2011-02-22 - 14:37
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, ''AKP ile
bizim aramızda devlet açısından bir fark var. Onlar devleti baskı aracı olarak
görürler, biz devleti vatandaşa hizmet aracı olarak görürüz'' dedi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, ''AKP ile
bizim aramızda devlet açısından bir fark var. Onlar devleti baskı aracı olarak
görürler, biz devleti vatandaşa hizmet aracı olarak görürüz'' dedi.
Kılıçdaroğlu, gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Milletvekili genel seçimin yapılması planlanan 12 Haziran tarihine henüz
vakit olduğunu, ancak CHP'nin seçim bildirgesini açıklamadan önce projelerini
tanıtmaya başladığını ve bu yöntemle projelerin toplumun her katmanında
tartışılır hale gelmesini istediklerini söyledi.
CHP'nin çözüm önerileri bulunmadığı yönündeki eleştirilerin doğru
olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, bir süre önce açıkladıkları Aile Sigortası
Projesi'nin bu önerilerin en güzel örneklerinden biri olduğunu kaydetti.
Projenin, CHP'nin aileye verdiği önemi, ailenin kutsallığına olan inancını ortaya
koyduğunu belirten Kılıçdaroğlu, ''Aile Sigortası, bir barış projesidir, insan
onuru projesidir, geleceğe güvenle bakma projesidir. Aile Sigortası Projesi,
CHP'nin de ötesinde bir Türkiye projesidir. Bunu getirdik ve uygulayacağız' diye
konuştu.
Kılıçdaroğlu, bu projenin, 1971'de TBMM gündemine geldiğini, ancak hayata
geçirilmediğini, bu nedenle ''40 yıllık hayal'' olarak nitelendirdiklerini
belirterek, sözlerini ''Hayali kim üstlendi? Biz üstlendik. Kim gerçekleştirmeyi
taahhüt ediyor? CHP, yani halkın partisi'' şeklinde sürdürdü.
Projenin, geliri olmayan ya da asgari ücretin altında olan ailelerde
kadınların banka hesabını en az 600 TL yatırmayı öngördüklerini anlatan
Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti'li yöneticilerin projenin
kaynağı konusunda kendilerini eleştirdiğini hatırlatarak, ''Çünkü Başbakan
korktu. Korktuğu başına geldi. Projeleri açıkladık. Şimdi onların yanıtını
vereceğim. Hesabımızı biliyor muyuz, bilmiyor muyuz? Kim hesap biliyor, kim hesap
bilmiyor'' dedi.
CHP lideri, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Projenin özünde aileyi korumak, muhtaç etmemek vardır. Sosyal devleti
güçlendirmek vardır. Bunlar sosyal devletin ne olduğunu bilmezler. Onlar devleti
ele geçirip vatandaşa baskı yapma aracı olarak görürler. Onların devlet anlayışı
budur. Yurttaşlarım çok iyi bilsinler, AKP ile bizim aramızda devlet açısından
bir fark var. Onlar devleti baskı aracı olarak görürler, biz devleti vatandaşa
hizmet aracı olarak görürüz. Onlar özgürlüğü kısıtlarlar. Yürüyüş mü yaptın?
Coplarlar. Konuştun mu? Sustururlar. Biraz daha ileri mi gittin? Silivri'ye
gönderirler. Muhalefet etmeyeceksin onlara göre. Recep Bey ne derse, 'hık'
diyeceksin. O ne derse, 'tamam efendim', 'doğrudur efendim'... Aksi mi? Aksini
kimse söyleyemez. Onların devlet anlayışı bu. Onun için biz özgürlüğe susuyoruz,
toplum nefes alamıyor, baskı altında. O nefes borularını açacak olan CHP'dir.''
AK Parti'nin Acil Eylem Planı'nda, ilk üç ay içinde yoksulluk envanteri
çıkarılmasının yer aldığını, ancak 8 yıllık iktidarları döneminde böyle bir
envanter çalışmasının yapılmadığını ileri süren Kılıçdaroğlu, CHP iktidarında
sağlıklı bir yoksulluk envanteri çalışması gerçekleştirileceğini söyledi.
Kendilerinin yoksula bakış açısının AK Parti'den farklı olduğunu belirten
Kılıçdaroğlu, ''AKP ve CHP arasında siyahla beyaz kadar fark vardır. Biz
yoksulluğu bitiren bir proje üretiyoruz. Bizim hesabımızda kitabımızda yoksulluk
yoktur, tarihe gömülmüştür. Bunlar yoksulluğu yönetmeye ve artırmaya
çalışıyorlar' dedi. AK Parti'nin yoksul insanları, ''arka bahçesi'' haline
getirmeye çalıştığını ileri süren Kılıçdaroğlu, vatandaşın kimseye minnet etmeden
sandığa gidebilmesinin önemli olduğunu söyledi.
AK Parti'nin izlediği ekonomi politikalarının yoksulluğu engellemeye
yönelik olmadığını iddia eden Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye İstatistik Kurumu'nun
2009 verilerine göre ülkede yoksul sayısının 818 bin kişi arttığını söyledi.
Kılıçdaroğlu, ''Bizim yoksula, vatandaşa bakış açımızla AKP'nin bakış açısı
arasında siyahla beyaz kadar fark vardır. Biz temiziz, onlar kara. Biz yoksulu
düşünürüz, onlar kendilerini. Biz ülkeyi düşünürüz, onlar kendilerini'' diye
konuştu.
