2010-04-27 - 15:19
BDP TBMM GRUP TOPLANTISI...
BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Siirt'teki cinsel istismar olayına değindi. Bu olayın örtbas edilmesinin en fazla Siirt halkına zarar vereceğini belirten Demirtaş, ''bu tür utanç tabloları deşifre edildikçe, toplumun onurlu bir yaşama sahip olacağını'' kaydetti.
BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Siirt'teki cinsel istismar olayını
değerlendirirken, ''Sayın Başbakan, 'bu işi abartmayın' demek yerine, bu işi
abartmalıdır'' dedi.

Demirtaş, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Siirt'teki
cinsel istismar olayına değindi. Bu olayın örtbas edilmesinin en fazla Siirt
halkına zarar vereceğini belirten Demirtaş, ''bu tür utanç tabloları deşifre
edildikçe, toplumun onurlu bir yaşama sahip olacağını'' kaydetti.

Yaklaşık 2 yıldır, yaşları 13-16 arasında değişen 7 kız çocuğuna yönelik
cinsel istismarın, ''ilk defa kamu görevlileri tarafından duyuluyormuş ve gereği
yapılıyormuş gibi bir hava yaratıldığını'' savunan Demirtaş, ''Siirt'te kuş uçsa
devletin haberi olur. Siirt'te üç kişi kendi arasında konuşurken bile dinleyen
devlet, 2 yıl boyunca bir eğitim kurumunda böylesi bir facia yaşanırken, 'bundan
haberdar değiliz' diyemez'' şeklinde konuştu. Demirtaş, bunun, ''Siirt Valiliği
başta olmak üzere İçişleri Bakanlığına kadar uzanan ciddi bir siyasi sorumluluk
olduğu'' iddiasında bulundu.

Siirt'teki olayın kamuoyuna yansıdığı için tartışıldığını, bunun buz
dağının görünen yüzü olduğunu öne süren Demirtaş, Türkiye'nin her yerinde kadına,
çocuğa yönelik cinsel istismar, tecavüz olaylarının yaşandığı görüşünü dile
getirdi.

Devletin, ''bu sorunun çözümü konusunda gönüllü olarak mücadele edenlerin
üzerinde baskı oluşturduğunu'' iddia eden Demirtaş, şöyle devam etti:

''Sayın Başbakan ve Sayın Milli Eğitim Bakanı, 'bu olayı medya
abartmasın' diyor. Ben tam tersini ifade ediyorum. Bu olay Türkiye'de kıyameti
koparacak bir olaydır. Sayın Başbakan medyayı suçlayacağına, kendisini Başbakan
yapan ile bir an önce gitmeli, o çocuklardan özür dilemeli. O Valiyi, Emniyet
Müdürünü ve Milli Eğitim Müdürünü derhal görevden almalıdır. Sayın Başbakan, 'bu
işi abartmayın' demek yerine bu işi abartmalıdır. Siirt'i, onuruyla birlikte
teslim almaya çalışan bir tecavüz çetesinden söz ediyoruz. Bunu abartmayacaksınız
da neyi abartacaksınız? Bu önemli değil de Anayasa görüşmeleri mi önemlidir?
Anayasa değişikliği görüşmeleri gerekirse askıya alınır, bütün siyasi partiler
bir Meclis Araştırma Komisyonu oluşturur, Siirt'e gider ve oradaki halktan özür
diler.''

Bu işte sorumluluğu bulanan herkesin açığa çıkması için mücadele
edeceklerini dile getiren Demirtaş, ''Bir daha da hiç kimsenin aklından,
hayalinden böylesi bir istismar ihtimali dahi geçmemelidir'' diye konuştu.
Selahattin Demirtaş, ''böyle bir trajedi karşısında isyan etmeyen erkeklerin,
kendi insanlığından utanması gerektiğini'' ifade ederek, bu istismarların son
bulması konusunda herkesin, elini taşın altına koyması gerektiğini söyledi.

