2012-02-14 - 16:31
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Güldal Mumcu başkanlığında toplandı.
TBMM Genel Kurulunda, İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel, gündemdışı söz alarak, sağlık politikalarını eleştirdi. Tüzel, ''Tam Gün Yasası''yla tıp fakültelerinde eğitimin aksayacağını öne sürdü. Tüzel, sağlık hizmetlerinin parasız ve halk için verilmesi gerektiğini söyledi.

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Hükümet adına Tüzel'in gündemdışı konuşmasına cevap verdi.

''Şükürler olsun ki 9 yılı aşkın iktidarımızda halkımızın sağlık konusunda çilelerden kurtulduğu bir dönemi yaşıyoruz'' ifadesini kullanan Akdağ, ''Her hizmet alanında olduğu gibi sağlık alanında da hala eksiklerimiz, yapacak işlerimiz var. Ancak vatandaşımız gerek koruyucu hizmetlere gerekse tedavi edici hizmetlere ya da acil hizmetlere geçmişle kıyaslanamayacak kadar daha kolay ulaşıyor'' dedi.

AK Parti iktidarı öncesinde vatandaşların ambulans hizmetlerinden bile parayla yararlandığını ifade eden Akdağ, şöyle devam etti:

''Hastalar rehin tutuluyordu hastanelerde. Hem vatandaşlar hem de çalışan bizler sistem mağduruyduk. Sayın milletvekili, Tam Gün Yasası'yla üniversitelerin boşaldığını iddia etti. Acaba gerçekler böyle midir- Bu yasadan önce Türkiye'de hemen her uzman hekimin bir şekilde vatandaşla para ilişkisi oluşuyordu. Sistem bunu gerektiriyordu. Üniversitelerde 'özel muayenehane', 'özel ameliyat' gibi bir sistem vardı. Sayın milletvekili acaba bu sistemin ortadan kaldırılmasından neden rahatsız oluyor- 'Boşalan üniversite kadroları' diye ifade edilen sadece bin hekimle ilgilidir. 90 bin hekimden yasadan sonra bir şekilde dışarıyla ilişkisi kalan sadece bin kişidir. 90 bin kişiden bini neden bu milletvekilini bu kadar rahatsız ediyor- Biz biliyoruz ki yoksulumuz, garibanımız artık hastanelerden faydalanıyor.''

Genel Sağlık Sigortası kapsamında verilen hizmetlere de değinen Akdağ, ''Yoksulu, garibanı kollayan, gözeten bir sağlık sistemi kurmuş durumdayız. AK Parti hükümetleri, yoksullar için bir sosyal devlet olma gereğini öteden beri yerine getirmiştir. Bundan sonra da getirmeye devam edeceğiz. Bu ülkede yoksul ve gariban bir kişi, bundan böyle hiçbir hastanenin önünde boynunu eğmeyecektir. Bunu 9 yıldır Sağlık Bakanı olarak görev yapan biri olarak söylüyorum'' diye konuştu.

MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık da Kütahya'nın her seçimde AK Parti'ye en fazla oy çıkan il olduğuna dikkati çekerek, ''Ama ne oluyorsa seçimlerden sonra oluyor. Kütahya unutuluyor'' dedi.

Işık'ın konuşmasına Hükümet adına Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu yanıt verdi.

Kütahya'ya çok büyük yatırımlar yapıldığını, yapılmaya da devam edildiğini belirten Eroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Biz bakanlık olarak, gölet sulamalarını tamamladık. Ayrıca 32 adet dere ıslahını bitirdik. Kente 3 baraj kazandırmak için çalışmalarımızı hızlandırdık. Kütahya'da 29 adet gölet ve sulama sistemini programa aldık. Hızla yapacağız bunları. Muazzam bir ağaçlandırma seferberliği başlattık. 32 milyon fidan dikildi. 2 kent ormanı kuruldu.''

Eroğlu, kente yatırım için bu yıl 1 milyar liraya yakın kaynak ayrıldığına da dikkati çekerek, ''Simav depreminin ardından yapılan 928 konutta dört dörtlük binalarda vatandaşlarımız oturuyor. Hak sahiplerine teslim edildi. Okullar bitmek üzere. Maksat tüm Türkiye'yi kalkındırmak'' diye konuştu.

TBMM Genel Kurulunda, BDP'nin, cezaevlerindeki hak ihlalleriyle ilgili Araştırma Önergesinin bugün görüşülmesini içeren grup önerisi kabul edilmedi.

TBMM Danışma Kurulu toplanamadığı için BDP, grup önerisini Genel Kurula taşıdı. Öneri lehinde konuşan BDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, cezaevlerindeki hak ihlallerinin arttığını savundu ve Meclisin konuya el atarak Araştırma Komisyonu kurması gerektiğini söyledi.

TBMM İnsan Hakları Komisyonu bünyesinde oluşturulan alt komisyonun cezaevleriyle ilgili raporlarının tümünde, ''cezaevlerinde nüfus aşan yığılma var ama insan onurunu incitici hiç bir şey olmamıştır'' denildiğini ifade eden Kürkçü, ''Bu raporlar, sanki Adalet Bakanlığı uygulamalarını onaylamak için yazılmıştır'' dedi.

