2013-10-30 - 17:19
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplandı.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplandı.

Gündemdışı söz alan Baluken, Türkiye'nin Suriye sınırına, tarihe "utanç duvarları" olarak geçecek yapıların inşa edildiğini savundu.

"Kürt halkı olarak bu utanç duvarlarının yapımıyla ilgili süreçleri kabul etmeyeceğiz ve buna müsaade etmeyeceğiz" ifadesini kullanan Baluken, kavgayı tetikleyecek olan bu duvarlara karşı barış, kardeşlik ve özgürlükle sorumluluklarını yerine getireceklerini kaydetti.

Dünyanın neresinde böyle duvarlar inşa edilirse edilsin, orada yüzyıllar sürecek savaşların yaşandığını öne süren Baluken, "Suriye sınırına yapılan duvarları hem Türkiye hem bölge barışı açısından son derece tehlikeli buluyoruz" dedi.

MHP Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan, Denizli'nin güvenlik sorunları; AK Parti Kars Milletvekili Ahmet Arslan da Kars'ın kurtuluşu ile ilgili Gündemdışı konuşma yaptı.

BDP'nin, Suriyeli sığınmacılar nedeniyle Şanlıurfa'da yaşanan sorunlara ilişkin araştırma önergesinin, TBMM Genel Kurulu'nda bugün görüşülmesi önerisi kabul edilmedi.

BDP, Danışma Kurulu'nda uzlaşma sağlanamadığı için Suriyeli sığınmacılarla ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesini, grup önerisi olarak Genel Kurul'un gündemine getirdi.

BDP Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici, Ortadoğu'nun yeniden şekilleneceğini ifade etti. Binici, Kürtler'in hiçbir zaman farklı talepte bulunmadığını, demokratik cumhuriyet inşasında direngenlik gösterdiğini savunarak, "Onun için AKP Hükümeti'ni bir daha uyarmak durumundayız. AKP Hükümeti'nin, Kürtlere karşı, özellikle dış politikalarını gözden geçirmesi şarttır" dedi.

CHP Hatay Milletvekili Mevlüt Dudu, öneri lehinde yaptığı konuşmada, Suriye'deki kardeş kavgasına, komşudaki yangına benzinle gitmenin sonucu olarak Türkiye'nin ciddi sıkıntılar yaşadığını öne sürdü.

Dudu, "Türkiye'de kaç Suriyeli sığınmacı var, ne kadar para harcandı? Suriyeli dilenci çocukların, kadınların sayısı nedir? Özellikle Hatay'da artan fuhuş ve hırsızlık olaylarının nedenleri nedir? Kaç Suriyeli kayıtdışı çalışıyor? Suriye olayının ülkemize ekonomik maliyeti ne kadar?" sorularını yöneltti.

Suriyeli mülteciler için çok sayıda yardım toplandığına işaret eden Dudu, bir kaç yıl sonra ortaya yeni Deniz Feneri olaylarının çıkabileceğini öne sürdü. Dudu, Hükümet'in barıştan yana olması gerektiğini ifade ederek, "Kardeş kavgasında bir tarafın eline silah vermekten vazgeçin. Gerçek mazlumlara kapıları açın" dedi.

Öneri aleyhinde söz alan MHP Iğdır Milletvekili Sinan Oğan, Meclis'in bir kilometre uzağında da ülkenin her yerinde de Suriye'den gelen sığınmacıların bulunduğunu söyledi.

Oğan, Türkiye'nin ciddi bir mülteci, güvenlik sorunu bulunduğunu dile getirerek, "Suriye'deki savaş, sizin öngördüğünüz, hayal ettiğiniz gibi bir günde, üç ayda bitecek bir savaş değil. Bu savaş kangrene dönüşmek üzere. Bu kangren en fazla Türkiye'yi etkileyecek. Kesilen ticaret, seken kurşun, gelen mülteci akımıyla etkilenecektir. Dünyada en çok mültecinin yaşadığı ülke haline geldik. Herkes Türkiye'de. Bir tarafta kaçak işçilerle, diğer tarafla mültecilerle işgal edilmiş" diye konuştu.

AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Abdulkerim Gök, öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, dış politikanın çıkar eksenli olduğunu ancak AK Parti iktidarıyla iç ve dış politikaya değerler siyaseti kavramı getirdiklerini belirtti.

Kurşunların üzerinde PYD mi El Nusra mı yazdığını bilemeyeceğini ifade eden Gök, yaralıların kimliğini sormadan hastanelerde tedavi ettiklerini söyledi.

Konuşmaların ardından BDP'nin grup önerisi reddedildi.

TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin, kısa dönem askerlik süresinin düşürülmesiyle ilgili araştırma önergesinin bugün ele alınması önerisi kabul edilmedi.

Önerge üzerinde söz alan CHP Manisa Milletvekili Hasan Ören, 15 ay askerlik süresinin 12 aya indirildiği, ancak bunun yeterli olmadığını savudu.

6 ay kısa dönem askerlik süresinin de 4 aya indirilmesini istediklerini belirten Ören, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığına göre, 380 bin askere karşılık 600 bin asker kaçağı olduğunu kaydetti.

Ören, "Üniversiteyi bitirmiş birine G3'ün tetiğinin nasıl çekeceğini, mıntıka temizliğinin nasıl yapılacağını 6 ayda mı öğreteceksiniz? Genelkurmay Başkanlığı ihtiyacı olan üniversite mezunlarını 12 ay asteğmen olarak alıyor. Geriye kalanlara 6 ay askerlik yaptırmak, onların yaşam içindeki pozisyonlarını bozuyor" dedi.

Kısa dönem askerliğin 4 aya indirilmesiyle ilgili kanun tekliflerinin bulunduğunu anımsatan Ören, "Üniversite mezunları mıntıka temiziğini 4 ayda öğrenemezler mi? Bu teklifi Meclisten geçirelim. Ağanın eli tutulmaz, siz üç ay olsun derseniz, ona da varız" diye konuştu.

AK Parti İstanbul Milletvekili Şirin Ünal, askerlik sürelerinin artırılıp düşürülmesinin, hükümetin Genelkurmay Başkanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı ile koordineli yaptığı çalışmalar sonucu ortaya çıktığını belirtti.

Kısa dönem askerlerin bir ayını acemi eğitimiyle, 12 gününü izinle, 4,5 ayını da asker olarak geçirildiğini ifade eden Ünal, "Kısa dönem askerlik sürelerinin yeterli olduğunu düşünmekteyim. Türk Silahlı Kuvvetlerinin kısa dönem askerlere de ihtiyaç var. Kısa dönem askerlik süresinin 6 ay olması makuldur" dedi.

BDP Hakkari Milletvekili Adil Zozani, Kuşadası Belediyesinin, "Kayıp Şarkılar" konserini, repertuarda Kürtçe şarkılar olduğu için iptal ettiğini ifade ederek, CHP'den bu konuda açıklama yapılması gerektiğini kaydetti.

Zozani, zorunlu askerliğin kaldırılmasını istediklerini yineledi.

Öte yandan, CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, ihtisas komisyonlarında başkan, başkanvekili, katip üye, sözcü seçimlerinin Anayasa'nın 95. maddesine uygun yapılmadığını öne sürerek, usul tartışması açılmasını istedi. Usul tartışmasının ardından, TBMM Başkanvekili Meral Akşener, tutumunda bir değişiklik olmadığını söyledi.

Meclis Genel Kurulu'nda, milletvekillerinin başörtüsüyle Meclis'e gireceklerine yönelik açıklamaları gündeme geldi.

AK Parti, Danışma Kurulu'nda uzlaşma sağlanamadığı için TBMM'nin çalışma saatleri ve öncelikli görüşülecek tasarı ve tekliflere yönelik grup önerisini, Genel Kurul gündemine getirdi.

