2013-04-04 - 15:15
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da, yabancıların Türkiye'ye girişleri, kalışları ve çıkışları ile sağlanacak korumanın kapsamına, uygulanmasına ilişkin esasları, AB ile uyumlu hale getiren yasa tasarısı kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplandı.

Akman, 4 Nisan Uluslararası Mayın Bilincini Geliştirme Günü dolayısıyla yaptığı gündemdışı konuşmada, kara mayınlarının, her yıl yaklaşık 15-20 bin kişinin ölümüne, çok daha fazla insanın sakatlanmasına neden olduğunu söyledi.

Yahya Akman, 1938'den beri kullanılan antipersonel kara mayınlarının, 78 ülkenin toprakları içinde bulunduğunu belirtti.

Mayın üretiminin yaklaşık 3 ile 75 dolara mal olurken, bir mayının 300 ile bin dolara temizlendiğini vurgulayan Akman, ''Eğitimli personelin gerçekleştireceği mayın temizleme işinde bile temizlenen her 5 bin mayın için yaklaşık 1 personelin öleceği, 2 personelin ciddi şekilde yaralanacağı varsayılmaktadır'' dedi.

Akman, özellikle sınırdaki mayınların temizlenmesi için mücadele verdiklerini dile getirerek, 1 milyon 150 bin metrekarede temizlik olmasına rağmen yaklaşık 977 bin mayının Türkiye topraklarında, sınırlarında gömülü olduğunu bildirdi.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Alparslan Türkeş'in ölümünün 16. yılı nedeniyle gündemdışı söz aldı. Vural, Türkeş'in, devletin ve milletin derdini kendi derdi bilen, büyük vatansever, ömrünü milletine vakfetmiş bir kişi olduğunu belirtti.

Türkeş'in siyaset felsefenin temelinde, Türk milletinin ellerinde yükselen milli devlet olduğunu ifade eden Vural, Türkeş'in, Türk milletinin yönetim yolunu, kader çizgisini daima demokratik milli devlette gördüğünü söyledi.

Vural, Türkeş'in, tarihin haklı çıkardığı bir lider olduğunu belirterek, ülkenin son günlerde, Türkeş'in, milli devlet, milliyetçilik anlayışına daha çok ihtiyaç duyduğunu savundu. Vural, Türkeş'in hayatının, milleti bölüp parçalamak isteyenlere karşı mücadeleyle geçtiğini, tek sevdasının Türk milleti olduğunu kaydetti.

CHP Balıkesir Milletvekili Namık Havutça, 5 Nisan Avukatlar Günü dolayısıyla yaptığı gündemdışı konuşmada, bağımsız yargının en önemli unsurunun, avukat olduğunu belirtti. Havutça, avukatların susturulduğu yerde yargı bağımsızlığından söz edilemeyeceğini, yargı bağımsızlığının olmadığı yerde bireysel hak ve özgürlüklerin olamayacağını vurguladı.

Avukatların sorununun, bağımsız yargı, hukuk devleti, demokrasi, adalet sorunu olduğunu belirten Havutça, ''İktidar paket üzerine paket çıkarıyor ama bu paketlerden adalet, özgürlük, adil yargılama hakkı çıkmıyor. Adalet sarayları, paket ve kömür dağıtılan yerler değil, adaletin dağıtıldığı yerler olmalıdır'' diye konuştu.

TBMM Genel Kurulu'nda, BDP'nin, emeklilerin sorunlarına ilişkin araştırma önergesinin görüşülmesine yönelik grup önerisi kabul edilmedi.

BDP, Danışma Kurulu'nda uzlaşma sağlanamadığı için emeklilerin sorunlarına ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesini, grup önerisi olarak Genel Kurul gündemine getirdi.

BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, öneri lehinde yaptığı konuşmada, AK Parti'nin, yapay krizler çıkardığını, seçim döneminde ise bunu çözüyor algısı yaratarak, emekliler üzerinden siyasi rant sağlama çabasında olduğunu savundu.

