2011-12-14 - 12:10
TBMM Genel Kurulunda, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Karayolları Genel Müdürlüğü, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, Mesleki Yeterlilik Kurumu Başkanlığı, Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü ve Devlet Personel Başkanlığının bütçeleri kabul edildi.
TBMM Genel Kurulunda, 2012 yılı Bütçe Kanunu Tasarısının 10. tur görüşmelerine başlandı.
TBMM Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplanan Genel Kurulda, 10. turda; Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Karayolları Genel Müdürlüğü, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, Mesleki Yeterlilik Kurumu Başkanlığı, Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü, Devlet Personel Başkanlığının bütçeleri görüşülüyor.
TBMM İdare Amiri, AK Parti Çorum Milletvekili Salim Uslu kürsüye çıkınca, CHP milletvekilleri TBMM Genel Kurulunu topluca terk etti.
Genel Kurulda, 10. turda; Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Karayolları Genel Müdürlüğü, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, Mesleki Yeterlilik Kurumu Başkanlığı, Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü ve Devlet Personel Başkanlığının bütçeleri görüşülüyor.
AK Parti grubu adına bütçe üzerinde söz alan Erzincan Milletvekili Sebahattin Kararelle, Ankara-Eskişehir ile Ankara-Konya arasında hızlı tren seferlerinin başladığını ve yeni hızlı tren çalışmalarının da devam ettiğini söyledi.
''Havayolu, vatandaşın yolu oldu'' diyen Karakalle, 15 milyon vatandaşın ilk kez uçağa bindiğini anlattı.
AK Parti İstanbul Milletvekili Mustafa Ataş, bitirilemeyen yollar ve tünellerin Hükümetleri döneminde ''hayat bulduğunu'' ifade etti.
6 bin kilometre olan duble yolları 21 bin kilometreye ulaştırdıklarını belirten Ataş, iktidarlarından önce sadece 6 il bölünmüş yolla birbirine bağlı iken, şimdi 74 ilin bölünmüş yollarla örüldüğünü söyledi.
AK Parti Kars Milletvekili Ahmet Arslan, Türkiye'nin sivil havacılıkta bugün, dünyada örnek gösterilecek bir noktaya geldiğini öne sürdü.
26 noktan 47 noktaya uçuş yapıldığını dile getiren Arslan, uçak sayısının 110'dan 347'ye çıkarıldığını bildirdi.
Arslan, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının, Mustafa Kemal Atatürk'ün ''Yolunda yürüyen bir yolcunun yalnız ufku görmesi yetmez, ufkun ötesini de görmesi ve bilmesi gereklidir'' sözü doğrultusunda 30-50 yıllık hedefler ortaya koyduğunu ifade ederek, ''Uçak sayısını 750'ye çıkarmayı, bir yılda taşınacak yolcu sayısını da 350 milyona çıkarmayı hedefliyor'' dedi.
AK Parti İstanbul Milletvekili Mihrimah Belma Satır, Türkiye'nin ekonomik krize karşı önemli bir direnç gösterdiğini anlattı.
Alınan önlemler sayesinde istihdam seviyesinin arttığını, Türkiye'nin büyüme oranlarında rekor kırarak en hızlı büyüyen 2. ülke olduğunu ifade eden Satır, SGK gelirlerinde de önemli artışlar meydana geldiğini söyledi.
Daha sonra, TBMM İdare Amiri, AK Parti Çorum Milletvekili Salim Uslu kürsüye geldi.
Bu sırada CHP milletvekilleri toplu olarak Genel Kurulu terk etti.
AK Parti'liler, CHP'lileri alkışlayarak bu protestoya tepki gösterdi. CHP milletvekilleri, Uslu kürsüden ayrıldıktan sonra yeniden Genel Kurul salonuna geldi.
Uslu, yaptığı konuşmada, Mesleki Yeterlilik Kurumunun, nitelikli iş gücüne erişimi kolaylaştırması bakımından son derece önemli bir kurum olduğunu söyleyerek, mesleki yeterliliğin geliştirilmesinin vasıflı işgücüne ulaşılmasını sağlayacağını bildirdi.
TBMM Genel Kurulunda Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bütçeleri üzerindeki görüşmeler sürüyor.
MHP İstanbul Milletvekili Durmuşali Torlak, demiryollarının büyük bölümünün altyapısının yıprandığını, bu konuda yeni yatırımların yapılmadığını savundu. Belirli limanların haricindeki limanların demiryolu bağlantılarının olmadığını ifade eden Torlak, bu nedenle, taşımacılık sektöründe denizden yeterince yararlanılamadığına söyledi. Torlak, önümüzdeki süreçte limanların geliştirilmesi, verimli stratejilerin hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.
Son yıllarda tren kazalarında artış olduğunu belirten Torlak, ''Kazaların nedenlerinin insan kusurundan kaynaklandığı söyleniyor ama asıl sorumlu AKP'dir. Hükümet, insan kusurunu azaltacak bir çalışma yapmamıştır'' dedi.
Uluslararası sivil havacılık kaza raporlarına da değinen Torlak, Türkiye'nin, sivil havacılıktaki kaza oranlarında Avrupa'da birinci, dünyada üçüncü olduğunu iddia etti.
MHP Adana Milletvekili Ali Halaman, AK Parti Hükümeti'nin, ''Kendi iktidarından önce yapılan yatırımları satan hükümet'' olarak anılacağını ileri sürdü. Otoyollarının özelleştirilmesine karşı olduklarını belirten Halaman, ''Bu, işsizliği azaltmaz, artırır. 'Otoyolları satıyorum' demek, 'Türkiye'nin geleceğini satıyorum' demek. Doğmamış çocukların geleceğini satıyorsunuz'' diye konuştu.
MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, AK Parti Hükümetinin işsizliğe çözüm bulamadığını belirterek, ''Hükümet, bunu pişkince itiraf ederek başarısızlığını ve beceriksizliğini ortaya koymuştur'' dedi.
Asgari ücret ile çalışanların zor durumda olduğunu vurgulayan Kalaycı, ''Asgari ücretlinin, zorunlu ihtiyaçlarını asgari düzeyde bile olsa, karşılaması mümkün değildir. Asgari ücret, çalışanlara insanlık onuruna uygun bir yaşayış sağlayabilecek düzeyde olmalıdır. İşçiye ödenen net asgari ücret, mutlaka açlık sınırının üzerinde olmalıdır. Ücretlilerin vergi yükü de azaltılmalıdır'' diye konuştu.
Bugün TBMM Başkanlığına bir kanun teklifi sunacaklarını bildiren Kalaycı, teklifte, asgari ücretten gelir vergisi alınmaması, bütün çalışanların ücret gelirlerinin asgari ücret kadar kısmının vergi dışı bırakılması ve ücretlilerin vergi yükünün hafifletilmesinin amaçlandığını söyledi.
Türkiye'de yüz binlerce işçinin, iş güvencesinden yoksun biçimde taşeron şirketler vasıtasıyla çalıştırıldığını anlatan Kalaycı, bunun bir kölelik sistemi olduğunu söyledi. Kalaycı, ''O halde, bu kölelerin efendisi de siz mi oluyorsunuz-. 'Tüccar siyasetçi' kavramını, Türkiye gündemine yerleştiren AKP Hükümetinin köleleştirmeden sorumlu Bakanı'' dedi. Kalaycı ayrıca, 4/C statüsünde çalışanların da kamuda üvey evlat muamelesine tabi tutulduklarını ileri sürdü.
CHP Samsun Milletvekili Ahmet İlhan Kalkavan, Türkiye'de demiryolu taşımacılığında hiçbir ilerlemenin kaydedilmediğini savundu. ''Demoryolu demek, hızlandırılmış tren değildir'' diyen Kalkavan, taşımacılığa hizmet veren ve karayollarının trafiğini rahatlatacak projeler üretilmesi gerektiğine işaret etti.
İktidarın övündüğü duble yolların müteahhitlerinin disipline edilmesi gerektiğini belirten Kalkavan, ''Yağmur yağarken asfalt döktürmesinler. Daha bir yılı doldurmadan bozulan yolların onarımının maliyetini biliyoruz'' dedi.
Kalkavan, üç tarafı denizlerle çevrili olmasına rağmen Türkiye'nin hiçbir zaman bir 'denizci ülkesi' olamadığını söyledi. Bu konuda başarı sağlamak için öncelikle Denizcilik Bakanlığının kurulması gerektiğini anlatan Kalkavan, bunun da CHP'ye nasip olacağını ifade etti.
CHP Bursa Milletvekili Kemal Ekinci, artık karayollarının yapımından çok bundan sonra bakımının önemli olduğuna dikkati çekti. Karayollarının bu işi devşirme işçilerle yapamayacağını belirten Ekinci, kurumun kendi kalifiye elemanlarını yetiştirmesi gerektiğini söyledi. Kurumda yapılan atamalarda liyakatin esas alınmadığını savunan Ekinci, ''Tarikat, cemaat ve yandaşlık anlayışı içinde personel tasarrufu yapılıyor Karayollarında'' dedi.
CHP İzmir Milletvekili Erdal Aksünger, bilgi teknolojileri konusunda Türkiye'nin çok da iyi durumda olmadığını savundu. Dünya Ekonomik Formunda her yıl raporlar yayımlandığını ve bilgi toplumuna hazır olma endekslerinin açıklandığını belirten Aksünger, bu raporlara göre Türkiye'nin son 5 yılda giderek gerilediğini, 138 ülke arasında 71. sıraya kadar düştüğünü söyledi.
Türkiye'nin teknolojide dinlemeler konusunda iyi bir yol aldığını savunan Aksünger, ''Datalar dijitalleşti. Artık herkes dinlenebilir. Yapay zeka programı eklerseniz, kimlerin hangi kelimeyi konuştuğunu çözersiniz. Ancak bugün kullandığınız bütün yazılımlar ve cihazların hepsi, yurt dışındaki uluslararası firmaların elinde. Bu durum ülkenin güvenliği ortadan kaldırıyor'' ifadelerini kullandı.
CHP İstanbul Milletvekili Süleyeman Çelebi, Türkiye'de ekonomik büyüme olmadığını, ''taşeronlaşama, yoksulluk, hukuksuzluk ve adaletsizlikte'' büyüme yaşandığını ileri sürdü.
''Daha önce 9 olan zengin sayası AKP iktidarında 39'a çıktı'' diyen Çelebi, şunları söyledi:
''OECD raporuna göre zenginle yoksul arasındaki gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu ülkeler arasında Türkiye de var. Türkiye işsizlik ve yoksullukta ilk sıralarda yer alıyor. Zengini daha zengin etmek istiyorsunuz. AKP, 'kiminin parası kiminin duası' diyor ama halktan alacakları tek dua artık bedduadır. İşçi ölümleri artıyor, iş kazlarında dünyada üçüncü, Avrupa'da birinciyiz. Bu büyüme ile mi övünüyorsunuz- Sendikalaşma konusunda Türkiye'nin durumu içler acısı. OECD ülkeleri arasında sonuncu durumda. İşte size büyüme başarısı..''