Yoksul sayısının artmasının ancak ''beceriksiz bir yönetimde mümkün
olabileceğini'' ileri süren Kılıçdaroğlu, Aile Sigortası Projesi'nin maliyetinin
hesaplanması hakkında da bilgi verdi. Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:
''Çarptım, hesabını yaptım diyor Sayın Başbakan. Diyor ki bunun yıllık
tutarı 24 milyar lira. Ne diyeyim, ne söyleyeyim bu Başbakan'a. Matematik biliyor
desem, samimi söylüyorum yaptığı hesap dolayısıyla bildiği konusunda endişem var.
Ben de hesap yaptım. 12 milyon 715 bin kişi. Doğru. Çarptık 600 TL ile bir ayda 7
milyar 600 milyon lira eder. Onu da çarptık 12 ile, 91 milyar lira... Sayın
Başbakan kaç lira demişti, 24 milyar lira. Kim hesap bilmiyor? Dört
işlem...İlkokul mezunu, ilkokul mezunu bile değil hesap makinesini kullanan
birinci sınıf, belki anaokulu öğrencisi bu hesabı yapıyor da sen oturmuşsun
Türkiye Cumhuriyeti'ni yönetiyorsun, o koltuğa gelmişsin bu basit hesabı
yapmaktan bile acizsin. Bu millet sana nasıl güvenecek? Hesap bilmiyor, hesap
bilmeyen adam kalkmış bize Aile Sigortası'nın kaynaklarını anlatacak. Önce
hesabı, kitabı, dört işlemi bil. Biz de derlerdi ya kerrat cetveli... Onu da
öğrenememiş, öyle anlaşılıyor.
Ben hep şunu söylerim, Recep Bey şu camlardan konuş da camın dışında
konuşma. Çünkü metin akar, sen de okursun böylece mesele yok. Ama öyle
anlaşılıyor ki bu hesabı birileri doğru yaptı ama o cama bakmadan yine bildiğini
okuyor. Matematik hayatın kendisidir. Matematik bilimin temelidir. Matematiği
bilmeyen bir insan ülkeyi yönetemez.''
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, hesap
uzmanlığı mesleğine, binlerce kişinin katıldığı sınavı üçüncülükle kazanarak
girdiğini belirterek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a, ''Mesleğim hesap
uzmanlığıdır, çıksın kendi mesleğini söylesin, hesap uzmanlığı sınavlarına girsin
bakayım. Hayatımız, devletin rakamları içinde geçti'' diye seslendi.
Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM grup toplantısında, ülkeyi yönetemeyenin,
ülkede zorun yaratacağını ifade etti.
''Kaliteli, halka güven veren bir yönetimin değil, bildiğini okuyan,
baskıcı, despot anlayışı egemen kılmaya çalışan bir yönetim anlayışı'' olduğunu
öne süren Kılıçdaroğlu, ''O anlayışladır ki 'ben bildiğimi söylerim, nasıl olsa
yandaşlarım bana inanırlar'... Buradan onun yandaşlarına, bize 'hesap bilmiyor'
diyen köşe yazarlarına sesleniyorum; köşenizde, Başbakan'ın bu matematik hesabını
nasıl yanlış yaptığını vatandaşa anlatır mısınız? Anlatırsanız, sizi yürekten
kutlayacağım, anlatmazsanız 'yandaş kalemler' demekten başka seçeneğimiz
kalmıyor'' diye konuştu.
Kılıçdaroğlu, bir gerçeğin daha ortaya çıktığını, AK Parti Genel
Başkanı'nın, kişi ile aile kavramını da bilmediğini ileri sürdü. Projelerinin
adının, ''Aile Sigortası'' olduğuna işaret eden Kılıçdaroğlu, kendilerinin Aile
Sigortası hesabını, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, yoksul kişilerin hesabını
yaptığı öne sürdü. Kılıçdaroğlu, ''Daha bizim projemizin ne olduğunu da bilmiyor.
Kendisine söz veriyorum, CHP Genel Merkezi'ne gelirse, Aile Sigortası'nı bütün
boyutlarıyla anlatacağım'' dedi.
AK Parti Genel Başkanı'nın, ''Siz 12 milyon 715 bin kişiyi esas
almışsınız yanılıyorsunuz, bir de kayıt dışı yoksullar var, onları dikkate
almamışsınız'' diyerek, bir itirafta daha bulunduğunu savunan Kılıçdaroğlu, ''Ama
Başbakan meraklanmasın, biz onun yönettiği ülkeyi, rakamlarla, enflasyon,
işsizlik, tarım rakamlarıyla nasıl oynadığını biliyoruz'' ifadesini kullandı.
CHP lideri, sözlerini, ''En az 600 lirayı kadının banka hesabına
yatıracağız, bu bin 250'ye kadar çıkacak. Bu rakamı da onlar anlayamaz çünkü
aile, Anadolu, Anadolu'da yoksulluk, yoksul ailelerde ortalama kaç çocuk var, kaç
kurum bu yardımı yapıyor, bütçeleri nedir bunları bilmiyorlar ki... CHP bunların
tamamını biliyor, hesabını yapıyor. Bu projemizi, konunun uzmanlarıyla defalarca
tartıştık. Çünkü burası CHP'dir, AKP değildir, aldatanlar ve kandıranlar partisi
değildir burası'' diye sürdürdü.
