2013-05-29 - 14:40
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Meral Akşener'in başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da, Türk Petrol Kanunu Tasarısı kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Meral Akşener'in başkanlığında toplandı.

AK Parti İstanbul Milletvekili Kaynarca, İstanbul'un fethinin 560. yıldönümü dolayısıyla yaptığı konuşmada, bugünün tarihin en muhteşem, parlak sayfalarından biri olduğunu ifade etti.

Fethin, sadece askeri bir zafer olmadığını, dünyadaki birçok dengenin değiştiğini, çok önemli siyasal, sosyal ve ekonomik bir zafer olduğunu belirten Kaynarca, "Fatih Sultan Mehmet ve kahraman askerlerinin İstanbul'un fethiyle adeta tarihin akışı değiştirilmiştir" diye konuştu.

İstanbul'un 1453'ten beri dünya kültür başkenti olduğunu ifade eden Kaynarca, "Çünkü İstanbul Türkiye'nin özetidir. Ülkemizin ekonomik, kültürel ve toplumsal hayatının da lokomotifidir. İstanbul'un misyonunu korumak o yüzden ortak sorumluluğumuzdur" ifadelerini kullandı.

İstanbul'a yapılan yatırımlardan bahseden Kaynarca, İstanbul'un bugün cezibe merkezi haline geldiğini ifade ederek, üçüncü boğaz köprüsünün de hayırlı olmasını diledi.

İstanbul Bağımsız Milletvekili İhsan Barutçu, İstanbul'in, 560 yıl sonra bile ilk fethedildiği gündeki önemini koruduğunu kaydederek, "İstanbul Türkü yücelten ve Türkün yücelttiği bir değerdir" dedi.

Barutçu, Osmanlı ile ilgili kimi filmlerde ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin 1453 Panorama Müzesi'nde üç hilale rastlamanın mümkün olmadığını ifade ederek, "Üç hilalsiz bir Osmanlı düşünülebilir mi? Bu durum bütün İstanbulluları ve İstanbul sevdalılarını üzmekte ve rahatsız etmektedir" diye konuştu.

MHP İstanbul Milletvekili Durmuş Ali Torlak, fethin sadece bir kentin köhne bir zinniyetten ve yönetimden devranılması değil, Türk milletinin hakimiyet ufuklarının genişlemesine ve Türklüğün dünyaya adalet getirmesine de neden olduğunu kaydetti.

BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, toplu mezarların devletin baskıcı politikalarının sonucu olduğunu öne sürdü.

BDP, toplu mezarlarla ilgili araştırma önergesinin Genel Kurul'da bugün görüşülmesini istedi. BDP Grup Başkanvekili Baluken, çözüm sürecinde tarihle somut yüzleşmenin önemine inandıklarını ifade ederek, hakikatleri araştırma komisyonu kurulmasının da önemli bir adım olacağnı söyledi.

Kürt meselesinde hak, hukuk, adalet ve eşitlik temelinde siyasi çözüme öncelik verilmediğini savunan Baluken, "Toplu mezarlar, devletin baskıcı politikaları sonucudur" dedi.

Baluken, Kürt meselesinde çözüm iradesinin bugüne kadar ortaya konulmadığını öne sürerek, "Bingöl'den Dersime, Kızıltepe'den Şırnak'a, Hakkari'ye nerede toprak eşerseniz, altından kemik fışkıracağı gerçeğiyle karşı karşıyayız" iddiasında bulundu.

BDP'nin grup önerisinin aleyhinde konuşan AK Parti İzmir Milletvekili Hamza Dağ, bazı çevrelerin Cumhuriyet tarihi boyunca anlamsız yasaklarla sorunlar çıkarmaya çalıştığını söyledi. Kürt sorununun da bunlardan biri olduğunu ifade eden Dağ, çok sayıda kişinin hukuk dışı yollarla mağdur edildiğini dile getirdi.

AK Parti iktidarında Türkiye'nin karanlık dönemlerinin aydınlatılmaya başlandığını ifade eden Dağ, OHAL'in kaldırıldığını anlattı. Dağ, "Bütün faili meçhulleri aydınlığa kavuşturmaya söz verdik ve bunun için var gücümüzle çalışıyoruz" dedi.

Anayasa gereği yargılaması devam eden konularda Meclis araştırma komisyonu kurulamayacağına dikkati çeken Dağ, içerik bakımından da BDP'yi, "Keşke bu önergeyi verenler, sadece devlet ve devlet içindeki mihrakların operasyonlarının ötesinde, terör örgütü tarafından da yapılan şeyleri gündeme getirecek cesareti gösterebilseler" sözleriyle eleştirdi.

Baluken de terör örgütünün yanlışlarının hesabını vermeye hazır olduğunu, ancak yüzleşme için direnç gösterildiğini savundu.

CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün ise İstanbul'da bugün temeli atılan üçüncü köprüye Yavuz Sultan Selim adı verilmesini eleştirdi.

