2013-03-20 - 16:00
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı. TBMM Genel Kurulu'nda, Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu Tasarısı'nın 30 maddelik birinci bölümü kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı. Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Türk toplumunun yurt dışındaki sivil toplum kuruluşlarının birbirine husumet beslemesinin bir fayda getirmeyeceğini belirterek, ''İnsan hakları konusunda dünya kadar hak ihlali yaşanıyorsa, bunu ortadan kaldırmak için STK'lar işbirliği ve dayanışma içinde olmak zorunda'' dedi.

AK Parti Eskişehir Milletvekili Salih Koca, Eskişehir'in Türk Dünyası Kültür Başkenti olması, AK Parti Malatya Milletvekili Faruk Öz, Türk Dünyası ve Toplulukları Haftası dolayısıyla gündem dışı konuşma yaptı.

Dünya Ormancılık Günü dolayısıyla gündem dışı söz alan CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur, dün AK Parti Genel Merkezi'ne düzenlenen saldırıyı kınadı.

Hükümet adına konuşan Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, hükümetin Türk dünyasına yönelik çalışmaları hakkında bilgi verdi.

AK Parti'nin iktidara gelmesinden sonra Türk dünyasına ilişkin tarihi nitelikte adımlar atıldığını dile getiren Bozdağ, Türk Dünyası Belediyeler Birliği, Türk Konseyi, Türk Dili Konuşan Ülkeler Parlamenter Asamblesi (TÜRKPA), Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı ve Yunus Emre Vakfı kurulduğunu, bu kurumların önemli çalışmalara imza attığını söyledi.

Yunus Emre Vakfı'nın, bulunduğu ülkelerde Türk tarihi, kültürü ve medeniyetinin anlatılması için faaliyetler yürüttüğünü anlatan Bozdağ, ''Medeniyetimize dair ön yargı ve kültürümüze dair yanlış değerlendirmelerin yıkılması bakımından son derece anlamlı görevdir. Büyük başarılara imza atıyorlar'' dedi.

Bozdağ, yurt dışındaki Türkler ile ilgili faaliyetlerin farklı kurumlarda dağınık çalışma yapısıyla yürütüldüğünü kaydederek, Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı ile çalışmaların tek çatı altında toplandığını söyledi.

Bekir Bozdağ, başkanlığın, dünyanın neresinde bir vatandaş, soydaş, akraba varsa Türkiye'nin tereddütsüz onun yanında olmasını amaçladığını vurguladı.

Başkanlığın, yurt dışındaki Türkler'in eğitim, Türkçe öğrenme, yaşanılan ülkenin dilini öğrenme, istihdamda ayrımcılık, inanç sıkıntıları, İslamofobia, ırkçılık ve benzeri her alanda yaşadıkları sorunlara karşı, ortak akıldan hareketle herkesin kabul edeceği çözümler üretmek, birlikte yaşama kültürüne katkı sağlamak adına önemli çalışmalar yaptığının altını çizen Bozdağ, bu kapsamda sivil toplum kuruluşlarıyla (STK) işbirliği geliştirdiklerini belirtti.

Yurt dışında yaşayan Türkler'in kurduğu yüzlerce STK olduğuna işaret eden Bozdağ, bu kuruluşlar arasında koordinasyon eksikliği olduğunu ifade etti. Ortak sorunlarla ortak mücadele bilinci, birlikte hareket etme kabiliyeti geliştirmek için adımlar attıklarını anlatan Bozdağ, şöyle konuştu:

''Yıllar yılı her siyasetin orada rengini taşıyan STK'lar oldu, olmaya devam edecek. STK'larımız Türkiye'yi kurtarmak, Türkiye'de kendi ideolojilerine uygun siyasetlerin iktidara gelmesini sağlamak için emek verirken, yaşadıkları ülkelerde kendi evlatlarımızın geleceğini tehlikeye sokmak gibi durumla karşı karşıyayız. STK'ların farklı yaklaşımları olabilir. Almanya'da, Fransa'da, Avusturya'da, Hollanda'da istihdam konusunda bize karşı uygulanan ayrımcılık varsa hep beraber bu ayrımcılığa karşı ortak mücadele etmemiz lazım. Eğitimde çocuklarımızın başarısız olması için sübjektif uygulamalar varsa beraber mücadele etmemiz lazım. Siyasal katılım konusunda sorun varsa birlikte mücadele etmek lazım. İnsan hakları konusunda dünya kadar hak ihlali yaşanıyorsa, bunu ortadan kaldırmak için Türk STK'lar nerede olursa olsun işbirliği ve dayanışma içinde olmak zorunda. Birbiriyle rekabet eden, birbirinden üye çalma gayretinde olan veya birbirine husumet besleyen anlayışla yürürsek, ne bize ne temsil ettiğimiz insanlara fayda yok.''

Bozdağ, daha önce sadece Orta Asya özelinde çalışma yapan TİKA'nın da iktidarlarıyla birlikte, çalışmalarını dünyanın zorda olan ülkelerine yaygınlaştırdığını söyledi. Bekir Bozdağ, TİKA'nın 35 koordinasyon ofisiyle dünyanın 106'dan fazla ülkesinde faaliyet gösterir hale geldiğini kaydetti.

TBMM Genel Kurulu'nda, AK Parti ile CHP'li milletvekilleri arasında tartışma çıktı.

CHP, Özelleştirme İdaresi'nin uygulamaları hakkındaki araştırma önergesinin bugün görüşülmesine ilişkin grup önerisini, Genel Kurul'a getirdi.

Önerinin lehinde söz alan CHP Adana Milletvekili Turgay Develi, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın, Türkiye'nin Cumhuriyet döneminden bu yana, hatta Cumhuriyet öncesinden biriktirdiği bütün değerlerini peşkeş çekercesine satarak, ulus devletin ekonomik dayanaklarını, ayaklarını çökerttiğini öne sürdü.

AK Parti'li milletvekilleri, Develi'nin ''Bu belgeler, AK Parti'nin siyasi cibiliyetsizliğinin, soysuzluğunun bir göstergesi olarak ortada duruyor'' sözlerine tepki gösterdi.

Develi, bunun üzerine, ''Siyasi cibiliyetsizliğin ne anlama geldiğini biz iyi biliyoruz, bırakın bu işleri. Ben Başbakanınızın sözlerini aktardım size'' dedi.

TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, ''Uyarıyorum, lütfen temiz bir dille konuşun'' diyerek Develi'yi uyardı.

Önerinin aleyhinde konuşan AK Parti'li Zeybekçi'nin sözleri ise Genel Kurul'daki tansiyonu yükseltti.

Zeybekçi, ''Siz kamu bankalarını, KİT'leri paylaştınız, bakanlık pazarlıklarında hangi bakanlığa hangi kamu kurumu bağlanacak, o bankanın başına kim getirilecek- Siz bunları çok iyi bilirsiniz. Siz bunları çok iyi bildiğiniz için bizi de öyle zannediyorsunuz. Nasıl peşkeş çekilecek- Siz bunları çok iyi bilirsiniz. Biz de namussuzluk, hırsızlık ahlaksızlık bulamazsınız. Ne ararsanız sizdedir. Geçmişinize bakın hepsini görürsünüz. Bu memleketin nasıl inim inim inletildiğini görürsünüz'' dedi.

Kamunun elinde, stratejik önemi olmayan, savunma ve milli menfaat dışındaki her şeyi özelleştireceklerini belirten Zeybekçi, ''Her şey millete ait olacak. Satacağız ve satmaya da devam edeceğiz. Millete de hesabımızı vereceğiz ve millete gideceğiz. Millet bizden hesap soracak. Her seçimde de buraya yüzde 50-55 ile geleceğiz ve siz de böyle kısır muhalefetinize devam edeceksiniz'' sözlerini sarf etti.

Zeybekçi, yerine geçtikten sonra, CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, ''(Namussuzluk sizdedir) sözü için özür dileyecek. Gelsin bu lafını düzeltsin, namussuz sensin'' diye bağırdı.

Bunun üzerine Zeybekçi, ''Namussuz arıyorsan aynaya bak'' cevabını verdi.

