2015-02-26 - 15:00
Türkiye-Azerbaycan Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı Necdet Ünüvar, Türkiye - Azerbaycan Evi Federasyonu Başkanı Bilal Dündar ile Türkiye'de bulunan Azerbaycan derneklerinin temsilcilerini TBMM'de kabul etti.
Türkiye-Azerbaycan Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı Necdet Ünüvar, Türkiye - Azerbaycan Evi Federasyonu Başkanı Bilal Dündar ile Türkiye'de bulunan Azerbaycan derneklerinin temsilcilerini TBMM'de kabul etti.
Türkiye-Azerbaycan Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı Ünüvar, Türkiye - Azerbaycan Evi Federasyonu Başkanı Bilal Dündar ile Türkiye'de bulunan Azerbaycan derneklerinin temsilcilerini TBMM'de görmekten dolayı memnuniyet duyduğunu ifade etti.
Türkiye'nin Azerbaycan'ı dost bir ülke olarak görmekten ziyade kardeş bir ülke olarak gördüğünü belirten Ünüvar, " Bizler ayrısı gayrısı olmayan iki farklı coğrafyada ama tek bir milletin farklı iki tane bağımsız devletiyiz. Dolayısıyla bizler kendimizi sizlerden farklı görmüyoruz. Çünkü Türkiye Azerbaycan'ı dost bir ülke olarak görmekten ziyade kardeş bir ülke olarak görmektedir. Aynı dinden, aynı dilden, aynı soydan gelen farklı coğrafyalarda iki ayrı devlet ama tek bir millet olarak görmektedir."
Komisyon Başkanı Ünüvar, sözlerine şöyle devam etti:
"Bugün Hocalı katliamının 23. Yıldönümünü anıyoruz. Bende buraya gelmeden önce Hocalı Katliamı ile ilgili Keçiören Belediyesi'nin düzenlediği bir etkenlikteydim ve 23 yıl önce hayatını kaybeden 613 Azerbaycanlı kardeşimizi rahmetle ve minnetle andık. Bu katliam ile ilgili mesajlarımızı orada verdik. Bu konuda ki gündemimiz yoğun bir şekilde Azerbaycan, Dağlık Karabağ ve Hocalı Katliamı çerçevesinde devam edecek. Hocalı Katliamı bizim ortak acımızdır.
Mecliste 'de çok yoğun bir etkinlik takvimimiz bulunmakta. Yoğun etkinlik takvimimizi inşallah Hocalı 'da hayatını kaybeden kardeşlerimizin ruhlarını şad etmek adına da yapmamız gerektiğini de düşünüyorum. Bu konu ile ilgili Türkiye her zaman Azerbaycan'ın yanında olmuştur. Çünkü Türkiye Azerbaycan'ı dost bir ülke olarak görmekten ziyade kardeş bir ülke olarak görmektedir. Aynı dinden, aynı dilden, aynı soydan gelen farklı coğrafyalarda iki ayrı devlet ama tek bir millet olarak görmektedir. Bu yüzden Hocalı 'da bizim ortak bir acımız, içimizde kanayan bir yara, sönmeyen bir ateş ve dinmeyen bir hasrettir. Çünkü Hocalının da içinde bulunduğu Dağlık Karabağ tam 21 yıldır esaret altındadır. Azerbaycan topraklarının beşte biri şu an Ermenistan tarafından işgal altındadır.
Biz bu vesile ile 613 Azerbaycan Türk Müslüman şehidini rahmet ve minnetle anarken Hocalı 'ya dönme hasreti ile kavrulan yüz binlerce, Dağlık Karabağ' a dönme hasreti yaşayan milyonun üzerinde Azerbaycanlı kardeşimiz var. Onların da bu hasretlerinin bir an evvel bitmesini istiyoruz. Bütün dünyanın bu konuyu gündemine getirmesini istiyoruz. Başta Birleşmiş Milletler olmak üzere bütün uluslararası örgütleri bu konuda duyarlı olmaya çağırıyoruz. Çünkü bu topraklar 21 yıldır haksız yere işgal altındadır. Bir milyonun üzerinde Azerbaycan Türkü kaçkın ve göçkün hayatı yaşamaktadır.
