2016-03-23 - 17:54
AK PARTİ İLE CHP'NİN "DOKUNULMAZLIK" GÖRÜŞMESİ
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, dokunulmazlıklar ile ilgili görüşmeler kapsamında AK PARTİ Grup Başkanvekili Naci Bostancı ile TBMM'de görüştü.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, dokunulmazlıklar ile ilgili görüşmeler kapsamında AK PARTİ Grup Başkanvekili Naci Bostancı ile TBMM'de görüştü.

Altay'ın milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılmasına ilişkin izlenebilecek yöntemler konusunda partisinin önerilerini aktardığı ziyaret 15 dakika sürdü.

Ziyaretin ardından gazetecilere açıklama yapan Altay, dokunulmazlıklarla ilgili Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Anayasa değişikliği önerisi ile bir sürecin başladığını hatırlatarak, partisinin bugün yapılan Merkez Yönetim Kurulu toplantısında konunun kapsamlı olarak ele alındığını aktardı.

CHP olarak Anayasa'nın 83. maddesi ile düzenlenen dokunulmazlıklara karşı olduklarını geçmişte de ifade ettiklerinin altını çizen Altay, bu anlayışlarının sürdüğünü belirtti.

Altay, "Sayın Başbakan'ın 'Hodri meydan'lı teklifine Sayın Genel Başkanımız da 'Hodri meydan'lı bir cevap vermişti. Doğru ve gerçekçi olanın 83. maddede bir değişiklik yapmak olduğunu söylemekle birlikte, Anayasa'ya bir geçici madde eklemek suretiyle mevcut parlamentoya intikal etmiş dosyaların, dokunulmazlık zırhından arındırılması konusuna da kapalı olmayacağımızı belirtmiştik. Geldiğimiz bu noktada biz Adalet ve Kalkınma Partisi'ne işlerini daha da kolaylaştıracak bir anlayışla üç ayrı teklif sunduk. Bu üç tekliften hangisini arzu ederlerse hepsine açığız. Bu teklifler görüşmeye de açık tekliflerdir." diye konuştu.

Birinci tekliflerinin Anayasanın 83. maddesinin yeniden tanzim edilmesi olduğunu ifade eden Altay, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Milletvekili seçilme yeterliliğine engel haller var kanunda rüşvet, zimmet, irtikap, cinsel taciz, yüz kızartıcı suçlar gibi. Buna terörü de ekleyerek, bir tanım yaparak 83. maddeyi yeniden düzenleyebiliriz. Dolayısıyla dokunulmazlık tümüyle kalkmamış olur. Siyasi anlamda milletvekilleri bakımından taşınan endişeler ortadan kaldırılır. Ama benim işlediğim bir suç milletvekili seçilmeme engel teşkil ediyorsa, milletvekiliyken de benzer bir suçu işlemişsem dokunulmazlık zırhından yararlanmayayım."

Altay, 1998 yılında benzer bir yöntemin parlamentoda denendiğini, ancak sonuç alınamadığını belirterek, bu kez alınabilmesini umut ettiğini söyledi. Bu şekilde bir değişikliğin kamu vicdanını tatmin edeceğini düşündüğünü ifade eden Altay, "Geçmiş örneğe baktığımızda, oraya biz CHP olarak, terör suçlarını özellikle ekledik. Yani terör, yüz kızartıcı suçlar, zimmet, rüşvet ve benzeri suçlar dokunulmazlık kapsamının dışında kalsın. Kamuoyunu, kamu vicdanını tatmin edecek birinci teklifimiz budur." değerlendirmesinde bulundu.

"Şayet, 'Biz sadece devleti bölenleri yargılarız, devleti soyanları yargılamayız' diyorlarsa, hayhay. Onları da zamanı gelince biz yargılarız." diyen Altay, ikinci tekliflerinin TBMM İçtüzüğü'nün 131, 132, 133 ve 134. maddelerine göre Anayasa Adalet Karma Komisyonunun süratle çalışmaya başlayarak parlamentoya intikal etmiş bütün fezlekeleri Genel Kurula indirmesi olduğunu söyledi. Altay, "İçtüzük hükümlerine göre bütün dokunulmazlıkların kaldırılmasına 'evet' diyeceğiz." şeklinde konuştu.

