2009-12-01 - 12:18
AK PARTİ TBMM GRUP TOPLANTISI...
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan: ''Kurban Bayramı bir kez daha göstermiştir ki Türkiye, 780 bin kilometrekare toprağıyla, 72 milyon vatandaşıyla bir bütündür, yek vücuttur, sarsılmaz bir kardeşlik iklimine sahiptir''
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmaya,
milletvekilleri, vatandaşlar ve İslam dünyasının Kurban Bayramını kutlayarak
başladı.

Kurban Bayramının, Türkiye'de olduğu gibi İslam dünyasının tamamında yeni
bir heyecanla, taptaze umutlarla idrak edildiğini ifede eden Erdoğan, şunları
söyledi:

''Gerçekten bütün dünyaya ilham veren, kardeşlik, dostluk ve dayanışma
manzaralarına şahit olduk. Kurban Bayramı bir kez daha göstermiştir ki Türkiye,
780 bin kilometrekare toprağıyla, 72 milyon vatandaşıyla bir bütündür, yek
vücuttur, sarsılmaz bir kardeşlik iklimine sahiptir. İnanıyorum ki hepimizin
gayretleriyle bu kardeşlik iklimi, bu dostluk ve dayanışma manzaraları
güçlenerek, kalıcı hale gelecektir. Geçen zaman göstermiştir ki ülkemizde
farklılıklar arasındaki önyargıların kırılmasına, farklı kesimler arasındaki
mesafeleri giderecek bir toplumsal zeminin oluşmasına her şeyden daha ivedilikle
ihtiyacımız var.

Amacımız; hoşgörüyü, barışı, kaynaşmayı yeniden bu ülkenin belkemiği,
omurgası haline getirmek, 'biz birlikte Türkiye'yiz' anlayışını daha da
güçlendirmektir. Tarihte nasıl yaptıysak, tarih boyunca bu ülke nasıl adaletle,
hukukla yönetildiyse, tarih boyunca nasıl ki bütün farklılıklar bu topraklarda
barış içinde bir arada yaşadıysa, bunu nasıl başardıysak yine yaparız, yine
başarırız. Milli mücadele sırasında nasıl kenetlendiysek, Cumhuriyet'in
kuruluşundan sonra millet olarak, nasıl seferberlik ruhuyla hareket ettiysek,
bugün de aynı anlayışla ülkemizi kalkındırmak, milletimizi güçlendirmek için
canla başla çalışmaya devam edeceğiz.''

Türkiye'nin yurt içinde her alanda elde ettiği başarıların, Türkiye'nin
dış politikada güçlendiği rollerin, bu durumun en büyük ispatı olduğunu anlatan
Erdoğan, ''Cami, kilise ve havrayı yan yana, hoşgörü içinde yaşatan yüzlerce
yıllık tarihi tecrübesi Türkiye'yi, çağımızın en büyük küresel barış projesi olan
Medeniyetler İttifakının sembol ülkesi haline getirmiştir'' dedi.

Erdoğan, yaptığı konuşmada, geçen hafta Kızılcahamam'da geleneksel
hale getirdikleri ''iştira toplantısı''nın 14'üncünü gerçekleştirdiklerini hatırlattı.
Erdoğan, bu toplantıda ülkenin ve
milletin sorunlarının masaya yatırıldığını anlattı.

Toplantıda, Hükümet ve parti olarak yürüttükleri ve gelecek dönem gündeme
alacakları konuları değerlendirdiklerini belirten Erdoğan, şunları söyledi:

''Türkiye'nin dış politika vizyonundan, KÖYDES, BELDES projeleri
kapsamında köylerimizin içme suyu projelerine, AB katılım sürecinden Alevi
çalıştayına, Kıbrıs gibi Ermenistan gibi protokolü oluşmuş bu tür adımları, Milli
Birlik ve Kardeşlik Süreci gibi makro politikalarımızdan, tarım, ulaştırma,
sağlık ve milli eğitim gibi mikro politikalara kadar geniş bir yelpazede
değerlendirme, istişare etme fırsatını bulduk.