Anayasa değişikliği teklifi ile ilgili görüşmeleri değerlendiren
Demirtaş, milletvekillerinin düşüncelerini rahatlıkla ifade etmesi gerektiğini
kaydetti. İfade ediş tarzının sözlü ya da fiziki şiddete dönüşmemesi gerektiğini
anlatan Demirtaş, BDP milletvekillerinin hiçbir zaman böyle bir tutum içine
girmediğini bildirdi.

Bu yaklaşımın, diğer gruplara da örnek olması gerektiğini belirten
Demirtaş, sözlerine şöyle devam etti:

''Gün geçmiyor ki 'TBMM'de milletvekilleri birbirine girdi, Mecliste
kavga var' haberlerini dinlemeyelim. Meclisin tablosu buysa durum vahimdir. İmam
buysa cemaati tahmin edin... Buradan gün boyunca, topluma nasıl bir şiddet
kültürünün yayıldığını tahmin edin.

Meclisteki o kürsü özgürce kullanılması gereken bir kürsüdür. 87 yıldır o
kürsüden çok az özgürce konuşma yapıldı. O mikrofonlar 3 yıldır, alışık
olmadıkları, 87 yıldır devam eden statükonun sarsıldığı konuşmalara tanıklık
ediyorlar. Sayın Sabahat Tuncel, 'bu ülkede savaş var' dediği için neredeyse
Mecliste savaş çıkacaktı. Bu demokrasi ayıbıdır. Bir milletvekili, bu ülkede
yaşanan bir sorunu tanımlarken Meclis Başkanı'nın fikrine uymak zorunda mı,
Meclis Başkanı gibi düşünmek zorunda mı? O kürsüde konuşan herkes Meclis
Başkanı'na biat etmek zorunda mı? Bu ülkenin Genelkurmay Başkanı, o olaylar için
'düşük yoğunluklu savaş' tabirini kullanmıştır ama Meclis Başkanı Türkiye'nin acı
bir gerçekliğini görmezden gelmeyi tercih etmiştir.''

Türkiye yeni bir anayasaya kavuşuncaya kadar demokratik muhalefetlerini
sürdüreceklerini anlatan Demirtaş, ''AKP'nin, bu anayasa değişikliği ile birlikte
toplumun, yeni anayasa beklentisini törpülemek şeklindeki duygusunun halka
yayılmasına izin vermeyeceğiz'' dedi. Demirtaş, ''Yakın zamanda meydanlarda,
AKP'nin statükocu yaklaşımı ile BDP'nin ilerici yaklaşımının karşılaşacağı''
görüşünü dile getirdi.

Anayasa değişikliği teklifinin ''siyasi partilerin kapatılması'' ile
ilgili maddesine partisinin milletvekillerinin kısmen destek verdiğini anlatan
Demirtaş, ancak teklifin tümüne ilişkin tutumlarında herhangi bir değişiklik
olmadığını ifade etti.

Bugün ''27 Nisan e-muhtıranın'' yıl dönümü olduğunu belirten Demirtaş, o
dönemde AK Parti'nin seçime hazırlandığını ve bunu seçim mağduriyeti olarak
kullanıp halkın desteğine alarak iktidara geldiğini öne sürdü. Aynı AK Parti'nin,
darbecilerin yargılanması için teklif getirdiğini anlatan Demirtaş, ''Peki 27
Nisan e-muhtırasını yapan general nerede? AKP'nin 1 trilyona satın alıp hediye
ettiği makam aracı ile dolaşıyor kendileri'' dedi.

Demirtaş, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nda, Adana'dan,
Ankara'ya gelmek üzere yola çıkan bir grup çocuğun, Pozantı'da gözaltına
alındıklarını ve bu nedenle Meclisteki törenlere katılamadıklarını iddia etti.
Selahattin Demirtaş, ''Böyle bir sistem anlayışı varken çocukları affetseniz ne
olur, affetmeseniz ne olur? Çocuklardan af dileyelim. Sayın Bahçeli'ye önerimdir,
çocukları affetmek yerine, çocuklardan af dilesin'' diye konuştu. (15.19)