TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Celal Adana başkanlığında toplandı.
Genel Kurulda, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığının yanı sıra Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Atatürk Araştırma Merkezi, Atatürk Kültür Merkezi, Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı, Kapadokya Alan Başkanlığı ve Uludağ Alan Başkanlığı ile Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun bütçeleri de ele alınacak.
TBMM Genel Kurulu'nda, Gençlik ve Spor ile Kültür ve Turizm bakanlıklarının 2026 yılı bütçeleri üzerinde MHP milletvekilleri söz aldı.
MHP Kocaeli Milletvekili Saffet Sancaklı, spor yapmanın önemine işaret ederek, Türkiye'de spor kültürünün gelişiminde en önemli unsurun bireylerin bilinçlendirilmesinden geçtiğini söyledi.
Çağın en büyük problemlerinin hareketsiz yaşam ve obezite olduğunu ve Sağlık Bakanlığı verilerine göre toplumun sadece yüzde 30'unun ideal kilosunda olduğunu anlatan Sancaklı, "Toplumun yüzde 70'i ya aşırı kilolu ya obez. Böyle devam ederse, beslenmemizi düzenlemezsek 10 sene sonra toplumun yüzde 80'ine ulaşacak. Türk toplumu için facia bir durum." diye konuştu.
Eski milli futbolcu ve AK Parti İzmir Milletvekili Alpay Özalan ile pandemiden önce milletvekillerine spor yaptırmak için çağrı yaptıklarını aktaran Sancaklı, "O dönem, 'milli oyuncular size hocalık yapacak, para da almayacağız.' demiştim. Bu teklifi bir daha yeniliyorum. Şimdi bütçe görüşmelerinde olmaz ama yılbaşından sonra istiyorsanız haftada bir gün sabah 08.00'de toplanalım burada, yürüyüş, kültür fizik yapalım, bisiklete binelim ve hem spor yapalım hem de Türkiye'ye örnek olalım." dedi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen "futbolda bahis" soruşturmalarına da değinen Sancaklı, önümüzdeki günlerde bu operasyonların devam edeceğine inandığını söyledi.
"Çok vahim bir durum var. Yasa dışı bahis işinde öyle bir organizasyon yapmışlar ki örümcek ağı ve ahtapot gibi her taraftan sarmışlar." diyen Sancaklı, şöyle konuştu:
"Türkiye'deki yasal bahis 16 milyar dolar. Yasa dışı bahsin rakamı ise 85-100 milyar dolar arasında. Şu anda bütçe görüşüyoruz ve bu bütçede 100 milyar doların ne manaya geldiğini hepimiz tahmin edebiliyoruz. Burada vahim bir durum var. Buna bizim müdahale etmemiz lazım ki başladı müdahale ve sonuna kadar da gideceğini düşünüyorum. Sayın Cumhurbaşkanımız ile liderimiz Devlet Bahçeli bu konuda çok ciddi açıklamalar yaptı, destek verdi. Sayın Bakanımız da aynı şeyi dile getirdi. Bu işte sonuna kadar gidilecek."
Yasa dışı bahis soruşturmasında futbolcuların yanı sıra antrenörlerin, masörlerin, malzemecilerin ve kulüp başkanlarının da yer aldığını aktaran Sancaklı, "Yasa dışı bahis oynatmak, paraları çevirmek ve rant sağlamak için kulüp satın alanlar var. Bu operasyon başladığı anda 20'ye yakın kulüp başkanı, onlarca yönetici istifa etti. Ama kurtulacaklarını sanıyorlarsa yanılıyorlar. Çünkü bu soruşturma son 5 yıl içerisinde yapılanları kapsayacak. Bu arkadaşlar kurtulamazlar, Allah'ın izniyle cezasını çekecekler." ifadelerini kullandı.
Operasyonların ana fikrinin Türk sporunu temizlemek, uluslararası alanda daha saygın hale getirmek ve daha büyük başarılar sağlamak olduğunu vurgulayan Sancaklı, şu değerlendirmelerde bulundu:
"İtalya'da 20 sene önce 'temiz eller operasyonu' yapılmıştı, şimdi de Türkiye'de yapılıyor. Göreceksiniz bu Türkiye'ye örnek olacak ve Avrupa ülkelerine de sıçrayacak. Çok yakında bunu basından göreceğiz. Sadece sinekleri öldürmekle, kaçırmakla değil bataklığı kurutmamız lazım. Bu işin baronları var, bunlar güçlü insanlar, uluslararası gücü, paraları var ama güçleri ne kadar olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti karşısında bir sivrisinekten farkları yoktur. Türkiye güçlü bir devlettir ve bunu mutlaka çözmemiz gerekiyor."
- "64 milyar dolar turizm geliri hedefine ulaşılacaktır"
MHP Ordu Milletvekili Naci Şanlıtürk, Türkiye'nin turizm gelirlerindeki artışın memnuniyet verici olduğunu belirterek, 2024 yılında 62,3 milyon ziyaretçi ve 61,1 milyar dolar turizm geliriyle cumhuriyet tarihinin rekorunun kırıldığını aktardı.
