2013-12-13 - 10:30
2014 YILI BÜTÇESİ TBMM GENEL KURULU'NDA...
TBMM Genel Kurulu'nda, Avrupa Birliği Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile bağlı kurumların bütçeleri ile Adalet Bakanlığı ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile bağlı kurumların 2014 yılı bütçeleri ile 2012 yılına ait kesin hesapları kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu'nda, Avrupa Birliği Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile bağlı kurumların bütçelerinin görüşmelerine başlandı.

Genel Kurul'da öğleden sonraki görüşmelerde Adalet Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve bağlı kurumların bütçeleri ele alınacak.

Bütçeler üzerine BDP Grubu adına söz alan Van Milletvekili Nazmi Gür, yeni anayasa konusunda uzlaşı sağlanamamasının, Türkiye'nin AB'ye üyelik sürecinde olumsuz etki yarattığını ifade etti.

Uzun tutukluluk sürelerine değinen Gür, bu konuda AB mevzuatının uygulanmadığını savundu. Gür, gösteri ve yürüyüş hakkının özgürce kullanılamamasının da AB sürecinde ayrı bir engel olduğunu dile getirdi.

İnsan haklarına yönelik devlet ihlallerinin arttığını ileri süren Gür, bunun ileri demokrasi ile hiçbir ilgisinin olmadığını belirtti.

Çözüm süreci konusunda hükümetin demokratik adımlar atması gerektiğini belirten Gür, Avrupa Birliği Bakanlığı'nın da bu yönde hiçbir çabasının olmadığını iddia etti.

BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nda bir yetki karmaşası yaşandığını savundu. Seçim bölgesinden örnekler veren Tan, bölgede bir çok tarihi yapı bulunduğunu, bunların restorasyonlarının çok ağır işlediğini dile getirdi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın tanıtım konusunda da eksiklerinin bulunduğuna işaret eden Tan, İstanbul'u örnek göstererek, "Pembe diziler olmasa İstanbul'u tanıtan başka bir şey yok" dedi.

BDP Ağrı Milletvekili Halil Aksoy, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın farklı dillerdeki sanat etkinliklerine önem vermediğini öne sürdü. Bakanlığın, Türkçe dışında kaç sanat projesine destek verdiğini soran Aksoy, başta Kürtçe olmak üzere sanatta tüm dillerin yok sayıldığını iddia etti.

Aksoy tiyatro, bale, opera gibi etkinliklerin sadece elit kesimlerin sanatı olmaktan çıkarılması, yaygınlaştırılması gerektiğini kaydetti. Aksoy, 'Bale belden aşağı, resim ve heykel ucube' diyen zihniyet, sahne sanatlarının her alanına müdahale ediyor" dedi.

Halil Aksoy ayrıca, bütçe tasarısındaki, içinde "Kürdistan" geçtiği için şerhlerinin çıkarılmasını kınadığını ifade etti.

Konuşmasının sonunda Kürtçe bir şiir okuyan Aksoy, daha sonra şiiri Türkçe tercüme etti.

BDP Bitlis Milletvekili Hüsamettin Zenderlioğlu, vergilerdeki artış nedeniyle Türkiye'nin kaçakçılık cennetine döndüğünü ileri sürdü. Özellikle İstanbul, İzmir, Bursa, Mersin gibi illerde kaçakçılığın arttığına dikkati çeken Aksoy, AK Parti iktidarının bunlara göz yumduğunu iddia etti.

Bazı sınır kapılarının El Nusra, El Kaide gibi örgütlerin eğitimine açılmış saha gibi olduğunu savunan Zenderlioğlu, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın bu konuda neden önlem almadığını sordu. Zenderlioğlu, Suriye'deki baskıların bir bölümünü de AK Parti iktidarının oluşturduğunu, muhalif gruplara Türkiye'de eğitim verildiğini iddia etti.

AK Parti Afyonkarahisar milletvekili Halil Ürün, "Gerek siyasi gerek ekonomik açıdan dünyanın en gelişmiş coğrafyası olan AB'ye üyelik hedefi bizim için ulusal bir meseledir ve öyle olmaya da devam edecektir" dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, Avrupa Birliği Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile bağlı kurumların bütçelerinin görüşmeleri devam ediyor.

Bütçeler üzerine AK Parti Grubu adına söz alan Erzurum Milletvekili Fazilet Dağcı Çığlık, AB Bakanlığının genç ve dinamik kadrosuyla reform mutfağı niteliğinde çalıştığını söyledi.