İlgili bakanlarımız bu konuda sunumlarını gerçekleştirirken, siz değerli
milletvekili arkadaşlarım da zaten haberdar olduğunuz, yakinen takip ettiğiniz bu
çalışmalar hakkında daha detaylı, daha teferruatlı ve bu müzakereye zenginlik,
güç katacak fırsatlar hazırladınız. Bu istişare toplantımız vesilesiyle geçmişin
muhasebesini yaptık. Milletimizle birlikte başlattığımız adalet ve kalkınma
mücadelemizde, medeniyet yürüyüşümüzde, nereden nereye geldiğimizi, ne kadar
mesafe aldığımızı görme imkanı bulduk. Açıkçası, yaptığımız bu muhasebe,
yaptığımız öz eleştiriler, değerlendirmeler neticesinde bir kez daha yüzümüz
ağardı, göğsümüz kabardı. İnanıyorum ki 7 yılda ortaya konulan her bir başarı, AK
Parti'li olsun olmasın, her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının göğsünü
kabartmıştır. 7 yılda ortaya koyduğumuz emekler, yaptığımız reformlar,
köylerimize varıncaya kadar en ücra köşelere ulaştığımız hizmetler, Türkiye'nin
dört bir yanında 81 vilayetinde inşa ettiğimiz eserler büyük bir başarı
tablosunun parçalarıdır.''

-''BAŞKALARI BU BAŞARILARI GÖLGELEMEK İSTEYEN OLABİLİR''-

''Başkaları bu başarılarla onur duymaya bilir. Başkaları bu başarıları
gölgelemek isteyebilir. Başkaları bu başarılardan rahatsız olabilir'' diyen
Erdoğan, 7 yılda yaptıkları her hizmetle, ülkeye kazandırdıkları her eserle gurur
duyduklarını söyledi.

Erdoğan, ''Başkaları rahatsız olsa da bizler 133 bin yeni derslik, 11 bin
kilometre duble yol inşa etmekten, 63 yeni üniversite kurmaktan, Cumhuriyet
tarihinin en büyük toplu konut seferberliğini başlatmış olmaktan şeref duyuyoruz.
Tıpkı paramızdan 6 sıfır atarak Türk lirasının itibarını yükseltirken, milli
gelirimizi 2008 sonu itibariyle 742 milyar dolara yükseltirken, Türkiye'yi
dünyanın 17. en büyük ekonomisi konumuna yükseltirken, yüzde 30'larda aldığımız
enflasyonu yüzde 5'e çekerken ne duyduysak, hangi hazzı yaşadıysak, bütün
başarılardan nasıl gurur duyduysak yine gurur duymaya devam ediyoruz'' diye
konuştu.

-''KİMSESİZLERİN KİMSESİ''-

Kimsesizlerin kimsesi olmaktan, yoksula sahip çıkmaktan, yakacak kömürü
bulunmayan, yiyecek ekmeği bulunmayan vatandaşlara umut kapısı olmaktan da gurur
duyduklarını ve gayretlerini bu yönde devam ettireceklerini anlatan başbakan
Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Aynı zamanda hem işçinin hem işverenin hem çiftçinin hem sanayicinin
hem üreticinin hem tüketicinin hem esnafın hem memurun destekçisi olmakla,
imtiyaz değil, adalet üretmekle gurur duyduk, gurur duyuyoruz. Başkaları bu
ülkeyi 'üç yanı denizlerle, dört yanı düşmanlarla çevrili' diye tanımlarken,
bizler komşularla problemlerimizi minimize etmekten, komşularla ticaretimizi
hayallerin de ötesine taşımaktan gurur duyduk, gurur duyuyoruz.

Statükoculuğa, hukuksuzluğa, yolsuzluğa, yasakçı anlayışlara prim
vermediğimiz için gurur duyuyoruz ve bunu başarıyla sürdürdük, sürdürüyoruz.
Değişimin, dönüşümün, yeniliğin, reformculuğun adresi olmaktan, ezberleri
bozmaktan, dar kalıpları yıkmaktan, siyasete yeni bir itibar kazandırmaktan
dolayı başımız diktir. Kifayetsiz, öz güvensiz, ufuksuz hükümetlerin
başaramadıklarını başarmış olduğumuz için, güven ve istikrarı bu ülkede kalıcı
hale getirdiğimiz için şeref duyduk, şeref duyuyoruz. Bir çok alanda sessiz
devrimler gerçekleştirdik. Ekonomik alanda tarihi göstergelere ulaştık. Dış
politikada, tarihinin en saygın, en aktif, en güvenilir konumuna ulaştık.
Demokrasinin, hukukun, özgürlüklerin standartlarını tek tek ele aldık ve
hamdolsun onları yükselttik. Sosyal devlet alanında ilkleri başardık. Terörle,
mafyayla, çetelerle mücadelede kararlılığımızı gösterdik. İşte bunlarla gurur
duyduk, gurur duyuyoruz.

Erdoğan, İsviçre'de yapılan referandumu değerlendirdi. İsviçre'de hafta sonunda, Müslümanlara ait
mabetlerdeki minarelerin yapımına yasak getiren bir referandum yapıldığını
hatırlatan Erdoğan, ''Bu durum, Avrupa'da yükselen ırkçı ve aşırı milliyetçi
dalgaların tezahür etmesi bakımından oldukça manidardır'' dedi.