Üçüncü tekliflerinin ise AK PARTİ'nin kendilerine sunduğu ve kamuoyuyla paylaştığı teklifin bir parça revize edilmiş hali olduğunu aktaran Altay, şöyle konuştu:

"Onlar dediler ki 'Şu anda TBMM'de bulunan bütün fezlekeleri Anayasa'ya geçici madde koyarak dokunulmazlık kapsamı dışına atalım ve Başbakanlığa ve ilgili yargı mercilerine gönderelim'. Biz diyoruz ki tamam, buna da varız. Şöyle varız, bunu daha güzelleştirdik, doğrulaştırdık biz. Anayasa'ya koyacağımız geçici maddenin, dolayısıyla Anayasa değişikliğinin tarihi itibarıyla o tarihten önce işlenmiş ama fezleke düzenlenmemiş, parlamentoya intikal etmemiş suçlar ortaya çıktığında da bu suçlar dokunulmazlık kapsamının dışında kalsın. Herkesin anlayacağı dilde; biz bu değişikliği yaptık, o an itibarıyla gelen fezlekelerde dokunulmazlığı kaldırıyoruz, ilaveten fezleke gelmemiş ama bir suç işlenmiş, polis takibinde, teknik takipte, orada, burada, emniyet soruşturmasında, bunlarla ilgili suç tarihini esas almak itibarıyla suç tarihi Anayasa değişiklik tarihinden önce ise milletvekilleri bakımından bu gelen fezlekeler de direkt dokunulmazlık kapsamı dışında değerlendirilsin."

Üçüncü tekliflerinin AK PARTİ'nin kendilerine getirdiği teklifin daha güncel, realist ve vicdanlı hali olduğunu dile getiren Altay, "Onların da üçüncü seçenekle ilgili daha uzlaşılabilir bir yaklaşımda olduklarına ilişkin bir kanaat aldım. Tabii onlar da yetkili kurullarında değerlendireceklerdir" dedi.

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Altay, "Bakanlarla ilgili bir ifade de yer alıyor" denilmesi üzerine "Evet. 100. madde de bu kapsamda, aynı şekilde." diye konuştu.

Altay, "Yani sadece milletvekillerinin değil, bakanların da dokunulmazlıklarının kaldırılmasını mı istiyorsunuz?" sorusuna, "Tabii" karşılığını verdi. "Geçmişteki bakanlar?" sorusuna yanıt olarak da Altay, "Evet. Bunu da kapsayacak." dedi.

Altay, "Sizin getirdiğiniz önerilerin hepsine 'Hayır' denirse, AK PARTİi'nin mevcut teklifine 'Evet' diyecek misiniz?" sorusunu yanıtlarken de "Bizde bir söz vardır; bugün öleni bugün gömerler, şimdi o noktada değiliz. Bir teklif sunsak ipe un sermiş olurduk. İpe un sermemek için üç ayrı teklifle geldik. Herhalde birini kabul ederler diye düşünüyoruz." şeklinde konuştu.

Bir başka soruyu yanıtlarken de Altay, "Biz şimdi varsayalım Anayasa'yı Nisan'ın 15'inde değiştirdik, dokunulmazlıkları kaldırdık. Ama bir sene önce bir suç işlenmiş, yeni ortaya çıktı, fezlekesi yeni geldi. O da dokunulmazlık zırhının dışında kalacak, yargıya gidecek." dedi.

Bostancı, CHP Grup Başkanvekili Engin Altay'ın kendisini ziyaretinin ardından basın mensuplarına açıklamada bulundu. Bostancı, Cuma günü 3 muhalefet partisinin grup başkanvekillerini ziyaret ederek dokunulmazlık konusuna ilişkin tekliflerini ilettiklerini ve muhalefetten tekliflerine ilişkin görüşlerini talep ettiklerini anlattı.

Teklifi ilettikleri günden beri konuyla ilgili çeşitli değerlendirmeler yapıldığını ifade eden Bostancı, CHP'li Altay'ın kendilerine mukabil tekliflerini ilettiğini belirtti.