Hesaplarını, kayıt dışı yoksulları da dikkate alarak, 15 milyon 645 bin
kişi üzerinden yaptıklarını vurgulayan Kılıçdaroğlu, ''Bir şeyi unutmasınlar, ben
hesap uzmanlığı mesleğine, binlerce kişinin katıldığı sınavdan üçüncü olarak
kazandım, o mesleğe girdim. Benim mesleğim hesap uzmanlığıdır, çıksın kendi
mesleğini söylesin, hesap uzmanlığı sınavlarına girsin bakayım. Benim,
arkadaşlarımın, bizim hayatımız, devletin rakamları içinde geçti'' dedi.
Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
''Bizi başka partiye benzetmesinler, ağzımızdan çıkan rakamlar en az 7-8
kez test edilmiş rakamlardır, onlar gibi kürsüye çıkayım, kafadan atayım... 12
milyon 715 bin, çarp 600 ile, yılda şu kadar... O hesabı bile yapamıyorlar. Her
şeyin hesabını, kitabını, en ufak ayrıntısına kadar yaparız. Biz bunu biliriz,
onlar neyi bilirler? Onlar köşe nasıl dönülür onu bilirler, hayali ihracattan
raporu olanı parlamentoya getirmesini bilirler, vatandaşın cebine el atıp, o
parayı kendi ceplerine indirmesini bilirler. Vatandaşlarımdan özellikle istirham
ediyorum, bize sonuna kadar güvenin, ne söylediğimizi biliyoruz. Bu ülkede
herkesin karnının doyabileceği kaynak var, yeter ki bu ülke namuslu, düzgün
yönetilsin.
Bunların bir mahareti var; milletin gözünü boyama konusunda, kendi
gazeteleri, televizyonları var. Sabah akşam bakarsınız bazı adamlar çıkmış
televizyonlara, bunların bazılarına da profesör deniliyor, 'Türkiye gelişti, çağ
atladı' İşsizlik, yoksulluk var, 'tık' yok. Biz söylemeseydik, Sayın Başbakan 12
milyon 715 bin yoksulu ve kayıt dışı yoksulları söyleyemezdi, itiraf etmek
zorunda kaldı. Başbakan'dan rica ediyorum, bir de açlık sınırının altındaki
vatandaşların sayısını itiraf etsin. Halk, günlük yaşamından memnunsa koşa koşa
gitsin 12 Haziranda oyunu AKP'ye versin, hiç itiraz etmem, ama memnun değilse,
ailesinin, çevresinin sorunları varsa, şapkayı koyup bir düşünsün. 8 yıldır
ülkeyi yönetiyorlar, onun için hesabı hepimizin iyi yapması lazım.''
Kemal Kılıçdaroğlu, Aile Sigortası'nı açıklamalarından sonra gazetelerin
arka sayfalarda yer alan ilanlara işaret etti. ''10 yılda ne büyük işler
yapmışlar. Türkiye, nereden nereye gelmiş'' diyen Kılıçdaroğlu, ekonomiyle ilgili
bazı rakamlar verdi.
Devletin borcunun 148 milyar dolardan 306 milyar dolara, kişi başına kamu
borcunun 2 bin 249 dolardan 4 bin 152 dolara çıktığını belirten Kılıçdaroğlu, 149
milyar lira olan iç borç stokunun 25 Şubat 2010 itibarıyla 352 milyar liraya
ulaştığını kaydetti.
Kılıçdaroğlu, 80 yılda 135 milyar lira faiz ödenirken, 8 yılda bu rakamın
408 milyar lira olduğunu ifade etti.
Şirketlerin kredi borcu 56 milyar lirayken, Şubat 2010 itibarıyla bu
rakamın 377 milyara ulaştığını anlatan Kılıçdaroğlu, 31 Aralık 2002 itibarıyla
626 milyon dolar olan cari işlemler açığının şimdi 48 milyar 600 milyon dolara
ulaştığını belirtti.
Kılıçdaroğlu, 80 yılda verilen cari açığın 57 milyar dolar, 8 yılda
verilen cari açığın ise 219 milyar dolar olduğunu ifade ederek, ''Bunlar,
iktidara gelirken sıcak para 6,6 milyar dolar, şimdi 113 milyar dolar. İktidara
geldiklerinde karşılıksız çek sayısı 742 bin, şimdi 1 milyon 911 bine çıktı.
Tüketicilerin banka borcu 2002'de 6,6 milyar lira, şimdi 180 milyar. Tüketici
kredisi borçlusu aile sayısı 1 milyon 655 binden 10 milyon 388 bine çıkmış. İcra
dosyası 10 milyondan 17 milyona çıktı, 1 kilo ekmeğin fiyatı 1 lirayken şimdi 2
lira 10 kuruş. Cezaevindeki tutuklu ve hükümlü sayısı 59 bin 429 iken, şimdi 122
bin 404'e çıkmış'' diye konuştu.
Kemal Kılıçdaroğlu, bu rakamların yer aldığı kağıdı göstererek, ''Recep
Tayyip Erdoğan çıksın desin ki 'bu rakamlar yanlıştır', bu listeyi onun boynuna
asarım'' ifadesini kullandı.
CHP'nin, hortumcuların, köşe dönücülerin değil, alın terinin, emeğin
partisi olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, hortumcunun, CHP'nin kapısından içeri
adım atamayacağını, yerinin, adresinin belli olduğunu ifade etti.