CHP İzmir Milletvekili Musa Çam, iş güvencesini ortadan kaldıran politikaların hayata geçirilmek istendiğini savundu. AK Parti Hükümeti'nin en önemli özelliğinin kurumları işlevsiz hale getirmek olduğunu iddia eden Çam, Devlet Personel Başkanlığının, AK Parti'nin kadrolaşmasının yaşandığı bir örgüt olduğunu öne sürdü.
Taşeronlaşmaya karşı çıkan İzmir Büyükşehir Belediyesinin müfettişlerce kuşatıldığını, bürokratlar tutuklandığını belirten Çam, özellikle muhalefet partilerin belediyelerine baskı yapıldığını savundu.
TBMM'de bile temizlik işçilerinin bir firma tarafından çalıştırıldığını, bunların özlük haklarının ne durumda olduğunun düşünülmediğini ifade eden Çam, ''Taşeronlaşma köleliktir. İnsanların kiralanıp karın tokluğuna çalıştırılmasıdır'' dedi.
Bütçe üzerinde BDP Grubu adına konuşan Muş Milletvekili Demir Çelik, Türkiye'nin dünyanın 16. büyük ekonomisi olmasının önemli olduğunu belirterek, ''1. sıraya da gelebiliriz. Ancak biz topluma mutluluğu verebiliyor muyuz- adaleti, eşitliği, özgürlüğü sağlayabiliyor muyuz- Temel politikanın bu olması gerekir. Geçmiş yıllarda güçlü devletler, altından saraylar yapmışlar ancak yıllar sonra yenilikçi düşüncelerle yıkılmışlardır'' diye konuştu.
Çelik, zenginlik topluma yayılmadığı, katılımcı demokrasi hayata geçirilemediği sürece, güçlü ekonominin topluma bir yansımasının olmayacağını belirterek, ''(Güçlü iktidar güçlü devlet) değil, (mutlu toplum, toplumsal refah)'' dedi.
Hep yakınılan 12 Eylül Anayasasının kaldırılamadığını ve yerine eşitlikçi, demokratik ve özgürlükçü bir Anayasanın getirilemediğini ifade eden Çelik, ''Niçin- Kutsanan devlete tapınması gereken bir toplum algısıyla soruna yaklaştığımız için'' ifadesini kullandı.
BDP'li Çelik, 12 Eylül referandumunda daha demokratik bir ülke vaat edilmesine rağmen, devletin, iletişim araçlarını toplumun ve bireylerin aleyhine kullandığını iddia ederek, ''Telefonlar dinleniyor. Ben özgür değilsem toplum özgür değilse, ekonomik güçten yeterince yararlanılıp yararlanılmadığı çok önemli değildir'' dedi.
BDP Bingöl Milletvekili İdris Baluken, TÜİK rakamlarına göre, OECD ülkelerinde işsizlik oranı yüzde 8,3 iken, Türkiye'de 2011 işsizlik oranının 11,9 olduğunu söyledi.
Türkiye'de nüfusun yüzde 20'sinin, toplam gelirin yüzde 50'sini elinde bulundurduğunu öne süren Baluken, OECD ülkeleri arasında Türkiye'nin gelir dağılımı açısından sondan 3. sırada olduğunu iddia etti.
İdris Baluken, son 30 yıldır, Kürt sorununda çözümsüzlük yaşanılan ve ülke kaynaklarının savaşa gittiği bir ortamla karşı karşıya olunduğunu ileri sürerek, şöyle konuştu:
''Cari açığı artıran sosyal güvenliktir, kara deliği artıran olgu, bu savaşın kaynakları tüketmesidir. Bir F-16 savaş uçağının 1 saatlik havada kalma maliyeti 255 bin dolardır. Türkiye ile ABD arasında imzalanan helikopter ihalesinin maliyeti 3,5 milyar dolardır. Bu para ile her kente 400 yataklı bir hastane yapılabilir. Bu miktarı Van'a gönderilen para ile mukayese ediniz. Devlet Van'a 17 milyon dolar göndermiştir. 3,5 milyar doları helikopter ihalesine veren anlayış, deprem felaketine uğrayan bir ilin belediyesine tek kuruş bile vermemiştir.''
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, havayollarında, iç ve dış hatlardaki yolcu sayısının 34 milyondan 110 milyona çıktığını belirterek, ''Eskiden uçakla seyahat eden herkes birbirini tanırdı. Şimdi uçağa binmek vezneciler, beşyüz evler minübüsüne binmekten daha kolay'' dedi.
Yıldırım, TBMM Genel Kurulunda, bakanlığının bütçesi üzerindeki eleştirileri yanıtlarken, bölünmüş yollar, viyadükler, köprüler tüneller, demiryolları, hava limanları, tersaneler, telli-telsiz iletişim araçlarının, ülkelerin kalkınması için olmazsa olmaz unsurları olduğunu söyledi.
Medeniyetlerin hep yollar üzerinde kurulduğunu ve geliştiğini vurgulayan Yıldırım, ulaşılamayan ve erişilemeyen yerde ne kalkınma ne de hayatın olacağını kaydetti.
Bakan Yıldırım, Türkiye'nin; Avrupa, Asya, Kuzey Afrika, Kafkasya, Ortadoğu ve Rusya Federasyonunun yer aldığı 1,5 milyar nüfus, 25 trilyona varan gayri safi hasıla içeren bir bölgeye hitap ettiğini belirtti.