Öneri aleyhinde söz alan CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, 2008'de AK Parti eski Milletvekili Hüsnü Tuna'ya başörtüsüyle ilgili açıklamaları nedeniyle partisi tarafından ceza verildiğini anımsatarak, "Niye ceza verdiniz, niyetinizi erken söylediği için mi? 5 yıl sonra öğretmenler başı açık giremez diye karar mı çıkaracaksınız? 5 yıl sonra 3 yaşındaki çocuğa türban takılacak diyecek misiniz? 11 yıl bekleyip bugün niye gündeme getiriyorsunuz?" diye sordu.

İnce, seçimin yaklaştığını, istismar zamanı, istismar mevsiminin açıldığını savunarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Size o istismarı yaptırtmayacağız. Millete sizin nasıl ikiyüzlü politika izlediğinizi göstereceğiz. Hacca gitmiş, Allah kabul etsin, hiçbir itirazım yok. 'Temizlendim geldim' diye açıklama yapıyor. Kapanmayanlar kirli mi? 2,5 yıldır milletvekili, 1 kez kürsüye çıkmamış, sigortasız çalışan kadınları, atanamayan öğretmenleri konuşmamış, kadın sorunlarını anlatmamış. Demek ki sen militanca davranacaksın. Meclis'e bir kadın arkadaşın türbanla girip girmemesi çok önemli değil, önemli olan bu Meclis'in itibarını, onurunu kurtarmaktır, önemli olan Sayıştay raporlarının Meclis'e gelmemesidir, yolsuzluktur, hırsızlıktır, yetim hakkı yemek, din istismarcılığı yapmaktır, seçim yaklaşınca dini hatırlamaktır. Sayıştay raporları gelmediyse Meclis'e hakaret yapılmıştır. İçinizde, 'Sen kimsin? Saytıştay TBMM adına denetim yapar, Meclis'e niye göndermiyorsun?' diyecek babayiğit yok."

AK Parti Grup Başkanvekili Mihrimah Belma Satır da İnce'ye sataşma gerekçesiyle yanıt verdi.

İnce'nin konuşmasını büyük bir hayret ve şaşkınlıkla izlediğini dile getiren Satır, "Kadın üzerinden, din üzerinden, başörtüsü üzerinden siyaset yapmayı artık bırakın. Buradan ekmek çıkmaz. Hac vazifesini yerine getiren arkadaşlarımızdan bir kısmı veya tamamı, bundan sonraki özel hayatlarında başörtüsü kullanmaya karar vermişler, Meclis'e böyle gelme arzusundalar. Bu konularda izin, icazet olmaz. Özel hayatlarıyla ilgili aileleri, vicdanlarıyla verdikleri kararla birlikte, bundan sonra hayatlarını böyle devam ettirme kararı almışlar. Milletvekilleri olarak, buna saygı duyarız. Bu arkadaşlarımız, demokrasi, lailklik ve hukuk devleti olmanın gereği başörtüsüyle gelebilir. Bizler 24. Dönem milletvekilleri olarak, hoşgeldiniz deriz ve çalışmalarına devam eder" diye konuştu.

Konuşmaların ardından AK Parti'nin Meclis'in çalışma saatleri ve programa ilişkin grup önerisi kabul edildi.

Buna göre, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun Tasarısı, Anayasa Mahkemesi'nin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Tasarı, Türkiye'nin Azerbaycan ile çeşitli alanlarda imzaladığı anlaşmaları onaylayan kanun tasarıları, gündemin ön sıralarına alındı.

Genel Kurul'da, 5 Kasım Salı günü sporda doping olaylarının belirlenmesine yönelik araştırma önergeleri görüşülecek.

Meclis Genel Kurulu'nda 12, 19 ve 26 Kasım salı günleri, birer saat boyunca sözlü sorular yanıtlanacak.