Bu vesile ile Hocalıyı andığımız bir günde dünyanın da Hocalının sesini, Karabağ'ın sesini işitmesini ve tez zamanda Dağlık Karabağ'ın esaretten kurtulması noktasında adımlar atmasını istiyoruz. Bu konuyla ilgili biliyorsunuz ki AGİT Minsk Grubu kuruldu ve Minsk Grubu 20 yılı aşkın bu konuyla ilgili havanda su dövmektedir. Toplantılar yapmakta, bildiriler yayımlamakta ama bir netice ortaya çıkmamaktadır. Bir an evvel netice alacağımız bir durumun oluşmasını Türkiye ve Azerbaycan olarak istiyor ve her zaman Azerbaycan'ın yanında olduğumuzu sizin vesilenizle Türkiye-Azerbaycan Dernekleri Federasyonu vasıtası ile de bütün dünyaya duyurmak istiyorum." diye konuştu.
Türkiye - Azerbaycan Evi Federasyon Başkanı Bilal Dündar ise kabulde gerçekleştirdiği konuşmasında TBMM'nin yoğun gündemine karşın kendilerini kabul edip zaman ayırdığı için Türkiye-Azerbaycan Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı Necdet Ünüvar' a teşekkür etti
Geçmişine sahip çıkamayan toplumların geleceğine de sahip çıkamayacağını, geçmişini bilmeyen toplumların geleceğini de bilemeyeceğini belirten Dündar, bu konuda büyük noksanlıkları olduğunu ifade etti.
Dündar, Türkiye'nin Azerbaycan için çok önemli bir ülke olduğuna vurgu yaparak " Etle tırnak gibiyiz. Birimizin derdi diğerinin derdi birimizin sevinci diğerinin sevinci." Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün veciz ifadesidir. " Tek millet iki devlet" ise Haydar Aliyev'in veciz ifadesidir." dedi
Azerbaycan'a yapılan zulüm tarihte eşi benzeri görülmeyen zulüm ve soykırımdır diyen Dündar, İzmit Belediyesinin tahsis ettiği ve 613 şehidin anısına bir Anıtpark yapılmakta olduğunu ve bu Anıtpark'ın üzerine her bir şehidin isminin yazılacağını söyledi.
Azerbaycan topraklarının mutlaka bir gün muhakkak geriye alınmasının şart olduğunu dile getiren Dündar, bu konuyla ilgili hızla adımlar atılması gerektiğini ve siyasilerin yanında sivil toplum örgütlerinin de hızlı hareket etmesi gerektiğini belirtti.
TBMM'nin de bu konuya sahip çıkmasından ötürü memnuniyet duyduklarını ifade eden Dündar, sivil toplum örgütleri ve dernekler adına Türkiye-Azerbaycan Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı Necdet Ünüvar'a teşekkür etti.
Türkiye-Azerbaycan Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı Ünüvar, Türkiye - Azerbaycan Evi Federasyonu Başkanı Bilal Dündar ile Türkiye'de bulunan Azerbaycan derneklerinin temsilcilerini TBMM'de görmekten dolayı memnuniyet duyduğunu ifade etti.
Türkiye'nin Azerbaycan'ı dost bir ülke olarak görmekten ziyade kardeş bir ülke olarak gördüğünü belirten Ünüvar, " Bizler ayrısı gayrısı olmayan iki farklı coğrafyada ama tek bir milletin farklı iki tane bağımsız devletiyiz. Dolayısıyla bizler kendimizi sizlerden farklı görmüyoruz. Çünkü Türkiye Azerbaycan'ı dost bir ülke olarak görmekten ziyade kardeş bir ülke olarak görmektedir. Aynı dinden, aynı dilden, aynı soydan gelen farklı coğrafyalarda iki ayrı devlet ama tek bir millet olarak görmektedir."
Komisyon Başkanı Ünüvar, sözlerine şöyle devam etti:
"Bugün Hocalı katliamının 23. Yıldönümünü anıyoruz. Bende buraya gelmeden önce Hocalı Katliamı ile ilgili Keçiören Belediyesi'nin düzenlediği bir etkenlikteydim ve 23 yıl önce hayatını kaybeden 613 Azerbaycanlı kardeşimizi rahmetle ve minnetle andık. Bu katliam ile ilgili mesajlarımızı orada verdik. Bu konuda ki gündemimiz yoğun bir şekilde Azerbaycan, Dağlık Karabağ ve Hocalı Katliamı çerçevesinde devam edecek. Hocalı Katliamı bizim ortak acımızdır.
