2011-12-15 - 11:27
2012 YILI BÜTÇESİ TBMM GENEL KURULU'NDA...
TBMM Genel Kurulunda, Maliye ile Çevre ve Şehircilik bakanlıkları, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Gelir İdaresi Başkanlığı, Kamu İhale Kurumu, Özelleştirme İdaresi Başkanlığının 2012 yılı bütçeleri kabul edildi.
TBMM Genel Kurulunda Maliye ile Çevre ve Şehircilik bakanlıklarının 2012 yılı bütçelerinin görüşmelerine başlandı.

Genel Kurulda ayrıca, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Gelir İdaresi Başkanlığı, Kamu İhale Kurumu, Özelleştirme İdaresi Başkanlığının bütçeleride ele alınacak.

Bütçelerin tamamlanmasının ardından bütçe tasarısının ilk 5 maddesinin görüşmelerine geçilecek.

CHP Çanakkale Milletvekili Mustafa Serdar Soydan, Ankara'da nefes alan her canlının yavaş yavaş zehirlendiğini öne sürerek, ''Yaşlıların ve çocukların sağlıkları tehdit altındadır. Hava, son 3 ayda 27 gün boyunca değerlerin üzerine çıkmıştır'' dedi.

CHP milletvekilleri, Maliye ile Çevre ve Şehircilik bakanlıkları, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Gelir İdaresi Başkanlığı, Kamu İhale Kurumu ile Özelleştirme İdaresi Başkanlığının 2012 yılı bütçeleri üzerinde söz aldı.

CHP Çanakkale Milletvekili Mustafa Serdar Soydan, sözlerine, ''12 Eylül'ün faşist darbecileri tarafından darağacına götürülen 17 yaşındaki Erdal Eren'i anıyorum'' diyerek başladı.

Bozulan ekolojik dengenin, canlıların yaşam kalitesini olumsuz etkilediğini belirten Soydan, Türkiye'nin nüfus artış hızının en fazla ülkelerden olduğunu hatırlattı.

Konut ihtiyacını gidermek ve çarpık yapılaşmayı engellemek için kurulan TOKİ'nin misyonunu yerine getiremediğini öne süren Soydan, ''TOKİ, AKP iktidarı döneminde kentlerde lüks konutlar yapan, üst seviyeye hitap eden bir hale dönüştürülmüştür'' dedi.

TOKİ'nin, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bünyesinde faaliyet göstermesi gerektiğini ifade eden Soydan, ''TOKİ, bu bakanlığın etki alanından çıkarılmıştır. Sanırım bir güvensizlik var'' ifadesini kullandı.

Dağıtılan kalitesiz kömürlerin ve sürekli yapılan zamların doğalgaz kullanımını engellediğini ileri süren Soydan, ''Ankara'da nefes alan her canlı yavaş yavaş zehirlenmektedir. Yaşlıların ve çocukların sağlıkları tehdit altındadır. Hava, son 3 ayda 27 gün boyunca değerlerin üzerine çıkmıştır. Buradan uyarıyorum'' diye konuştu.

Metro sisteminin tamamlanarak, ulaşım kalitesinin de bir türlü iyileştirilemediğinden yakınan Soydan, ''Yüce Allah nasıl ki kullarının cezasını birden vermiyorsa doğa da öyle. Dünya insansız yaşayabilir ama insan doğasız asla'' şeklinde konuştu.

CHP Eskişehir Milletvekili Kazım Kurt, kuruluşunda özerk olan Kamu İhale Kurumunun, kanun hükmünde kararnamelerle bu özelliğinin elinden alındığını savundu. Kurt, kurumun bu haliyle tamamen Maliye Bakanlığına bağlı hale getirildiğini savundu.

Kurumun, ''bağımsızlığını yitirmesinin ardından ihalelere ilişkin görevlerini tam anlamıyla yerine getiremediğini'' öne süren Kurt, bu duruma AB ilerleme raporlarında da işaret edildiğini ifade etti.

CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç ise özelleştirme çalışmalarının zarar eden tesisler için planlandığını öne sürdü. Genç, ''Ancak AKP iktidarında bu durum değişti. Kar eden tesisler de satılıyor. Buna nasıl karar veriliyor, bilemiyorum. Galiba Özelleştirme İdaresinin kozmik odasında karar veriliyor buna. Bu tamamen hırsızlığa çanak tutmaktır'' şeklinde konuştu.