Ulaştırma sektöründe son 9 yılda 112 milyar TL yatırım gerçekleştirdiklerini ifade eden yıldırım, bu yatırımın yüzde 87'si olan 98 milyar TL'nin bütçe imkanlarıyla gerçekleştirildiğini söyledi. Yıldırım, ulaştırma yatırımlarının toplam kamu yatırımları içinde 2003'te yüzde 17 olan payının bugün yüzde 46'ya yükseldiğini bildirdi.
Bakan Yıldırım, merkezi idarenin yaptığı yatırımların hemen hemen yarısının bakanlığı tarafından gerçekleştirildiğini ifade etti.
Geçmiş yıllarda projelerin tamamlanma yılı ortalama 12 yıl iken, şimdi bunun 4 yıla indiğini dile getiren Yıldırım, vatandaşların yol, havaalanı, demiryolu, otoban özleminin kısa sürede giderilebildiğini kaydetti. Yıldırım, ''Bilgi artık yegane güç haline gelmiştir. Artık top, tüfek, tank değil; bilgiye sahip olan, bilgiyi toplum yararına kullanan ülkeler bir adım öne gezmekte, bundan mahrum olanlar da geri kalmış ülke olmaktadır. 'Bilim ve fen nerede ise oradan alacağız' diyen Büyük Atatürk'ün, bu düşüncesi ülkemizin bilgi toplumu olma hedefleriyle de aynen örtüşmektedir'' dedi.
Bakan Yıldırım, internete erişim kolaylığıyla yaşlısı-köylüsü, herkesin interneti kullanma imkanı getirdiklerini söyledi.
E-devlet kapısını hizmete sokmak suretiyle, vatandaşın devlet ile olan işinde sıkıntı çekmesinin önüne geçtiklerini, bir çok kamu işinin internet üzerinden yapılabilir hale geldiğini belirten Yıldırım, 10 milyon kullanıcıya ulaşıldığını kaydetti. Yıldırım, 65 yaşın üzerinde olan 320 bin vatandaşın e-devleti kullandığını belirtti.
Binali Yıldırım, Türkiye'nin, geniş bant internet erişimi, internet otobanlarıyla iktidarları döneminde tanıştığını belirterek, sıfır kullanıcıdan 13 milyon aboneye, eve ve 45 milyon kullanıcıya ulaşıldığını bildirdi. Yıldırım, Türkiye'nin, AB'nin 10 üyesi arasında yer alır duruma geldiğini, iletişimde Afrika seviyesinden Avrupa seviyesine yükseldiğini ifade etti.
Türkiye'nin yıllık ses trafiğinde Avrupa'nın bir numarası olduğunu anlatan Yıldırım, ''Yıllık 163 milyar dakika, aylık 261 dakika ile birinci. Sosyal paylaşım sitelerinde ilk 4 sırayı işgal ediyor, interneti en yoğun kullanan ülkeler arasında geliyor'' dedi.
Bakan Yıldırım, PTT'nin kan kaybeden bir kurumdan kar eden ve hizmet üreten bir kurum haline geldiğini söyledi.
PTT şubelerinde 2003'te aylık işlem sayısı 2,2 milyon iken, bugün 24 milyona çıktığını belirten Yıldırım, bin 425 yerde sadece PTT'nin hizmet verdiğini bildirdi.
Yıldırım, havacılık sektörünün dünyaya parmak ısırtan şekilde geliştiğini anlattı.
Dünyada havacılık sektörü yüzde 3-5 büyürken, Türkiye'de bu yıl dış hatlarda yüzde 9, iç hatlarda yüzde 15 büyüme gerçekleştiğini belirten Yıldırım, ''2003'te iç hatlarda 8,5 milyon insan uçakla seyahat ederken, bu rakam bugün 57 milyona çıktı. İç ve dış hatlardaki yolcu sayısı da 34 milyondan 110 milyona ulaştı'' diye konuştu.
Yıldırım, ''(Havayolu halkın yolu oldu) demek, kuru bir söylemin değil, yaşanan bir gerçeğin ta kendisidir. Eskiden uçakla seyahat eden herkes birbirini tanırdı. Şimdi uçağa binmek, vezneciler, beşyüz evler minübüsüne binmekten daha kolay'' dedi.
Demiryolları ve hızlı tren yatırımları hakkında da bilgi veren Yıldırım, ''40-50 yıllık yüksek hızlı tren özlemini dindiren, 12 Hükümet ve 21 bakan eskiten ama bir türlü gerçekleşmeyen yüksek hızlı treni de yapan bu iktidardır. Ankara-Eskişehir, Ankara-Konya, 2013 sonunda Marmaray, 2016'da Ankara-Sivas, 2017'de Ankara-İzmir yükse hızlı treniyle de milletimizi buluşturacağız''' diye konuştu.
Yıldırım, 1950'den beri demiryollarının unutulduğunu ifade ederek, 6 bin 500 kilometrelik mevcut demiryolu hattını yenilediklerini söyledi.
Türkiye'nin kendi rayı ve trenini ürettiğini ve istihdam sağlandığını ifade eden Bakan Yıldırım, denizcilik sektörüne 2,5 milyar nakit destek verdiklerini kaydetti.
Bakan Yıldırım, Türkiye'nin, dünya ticaret filosunun yüzde 89'unu oluşturan 30 ülke arasında 15. sırada olduğunu, gemi inşaatında 23. sıradan 6. sıraya yükseldiğini söyleyerek, yat inşaatında marka olduğunu, mega yatlarda dünya 3., normal yatlarda dünya 5. haline geldiğini bildirdi.
