2013-02-27 - 14:40
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Güldal Mumcu başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da, Mera Kanunu'nda değişiklik öngören kanun tasarısı kabul edilerek yasalaştı.
TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu'nun başkanlığında toplanan Genel Kurul'da, üç milletvekili gündemdışı söz aldı.
MHP Antalya Milletvekili Yusuf Ziya İrbeç, Suriye'deki son gelişmeler ve Türk dış politikası üzerinde gündemdışı yaptığı konuşmada, Suriye'deki değişimin, Ortadoğu'daki değişimlerden farklı olduğunu, bölge barışı açısından tehlikeli boyutlar taşıtığını söyledi.
Suriye'de rejimin elinde kitle imha silahlarının bulunduğunu ifade eden İrbeç, krizin asıl kurbanının Suriye halkı olduğunu belirtti.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, sınır dışına demokrasi ihraç etmeye kalktığını, bu nedenle Suriye olayının farklı bir boyuta taşındığını savunan İrbeç, Türk dış politikasında sıfır sorunun, ''sırf soruna'' dönüştüğünü ileri sürdü. İrbeç, Türkiye'nin komşularıyla ilişkilerinde tutarlılık görülmediğini iddia etti.
CHP Ankara Milletvekili İzzet Çetin, gündemdışı konuşmasında, başta PTT işyerlerinde olmak üzere, taşeron firmaların işçilerle yaptıkları iş sözleşmelerini eleştirdi.
PTT'de memurların da büyük sıkıntı içinde olduğunu öne süren Çetin, ''AKP'nin, özellikle çalışma alanında istihdam maliyetlerini düşürme politikasının aracı olarak kullandığı taşeron işçiliğinin en acımasız görüldüğü iş kollarından biri ulaştırmadır'' dedi.
Çetin, taşeron işçiliğinin, Türkiye'de neredeyse ana çalıştırma biçimi halini almaya başladığını ifade etti. Çetin, kamuda 500 bin, ülke genelinde 1,5 milyonu aşan taşeron işçilerinin çalışma koşullarının ağır, ücretlerinin düşük olduğunu belirtti.
AK Parti Uşak Milletvekili İsmail Güneş, gündemdışı konuşmasında, geri dönüşümde kullanılan enerjiye, Hükümet tarafından destek verilmesini istedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, çalışma takvimine ilişkin Danışma Kurulu önerisi kabul edildi.
Buna göre, Mera Kanunu'nda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı, Türkiye ile ABD Arasında Bilimsel ve Teknolojik İşbirliği Anlaşması ile Anlaşmaya İlişkin Mektupların ve Anlaşmada Değişiklik Yapılmasına Dair Notaların Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı, Stratejik Deniz Taşımacılığı Taahhütlerine İlişkin Çok Uluslu Uygulama Düzenlemesine Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı, Almanya, Fransa ve Türkiye savunma bakanlıkları arasında imzalanan COBRA Topçu Tespit Radarı 2013-2015 arası hizmet desteği ile ilgili mutabakat muhtırasının onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun tasarısı, gündemin ön sıralarına çekildi.
Tarımda kullanılan 2-B arazilerinin satışında rayiç bedelin yüzde 50'sini esas alan kanun teklifi de 48 saat geçmeden gündemin 4. sırasına alındı.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Hükümet'in, bu yılın ilk iki ayında çiftçiye nakit 1 milyar 950 milyon lira hibe desteğinde bulunduğunu bildirdi.
TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen Mera Kanunu'nda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı üzerinde konuşan Eker, Türkiye'de 14 milyon hektar meranın bulunduğunu ancak bu alanın 1930-1940'lardan bu yana sürekli azalan bir seyir izlediğini söyledi.
Eker, ancak bu kısmın iyi değerlendirilmesi, ıslah edilmesi ve birim alanından daha fazla ot, hayvancılık için daha ucuz yem elde edilmesi gerektiğini belirtti.