Satılan iş yerlerinde çalışan işçilerin açlığa mahkum edildiğini öne süren Genç, ''bu durumun bir vahşet olduğunu'' söyledi. Genç, ''Zaten Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, belediye başkanlığı döneminden bu yana özelleştirme işlerine sıcak bakar'' ifadesini kullandı.

Özelleştirme uygulamalarında vatandaşın menfaatinin düşünülmesi gerektiğini belirten Genç, ''AKP ne yaptı- Fabrikaları sattığı adamların menfaatini düşündü. Dünyanın hiçbir yerinde, 'sorumluluk taşıyan bir iktidarın devlet malını peşkeş çekmesi' diye bir şey yok. Bu ahlak kurallarına da edebe de aykıdır'' dedi.

Genç'in konuşmasının ardından ''sataşma'' gerekçesiyle söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, konuşmasına, ''Elinde bir fenerle gezen bir kişi var. Ona tavsiyem, o fenerle önce kendi kirli geçmişini aydınlat'' diyerek başladı.

Genç'in ''30 yıldan fazla süredir milletvekilliği yaptığına ve yalnızca devlet memuru olarak çalıştığına'' dikkati çeken Elitaş, şöyle devam etti:

''Elimdeki mevcut listeye göre, çocuklarının ve senin üzerindeki gayrimenkul sayısı 30'un üzerinde ve en kıymetli yerlerde. Danışma Meclisi Üyeliği yaptığın dönemde gazetelerde, köşe yazılarında ve Plan Bütçe Komisyonu'nun da da ifade edildiği gibi 'teröristlerin ve eroin kaçakçılarının savunuculuğunu yaptığın' kayıtlarda mevcut.

Uzun yılladır devlet memurluğundan başka bir şey yapmayan birinin bu şekilde mal varlığının nasıl olacağı ile ilgili açıklama yapması gerekir ve çocuklarının üzerinde büyük bir kısmı da. Çocuğunun biri Mecliste çalışıyor. Aldığı maaş bunları almaya yeterse hesabını vermesi lazım. Yetmez, sen bağışladıysan intikal vergisini vermesi gerekiyor.

2007 yılında milletvekili seçildin. Daha sonra İsrail asıllı bir Alman sermayedarla ortak oldun. Aksaray'da bedava arsa aldın. Sana nüfuzun gereğince hisse verdiler. Ne yapacaksın- Samandan duvar yapacaksın diye. Bunların hepsi yalan mı- Sen önce o fenerle kirli geçmişini temizle.''

Genç'in, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik eleştirilerini de yanıtlayan Elitaş, ''Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın, belediye başkanı olduğu dönemden önce tüm belediyelerin televizyon kanalları vardı. Daha sonra belediyelerin televizyon kanalı kurmalarını yasaklayan bir kanun çıkarıldı. Bunlar devredildi, kapatıldı. Bunları bilmeden insanları suçlamak yakışık almıyor'' şeklinde konuştu.

Elitaş'ın ardından, ''sataşma'' gerekçesiyle söz isteyen CHP'li Genç ise ''AKP'nin 10 yıldır ülkeyi tek başına yönettiğini'' ifade ederek, ''Benimle ilgili gayrimeşru bir şey bilinip de gereği yapılmıyorsa, yapmıyorlarsa en şerefsiz insanlardır'' dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Elitaş'a seslenen Genç, ''Sana bir tavsiyem var, ikimizin de mal varlıkları incelensin. Eğer kanunsuz bir şeye rastlanırsa Hazine'ye bağışlayalım. Başbakan, belediye başkanı olduğunda gecekonduda oturuyordu, şimdi dünyanın en zengin insanları arasında. Gelin bunu araştıralım'' şeklinde konuştu.

Bu konuşmanın ardından ayağa kalkan Elitaş ise ''Bazı insanların ağzına şeref ve haysiyet kelimesi yakışmıyor'' diyerek tepkisini gösterdi.

CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu da bütçe üzerindeki görüşlerini açıklarken , Maliye Bakanlığının çok önemli bir işlevi bulunduğunu ve devletin egemenliğini temsil ettiğini ifade etti. Bakanlığın, bu haliyle çok önem arz ettiğini vurgulayan Kuşoğlu, ''Son zamanlarda bakanlığın insicamı kayboldu. Cumhuriyet tarihinde miktar olarak en fazla borç aldığımız dönem bu dönemdir. Kamu borcu belki azaldı ama miktar olarak çok borçlandık. Özel sektör ve hane halkı çok borçlandı bu dönemde'' diye konuştu.

TBMM Genel Kurulunda, Maliye ile Çevre ve Şehircilik bakanlıklarının 2012 yılı bütçeleri üzerinde görüşmeler devam ediyor.

BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının, ''çevrenin nasıl rant alanına dönüştürüleceği, 2-B ile ormanların nasıl talan edileceği ve rant'' bakanlığı olduğunu iddia ederek, ''bu bakanlığa bütçe ayırmanın vatandaşa zararlı'' olacağını söyledi. Tuncel, 2-B uygulamasından vazgeçilmesini istedi.

Küresel iklim değişikliğinin, dünyanın başına dert olduğunu, bütün dünyanın buna yönelik çalıştığını belirten Tuncel, Türkiye'nin ise ekolojik dengeyi bozacak plan, proje ve bakanlıklara yol açtığını ileri sürdü.

Tuncel, ekoloji denilince akla sadece çevrenin korunması geldiğini ifade ederek, ''Oysa ekoloji, yaşamın kendisidir'' görüşünü dile getirdi.

Son dönemde HES'lere karşı toplumsal muhalefetin yükseldiğini belirten Tuncel, vatandaşların derelerine HES yapılmasını istemediğini, yaşam alanlarının elinden alınmasına itiraz ettiğini anlattı. Tuncel, ''Sadece HES yapmıyorsunuz, evini başına yıkıyorsunuz, zorunlu göçe tabi tutuyorsunuz. HES uygulamalarından vazgeçilmeli'' diye konuştu.

BDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan, 2012 yılı bütçesinin, AK Parti'nin geçmiş bütçelerinden farklı olmadığını, yoksuldan alıp zengine veren bir bütçe olduğunu ileri sürdü.

Aydoğan, 1923-1929 yılları arasında dolaylı vergilerin, toplam vergiler içindeki payının yüzde 67,3 olduğunu, 1980'e kadar yüzde 55'in altına düşmediğini, 1980-1989 arasında yüzde 45'lere kadar indiğini, ancak bugün yüzde 70'leri bulduğunu belirtti. Aydoğan, 2012 yılının da dolaylı vergi yılı olacağını, varlıklı kesimin servetine dokunulmayacağını öne sürerek, vergilerin emekçiler ve yoksul halktan alındığını söyledi.

BDP Grubunun ardından AK Parti Grubunun görüşlerini dile getirmek üzere söz alan Bingöl Milletvekili Eşref Taş, çevre kirliliğini önlemenin devletin ve vatandaşın ödevi olduğunu söyledi.

Taş, kirliliği kaynağında çözme esasından hareketle sanayi, ısınma, motorlu taşıt gibi kirlilik kaynaklarına yönelik yasal düzenlemelerin yapılması, eylem planlarının hazırlanmasının Çevre ve Şehircilik Bakanlığın en önemli hedefleri arasında yer aldığını belirtti. Taş, katı atık bertaraf etme tesislerini hayata geçirilmesinin de önemli bir gelişme olduğunu anlattı.

AK Parti İzmir Milletvekili Aydın Şengül, kentsel dönüşüme ihtiyaç duyulmasına neden olan en önemli sürecin, ulusal ölçekte bir planlama stratejisinin bulunmaması olduğunu kaydetti.

