden biridir. Geçen yıl tutuklu, hükümlü olarak ceza infaz
kurumlarında ve eğitim evlerine bulunan çocuk sayısı 2 bin 463'tür. Aranmakta
olan 'kayıp çocuk' sayısı bin 751 olarak bilinmektedir.
Çalışan, sokaktaki, korunma ihtiyacı olan, suça sürüklenen, ihmal ve
istismara maruz kalmış, engelli ve yoksul çocuklar risk altındaki çocuk grupları
arasında sayılabilir. Bu çocukların devlet tarafından özel olarak desteklenmesi
gerekir.
Son yıllarda toplumdaki değişikliklere paralel olarak çocuk ve ergen
nüfusun yaşadığı sorunların ağırlaştığı gözlemlenmektedir. Bu sorunlar arasında,
madde bağımlılığı, cinsel istismar, kayıp çocuk oranındaki artış, suça karışan
çocuk oranındaki artış, sokakta çalışan veya yaşayan çocukların sayısındaki artış
ile çocukların şiddete eğilimindeki artış gösterilebilir.''
DPT Müsteşarı Kemal Madenoğlu da kurumun çalışmaları hakkında komisyona
bilgi verdi.
Madenoğlu, DPT'nin kamunun ağırlıklı olduğu bir sistem için öngörülmüş
güçlü bir kuruluş olarak ortaya çıktığını belirterek, kurumun piyasa ekonomisine
geçişin öncülüğünü yaptığını söyledi.
''Kurum tarafından hazırlanan çalışmaların dikkate alınması gerektiğini''
ifade eden Madenoğlu, ''Tabii ki nihai karar verici hükümettir ama en azından
hazırlanan dokümanlar incelenerek, politikaların bunlara göre şekillendirilmesini
arzu ediyoruz. Bu nedenle yaptığımız işleri sonuç odaklı hale getirmeye
çalışıyoruz. Hükümet politikalarıyla bizim teknik çalışmalarımızı örtüştürmeye
çalışıyoruz'' dedi.
Türkiye'nin önünde bir ''demografik fırsat penceresi'' açıldığını
vurgulayan Madenoğlu, genç nüfusun fazla, yaşlı nüfusun az olduğu bu dönemi
verimli bir şekilde değerlendirmek gerektiğini anlattı. Bu nedenle eğitimin
kalitesinin artırılmasını gerektiğini ifade eden Madenoğlu, eğitimi ''kritik bir
alan'' olarak belirlediklerini söyledi. (17.02)