Mera Kanunu'nun 1998'de çıktığını, 2000'de ıslahla ilgili uygulamaların başladığını anımsatan Eker, Türkiye'nin mera varlığının yüzde 65'inin ot yönünden zayıf olduğunu kaydetti. Eker, 14 milyon hektar mera varlığının yüzde 90'ında ise zayıf ve orta vasfa sahip ot verimi bulunduğunu vurguladı. Eker, dünya standartlarıyla karşılaştırıldığında, mutlaka ıslah edilmesi ve daha iyi değerlendirilmesi gerektiğini dile getirerek, iyi vasfa sahip mera varlığının sadece yüzde 10 olduğunu bildirdi.
Yem kaynağı olarak temin edebilecekleri iki alan bulunduğuna işaret eden Eker, ''Bunlardan biri, meraları ıslah edeceğiz daha fazla ot elde edeceğiz; ikincisi yem bitkileri ekiliş alanını artıracağız. Bakanlık olarak bu alanı ciddi miktarda arttırdık, yem bitkileri ekilişi için çiftçilere verdiğimiz para yaklaşık 293 milyon lira. Yem bitkileri ekiliş alanını 2 milyon 200 bin hektar alana çıkararak, son 10 yılda yüzde 100 artırdık'' diye konuştu.
Eker, bir bölgede kiralanacak mera alanı varsa, önceliğin o bölgede ve yakınlarında yaşayan çiftçi veya yatırımcılara verildiğini anımsatarak, ''Eğer onlardan bir talep yoksa, hayvan varlığı da yoksa, o zaman atıl duracağına kiralanıp ekonomiye katkı sağlayacak hale getirilmesini doğal karşılamak gerekir. Bunu yapmazsanız o zaman bunu sorgulamamız gerekiyor'' dedi.
Eker, tasarının yeni bir kiralama getirmediğini, kiralamanın daha önce de yapıldığını dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Gerek mera ıslahıyla gerek yem bitkileri ekiliş alanını artırmak yoluyla Türkiye'nin daha ucuz yem kaynaklarına kavuşması, böylece hayvancılığın maliyetinin düşürülmesi yönünde attığımız adımların bir parçası. Bu, son derece önemli.
Türkiye'de hayvancılık sektöründe büyük gelişme, değişim, dönüşüm var. Hayvancılık öldü, bitti, hayvan kalmadı iddiaları, doğruyu yansıtmıyor. Türkiye'de 9,8 milyon sığır varlığı 2011'de 12,4 milyon başa çıktı. 2012 rakamı açıklandığında bu daha yüksek olacak. 12 milyon 400 bin sığır varlığının yüzde 40'ı saf kültür ırkından oluşuyor. Bu oran daha önce yüzde 19'du. Küçük baş hayvancılıkta 2011 rakamlarına göre 32,3 milyon başa çıktı. Süt üretimi 8,4 milyon tondan 15 milyon tona çıktı, kırmızı et üretimi 915 bin tona ulaştı. Zaman zaman fiyatlarla ilgili çiftçi aleyhine sıkıntılar oluşuyor. Bunu çözmek için birçok önlem aldık. Bunlardan biri müdahale kurulunun oluşturulması. 2012'de 2,2 milyar lira hayvancılık yapan üreticilere nakdi karşılıksız hibe desteği ödedik. 2013 yılı tarımsal destekleme ödemelerinin önemli bölümlerinden biri 1 milyar 670 milyon lira tutarındaki, mazot, gübre ve toprak analiz desteği, su ürünleri, yem bitkileri, süt tozu, sertifikalı tohum kullanım desteğinden oluşan para. Bu para, bugün banka hesabına aktarılıyor. 2 milyon 217 bin çiftçi bu desteklerden yararlanacak. Bunun 1 milyar 410 milyon lirası, mazot, gübre ve toprak analiz desteği. Ocak ayında 278 milyon lira ödedik. Bu yılın ilk iki ayında çiftçiye Hükümet'in verdiği nakit, karşılıksız hibe desteği 1 milyar 950 milyon lira.''
BDP Bitlis Milletvekili Hüsamettin Zenderlioğlu, Türkiye'nin tarım ülkesi olduğunu ifade ederek, ''Meralar ortak varlığımız, zenginlik kaynağımızdır. Hayvanlar için de beslenme kaynağıdır, oksijen üreten alanlardır, ekolojik zincirin vazgeçilmezidir. Tarım sisteminin en önemli girdisi meralardır'' dedi.