Türkiye'nin geçen yıl dünyada en fazla turist ağırlayan 4'üncü ülke olduğuna işaret eden Şanlıtürk, "Türkiye artık yalnızca niceliğe değil aynı zamanda niteliğe de odaklanan bir turizm ülkesi haline gelmiştir. 2025 yılı için hedeflenen 64 milyar dolar turizm geliri hedefine ulaşılacaktır. Bakanlığımızın yapmış olduğu çalışmalar neticesinde, 2026 yılı için 68 milyar dolar, 2027 için 71 milyar dolar, 2028 için 75 milyar dolar turizm geliri hedefine ulaşılacağına inanıyorum." diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç, dünya mirası Kapadokya'nın gelecek nesillere en güzel şekilde aktarılması amacıyla kurulan Kapadokya Alan Başkanlığı'nın faaliyetlerini anlattı.
Kapadokya'nın sadece korunan değil yaşayan ve yaşatılan bir bölge olma yolunda ilerlediğinin altını çizen Kılıç, Göreme Açık Hava Müzesi, Aşk Vadisi, Güvercinlik Vadisi, Paşabağları ve Balkan Deresi güzergahında gece müzeciliği ve aydınlatma projelerinin hayata geçtiğini, Cevizlibağ Vadisi'nde gerçekleştirilen aydınlatma projesinin doğaya en ufak bir zarar vermeden gece müzeciliğini bölgeye kazandırdığını söyledi.
Kılıç, sahada kurumlar arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi ve mevzuat uyumunun sağlanması gerektiğini, bürokratik süreçlerin vatandaş ve yatırımcılar için daha sade ve akıcı hale getirilmesi gerektiğini kaydetti.
MHP Kayseri Milletvekili Mustafa Baki Ersoy ise Kayseri'nin gençlik, spor ve eğitim altyapısına ilişkin ihtiyaç ve beklentilerini aktardı.
- "Toplumsal kutuplaşmayı körükleyici yansımaların önüne geçilmesi gerekmektedir"
MHP Samsun Milletvekili İlyas Topsakal, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Atatürk Araştırma Merkezi, Atatürk Kültür Merkezi, Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu tarafından son yıllarda yürütülen faaliyetlerin, dijital arşiv çalışmalarından uluslararası akademik işbirliklerine, Türk dünyasına yönelik kültürel projelerden alanında öncü bilimsel yayınlara kadar geniş bir çerçeveye yayıldığını belirtti.
MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir, Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun üstlendiği düzenleme ve denetleme görevlerini başarılı bir şekilde yerine getirdiğini söyledi.
Yayıncılık adı altında yürütülen bazı faaliyetlerin son zamanlarda kamuoyu vicdanını yaralayan sonuçlar doğurduğunu vurgulayan Özdemir, şunları kaydetti:
"Toplumsal gerginliklere sebep olan, milli ve manevi değerlerimize zarar veren, ahlaki ölçüsü bulunmayan ve hiçbir etik kurallarıyla bağdaşmayan yayıncılık girişimlerinin engellenmesine yönelik yasal düzenlemelerin yapılması artık zorunluluk haline gelmiştir. Son dönemlerde, özellikle bazı sosyal medya platformlarında haber alma, haber yapma ve haber yayma prensiplerine uymayan, basın yayın ilkeleriyle örtüşmeyen, bu kapsamda mesleki yeterlilik ve vasfı bulunmayan şahısların haber içerikleri oluşturmak, sokak röportajları yapmak, sözde anket düzenlemek, yanıltıcı ve yanlış bilgiyi yaymak gibi faaliyetler yürüttüğü görülmektedir."
Özdemir, özellikle "sokak röportajları" olarak adlandırılan yayınlarla, mizansen bir kurguyla kasıtlı olarak seçilen şahıslara yöneltilen soru ve cevaplarla algı oluşturma çabası yürütüldüğünü, vatandaşlar arasında gerginlik çıkarıldığını ve hatta bu gerginliklerin zaman zaman fiziki kavgalara dönüştüğünü aktardı.
Milletvekili Özdemir, "Basın kartı bulunmayan veya kurumsal bir kimlik adı altında akredite edilmemiş şahısların basın faaliyetine yönelik yürüttükleri çalışmaların engellenmesinin yanında, söz konusu faaliyetler sırasında ve sonrasında yaşanan toplumsal kutuplaşmayı körükleyici yansımaların önüne geçilmesi gerekmektedir." değerlendirmesinde bulundu.
TBMM Genel Kurulunda, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığının 2026 yılı bütçeleri üzerinde DEM Parti milletvekilleri söz aldı.
DEM Parti Mardin Milletvekili Beritan Güneş Altın, Gençlik ve Spor Bakanlığının bütçesinde gençlere bütçe ayrılmadığını savundu.
Müstakil "gençlik bakanlığı" kurulmasını öneren Altın, bağımlılıkla mücadeleye de yeterli bütçe ayrılmadığını ileri sürdü.
Kredi Yurtlar Kurumuna (KYK) bağlı yurtlarda sorunlar yaşandığını dile getiren Altın, öğrencilerin yemeklerden şikayetçi olduğunu söyledi.
Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak'ı eleştiren Altın, "Erkekler kulübü başkanı gibi davranıyorsunuz. Gençlerin probleminden haberiniz yok." sözlerini sarf etti.
Altın ile DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Ceylan Akça Cupolo, konuşmaları sırasında kürsüye bir karikatür dövizi bıraktı.
AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, Altın ve Cupolo'nun konuşması sırasında kürsüde gösterdikleri karikatürde LGBT simgesinin yer aldığını ifade ederek, bu duruma tepki gösterdi. Kürsü önüne yürüyen Usta, karikatürün kaldırılmasını istedi.
Altın ve Cupolo'nun konuşmalarını tamamlamasının ardından tepkilerin sürmesi üzerine Meclis Başkanvekili Celal Adan, "Değerlendirilecek bir konu." diyerek görüşmeleri devam ettirdi.
DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Kültür ve Turizm Bakanlığının bütçesi üzerindeki konuşmasında, "Aleviliğin turizm malzemesi olmadığını" söyledi.
Cemevlerinin ibadethane sayılmasını istediklerini belirten Fırat, "Alevilerin taleplerini yerine getirin, yasal güvenceye alın. TBMM, Alevilerin sorunlarını çözmek için irade göstermelidir." diye konuştu.
DEM Parti Mardin Milletvekili George Aslan, Kültür ve Turizm Bakanlığının tarihi yapıları tespit etme, koruma ve restore etmekle yükümlü olduğunu belirtti.
Bakanlığın ayrımcı bir yaklaşım sergilediğini iddia eden Aslan, tarihi yapılarla ilgili çalışmalarda bazı kesimlerin ihmal edildiğini savundu.
DEM Parti Van Milletvekili Zülküf Uçar, uyuşturucu kullanma yaşının düştüğünü, bu durumun bir tehlikeye işaret ettiğini belirtti.
Devletin uyuşturucu konusunda ciddi tedbirler alması gerektiğini ifade eden Uçar, uyuşturucuyla mücadelenin siyaset üstü olduğunu dile getirdi.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'u eleştiren Uçar, Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de çıkan yangında 78 kişinin hayatını kaybettiğini hatırlatarak, bu duruma tepki gösterdi.
TBMM Genel Kurulunda Gençlik ve Spor ile Kültür ve Turizm bakanlıklarının 2026 yılı bütçeleri üzerinde CHP milletvekilleri söz aldı.
CHP Rize Milletvekili Tahsin Ocaklı, AK Parti iktidarında gençlerin işsizlik ve umutsuzlukla baş başa bırakıldığını, her 3 gençten birinin ne iş bulabildiğini ne de eğitim alabildiğini savundu.
Gençlere yeterli kaynağın ayrılmadığını ileri süren Ocaklı, "Gençlerimiz, kafalarında valizlerini hazırlamış, yurt dışına çıkabilmek için hazırlık içinde, kaçabilen kaçıyor. Son iki yılda 450 bin Türk vatandaşı yurt dışına göç etmiş ve bunun yarısı 34 yaşın altındaki gençlerimizden oluşuyor. Son 4 yılda 20 ile 34 yaş arasında yurt dışına göç edenlerde yüzde 70 artış var. Buna karşı hangi çözümünüz var?" diye sordu.
CHP Ankara Milletvekili Deniz Demir, üniversite öğrencilerinin yurtlara yerleştirilme konusunda sorunlar yaşadığını, yurtların güvenli, sağlıklı ve insanca yaşamaya imkan tanıyacak şartlara sahip olması gerektiğini söyledi.
Üniversite öğrencilerine verilen burslara değinen Demir, "Öğrenciler, 3 bin lira olan burslarla geçinemiyor. Barınma, yemek, ulaşım, kitap, internet, tek kalemde bitiyor. Gençler, ayın sonunu nasıl çıkaracağını hesaplarken biz burada onların bütçesini tartışıyoruz. Bir öğrencinin temel ihtiyaçlarını karşılayamadığı bir ülkede kalkınmadan nasıl söz edeceğiz? Üniversite öğrencilerine verilen bursların en az 6 bin liraya çıkarılması, artık bir zorunluluktur." ifadelerini kullandı.
CHP Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, milli takımın başına yabancı teknik direktör yerine yerli teknik direktör getirilmesini istedi.
Futboldaki "ofsayt kuralı" nedeniyle emek hırsızlığı yapıldığını iddia eden Sarıgül, "Futbolda ofsayt kalksın, hızlı bir gol gelsin, daha çok gol olsun ve heyecan artsın." dedi.
CHP Antalya Milletvekili Sururi Çorabatır, Kültür ve Turizm Bakanlığına ayrılan bütçenin yetersiz olduğunu, Bakanlığın bu bütçeyle dünyayla rekabet etmesinin mümkün olmadığını savundu.
Tanıtım bütçesinin 90 milyon dolar civarında olduğunu, turizmde Türkiye'ye rakip ülkelerde ise tanıtıma ayrılan bütçenin 130 ila 450 milyon dolar olduğunu anlatan Çorabatır, "Turist başına yapılan tanıtım harcamasında dünya 12'ncisiyiz. Biz, artık bilinen rakiplerle değil yeni ve bölgesel güçlerle rekabet içindeyiz." diye konuştu.
