2009-01-19 - 16:00
CHP GRUP BAŞKANVEKİLİ OKAY: ''TRT'NİN HABERCİLİK REFLEKSİ ARTMADI. TRT, AKP'NİN YAYIN ORGANI OLDU''
Mecliste basınla sohbet toplantısı düzenleyen ve gazetecilerin sorularını yanıtlayan CHP Grup Başkanvekili Hakkı Suha Okay, TRT'nin son dönemde yaptığı yayınları eleştirdi.


CHP Grup Başkanvekili Hakkı Suha Okay, TRT'nin son dönemlerdeki yayınlarıyla ilgili olarak Devlet Bakanı
Mehmet Aydın hakkında hazırladıkları gensoru önergesini, yarın TBMM Başkanlığına sunacaklarını söyledi.
Mecliste basınla sohbet toplantısı düzenleyen ve gazetecilerin sorularını
yanıtlayan Okay, TRT'nin son dönemde yaptığı yayınları eleştirdi.
Tuncay Güney'in konuk olduğu canlı yayın programında saygın kişilere
hakaret edilmesine fırsat verildiğini savunan Okay, ''TRT'nin AKP'nin yayın
organı haline geldiğini'' iddia etti.
Okay, yayınlar konusunda suskun kalan TRT'den sorumlu Devlet Bakanı
Mehmet Aydın hakkında hazırladıkları gensoru önergesini yarın TBMM Başkanlığına
sunacaklarını belirtti.
Hakkı Suha Okay, Ergenekon soruşturması kapsamında yurdun değişik
yerlerinde bulunan mühimmatla ilgili de Meclis Araştırması açılmasını
isteyeceklerini ifade etti ve buna ilişkin araştırma önergesini yarın
vereceklerini kaydetti.

TRT'nin son dönemlerdeki yayınlarıyla ilgili olarak Devlet Bakanı Mehmet
Aydın hakkında verecekleri gensoru önergesine ilişkin hazırlıkların hangi aşamada
olduğunun sorulması üzerine Okay, gensoru önergesini yarın TBMM Başkanlığına
sunacaklarını söyledi.
Türkiye Radyo ve Televizyon Kanununda, kurumun ''Yayın Esaslarının''
düzenlendiğini anımsatan Okay, ''...Kişilerin özel hayatlarına, şeref ve
haysiyetlerine saygılı olmak ve dürüstlük anlayışına bağlı kalmak; kamuoyunun
sağlıklı ve serbestçe oluşabilmesi için kamuoyunu ilgilendirecek konularda
yeterli yayın yapmak; tek yönlü, taraf tutan yayın yapmamak ve bir siyasi
partinin, grubun, çıkar çevresinin, inanç veya düşüncenin menfaatlerine alet
olmamak...'' şeklinde yayın esaslarının belirlendiğini bildirdi.
Okay, Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkındaki Kanunda da
yayın ilkelerine ilişkin hükümde, ''Suçlu olduğu yargı kararıyla kesinleşmedikçe
hiç kimsenin suçlu ilan edilmemesi veya suçluymuş gibi gösterilmemesi''
gerektiğine yer verildiğini ifade ederek, ayrıca ''Haberlerin yayınlanmasında
tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerine bağlı olunması; özgürce kanaat
oluşumunun engellenmemesi; haber kaynaklarının kamuoyunun yanıltılmasının
amaçlandığı haller dışında gizliliğinin korunması'' ilkelerine yer verildiğini
anımsattı.

-''TRT, SUÇLULARIN TELAŞI İÇİNDE''-

Hakkı Suha Okay, böylesine açık yasal düzenlemeler karşısında TRT'nin
yaptığı açıklamaları, herkesin bir kez daha insafla gözden geçirmesi gerektiğini
belirterek, şöyle konuştu:
''TRT Genel Müdürlüğü böylesine açık ilkeler karşısında tam bir
vurdumduymazlık ve suçluların telaşı içinde... Hiçbir ilkeye uymayan, kendi
içinde çelişkili bir açıklama yaptı. Kendisini bazen özel televizyonların yayın
ilkeleriyle karşılaştıran, bazen kendi konumunun farkında olmayan, kimi
açıklamasında da Tuncay Güney'in avukatlığına soyunan bir üslup içinde. TRT, tüm
kamuoyu önünde cereyan eden bu yayın ilkesizliğini, bir de habercilik başarısı
olarak ifade ediyor. Bana göre bir rezaletti. 'Kişilere saldırılmamıştır, hakaret
edilmemiştir' diyor. İşin doğrusu, kişilere ve kurumlara saldırılmaması, hakarete
fırsat verilmemesidir. Ama her türlü hakarete ve saldırıya fırsat verilmiştir.
Ondan sonra da sanki tarafsız yayıncılık yapmışçasına, 'Efendim, biz çağrıda
bulunduk. Telefon numaralarını verdik' deniliyor... 'Efendim, biz cevap hakkı
doğanlara ulaşamadık' deniliyor. Bir devlet kurumuna, böylesine tüm kamuoyunun
gözü önünde gerçekleşen bir olayda, gerçek dışı beyanda bulunmak yakışmıyor.
Kurumsal kimliğine de yakışmıyor. Yaptıklarının savunulabilir tarafı yok. Cevap
hakkı için CHP'den kimse aranmamıştır. Ben haklarında iddiada bulundukları
kişileri aradılar mı aramadılar mı bilmiyorum ama CHP'den hiç kimse
aranmamıştır.''