Zenderlioğlu, bugün meraların amaç dışı kullanıldığını, ortak miras olmaktan çıkarıldığını, sermaye şirketlerine peşkeş çekildiğini ileri sürerek, tasarının yeni bir rant için hazırlandığını savundu.
CHP Bursa Milletvekili İlhan Demiröz, çiftçinin özellikle mazot konusunda sıkıntı yaşadığını belirterek, ''Yat sahiplerine 1,5 liradan verilen mazot, çiftçiye 4 lira 20 kuruştan veriliyor'' dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, Mera Kanunu'nda değişiklik yapan kanun tasarısı üzerinde görüşmeler devam ediyor.
MHP Hatay Milletvekili Adnan Şefik Çirkin, tasarının, hayvancılığın sorunlarının çözümüne hiçbir katkı sunmadığını söyledi.
Nüfusun önemli bölümünün geçimini hayvancılıkla sağlamasına rağmen, özellikle girdi fiyatlarının fazla olmasından dolayı hayvancılığın bitme noktasına geldiğini belirten Çirkin, ''Çiftçinin artık dayanacak gücü kalmadı. Hal böyleyken, çiftçi, hayvanı için yem ihtiyacını karşılayamazken, meralar hangi akla hizmetle birilerine peşkeş çekiliyor. Buraları büyük firmaların hizmetine veriyorsunuz'' dedi.
Çiftçinin yem ihtiyacını karşılaması konusunda son imkanları olan meraların da ellerinden alınacağını savunan Çirkin, MHP olarak böyle bir yasayı onaylamayacaklarını söyledi.
CHP Bursa Milletvekili İlhan Demiröz, Avrupa ve ABD'de tarımda girdi fiyatlarının Türkiye'ye göre daha düşük olduğunu, bu nedenle Türk çiftçisinin batıyla rekabet edemediğini belirtti. Çiftçinin özellikle mazot konusunda sıkıntı yaşadığını kaydeden Demiröz, ''Yat ve gemi sahiplerine 1,5 liradan verilen mazot, çiftçi kardeşlerimize, köylülere 4 lira 20 kuruştan verilmektedir. Acaba çiftçi mazotunu traktörüne koyduktan sonra Sarıyer sırtlarında çay içmeye mi gidiyor- Tabii ki üretim alanına gidiyor. Hükümetin çiftçiye bakışı işte böyle. Bizim çabalarımıza rağmen hükümet bu konuda herhangi olumlu bir adım da atmadı'' diye konuştu.
Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, daha önce özellikle şark tipi tütünde devlet tarafından alım olduğunu ancak şimdi bu alımların özel sektör marifetiyle yapıldığını ifade etti. Eker, ihraç edilmeyecek ya da değerlendirilmeyecek bir ürünün devlet eliyle satın alınıp depolarda bekletilmesinin doğru olmadığını ifade etti.
Tasarının tümü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından maddelere geçildi.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, meraları başı boş bırakmadıklarını, ıslahını yaptıklarını ifade ederek, ''Mera Kanunu'nda değişiklik yapan tasarı, adrese teslim bir tasarı değildir'' dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda Mera Kanunu'nda değişiklik yapan kanun tasarısının 1. maddesi kabul edildi.
Tasarının görüşmelerinde söz alan MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, tasarının, ''adrese teslim'' olduğunu, birilerine göre bu tasarının çıkarıldığını savundu.
Mera mevzuatıyla ilgili devasa sorunların bulunduğunu ifade eden Şandır, meraların amaç dışı kullanımının çok yaygın olduğunu belirtti.
Şandır, ''Meralar hayvancılığımızın ucuz yem temin edebileceği alan olması gerekirken bugün meralar, her geçen gün vasfını kaybediyor, amaca hizmet etmiyor. Mera alanlarının genişlediğini söylemek mümkün değil. Meracılıkla ilgili köylünün çok fazla sorunu var'' dedi.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Eker, milletvekillerinin sorularını yanıtlarken, tasarının, ''asla adrese teslim'' olmadığını belirterek, ''Bu ithamı reddediyorum'' dedi.