Daha önce antisemitizmin insanlık suçu olduğunu söylerken, ''Antisemitizm
ne kadar insanlık suçu ise islamafobiya da o denli insanlık suçudur'' dediklerini
hatırlatan Erdoğan, Varşova'da bununla ilgili bir karar çıktığını, ancak o günden
bugüne sağlıklı bir gelişmenin Müslümanlar açısından olmadığını söyledi. ''Bir
zamanlar 'İslami Terör' ifadelerini kulandılar ki o yeni yeni gündemden düşmeye
başladı, şimdi de böyle bir dalga esmeye başladı'' diyen Erdoğan, şöyle
konuştu:

''Bakınız, inanç, düşünce ve bu tür özgürlükler insanın doğuşla birlikte
kendisinin en doğal haklarıdır. Bunlar sonradan verilmez, bunlar doğuşla birlikte
var olan haklarıdır, özgürlüğüdür. Şimdi dünyadaki bu yeni gelişme, maalesef
sizin niçin şu ırktan doğduğunuzu veya şu inançla, şu düşünceyle doğduğunuzu
sorgulayacak çağdışı, ilkel bir anlayışın tezahürüdür ve Batılı bir anlayışın
tezahürüdür. Temenni ediyorum ki başta AB üyesi ülkeler, AİHM, ilgili merciler,
-Bu konuda duyarlılıklarını ortaya koyan ülkeler var- hep birlikte
duyarlılıklarını ortaya koysunlar ve dünyayı başta Avrupa olmak üzere böyle bir
gerilime sevketmesinler.

Medeniyetler İttifakının bir eşbaşkanı ve kurucusu olan ülkenin Başbakanı
olarak bu yanlıştan bir an önce dönülmesinin gereğini hatırlatmak, bizim
görevimiz. Bu şovenist yaklaşımların ortadan kalkması lazım. Dünya artık bu çağda
bunları yaşayamaz, görmek de istemez.''

-''AKLISELİM VE SAĞDUYU ÇAĞRISI YAPIYORUM''-

İsviçre Adalet Bakanının, gelen uluslararası tepkiler üzerine
yasaklamanın Müslümanları değil, İslamcı köktenciliği hedeflediğini söylediğine
işaret eden Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

''Caminin minaresinin köktencilikle ne alakası var? Yani, O da şecaat
arzederken sirkatin söylemiş. Bu ifadeyi kurmak, birbiriyle mütenasip iki ayrı
yanlıştır. Tehlikelidir, kabul edilemez bir değerlendirmedir. İsviçre gibi güya
demokrasinin beşiği sayılan, özgürlüklerin rahatça yaşanabildiği bir ülkede böyle
bir referandum sadece İslam dünyasını değil, medeniyetler çatışması noktasında
endişesi olan büyük bir kesimi de rahatsız etmiştir. Bu tür konular referanduma
götürülemez. Yanlış buradadır. Ülkemizde de zaman zaman böyle bu tür konuları
konuşanlar oluyor. Bu tür konular referanduma götürülmez. Bunlar doğuştan
verilmiş, alınmış haklardır, bunu referanduma götüremezsiniz.

Bakınız ben, cami, havra ve sinagogun yüzyıllarca aynı cadde üzerinde
ahenk içinde varolabileceğini kanıtlamış olan bir medeniyeti temsil eden ülkenin
Başbakanı ve Medeniyetler İttifakı Projesinin eşbaşkanı olarak bunları ifade
ediyorum. Biz bir taraftan kalkıp da bu tür mabetleri devletin kasasından restore
ederken, bunların kalkıp da bu adımları atması, anlaşılabilir bir şey değil. Bu
topraklar farklı medeniyetlerin yüzyıllar boyunca nasıl hoşgörü, uyum ve ahenk
içinde yaşayabildiğini ve yaşadığını kanıtlamıştır. Kaldı ki demokrasilerde
referandumların da bir ölçüsü vardır. Her konuyu referanduma taşımak yanlıştır.
Temel hak ve özgürlükler oylama konusu yapılamaz. Bir insanını insan hak ve
hürriyetlerini, bir toplumun, bir halkın yaşam özgürlüğünü, inanç özgürlüğünü
kalkıp da referanduma sunamazsınız. Ne yazık ki İsviçre'de bu yapılmıştır, yanlış
yapılmıştır. Ben bu kürsüden bir kez daha aklıselim ve sağduyu çağrısı
yapıyorum.''


NOT: AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmanın devamına ilgili dökümanlar bölümünden ulaşılabilir.