2012-06-27 - 13:15
BDP GRUP BAŞKANVEKİLİ KAPLAN, TÜM ÜRETİCİ KÖYLÜLER SENDİKASI HEYETİNİ KABUL ETTİ
Hasip Kaplan: "Özel Yetkili Mahkemelerin anası, babası DGM, dedesi, ninesi Sıkıyönetim Mahkemeleri, ceddi de İstiklal Mahkemeleridir. Hukuk devleti ve demokrasilerde bunların yeri yoktur."
BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, Tüm Üretici Köylüler Sendikası( Tüm Köy-Sen) Başkanı Şevki Konur ve yöneticilerinden oluşan heyeti kabul etti. Kabule İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel de katıldı.

Siirt'te 4 askerin şehit olmasıyla ilgili, "Yüreklerimiz yanıyor" diyen Hasip Kaplan, siyaset kurumunun taziye dışında işin özüne gitmediğini, Meclis'in tatile girmeden önce ateşkes sağlayabileceğini savundu. Kaplan, "Kardeşlerin çatıştığı bir durumla karşı karşıyayız. Biz bunun üstesinden geleceğiz. Hepimiz savaşa karşıyız. Savaşı durdurursak, askeri harcamaları üretime yönlendirirsek, Türkiye büyük bir nefes alır" dedi.

Tüm Köy Sen'in dikta rejimine karşı mücadele yürüttüğünü öne süren Kaplan şunları söyledi: "Yargı kararıyla sendikal hak ve özgürlüklerinizi elde ettiniz ve mücadeleyi halen sürdürüyorsunuz. Sizlerin bu onurlu mücadelenizde her zaman yanınızda olduğumuzu belirtmek isterim. Taleplerinizin birçoğu bugün Mecliste dile getirdiğimiz konulardan oluşmaktadır. Partimize sadece 'Doğu ve Güneydoğu'nun sorunlarıyla ilgileniyorsunuz' diye eleştiride bulunuyorlar. Oysa verdiğimiz 200 araştırma önergesinin sadece 10 tanesi Doğu ve Güneydoğu ile ilgilidir."

Üreticinin ürününün dalında, tarlasında kaldığını ve üretim masraflarını ödeyemez durumda olduğunu söyleyen Kaplan, "Bu ülkede çok balık varsa, balığa kota mı koyacağız? Hükümetin üretimi teşvik eden bir anlayışı yok. Uygulanan politikadan yerli halk yararlanmıyor. Büyük şirketlere destek veriliyor. Emek sarf etmeden kazananlara mali aflar çıkarılıyor. Devletin temel politikası dolaylı vergileri halkın, üreticinin sırtına yüklemek "dedi.

Üreticinin yaşam savaşı verdiğini ve varlık yokluk noktasına geldiğini savunan İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel ise şunları söyledi: "Önemli bir nüfus her geçen gün eriyor. Tarım alanları ellerinden alınıyor ve hayat mücadelesi vermek zorunda kalıyorlar. Tarımın tüm alanlarından temsilciler burada ve mücadelelerine devam ediyorlar. Bu artık 75 milyonun vicdanıdır. Tarıma ihtiyaç duyan bizlerin de olana bitene seyirci kalmaması gerekiyor. Köylülerin sendikalaşmasını istemeyen, zenginlerin servetini büyüten bu anlayışa karşı halkı besleyen çiftçimizin yanında olacağız."


"İki yol ağzındayız. Ya yok olacağız, maraba, ırgat topraksız kalacağız, ya da var olma yolunu seçeceğiz" diyen Tüm Üretici Köylüler Sendikası Başkanı Şevki Konur ise şöyle konuştu: "Var olma yolu, örgütlenme demek. Buradan tüm örgütlere çağrıda bulunuyoruz. Direnen tüm örgütlerle birlik olmak istiyoruz. Ülkemizde demokrasi ve özgürlük sorunu var. Demokrasi ve özgürlük olmadan üretim yapılamaz. Bizim öleceğimiz bir savaş var. Savaşı körükleyenler ölmüyor. Biz tüm inanç ve kimlikten arkadaşlarla bu ortamda mücadele edeceğiz."

Toplantı sonunda Özel Yetkili Mahkemelerin kaldırılması ile ilgili soruları cevaplayan Kaplan, "Özel Yetkili Mahkemelerin anası babası DGM, dedesi ninesi Sıkıyönetim Mahkemeleri, ceddi de İstiklal Mahkemeleridir. Hukuk devleti ve demokrasilerde bunların yeri yoktur" dedi.

Kaplan, "Olağanüstü mahkemelerde adalet yoktur, siyasidir. Temelli kaldırılmalıdır. AKP bu konuda samimi ise, 3. Yargı paketi var, 1 önergeyle Özel Yetkili Mahkemeleri kaldırırız. Ancak Özel Yetkili Mahkemeleri kaldıracağız, bölge mahkemeleri, terör mahkemeleri kuracağız denirse, tehlikeli bir yola girilir. Bölünme yaratılır ve kardeşlik dinamitlenmiş olur. Maceracı bir girişim olur. Birleşmiş Milletler'in 165 tane terör tanımı vardır. Türkiye'de barış isteniyorsa, Özel Yetkili Mahkemeler kaldırılmalı ve bu kanaldan da barışa şans tanınmalıdır" dedi. (13:15)