Emeklilerin sorunlarının, Hükümet'in önünde bütün aciliyetiyle durduğunu ifade eden Baluken, Temmuz 2012'de SSK emeklisinin maaşının 885 lirayken, Ocak 2013'te 37 lira zam yapılarak 922 liraya çıktığını, Bağ-Kur emeklisine 20 lira, memur emeklisine ise 33 lira zam yapıldığını belirtti.

CHP İstanbul Milletvekili Müslim Sarı, öneri lehinde söz alarak, enflasyon hedefinin tutturulmasının, bugünden imkansız göründüğünü ifade etti. Sarı, enflasyon hedefinin tutmayacağı yerde hedef enflasyona göre ücret zammı belirlemenin dar gelirlileri mağdur edeceğini kaydetti.

Öneri aleyhinde konuşan MHP Tokat Milletvekili Reşat Doğru, emeklilerin mağdur olduğunu, geçim sıkıntısı yaşadığını ifade etti. Doğru, emekliyi, esnafı koruma çağrısında bulundu.

AK Parti Kayseri Milletvekili Ahmet Öksüzkaya, enflasyonu çift haneli rakamlardan tek haneli rakamlara indirdiklerini ifade etti.

Öksüzkaya, Hükümet'in, emeklileri enflasyon karşısında koruduğunu ve gelirlerinde ciddi artış sağladığını vurguladı.

Konuşmaların ardından yapılan oylamada, BDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Ahsen Coşar'ın, Akil İnsanlar listesinde yer almama iradesini saygıyla karşıladığını, Coşar'ın çok dikkatli bir duruş sergilediğini söyledi.

CHP, avukatların sorunlarına ilişkin önergenin görüşülmesini, Danışma Kurulu'nda uzlaşma sağlanamadığı için grup önerisi olarak Genel Kurul'a getirdi.

Vural, grup önerisi lehinde yaptığı konuşmada, Ahsen Coşar'ın, Akil İnsanlar listesinde yer almama iradesini saygıyla karşıladığını belirtti. Vural, Coşar'ın çok dikkatli bir duruş sergilediğini, tavır koyduğunu ifade ederek, ''Akiller denilen heyet içinde yer almaması, diğer mesleki kuruluşlar açısından olumlu olacaktır'' dedi.

Vural, baroların, odalar birliğinin, ziraat odalarının, hükümetin propagandasını yapacağı meslek kuruluşları haline dönüştürülemeyeceğini kaydetti.

Öneri lehinde söz alan CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk, avukatların susturulması halinde, görevlerini yapmalarının engellenmiş olacağını ifade etti.

Savunmanın, yargının asli, kurucu unsuru olduğunu dile getiren Öztürk, ''Bu durum, sadece yasada yazılı olduğu için değil gerçekten öyle olduğu için öyledir. Savunma hakkı, temel bir insan hakkı olduğu, bir gün herkese, savunmayı bertaraf etmeye çalışanlara da lazım olduğu için öyledir'' dedi.


AK Parti Sivas Milletvekili Hilmi Bilgin, öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, savunma olmadan yapılan yargılamanın adil olamayacağını belirtti.

Avukatların sorunlarının çözüme kavuşturulmasında, barolara, Türkiye Barolar Birliği ve avukatlara önemli görevler düştüğünü kaydeden Bilgin, avukatlık kanununun yıllardır gündemde olduğun vurguladı. Bilgin, bu teklifin Türkiye Barolar Birliği tarafından hazırlanmasını dile getirdiklerini ancak bu konudaki çalışmayı bir türlü yapamadığını veya yapmadığını söyledi.

Bilgin, Türkiye Barolar Birliği ve baroların, çağın gereklerine uygun olarak, avukatların sorunlarını önceleyen, eşit ve adil temsilin sağlandığı bir yasa teklifi hazırlamasını beklediklerini vurguladı.

Önerinin aleyhinde konuşan BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, İmralı'da terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan ile görüşen avukatlarının neden tutuklandığını sordu.

''Marangoz hatası sonucu avukatlar aşağıda, savcılar yukarıda oturuyorsa burada bir terslik bulunduğunu'' belirten Kaplan, savunma hakkının kutsal olduğunu, herkese gerektiğini kaydetti. Kaplan, görevini yaptığı için bir avukatı sorgulamanın, illegal örgüt üyesi diye suçlamanın vahim olduğunu ifade etti.