(12.10)
**** HABERİN DEVAMINA 'İLGİLİ DÖKÜMANLAR' BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ ****
TBMM Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplanan Genel Kurulda, 10. turda; Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Karayolları Genel Müdürlüğü, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, Mesleki Yeterlilik Kurumu Başkanlığı, Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü, Devlet Personel Başkanlığının bütçeleri görüşülüyor.
TBMM İdare Amiri, AK Parti Çorum Milletvekili Salim Uslu kürsüye çıkınca, CHP milletvekilleri TBMM Genel Kurulunu topluca terk etti.
Genel Kurulda, 10. turda; Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Karayolları Genel Müdürlüğü, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, Mesleki Yeterlilik Kurumu Başkanlığı, Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü ve Devlet Personel Başkanlığının bütçeleri görüşülüyor.
AK Parti grubu adına bütçe üzerinde söz alan Erzincan Milletvekili Sebahattin Kararelle, Ankara-Eskişehir ile Ankara-Konya arasında hızlı tren seferlerinin başladığını ve yeni hızlı tren çalışmalarının da devam ettiğini söyledi.
''Havayolu, vatandaşın yolu oldu'' diyen Karakalle, 15 milyon vatandaşın ilk kez uçağa bindiğini anlattı.
AK Parti İstanbul Milletvekili Mustafa Ataş, bitirilemeyen yollar ve tünellerin Hükümetleri döneminde ''hayat bulduğunu'' ifade etti.
6 bin kilometre olan duble yolları 21 bin kilometreye ulaştırdıklarını belirten Ataş, iktidarlarından önce sadece 6 il bölünmüş yolla birbirine bağlı iken, şimdi 74 ilin bölünmüş yollarla örüldüğünü söyledi.
AK Parti Kars Milletvekili Ahmet Arslan, Türkiye'nin sivil havacılıkta bugün, dünyada örnek gösterilecek bir noktaya geldiğini öne sürdü.
26 noktan 47 noktaya uçuş yapıldığını dile getiren Arslan, uçak sayısının 110'dan 347'ye çıkarıldığını bildirdi.
Arslan, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının, Mustafa Kemal Atatürk'ün ''Yolunda yürüyen bir yolcunun yalnız ufku görmesi yetmez, ufkun ötesini de görmesi ve bilmesi gereklidir'' sözü doğrultusunda 30-50 yıllık hedefler ortaya koyduğunu ifade ederek, ''Uçak sayısını 750'ye çıkarmayı, bir yılda taşınacak yolcu sayısını da 350 milyona çıkarmayı hedefliyor'' dedi.
AK Parti İstanbul Milletvekili Mihrimah Belma Satır, Türkiye'nin ekonomik krize karşı önemli bir direnç gösterdiğini anlattı.
Alınan önlemler sayesinde istihdam seviyesinin arttığını, Türkiye'nin büyüme oranlarında rekor kırarak en hızlı büyüyen 2. ülke olduğunu ifade eden Satır, SGK gelirlerinde de önemli artışlar meydana geldiğini söyledi.
Daha sonra, TBMM İdare Amiri, AK Parti Çorum Milletvekili Salim Uslu kürsüye geldi.
Bu sırada CHP milletvekilleri toplu olarak Genel Kurulu terk etti.
AK Parti'liler, CHP'lileri alkışlayarak bu protestoya tepki gösterdi. CHP milletvekilleri, Uslu kürsüden ayrıldıktan sonra yeniden Genel Kurul salonuna geldi.
Uslu, yaptığı konuşmada, Mesleki Yeterlilik Kurumunun, nitelikli iş gücüne erişimi kolaylaştırması bakımından son derece önemli bir kurum olduğunu söyleyerek, mesleki yeterliliğin geliştirilmesinin vasıflı işgücüne ulaşılmasını sağlayacağını bildirdi.
TBMM Genel Kurulunda Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bütçeleri üzerindeki görüşmeler sürüyor.
MHP İstanbul Milletvekili Durmuşali Torlak, demiryollarının büyük bölümünün altyapısının yıprandığını, bu konuda yeni yatırımların yapılmadığını savundu. Belirli limanların haricindeki limanların demiryolu bağlantılarının olmadığını ifade eden Torlak, bu nedenle, taşımacılık sektöründe denizden yeterince yararlanılamadığına söyledi. Torlak, önümüzdeki süreçte limanların geliştirilmesi, verimli stratejilerin hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.
Son yıllarda tren kazalarında artış olduğunu belirten Torlak, ''Kazaların nedenlerinin insan kusurundan kaynaklandığı söyleniyor ama asıl sorumlu AKP'dir. Hükümet, insan kusurunu azaltacak bir çalışma yapmamıştır'' dedi.
Uluslararası sivil havacılık kaza raporlarına da değinen Torlak, Türkiye'nin, sivil havacılıktaki kaza oranlarında Avrupa'da birinci, dünyada üçüncü olduğunu iddia etti.
MHP Adana Milletvekili Ali Halaman, AK Parti Hükümeti'nin, ''Kendi iktidarından önce yapılan yatırımları satan hükümet'' olarak anılacağını ileri sürdü. Otoyollarının özelleştirilmesine karşı olduklarını belirten Halaman, ''Bu, işsizliği azaltmaz, artırır. 'Otoyolları satıyorum' demek, 'Türkiye'nin geleceğini satıyorum' demek. Doğmamış çocukların geleceğini satıyorsunuz'' diye konuştu.
MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, AK Parti Hükümetinin işsizliğe çözüm bulamadığını belirterek, ''Hükümet, bunu pişkince itiraf ederek başarısızlığını ve beceriksizliğini ortaya koymuştur'' dedi.
Asgari ücret ile çalışanların zor durumda olduğunu vurgulayan Kalaycı, ''Asgari ücretlinin, zorunlu ihtiyaçlarını asgari düzeyde bile olsa, karşılaması mümkün değildir. Asgari ücret, çalışanlara insanlık onuruna uygun bir yaşayış sağlayabilecek düzeyde olmalıdır. İşçiye ödenen net asgari ücret, mutlaka açlık sınırının üzerinde olmalıdır. Ücretlilerin vergi yükü de azaltılmalıdır'' diye konuştu.
Bugün TBMM Başkanlığına bir kanun teklifi sunacaklarını bildiren Kalaycı, teklifte, asgari ücretten gelir vergisi alınmaması, bütün çalışanların ücret gelirlerinin asgari ücret kadar kısmının vergi dışı bırakılması ve ücretlilerin vergi yükünün hafifletilmesinin amaçlandığını söyledi.
Türkiye'de yüz binlerce işçinin, iş güvencesinden yoksun biçimde taşeron şirketler vasıtasıyla çalıştırıldığını anlatan Kalaycı, bunun bir kölelik sistemi olduğunu söyledi. Kalaycı, ''O halde, bu kölelerin efendisi de siz mi oluyorsunuz-. 'Tüccar siyasetçi' kavramını, Türkiye gündemine yerleştiren AKP Hükümetinin köleleştirmeden sorumlu Bakanı'' dedi. Kalaycı ayrıca, 4/C statüsünde çalışanların da kamuda üvey evlat muamelesine tabi tutulduklarını ileri sürdü.
CHP Samsun Milletvekili Ahmet İlhan Kalkavan, Türkiye'de demiryolu taşımacılığında hiçbir ilerlemenin kaydedilmediğini savundu. ''Demoryolu demek, hızlandırılmış tren değildir'' diyen Kalkavan, taşımacılığa hizmet veren ve karayollarının trafiğini rahatlatacak projeler üretilmesi gerektiğine işaret etti.
İktidarın övündüğü duble yolların müteahhitlerinin disipline edilmesi gerektiğini belirten Kalkavan, ''Yağmur yağarken asfalt döktürmesinler. Daha bir yılı doldurmadan bozulan yolların onarımının maliyetini biliyoruz'' dedi.
Kalkavan, üç tarafı denizlerle çevrili olmasına rağmen Türkiye'nin hiçbir zaman bir 'denizci ülkesi' olamadığını söyledi. Bu konuda başarı sağlamak için öncelikle Denizcilik Bakanlığının kurulması gerektiğini anlatan Kalkavan, bunun da CHP'ye nasip olacağını ifade etti.
CHP Bursa Milletvekili Kemal Ekinci, artık karayollarının yapımından çok bundan sonra bakımının önemli olduğuna dikkati çekti. Karayollarının bu işi devşirme işçilerle yapamayacağını belirten Ekinci, kurumun kendi kalifiye elemanlarını yetiştirmesi gerektiğini söyledi. Kurumda yapılan atamalarda liyakatin esas alınmadığını savunan Ekinci, ''Tarikat, cemaat ve yandaşlık anlayışı içinde personel tasarrufu yapılıyor Karayollarında'' dedi.
CHP İzmir Milletvekili Erdal Aksünger, bilgi teknolojileri konusunda Türkiye'nin çok da iyi durumda olmadığını savundu. Dünya Ekonomik Formunda her yıl raporlar yayımlandığını ve bilgi toplumuna hazır olma endekslerinin açıklandığını belirten Aksünger, bu raporlara göre Türkiye'nin son 5 yılda giderek gerilediğini, 138 ülke arasında 71. sıraya kadar düştüğünü söyledi.
Türkiye'nin teknolojide dinlemeler konusunda iyi bir yol aldığını savunan Aksünger, ''Datalar dijitalleşti. Artık herkes dinlenebilir. Yapay zeka programı eklerseniz, kimlerin hangi kelimeyi konuştuğunu çözersiniz. Ancak bugün kullandığınız bütün yazılımlar ve cihazların hepsi, yurt dışındaki uluslararası firmaların elinde. Bu durum ülkenin güvenliği ortadan kaldırıyor'' ifadelerini kullandı.
CHP İstanbul Milletvekili Süleyeman Çelebi, Türkiye'de ekonomik büyüme olmadığını, ''taşeronlaşama, yoksulluk, hukuksuzluk ve adaletsizlikte'' büyüme yaşandığını ileri sürdü.
''Daha önce 9 olan zengin sayası AKP iktidarında 39'a çıktı'' diyen Çelebi, şunları söyledi:
''OECD raporuna göre zenginle yoksul arasındaki gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu ülkeler arasında Türkiye de var. Türkiye işsizlik ve yoksullukta ilk sıralarda yer alıyor. Zengini daha zengin etmek istiyorsunuz. AKP, 'kiminin parası kiminin duası' diyor ama halktan alacakları tek dua artık bedduadır. İşçi ölümleri artıyor, iş kazlarında dünyada üçüncü, Avrupa'da birinciyiz. Bu büyüme ile mi övünüyorsunuz- Sendikalaşma konusunda Türkiye'nin durumu içler acısı. OECD ülkeleri arasında sonuncu durumda. İşte size büyüme başarısı..''