Eker, meraların 40 milyon hektardan 14 milyona gerilediğini belirterek, ''1998'de Mera Kanunu çıkmadan, zaten meralar gitmiş, 14 milyon hektar kalmış. Bunu değerlendirelim, milli ekonomiye katkı sağlayacak şekilde bir düzenleme yapalım dedik. Bizden önceki hükümet 3,5 yıl görev yaptı, 1998-2002 yılları arasında 83 bin dönüm arazide merada ıslah yapılmış, 2002-2011 arasında ise 4 milyon 155 bin arazide ıslah yaptık. Meraları başı boş bırakmadık, köylü için ıslahını yaptık'' diye konuştu.
Mera, yaylak ve kışlakları tekrar eski konumuna getirmek amacıyla yapılan masraflar, bu alanlarda bozulmaya neden olanlardan tahsil edilecek.
TBMM Genel Kurulu'nda, Mera Kanunu'nda değişiklik öngören kanun tasarısı kabul edilerek yasalaştı.
Kanuna göre, amaç dışı kullanılmak suretiyle vasıfları bozulan mera, yaylak ve kışlakları tekrar eski konumuna getirmek amacıyla yapılan veya yapılacak olan masraflar, bozulmaya neden olanlardan tahsil edilecek.
Yapılan masraflar karşılığı tahsil edilen tutarlar genel bütçeye, yapılacak olan masraflar karşılığı tahsil edilen tutarlar ise Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'na bağlı il müdürlüklerince hazırlanan ıslah projelerine uygun olarak, o yerin ıslah çalışmalarında kullanılmak üzere köy sandığına ya da belediye bütçesinde açılacak hesaba gelir kaydedilecek.
Meralarda kiralanacak alanda, hayvancılık için gerekli bakım, barınma ve su ihtiyaçlarını karşılayacak zorunlu hayvancılık tesisleri kurulabilecek.
Bu tesislerin taban alanı, kiralanacak alanın yüzölçümünün yüzde 1'ini geçemeyecek. Bakanlar Kurulu, bu oranı bir katına kadar artırmaya yetkili olacak. Bu tesislerin yapılması ve kullanılması ile ilgili usul ve esaslar Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nca çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.
TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu, tasarının yasalaşmasının ardından yarın saat 14.00'te toplanmak üzere birleşimi kapattı.
MHP Antalya Milletvekili Yusuf Ziya İrbeç, Suriye'deki son gelişmeler ve Türk dış politikası üzerinde gündemdışı yaptığı konuşmada, Suriye'deki değişimin, Ortadoğu'daki değişimlerden farklı olduğunu, bölge barışı açısından tehlikeli boyutlar taşıtığını söyledi.
Suriye'de rejimin elinde kitle imha silahlarının bulunduğunu ifade eden İrbeç, krizin asıl kurbanının Suriye halkı olduğunu belirtti.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, sınır dışına demokrasi ihraç etmeye kalktığını, bu nedenle Suriye olayının farklı bir boyuta taşındığını savunan İrbeç, Türk dış politikasında sıfır sorunun, ''sırf soruna'' dönüştüğünü ileri sürdü. İrbeç, Türkiye'nin komşularıyla ilişkilerinde tutarlılık görülmediğini iddia etti.
CHP Ankara Milletvekili İzzet Çetin, gündemdışı konuşmasında, başta PTT işyerlerinde olmak üzere, taşeron firmaların işçilerle yaptıkları iş sözleşmelerini eleştirdi.
PTT'de memurların da büyük sıkıntı içinde olduğunu öne süren Çetin, ''AKP'nin, özellikle çalışma alanında istihdam maliyetlerini düşürme politikasının aracı olarak kullandığı taşeron işçiliğinin en acımasız görüldüğü iş kollarından biri ulaştırmadır'' dedi.
Çetin, taşeron işçiliğinin, Türkiye'de neredeyse ana çalıştırma biçimi halini almaya başladığını ifade etti. Çetin, kamuda 500 bin, ülke genelinde 1,5 milyonu aşan taşeron işçilerinin çalışma koşullarının ağır, ücretlerinin düşük olduğunu belirtti.