İnce, Başkanvekili Sadık Yakut'un, tartışmanın uzamaması için ara vermesi üzerine, ''Başkan niye ara veriyorsun- O sözünü düzeltecek'' dedi.

Aradan sonra CHP'li Erdoğdu, ''Namussuz diyemezsin, eğer dediysen senin ağzını burnunu kıracağım'' diyerek, Nihat Zeybekçi'nin üstüne yürüdü.

Erdoğdu'yu araya giren milletvekilleri durdurdu. Bu sırada Erdoğdu'nun ceketi, kendisini engellemeye çalışan milletvekillerinin elinde kaldı. AK Parti'li ve CHP'li milletvekilleri arasında karşılıklı atışma yaşandı. Tartışmaya AK Parti Manisa Milletvekili Muzaffer Yurttaş da katıldı. Yurttaş'ın, CHP sıralarına gitmesini arkadaşları önledi.

Bu sırada bazı MHP ve AK Parti milletvekilleri arasında da karşılıklı laflar atıldı.

Muharrem İnce, ''Birbirimize laf söyleyeceğiz, fiili saldırı değil'' dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu Tasarısı'nın görüşülmesine başlandı.

AK Parti Denizli Milletvekili Nihat Zeybekçi ve CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu arasında çıkan tartışma nedeniyle Genel Kurul'da ara verildi. Verilen aranın ardından CHP'nin grup önerisi reddedilerek, Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu Tasarısı'nın görüşmelerine geçildi.

''Temel kanun'' olarak ele alınan tasarının tümü üzerinde CHP grubu adına söz alan Gaziantep Milletvekili Ali Serindağ, düzenlemenin tüm aktörlerin görüşü alınarak iyi bir şekilde hazırlandığını öne sürdü.

Göç alan ülke insanının, gelenlere karşı hoşgörülü olamadığını ifade eden Serindağ, buna örnek olarak Almanya'daki ırkçı saldırıları gösterdi. Türkiye'de böyle bir sorun olmadığını, ancak bu durumun da gözardı edilmemesi gerektiğini dile getiren Serindağ, özellikle Suriye sınırındaki şehirlerde huzursuzluk olduğunu öne sürdü.

Serindağ, Kilis'teki Suriyeli sığınmacıların sayısının kent nüfusunu geçtiğini ifade ederek, ''Pek çok insan kim oldukları bilinmeden ülkemize geldi, yaşıyor. Bu, ciddiyetle üzerinde durulması gereken bir konu. Bunlar sorun olmaya devam ediyor çünkü kim olduklarını, nasıl yaşadıklarını, kimle irtibatlı olduklarını bilmiyoruz'' diye konuştu.

Tasarı ile yabancıların Türkiye'ye girişleri, Türkiye'de kalışları ve Türkiye'den çıkışları ile Türkiye'den koruma talep eden yabancılara sağlanacak korumanın kapsamına ve uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenleniyor. Tasarı, İçişleri Bakanlığına bağlı Göç İdaresi Genel Müdürlüğünün kuruluş, görev yetki ve sorumluluklarının düzenlenmesini öngörüyor.

İçişleri Bakanı Muammer Güler, AK Parti Genel Merkezi ve Adalet Bakanlığı'na yönelik eylemleri gerçekleştirenlerin kimlik tespit çalışmalarının devam etiğini belirterek, ''Bu terör eylemleri en kısa sürede aydınlatılacak ve failleri adli mercilere teslim edilecektir. Aslında failleri biliyor ve gerçek yüzleri ile onları tanıyoruz'' dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu Tasarısı üzerinde Hükümet adına söz alan Güler, dün AK Parti Genel Merkezi ile Adalet Bakanlığı'na yapılan saldırıları kınadığını söyledi.

Eylemleri gerçekleştiren şahısların kimlik tespit çalışmalarının devam ettiğini kaydeden Güler, ''Bu terör eylemleri en kısa sürede aydınlatılacak ve failleri adli mercilere teslim edilecektir. Aslında failleri biliyor ve gerçek yüzleri ile onları tanıyoruz. Bu eylemleri yapanların ortak bir adı vardır; bunlar demokrasi düşmanlarıdır. Bunlara karşı en etkili tedbir ise demokrasiye sahip çıkmak ve terörle mücadelede kararlılık göstermektir'' ifadelerini kullandı.