CHP İzmir Milletvekili Musa Çam, iş güvencesini ortadan kaldıran politikaların hayata geçirilmek istendiğini savundu. AK Parti Hükümeti'nin en önemli özelliğinin kurumları işlevsiz hale getirmek olduğunu iddia eden Çam, Devlet Personel Başkanlığının, AK Parti'nin kadrolaşmasının yaşandığı bir örgüt olduğunu öne sürdü.
Taşeronlaşmaya karşı çıkan İzmir Büyükşehir Belediyesinin müfettişlerce kuşatıldığını, bürokratlar tutuklandığını belirten Çam, özellikle muhalefet partilerin belediyelerine baskı yapıldığını savundu.
TBMM'de bile temizlik işçilerinin bir firma tarafından çalıştırıldığını, bunların özlük haklarının ne durumda olduğunun düşünülmediğini ifade eden Çam, ''Taşeronlaşma köleliktir. İnsanların kiralanıp karın tokluğuna çalıştırılmasıdır'' dedi.
Bütçe üzerinde BDP Grubu adına konuşan Muş Milletvekili Demir Çelik, Türkiye'nin dünyanın 16. büyük ekonomisi olmasının önemli olduğunu belirterek, ''1. sıraya da gelebiliriz. Ancak biz topluma mutluluğu verebiliyor muyuz- adaleti, eşitliği, özgürlüğü sağlayabiliyor muyuz- Temel politikanın bu olması gerekir. Geçmiş yıllarda güçlü devletler, altından saraylar yapmışlar ancak yıllar sonra yenilikçi düşüncelerle yıkılmışlardır'' diye konuştu.
Çelik, zenginlik topluma yayılmadığı, katılımcı demokrasi hayata geçirilemediği sürece, güçlü ekonominin topluma bir yansımasının olmayacağını belirterek, ''(Güçlü iktidar güçlü devlet) değil, (mutlu toplum, toplumsal refah)'' dedi.
Hep yakınılan 12 Eylül Anayasasının kaldırılamadığını ve yerine eşitlikçi, demokratik ve özgürlükçü bir Anayasanın getirilemediğini ifade eden Çelik, ''Niçin- Kutsanan devlete tapınması gereken bir toplum algısıyla soruna yaklaştığımız için'' ifadesini kullandı.
BDP'li Çelik, 12 Eylül referandumunda daha demokratik bir ülke vaat edilmesine rağmen, devletin, iletişim araçlarını toplumun ve bireylerin aleyhine kullandığını iddia ederek, ''Telefonlar dinleniyor. Ben özgür değilsem toplum özgür değilse, ekonomik güçten yeterince yararlanılıp yararlanılmadığı çok önemli değildir'' dedi.
BDP Bingöl Milletvekili İdris Baluken, TÜİK rakamlarına göre, OECD ülkelerinde işsizlik oranı yüzde 8,3 iken, Türkiye'de 2011 işsizlik oranının 11,9 olduğunu söyledi.
Türkiye'de nüfusun yüzde 20'sinin, toplam gelirin yüzde 50'sini elinde bulundurduğunu öne süren Baluken, OECD ülkeleri arasında Türkiye'nin gelir dağılımı açısından sondan 3. sırada olduğunu iddia etti.
İdris Baluken, son 30 yıldır, Kürt sorununda çözümsüzlük yaşanılan ve ülke kaynaklarının savaşa gittiği bir ortamla karşı karşıya olunduğunu ileri sürerek, şöyle konuştu:
''Cari açığı artıran sosyal güvenliktir, kara deliği artıran olgu, bu savaşın kaynakları tüketmesidir. Bir F-16 savaş uçağının 1 saatlik havada kalma maliyeti 255 bin dolardır. Türkiye ile ABD arasında imzalanan helikopter ihalesinin maliyeti 3,5 milyar dolardır. Bu para ile her kente 400 yataklı bir hastane yapılabilir. Bu miktarı Van'a gönderilen para ile mukayese ediniz. Devlet Van'a 17 milyon dolar göndermiştir. 3,5 milyar doları helikopter ihalesine veren anlayış, deprem felaketine uğrayan bir ilin belediyesine tek kuruş bile vermemiştir.''
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, havayollarında, iç ve dış hatlardaki yolcu sayısının 34 milyondan 110 milyona çıktığını belirterek, ''Eskiden uçakla seyahat eden herkes birbirini tanırdı. Şimdi uçağa binmek vezneciler, beşyüz evler minübüsüne binmekten daha kolay'' dedi.
Yıldırım, TBMM Genel Kurulunda, bakanlığının bütçesi üzerindeki eleştirileri yanıtlarken, bölünmüş yollar, viyadükler, köprüler tüneller, demiryolları, hava limanları, tersaneler, telli-telsiz iletişim araçlarının, ülkelerin kalkınması için olmazsa olmaz unsurları olduğunu söyledi.
Medeniyetlerin hep yollar üzerinde kurulduğunu ve geliştiğini vurgulayan Yıldırım, ulaşılamayan ve erişilemeyen yerde ne kalkınma ne de hayatın olacağını kaydetti.
Bakan Yıldırım, Türkiye'nin; Avrupa, Asya, Kuzey Afrika, Kafkasya, Ortadoğu ve Rusya Federasyonunun yer aldığı 1,5 milyar nüfus, 25 trilyona varan gayri safi hasıla içeren bir bölgeye hitap ettiğini belirtti.
