2007-12-09 - 11:40
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Köksal Toptan, Dünya İnsan Hakları Günü dolayısıyla bir mesajı yayımladı.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Köksal Toptan, Dünya İnsan Hakları Günü dolayısıyla bir mesajı yayımladı.
Meclis Başkanı Toptan'ın mesajı şöyle:
"Her bir şahsın doğuştan kazanılmış ve devredilemez haklarının ifadesi olan insan hak ve özgürlüklerinin tüm dünyada bir günlüğünü de olsa kutlanması çok anlamlıdır. Zira insan hakları, geçmişten günümüze, tüm bireylerin en büyük ve en kutsal ortak paydasıdır.
Bu düşünceden hareketle, iki büyük Dünya Savaşı'nda yaşanan trajedi üzerine harekete geçen uluslararası topluluk, insan hak ve özgürlüklerinin, hukukun üstünlüğü yoluyla korunmasını sağlamak amacıyla çok büyük bir adım atmıştır.
İnsanlık adına son derece anlamlı ve büyük olan bu adımın adı, Evrensel İnsan Hakları Bildirgesi'dir.
Uzun bir hazırlık döneminin ardından Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda, 10 Aralık 1948 tarihinde kabul edilen bildirge, daha sonraki hukuk metinlerine de öncülük etmiştir.
BM Genel Kurulu, 1950 yılında aldığı bir kararla böylesine önemli bir tarihi unutulmaz kılmak adına, bildirgenin kabul edildiği 10 Aralık' 'Dünya İnsan Hakları Günü' ilan ederek, konuya verdiği ehemmiyeti açıkça ortaya koymuştur.
Modern dünyanın sayılı hukuk metinleri arasında yer alan bildirge, bugün 300'den fazla dile tercüme edilerek, artık evrenselliği tartışılmayan birçok hak ve özgürlüğün temelini oluşturmuştur.
Dünyanın dört bir yanında dili, dini, cinsiyeti her ne olursa olsun hemen herkes artık bu referansa atıfta bulunarak insan hak ve özgürlüklerini dile getirmektedir.
Irk, din, dil, cinsiyet, inanç ve siyasi görüş ayırt etmeksizin herkesin eşit ve insan onuruna yaraşır bir hayat sürdürmeye hakkı olduğunu ifade eden bildirge, tüm insanlık için bir umut ışığı olmuştur.
Ülkemiz, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'ni ilk onaylayan ülkeler arasındadır. Bugün, bildirgede yer alan konuların hemen hepsi Anayasamızca da güvence altına alınmıştır.
Tarihi süreç içerisinde Türkiye'nin hedefi insan hak ve özgürlükleri çıtasını daima yükseltmekten yana olmuştur. Gelinen nokta hepimiz adına gurur vericidir.
Son dönem hükümetlerimizin başta anayasa olmak üzere, birçok hukuki düzenlememizi evrensel insan hakları kriterleri yönünde değiştirmiş olması, övünülecek bir durumdur.
Türkiye kendi için olduğu kadar, dış ilişkilerinde de insan haklarından ve barıştan yana bir tavır içerisinde olmuştur. Amacımız kendi ülkemizde olduğu gibi tüm dünyada da insan haklarının azami surette gözetildiği huzurlu ve güvenli bir ortamın sağlanmasıdır.
Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün "En büyük eserim" dediği Yüce Meclisimizin insan hakları konusunda son derece hassas olduğunu bir kez daha vurgulamak isterim.
Bu duygu ve düşüncelerle, Dünya İnsan Hakları Günü'nü kutluyor; herhangi bir ayrıma gitmeksizin herkesin barış dolu bir dünyada insan onuruna yaraşır günler geçirmesini diliyorum."
Meclis Başkanı Toptan'ın mesajı şöyle:
"Her bir şahsın doğuştan kazanılmış ve devredilemez haklarının ifadesi olan insan hak ve özgürlüklerinin tüm dünyada bir günlüğünü de olsa kutlanması çok anlamlıdır. Zira insan hakları, geçmişten günümüze, tüm bireylerin en büyük ve en kutsal ortak paydasıdır.
Bu düşünceden hareketle, iki büyük Dünya Savaşı'nda yaşanan trajedi üzerine harekete geçen uluslararası topluluk, insan hak ve özgürlüklerinin, hukukun üstünlüğü yoluyla korunmasını sağlamak amacıyla çok büyük bir adım atmıştır.
İnsanlık adına son derece anlamlı ve büyük olan bu adımın adı, Evrensel İnsan Hakları Bildirgesi'dir.
Uzun bir hazırlık döneminin ardından Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda, 10 Aralık 1948 tarihinde kabul edilen bildirge, daha sonraki hukuk metinlerine de öncülük etmiştir.
BM Genel Kurulu, 1950 yılında aldığı bir kararla böylesine önemli bir tarihi unutulmaz kılmak adına, bildirgenin kabul edildiği 10 Aralık' 'Dünya İnsan Hakları Günü' ilan ederek, konuya verdiği ehemmiyeti açıkça ortaya koymuştur.
Modern dünyanın sayılı hukuk metinleri arasında yer alan bildirge, bugün 300'den fazla dile tercüme edilerek, artık evrenselliği tartışılmayan birçok hak ve özgürlüğün temelini oluşturmuştur.
Dünyanın dört bir yanında dili, dini, cinsiyeti her ne olursa olsun hemen herkes artık bu referansa atıfta bulunarak insan hak ve özgürlüklerini dile getirmektedir.
Irk, din, dil, cinsiyet, inanç ve siyasi görüş ayırt etmeksizin herkesin eşit ve insan onuruna yaraşır bir hayat sürdürmeye hakkı olduğunu ifade eden bildirge, tüm insanlık için bir umut ışığı olmuştur.
Ülkemiz, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'ni ilk onaylayan ülkeler arasındadır. Bugün, bildirgede yer alan konuların hemen hepsi Anayasamızca da güvence altına alınmıştır.
Tarihi süreç içerisinde Türkiye'nin hedefi insan hak ve özgürlükleri çıtasını daima yükseltmekten yana olmuştur. Gelinen nokta hepimiz adına gurur vericidir.
Son dönem hükümetlerimizin başta anayasa olmak üzere, birçok hukuki düzenlememizi evrensel insan hakları kriterleri yönünde değiştirmiş olması, övünülecek bir durumdur.
Türkiye kendi için olduğu kadar, dış ilişkilerinde de insan haklarından ve barıştan yana bir tavır içerisinde olmuştur. Amacımız kendi ülkemizde olduğu gibi tüm dünyada da insan haklarının azami surette gözetildiği huzurlu ve güvenli bir ortamın sağlanmasıdır.
Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün "En büyük eserim" dediği Yüce Meclisimizin insan hakları konusunda son derece hassas olduğunu bir kez daha vurgulamak isterim.
Bu duygu ve düşüncelerle, Dünya İnsan Hakları Günü'nü kutluyor; herhangi bir ayrıma gitmeksizin herkesin barış dolu bir dünyada insan onuruna yaraşır günler geçirmesini diliyorum."