Son 3 ayda cezaevlerinden şikayet dilekçesi yağdığını iddia eden Kürkçü, ''Bu durum, Türkiye'yi bugün saran atmosferde her gün ortalama 10 kişinin gözaltına alındığı operasyon silsilesinin cezaevlerine sirayet etmesidir. Bugün cezaevleri, 12 Eylül cezaevlerini andırıyor. Türkiye, bugün dünyada en çok terörden hükümlü ve tutukluyu barındıran ülke konumundadır. Bu kabul edilecek bir durum değil. Hükümet ve güvenlik birimleri ya terör tanımını ya da Terörle Mücadele Yasasını gözden geçirecektir'' görüşünü savundu.

CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, öneri lehinde yaptığı konuşmada, 130 binden fazla insanın hapishanelerde olduğunu belirterek, ayrıca Adalet Bakanlığının onlarca hapishane yapmayı planladığını söyledi. F tipi cezaevlerindeki durumun çok daha kötü olduğunu ileri süren Ağbaba, ''Cezaevlerinde türkü söylemek, herhangi bir şeyi amacının dışında kullanmak bile yasak. Yasak olmayan tek şey; nefes almak, yaşamını sürdürecek kadar yiyip içmek'' dedi.

Cezaevlerinde 300'den fazla ağır hastanın bulunduğunu ve tedavi olamadığını iddia eden Ağbaba, tutuklu milletvekili Mehmet Haberal'ın fizik tedavi gördüğü yerde uzman bulunmadığını söyledi.

AK Parti Eskişehir Milletvekili Salih Koca, öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, cezaevlerinin son yıllarda fiziksel durum, personel ve verilen hizmetler açısından daha iyi koşullara gelindiğini, kayda değer ilerlemeler elde edildiğini belirterek, ''Bugün Türkiye'deki cezaevlerinin durumu birçok ülkenin şartlarından daha iyidir'' dedi.

Konuşmaların ardından BDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

Genel Kurulda, gündemdışı konuşmalardan sonrae ''usul tartışması'' yaşandı.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, söz isteyerek, AK Parti Isparta Milletvekili Recep Özel'in, Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanununda değişiklik yapılması hakkında yasa teklifinin Adalet Komisyonuna sevkinin yanlış olduğunu söyledi.

TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu'nun, ''Vural'ın görüşünün Başkanlıkça değerlendirileceğini'' söylemesine, AK Parti Grup Başkanvekilleri Ahmet Aydın ile Mustafa Elitaş itiraz etti. Mumcu, Meclis İçtüzüğünün, milletvekillerinin komisyonlara sevk konusunda itirazlarını söylemesine imkan verdiğini belirterek, uygulamanın buna uygun olduğunu ifade etti.

AK Parti'li Elitaş, Meclisin çalışmasının İçtüzüğe uygun olması gerektiğini belirterek, Başkanlık makamının buna dikkat etmesini istedi. Elitaş, düzenlemenin tasarı değil teklif olduğunu hatırlatarak, milletvekillerinin tasarılar konusundaki itirazlarını Genel Kurulda ifade edebileceklerini söyledi.

MHP'li Vural, Adalet Komisyonunun, başkanı olmadan toplandığını belirterek, ''Komisyonun bu şekilde toplanmasının usule aykırı olduğunu ve yok hükmünde sayılacağını'' ileri sürdü. Vural, ''Bizim istediğimiz de buydu. Buna imkan verdiğiniz için teşekkür ediyorum'' dedi.

AK Parti'li Ahmet Aydın, ''Komisyon Başkanı hasta olduğunda veya başka bir mazereti nedeniyle olmadığında komisyon toplanamayacak mı- İçtüzük, başkanı olmadığında komisyonun toplanmasına cevaz veriyor'' diye konuştu.

Usul tartışmasında söz alan BDP Muş Milletvekili Sırı Sakık, kişiye özel yasa çıkarılamayacağını belirterek, ''özel yetkili savcılar ne zaman size dokunursa o zaman kıyamet koparıyorsunuz. Bu savcılar MİT'ten rövanş almak istiyorlar, Kürt sorununun barışçıl çözümüne direnç sergiliyorlar. Oslo'da başlayan Süleymaniye'de süren ancak sonra sekteye uğrayan görüşmeler sürmelidir'' dedi.

CHP Grup Başkanvekili Muherrem İnce, teklifin ''tasarı görünümlü'' olduğunu, Bakanlar Kurulu tarafından AK Parti Isparta Milletvekili Recep Özel'in eline tutuşturulduğunu savunarak, ''Bu çakma tekliftir. Bize itiraz edeceğinize niye Meclis Başkanını İçtüzüğe uygun hareket etmeye davet etmiyorsunuz'' diye sordu.

Öte yandan, MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, 14 Şubat Sevgililer Günü'nü kutladı. Başkanvekili Mumcu da ''Sevginin dünyaya hakim olmasını diliyor, hepinizin Sevgililer Günü'nü kutluyorum'' dedi.

(16:31)