Ulaştırma sektöründe son 9 yılda 112 milyar TL yatırım gerçekleştirdiklerini ifade eden yıldırım, bu yatırımın yüzde 87'si olan 98 milyar TL'nin bütçe imkanlarıyla gerçekleştirildiğini söyledi. Yıldırım, ulaştırma yatırımlarının toplam kamu yatırımları içinde 2003'te yüzde 17 olan payının bugün yüzde 46'ya yükseldiğini bildirdi.
Bakan Yıldırım, merkezi idarenin yaptığı yatırımların hemen hemen yarısının bakanlığı tarafından gerçekleştirildiğini ifade etti.
Geçmiş yıllarda projelerin tamamlanma yılı ortalama 12 yıl iken, şimdi bunun 4 yıla indiğini dile getiren Yıldırım, vatandaşların yol, havaalanı, demiryolu, otoban özleminin kısa sürede giderilebildiğini kaydetti. Yıldırım, ''Bilgi artık yegane güç haline gelmiştir. Artık top, tüfek, tank değil; bilgiye sahip olan, bilgiyi toplum yararına kullanan ülkeler bir adım öne gezmekte, bundan mahrum olanlar da geri kalmış ülke olmaktadır. 'Bilim ve fen nerede ise oradan alacağız' diyen Büyük Atatürk'ün, bu düşüncesi ülkemizin bilgi toplumu olma hedefleriyle de aynen örtüşmektedir'' dedi.
Bakan Yıldırım, internete erişim kolaylığıyla yaşlısı-köylüsü, herkesin interneti kullanma imkanı getirdiklerini söyledi.
E-devlet kapısını hizmete sokmak suretiyle, vatandaşın devlet ile olan işinde sıkıntı çekmesinin önüne geçtiklerini, bir çok kamu işinin internet üzerinden yapılabilir hale geldiğini belirten Yıldırım, 10 milyon kullanıcıya ulaşıldığını kaydetti. Yıldırım, 65 yaşın üzerinde olan 320 bin vatandaşın e-devleti kullandığını belirtti.
Binali Yıldırım, Türkiye'nin, geniş bant internet erişimi, internet otobanlarıyla iktidarları döneminde tanıştığını belirterek, sıfır kullanıcıdan 13 milyon aboneye, eve ve 45 milyon kullanıcıya ulaşıldığını bildirdi. Yıldırım, Türkiye'nin, AB'nin 10 üyesi arasında yer alır duruma geldiğini, iletişimde Afrika seviyesinden Avrupa seviyesine yükseldiğini ifade etti.
Türkiye'nin yıllık ses trafiğinde Avrupa'nın bir numarası olduğunu anlatan Yıldırım, ''Yıllık 163 milyar dakika, aylık 261 dakika ile birinci. Sosyal paylaşım sitelerinde ilk 4 sırayı işgal ediyor, interneti en yoğun kullanan ülkeler arasında geliyor'' dedi.
Bakan Yıldırım, PTT'nin kan kaybeden bir kurumdan kar eden ve hizmet üreten bir kurum haline geldiğini söyledi.
PTT şubelerinde 2003'te aylık işlem sayısı 2,2 milyon iken, bugün 24 milyona çıktığını belirten Yıldırım, bin 425 yerde sadece PTT'nin hizmet verdiğini bildirdi.
Yıldırım, havacılık sektörünün dünyaya parmak ısırtan şekilde geliştiğini anlattı.
Dünyada havacılık sektörü yüzde 3-5 büyürken, Türkiye'de bu yıl dış hatlarda yüzde 9, iç hatlarda yüzde 15 büyüme gerçekleştiğini belirten Yıldırım, ''2003'te iç hatlarda 8,5 milyon insan uçakla seyahat ederken, bu rakam bugün 57 milyona çıktı. İç ve dış hatlardaki yolcu sayısı da 34 milyondan 110 milyona ulaştı'' diye konuştu.
Yıldırım, ''(Havayolu halkın yolu oldu) demek, kuru bir söylemin değil, yaşanan bir gerçeğin ta kendisidir. Eskiden uçakla seyahat eden herkes birbirini tanırdı. Şimdi uçağa binmek, vezneciler, beşyüz evler minübüsüne binmekten daha kolay'' dedi.
Demiryolları ve hızlı tren yatırımları hakkında da bilgi veren Yıldırım, ''40-50 yıllık yüksek hızlı tren özlemini dindiren, 12 Hükümet ve 21 bakan eskiten ama bir türlü gerçekleşmeyen yüksek hızlı treni de yapan bu iktidardır. Ankara-Eskişehir, Ankara-Konya, 2013 sonunda Marmaray, 2016'da Ankara-Sivas, 2017'de Ankara-İzmir yükse hızlı treniyle de milletimizi buluşturacağız''' diye konuştu.
Yıldırım, 1950'den beri demiryollarının unutulduğunu ifade ederek, 6 bin 500 kilometrelik mevcut demiryolu hattını yenilediklerini söyledi.
Türkiye'nin kendi rayı ve trenini ürettiğini ve istihdam sağlandığını ifade eden Bakan Yıldırım, denizcilik sektörüne 2,5 milyar nakit destek verdiklerini kaydetti.
Bakan Yıldırım, Türkiye'nin, dünya ticaret filosunun yüzde 89'unu oluşturan 30 ülke arasında 15. sırada olduğunu, gemi inşaatında 23. sıradan 6. sıraya yükseldiğini söyleyerek, yat inşaatında marka olduğunu, mega yatlarda dünya 3., normal yatlarda dünya 5. haline geldiğini bildirdi.
(12.10)
**** HABERİN DEVAMINA 'İLGİLİ DÖKÜMANLAR' BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ ****
