2011-12-16 - 11:33
2012 YILI BÜTÇESİ TBMM GENEL KURULU'NDA...
Danışma Kurulu kararıyla Genel Kurulun yarın ve Pazar günü çalışma saati 13.00'e alındı. TBMM Başkanvekili Meral Akşener, 2012 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısının 11. maddesinin kabul edilmesinin ardından birleşimi yarın 13.00'de toplanmak üzere kapattı.
TBMM Genel Kurulunda, 2012 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı'nın maddelerinin görüşülmesine devam ediliyor.

TBMM Genel Kurulu Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplandı.

Akşener'in, ''Toplantı yeter sayısı vardır, görüşmelere başlıyoruz'' sözlerine AK Parti sıralarından alkış geldi. Akşener de Divan adına teşekkür ederek, ''İnşallah bugünkü görüşmelerimizi böyle devam eder. Sizden bu neşeli, olumlu tavrı devam ettirmenizi rica ediyorum'' dedi.

Genel Kurul, bugün Bütçe Kanunu Tasarının 12. maddesinin oylanmasına kadar çalışılacak.

Tasarının 6. madde üzerinde ilk sözü CHP İzmir Milletvekili Alaattin Yüksel aldı.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, borçların yeniden yapılandırılmasında iki taksiti ödemeyen mükellef sayısının çok az olduğunu, 6 milyon mükellefi kapsayan yapılandırmada 700 bin civarında mükellefin iki taksiti ödemediğini söyledi. Şimşek, ikinci bir düzenlemenin gündemde olmadığını bildirdi.

TBMM Genel Kurulunda 2012 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısının maddeleri üzerindeki görüşmeler sürüyor.

CHP İzmir Milletvekili Alaattin Yüksel, yılda 2 milyar TL tutarında paranın kredi kartı aidatı gibi uygulamalarda haksız şekilde vatandaşın cebinden alındığını savundu.

Yüksel, Türk çiftçisinin dünyanın en pahalı mazotunu kullandığını aynı zamanda ürününü en ucuza sattığını ileri sürdü.

İzmir Büyükşehir Belediyesine yapılan operasyonu eleştiren Yüksel, ''Operasyonu yapan başsavcı hakkında bu HSYK bile soruşturma açmak zorunda kalmıştır'' dedi.

İzmir Belediyesine ait şirketlerde vergi denetmenlerinin incelemesi yaptığını dile getiren Yüksel, ''Buna denetleme denmez. Buna baskı, zulüm, engelleme denir'' diye konuştu.

AK Parti Van Milletvekili Burhan Kayatürk, Türkiye'nin, Van'da meydana gelen depreme hızlı müdahalede bulunduğunu ve elinden geleni yaptığını ifade etti. Depremden bir kaç saat sonra Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın neredeyse kabinenin yarısıyla deprem bölgesinde olduğunu söyleyen Kayatürk, ''1999 Marmara depreminde hükümetin müdahalesini unutmuş değiliz. Babamı ve kardeşimi kaybettiğim 1976 Çaldıran depreminde, cenazelere üç buçuk ay sonra ulaşabilmiştik'' dedi.

AK Parti Yalova Milletvekili Temel Coşkun, milletin kavgadan ve boş laftan hoşlanmadığını belirterek, ''Millet bizden yeni hizmetler bekliyor'' şeklinde konuştu.

Tasarının 6. maddesi üzerinde milletvekillerinin soruları yanıtlayan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, işsizlik oranlarının son on yılın en düşük seviyesinde olduğunu, büyümenin de güçlü seyrettiğini ifade etti.

Çek Kanunuyla ilgili Adalet Bakanlığının bir çalışmasının söz konusu olduğunu ancak son şeklinin verilmediğini ifade eden Şimşek, bu aşamada bir şey söylemesinin doğru olmayacağını bildirdi. Şimşek, bildiği kadarıyla hapis cezalarının kaldırılması yönünde bir görüş olduğunu anlattı.

Bir soru üzerine, okulların bitirilmesi ve yapılması için dün tek kalemde 302 milyon TL Milli Eğitim Bakanlığına (MEB) yedek ödenekten ilave kaynak aktardığını kaydeden Şimşek, bu konuda eksiklik olan yerlere gerekli desteğin verileceğini söyledi.