AK Parti Uşak Milletvekili İsmail Güneş, gündemdışı konuşmasında, geri dönüşümde kullanılan enerjiye, Hükümet tarafından destek verilmesini istedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, çalışma takvimine ilişkin Danışma Kurulu önerisi kabul edildi.
Buna göre, Mera Kanunu'nda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı, Türkiye ile ABD Arasında Bilimsel ve Teknolojik İşbirliği Anlaşması ile Anlaşmaya İlişkin Mektupların ve Anlaşmada Değişiklik Yapılmasına Dair Notaların Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı, Stratejik Deniz Taşımacılığı Taahhütlerine İlişkin Çok Uluslu Uygulama Düzenlemesine Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı, Almanya, Fransa ve Türkiye savunma bakanlıkları arasında imzalanan COBRA Topçu Tespit Radarı 2013-2015 arası hizmet desteği ile ilgili mutabakat muhtırasının onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun tasarısı, gündemin ön sıralarına çekildi.
Tarımda kullanılan 2-B arazilerinin satışında rayiç bedelin yüzde 50'sini esas alan kanun teklifi de 48 saat geçmeden gündemin 4. sırasına alındı.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Hükümet'in, bu yılın ilk iki ayında çiftçiye nakit 1 milyar 950 milyon lira hibe desteğinde bulunduğunu bildirdi.
TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen Mera Kanunu'nda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı üzerinde konuşan Eker, Türkiye'de 14 milyon hektar meranın bulunduğunu ancak bu alanın 1930-1940'lardan bu yana sürekli azalan bir seyir izlediğini söyledi.
Eker, ancak bu kısmın iyi değerlendirilmesi, ıslah edilmesi ve birim alanından daha fazla ot, hayvancılık için daha ucuz yem elde edilmesi gerektiğini belirtti.
Mera Kanunu'nun 1998'de çıktığını, 2000'de ıslahla ilgili uygulamaların başladığını anımsatan Eker, Türkiye'nin mera varlığının yüzde 65'inin ot yönünden zayıf olduğunu kaydetti. Eker, 14 milyon hektar mera varlığının yüzde 90'ında ise zayıf ve orta vasfa sahip ot verimi bulunduğunu vurguladı. Eker, dünya standartlarıyla karşılaştırıldığında, mutlaka ıslah edilmesi ve daha iyi değerlendirilmesi gerektiğini dile getirerek, iyi vasfa sahip mera varlığının sadece yüzde 10 olduğunu bildirdi.
Yem kaynağı olarak temin edebilecekleri iki alan bulunduğuna işaret eden Eker, ''Bunlardan biri, meraları ıslah edeceğiz daha fazla ot elde edeceğiz; ikincisi yem bitkileri ekiliş alanını artıracağız. Bakanlık olarak bu alanı ciddi miktarda arttırdık, yem bitkileri ekilişi için çiftçilere verdiğimiz para yaklaşık 293 milyon lira. Yem bitkileri ekiliş alanını 2 milyon 200 bin hektar alana çıkararak, son 10 yılda yüzde 100 artırdık'' diye konuştu.
Eker, bir bölgede kiralanacak mera alanı varsa, önceliğin o bölgede ve yakınlarında yaşayan çiftçi veya yatırımcılara verildiğini anımsatarak, ''Eğer onlardan bir talep yoksa, hayvan varlığı da yoksa, o zaman atıl duracağına kiralanıp ekonomiye katkı sağlayacak hale getirilmesini doğal karşılamak gerekir. Bunu yapmazsanız o zaman bunu sorgulamamız gerekiyor'' dedi.
Eker, tasarının yeni bir kiralama getirmediğini, kiralamanın daha önce de yapıldığını dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Gerek mera ıslahıyla gerek yem bitkileri ekiliş alanını artırmak yoluyla Türkiye'nin daha ucuz yem kaynaklarına kavuşması, böylece hayvancılığın maliyetinin düşürülmesi yönünde attığımız adımların bir parçası. Bu, son derece önemli.