AB üyeliği sürecinde gerçekleştirilen köklü ve yapısal reformların hayranlık duyulan başarılara imza atılmasını sağladığını belirten Çığlık, bu yolla ülkede yaşam standartlarının yükseldiğini vurguladı.

Çığlık, "Müzakerelere başlamamızın üzerinden 8 yıl geçmesine ve Türkiye bu yolda gerekenleri yapmasına rağmen ne yazık ki AB'nin akıl tutulması yaşadığı bir dönemden geçiyoruz. Müktesebat fasıllarının üzerinde siyasi blokajlar ve ülkemize yönelik ön yargılar Türkiye-AB ilişkilerinde zaman ve güven kaybına neden olmaktadır. Türkiye bugün sadece AB müktesebatının gereklerine yerine getirmekle meşgul olmamakta aynı zamanda daha önce hiçbir ülkenin karşılaşmadığı uygulamalarla ve ön yargılarla mücadele etmek zorunda kalmaktadır. Ancak müzakere sürecinde yaşanan olumsuzluklara rağmen AB üyeliği ülkemiz için stratejik bir hedef olmaya devam etmektedir" diye konuştu.

AK Parti iktidarı olarak temel önceliklerinin halkın daha iyi bir yaşama kavuşması olduğunu, AB hedefine sahip çıktıklarını ve çıkmaya devam edeceklerini vurgulayan Çığlık, tüm milletvekillerini de Türkiye'deki değişim ve dönüşüme destek vermeye davet etti.

Afyonkarahisar Milletvekili Halil Ürün de AB Bakanlığı'nın farklı konu ve alanlarda yaptığı çalışmalarla Türkiye'nin proje ofisi olduğunu söyledi.

AB ülkelerinin refah seviyelerine dikkati çeken Ürün, "Gerek siyasi gerek ekonomik açıdan dünyanın en gelişmiş coğrafyası olan AB'ye üyelik hedefi bizim için ulusal bir meseledir ve öyle olmaya da devam edecektir" dedi.

Ürün, yerelden ulusal, kamudan sivil topluma yüzlerce proje yürüten ve binlerce proje destek veren AB Bakanlığı'nın toplumun tüm kesimlerini kucaklayan bakış açısıyla Türk bürokrasisinin yeni bir soluğu olduğunu da belirtti. Türkiye'nin stratejik hedefi olan AB üyeliği konusunda 3 yıl aradan sonra 22 numaralı faslın müzakereye açılmasının büyük başarı olduğuna işaret eden ürün, Türkiye'nin AB'ye aday ülkeler arasında vatandaşlarına vize uygulanan tek ülke olduğunu da kaydetti. Ürün, "Bu haksız durumun düzeltilmesine yönelik AK Parti hükümetimizin çabaları 2013 yılında daha da yoğunlaşmıştır" dedi.

Konya Milletvekili Kerim Özkul da Türkiye Akreditasyon Kurumu'nun çalışmaları hakkında bilgi vererek, ticaretin gelişmesi, uluslararası ticarette teknik engellerin aşılması ve kalitenin yükselmesinde akreditasyonun önemine değindi.

Genel Kurul'un dünkü oturumunda başörtülü olarak kürsüye çıkan AK Parti Bursa Milletvekili Canan Candemir Çelik'in ardından bugün de Mardin Milletvekili Gönül Bekin Şahkulubey söz alarak Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın bütçesi hakkında konuşma yaptı.

Şahkulubey, Türkiye'nin sahip olduğu doğal güzellikler ve evsahipliği yaptığı uygarlıkların kültür hazineleriyle kültür ve turizm bakımından dünyanın sayılı ülkeleri arasında bulunduğunu söyledi. Turizm sektörünün AK Parti iktidarı döneminde 11 basamak yükseldiğini ve turist sayısında dünya seyahat pazarının 6. büyük ülkesi olduğunu ifade eden Şahkulubey, "Dünya Turizm Örgütünün raporuna göre 2013 yılının 8 ayında turizm gelirlerini en hızlı artıran 3. ülke konumundayız" dedi.

Kültür ve Turizm bakanlığı'nın tarihi eserlerin Türkiye'ye iadesi alanında da önemli çalışmalar yaptığını belirten Şahkulubey, "2013 yılı Eylül ayı itibariyle toplam 28 eserin ülkemize iadesi sağlanmıştı. En az bunun kadar önemli bir başka çalışma ise bugünkü sınırlarımız dışında kalan kültürel mirasımızın taşınmazlarının, TİKA ve vakıflar Genel Müdürlüğü'nün işbirliği ile onarılmasıdır. Ecdad yadigarı vakıf eserlerini harap olmaktan kurtararak, 3 bin 600 vakıf eserini onardı" diye konuştu.