Borçların yeniden yapılandırılmasında iki taksiti ödemeyen çok az mükellef olduğunu ifade eden Şimşek, 6 milyon mükellefi kapsayan yapılandırmada 700 bin civarında mükellefin geride olduğunu söyledi. Şimşek, ''Yeniden yapılandırma daha yeni bir düzenleme, ikinci bir düzenleme gündemde değil'' dedi.

Bakan Şimşek, dolaylı vergilerin nispeten yüksek olduğunu, bunu azaltmanın tek yolunun; gelir ve kazançlar üzerinden alınan vergilerin tabana yayılması suretiyle daha fazla vergi almaktan geçtiğini dile getirdi.

Partilerin Grup Başkanvekilleri İnsan Hakları Haftası dolayısıyla yerlerinden söz aldı.

MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, insanın, insan olmaktan kaynaklanan haklarının herkesin en büyük ortak paydası olduğunu belirterek, ''Bunların herkes için savunulması bizler için çok önemli bir sorumluluktur. İnsan olmanın gereğidir'' dedi.

BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, Türkiye'nin insan hakları konusunda karnesi en zayıf ülkelerden biri olduğunu savunarak, ''Ölümlerin ve tutuklamaların bolca yaşandığı bir coğrafyadayız. Ölümlerin ve tutuklamaların, ağlayan anaların ağlamadığı bir Türkiye özlemiyle...'' diye konuştu.

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinde yer alan hususlarla ilgili bir uluslararası düzen kurulamadığını, bazı ülkelerin bunu başardığını bazı ülkelerin başaramadığını söyledi. ''Türkiye, bunu başaramamış ülkeler arasındadır'' diyen Hamzaçebi, ''Bilim adamları, gazeteciler, öğrenciler, iktidar karşıtı görüşü olanlar yargılanmaktadırlar. Tutuklulara mahkum anlayışıyla bakan bir anlayış iktidardır'' dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, insan haklarının, dil, din, ırk, mezhep, cinsiyet, siyasal görüş fark etmeksizin uğruna mücadele edilmesi gereken ortak bir ideal olduğunu dile getirerek, bu alanda çok ciddi ilerlemeler kaydedildiğini söyledi. Aydın, ''Günümüzde evrensel değerlerden ve ideallerden yoksun olan topluluklar tüm insanlığa ibret olmalıdır'' dedi.

Tasarının 6. maddesi kabul edildi.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Maliye Bakanlığının İzmir Büyükşehir Belediyesinde başlattığı bir vergi denetiminin söz konusu olmadığını belirterek, ''Savcılığın talebiyle bilirkişilik için denetim elemanları istenmiş. Şu an itibariyle İzmir'de 6 denetim elemanı var'' dedi.

TBMM Genel Kurulunda, 2012 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısının maddelerinin görüşmeleri sürüyor.

MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal, Tasarının 7. maddesi üzerinde konuşurken, bütçe hakkının en önemli haklardan biri olduğunu belirterek, Meclisin bu hakkı ne kadar kullandığının tartışmalı olduğunu savundu.

Bütçe görüşmelerinde kesin hesapların üzerinde durulmadığını ifade eden Günal, ''Hesapların Meclis adına Sayıştayca denetlenmesi gerekiyor, ayrıca dış denetim olması gerekiyor. Dış denetimi geçtik ama 2 yıldır Sayıştay denetimi bile masa başında yapılmaya başlandı. Bütçe görüşmeleri bittikten sonra bütçe hakkımızı Hükümete devrediyoruz'' diye konuştu.

CHP Giresun Milletvekili Selahattin Karaahmetoğlu da madde üzerinde yaptığı konuşmada, ''AKP'nin küresel sermayeye teslim olduğunu, iktidarda olmanın faturasını ödediğini'' iddia ederek, ''Ülkemiz bugün küresel güçlerin baskısı altında karşı devrim ihraç eder hale gelmiştir'' dedi.

Bütçenin ''işbirlikçi sermaye için yapıldığını, bedelini geniş halk kesimleri ödeyeceğini'' ileri süren Karaahmetoğlu, bu nedenle 2012 yılı bütçesine ''hayır'' dediklerini söyledi.

BDP Van Milletvekili Özdal Üçer ise Türkiye'de bütçenin yolsuzluklara kurban gittiğini savunarak, ekonominin büyük olmasının sosyal kesimlerin ekonomik sorun yaşamadığı anlamına gelmediğini anlattı.