Çorabatır, turizm sektörünün artan maliyetlerle başa çıkmaya çalıştığını, sektörün artan yüklerden dolayı artık alarm vermeye başladığını belirtti.
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Niğde'deki müzenin depremde gördüğü zarar nedeniyle kapatıldığını dile getirerek, en kısa sürede açılması gerektiğini söyledi.
Niğde'nin tarım bölgesi olduğuna işaret eden Gürer, maliyetler nedeniyle çiftçilerin zor durumda olduğunu, üreticilere destek verilmesi gerektiğini dile getirdi.
- "Alkışlayalım milletvekillerimizi"
Genel Kurulda CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan'ın konuşmasını yüksek sesle gerçekleştirmesi üzerine AK Parti milletvekilleri tepki gösterdi. Bunun üzerine AK Parti ile CHP milletvekilleri arasında tartışma yaşandı.
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, milletvekillerinin kürsüden TBMM İçtüzüğü'ne uygun şekilde konuşabileceğini ve materyal getirebileceğini söyledi.
AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, "Kürsüdeki hatiplerin elinde karikatür ile gelmesi İçtüzüğe aykırıdır. Bu kadar bağırması gereksiz, her şeyi duyuyoruz." dedi.
TBMM Başkanvekili Celal Adan, AK Parti Aksaray Milletvekili Hüseyin Altınsoy'a söz verdi. Genel Kurulda CHP ile AK Parti milletvekilleri arasındaki tartışmaların devam etmesi üzerine Altınsoy, "susma hakkını" kullanacağını belirtti.
Genel Kurulda sükunetin sağlanmasının ardından Altınsoy, "Gençlerimiz, diyalog ve uyum istiyor." dedi.
Daha sonra CHP Grup Başkanvekili Emir, tartışma sırasında AK Partili milletvekili tarafından CHP Ankara Milletvekili Semra Dinçer'e müdahale edildiğini ileri sürdü.
AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Faruk Pınarbaşı, Dinçer'in yanına giderek tokalaştı. Pınarbaşı'nın, "tavrının yanlış anlaşıldığını" ifade ettiği öğrenildi. Adan, Pınarbaşı ile Dinçer'in tokalaşması sırasında "Alkışlayalım milletvekillerimizi." dedi.
TBMM Genel Kurulunda, Gençlik ve Spor ile Kültür ve Turizm bakanlıklarının 2026 yılı bütçeleri üzerinde AK Parti milletvekilleri söz aldı.
AK Parti Bursa Milletvekili Ahmet Kılıç, türlü hilelerle Türkiye'den çalınan eserlerin Türkiye'ye kazandırılmasında Kültür ve Turizm Bakanlığının önemli çalışmaları olduğuna işaret etti.
Türkiye'nin kültürünü, turizmini ve geleceğini konuşurken aslında güçlü bir devletin ayak seslerini konuştuklarını dile getiren Kılıç, "Bir milletin tarih karşısında duruşu onun geleceğini belirler. Biz bu duruşu hem sahada hem de dünyada güçlü bir şekilde gösteriyoruz." diye konuştu.
AK Parti Tekirdağ Milletvekili Çiğdem Koncagül, dili zayıf olanların geleceği olmayacağını ifade etti.
Kültürün insanın ikinci doğası olduğuna işaret eden Koncagül, "2026'da yayınlanacak Nutuk külliyatı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün düşünce mirasını 7 dilde dünyaya ulaştıracaktır. Bu, kültürün bir vitrin değil bir iddia, bir hatıra değil bir gelecek tasarımı olduğunu gösteren tarihi bir adımıdır. Bu dünyadan giderken geride bıraktığımız en değerli şey yetiştirdiğimiz insandır." şeklinde konuştu.
Devlet aklının merkeze alındığı, bilimsel yayınlardan dijital arşivlere, animasyonlardan çok dilli masal projelerine kadar geniş bir alanda yeni bir kültür siyaseti kurulduğunu anlatan Koncagül, sözlerine şöyle devam etti:
"Muhalefetin yıllarca kültürü birkaç salona sıkıştıran dar bakışının aksine biz kültürü milletle buluşturduk. Kültürü sadece bir bütçe kalemi olarak görenler, kültürün devlet aklındaki yerini asla kavrayamaz. Biz kültürü korunacak bir hatıra değil, güçlenecek bir devlet meselesi olarak görüyoruz. Bugün dünyanın dört bir yanında Türkçe sözlük kullanılıyorsa, yayınlarımız uluslararası indekslerde yer alıyorsa, düşünce önderlerimizin hayatları yeni nesillerle buluşuyorsa, Türk masal ve hikayeleri dinleniyorsa bu tesadüf değildir, bu AK Parti'nin eser siyasetinin sonucudur."
AK Parti Gaziantep Milletvekili Derya Bakbak, Türkiye'nin köklü kültürel birikimi ve medeniyetiyle parlayan bir ülke olduğunu ifade etti.