Aile Sigortası projesine değinen Kılıçdaroğlu, bu projede kadının
hesabına paranın yatırılacağını anımsattı. Kadınlara seslenen Kılıçdaroğlu,
''Bütün kadın kardeşlerimin bilmesi lazım, onların adresi, evi CHP'dir.
Kadın-erkek eşitliğini, ekonomik güvenceyi sağlayacak olan CHP'dir. Recep Tayyip
Erdoğan'ın yüreği hoplayacak ama sadece 600 lira vermeyeceğiz, evlerinde doğalgaz
varsa, belli bir metreküpünü ücretsiz vereceğiz. İçi taş dolu kömür vermeyeceğiz
onlara. Aile Sigortası, Türkiye'de mutlu aileyi, mutlu toplumu yaratma
sigortasıdır'' dedi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ters
merdivene binmesini eleştiren Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı yanıtlarken,
''İnsani şeylerdir bunlar, olabilir. Attan düştün, arabadan balyozla çıkardılar,
futbol oynarken kolunu kırdın, bir şey dedik mi? Delikanlı olacaksın, adam
olacaksın, yiğit olacaksın, ufak işlerle uğraşmayacaksın'' dedi.
Kılıçdaroğlu, partisin grup toplantısında, her insanın hayatında
kusurları, eksiklikleri ve yanlışlarının olabileceğini, bunun insan olmanın doğal
sonucu olduğunu vurguladı. Kılıçdaroğlu, Aile Sigortası Projesi'ni açıkladığı
toplantıdan çıkışında bir yere acele yetişmesi gerektiğini, yoğun kalabalıkta
yönlendirildiğini ifade etti.
Kemal Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
''Yanlışlarımız, eksikliklerimiz olabilir. Burada bir yanlışlık yok ama
sormak istiyorum; Sayın Başbakan bir ata bindin atı 4 kişi tutuyordu, sen o
beygirin üstünden düştün. Biz sana bir şey dedik mi? İlacını aldın veya almadın
veya dozunu fazla kaçırdın arabada kaldın, balyozla arabanın camını kırdılar,
seni dışarı çıkardılar. Sana bir şey dedik mi? Bir milletvekilin balyozla poz
verdi. İstanbul Kadın Kollarının kimlik dağıtım toplantısında giderken kabloya
takılıyorsun, düşmemen için seni zor yakalıyorlar. Bir şey söyledik mi? Hayır.
İnsani şeylerdir bunlar, olabilir. Futbol oynarken sağ kolunu kırdın, benim
bildiğim top ayakla oynanır, nasıl kırdın kolunu? Senin milletvekillerin
gösterdiğin yanlış haritaya alkış tuttular. Senin bir bakanın 'Hazreti Muhammed'e
dedim ki' diye cümleye başladı sonra yüzünü kapadı. Bir şey söyledik mi? Yine bir
bakanın helikopterden inince pervaneye doğru gitti, zor tuttular. Bir şey
söyledik mi? Senin korumalarından bazıları arabalarını çaldırdılar. Bu kazalar
ortadayken benim bindiğim merdiveni diline doluyorsun. İnsanda biraz ahlak olur.
Sen Başbakansın. İnsan biraz adam olur, dürüst olur, delikanlı olur. Sen
Kasımpaşa'yı da perişan ettin.''
''Van Denizi'' tartışması ile ilgili değerlendirmelerde de bulunan
Kılıçdaroğlu, ''Dünyadan bu kadar habersiz, ülkesinden bu kadar habersiz bir
başbakanı ilk kez görüyorum'' dedi. Vanlıların Van gölüne 'Van denizi''
dediklerini kaydeden Kılıçdaroğlu, ''Senin haberin yoksa ben ne yapayım?'' diye
sordu.
Van Valiliğinin internet sitesinde 'Van denizi' diye yazdığını, Van
valiliğinin geçen yıl ''Van Denizi Su Sporları Şenliği'' düzenlediğini, 2008
yılında Adalet ve Kalkınma Partisi'ne mensup 4 milletvekilinin verdikleri bir
araştırma önergesinde ''Van Gölü yöresel adıyla Van Denizi olarak bilinir'
denildiğini belirten Kılıçdaroğlu, ''Kime ne anlatayım? Cehalet desem biraz kaba
kaçacak'' diye konuştu.
Bir izleyicinin 'Kimyası bozuldu' sözleri üzerine ise Kılıçdaroğlu,
''Kimyası kesinlikle bozuldu'' karşılığını verdi.
Eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik ile Ulaştırma Bakanı Binali
Yıldırım'ın ''Van Denizi Kıyı Temizliği Günü' düzenlediklerini ifade eden
Kılıçdaroğlu, ''Sen onlara da mı sormadın? Ne dedik? Delikanlı olacaksın, adam
olacaksın, yiğit olacaksın, ufak işlerle uğraşmayacaksın. Demiş ki 'bunların
kılavuzu kim?' Benim kılavuzum, Van halkı. Senin kılavuzun kim, onu vermeyeceğim.
Senin kılavuzun kim çık açık yüreklilikle söyle'' diye konuştu.
''Vanlılar buraya Van denizi derler'' dediğini, Erdoğan'ın eleştiri için
cümlenin tamamını gözden kaçırdığını kaydeden Kılıçdaroğlu, 'Her şeyi
araştırıyorlar 'acaba ne bulabiliriz' diye. Bula bula Van denizini buldular. Ne
bulursanız bulun, ben bu halka doğruları söylemeye devam edeceğim. Tek güvencem
halk'' dedi.