Şengül, geçmişe bakıldığında planların kağıt üzerinde kaldığı, doğanın tahrip edildiği, peşkeş çekildiğini ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Hızlı nüfus artışı, kırdan kente göç kentlerde kentleşme sürecini doğurdu. Bunun sonucunda kent çeperinde hızlı gecekondulaşma oluştu, gecekondu alanları kentin sağlıklı büyümesini engelledi, doğayı tahrip etti. Şehrimizin çeperlerinde kanser hücrelerini oluşturduk. Günümüzde, şimdi bu kanser dokularından kurtulmamız, şehirlerimizin önünü açmamız gerekiyor. 'Kentsel dönüşüm rantı doğurur', yaklaşımlarında bulunuluyor. Bu sağlıklıksız yapılaşma, gecekondulaşmada geçmişte herkesin payı oldu, bu sorunu çözmemiz geriyor. Bu insanları o sağlıksız bölgelerde yaşamaya mahkum mu edelim, günahı ne- Geçmişte sağlıksız yapılaşmış kentlerimizin acil şekilde tedavi edilmesi gerekiyor. Tedavi de kentsel dönüşümdür. Kentsel dönüşümde sadece fiziksel dönüşüm değil sosyal dönüşüm de önemli.''
MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay, kaçak sigaraların Başkent'in göbeğinde pervasızca satıldığını, rastgele gittiği yerde kaçak sigaraları eliyle koymuş gibi bulduğunu söyledi.

AK Parti ve MHP grupları, Maliye ile Çevre ve Şehircilik bakanlıklarının TBMM Genel Kurulunda görüşülen 2012 yılı bütçeleri üzerinde söz aldı.

AK Parti Burdur Milletvekili Hasan Hami Yıldırım, millete hizmetin şeref olduğunu, tüm çalışmaların hizmette bayrak yarışının unsurları olduğunu söyledi.

AK Parti döneminde tapu kadastro çalışmalarında online çalışmaların arttırıldığını, ülke kadastrosunun yüzde 92'sinin bitirildiğini anlatan Yıldırım, ''35 yılda tamamlanabilecek kadastro çalışmaları 10 yılda bitirilmiştir'' dedi.

AK Parti Kayseri Milletvekili Ahmet Öksüzkaya, e-devlet anlayışının toplumun tüm kesimlerinin dahil olduğu bir dönüşümü ifade ettiğini söyledi. Vatandaşların, nüfus, sağlık, eğitim gibi alanlarda her türlü bilgiye kolayca ulaşabildiğini dile getiren Öksüzkaya, ''Vatandaşlarımız artık oturdukları yerden kredi kartı borcu yatırabilmekte, tüm işlemlerini halledebilmektedir'' diye konuştu.

Vergi kaçağının önlenmesi açısından e-denetim işlemlerinin önemli olduğuna dikkati çeken Öksüzkaya, beyannamelerin yüzde 99'unun elektronik ortamda alındığını anımsattı.

AK Parti Bitlis Milletvekili Vedat Demiröz de Gelir İdaresi Başkanlığının örnek bir kurum olduğunu belirterek, ''Araştırdım, çalışanların yüzde 37'sini bayanlar oluşturuyor. Meclise 200 bayan milletvekili taşıyabilirsek, bu Meclisin daha verimli ve seviyeli çalışacağını biliyorum'' diye konuştu.

AK Parti İstanbul Milletvekili Ahmet Baha Öğütken, yolsuzluğun temel nedeni olan kapalı ihale sisteminin ortadan kaldırıldığını, şeffaf ve kamuoyuna açık bir ihale sistemi getirildiğini anlattı.

İhalelere ilişkin şikayetlerin giderek azaldığını belirten Öğütken, ''Tüm bu veriler, Kamu İhale Kurumunun güvenilir bir yapıya kavuştuğunun göstergesidir. Sadece 251 personelle böyle bir işin altından layıkıyla kalkan kurum, halkın vergilerinin halka döndürülmesine katkıda bulunmuştur. Mafyaya, hortumcuya, çeteciye göz açtırmayan bu yapıya Hükümetimiz sayesinde kavuşulmuştur'' görüşünü ifade etti.