Türkiye'nin, asırlar boyunca inancı ve kültürüyle harmanlanan mirasın sahibi olduğunu kaydeden Bakbak, "Bu miras dünya devletleri arasında onurlu, özgüvenli, insani değerleri yüksek bir millet olarak yer almamızın temel unsurudur. Bizim için kültür, yerli ve milli kimliğimizin mayasıdır. Bu mayanın amacı gönlümüzde ve zihnimizde inşa ettikleridir." diye konuştu.
- "Uludağ'ın bütüncül yönetim sistemi somut bir zemine oturtulmuştur"
AK Parti İstanbul Milletvekili Sevan Sıvacıoğlu, Anayasa'nın din ve vicdan özgürlüğünü açık biçimde güvence altına aldığını belirterek, şu ifadeleri kullandı:
"Hiçbir vatandaşın inancı nedeniyle ayrımcılığa uğrayamayacağını hükme bağlamaktadır. Türkiye'de 2002 yılı ve sonrası AK Parti hükümetleri tarafından yapılan kanuni düzenlemeler sonucunda vakıfların mal tescili ve bedelinin ödenmesiyle vakıflara iadesi sağlanmıştır. Vakıflar Kanunu kapsamında 365 taşınmazın tesciline, toplamda 1084 taşınmaz malın cemaat vakıfları adına tesciline, 21 taşınmaz malın da cemaat vakıfları adına bedelinin ödenmesine karar verilmiştir."
AK Parti Bursa Milletvekili Emel Gözükara Durmaz, Uludağ Alan Başkanlığı tarafından Uludağ alan planlarının hazırlanması çalışmalarına başlandığını ve halihazır haritalar, çığ yükü analizleri, jeolojik etüt raporları, endemik tür ve fauna çalışmalarının tamamlandığını aktardı.
Analiz ve taslak plan çalışmalarının ise devam ettiğini belirten Durmaz, şunları kaydetti:
"2027-2031 Stratejik Plan kapsamında odak grup toplantıları ve dış paydaş çalıştaylarıyla Uludağ'ın geleceği geniş bir istişare zeminiyle şekillendirilmektedir. Hazinenin özel mülkiyetindeki ve devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlar ile Orman Kanunu kapsamında orman sayılan yerlerin Başkanlığa tahsisi de tamamlanmıştır. Böylece Uludağ'ın bütüncül yönetim sistemi somut bir zemine oturtulmuştur. Uludağ alan planlarının tamamlanmasıyla birlikte ülkemizin göz bebeği Uludağ doğal kaynaklarını koruyarak önümüzdeki 50 yıl boyunca 4 mevsim sürdürülebilir bir turizm destinasyonu olacaktır."
AK Parti Balıkesir Milletvekili Mustafa Canbey, Türkiye'nin medyada kendi standartını oturttuğunu söyledi.
RTÜK'ün yaptığı çalışmalar hakkında bilgi veren Canbey, sözlerini şöyle tamamladı:
"Muhalefetin bazı temsilcileri hiçbir veriye dayanmadan RTÜK'e saldırmayı alışkanlık haline getirmiş durumdalar. RTÜK'ün çocuklarımızı koruyan kararlarını 'sansür', aileyi koruyan düzenlemelerini 'müdahale', dijital platformlara verilen lisansları 'ayrımcılık' gibi göstermeye çalışıyorlar. Fakat ortada çok açık bir gerçek var, kendi medya organlarında tek bir eleştirel sese tahammül edemeyenler, siyasi çizgilerine uymuyor diye gazetecileri ekranlardan uzaklaştıranlar, bize özgürlük ve demokrasi dersi vermeye çalışıyorlar. Bu meselelere şaşı bakmaktan başka bir şey değildir."
Yeni Yol Partisi Samsun Milletvekili Mehmet Karaman, Gençlik ve Spor Bakanlığının bütçesinde gençliğe ve bağımlılıkla mücadeleye ayrılan payın yetersiz olduğunu söyledi.
Bakanlık bütçesinin 4'te 3'ünden fazlasının KYK ve yükseköğretim harcamalarına ayrıldığını, buna rağmen gençlerin geçinemediğini savunan Karaman, "KYK yurtlarında doluluk oranı yüzde 98, büyükşehirlerde fiilen yüzde 100'dür. Özel yurt ücretleri 20-30 bin liraya çıkmıştır. Bu rakamlar öğrenciler için erişilebilir değildir. Yurt bulamayan, bursla geçinemeyen bir genç, sadece eğitimini değil, umudunu da kaybetmektedir. Gençleri borçla okutan bir sistem, geleceği borçlandırır. Borçla büyüyen gençlik, yalnızca kaygıyla yaşar." ifadelerini kullandı.
Yeni Yol Partisi Gaziantep Milletvekili Ertuğrul Kaya, gençler için yaptıkları çalışmalar dolayısıyla Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak'a ve Bakanlık bürokratlarına teşekkür etti.
Gençlerin umutsuzluk ve çaresizlik içinde olduğunu ileri süren Kaya, yurtların yetersiz, kiraların ise çok yüksek olması nedeniyle öğrencilerin üniversiteyi kazanmasına rağmen kayıt yaptıramadığını veya kayıt dondurmak zorunda kaldığını savundu.