CHP'nin grup önerisi, yapılan yoklama sonucunda kabul edilmedi.

MHP, arı yetiştiricileri ve bal üretimi yapanların sorunlarının araştırılması için verdiği önergenin Genel Kurul'da görüşülmesi yönünde grup önerisi getirdi.

MHP Muğla Milletvekili Mehmet Erdoğan, Türkiye'nin arılı kovan sayısında dünya ikincisi, bal üretiminde dünya dördüncüsü olduğunu belirtti.

Baharla birlikte arıcıların sorunlarının arttığını ifade eden Erdoğan, bunların başında arıları tehdit eden bahçe ilaçlamalarının geldiğini söyledi. Hükümetin kovan başına verdiği 7 lira desteğin yetersiz olduğunu savunan Erdoğan, bu miktarın kovanların bir yerden bir yere taşınması maliyetini ancak karşıladığını ifade etti.

Hükümetin sahte balla mücadele etmediğini öne süren Erdoğan, denetimlerin yetersiz kaldığını savundu. Erdoğan, Türkiye'nin çam balı üretiminin tamamının yapıldığı Muğla'da arıcılık araştırma enstitüsü kurulmasını da istedi.

Önerinin aleyhinde söz alan AK Parti Kars Milletvekili Yunus Kılıç ise AK Parti iktidarıyla birlikte arıcıların sorunlarıyla mücadele edilmeye başlandığını belirtti.

Bilinçsiz kullanılan tarım ilaçlarının arıcılığa zarar verdiğini dile getiren Kılıç, son yıllarda pestisit amaçlı ilaç kullanımının yüzde 75 oranında azaldığını vurguladı.

Türkiye'nin dünya dördüncüsü olmasına rağmen bal üretiminin istenilen düzeyde olmadığını ifade eden Kılıç, modern kovan sayısındaki artış ve ilkel yöntemlerin terk edilmesiyle kovan başı bal üretimini 30 kiloya çıkartmayı umduklarını söyledi.

CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı da arıcılığın önemine işaret ederek, bu alanla ilgili yasal düzenleme yapılması gerektiğini belirtti.

Hükümetin sorunlara vakıf olduğunu, ancak çözmediğini ileri süren Atıcı, arıcılığın gelişmesi için önce çevrenin korunması ve sektöre verilen desteğin artırılması gerektiğini dile getirdi. MHP'nin grup önerisi reddedildi.

TBMM Genel Kurulu'nda, yabancıların Türkiye'ye girişleri, kalışları ve çıkışları ile sağlanacak korumanın kapsamına, uygulanmasına ilişkin esasları, AB ile uyumlu hale getiren yasa tasarısı kabul edildi.

Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu kapsamındaki hiç kimse, işkenceye, insanlık dışı, onur kırıcı ceza, muameleye tabi tutulacağı veya ırkı, dini, tabiiyeti, belli bir toplumsal gruba mensubiyeti, siyasi fikirleri dolayısıyla hayatının, hürriyetinin tehdit altında bulunacağı bir yere gönderilemeyecek.

Ülkeye girişlerde kapsamlı kontrole tabi tutulması gerekli görülenler, en fazla 4 saat bekletilebilecek. Yabancı, bu süre içerisinde ülkesine dönebileceği gibi 4 saatlik süreyle sınırlı kalmaksızın ülkeye kabulle ilgili işlemlerin sonuçlanmasını da bekleyebilecek.

Pasaportu, pasaport yerine geçen belgesi, vizesi, ikamet ya da çalışma izni olmayanlar, bu belgeleri veya izinleri hileli yollarla edindiği veya sahte olduğu anlaşılanlar; vize, vize muafiyeti, ikamet izin süresinin bitiminden itibaren en az 60 gün süreli pasaport, pasaport yerine geçen belgesi olmayanlar, Türkiye'ye giremeyecek.

Göç İdaresi Genel Müdürlüğü, Türkiye dışında olup da kamu düzeni, kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından Türkiye'ye girmesinde sakınca görülen yabancıların Türkiye'ye girişini yasaklayabilecek.