CHP'nin önerisinin üç teklif üzerine şekillendiğini, bunlardan birinin Anayasanın 83. maddesinin yeni baştan ele alınması, ikincisinin yolsuzluklar konusunda Meclis'in mevcut usullerinin hızlı şekilde işletilmesi, üçüncüsünün ise Anayasa 83. maddede geçici düzenleme yapılmasına ilişkin mukabil teklif olduğunu ve bunun kendilerine hayli yakın olduğunu söyleyen Bostancı, "Müzakere edilebilir, değerlendirilebilir teklifler olarak görüyorum. Tabii bunları benim görmemin ötesinde partinin yetkili kurullarının yapacağı değerlendirme önemli. Gerekli yerlere ileteceğim, bunun değerlendirmesini yapacağız ve o çerçevede bir yol haritası şekillenecektir." diye konuştu.

Bostancı, CHP'nin üç madde üzerinde çalıştığını, bunun önemli olduğunun altını çizerek şunları kaydetti:

"Dokunulmazlık meselesi, sadece AK Parti'nin meselesi değil, parlamentonun meselesi. Parlamentoda herkesin ilişkili olduğu bir konu... Buna aklıselimle bir cevap bulmak, bir yol haritası ortaya koymak hepimizin görevi. CHP'nin de esasen böyle bir sorumluluk ve ciddiyetle bir çalışma yaptığını görüyorum. Bunu çok olumlu buluyorum. Değerlendireceğiz, bakacağız. Bunlar sonuçta kişisel değerlendirmelerin ötesinde, partilerin yapacakları değerlendirmelerle anlam kazanır ve siyasete intikal eder. O aşamayı beklemek lazım."

Bostancı, diğer partilerden yanıt bekleyip beklemedikleri sorusuna, "Tabii HDP ve MHP'yi de ziyaret edip iletmiştik. Onların çeşitli beyanlarını biliyoruz, yapılan açıklamaları biliyoruz. Eğer ayrıca bir cevap verme hususunu gerekli görürlerse, kendi takdirleridir. Biz buradayız, o teklifleri alırız. Eğer gelmezse, mevcut beyanlarını bir cevap olarak telakki edip, ona göre yol haritamızı şekillendiririz." karşılığını verdi.

Bir gazetecinin "Dokunulmazlıklar konusunda illa dört partinin aynı yönde hareket etme şartınız var mı?" sorusu üzerine Bostancı, dokunulmazlıkların Anayasa'da düzenlendiğine işaret ederek, şöyle konuştu:

"Anayasa değişikliği konusu malum... 330 üzeri referanduma gidiyor, 367 sayısı da önemli bir sayı, önemli bir uzlaşma. O bakımdan mevcut halde, diyelim ki AK Parti ve CHP anlaşırsa zaten Anayasanın gerekli gördüğü şartlar yerine gelmiş oluyor. Biz tabii dokunulmazlıklar gibi önemli bir konuda parlamentoda grubu bulunan bütün partilerin ortak bir çizgide buluşmasını temenni ederiz, isteriz. Zaten niyetimiz ve teklifimiz bu istikamette. Çok rasyonel bir teklifti. Ortak kamu vicdanını temsil eden bir teklifti. Biz öyle düşünüyoruz. Sonuçta Meclis'e intikal etmiş bir takım dosyalar var. Bu dosyaların hepsine ilişkin yargılama yolunun açılmasını talep ediyorduk. Bu, 'senin siyasetin-benim siyasetim, parti mülahazaları' gibi her türlü kategorik, kesimsel yorumlara imkan vermeyen, herkes için kabul edilebilir bir yaklaşımdı. Bizim talebimiz elbette 4 partinin birleşmesidir ama bu mümkün olmazsa, mümkünün üzerinden yürürüz. Siyaset, Bismark'ın dediği gibi mümkünün sanatıdır. Biz de mümkünün sanatını icra etmek isteriz."

Naci Bostancı, "Muhalefetin önerilerini değerlendirdikten sonra AK PARTİ kendi teklifini vermek isterse öngörülen takvim nedir?" sorusuna, CHP'nin mukabil önerisi olduğuna dikkati çekerek, bunları değerlendirdikten sonra yol haritasının şekilleneceğini söyledi.