Kaya, "Yurtlarda yer bulamadığı için arkadaşlarıyla kiraya çıkan, öğrenci evinde kalan, apartlarda kalan öğrencilere kira desteği verilmesi elzemdir." önerisinde bulundu.
"Futbolda bahis skandallarının, Türk sporunun içini çürüttüğünü" iddia eden Kaya, "İşini ahlaklı yapanlar müstesna. Hakemlerin, futbolcuların, kulüp yöneticilerinin bahis oynadığı bir ortamda sporun ahlaki ve sportif değerlerinden söz etmek mümkün değildir. Bakanlık olarak bu konuda şimdiye kadar etkin ve şeffaf bir mücadele sergilemediğiniz ortada." sözlerini sarf etti.
Kaya, Bakanlığın bütçesinin önemli bir kısmının "bahis gelirlerinden" oluştuğunu savunarak, "Bir yandan bağımlılıkla mücadeleden söz ederken diğer yandan gençliği finansal olarak bahse bağımlı kılmak, ahlaki ve kurumsal bir çelişkidir. Bu bütçe, gençliği değil, sistemi finanse ediyor." görüşlerini öne sürdü.
- "Faturayı gençlere çıkarmamak gerekiyor"
Yeni Yol Partisi İstanbul Milletvekili Birol Aydın, gençlerin maddi manevi birçok konuda problem yaşadığını söyledi.
Kürsüden kitap, tablet ve tornavida gösteren Aydın, "23 yılda bu üçü arasında denge kuramamak bu kadar zor muydu? Bu dengeyi kuramamış olmanın kabahati, vebali neden gençlerimizin üzerine yüklenir? Yanlış eğitim, kültür ve ekonomi politikaları bu dengeyi kurmamak için yeterli zemini oluşturmuştu. Faturayı gençlere çıkarmamak gerekiyor." ifadelerini kullandı.
Yeni Yol Partisi Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, geçmişte genç nüfusla övünülürken, bugün gençlerin yüzüne bakamaz hale gelindiğini iddia etti.
AK Parti iktidarında literatüre "ev genci" kelimesinin girdiğini söyleyen Çalışkan, "İşsiz, hayatla bağını koparmış gencin adı 'ev genci' oldu. Üniversiteler eğitim yeri değil, işsizliği 5 yıl daha ötelemenin, gençlere umut tacirliği yapmanın ara formülü oldu. Gençlerimiz ülkede gelecek görmediği için ilk fırsatta başka yerlere gitme peşinde." diye konuştu.
Çalışkan, "mevcut turizm politikalarının plajlardan ve 5 yıldızlı otellerden ibaret olduğunu" savunarak, "Bu ülkenin Hatay'ından Diyarbakır'ına, Amasya'sından Şanlıurfa'sına kadar yurdun dört bir yanında medeniyet değerlerimiz vardır, bunların hepsine sahip çıkılması gerekir." ifadelerini kullandı.
İYİ Parti Manisa Milletvekili Şenol Sunat, hükümetin gençlere yönelik politikalarını eleştirerek, meslek sahibi olan ama iş bulamayan gençlerin, anne babalarına muhtaç olmalarının ağır yükünü taşıdığını söyledi.
Gençlerde psikolojik travmaların biriktiğini savunan Sunat, "Beyin göçü rekor kırıyor, nitelikli gençleri ülkede tutacak cazibe politikası yok. Son 2 yılda 450 bin Türk vatandaşı yurt dışına gitmiş, bunlardan yarısı 34 yaş altı gençler. Vize onayı alamadığı için binlerce genç kapıda bekliyor." diye konuştu.
Üniversite öğrencilerinin barınma sorununun bulunduğunu, yaklaşık 4 milyon öğrencinin yüzde 25'nin KYK yurtlarında kalabildiğini söyleyen Sunat, öğrencilerin verilen 3 bin lira bursla geçinmelerinin mümkün olmadığını belirtti.
İYİ Parti Denizli Milletvekili Yasin Öztürk, bir ülkenin, gençliğini kaybetmesi durumunda geleceğini, kültürünü kaybetmesi durumunda ise kimliğini kaybedeceğini vurguladı.
İktidarın gençleri anlamak istemediğini öne süren Öztürk, "Ne istihdamda ne eğitimde ne de herhangi bir mesleki eğitimde yer alan gençlerimizin oranı yüzde 22,9. Türkiye'de 15-24 yaş aralığındaki her 4 gençten biri, 'ev genci' konumunda. Toplumsal ve ekonomik hayata katılımın dışında kalan bu 'ev gençleri', hem bireysel hem de toplumsal açıdan ciddi bir risk alanı oluşturuyor. Genç işsizliği ise yüzde 20'lerin çok üzerinde seyrediyor. Üniversite mezunları bile iş bulmakta zorlanırken meslek sahibi olan gençler geçinemiyor. Bu tablo, gençlerin yalnızca işsizlikle değil aynı zamanda güvencesizlik ve umutsuzlukla da mücadele ettiğini açıkça gösteriyor." diye konuştu.