Bugün, Bir Üniversite Adı ile Bir İlçe Adının Değiştirilmesi Hakkında Kanun Teklifi'nin görüşmeleri tamamlanıncaya kadar çalışacak olan Genel Kurul, yarın saat 21.00, 5 Kasım Salı günü saat 24.00'e kadar mesai yapacak. Genel Kurul, 12, 19, 26 Kasım Salı günleri 15.00-20.00 saatleri, 13, 14, 20, 21, 27, 28 Kasım günleri 14.00-20.00 saatleri arasında çalışacak.

TBMM Genel Kurulu'nda, Nevşehir Üniversitesi'nin adının Nevşehir Hacı Bektaş Veli, Siirt'in Aydınlar ilçesinin adının Tillo olarak değiştirilmesini öngören yasa teklifinin tümü üzerindeki görüşmeler sürüyor.

BDP Grubu adına söz alan Muş Milletvekili Sırrı Sakık, "Parlamentoya milletvekilleri türbanlı gelecekse, yargıda, kolluk kuvvetlerinde niye türbanlı olmasın?" diye sordu.

"24. Dönem milletvekilleri durumdan vazife çıkararak başörtüsüyle buraya gelmemeliler. 25. Dönem'de bu mücadelede bedel ödeyenler buraya gelmeli. Yüreği yetenler bunu yapsın" ifadesini kullanan Sakık, şunları kaydetti:

"Samimi olsaydınız 1940'lardan sonra ve 1980'den sonra değişikliğe uğrayan bütün isimleri değiştirirdiniz.Tillo gerçeğini kabul ediyorsanız ana dilde eğitimi de kabul etmek zorundasınız. Bu yasada Dersim yok. Ana dilde eğitim olmazsa vallahi iç barış da olmaz. Kürtler 90 yıldır cebelleşiyor, mücadele ediyorsa, kendini ana diliyle ifade etmek içindir. Bizim dilimiz sizin ülkenizi niye bölsün?"

Antla ilgili Danıştay'a başvurulmasını eleştiren Sakık, "Antla ilgili gidip dava açmak, faşizimdir, ırkçılıktır. Yıllarca bunu Kürt çocuklarına uygulayan bütün anlayış ayrımcı ve tekçidir" dedi.

Bu sırada kendisine laf atan CHP Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz ile Sakık arasında "ırkçılık ve faşizm" suçlamalarıyla birlikte tartışma yaşandı.

Sakık, "Bütün herkes sizin ne olduğunuzu biliyor. Bize kimse demokrasi dersi vermesin" diye konuştu.

CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç de Sakık'a itiraz etti.

Sataşmadan söz alan CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, şunları söyledi:

"Hukuk yoluna başvurmak ırkçılıkmış meğer. Sayın Sakık'ın derin hukuk bilgisi sayesinde öğrenmiş olduk. İsmin Tillo, Dersim, Hacı Bektaş Veli olması önemli değil. Siz iktidarınız boyunca bir Tunceliliyi, Genel Müdür, Müsteşar, okul müdürü, polis yaptınız mı? Bunların hiç birini yapmayacaksın sonra al sana bir tane isim vereceksin.

11 yıldır bu Meclis'te zaman zaman sinirle sonradan üzüldüğümüz birtakım sözler söyledik ama ben hiç (Sonradan bu ülkeyi vatan edinenler, siz bu ülkenin sahipleri değilsiniz. Balkanlardan, Kafkaslardan haddinizi bileceksiniz) demedim. Bu sözler gerçekten bir ırkçılık değil mi?"

Bu sırada hükümet sırasından kalkan Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç'ın laf atması üzerine İnce, "Suat arkamdan konuşma, geç karşıma öyle konuş" karşılığını verdi.

Yeniden söz alan BDP'li Sakık, "Bu ant, benim sembolüm değil, kimin andıysa alsın başına çalsın" dedi.

MHP Kocaeli Milletvekili Lütfi Türkkan, Sakık'ın konuşmasındaki "Kürdistan" ifadesinin tutanaklardan çıkarılmasını istedi.