-''NEYİN CEVAP HAKKI?''-

Okay, haklarında iddiada bulunulanlara cevap hakkı teklifinde bulunduğuna
ilişkin açıklamalara da tepki göstererek, şunları kaydetti:
''Neyin cevap hakkı? Olay gerçek değilse, iftiraysa, yalansa, neyin
cevabı? Sen, o yalanı, iftirayı, hakareti söyletmeyeceksin. Senin işin o. Sen
önce hakaret ettireceksin, sonra da 'Ben sana cevap hakkı tanıyorum' diyeceksin.
Böyle bir şey yok. TRT, özel televizyonların, yandaş televizyonların dahi
yapmadığını yapmaktadır. 'TRT'nin habercilik refleksi arttı' diyor. TRT'nin
habercilik refleksi artmadı. TRT, AKP'nin yayın organı oldu. 'Tarafsız, yorumsuz
hızlı olarak aktarmayı sürdürecek' diyor. Evet, bu anlayışla gidilerse, bunu
sürdürecekler. Ama sürdürürlerken bilsinler ki hukuk duvarına çarpacaklar.''
Okay, CHP milletvekillerinin TRT yayınlarına çıkmama yönünde aldığı
karara ilişkin soruyu yanıtlarken de İsmet İnönü'ye ''millet düşmanı'' diyen bir
anlayışın TRT'de bir yapımda görev üstlendiğini söyledi. Okay, devlet
televizyonu, İsmet İnönü'ye ''millet düşmanı'' diyenleri koruduğu sürece, CHP'li
milletvekillerinin TRT yayınlarına katılmayacağını kaydetti.

-ERGENEKON SORUŞTURMASI-

Ergenekon soruşturması kapsamında bulunan silahlarla ilgili Parlamento'da
bir girişimleri olup olmayacağına ilişkin soruyu yanıtlarken de Okay, ''TRT'deki
Tuncay Güney psikolojik harekatı gibi, yurdun muhtelif köşelerinde el bombası,
silah veya mühimmat bulunduğunu'' söyledi.
Okay, bulunan silah ve mühimmatla ilgili Meclis Araştırması açılmasını
isteyeceklerini, buna ilişkin araştırma önergesini yarın TBMM Başkanlığına
vereceklerini belirterek, şöyle konuştu:
''Bu silah, mühimmat, el bombası nereden çıkmıştır? Hangi kaynaklıdır?
Niye oralara gömülmüştür? Ne zaman gömülmüştür? Nasıl bulunmuştur? Bunların
çıktığı kaynaklar, niye denetim görevini yapmamıştır? Bu yönde bir Parlamento
araştırmasına ihtiyaç vardır. Bu konuda görevinin gereğini yapmayanlar kimlerdir?
Eğer bu TSK kaynaklıysa, emniyet kaynaklıysa veya özel harekat kaynaklıysa, kimi
çete, mafya veyahutta devlet içindeki gücünü hukuk dışı kullanmak isteyen
birilerinin böylesine kolay ulaşabileceği bir noktadaysa, bunları araştırmaya
ihtiyaç var. Bu konuda diğer grupların da duyarlı olmasını bekliyoruz.
Türkiye'nin her tarafında bir takım silah, mühimmat, bomba bulunurken, bunların
üzerinin örtülmesini hiç kimse kabul edemez. Nereden çıkıyor, nereden bulunuyor?
Kim, onları oraya koyuyor? Niye bunlar saklanıyor? Bunların hepsinin, Meclis
Araştırma Komisyonu tarafından tespit edilmesi gerektiği inancını taşıyoruz.''