Kendisinden önce konuşan AK Parti Van Milletvekili Burhan Kayatürk'ün konuşmasını eleştiren Üçer, kentte yaşanan deprem ve sonrası hakkında yanlış bilgi verdiğini ileri sürdü. Üçer, ''Gelsin gidelim kendi akrabalarını ziyaret edelim, ne kadar mağdur olduklarını görelim. Van'da evleri yıkılan ve başka kentlere giden depremzedeler oralarda ayrımcılığa uğruyor, bu nedenle soğuktan ölmek pahasına Van'a dönmek istiyor'' dedi.

Hükümet'in Van'a 400 milyar lira harcandığını açıkladığını hatırlatan Üçer, bu paranın nerelere harcandığının açıklanmasını istedi. Üçer, ''Evet, birilerine konteyner verildi. Evleri yıkılmayıp zarar görmeyenlere verildi. Birileri deremi fırsata dönüştürdü. Depremzedeler mağduriyet yaşarken, birileri depremzade oldu'' diye konuştu.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, milletvekillerinin sorularını yanıtlarken, Türkiye'de sağlık alanında hayal olan gelişmeler yaşandığını belirtti.

ABD'de hastaneye ya da doktora giden 100 hastadan 35'ine reçete yazılırken, Türkiye'de her 100 hastanın 85'ine reçete yazıldığına işaret eden Şimşek, talebe dönük adımlar atılmasının ülke menfaatine olduğunu söyledi.

Hastanın kronik hastalığı bulunması ya da rutin kontrollerinde katkı alınmadığını anlatan Şimşek, ''Türkiye'de ilaç israfı söz konusu. Bu nedenle talep yönetimi anlamlıdır. Sağlık harcamaları 9-10 milyar liradan 44-45 milyar liraya çıktı. Bu ülkenin kaynağıdır. Devlet talep yönetiminde bir adım atıyor. Ama burada özellikle kronik ve rutin kontrollerde istisna sağlanıyor'' dedi.

İzmir'de Maliye Bakanlığı denetim elemanlarının başlattığı bir vergi denetiminin söz konusu olmadığını belirten Şimşek, ''Savcılık bir talepte bulunmuş, bu talep sonucu bilirkişilik görevi için Maliyeden denetim elamanları istemiş. Şu an itibarıyla İzmir'de 6 denetim elemanı var'' diye konuştu.

2010 yılında benzer şekilde 7 ayrı belediye için 21 görevlendirme yapıldığını ve bunda 35 kişinin görev aldığını bildiren Şimşek, 2011 yılında ise 14 ayrı belediyede 25 görevlendirmede 44 kişinin görev aldığını açıkladı.

Şimşek, ''Bu belediyeler içinde; 5 AK Parti, 6 CHP, 6 MHP, 1 DSP ve 1 DP'li belediye bulunuyor. Bilirkişi görevlendirmesi, savcılığın talebi üzerine oluyor. Maliye Bakanlığının resen başlattığı bir vergi denetimi, bir ayrımcılık söz konusu değil. Belediyelere vergi denetmenlerimiz, müfettişlerimiz gitsin denetleme yapsın diye bir adım atmadık'' açıklamasında bulundu.

Konuşmaların ardından tasarının 7. maddesi kabul edildi.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ''1.3-1.6 litre motora sahip araçlarla ilgili şu an itibariyle üzerinde çalıştığımız bir vergi düzenlemesi bulunmamaktadır'' dedi.

TBMM Genel Kurulunda, 2012 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısının maddeleri üzerindeki görüşmeler sürüyor.

BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, tasarının 8. maddesi üzerinde konuşurken, bir dönem, arasında eşinin de bulunduğu ''ölüm listesinde'' yer alan kişilerin ''Toroslarla alınarak infaz edildiğini'' söyledi. Buldan, ''Bugün Başbakan'ın tutuklanacakların listesini cebinde taşıdığı gibi bir zamanlar Tansu Çiller de öldürüleceklerin listesini cebinde taşıyordu'' iddiasında bulundu.

''O gün PKK'lı diye öldürülenlerin bugün KCK'lı diye tutuklandığını'' ileri süren Buldan, ''ölüm listesiyle'' ilgili o dönemin yetkililerinin yaptığı açıklamalardan alıntılar yaptı. Mehmet Ağar'ın bu açıklamaların ardından basın toplantısı düzenleme ihtiyacı duyduğunu ifade eden Buldan, ''Mehmet Ağar'a sormak isterim; insan öldürmek, kan dökmek kusur mudur yoksa dünyanın en vicdansız, ahlaksız, adi suçu mudur-'' diye konuştu.

AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, sataşma gerekçesiyle söz alarak, Buldan'ın konuşmasının Türkiye'yi 1990'lar hatta 1980'ler öncesine götürdüğünü belirterek, ''Bugünkü Türkiye o gün Türkiye değil. Tabuları biz yıktık. Dokunulmayanlara biz dokunduk. Artık bu ülkede kimsenin suç işleme özgürlüğü yok. Asit kuyularını biz açıyoruz'' dedi.

İşkenceyi ortadan kaldırdıklarını ifade eden Aydın, ''Belki henüz yapılamayan şeyler olabilir. Bunları oturup koruşuruz ama emin olun Türkiye düne göre bugün her açıdan çok daha ileride'' diye konuştu.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Aydın'a, Buldan'ın ''Başbakan'ın cebinde tutuklanacakların listesi bulunduğuna'' ilişkin suçlamasına, konuşmasında cevap vermediği için eleştiride bulundu.

Aydın'ın da yerinden, iddiayı gündeme getirenin iddiasını ispatlamakla yükümlü olduğunu söylediği duyuldu.
AK Parti Van Milletvekili Burhan Kayatürk, BDP'li Özdal Üçer'in kendisine hakaretlerde bulunduğunu belirterek, ''Benim gibi deprem travması yaşamış, babasını ve kardeşini depremde kaybetmiş, 3,5 ay sonra kardeşinin cenazesine ulaşmış kişiye vicdansız demeyi sizin takdirlerinize bırakıyorum. Bana yönelik itham ve hakaretleri kendisine aynen iade ediyorum'' dedi.

Yaşanan felaketin üstünden siyaset yapmanın ayıp olduğunu belirten Kayatürk, ''Benim kardeşim 3,5 ay yıkıntıların altında kaldığında hükümet yok muydu-'' dedi.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural ve bazı MHP'li milletvekilleri, Kayatürk'e, ''depremin şiddetini bile doğru açıklayamadınız'' diye laf attı.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, milletvekillerinin maddeler üzerinde sorularını yanıtlarken, 2003-2011 Kasım döneminde yeni göreve başlayan bir öğretmenin maaşını yüzde 217,3 artırdıklarını, aile yardımı ödeneği dahil edildiğinde bunun yüzde 242'ye kadar çıktığını söyledi.

''Öğretmenlerin maaşını iki kadına kadar artırmışız'' diyen Şimşek, aynı şekilde ek ders ücretini de artırdıklarını belirterek, ''ek ders ücretinin emekliliğe yansımadığı'' eleştirilerini şöyle cevapladı:

''Sosyal güvenlik sisteminin durumu ortada. Aktüeryal dengeleri düşünmek durumundayız. 2012 yılında bütçeden sosyal güvenlik kurumuna öngördüğümüz transfer, yaklaşık 69 milyar lira. Gönül ister ki maaşlar ile emeklilik arasında daha güçlü ilişki olsun. Aslında Türkiye, OECD ülkeleriyle karşılaştırıldığında ilişki son derece güçlü. Tabii ki bütün unsurları biz emeklilik maaşına yansıtırsak gerçekten mali dengeleri çok olumsuz etkileyebilir. Bu sadece öğretmenlerimizle ilgili değil, tüm kamuda söz konusu olan bir durumdur. Bizim, nüfusumuz bu kadar gençken kaynaklarımızı insanlarımızın eğitimine, sağlığına, altyapısına harcamamız da gerekiyor. Yoksa bahsettiğiniz adımları atarsak daha fazla borçlanmamız gerekecek. Ülkemizin geleceği samimi olarak söyleyeyim, ipotek altına alınacak. Onun için dengeleri beraber gözetmemiz lazım.''

Şimşek, ''vergilerin nereye gittiğinin ortada'' olduğuna işaret ederek, 2012 yılı bütçesinin 56 milyar lirasının eğitime, 45-47 milyar lirasının sağlığa, 30 milyar lirasının altyapı yatırımlarına gideceğini anlattı. Şimşek, ''Tabii vergi topluyoruz ama bunun nereye gittiğinin hesabını da vermek durumundayız. Bu hesap son derece açık ortada'' dedi.