Güler, bu saldırıların öncelikle demokrasiye ve hukuk devletine karşı yapıldığını vurguladı.

Gerçekleştirilen eylemlerin panik ve korkuya sebep olmayı amaçladığını dile getiren Güler, hiç bir terör eyleminin bu şekilde amacına ulaşamadığını, bundan sonra da ulaşamayacağını bildirdi. Güler, ülkenin her köşesinde terörün her türlüsüyle mücadelenin kararlılıkla devam edeceğini söyledi.

Tasarı hakkında bilgi veren İçişleri Bakanı Güler, göç hareketlerinin sadece göç alan ülkelerde değil, küreselleşmenin yaşandığı bütün coğrafyalarda gündemin ilk sırasına yerleştiğini belirtti. Güler, tasarının Türkiye'nin ihtiyaçlarını karşılamak, menfaatlerini korumak, gerekli politika ve stratejileri oluşturmak amacıyla hazırlandığını anlattı.

Kanun tasarısı yasalaştığı takdirde, yabancılara tanınacak temel hak ve özgürlüklerle, kamu düzeni ve güvenliğinin korunması arasında denge kurulacağına işaret eden Güler, ''Göç alanında görev yapan bakanlık, kamu kurum ve kuruluşları arasında etkin işbirliği ve koordinasyonu sağlayacaktır. Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu kısa, orta ve uzun vadeli göç politika ve stratejileri, Göç Politikaları Kurulu tarafından geniş bir katılımla belirlenecek'' dedi.

Güler, bu durumun AB müzakerelerinde 24. faslın açılması çalışmalarına da önemli katkı sağlayacağını bildirdi.

İçişleri Bakanı Güler, şöyle konuştu:

''Düzenli göç alanını oluşturan vize ve ikamet izni işlemlerinde, etkin ve sistematik bir idari ve kurumsal yapı getirilecek, bürokratik işlemler ve kayıt dışılık olabildiğince azaltılacaktır. Örneğin, çalışma izni ikamet izni yerine geçecektir, ayrıca yabancılar çalışma ve ikamet izinlerini daha ülkelerindeyken konsolosluklarımıza başvurarak alabileceklerdir. İkamet izinleri sınıflandırılacak, her biri için özel şart ve yükümlülükler getirilecek, bu izinlerden doğan haklar açıkça belirlenmiş olacaktır. Aile içi şiddete maruz kalan kadınların ve çocukların haklarını koruyan düzenlemelere paralel olarak, bu durumdaki yabancıların Türkiye'de kalışları yasal güvence altına alınacaktır.

Düzensiz göçle mücadelenin hukuki altyapısı güçlendirilecek, bu anlamdaki mücadele daha etkin yürütülecektir. Yabancılar için en ağır yaptırım idari olan sınır dışı kararı ve buna bağlı idari gözetim işlemleri AİHM içtihatlarına uygun olarak yeniden yapılandırılacaktır. Dolayısıyla AİHM'in ülkemiz aleyhine ihlal kararı vermesinin önüne geçilecektir. Vatansız kişilerin hakları ilk defa açık bir şekilde kanunla güvence altına alınmış olacaktır. Uluslararası koruma alanına ilişkin iş ve işlemlerle iltica başvurusunda bulunan yabancılar ve statü sahiplerinin hak ve yükümlülükleri de ilk kez kanun seviyesinde düzenlenmiş olacaktır. Kabul ve barınma merkezleriyle, geri gönderme merkezlerinin kurulması yasal zemine kavuşacak ve bu merkezlerin işletilmesiyle ilgili önemli yenilikler getirilecektir.''