İYİ Parti Muğla Milletvekili Metin Ergun, Türkiye'nin dünyada en fazla turist çeken 4. ülkeyken turizm gelirlerinde ise 7. sırada olduğunu söyledi.
Turistlerin kişi başına günlük ortalama harcama tutarının hala 100 dolar civarında seyrettiğine dikkati çeken Ergun, "Buna karşılık, turizmde rakibimiz olan İspanya'da günlük ortalama harcama 220, Fransa'da ise 140 dolardır. Bu tablo, turizmin hala düşük marjlı 'her şey dahil' sistemine sıkışmasından kaynaklanmaktadır. 'Her şey dahil' sisteminde ziyaretçiler, otellerden dışarı çıkmadan tatillerini tamamlarken yerel esnaf, turizm gelirinden yeterince pay alamamaktadır yani 'her şey dahil' sistemi, yerel ekonomiye fayda sağlamamakta, turizmde hacim büyürken değer küçülmektedir." şeklinde konuştu.
Muğla'nın sorunlarına değinen Ergun, kentin turist sayısında gelecek yıllarda yaklaşık yüzde 5 azalma olacağının tahmin edildiğini belirtti.
Ergun, ekonomik kriz sebebiyle vatandaşların önemli bir kısmının artık tatile gidemediğini, araştırmalara göre her 10 kişiden 6'sının bu yaz tatil yapamadığını söyledi.
İYİ Parti Çanakkale Milletvekili Rıdvan Uz, Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de çıkan yangını anımsatarak, hayatını kaybeden vatandaşlardan bazılarının olay anında aileleriyle yaptığı konuşmaları aktardı. Uz, olayda sorumluluğu bulunan herkesin yargılanması gerektiğini söyledi.
İYİ Parti İstanbul Milletvekili Burak Akburak, BM Dünya Turizm Örgütü verilerine göre Türkiye'nin 2024 yılında 60,6 milyon ziyaretçi ağırlayarak ziyaretçi sayısında dünyada 4. sıraya yerleştiğini anlattı. Bu veride turist sayılan ve ülke üzerinden transit geçen yolcuların da bulunduğunu dile getiren Akburak, Türkiye turizminin artık "çok turist, düşük gelir" dengesizliğiyle karşı karşıya olduğunu savundu.
Türkiye'nin gerçek turizm potansiyelinin, sadece sayı artırmayı değil ülkede daha uzun süre kalan, harcama yapan, nitelikli turist oranını yükseltmeyi hedefleyen anlayışı zorunlu kıldığını dile getiren Akburak, "Dünyadan nitelikli turisti çeken, kendi vatandaşına da nefes aldıran bir turizm vizyonuna ihtiyacımız var. Türkiye, doğru yönetimle dünyanın ilk 5 turizm merkezinden biri olabilecek kapasiteye sahip. Türkiye’nin kültürünü, tarihini, doğasını, sanatsal mirasını hak ettiği seviyeye çıkaracak politikalar ve yatırımlar yapmalıyız." ifadelerini kullandı.
TBMM Genel Kurulunda Gençlik ve Spor ile Kültür ve Turizm bakanlıklarının 2026 yılı bütçelerinin görüşmeleri sırasında şahsı adına söz alan AK Parti Ankara Milletvekili Zehranur Aydemir, AK Parti'nin X, Y ve Z kuşağına en yakın parti olduğunu söyledi.
Gençlerin Meclise taşınmasını partisinin temel prensibi olarak nitelendiren Aydemir, "Meclise 30 yaşının altında 5 milletvekili seçilmiş, bunun 4'ü AK Parti Grubu'ndadır. Meclise gençleri taşımaktan korkanların her daim gençler adına ahkam kesmesi, büyük bir tezattır." dedi.
MHP Mersin Milletvekili Levent Uysal, Türkiye'nin dünyanın en önemli turizm merkezlerinden biri olduğunu belirtti.
Uysal, 2024'te 62 milyon ziyaretçiyi 61 milyar dolar gelir sağlayarak ağırlayan Türkiye'nin 2025'in 9 ayında 50 milyon ziyaretçiden 50 milyar dolar gelir ettiğine dikkati çekti.
Yerinden söz alan Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Mehmet Emin Ekmen, Türkiye Kültür Yolu Festivali'nin bir haftaya sığdırılmaması gerektiğini, bunların bir aylık zamana yayılmasının daha iyi olabileceğini söyledi.
Televizyonlardaki gündüz kuşağı yayınlarına yönelik yaptırımın uygulanmamasını eleştiren Ekmen, RTÜK'ün bu konuda adım atmasını istedi.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez de yasama, yürütme ve yargı erklerinin önemine dikkati çekerek, denetlemenin en iyi şekilde yapılması gerektiğini söyledi.
"Araştırma önergelerimiz kabul edilmiyor, bari soru önergelerimize cevap verin." diyen Çömez, Kültür ve Turizm Bakanlığının soru önergelerinin sadece yüzde 5'ine zamanında cevap verdiğini, yüzde 25'ine ise hiç cevap vermediğini savundu.