(14.37)
NOT: HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DÖKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.
bizim aramızda devlet açısından bir fark var. Onlar devleti baskı aracı olarak
görürler, biz devleti vatandaşa hizmet aracı olarak görürüz'' dedi.
Kılıçdaroğlu, gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Milletvekili genel seçimin yapılması planlanan 12 Haziran tarihine henüz
vakit olduğunu, ancak CHP'nin seçim bildirgesini açıklamadan önce projelerini
tanıtmaya başladığını ve bu yöntemle projelerin toplumun her katmanında
tartışılır hale gelmesini istediklerini söyledi.
CHP'nin çözüm önerileri bulunmadığı yönündeki eleştirilerin doğru
olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, bir süre önce açıkladıkları Aile Sigortası
Projesi'nin bu önerilerin en güzel örneklerinden biri olduğunu kaydetti.
Projenin, CHP'nin aileye verdiği önemi, ailenin kutsallığına olan inancını ortaya
koyduğunu belirten Kılıçdaroğlu, ''Aile Sigortası, bir barış projesidir, insan
onuru projesidir, geleceğe güvenle bakma projesidir. Aile Sigortası Projesi,
CHP'nin de ötesinde bir Türkiye projesidir. Bunu getirdik ve uygulayacağız' diye
konuştu.
Kılıçdaroğlu, bu projenin, 1971'de TBMM gündemine geldiğini, ancak hayata
geçirilmediğini, bu nedenle ''40 yıllık hayal'' olarak nitelendirdiklerini
belirterek, sözlerini ''Hayali kim üstlendi? Biz üstlendik. Kim gerçekleştirmeyi
taahhüt ediyor? CHP, yani halkın partisi'' şeklinde sürdürdü.
Projenin, geliri olmayan ya da asgari ücretin altında olan ailelerde
kadınların banka hesabını en az 600 TL yatırmayı öngördüklerini anlatan
Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti'li yöneticilerin projenin
kaynağı konusunda kendilerini eleştirdiğini hatırlatarak, ''Çünkü Başbakan
korktu. Korktuğu başına geldi. Projeleri açıkladık. Şimdi onların yanıtını
vereceğim. Hesabımızı biliyor muyuz, bilmiyor muyuz? Kim hesap biliyor, kim hesap
bilmiyor'' dedi.
CHP lideri, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Projenin özünde aileyi korumak, muhtaç etmemek vardır. Sosyal devleti
güçlendirmek vardır. Bunlar sosyal devletin ne olduğunu bilmezler. Onlar devleti
ele geçirip vatandaşa baskı yapma aracı olarak görürler. Onların devlet anlayışı
budur. Yurttaşlarım çok iyi bilsinler, AKP ile bizim aramızda devlet açısından
bir fark var. Onlar devleti baskı aracı olarak görürler, biz devleti vatandaşa
hizmet aracı olarak görürüz. Onlar özgürlüğü kısıtlarlar. Yürüyüş mü yaptın?
Coplarlar. Konuştun mu? Sustururlar. Biraz daha ileri mi gittin? Silivri'ye
gönderirler. Muhalefet etmeyeceksin onlara göre. Recep Bey ne derse, 'hık'
diyeceksin. O ne derse, 'tamam efendim', 'doğrudur efendim'... Aksi mi? Aksini
kimse söyleyemez. Onların devlet anlayışı bu. Onun için biz özgürlüğe susuyoruz,
toplum nefes alamıyor, baskı altında. O nefes borularını açacak olan CHP'dir.''
AK Parti'nin Acil Eylem Planı'nda, ilk üç ay içinde yoksulluk envanteri
çıkarılmasının yer aldığını, ancak 8 yıllık iktidarları döneminde böyle bir
envanter çalışmasının yapılmadığını ileri süren Kılıçdaroğlu, CHP iktidarında
sağlıklı bir yoksulluk envanteri çalışması gerçekleştirileceğini söyledi.
Kendilerinin yoksula bakış açısının AK Parti'den farklı olduğunu belirten
Kılıçdaroğlu, ''AKP ve CHP arasında siyahla beyaz kadar fark vardır. Biz
yoksulluğu bitiren bir proje üretiyoruz. Bizim hesabımızda kitabımızda yoksulluk
yoktur, tarihe gömülmüştür. Bunlar yoksulluğu yönetmeye ve artırmaya
çalışıyorlar' dedi. AK Parti'nin yoksul insanları, ''arka bahçesi'' haline
getirmeye çalıştığını ileri süren Kılıçdaroğlu, vatandaşın kimseye minnet etmeden
sandığa gidebilmesinin önemli olduğunu söyledi.
AK Parti'nin izlediği ekonomi politikalarının yoksulluğu engellemeye
yönelik olmadığını iddia eden Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye İstatistik Kurumu'nun
2009 verilerine göre ülkede yoksul sayısının 818 bin kişi arttığını söyledi.
Kılıçdaroğlu, ''Bizim yoksula, vatandaşa bakış açımızla AKP'nin bakış açısı
arasında siyahla beyaz kadar fark vardır. Biz temiziz, onlar kara. Biz yoksulu
düşünürüz, onlar kendilerini. Biz ülkeyi düşünürüz, onlar kendilerini'' diye
konuştu.
