2011-12-26 - 11:25
TBMM Genel Sekreteri Dr. İrfan Neziroğlu, TBMM'de gerçekleştirilen "Türk Dilinin Doğru ve Etkin Kullanımı" Semineri öncesinde bir konuşma yaptı. Neziroğlu, "Kanunları vatandaşlar için yapıyoruz, o halde bütün vatandaşların rahatlıkla anlayabilmesi gerekir." diye konuştu.
TBMM Genel Sekreteri Dr. İrfan Neziroğlu, TBMM'de gerçekleştirilen "Türk Dilinin Doğru ve Etkin Kullanımı" Semineri öncesinde bir konuşma yaptı.
"Kanun yapım sürecinde Türkçenin doğru ve etkin kullanımı için düzenlenmiş olan bu seminere hoş geldiniz." diyerek sözlerine başlayan TBMM Genel Sekreteri Dr. İrfan Neziroğlu, Türk Dil Kurumu Başkanı ve uzmanlarına katkılarından dolayı teşekkür etti.
Devletin resmi dilinin Türkçe olduğunu vurgulayan TBMM Genel Sekreteri Neziroğlu, "Kanunlarımızı Türkçe yapıyoruz. Ancak kanunların yapımında Türkçeyi ne derece iyi kullandığımız tartışma konusudur. Kanunları vatandaşlar için yapıyoruz. O zaman kanun metinlerinin bütün vatandaşlar tarafından rahatlıkla anlaşılması gerekir. Oysa metinlere baktığımızda bazen anlaşılamayacak derecede girift yazıldıkları, bazen de kötü ve sınırlı bir Türkçeyle yazıldıkları görülmektedir" diye konuştu.
TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in dil konusundaki hassasiyetinden de bahseden Neziroğlu, " Meclis Başkanımız çeşitli vesilelerle kanun yapımında sınırlı ve kısır bir Türkçe kullanımına ilişkin şikâyetlerini dile getirmektedir. Bu tür programları belirli aralıklarla devam ettireceğiz. Amacımız özellikle kanunların TBMM'de yapımı aşamasında güzel ve anlaşılır bir Türkçe kullanılmasını sağlamaktır."dedi.
Noktalama işaretlerinin doğru kullanılmasının önemli olduğunu söyleyen TBMM Genel Sekreteri Neziroğlu, sözlerinde şunları kaydetti:
"Kanunlar Genel Kurul'da kabul edildikten sonra değişiklik önergeleri metne dahil edilmekte ve nihai metin yasama idarecileri ve uzmanlarından oluşan bir ekip tarafından tekrar okunmaktadır. Bu okumaya katılanlar arasında zaman zaman bir noktalama işaretinin yeri konusunda dahi önemli tartışmalar çıkar. Çünkü bazen bir virgül anlamı bütünüyle değiştirebilmektedir.
Bu seminerden beklentimiz hem güzel Türkçemizin, hem de noktalama işaretlerinin düzgün ve yerli yerinde kullanılmasını sağlamaktır.
Bu vesileyle bir hususa daha dikkatinizi çekmek isterim. O da Meclis-i Mebusandan bugüne Genel Kurul tutanaklarına zaman zaman göz atıp o dönemde kullanılan kelime ve kavramlara aşina olunmasıdır. Bunlardan bir kısmını zaman zaman kullanıyoruz. Örneğin tekrir-i müzakere, zabıt, celse, mebus hala anlayabildiklerimiz. Ancak celseyi küşad etmek, divan-ı riyaset, layiha, ruzname, esbab-ı mucibe, sadetten huruç, tadilname, Bütçede Tevsiat ve Zammîyat Teklifi gibi ifadeleri gün geçtikçe anlamakta zorlanıyoruz. Örneğin;Heyet-i Mebusan Nizamnamei Dahilisi 44. Maddesi der ki: Reis rûznâmede muayyen olan saatte kürsüsünü işgal ile celseyi küşad eder ve zabt-ı sabıkın hülâsasını kâtiplerden birine kıraat ettirir.
Ara ara Meclis-i Mebusandan bugüne zabıtlara da göz atıılması gerekmektedir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde görev yapan siz değerli arkadaşlarım, dilimizi hele de yazım kuralları içinde ne kadar iyi kullanabilirseniz, yazım ve anlatım yanlışlarını ne kadar asgariye indirebilir, metinlerin yazımını ne kadar mükemmelleştirebilirseniz yürütmekte olduğunuz görevle yüklenmiş olduğunuz misyonu da o kadar hakkıyla yerine getirmiş olursunuz."