Elazığ Milletvekili Zülfi Demirbağ ise Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın takdire değer çalışmalar yürttüğünü ifade ederek, turizm alanındaki gelişmelere işaret etti. Demirbağ, İstanbul'un kongre turizminde dünyada birinci sıraya yükseldiğini söyledi.

İstanbul Milletvekili Gülay Dalyan ise AK Parti iktidarı döneminde sanat koordinasyon birimleri oluşturulduğunu anlattı. Sanatın toplumun vizyonunu açan bir özelliği olduğunu ifade eden Dalyan, özellikle yurtdışı turneler aracılığıyla Türk kültür ve sanatının dünyaya başarıyla tanıtıldığını belirtti. Dalyan, AK Parti döneminde tiyatro temsil ve seyirci sayısının arttığını da kaydetti.

Malatya Milletvekili Öznur Çalık da Devlet Tiyatroları'nın misyonu ve çalışmalarına değindi. Çalık, devlet tiyatrolarının misyonunun toplumun kültürel ihtiyaçlarını karşılamak, evrensel değerlere sahip bireyler yetiştirilmesine katkı sağlamak olduğunu belirterek, Devlet tiyatrolarının yeni sahneler aracılığıyla geniş bir tiyatro ağı kurduğunu söyledi.

Mersin Milletvekili Nebi Bozkurt da 2010 yılında kurulan Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı'nın çalışmalarından örnekler vererek, Türkiye'nin yazma eserler açısından dünyanın önde gelen ülkelerinden olduğuna işaret etti. Bozkurt, bu eserlerin korunması ve gelecek kuşaklara taşınmasının önemine değindi.

Samsun Milletvekili Cemal Yılmaz Demir de Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın bütçesi üzerinde yaptığı konuşmada, bakanlığın dünyanın en güvenli ve hızlı işleyen gümrük idarelerini oluşturmak için yaptığı kapsamlı çalışmalar olduğunu belirtti. Türkiye'nin küresel aktör olmasının yolunun uluslararası arenada rekabet edebilecek marka ve firmalar yaratmaktan geçtiğini belirten Demir, Türkiye'nin bu açıdan hızlı bir gelişim gösterdiğini kaydetti.

Antalya Milletvekili Hüseyin Samani her alanda olduğu gibi Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın yaptığı çalışmalarda da önemli mesafeler alındığını söyledi. Samani, gümrüklerde uzlaşma müessesesinin hayata geçirilmiş olduğuna dikkati çekerek, bu uygulamanın bir çok anlaşmazlığın yargıya gitmeden çözülmesini sağladığını kaydetti.

Düzce milletvekili Fevai Arslan ise rekabet kurallarının önemine işaret ederek bu kapsamda Rekabet Kurumu'nun yaptığı çalışmalara değindi. Rekabete ilişkin kurumların gelişmiş ülkelerin vazgeçilmezlerinden olduğunu belirten Arslan, dünya ekonomisinde yer edinmenin ön koşulunun rekabet alanında başarı elde edebilmek olduğunu belirtti.

CHP İzmir Milletvekili Oğuz Oyan, iktidarın din merkezli otokratik düzen inşasına giriştiğini, bunun da AB yolunda bir engel teşkil ettiğini ileri sürdü.

TBMM Genel Kurulu'nda, Avrupa Birliği Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile bağlı kurumların bütçelerinin görüşmeleri devam ediyor.

Bütçeler üzerine söz alan CHP'li Oyan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti iktidarının giderek otokrasiye yöneldiğini, bu durumun batının göz yumma sınırını bile aştığını iddia etti. Oyan, "Gezi olayları bardağı taşıran son damla oldu. Maskeler düşüyor. Polis ve yargının nasıl baskılama aracı olarak kullanıldığını herkes görüyor. İktidarın din merkezli otokratik düzen inşasına girişmesinin ayen beyan ortaya çıkması AB yolunda bir engeldir. AKP'nin kendisi şu an AB yolunda bir engeldir" diye konuştu.

CHP Muğla Milletvekili Tolga Çandar, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Muğla'ya ziyaretinden önce 4 gün boyunca, kentte adeta sıkıyönetim yaşatıldığını ileri sürdü.

Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın bütçesine değinen Çandar, opera ve baleye devlet desteğinin gerekli olduğuna işaret etti. Opera ve bale sanatçılarının bir doktor kadar ağır eğitim aldığını anlatan Çandar, bu tür sanatların gişe kaygısıyla yaşatılamayacağını söyledi.

CHP Antalya Milletvekili Yıldıray Sapan, turizm sektörünün içine düştüğü çıkmazın nedeninin iktidar ilgisizliğinden kaynaklandığını ileri sürdü. Sektörde sağlıksız bir gelişmenin söz konusu olduğunu belirten Sapan, halen otel yatırımlarının aynı bölgelerde yoğunlaştığını ifade etti.

Otellerde uygulanan her şey dahil sistemle ilgili yeni bir düzenlemeye ihtiyaç olduğuna dikkati çeken Sapan, "Her şey dahil sistemi şehir merkezine uzak tesislerde uygulanmalı. Bu sistem kent merkezlerine yakın bölgelerdeki otellerde uygulanmamalı. Her şey dahil sistemi yüzünden esnaf yok olacak" dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Sedef Küçük, devlet tiyatrolarının özelleştirilmesi fikrinin trajik bir durum olduğunu, kültür kurumlarının iş yeri olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi.

İktidar güdümlü sanat yaratılmak istendiğini, bunun ülke kültürüne yapılabilecek en büyük kötülük olduğunu savunan Küçük, ""İktidara karşı çıktı diye sanatçıları cezalandırırsanız, yalnızca o sanat dünyasına zarar vermezsiniz, geleceğe de kötü miras bırakırsınız" diye konuştu.

CHP Eskişehir Milletvekili Kazım Kurt, Sayıştay'ın Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile ilgili hazırladığı 250 sayfalık raporun "uygulanan sansürden" sonra 19 sayfaya kadar düştüğünü savundu. Bakanlıkla ilgili hazırlanan asıl raporu bulduklarını belirten Kurt, "Eğer bu rapor Meclis'e gelseydi, gümrük kapılarının modernizasyonu amacıyla yap-işlet-devret sisteminin hukuka aykırı tarafını görecektik" dedi.

Bütçeler üzerine söz alan CHP milletvekilleri, Sayıştay raporlarının Meclis'e tam olarak gönderilmediğini savunarak, bu durumu kınadıklarını belirtti.

Bütçeler üzerindeki görüşme devam ediyor.

MHP Iğdır Milletvekili Sinan Oğan, Türkiye'de kaçakçılığın giderek arttığını ileri sürerek, "Şimdi Türkiye'de küçük başla büyük baş hayvanın da kaçakçılığı yapılıyor. Vallahi sizi tebrik etmek lazım hayvan kaçak giriyor, saman ithal ediliyor bir tek çiftçi yerli. Oldu olacak çiftçiyi de ithal edin" dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, Avrupa Birliği Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile bağlı kurumların bütçelerinin görüşmeleri devam ediyor.

Bütçeler üzerine MHP Grubu adına söz alan Tekirdağ Milletvekili Bülent Belen, yaptığı konuşmada, Türkiye'nin AB'ye üyelik sürecinin "nereden nereye" şeklinde değerlendirilebilecek bir süreç olduğunu söyledi.

AB Bakanlığı'nın, AB 2013 yılı ilerleme raporunu bir başarı gibi sunmasının anlamsız bir yaklaşım olduğunu ifade eden Belen, çünkü AB'nin temelinin malları ve emeğin serbest dolaşımı olduğunu, ancak Türkiye'nin bu aşamaya bir türlü gelemediğini söyledi. Belen, "50 yıllık AB yolculuğumuz gösteriyor ki bu iş iyice kilitlenmiş haldedir. Hükümet oturup, enine boyuna düşünüp yeni bir yol haritası çizmesi lazım. AB bizi oyalamaktadır. Samimi değildir. Tabiri caiz ise 50 yıllık nişanlılık sona ermelidir. MHP olarak evliliğe itirazımız yok. Sadece onurlu üyelik istedik. Onurumuzu kurtarmamız lazım" diye konuştu.

Hükümetin yapması gerekenin, AB Bakanlığı'nın adını Türk Dünyası Bakanlığı yaparak bu alanlara yönelinmesi, kendine yeni pazarlar ve ufuklar açması gerektiğine işaret eden Belen, AB'nin Türkiye'ye sürekli haksızlık yaptığını savundu.