Sakık, "O zaman Kürdistan ifadesini Mustafa Kemal'in tutanaklarından çıkaracaksınız" dedi.

BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, isim değişiklikleriyle ilgili BDP'nin de kanun teklifinin bulunduğunu, ancak komisyona çağrılmadıklarını, teklifin geri çekilmesini ve yeniden ele alınmasını istedi.

CHP Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar, Nevşehir Üniversitesi'ne Hacı Bektaş Veli isminin verilmesinin geç ama olumlu bir adım olduğunu kaydetti.

2002'de YÖK'ü kaldırmayı acil eylem planına alan AK Parti Hükümeti'nin YÖK'ü ele geçirdiğini savunan Baydar, AK Parti'nin, özerk olması gereken üniversitelere karışıp, baskı kurduğunu öne sürdü.

Baydar, "ODTÜ'ye mahkeme sonucunu bile beklenmeden yapılan müdahaleyi bir kez daha kınıyorum. ODTÜ'yü kontrol etmek için saatlerce havada tuttuğunuz helikopteri, içinden çıkılmaz hale getirdiğiniz Ankara trafiği için kullanın" dedi.

Baydar, Tillo isminin değiştirilmesine ilişkin teklifin ayrı olarak Milli Eğitim Komisyonu yerine İçişleri Komisyonu'nda görüşülmesinin daha doğru olacağını dile getirdi.

MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu, bugün Balkanlar'da Türkçe yer isimlerinin bir tanesinin bile kalmadığını söyledi.

"Siz Anadolu'da yer isimlerini değiştireceğiz derken yeniden ya Rumca ya da Ermenice isim getireceksiniz. Dolayısıyla bunun Türkçesi veya Kürtçesi diye bir şey mümkün değildir" diyen Halaçoğlu, bir komisyonla bu konuların ele alınabileceğini kaydetti.

Dersim'in Kürtçeyle hiç alakası olmadığını, Farsça olduğunu dile getiren Halaçoğlu, "Tillo, Kürtçe midir? Kesinlikle değil. Süryanice, yüksek ruh anlamına gelir, yüksek tepe anlamına gelir. Daha eskide höyük anlamındadır, Sümerce'den gelir. Türk milleti olarak Anadolu coğrafyasında kalmak istiyorsak, bir takım ögelerimizi muhafaza etmek zorundayız. Tillo ismi veriliyor, tamamdır ama hangi bölgede hangi isimleri değiştireceksiniz, bunun farkında olmamız lazım" dedi.

Söz alan BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, "Sizin buraya gelip yıllardır bilim olarak ortaya koyduğunuz tekçi tezleri, pozitif bilim olarak sunma hakkınız yok" diye konuştu.

Kendisinin Zaza olduğunu ifade eden Baluken, Dersim'in Zazaca'da "Gümüş kapı" anlamına geldiğini kaydetti.

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, "İnşallah önümüzdeki tercihler meselesini, tıpkı üniversitelere giriş meselesinde olduğu gibi bütün yedek listeleri, kontenjanlar dolana kadar işletilecek şekilde düzenleyeceğiz" dedi.

Avcı, Nevşehir Üniversitesi'nin adının Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi, Siirt'in Aydınlar ilçesinin adının Tillo olarak değiştirilmesini öngeren kanun teklifinin TBMM Genel Kurulu'ndaki görüşmelerinde, soruları yanıtladı.

Kürtçe öğretmenlerinin görevlendirilmesine ilişkin soru üzerine Avcı, hangi okulda, kaç öğrencinin seçmeli dersi tercih edeceğini bilemediklerini, bu nedenle Kürtçe dahil seçmeli derslerin hiçbirinde kadro tahsisi yapamadıklarını söyledi.

Avcı, geçen yılki uygulama sonucunda hangi okullarda, Kürtçe dersin seçmeli ders olduğuna dair fikir edindiklerini belirterek, ancak geçen yılki tercihlerin, gerçek talebi ne ölçüde yansıttığını bilemediklerini kaydetti. Avcı, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu netleştikten sonra okul bazında değil, il genelinde hangi seçmeli ders için, kaç öğretmen il genelinde görevlendirilirse ortalama tercihleri karşılayabiliriz, bunu ölçebilir duruma geleceğiz. Önümüzdeki yıldan itibaren Kürtçe de dahil olmak üzere, diğer seçmeli derslerde de talepleri gözönüne alarak, okul bazında değil, il genelinde farklı okullarda da bu seçmeli derslere girebilecek öğretmenler bulundurmaya çalışacağız. Özel okullarda bazı derslerin Kürtçe okutulabilmesine imkan veren son düzenlemeyle ilgili Bakanlar Kurulu kararıyla hangi dillerin okutulacağına dair sınırlamaların kalkması gerekiyor. O gerçekleştikten sonra biz gerekli hazırlıkları yaptık."

Avcı, 18 bin öğrencinin Kırmançi, bin 800 öğrencinin Zazaca ders almak istediğini vurgulayarak, "Ben o kadar az beklemiyordum" dedi.

Bakan Avcı, kontenjanlara ilişkin bir soru üzerine yedek listeleri çalıştırdıklarını, iki kez açtıklarını, yedek listelere rağmen boş kalan kontenjanların bulunduğunu ifade etti.

Bu konuda bir düzenleme yapmaları gerektiğini kaydeden Avcı, "İnşallah önümüzdeki yıl, bu tercihler meselesini, tıpkı üniversitelere giriş meselesinde olduğu gibi bütün yedek listeleri, kontenjanlar dolana kadar işletilecek şekilde düzenleyeceğiz. Önümüzdeki yılki düzenlemede, ilk tercihleri aldıktan sonra geçişleri engellersek, tek tercih üzerinden bu kayıtıları yaparsak, o zaman yedek listeler boş kaldıkça yukarıya doğru çalıştırılabilir hale gelecek" diye konuştu.

Avcı, bir başka soruyu yanıtlarken, "Ayvalık'taki öğretmen meselesi, bazı yayın kuruluşlarında köpürtüldüğü gibi çarşaf giyme meselesi değil, geleneksel, Türkiye'nin her yerinde giyilen manto. Anladığım kadarıyla biraz daha bol bir manto. Okul bahçesi duvarından çekilen fotoğraflar üzerinden öğretmenin özel hayatını da rencide edecek yayınlar yapıldı. Bu konunu, buraya getirilmiş olmasından da üzüntü duyuyorum" dedi.

AK Parti Adıyaman Milletvekili Salih Fırat'ın, teklifle ilçenin ve üniversitenin isimlerinin değiştirilmesini takdirle karşıladığına yönelik sözlerine CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce tepki gösterdi. İnce, oy hırsızlığı yapanların, başka partiye transfer olanların demokrasiden söz edemeyeceğini savundu.

AK Parti Adıyaman Milletvekili Salih Fırat, sataşma gerekçesiyle söz alarak, Adıyamanlıların, değerlerine, kimliklerine sahip çıkacağına inandığı için kendisine oy verdiğini söyledi. Adıyamanlıların oylarını çalmadığını, oylarının hakkını verdiğini vurgulayan Fırat, "Değerlerime, kimliğime saygı duymayan bir yerde olmak, kimliğimden, değerlerimden ödün vermektir. Ödün vermeyeceğim için CHP'de siyasete devam etme gereği duymadım, ayrıldım. Türkiye'de insanların değerini, kimliğini yok sayan bir partide siyaset yapmayı kendime layık görmüyorum" görüşünü dile getirdi.

CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce de parti değiştirilebilineceğini ancak dönemin tamamlanması gerektiğini belirtti. İnce, "(Adıyamanlıları düşündüm) Geç bunları, çocuk inanmaz. Adıyamanlıları değil kendi çıkarlarını düşündün. Bal gibi de oyları çaldın" ifadelerini kullandı.

***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***