Türkiye'de hayvancılık sektöründe büyük gelişme, değişim, dönüşüm var. Hayvancılık öldü, bitti, hayvan kalmadı iddiaları, doğruyu yansıtmıyor. Türkiye'de 9,8 milyon sığır varlığı 2011'de 12,4 milyon başa çıktı. 2012 rakamı açıklandığında bu daha yüksek olacak. 12 milyon 400 bin sığır varlığının yüzde 40'ı saf kültür ırkından oluşuyor. Bu oran daha önce yüzde 19'du. Küçük baş hayvancılıkta 2011 rakamlarına göre 32,3 milyon başa çıktı. Süt üretimi 8,4 milyon tondan 15 milyon tona çıktı, kırmızı et üretimi 915 bin tona ulaştı. Zaman zaman fiyatlarla ilgili çiftçi aleyhine sıkıntılar oluşuyor. Bunu çözmek için birçok önlem aldık. Bunlardan biri müdahale kurulunun oluşturulması. 2012'de 2,2 milyar lira hayvancılık yapan üreticilere nakdi karşılıksız hibe desteği ödedik. 2013 yılı tarımsal destekleme ödemelerinin önemli bölümlerinden biri 1 milyar 670 milyon lira tutarındaki, mazot, gübre ve toprak analiz desteği, su ürünleri, yem bitkileri, süt tozu, sertifikalı tohum kullanım desteğinden oluşan para. Bu para, bugün banka hesabına aktarılıyor. 2 milyon 217 bin çiftçi bu desteklerden yararlanacak. Bunun 1 milyar 410 milyon lirası, mazot, gübre ve toprak analiz desteği. Ocak ayında 278 milyon lira ödedik. Bu yılın ilk iki ayında çiftçiye Hükümet'in verdiği nakit, karşılıksız hibe desteği 1 milyar 950 milyon lira.''
BDP Bitlis Milletvekili Hüsamettin Zenderlioğlu, Türkiye'nin tarım ülkesi olduğunu ifade ederek, ''Meralar ortak varlığımız, zenginlik kaynağımızdır. Hayvanlar için de beslenme kaynağıdır, oksijen üreten alanlardır, ekolojik zincirin vazgeçilmezidir. Tarım sisteminin en önemli girdisi meralardır'' dedi.
Zenderlioğlu, bugün meraların amaç dışı kullanıldığını, ortak miras olmaktan çıkarıldığını, sermaye şirketlerine peşkeş çekildiğini ileri sürerek, tasarının yeni bir rant için hazırlandığını savundu.
CHP Bursa Milletvekili İlhan Demiröz, çiftçinin özellikle mazot konusunda sıkıntı yaşadığını belirterek, ''Yat sahiplerine 1,5 liradan verilen mazot, çiftçiye 4 lira 20 kuruştan veriliyor'' dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, Mera Kanunu'nda değişiklik yapan kanun tasarısı üzerinde görüşmeler devam ediyor.
MHP Hatay Milletvekili Adnan Şefik Çirkin, tasarının, hayvancılığın sorunlarının çözümüne hiçbir katkı sunmadığını söyledi.
Nüfusun önemli bölümünün geçimini hayvancılıkla sağlamasına rağmen, özellikle girdi fiyatlarının fazla olmasından dolayı hayvancılığın bitme noktasına geldiğini belirten Çirkin, ''Çiftçinin artık dayanacak gücü kalmadı. Hal böyleyken, çiftçi, hayvanı için yem ihtiyacını karşılayamazken, meralar hangi akla hizmetle birilerine peşkeş çekiliyor. Buraları büyük firmaların hizmetine veriyorsunuz'' dedi.
Çiftçinin yem ihtiyacını karşılaması konusunda son imkanları olan meraların da ellerinden alınacağını savunan Çirkin, MHP olarak böyle bir yasayı onaylamayacaklarını söyledi.
CHP Bursa Milletvekili İlhan Demiröz, Avrupa ve ABD'de tarımda girdi fiyatlarının Türkiye'ye göre daha düşük olduğunu, bu nedenle Türk çiftçisinin batıyla rekabet edemediğini belirtti. Çiftçinin özellikle mazot konusunda sıkıntı yaşadığını kaydeden Demiröz, ''Yat ve gemi sahiplerine 1,5 liradan verilen mazot, çiftçi kardeşlerimize, köylülere 4 lira 20 kuruştan verilmektedir. Acaba çiftçi mazotunu traktörüne koyduktan sonra Sarıyer sırtlarında çay içmeye mi gidiyor- Tabii ki üretim alanına gidiyor. Hükümetin çiftçiye bakışı işte böyle. Bizim çabalarımıza rağmen hükümet bu konuda herhangi olumlu bir adım da atmadı'' diye konuştu.
Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, daha önce özellikle şark tipi tütünde devlet tarafından alım olduğunu ancak şimdi bu alımların özel sektör marifetiyle yapıldığını ifade etti. Eker, ihraç edilmeyecek ya da değerlendirilmeyecek bir ürünün devlet eliyle satın alınıp depolarda bekletilmesinin doğru olmadığını ifade etti.
Tasarının tümü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından maddelere geçildi.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, meraları başı boş bırakmadıklarını, ıslahını yaptıklarını ifade ederek, ''Mera Kanunu'nda değişiklik yapan tasarı, adrese teslim bir tasarı değildir'' dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda Mera Kanunu'nda değişiklik yapan kanun tasarısının 1. maddesi kabul edildi.
Tasarının görüşmelerinde söz alan MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, tasarının, ''adrese teslim'' olduğunu, birilerine göre bu tasarının çıkarıldığını savundu.
Mera mevzuatıyla ilgili devasa sorunların bulunduğunu ifade eden Şandır, meraların amaç dışı kullanımının çok yaygın olduğunu belirtti.
Şandır, ''Meralar hayvancılığımızın ucuz yem temin edebileceği alan olması gerekirken bugün meralar, her geçen gün vasfını kaybediyor, amaca hizmet etmiyor. Mera alanlarının genişlediğini söylemek mümkün değil. Meracılıkla ilgili köylünün çok fazla sorunu var'' dedi.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Eker, milletvekillerinin sorularını yanıtlarken, tasarının, ''asla adrese teslim'' olmadığını belirterek, ''Bu ithamı reddediyorum'' dedi.
Eker, meraların 40 milyon hektardan 14 milyona gerilediğini belirterek, ''1998'de Mera Kanunu çıkmadan, zaten meralar gitmiş, 14 milyon hektar kalmış. Bunu değerlendirelim, milli ekonomiye katkı sağlayacak şekilde bir düzenleme yapalım dedik. Bizden önceki hükümet 3,5 yıl görev yaptı, 1998-2002 yılları arasında 83 bin dönüm arazide merada ıslah yapılmış, 2002-2011 arasında ise 4 milyon 155 bin arazide ıslah yaptık. Meraları başı boş bırakmadık, köylü için ıslahını yaptık'' diye konuştu.
Mera, yaylak ve kışlakları tekrar eski konumuna getirmek amacıyla yapılan masraflar, bu alanlarda bozulmaya neden olanlardan tahsil edilecek.
TBMM Genel Kurulu'nda, Mera Kanunu'nda değişiklik öngören kanun tasarısı kabul edilerek yasalaştı.
Kanuna göre, amaç dışı kullanılmak suretiyle vasıfları bozulan mera, yaylak ve kışlakları tekrar eski konumuna getirmek amacıyla yapılan veya yapılacak olan masraflar, bozulmaya neden olanlardan tahsil edilecek.
Yapılan masraflar karşılığı tahsil edilen tutarlar genel bütçeye, yapılacak olan masraflar karşılığı tahsil edilen tutarlar ise Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'na bağlı il müdürlüklerince hazırlanan ıslah projelerine uygun olarak, o yerin ıslah çalışmalarında kullanılmak üzere köy sandığına ya da belediye bütçesinde açılacak hesaba gelir kaydedilecek.
Meralarda kiralanacak alanda, hayvancılık için gerekli bakım, barınma ve su ihtiyaçlarını karşılayacak zorunlu hayvancılık tesisleri kurulabilecek.
Bu tesislerin taban alanı, kiralanacak alanın yüzölçümünün yüzde 1'ini geçemeyecek. Bakanlar Kurulu, bu oranı bir katına kadar artırmaya yetkili olacak. Bu tesislerin yapılması ve kullanılması ile ilgili usul ve esaslar Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nca çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.
TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu, tasarının yasalaşmasının ardından yarın saat 14.00'te toplanmak üzere birleşimi kapattı.