Bu duruma tepki gösteren Çömez, "Bu parlamentoyu niye ciddiye almıyorsunuz? Niye soru önergelerimize cevap vermiyorsunuz?" diye sordu.
MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç, devletin ruhunun kültür, istikbalinin ise gençler olduğunu, bu nedenle her bakanlığın bütçesini çok kıymetli bulduklarını söyledi.
Kılıç, Kültür ve Turizm Bakanlığının bütçesine bakarken sadece otellerin doluluk oranını, turist sayısını görmediklerini, binlerce yıllık kadim Türk tarihinin hafızasını gördüklerini anlattı.
Sosyal medyanın olumsuz etkilerine değinen Kılıç, "Sosyal medya, zorbalığın, siber zorbalığın ve istismarın en vahşi arenasına dönüşmüş durumda. Sapkın akımlar, çocuklarımızın ruh sağlığını tarumar ediyor. Mahremiyet kavramı, aile bağları yok ediliyor. Bu yüzden belli bir yaşın altındaki çocuklarımız için sosyal medya kullanımı kesinlikle yasaklanmalı. Bunun için aşılması mümkün olmayan net ve sert teknolojik tedbirler alınmalıdır." değerlendirmesinde bulundu.
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, işsizliğin her geçen gün arttığını ileri sürdü.
Gençlerin yüzde 70'inin yurt dışında yaşamak istediğini savunan Koçyiğit, "Sadece bir ilden 15 bin genç gitti. Gençler, işsiz, geleceksiz bu ülkede geleceğini görmüyor." dedi.
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de çıkan yangına değinerek sorumlu bürokratlarla ilgili soruşturma izninin verilmediğini iddia etti.
Gençlerin işsiz, umutsuz, gidebilenlerin yurt dışına gittiğini, gidemeyenin ise gözünün dışarıda olduğunu savunan Emir, bağımlılıkla mücadelenin de önemine dikkati çekti. Emir, "Memleketi bir sanal bahis memleketine dönüştürdünüz. Gençlerin her birinin cep telefonunu casinoya dönüştürdünüz." diye konuştu.
- "Önce kendi partiniz içindeki yolsuzluklara itiraz edin"
AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, İçtüzüğe göre Genel Kurulun çalışma düzenini ve huzurunu bozacak, döviz, pankart ve benzeri materyalleri getirmenin yasak olduğunu hatırlattı.
Genel Kurulda LGBT propagandası yapıldığına dikkati çeken Usta, şunları söyledi:
"LGBT'nin açıkça propagandasına müsaade etmeyen bir tek ben, AK Parti Grubu çıktı. Şu ana kadar 'gençlik, gençlik' diye herkes konuştu ama LGBTQ sapkınlığına 'sapkınlık' demediniz. Özellikle muhalefet grup başkanvekilleri, sizler çıkıp da bir cümle dahi söylemediniz. Biz, LGBT'nin propagandasına, normalleşmesine karşıyız. Kimsenin yaşam hakkından bahsetmiyoruz. Bu kürsüden 'Propaganda yapılamaz.' dedik. Bunu CHP'nin, İYİ Partinin Yeni Yol Partisinin de herkesin söylemesi lazımken hiçbiriniz söylemediniz. Tek başına da kalsam, AK Parti tek başına da kalsa LGBTQ'ya karşı mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Neslimizi de koruyacağız, insanlarımızı ve çocuklarımızı koruyacağız. Bugün bu sapkınlığı savunanlar, iki gün sonra kim bilir neleri savunacak? Dünya nereye gidiyor? Bunları konuşmaktan aciz durumdasınız. "
Muhalefet milletvekillerin "yolsuzluk" iddiasına da tepki gösteren Usta, "Hem İstanbul'u hizmetten mahrum eden hem de haksız şekilde zenginleşen kim? Bir kez olsun dönüp partili belediye başkanlarınıza bu soruları sordunuz mu?" dedi.
Hem kamunun zarara uğratıldığını hem de milyonların hakkının gasbedildiğini belirten Usta, "Eğer vicdan çağrısı yapacaksanız önce kendi partiniz içindeki yolsuzluklara itiraz edin, aklanın. Partinin bu iddialardan arındırılmasını isteyen arkadaşlarınızın sözüne, onların vicdanına kulak verin ancak sizin bu çağrılara da kulak vereceğine dair hiçbir inancımız yok." diye konuştu.
Usta'nın konuşması sırasında CHP İzmir Milletvekili Seda Kaya Ösen'in laf atması nedeniyle yaşanan tartışma nedeniyle Meclis Başkanvekili Celal Adan, birleşime ara verdi.
Aranın ardından söz alan Usta, "Konuşmamı tamamlamak üzereyken maalesef CHP İzmir Milletvekili Seda Kaya Ösen, çok çirkin bir ifade kullandı. Bu, tüm kadın milletvekillerine yapılan bir hakarettir. Aynı ifadelerle kendisine iade ediyorum." diye konuştu.
CHP Grup Başkanvekili Emir, Ösen ile görüştüğünü ve kendisinin sözü edilen ifadeyi kullanmadığını söylediğini aktardı.
Konuşmaların ardından soru cevap bölümüne geçildi.