Yoksul sayısının artmasının ancak ''beceriksiz bir yönetimde mümkün
olabileceğini'' ileri süren Kılıçdaroğlu, Aile Sigortası Projesi'nin maliyetinin
hesaplanması hakkında da bilgi verdi. Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:
''Çarptım, hesabını yaptım diyor Sayın Başbakan. Diyor ki bunun yıllık
tutarı 24 milyar lira. Ne diyeyim, ne söyleyeyim bu Başbakan'a. Matematik biliyor
desem, samimi söylüyorum yaptığı hesap dolayısıyla bildiği konusunda endişem var.
Ben de hesap yaptım. 12 milyon 715 bin kişi. Doğru. Çarptık 600 TL ile bir ayda 7
milyar 600 milyon lira eder. Onu da çarptık 12 ile, 91 milyar lira... Sayın
Başbakan kaç lira demişti, 24 milyar lira. Kim hesap bilmiyor? Dört
işlem...İlkokul mezunu, ilkokul mezunu bile değil hesap makinesini kullanan
birinci sınıf, belki anaokulu öğrencisi bu hesabı yapıyor da sen oturmuşsun
Türkiye Cumhuriyeti'ni yönetiyorsun, o koltuğa gelmişsin bu basit hesabı
yapmaktan bile acizsin. Bu millet sana nasıl güvenecek? Hesap bilmiyor, hesap
bilmeyen adam kalkmış bize Aile Sigortası'nın kaynaklarını anlatacak. Önce
hesabı, kitabı, dört işlemi bil. Biz de derlerdi ya kerrat cetveli... Onu da
öğrenememiş, öyle anlaşılıyor.
Ben hep şunu söylerim, Recep Bey şu camlardan konuş da camın dışında
konuşma. Çünkü metin akar, sen de okursun böylece mesele yok. Ama öyle
anlaşılıyor ki bu hesabı birileri doğru yaptı ama o cama bakmadan yine bildiğini
okuyor. Matematik hayatın kendisidir. Matematik bilimin temelidir. Matematiği
bilmeyen bir insan ülkeyi yönetemez.''
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, hesap
uzmanlığı mesleğine, binlerce kişinin katıldığı sınavı üçüncülükle kazanarak
girdiğini belirterek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a, ''Mesleğim hesap
uzmanlığıdır, çıksın kendi mesleğini söylesin, hesap uzmanlığı sınavlarına girsin
bakayım. Hayatımız, devletin rakamları içinde geçti'' diye seslendi.
Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM grup toplantısında, ülkeyi yönetemeyenin,
ülkede zorun yaratacağını ifade etti.
''Kaliteli, halka güven veren bir yönetimin değil, bildiğini okuyan,
baskıcı, despot anlayışı egemen kılmaya çalışan bir yönetim anlayışı'' olduğunu
öne süren Kılıçdaroğlu, ''O anlayışladır ki 'ben bildiğimi söylerim, nasıl olsa
yandaşlarım bana inanırlar'... Buradan onun yandaşlarına, bize 'hesap bilmiyor'
diyen köşe yazarlarına sesleniyorum; köşenizde, Başbakan'ın bu matematik hesabını
nasıl yanlış yaptığını vatandaşa anlatır mısınız? Anlatırsanız, sizi yürekten
kutlayacağım, anlatmazsanız 'yandaş kalemler' demekten başka seçeneğimiz
kalmıyor'' diye konuştu.
Kılıçdaroğlu, bir gerçeğin daha ortaya çıktığını, AK Parti Genel
Başkanı'nın, kişi ile aile kavramını da bilmediğini ileri sürdü. Projelerinin
adının, ''Aile Sigortası'' olduğuna işaret eden Kılıçdaroğlu, kendilerinin Aile
Sigortası hesabını, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, yoksul kişilerin hesabını
yaptığı öne sürdü. Kılıçdaroğlu, ''Daha bizim projemizin ne olduğunu da bilmiyor.
Kendisine söz veriyorum, CHP Genel Merkezi'ne gelirse, Aile Sigortası'nı bütün
boyutlarıyla anlatacağım'' dedi.
AK Parti Genel Başkanı'nın, ''Siz 12 milyon 715 bin kişiyi esas
almışsınız yanılıyorsunuz, bir de kayıt dışı yoksullar var, onları dikkate
almamışsınız'' diyerek, bir itirafta daha bulunduğunu savunan Kılıçdaroğlu, ''Ama
Başbakan meraklanmasın, biz onun yönettiği ülkeyi, rakamlarla, enflasyon,
işsizlik, tarım rakamlarıyla nasıl oynadığını biliyoruz'' ifadesini kullandı.
CHP lideri, sözlerini, ''En az 600 lirayı kadının banka hesabına
yatıracağız, bu bin 250'ye kadar çıkacak. Bu rakamı da onlar anlayamaz çünkü
aile, Anadolu, Anadolu'da yoksulluk, yoksul ailelerde ortalama kaç çocuk var, kaç
kurum bu yardımı yapıyor, bütçeleri nedir bunları bilmiyorlar ki... CHP bunların
tamamını biliyor, hesabını yapıyor. Bu projemizi, konunun uzmanlarıyla defalarca
tartıştık. Çünkü burası CHP'dir, AKP değildir, aldatanlar ve kandıranlar partisi
değildir burası'' diye sürdürdü.