Mecliste 'de çok yoğun bir etkinlik takvimimiz bulunmakta. Yoğun etkinlik takvimimizi inşallah Hocalı 'da hayatını kaybeden kardeşlerimizin ruhlarını şad etmek adına da yapmamız gerektiğini de düşünüyorum. Bu konu ile ilgili Türkiye her zaman Azerbaycan'ın yanında olmuştur. Çünkü Türkiye Azerbaycan'ı dost bir ülke olarak görmekten ziyade kardeş bir ülke olarak görmektedir. Aynı dinden, aynı dilden, aynı soydan gelen farklı coğrafyalarda iki ayrı devlet ama tek bir millet olarak görmektedir. Bu yüzden Hocalı 'da bizim ortak bir acımız, içimizde kanayan bir yara, sönmeyen bir ateş ve dinmeyen bir hasrettir. Çünkü Hocalının da içinde bulunduğu Dağlık Karabağ tam 21 yıldır esaret altındadır. Azerbaycan topraklarının beşte biri şu an Ermenistan tarafından işgal altındadır.
Biz bu vesile ile 613 Azerbaycan Türk Müslüman şehidini rahmet ve minnetle anarken Hocalı 'ya dönme hasreti ile kavrulan yüz binlerce, Dağlık Karabağ' a dönme hasreti yaşayan milyonun üzerinde Azerbaycanlı kardeşimiz var. Onların da bu hasretlerinin bir an evvel bitmesini istiyoruz. Bütün dünyanın bu konuyu gündemine getirmesini istiyoruz. Başta Birleşmiş Milletler olmak üzere bütün uluslararası örgütleri bu konuda duyarlı olmaya çağırıyoruz. Çünkü bu topraklar 21 yıldır haksız yere işgal altındadır. Bir milyonun üzerinde Azerbaycan Türkü kaçkın ve göçkün hayatı yaşamaktadır.
Bu vesile ile Hocalıyı andığımız bir günde dünyanın da Hocalının sesini, Karabağ'ın sesini işitmesini ve tez zamanda Dağlık Karabağ'ın esaretten kurtulması noktasında adımlar atmasını istiyoruz. Bu konuyla ilgili biliyorsunuz ki AGİT Minsk Grubu kuruldu ve Minsk Grubu 20 yılı aşkın bu konuyla ilgili havanda su dövmektedir. Toplantılar yapmakta, bildiriler yayımlamakta ama bir netice ortaya çıkmamaktadır. Bir an evvel netice alacağımız bir durumun oluşmasını Türkiye ve Azerbaycan olarak istiyor ve her zaman Azerbaycan'ın yanında olduğumuzu sizin vesilenizle Türkiye-Azerbaycan Dernekleri Federasyonu vasıtası ile de bütün dünyaya duyurmak istiyorum." diye konuştu.
Türkiye - Azerbaycan Evi Federasyon Başkanı Bilal Dündar ise kabulde gerçekleştirdiği konuşmasında TBMM'nin yoğun gündemine karşın kendilerini kabul edip zaman ayırdığı için Türkiye-Azerbaycan Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı Necdet Ünüvar' a teşekkür etti
Geçmişine sahip çıkamayan toplumların geleceğine de sahip çıkamayacağını, geçmişini bilmeyen toplumların geleceğini de bilemeyeceğini belirten Dündar, bu konuda büyük noksanlıkları olduğunu ifade etti.
Dündar, Türkiye'nin Azerbaycan için çok önemli bir ülke olduğuna vurgu yaparak " Etle tırnak gibiyiz. Birimizin derdi diğerinin derdi birimizin sevinci diğerinin sevinci." Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün veciz ifadesidir. " Tek millet iki devlet" ise Haydar Aliyev'in veciz ifadesidir." dedi
Azerbaycan'a yapılan zulüm tarihte eşi benzeri görülmeyen zulüm ve soykırımdır diyen Dündar, İzmit Belediyesinin tahsis ettiği ve 613 şehidin anısına bir Anıtpark yapılmakta olduğunu ve bu Anıtpark'ın üzerine her bir şehidin isminin yazılacağını söyledi.
Azerbaycan topraklarının mutlaka bir gün muhakkak geriye alınmasının şart olduğunu dile getiren Dündar, bu konuyla ilgili hızla adımlar atılması gerektiğini ve siyasilerin yanında sivil toplum örgütlerinin de hızlı hareket etmesi gerektiğini belirtti.
TBMM'nin de bu konuya sahip çıkmasından ötürü memnuniyet duyduklarını ifade eden Dündar, sivil toplum örgütleri ve dernekler adına Türkiye-Azerbaycan Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı Necdet Ünüvar'a teşekkür etti.