MHP Bilecik Milletvekili Bahattin Şeker de Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın bütçesine ilişkin yaptığı konuşmada, kültür boyunun önemine değinerek, vatandaşın bilgilendirilmesi ve yatırım yoluyla bu alandaki potansiyelin etkin hale getirilebileceğini söyledi. Genç neslin ülkedeki kültürel zenginliklerin çoğunu farkında olmadığını belirten Şeker, öğrencilerin tarihi ve kültürel miraslarını yerinde görmesi için Kültür ve Turizm Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın ortak çalışma yapabileceğini söyledi.

İstanbul'ın tarih ve kültür bakımından önemine işaret eden Şeker, bu kentte çarpık kentleşme kültürel mirasın korunması, trafik ve can güvenliği gibi konularda çalışma yapılması gerektiğini belirtti.

Yurtdışında bulunan kültürel ve tarihi varlıklar ile sanat eserlerinin yeniden Türkiye'ye getirilmesi konusunda gösterilen çabalara da değinen ve katkıda bulunan herkese teşekkür eden Şeker, ancak ülkenin kültürel zenginlik yağmacılarından da korunması gerektiğini vurguladı.

Yeni yasal düzenlemeler ile sanatın üzerinde sansürcü bir vesayet anlayışı kurulmaya çalışıldığını ifade eden Şeker, "Sanat alanları siyasi ve ticari malzeme haline getirilmektedir. Muhalifte olsa sanattan ve sanatçıdan korkmamak gerekmektedir" diye konuştu.

MHP Iğdır Milletvekili Sinan Oğan ise Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın bütçesine ilişkin yaptığı konuşmada internetteki arama motorlarına, AK Parti, kaçakçılık, gümrük, terör, PKK kelimelerini farklı kombinasyonlarla yazdığınızda çok sayıda sonuç çıktığını, bunun dikkat çekici bir durum olduğunu söyledi. AK Parti iktidarı döneminde kaçakçılığın ayyuka çıktığını, iktidarın kaçakçılık ile özdeşleştiğini, kaçakçılıktan da en fazla terör örgütünün nemalandığını ileri sürdü.

Rekabet açısından medyada yaşanan durumun da kabul edilebilir olmadığını savunan Oğan, "TMSF el koyuyor bazı medya organlarına. Neden el konuluyor? AKP propagandası devlet eliyle yapılsın diye mi?" sorusunu yöneltti.

Oğan, Türkiye'de sınırların yol geçen hanına döndüğünü kaçakçılığın organize atlı şebekelerce yapılır hale geldiğini de ileri sürerek, "Kaçakçılık öyle organize hale gelmiş, PKK terör örgütü kaçakçılığı o derece ilerletmiş ki sınıra boru döşemiş, yanına da bir rafineri koymuş. Bu yıl bu iş bayağı verimli hale gelmiş zeytinyağının da borusunu döşemişler. Memlekette sayenizde boruyu döşeyen döşeyene. Zeytinyağının kaçakçılığını yapmak için sınıra boru döşemişler" dedi.

Türkiye'de her şeyin kaçakçılığının yapıldığını iddia eden Oğan, "Şimdi Türkiye'de küçük başla büyük baş hayvanın da kaçakçılığı yapılıyor. Vallahi sizi tebrik etmek lazım hayvan kaçak giriyor, saman ithal ediliyor bir tek çiftçi yerli. Oldu olacak çiftçiyi de ithal edin. Biraz daha ileriye götürelim hükümeti de ithal edin dışarıdan, bir kısmı kaçak zaten. Artık her şey kaçak" diye konuştu.

Oğan'ın konuşmasının ardından AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın sataşma olduğu gerekçesiyle söz aldı.

Oğan'ın arama motorlarına bazı kelimeleri yazarak çıkan sonuçlardan bir anlam çıkarmasının kabul edilebilir bir yanı olmadığını söyleyen Aydın, "Ben de Sinan Oğan ve PKK yazdım 140 bin sonuç çıktı. Siz PKK'lı mısınız? Bu mantıkla bu sonuca varabilir misin?" diye sordu.

Aydın, Oğan'ı hükümeti de ithal edin dediğini hatırlatarak, "Devri iktidarınız döneminde Kemal Derviş'i ithal eden sizler değil miydiniz? Bu konuşma baştan sona yanlış" dedi.

Oğan da tekrar söz alarak, ömrünün terör örgütüyle mücadele ederek geçtiğini, vatandaşın terazisinin en iyi terazi olduğunu bu terazinin herkesi ölçtüğünü söyledi.

***HBAERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***