AK Parti Erzurum Milletvekili Cengiz Yavlioğlu ise 1989'dan bugüne kadar özelleştirilen şirketlerden 77'sinden 69'unun üretime devam ettiğini ifade etti. 77 şirketin 65'inde de ciddi anlamda yatırım yapıldığını belirten Yavlioğlu, 31 şirkette de daha fazla üretim gerçekleştirildiğini ifade etti. Şirketlerin yüzde 80'inin net kar elde ettiğinin görüldüğünü anlatan Yavlioğlu, ''Tüm bunlar özelleştirme politikalarıyla başarı elde edildiğini gösteriyor. Tabii bu başarılar sadece AK Parti Hükümeti'ne ait değil. Bu hepimizin başarısıdır diye düşünüyorum. Ama önemli bir fark var, özelleştirmelerin yüzde 78'i AK Parti döneminde yapıldı'' diye konuştu.

MHP Yozgat Milletvekili Sadir Durmaz, Çevre ve Şehircilik Bakanlığına dair KHK'nın, Anayasa'nın eşitlik ilkesine, kent planlama konusunda genel kabul gören tüm ilkelere aykırı olduğunu söyledi.

Durmaz, Hükümetin, KHK ile belediyelerin yetkilerini gasbettiğini, köylerde yapılacak kamusal yapıların imar planı olmadan yapılmasının önünün açıldığını, köylerin yapı denetim sistemi dışında bırakıldığını, burada yaşayan vatandaşın can güvenliğinin gözden çıkarıldığını ileri sürdü.

Yerleşme ve yapılaşmanın iyi denetlenmediğinin acı bir gerçek olduğunu ifade eden Durmaz, bunu, ağır faturalar ödeyerek hemen hemen her depremde gördüklerini söyledi.

Hükümetin deprem konusunda bir şey yapmadığını, yeterli çadır stokunun bulunmadığını öne süren Durmaz, ''Van depreminde kalıcı konuttan bahsediyorsunuz, bırakın kalıcı konutu konteyner yetiştiremediniz, onu da bırakın kışlık çadır yetiştirmediniz'' dedi.

MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay, ''eşit işe eşit ücret'' diyerek çıkarılan KHK'ların iş barışı, kurum içi dengenin daha da bozulmasına yol açtığını, eşitlik, adalet ilkelerinin yerle bir olduğunu savundu.

Kamu personeli, Maliye personelinin ''patladığı''nı, Maliye Bakanlığının önünde her gün bir eylem olduğunu iddia eden Akçay, kamu personeline bu kararnamelerle ''çok ayıp edildiğini'' söyledi.

Akçay, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in ''Kaçak sigara içmeyin, parası teröre gidiyor'' sözlerinin, doğru bir uyarı olduğunu vurguladı. ''Hem sigara kaçakçılığının terör örgütüyle bağlantılı olduğunu söyleyeceksiniz hem de sigaraya vergi zammı yapacaksınız'' diyen Akçay, 4,57 dolar fiyatındaki bir sigarada, 3,70 doların vergi olduğunu anlattı. Akçay, ÖTV ve KDV ile sigara fiyatının yüzde 84'üne ulaştığını ifade etti.

Kaçak sigaraların Başkent'in göbeğinde pervasızca satıldığını ileri süren Akçay, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Siz hangi mücadeleden bahsediyorsunuz- Buradan çıkalım, Maliye Bakanlığı, Meclis, Başbakanlığa 300-400 ötede istediğiniz sigaranın yarı fiyatına kaçak sigara bulabilirsiniz. Kaçak sigara neredeyse bakkala, büfeye girmiş. Merak ettim, yazılanlar doğru mu diyerek 300-400 metre ötede rastgele gittim, kaçak sigaraları elimle koymuş gibi buldum. Türkiye kaçakçılıkla mücadelede yol geçen hanına dönmüştür. Vatandaşlara sesleniyorum; kaçak sigara, kaçak akaryakıt kullanmayın, kayıt dışı mal tüketmeyin. Devlete gidecek paralar, terör baronlarına gitmekte, kurşun olarak Türk milletine geri dönmektedir. Hükümet, kaçakçılıkta terör örgütünün rolünü işaret ediyor, kırmızı halıyla karşılanan Barzani'nin sigara, akaryakıt kaçakçılığındaki rolünden bahsetmiyor. Sigaraya, petrole zam yapıyorsunuz, ne hikmetse PKK, Barzani seviniyor, karlı çıkıyor.''

(11.45)
* * * * HABERİN DEVAMINA 'İLGİLİ DÖKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ * * * *