2009-05-20 - 13:40
DTP'Lİ MİLLETVEKİLLERİNİN İFADE VERMESİ
Bir konferansa katılmak üzere Ordu'da bulunan, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Köksal Toptan, ''DTP milletvekilleri aslında sükunetle hareket edebilseler, diyalog yolunu deneseler daha kolaylıkla bu iş çözülebilir''
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Köksal Toptan, yargı makamlarının DTP milletvekillerinin ifadelerinin alınmasıyla ilgili istemi konusunda, ''DTP milletvekilleri aslında sükunetle hareket edebilseler, diyalog yolunu deneseler daha kolaylıkla bu iş çözülebilir'' dedi.

Bir konferansa katılmak üzere Ordu'da bulunan Köksal Toptan, il sınırında
Vali Ali Kaban ve diğer yetkililer tarafından karşılandıktan sonra Ordu
Valiliğini ziyaret etti.

Burada Vali Kaban'dan Ordu'daki çalışmalar hakkında bilgi alan Toptan,
gazetecilerin sorularını da yanıtladı.

DTP milletvekilleriyle ilgili bir soru üzerine bu konuda bir çözüm
bulmaya çalıştıklarını belirten TBMM Başkanı Toptan, şunları kaydetti:

''AİHM kararlarını, kendi içtihatlarımızı, ceza hukuku, ceza usulü,
Anayasa hukuku yapımcıları ile konuşmalar yapıyoruz. Meclis Kanunlar Müdürlüğümüz
bu işin koordinatörlüğünü yapıyor. Bir çözüm bulmaya çalışıyoruz. Umuyorum bir
iki gün içinde bu konuda bir noktaya varılabilir. Tabii DTP milletvekilleri
aslında sükunetle hareket edebilseler, diyalog yolunu deneseler daha kolaylıkla
bu iş çözülebilir. Ama Türkiye'de Anayasa'nın getirdiği hükümler var. Bizim
yasalarımızın getirdiği hükümler var. O hükümleri dikkate alarak, o hükümlerin
herkes için yürürlükte olduğu esası dikkate alınarak bir çözümün bulunabileceğini
düşünüyorum.''

Türkiye'de kuvvetler ayrılığı ilkesi bulunduğunu vurgulayan Toptan,
şunları söyledi:

''Türkiye kuvvetler ayrılığı ilkesini uygulayan bir ülke. Kuvvetler
ayrılığı ilkesinde biliyorsunuz yasama, yürütme, yargı erklerinin birbirlerine
üstünlüğü yoktur. Tam tersi uyumlu, ahenk içinde çalışması demokrasinin gelişmesi
bakımından, o ülkenin huzuru bakımından çok önemlidir. Zaman zaman Türkiye'de
kuvvetler ayrılığı ilkesinin ahenk içinde çalışma ilkesi tartışılır hale
gelmiştir. Bundan biz TBMM olarak üzüntü duyuyoruz. Biz kesinlikle yürütmenin,
yargının Anayasa ile bize verilen yetkiler dışında işlerine karışmayız. Kuşku yok
ki yürütme ile yargının da Anayasa ile verilen birtakım yetki alanları dışında
TBMM işine karışmasına izin vermeyiz. Bu tür tartışmalar spesifik birtakım
olaylar üzerine kuruluyor. İlkeler bazında baktığımızda, benim söylediğimin
herkes tarafından kabul edildiğini görüyoruz. Ama uygulamada zaman zaman sorunlar
yaşıyoruz.''

Zaman zaman bazı kurumların kendi işlerine karışılmasından şikayet
ettiğini de ifade eden Toptan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Zaman zaman yargı, zaman zaman yürütme organı özellikle idare yargının
kendi yetki alanını aşarak kendi işlerine müdahale ettiğini söylüyor. Burada
uyumun zedelenmesinden doğan şikayetimi dile getirmek istiyorum. Bir taraftan da
bunu tartışabildiğimiz için mutluluk duyuyorum. Zaman zaman ben çıkıyorum yasama
organının başı olarak, varsa yürütmeyle ilgili, varsa yargıyla ilgili müdahale
olaylarını eleştiriyorum. Yahut yargı çıkıyor zaman zaman yasamanın kendilerine
müdahale ettiğini, yargının siyasallaştırılmak istendiğinden şikayet ediyor.
Bunların tartışılması önemli. Ama bu tartışmaları fazla uzatmadan, yasama yürütme
ve yargı erklerinin uyum içinde çalışması lazım geldiği ilkesine zarar
vermemeliyiz. Buna hepimiz dikkat etmeliyiz. Biz yasama organı olarak bunu
yapıyoruz. Ama dediğim gibi sadece bizim değil, herkesin bunu yapması lazım.
Bizden şikayeti olanlar, bizim yargı ya da yürütme üzerinde müdahale ettiğimizden
şikayeti olanların kendilerinin de yasama organı üzerindeki tasarruf ve
yorumlarına dikkat etmeleri gerekir.''


"YETKİ SINIRI"


Yargının ve yürütmenin yetkilerinin sınırsız olmadığına belirten TBMM
Başkanı Köksal Toptan, şöyle konuştu:

''Geçenlerde Danıştay Başkanının beyanatı olmuştu. Anayasa değişikliği
ile ilgili yetkimizin sınırsız olmadığını söyledi. Ben de ona cevap verdim. Tabii
bizim yetkimiz sınırsız değil, ama yargının da yürütmenin de yetkisi sınırsız
değil. Bu sınırların ne olduğu bizim sistem içerisinde hem yazılı hukukumuzda hem
de geleneksel kuvvetler ayrılığı ilkesi kültüründe ne olacağı belli. Hepimiz
temel ilkelere sadık kalırsak hiçbir sorun yaşamayız. Bunu tartışabildiğimiz
oranda en doğru yolu bulacağız ve isteğimiz hedefe Türkiye'yi götüreceğiz. O ne?
İşte tüm kurumlarıyla çağdaş bir demokrasi.''

"BAŞBAKAN'IN AÇIKLAMASI"

TBMM Başkanı Toptan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın zamanı geldiğinde
siyaseti bırakacağına ilişkin açıklamaları konusunda bir soru üzerine ise ''Sayın
Başbakanın kendi taktirine ben ne diyebilirim ki'' dedi.

Siyasetin Türkiye'de bir meslek olarak algılandığını vurgulayan Köksal
Toptan, şöyle devam etti:

''Siyaset meslek değil. Siyaset bir insanın mesleğini başka bir kulvara
taşınmasıdır diye düşünüyorum. Benim mesleğim avukatlık. Ama yıllardır siyaset
yapıyorum. Ama avukatlıktan çok siyaset yapıyor olmam, benim meslek kulvarımı
değiştiriyor olmamı doğurmaz. O nedenle ömür boyu siyaset yapmak mümkün de değil.
Çünkü demokrasinin özünde birilerinin size verdiği makamlar var. Bu birileri kim.
Halktır, parti örgütüdür, parti liderleridir. Size verilen makamları birileri
verir. Verme varsa o hakkı alma da var. Atatürk'ün dediği gibi, 'egemenlik
kayıtsız şartsız milletindir'. Millet zaman zaman yetki verir, zaman zaman da
alır. Bunu bilip insanların bu siyaset arenasından ayrılacağı günü bilmesi
lazım.''


"UZUN SÜRELİ SİYASET"


Bir gazetecinin ''bazı siyasetçiler üç kuşaktır siyaset sahnesinde''
demesi üzerine ise Toptan, gülümseyerek şunları söyledi:

''Ben yıllardır siyaset yapıyorum. Bu laf biraz da bana. Son seçimlerde
muhalefet yapan arkadaşlarımız bana dönük bir şey demiyorlar, 'Köksal Bey tamam
da kadrolu milletvekili' diyorlar. Uzun süre siyaset yapmak kolay da değil.
Siyaset yapan insanlar herkesin gözü önünde. Türkiye'de siyaseti meslek olmaktan
çıkarmamız lazım. Kabul etmek gerekir yeni kuşak çok donanımlı geliyor. Bizim
kuşaklara göre çok büyük avantajları var. önemli bir bölümü yabancı ülkelerde
eğitim alıp geliyor. Bunların dinamizmi ve donanımı Türkiye'nin yararlanması
gereken bir zenginliktir. Bu donanımlı gençleri deneyimli siyasetçilerle bir
araya getirebilirsek ondan büyük bir kuvvet doğar. Ama bir kuşağı silip atmamak,
hepsini beraber yeni ve eski siyasetçileri bir arada tutmak ülkenin hizmetinde
tutmak lazım.''

TBMM Başkanı Toptan, daha sonra Belediye Başkanı Seyit Torun'u makamında
ziyaret etti. Başkan Torun, Toptan'a, üzerinde fındık koçanı bulan bir pano
hediye etti. Toptan da Başkan Torun'a bir porselen tabak verdi.