TBMM Genel Sekreteri Dr. İrfan Neziroğlu'nun konuşmasının ardından Türk Dil Kurumu Uzmanı Belgin Aksu, Türkçe'nin zenginliği ve Türkçenin yanlış kullanımı hakkındaki sunumunu gerçekleştirdi.
Aksu'nun ardından, Türk Dil Kurumu Uzmanı Hatice Yazıcı Malkoç'ta bir sunum yaptı. (11.25)
"Kanun yapım sürecinde Türkçenin doğru ve etkin kullanımı için düzenlenmiş olan bu seminere hoş geldiniz." diyerek sözlerine başlayan TBMM Genel Sekreteri Dr. İrfan Neziroğlu, Türk Dil Kurumu Başkanı ve uzmanlarına katkılarından dolayı teşekkür etti.
Devletin resmi dilinin Türkçe olduğunu vurgulayan TBMM Genel Sekreteri Neziroğlu, "Kanunlarımızı Türkçe yapıyoruz. Ancak kanunların yapımında Türkçeyi ne derece iyi kullandığımız tartışma konusudur. Kanunları vatandaşlar için yapıyoruz. O zaman kanun metinlerinin bütün vatandaşlar tarafından rahatlıkla anlaşılması gerekir. Oysa metinlere baktığımızda bazen anlaşılamayacak derecede girift yazıldıkları, bazen de kötü ve sınırlı bir Türkçeyle yazıldıkları görülmektedir" diye konuştu.
TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in dil konusundaki hassasiyetinden de bahseden Neziroğlu, " Meclis Başkanımız çeşitli vesilelerle kanun yapımında sınırlı ve kısır bir Türkçe kullanımına ilişkin şikâyetlerini dile getirmektedir. Bu tür programları belirli aralıklarla devam ettireceğiz. Amacımız özellikle kanunların TBMM'de yapımı aşamasında güzel ve anlaşılır bir Türkçe kullanılmasını sağlamaktır."dedi.
Noktalama işaretlerinin doğru kullanılmasının önemli olduğunu söyleyen TBMM Genel Sekreteri Neziroğlu, sözlerinde şunları kaydetti:
"Kanunlar Genel Kurul'da kabul edildikten sonra değişiklik önergeleri metne dahil edilmekte ve nihai metin yasama idarecileri ve uzmanlarından oluşan bir ekip tarafından tekrar okunmaktadır. Bu okumaya katılanlar arasında zaman zaman bir noktalama işaretinin yeri konusunda dahi önemli tartışmalar çıkar. Çünkü bazen bir virgül anlamı bütünüyle değiştirebilmektedir.
Bu seminerden beklentimiz hem güzel Türkçemizin, hem de noktalama işaretlerinin düzgün ve yerli yerinde kullanılmasını sağlamaktır.
Bu vesileyle bir hususa daha dikkatinizi çekmek isterim. O da Meclis-i Mebusandan bugüne Genel Kurul tutanaklarına zaman zaman göz atıp o dönemde kullanılan kelime ve kavramlara aşina olunmasıdır. Bunlardan bir kısmını zaman zaman kullanıyoruz. Örneğin tekrir-i müzakere, zabıt, celse, mebus hala anlayabildiklerimiz. Ancak celseyi küşad etmek, divan-ı riyaset, layiha, ruzname, esbab-ı mucibe, sadetten huruç, tadilname, Bütçede Tevsiat ve Zammîyat Teklifi gibi ifadeleri gün geçtikçe anlamakta zorlanıyoruz. Örneğin;Heyet-i Mebusan Nizamnamei Dahilisi 44. Maddesi der ki: Reis rûznâmede muayyen olan saatte kürsüsünü işgal ile celseyi küşad eder ve zabt-ı sabıkın hülâsasını kâtiplerden birine kıraat ettirir.
Ara ara Meclis-i Mebusandan bugüne zabıtlara da göz atıılması gerekmektedir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde görev yapan siz değerli arkadaşlarım, dilimizi hele de yazım kuralları içinde ne kadar iyi kullanabilirseniz, yazım ve anlatım yanlışlarını ne kadar asgariye indirebilir, metinlerin yazımını ne kadar mükemmelleştirebilirseniz yürütmekte olduğunuz görevle yüklenmiş olduğunuz misyonu da o kadar hakkıyla yerine getirmiş olursunuz."
TBMM Genel Sekreteri Dr. İrfan Neziroğlu'nun konuşmasının ardından Türk Dil Kurumu Uzmanı Belgin Aksu, Türkçe'nin zenginliği ve Türkçenin yanlış kullanımı hakkındaki sunumunu gerçekleştirdi.
Aksu'nun ardından, Türk Dil Kurumu Uzmanı Hatice Yazıcı Malkoç'ta bir sunum yaptı. (11.25)