Hesaplarını, kayıt dışı yoksulları da dikkate alarak, 15 milyon 645 bin
kişi üzerinden yaptıklarını vurgulayan Kılıçdaroğlu, ''Bir şeyi unutmasınlar, ben
hesap uzmanlığı mesleğine, binlerce kişinin katıldığı sınavdan üçüncü olarak
kazandım, o mesleğe girdim. Benim mesleğim hesap uzmanlığıdır, çıksın kendi
mesleğini söylesin, hesap uzmanlığı sınavlarına girsin bakayım. Benim,
arkadaşlarımın, bizim hayatımız, devletin rakamları içinde geçti'' dedi.
Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
''Bizi başka partiye benzetmesinler, ağzımızdan çıkan rakamlar en az 7-8
kez test edilmiş rakamlardır, onlar gibi kürsüye çıkayım, kafadan atayım... 12
milyon 715 bin, çarp 600 ile, yılda şu kadar... O hesabı bile yapamıyorlar. Her
şeyin hesabını, kitabını, en ufak ayrıntısına kadar yaparız. Biz bunu biliriz,
onlar neyi bilirler? Onlar köşe nasıl dönülür onu bilirler, hayali ihracattan
raporu olanı parlamentoya getirmesini bilirler, vatandaşın cebine el atıp, o
parayı kendi ceplerine indirmesini bilirler. Vatandaşlarımdan özellikle istirham
ediyorum, bize sonuna kadar güvenin, ne söylediğimizi biliyoruz. Bu ülkede
herkesin karnının doyabileceği kaynak var, yeter ki bu ülke namuslu, düzgün
yönetilsin.
Bunların bir mahareti var; milletin gözünü boyama konusunda, kendi
gazeteleri, televizyonları var. Sabah akşam bakarsınız bazı adamlar çıkmış
televizyonlara, bunların bazılarına da profesör deniliyor, 'Türkiye gelişti, çağ
atladı' İşsizlik, yoksulluk var, 'tık' yok. Biz söylemeseydik, Sayın Başbakan 12
milyon 715 bin yoksulu ve kayıt dışı yoksulları söyleyemezdi, itiraf etmek
zorunda kaldı. Başbakan'dan rica ediyorum, bir de açlık sınırının altındaki
vatandaşların sayısını itiraf etsin. Halk, günlük yaşamından memnunsa koşa koşa
gitsin 12 Haziranda oyunu AKP'ye versin, hiç itiraz etmem, ama memnun değilse,
ailesinin, çevresinin sorunları varsa, şapkayı koyup bir düşünsün. 8 yıldır
ülkeyi yönetiyorlar, onun için hesabı hepimizin iyi yapması lazım.''
Kemal Kılıçdaroğlu, Aile Sigortası'nı açıklamalarından sonra gazetelerin
arka sayfalarda yer alan ilanlara işaret etti. ''10 yılda ne büyük işler
yapmışlar. Türkiye, nereden nereye gelmiş'' diyen Kılıçdaroğlu, ekonomiyle ilgili
bazı rakamlar verdi.
Devletin borcunun 148 milyar dolardan 306 milyar dolara, kişi başına kamu
borcunun 2 bin 249 dolardan 4 bin 152 dolara çıktığını belirten Kılıçdaroğlu, 149
milyar lira olan iç borç stokunun 25 Şubat 2010 itibarıyla 352 milyar liraya
ulaştığını kaydetti.
Kılıçdaroğlu, 80 yılda 135 milyar lira faiz ödenirken, 8 yılda bu rakamın
408 milyar lira olduğunu ifade etti.
Şirketlerin kredi borcu 56 milyar lirayken, Şubat 2010 itibarıyla bu
rakamın 377 milyara ulaştığını anlatan Kılıçdaroğlu, 31 Aralık 2002 itibarıyla
626 milyon dolar olan cari işlemler açığının şimdi 48 milyar 600 milyon dolara
ulaştığını belirtti.
Kılıçdaroğlu, 80 yılda verilen cari açığın 57 milyar dolar, 8 yılda
verilen cari açığın ise 219 milyar dolar olduğunu ifade ederek, ''Bunlar,
iktidara gelirken sıcak para 6,6 milyar dolar, şimdi 113 milyar dolar. İktidara
geldiklerinde karşılıksız çek sayısı 742 bin, şimdi 1 milyon 911 bine çıktı.
Tüketicilerin banka borcu 2002'de 6,6 milyar lira, şimdi 180 milyar. Tüketici
kredisi borçlusu aile sayısı 1 milyon 655 binden 10 milyon 388 bine çıkmış. İcra
dosyası 10 milyondan 17 milyona çıktı, 1 kilo ekmeğin fiyatı 1 lirayken şimdi 2
lira 10 kuruş. Cezaevindeki tutuklu ve hükümlü sayısı 59 bin 429 iken, şimdi 122
bin 404'e çıkmış'' diye konuştu.
Kemal Kılıçdaroğlu, bu rakamların yer aldığı kağıdı göstererek, ''Recep
Tayyip Erdoğan çıksın desin ki 'bu rakamlar yanlıştır', bu listeyi onun boynuna
asarım'' ifadesini kullandı.
CHP'nin, hortumcuların, köşe dönücülerin değil, alın terinin, emeğin
partisi olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, hortumcunun, CHP'nin kapısından içeri
adım atamayacağını, yerinin, adresinin belli olduğunu ifade etti.
Aile Sigortası projesine değinen Kılıçdaroğlu, bu projede kadının
hesabına paranın yatırılacağını anımsattı. Kadınlara seslenen Kılıçdaroğlu,
''Bütün kadın kardeşlerimin bilmesi lazım, onların adresi, evi CHP'dir.