Seydişehir Alüminyum şirketiyle ilgili bir soru üzerine Şimşek, şöyle konuştu:

''İhaleler herkese açık. İhale şartlarını yerine getiren herhangi bir firma kazanırsa, hukuk içinde davranmak zorundayız. 'Şu firma, bu firma' ayrımı yapamayız. Açık rekabet şartları içerisinde kim kazanırsa oturulur, değerlendirilir. Mesela elektrik dağıtım özelleştirmelerinde, imkanları olmadığını tahmin etiğimiz durumlarda bile bütün hukuki süreçleri işlettik. Seydişehir'de sorun şu; özelleştirmeden 5 yıl sonra bir iptal kararı geliyor. Şirket eski şirket değil, personel eski personel değil. Şirketin yapısı değişmiş. Bunu geri çevirmek ne kadar kamu yararına, bunu yapmak da ne kadar mümkün o apayrı bir konu. Özelleştirmelerde her şeyin şeffaf, hukuk içinde götürülmesi, rekabet ortamında yürütülmesi için elimizden geleni yapacağız.''


MHP'li Vural, Maliye Bakanı Şimşek'e, ''Siz hesap kitap bilen birisiniz. Cumhurbaşkanı'nın görev süresi 5 yıl mı, 7 yıl mı-'' diye sordu.

Şimşek, ''Cumhurbaşkanımızın süresine tabii ki Meclis karar verir, bu hususlara. Meclisimizin verdiği kararlar çerçevesinde biz de ödenekleri yaparız'' dedi.

Vural, Şimşek'e ''Demek Siz de bilmiyorsunuz-'' diye karşılık verdi.

MHP'li Alim Işık'ın, Kütahya Şeker Fabrikasına ait olan araziyle ilgi iddialarına da yanıt veren Şimşek, şunları söyledi:

''Kütahya Şeker Fabrikasının yüzde 56'sı kamunun. Kamu bunu özelleştirdi. 3 ayrı mahkemede özelleştirmeye karşı ayrı ayrı davalar açıldı. Bu davaların tamamı reddedilmiş, Danıştayda temyiz edilmiş. Danıştay ret kararlarını onaylamış, özelleştirmenin usul ve kanuna uygun yapıldığına karar vermiş. Arsa Kütahya'da. Türk Şeker Fabrikaları resmen yazıyla bildirmiş kendilerine, 'Bu arsa bizim değil, Kütahya Şeker Fabrikasınındır, sehven bizim üzerimizde kayıtlıdır' demiş. Tapu müdürü niye ceza almış- Tapuda Kütahya Şekerin üzerine kayda geçirilirken, Türk Şekerin de temsilcilerinin olması gerekiyor, ancak sadece Kütahya Şekerin temsilcisi olduğu ortamda yapıldığı için tapu müdürü 3 ay ceza almış, bu ceza ertelenmiş. Kütahya Şeker, bu arsayı 50 yıldır kullanıyor. Bu arsa, Kütahya Şekerin ihale dokümanlarında da yer almış.''

Şimşek, yeşil kartlıların şu anda hangi imkanlardan yararlanıyorsa bu imkanların olduğu bu gibi devam edeceğini, herhangi bir hak kaybının söz konusu olmayacağını söyledi.

Şimşek, milletvekillerinin sorusu üzerine, ''1.3-1.6 litre motorlu otomobillere yeni vergi konusuyla ilgili en ufak bir çalışmanın farkında değilim. Nereden çıkıyor bu söylentiler- Bilgim yok. Söylentilerin kaynağını bilmiyorum'' açıklamasını yaptı.

1.6 litrenin üzerindeki motorlu araçların yüzde yüzünün ithal olduğunu ve cari açığa tedbir olarak bu araçlarda vergi artışına gittiklerini belirten Şimşek, ''1.3-1.6 litre motor hacmine sahip araçlarla ilgili şu an itibariyle üzerinde çalıştığımız bir vergi düzenlemesi bulunmamaktadır'' diye konuştu.

Türkiye'nin son bir kaç yılda 100 milyar doların üzerinde küresel doğrudan yatırım çektiğini ifade eden Şimşek, ''Eskiden Türkiye ortalama yıllık 763 milyon dolar küresel yatırım çekerken, şu kriz yıllarında bile 9-10 milyar dolarlık doğrudan yatırım çekiyor'' dedi.

Şimşek, dünyanın hiç bir yerinde tamamen bağımsız gelir idarelerinin bulunmadığını bildirdi.

Tasarının 8, 9 ve 10. maddeleri kabul edildi. (11.33)


**** HABERİN DEVAMINA 'İLGİLİ DÖKÜMANLAR' BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ ****