2007-11-19 - 12:00
TBMM BAŞKANI TOPTAN: "YASA YAPARKEN TOPLUMLA YETKİ VE SORUMLULUĞU PAYLAŞMAK İSTİYORUZ"
TBMM Genel Sekreterliği ve Yasama Derneği'nin düzenlediği "Yasama Sürecine Sivil Toplum Katılımı: Bir Sistem Arayışı" Paneli'nde bir konuşma yapan Toptan, Avrupa parlamentolarında yasa yapımı sürecinde sivil toplum örgütlerinin görüşünün alınmasının yasa veya bir içtüzüğe bağlanmadığını, zaten STÖ'lerin konuya dahil olduğunu, üstelik yönetimlerin sivil inisiyatifine kulak vermemesinin de mümkün olmadığını belirtti.
TBMM Eski Cumhuriyet Senatosu Salonunda, TBMM Genel Sekreterliği ve Yasama Derneği'nin düzenlediği "Yasama Sürecine Sivil Toplum Katılımı: Bir Sistem Arayışı" Paneli'nin Açılış Konuşmasında Toptan, "Yasa yaparken toplumla yetki ve sorumluluğu paylaşmak istiyoruz." dedi.

Konuşmasında, sivil toplum örgütü denildiğinde akla karışık işlerle uğraşanların geldiğini ancak son on-on beş yıldır bu görüşün değiştiğini ifade eden Toptan, Türkiye'nin sivil toplumu özendirecek yolları araması gerektiğini, halkın sivil toplum örgütlerine katılmasında herkese büyük görevler düştüğünü vurguladı.

Toptan, Avrupa'da Parlamento'nun yasa yapımı sürecinde bir STÖ'nün (Sivil Toplum Örgütü) görüşünün alınmasının yasa veya bir içtüzüğe bağlanmadığını, zaten STÖ'lerin konuya dahil olduğunu, üstelik yönetimlerin sivil inisiyatifine kulak vermemesinin de mümkün olmadığını belirtti.

Yaptığı konuşmada "Daha sağlıklı yasa yapmak için bizde STÖ'lere önem vermeliyiz. Yasa yaparken toplumla yetki ve sorumluluğu paylaşmak istiyoruz." diyen Toptan, " Önümüzde zor bir süreç var.Türkiye zaman zaman sözde Ermeni soykırımı tasarıları ve terör konusu gibi nefesini başka alanlarda tüketmek zorunda kalıyor. Türkiye demokratikleşmesini, kalkınmasını ileriye götürecek ve terörle mücadelede kesinlikle zafiyet göstermeyecektir. Bunları başarmak zorundayız."

TBMM Başkanı Toptan, Türkiye'nin 3 şeyden kesinlikle vazgeçmeyeceğini dile getirerek, şöyle devam etti:

''Bunlardan biri, demokratik kazanımlarını koruyacak ve daha ileriye götürecektir. İkincisi, kalkınmasını durdurmayacak, terörle mücadeleye
ne kadar kaynak ayırırsa ayırsın, kalkınmasını sürdürecek ve 100. Yıl vizyonu olan 2023'de dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olacaktır. Üçüncüsü, terörle mücadelede kesinlikle zafiyet göstermeyecektir.

Şu fikre katılmak istemiyoruz; 'Terörle mücadele edebilmek için demokratik alanı genişletmek yanlıştır' Hayır... Tam tersine, terörle baş edebilen ülkeler, demokrasisini sağlam tutan ülkelerdir. Biz de bunu başaracağız. Başarmak zorundayız.''

TBMM Başkanı Köksal Toptan, geçen yıl Adalet Komisyonunda sivil toplum kuruluşlarının katkılarını aldıklarını belirterek, Türk Ticaret Kanunu
Tasarısında, Türkiye Barolar Birliği ve TOBB'dan yararlandıklarını söyledi.

Toptan, yasa yaparken sivil toplumla yetki ve sorumluluğu paylaşmak istediklerini ifade ederek, Adalet Komisyonunda, görüşülen yasa hakkında
ilgili sivil toplum kuruluşu ile bir araya gelmeye çalıştıklarını anlattı.

Bu yüzden Ankara dışından gelen konukların, konaklama faturalarının TBMM Başkanının önüne gittiğini, ''Geçen yıl masraflı bir komisyon çalışması yaptık, ama doğru şeyler yaptığımızı düşünüyorum. Herkes katılsın istedik. Bunu ne kadar becerebildiniz derseniz, orada karnemizin çok iyi olduğunu söyleyemeyiz'' dedi.

Ceza Kanununun yapımında, bin yere ceza kanun tasarısı ve daha sonra alt komisyon raporunu gönderdiklerini, gelen katılım sayısının 65'ler
civarında kaldığını kaydeden Toptan, şöyle devam etti:

''Düşünün Türkiye'de 33 tane hukuk fakültesi var. Hukuk fakültesi bile çok temel bir yasa olan Ceza Kanununa bile vakit ayırıp, ilgi
göstermediler. Türk Ticaret Kanun Tasarısını yaklaşık 600-700 yere gönderdik. Ona gelen cevap sayısı ise 61'de kaldı. Çok ilginçtir, bir
üniversitemiz, bizim gönderdiğimiz Türk Ticaret Kanunu Tasarısına görüş bildireceği yerde, şöyle bir mektupla cevap verdi. Dedik ki 'Göndermiş
olduğunuz Türk Ticaret Kanunu adlı kitap, öğretim üyelerinin ve öğrencilerimizin yararlanması için üniversite kütüphanesine konulmuştur'. Sizin katılımınızı istiyoruz, ama böyle katılımınızı istemiyoruz. Geçen dönem, Adalet Komisyonunda olduğu gibi diğer komisyonlardaki arkadaşlar da en sağlıklı yasayı yapmaya çalıştılar. Ama bunu birilerinin inisiyatifine bırakmak yerine, kurumsal hale getirmeyi istedik. O nedenle Aziz Atatürk'ün en büyük eserim dediği TBMM'yi tam anlamıyla sivil toplumla kaynaştırmak, TBMM'ye münhasır olan yasa yapma yetkisini beraber yapma, dolayısıyla da TBMM'nin başka yetkisi olan denetim yetkisini de sivil toplumla paylaşmak, bir anlamda kendini denetleme yolunu açalım istedik.''

Köksal Toptan, konuşmasının sonunda panelin düzenlenmesinde emeği geçenleri tebrik etti.

Toptan, ''Burada yapılan konuşmaların hepsi derlenecek ve sonuçlar çıkartılacak. Bununla ilgili yasa mı yapılacak?, İçtüzük mü değiştirilecek? Bu konuda kendi yol haritamızı çizmeye çalışacağız'' diye konuştu.

Panele, TBMM Başkanı Toptan'ın eşi Saime Toptan da katıldı.


TOBB BAŞKANI HİSARCIKLIOĞLU:''TBMM İÇTÜZÜĞÜ DEĞİŞTİRİLEREK SİVİL TOPLUM KURULUŞLARININ YASAMA SÜRECİNE KATILMALARI ZORUNLU HALE GETİRİLMELİ''

Panelin açılışında konuşan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, yasama sürecine sivil toplumun katılımı için sürekli çaba gösteren TBMM Başkanı
Köksal Toptan'a Türk iş dünyası adına teşekkür ettiğini bildirdi.

Sivil toplum kuruluşlarının katılmadığı bir yönetime, çağdaş yönetim denilemeyeceğini belirten Hisarcıklıoğlu, yönetimlerle sivil toplum ilişkilerinin artık beraberlik ve özdeşlik ilişkisine dönüştüğünü söyledi.

Çağdaş demokrasilerde, sivil toplumun yönetim ve yasama sürecine katılımının önemine işaret eden Hisarcıklıoğlu, sivil toplumun yasaların
hazırlandığı yürütme süreci ile Meclisteki yasama sürecinde mutlaka yer almaları gerektiğini ifade etti.
Mevcut uygulamada sivil toplum örgütlerinden görüş alınmasının bir zorunluluk olmadığını hatırlatan Hisarcıklıoğlu, ''Sadece görüş
istenmesi yetmez, bir geri bildirim mekanizmasıyla bu görüşlerin nasıl değerlendirildiği de ilgili sivil toplum kuruluşlarına iletilmelidir'' dedi.

TBMM İçtüzüğünde sivil toplum kuruluşlarından görüş alınmasına ilişkin bir düzenleme bulunmadığına işaret eden Hisarcıklıoğlu, TBMM İçtüzüğünün
değiştirilerek sivil toplum kuruluşlarının yasama sürecine katılımının zorunlu hale getirilmesini istedi.

-''HERKESİ DİNLEYECEKSİNİZ''-
Panelin açılışında konuşan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özok da demokrasinin önemine işaret ederken, ''Bir toplumun sadece demokrasi
ile yönetilmesi yetmez. Demokrasi, katılım ister, demokrasi disiplin ister, değişime açık dinamik bir toplum ister'' diye konuştu.

Türkiye'de eksiksiz demokrasinin uygulanması, hukukun tüm kurum ve kuruluşlarıyla işlemesi için Türkiye Barolar Birliği olarak her türlü
katkıyı verdiklerini anlatan Özok, Türkiye'nin eksiksiz bir demokrasi ve ekonomik bağımsızlığını sağlama gayreti içinde olduğunu söyledi. Genç ve
dinamik nüfusun parlamentoyu sürekli sıkıştırdığını ve sürekli yasa talebinde bulunduğu belirten Özok, yasaların sadece metinlerde
kalmamasını, içselleştirilmesini ve yasama sürecine toplumun tüm kesimlerinin katılmasını istedi.

''Artık günümüz demokrasisi biçimsel bir demokrasi değil, herkesi dinleyeceksiniz'' diyen Özok, 22 Temmuz seçimlerinden sonra AK parti'nin
yeniden tek başına iktidara gelmesinin Türkiye için önemli bir fırsat olduğunu bildirdi. Seçim gecesi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın parti
genel merkezinde konuşma yaptığını hatırlatan Özok, ''Başbakanın verdiği mesajın ülkemizin demokratik yapısı için önemli bir fırsat olduğuna hala
inanıyorum'' diye konuştu.

Böylesi bir yaklaşımın, Türkiye'deki pek çok sorunu aşacağını ve enerjinin boşa harcanmasını önleyeceğini kaydeden Özok, yeni anayasa
çalışmalarına da değindi.

Türkiye Baralor Birliğinin kendi hazırladığı anayasa taslağını kamuoyuna sunduğuna dikkati çeken Özok, bu konuda hiçbir ön yargılarının
bulunmadığını belirtti.

Demokrasiye koşulsuz inanan birisi olarak TBMM'nin yeni bir anayasa yapabileceğini bildiren Özok, ''Ancak bir koşulla, o da tüm sivil toplum
örgütlerinin katkılarının alınması gerek'' dedi.

Meclisin ''anayasa hazırlayamayacağı'' yönündeki görüşlere katılmadığını ifade eden Özok, sivil toplum örgütlerinin katkı ve önerilerinin yansıtılacağı bir anayasanın Meclisten rahatlıkla çıkartılabileceğini söyledi.

Türkiye'de asla demokrasi dışı güçlerin egemen olmasını istemediklerini vurgulayan Özok, Türkiye'nin darbelerden çok çektiğini kaydetti.

YASAMA DERNEĞİ BAŞKANI NEZİROĞLU: ''PANELİMİZ, YASAMA SÜRECİNE SİVİL TOPLUMUN KATILIMINDA ÖNEMLİ BİR KİLOMETRE TAŞI OLACAK''

Yasama Derneği Başkanı İrfan Neziroğlu ise konuşmasında, dernek faaliyetleri hakkında bilgi vererek 6 ülkenin parlamentolarında çalışan
yasama görevlilerine eğitim verdiklerini belirtti.

İlk kez çok sayıda sivil toplum örgütünün yasama faaliyetine katılım için görüş belirtmek üzere Meclis çatısı altında toplandığını ifade eden
Neziroğlu, ''Bu panel, yasama sürecine sivil toplum kuruluşlarının katılımında önemli bir kilometre taşı olacaktır'' dedi.