Türkiye'ye giriş yasağının süresi en fazla 5 yıl olacak. Ancak, kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından ciddi tehdit bulunması halinde, bu süre en fazla 10 yıl daha artırılabilecek.

Vize veya ikamet izni süresi sona eren ve bu durumları yetkili makamlarca tespit edilmeden önce Türkiye dışına çıkmak için valiliklere başvuruda bulunup hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancıların Türkiye'ye giriş yasağı süresi, 1 yılı geçemeyecek.

Türkiye'yi terke davet edilenlerden, süresi içinde ülkeyi terk edenler hakkında giriş yasağı kararı alınmayabilecek.

Göç İdaresi Genel Müdürlüğü, giriş yasağını kaldırabilecek veya giriş yasağı saklı kalmak kaydıyla yabancının belirli bir süre için Türkiye'ye girişine izin verebilecek.

Kamu düzeni veya kamu güvenliği nedeniyle bazı yabancıların ülkeye kabulü, Genel Müdürlük tarafından ön izin şartına bağlanabilecek.

Türkiye'de 90 güne kadar kalacak yabancılar, vatandaşı oldukları veya yasal olarak bulundukları ülkedeki konsolosluklardan geliş amaçlarını da belirten vize alarak gelebilecekler.

Vizenin veya vize muafiyetinin Türkiye'de sağladığı kalış süresi, her 180 günde 90 günü geçemeyecek.

Ülke menfaatleri göz önünde bulundurularak vize verilmesinde yarar görülen yabancılara, istisnai olarak Türkiye Cumhuriyeti büyükelçiliklerince resen vize verilebilecek.

Deniz limanlarına gelip, 72 saati geçmemek kaydıyla liman şehrini veya civar illeri turizm amaçlı gezecek kişilerden, mücbir nedenlerle Türk hava ve deniz limanlarını kullanmak zorunda kalan taşıtlardaki yabancılardan liman şehrine çıkacak kişilerden vize aranmayabilecek.

Vize almadan sınır kapılarına gelen yabancılara, süresi içinde Türkiye'den ayrılacaklarını belgelemeleri halinde, sınır kapılarında istisnai olarak vize verilebilecek.

Türkiye'den transit geçecek yabancılara, havalimanı transit vizesi şartı getirilebilecek.

Yasada, vize verilemeyecek olanlar şöyle sıralanıyor:

Talep ettikleri vize süresinden en az 60 gün daha uzun süreli pasaport ya da pasaport yerine geçen belgesi olmayanlar; Türkiye'ye girişleri yasaklı olanlar; kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından sakıncalı görülenler; kamu sağlığına tehdit olarak nitelendirilen hastalıklardan birini taşıyanlar; Türkiye'nin taraf olduğu anlaşmalar uyarınca suçluların geri verilmesine esas olan suç veya suçlardan sanık olanlar ya da hükümlü bulunanlar; kalacağı süreyi kapsayan geçerli sağlık sigortası bulunmayanlar; Türkiye'ye giriş, Türkiye'den geçiş veya Türkiye'de kalış amacını haklı nedenlere dayandıramayanlar; kalacağı sürede, yeterli ve düzenli maddi imkana sahip olmayanlar; takip ve tahsil edilmesi gereken alacakları ödemeyi kabul etmeyenler, takip edilen borç ve cezalarını ödemeyi kabul etmeyenler.

Bu sayılanlar kapsamında olmasına rağmen vize verilmesinde yarar görülenlere İçişleri Bakanı'nın onayıyla vize verilebilecek.

Türkiye'de, vizenin veya vize muafiyetinin tanıdığı süreden ya da 90 günden fazla kalacak yabancıların ikamet izni almaları zorunlu olacak.

İkamet izni, 6 ay içinde kullanılmaya başlanmadığında geçerliliğini kaybedecek.

Yasa, çalışma izni, kısa dönem ikamet izni, aile ikamet izni, öğrenci ikamet izni, uzun dönem ikamet izni, insani ikamet izni, insan ticareti mağduru ikamet izni ve iptal şartlarını düzenliyor.

Aile ikamet izni verilmeden veya uzatılmadan önce makul şüphe varsa, evliliğin sırf ikamet izni alabilme amacıyla yapılıp yapılmadığı araştırılacak. Evliliğin bu amaçla yapıldığı tespit edilirse aile ikamet izni verilmeyecek, verilmişse iptal edilecek.

Aile ikamet izni verildikten sonra da evliliğin anlaşmalı olup olmadığı konusunda valiliklerce denetim yapılabilecek.

Türkiye'de kesintisiz en az 8 yıl ikamet izniyle kalan ya da Göç Politikaları Kurulu'nun belirlediği şartlara uyan yabancılar, süresiz ikamet izni alabilecek.

Diğer ikamet izinlerinin verilmesindeki şartlar aranmadan, bakanlığın onayı alınmak ve en fazla birer yıllık sürelerle olmak kaydıyla valiliklerce insani ikamet izni verilebilecek.

İnsan ticareti mağduru olduğu veya olabileceği yönünde kuvvetli şüphe duyulan yabancılara, yaşadıklarının etkisinden kurtulabilmeleri ve yetkililerle işbirliği yapıp yapmayacaklarına karar verebilmeleri amacıyla 30 gün süreli ikamet izni verilebilecek.

Çalışma İzni Muafiyet Teyit Belgesi, ikamet izni sayılacak.

Vatansız kişilere, Türkiye'de yasal olarak ikamet edebilme hakkı sağlayan Vatansız Kişi Kimlik Belgesi düzenlenecek. Bu belge, ikamet izni yerine geçecek, 2 yılda bir valiliklerce yenilenecek.

Yabancılar, sınır dışı etme kararıyla, menşe ülkesine veya transit gideceği ülkeye ya da üçüncü bir ülkeye sınır dışı edilebilecek.

Sınır dışı etme kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde idare mahkemesine başvurulabilecek. Başvurular 15 gün içinde sonuçlandırılacak. Mahkemenin bu konuda verdiği karar kesin olacak.

Sınır dışı etme kararı şu hallerde alınacak:

''Terör örgütü yöneticisi, üyesi, destekleyicisi veya çıkar amaçlı suç örgütü yöneticisi, üyesi veya destekleyicisi olanlar, Türkiye'ye giriş, vize ve ikamet izinleri için yapılan işlemlerde gerçek dışı bilgi ve sahte belge kullananlar,Türkiye'de bulunduğu süre zarfında geçimini meşru olmayan yollardan sağlayanlar, kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar, vize veya vize muafiyeti süresini 10 günden fazla aşanlar veya vizesi iptal edilenler, ikamet izinleri iptal edilenler, ikamet izni bulunup da süresinin sona ermesinden itibaren kabul edilebilir gerekçesi olmadan ikamet izni süresini 10 günden fazla ihlal edenler, çalışma izni olmadan çalıştığı tespit edilenler, Türkiye'ye yasal giriş veya Türkiye'den yasal çıkış hükümlerini ihlal edenler, hakkında Türkiye'ye giriş yasağı bulunmasına rağmen Türkiye'ye geldiği tespit edilenler, ikamet izni uzatma başvurulan reddedilenlerden, 10 gün içinde Türkiye'den çıkış yapmayanlar.''

Sınır dışı etme kararı alınamayacak yabancılar ise şöyle olacak:

''Sınır dışı edileceği ülkede ölüm cezasına, işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye maruz kalacağı konusunda ciddi emare bulunanlar, ciddi sağlık sorunları, yaş ve hamilelik durumu nedeniyle seyahat etmesi riskli görülenler, hayati tehlike arz eden hastalıklan için tedavisi devam etmekteyken sınır dışı edileceği ülkede tedavi imkanı bulunmayanlar, mağdur destek sürecinden yararlanmakta olan insan ticareti mağdurları, tedavileri tamamlanıncaya kadar, psikolojik, fiziksel veya cinsel şiddet mağdurları, idari gözetime alınan yabancılar, geri gönderme merkezlerinde tutulacak.''

**** HABERİN DEVAMINI " İLGİLİ DÖKÜMANLAR " BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.***