Kadın-erkek eşitliğini, ekonomik güvenceyi sağlayacak olan CHP'dir. Recep Tayyip
Erdoğan'ın yüreği hoplayacak ama sadece 600 lira vermeyeceğiz, evlerinde doğalgaz
varsa, belli bir metreküpünü ücretsiz vereceğiz. İçi taş dolu kömür vermeyeceğiz
onlara. Aile Sigortası, Türkiye'de mutlu aileyi, mutlu toplumu yaratma
sigortasıdır'' dedi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ters
merdivene binmesini eleştiren Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı yanıtlarken,
''İnsani şeylerdir bunlar, olabilir. Attan düştün, arabadan balyozla çıkardılar,
futbol oynarken kolunu kırdın, bir şey dedik mi? Delikanlı olacaksın, adam
olacaksın, yiğit olacaksın, ufak işlerle uğraşmayacaksın'' dedi.
Kılıçdaroğlu, partisin grup toplantısında, her insanın hayatında
kusurları, eksiklikleri ve yanlışlarının olabileceğini, bunun insan olmanın doğal
sonucu olduğunu vurguladı. Kılıçdaroğlu, Aile Sigortası Projesi'ni açıkladığı
toplantıdan çıkışında bir yere acele yetişmesi gerektiğini, yoğun kalabalıkta
yönlendirildiğini ifade etti.
Kemal Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
''Yanlışlarımız, eksikliklerimiz olabilir. Burada bir yanlışlık yok ama
sormak istiyorum; Sayın Başbakan bir ata bindin atı 4 kişi tutuyordu, sen o
beygirin üstünden düştün. Biz sana bir şey dedik mi? İlacını aldın veya almadın
veya dozunu fazla kaçırdın arabada kaldın, balyozla arabanın camını kırdılar,
seni dışarı çıkardılar. Sana bir şey dedik mi? Bir milletvekilin balyozla poz
verdi. İstanbul Kadın Kollarının kimlik dağıtım toplantısında giderken kabloya
takılıyorsun, düşmemen için seni zor yakalıyorlar. Bir şey söyledik mi? Hayır.
İnsani şeylerdir bunlar, olabilir. Futbol oynarken sağ kolunu kırdın, benim
bildiğim top ayakla oynanır, nasıl kırdın kolunu? Senin milletvekillerin
gösterdiğin yanlış haritaya alkış tuttular. Senin bir bakanın 'Hazreti Muhammed'e
dedim ki' diye cümleye başladı sonra yüzünü kapadı. Bir şey söyledik mi? Yine bir
bakanın helikopterden inince pervaneye doğru gitti, zor tuttular. Bir şey
söyledik mi? Senin korumalarından bazıları arabalarını çaldırdılar. Bu kazalar
ortadayken benim bindiğim merdiveni diline doluyorsun. İnsanda biraz ahlak olur.
Sen Başbakansın. İnsan biraz adam olur, dürüst olur, delikanlı olur. Sen
Kasımpaşa'yı da perişan ettin.''
''Van Denizi'' tartışması ile ilgili değerlendirmelerde de bulunan
Kılıçdaroğlu, ''Dünyadan bu kadar habersiz, ülkesinden bu kadar habersiz bir
başbakanı ilk kez görüyorum'' dedi. Vanlıların Van gölüne 'Van denizi''
dediklerini kaydeden Kılıçdaroğlu, ''Senin haberin yoksa ben ne yapayım?'' diye
sordu.
Van Valiliğinin internet sitesinde 'Van denizi' diye yazdığını, Van
valiliğinin geçen yıl ''Van Denizi Su Sporları Şenliği'' düzenlediğini, 2008
yılında Adalet ve Kalkınma Partisi'ne mensup 4 milletvekilinin verdikleri bir
araştırma önergesinde ''Van Gölü yöresel adıyla Van Denizi olarak bilinir'
denildiğini belirten Kılıçdaroğlu, ''Kime ne anlatayım? Cehalet desem biraz kaba
kaçacak'' diye konuştu.
Bir izleyicinin 'Kimyası bozuldu' sözleri üzerine ise Kılıçdaroğlu,
''Kimyası kesinlikle bozuldu'' karşılığını verdi.
Eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik ile Ulaştırma Bakanı Binali
Yıldırım'ın ''Van Denizi Kıyı Temizliği Günü' düzenlediklerini ifade eden
Kılıçdaroğlu, ''Sen onlara da mı sormadın? Ne dedik? Delikanlı olacaksın, adam
olacaksın, yiğit olacaksın, ufak işlerle uğraşmayacaksın. Demiş ki 'bunların
kılavuzu kim?' Benim kılavuzum, Van halkı. Senin kılavuzun kim, onu vermeyeceğim.
Senin kılavuzun kim çık açık yüreklilikle söyle'' diye konuştu.
''Vanlılar buraya Van denizi derler'' dediğini, Erdoğan'ın eleştiri için
cümlenin tamamını gözden kaçırdığını kaydeden Kılıçdaroğlu, 'Her şeyi
araştırıyorlar 'acaba ne bulabiliriz' diye. Bula bula Van denizini buldular. Ne
bulursanız bulun, ben bu halka doğruları söylemeye devam edeceğim. Tek güvencem
halk'' dedi.
(14.37)
NOT: HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DÖKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.