Güler, göç alanına ilişkin politika ve stratejileri uygulamak, bu konularla ilgili kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyonu sağlamak, yabancıların Türkiye'ye giriş ve ülkede kalışları, çıkışları, sınır dışı edilmeleri uluslararası koruma, geçici koruma ve insan ticareti mağdurlarının korunmasıyla ilgili iş ve işlemleri yürütmek üzere İçişleri Bakanı'na bağlı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü kurulacağını söyledi.

İçişleri Bakanı Muammer Güler, Nevruz kutlamalarıyla ilgili, ''Öcalan posterleri, 'suç ve suçluyu övmek' anlamında yasaktır, suçtur. Bununla ilgili tespitler yapılmıştır. Mutlaka adli mercilere yansıtılacaktır'' dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu Tasarısı'nın görüşmeleri sırasında milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Güler, Tekirdağ'da işlenen bir cinayetin ardından yaşanan olaylar üzerine çok sayıda polisin il içi tayine tabi tutulduğu iddialarını inceleteceğini söyledi.

Midyat'ta sığınmacı kampı kurulması için herhangi bir çalışma yapılmadığını belirten Güler, ''Burada Süryani vatandaşların talebi olduğunu öğrendik'' dedi. Güler, kamp ya da konteyner kent kurulmasının AFAD'ın yetkisinde olduğuna işaret ederek, konuyu AFAD ile görüşerek değerlendireceklerini kaydetti.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural'ın, Çanakkale Deniz Zaferi ve Şehitleri Anma Günü dolayısıyla yapılan yürüyüşlerde, ''Şehitler ölmez, vatan bölünmez'' sloganları atılmasına izin verilmemesi yönünde gizli genelge olup olmadığı sorusunu da yanıtlayan Güler, bu konuda ne gizli ne de açık genelge olduğunu söyledi. Sloganları etkileyecek önlem olmadığının altını çizen Güler, ''Şehitler ölmez, vatan bölünmez. Ben de burada ifade ediyorum, telaşa kapılmayın'' diye konuştu.

Güler, Nevruz münasebetiyle 17 Mart'tan itibaren ülkenin birçok yerinde toplantılar düzenlediğini vurgulayarak, ''Öcalan posterleri, 'suç ve suçluyu övmek' anlamında yasaktır, suçtur. Bununla ilgili tespitler yapılmıştır. Bazı yerlerde mahkeme kararları alınarak yasaklanmıştır, bazı yerlerde kitleler halinde giriş yapıldığı için o anda müdahale edilmemiştir ama tespit yapılmıştır. Mutlaka adli mercilere intikal ettirilecektir'' dedi.

Emniyet teşkilatında ikinci şarka gidecek polis sayısının 2 bin civarında olduğunu dile getiren Güler, ibga isteğinde bulunulanların gönderilmeyeceğini ifade etti.

Güler, polislerin çalışma koşullarına karşılık özlük haklarında yetersizlikler bulunduğunu belirterek, ücret iyileştirmelerini yeterli bulmadıklarını sözlerine ekledi.

Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, ''CHP'yi ya da herhangi birini bölücü terörle hiçbir zeminde bağdaştırmayı doğru bulmayız. Bu yönde suçlamaya maruz kalmayı da kesinlikle haklı tutum olarak değerlendirmeyiz'' dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, AK Parti Genel Merkezi ve Adalet Bakanlığı'na dün akşam yapılan saldırılar tartışma konusu oldu.

Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun birinci bölümü üzerinde söz alan MHP Isparta Milletvekili Nevzat Korkmaz, AK Parti'nin terörle mücadele politikasını eleştirdi.

MHP olarak, AK Parti Genel Merkezi ve Adalet Bakanlığı'na yapılan saldırıları kınadıklarını belirten Korkmaz, parti ve bakanlık çalışanlarına ''geçmiş olsun'' dileğinde bulundu, kimsenin burnunun kanamamasının sevindirici olduğunu söyledi.

Olayın ardından iktidara yakın medyanın, çözüm sürecini başlatan AK Parti'nin terörün hedefi olduğuna dair algı yaratmaya çalıştığını iddia eden Korkmaz, ''AKP saldırıyı hemen istismara yöneldi. Mağdur, mazlum algısı oluşturmaya çalıştığı görülmektedir'' diye konuştu.

AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın söz alarak, Korkmaz'a, ''Bir saldırıyı kınarken bile adeta saldırıyı meşrulaştırır tarzda konuşmak yakışıyor mu- Bu saldırıyı neredeyse kendi kendinize yaptınız diyeceksiniz. Yazık'' diyerek tepki gösterdi.

Terör örgütüyle asla pazarlık içinde olmadıklarını vurgulayan Aydın, ''Türkiye ilk kez ciddi çözüm sürecine girdi, tarihi fırsatın içindedir. Sorunun çözümü konusunda elimizden gelen her şeyi yaparız ve milletimizle yaparız'' dedi.

CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce de ''Saldırılarla ilgili biz de töhmet altında kalıyoruz'' diyerek, yerinden açıklama yaptı.

AK Parti'lilere geçmiş olsun dileğinde bulunan İnce, terörü, şiddeti, silahı, bombayı ve kavgayı lanetlediklerini söyledi.

''Neden insanlar tedirgin biliyor musunuz- Sorumlusu sizsiniz'' diyen İnce, Reşadiye'de 7 askerin şehit olduğu saldırıyı terör örgütü PKK'nın üstlenmesine rağmen AK Parti'nin ''PKK yapmamıştır'' demeye getirdiğini ve olayı derin devlete yıktığını öne sürdü.

İnce, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a suikast girişimi konusunda da hiçbir gelişme olmadığını ifade ederek, ''Sorun sizde. Yoksa kılınıza zarar gelmesinden üzülürüz'' dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Aydın, kaynağı kim olursa olsun, nereden gelirse gelsin şiddetin her türlüsüne karşı olduklarının altını çizdi.

Hiçbir saldırının meşru gösterilemeyeceğini dile getiren Aydın, dünkü saldırıların milli irade ve demokrasiye yapıldığını belirtti.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural da her türlü terörü lanetlediklerini vurguladı.

Saldırıların masum, mazur gösterilmesinin mümkün olmadığını ifade eden Vural, ''AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik ile Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın Genel Başkanımızın konuşmalarıyla bu olay arasında illiyet bağı kurmasını ayaklarımın altına alıyorum ve çiğniyorum'' dedi.

Hükümet adına konuşan Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, TBMM Genel Kurulu'nun ciddiyetine yakışmayan ifadeler ve üslup kullanıldığını söyledi.

Milletin her zamankinden daha fazla birlik ve beraberlik içinde meselelere yaklaşma mecburiyeti olduğunu vurgulayan Kılıç, ''Türk milleti terör sorununun çözümünü beklemektedir, bütün makul yöntemlerin denenmesini arzu etmektedir. Milletin beklentilerini yok sayarak, bu işin üzerinden istismara kalkışmak kimseye yarar sağlamaz'' diye konuştu.

Siyasetin üslubunun hakaret olamayacağını belirten Kılıç, ''Türk milletini temsil eden her bir parlamenterin temsil vizyonuyla hareket etmesi gerekir'' dedi.

Kılıç, dünkü saldırıları sadece Adalet Bakanlığı'na ya da AK Parti'ye yönelik saldırılar olarak değerlendirmenin hata olacağını, milletin birliğinin hedef alındığını kaydetti. Suat Kılıç, ''Sizi, CHP'yi ya da herhangi birini PKK ile bölücü terörle biz hiçbir zeminde bağdaştırmayı doğru bulmayız. Bu yönde suçlamaya maruz kalmayı da kesinlikle haklı tutum olarak değerlendirmeyiz'' diye konuştu.

Korkularla hareket etmenin anlamı olmadığını dile getiren Kılıç, ''Türk milleti, hiçbir terör örgütü tarafından bölünemeyecek kadar büyük, sağlam ve dirayetlidir'' ifadesini kullandı.

Bu arada Kılıç, Genel Kurul Salonu'nda milletvekillerine İstanbul'un 2020 Olimpiyat Oyunları'na adaylığıyla ilgili hazırlanan rozetlerden dağıttı.

**** HABERİN DEVAMINI " İLGİLİ DÖKÜMANLAR " BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****