Yavuz Sultan Selim'in, Aleviler'in öldürülmesi emrini veren, kardeşlerini, yeğenlerini ve vezirleri katleden padişah olduğunu iddia eden Aygün, "Köprüye Yavuz Sultan Selim'in adını vermek, Alevi-Sünni dayanışmasını dinamitlemektir. Özellikle 'Alevi-Sünni çatışması yaratmayalım, Alevileri kışkırtmayalım, onları bir örgüt kullanıyor' diyen AKP'lilerin samimi olmadıklarını görüyorum" ifadesini kullandı.

BDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, MHP'nin, uzman erbaşların sorunlarının araştırılmasıyla ilgili verdiği önergenin bugün ele alınması önerisi kabul edilmedi.

Öneri üzerinde söz alan MHP Isparta Milletvekili Süleyman Nevzat Korkmaz, 11 yıllık AK Parti iktidarı döneminin, "ordunun hırpalandığı ve mensupları arasında huzursuzluğun sokulduğu yıllar olarak hatırlanacağını" savundu.

Ordunun, iktidarca siyasetin öznesi haline getirildiğini öne süren Korkmaz, "Ordunun komuta kademesinin büyük bir kısmı tasfiye edilmiştir" dedi.

Uzman erbaşların emeklilikleri ve ek göstergelerinin olmadığını ancak uzman erbaşların üniformalarıyla emekli olamayı istediklerini belirten Korkmaz, "Uzman erbaşların durumu, tam bir köle düzeni" diye konuştu.

Korkmaz, uzman erbaşların özlük haklarıyla ilgili adım atılmasını istedi ve bu yönde bir düzenlemeye destek olacaklarını kaydetti.

AK Parti İstanbul Milletvekili Şirin Ünal, tam profesyonelliğe geçmek için 20 yıllık bir süreye ihtiyaç olduğunu kaydetti. Ünal, uzman erbaşlarla ilgili sorunların çözümü noktasındaki çalışmaların devam ettiğini söyledi.

CHP İzmir Milletvekili Mustafa Moroğlu, ordudaki intiharların toplumdaki intiharların iki katı olduğunu savundu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın uzman erbaşların sorunlarını çözeceğine dair söz verdiğini ancak bu sorunların çözülmediğini ifade ederek, "Ya bu sorunları çözeceksiniz ya da biz her zaman 'yalancıdan başbakan olmaz' demeye devam edeceğiz" diye konuştu.

TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin cinsel kimliği ve yönelimi farklı olan bireylerin sorunlarının araştırılması ile ilgili önergesinin bugün ele alınması önerisi kabul edilmedi.

Öneri üzerinde söz alan CHP İstanbul Milletvekili Binnaz Toprak, "Gözlerinizi kapatın ve bu bireylerden biri olduğunuzu veya bunların yakını olduğunuzu düşünün. Toplum baskısı, ötekileştirme, şiddet ile karşı karşıya olan bu bireylerin hayatının nasıl bir ceheneme dönüşeceğini kurgulayın" dedi.

Hayvan haklarıyla ilgili mevzuatı olan Türkiye'de lezbiyen, gey, biseksüel, transseksüel (LGBT) bireylere karşı şiddet ve nefretle ilgili önlem olmadığını ileri süren Toprak, "Bu, insanların seçtiği bir tercih değil. Bu, bir hastalık da değil, tedavi edilebilecek bir şey de değil. Bazı insanlar böyle doğuyorlar" diye konuştu.

LGBT bireylerinin polis tacizi ve şiddetine maruz kaldıklarını, sağlık hizmetlerinden yararlanamadıklarını, ailesi tarafından şiddet gördüklerini, intihara zorlandıklarını, iş bulamadıklarını, seks işçiliğine zorlandıklarını ve mobinge uğradıklarını anlatan Toprak, "Bu tablo kabul edilemez. TBMM olarak bu tabloyu değşitirmeliyiz" dedi.

CHP Bursa Milletvekili Aykan Erdemir, Bursa'da cinsel yönelimi farklı olduğu için öldürülen bir kişinin annesinin "Koskoca dünyaya benim evladımı sığdıramadılar" dediğini aktardı.

"Burada küçük bir yer açabilmeyi konuşuyoruz" diyen Erdemir, "Dünya değişiyor, tabular yıkılıyor, daha eşit daha özgür bir dünya mümkün. Ancak Türkiye bu konuda istediğimiz hızda ilerlemiyor. Türkiye'nin bu alandaki yavaşlığı eleştiriliyor. Ayrımcılık ve nefret suçlarıyla ilgili yasal düzenlemenin bir an önce oluşturulmasını istiyoruz" diye konuştu.

Erdemir, "Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesi, eşit yurttaşlığın kalesiyse, biz inanıyoruz ki Cumhuriyet, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği söz konusu olduğunda, kimsesizlerin kimi olacak, sahipsizlerin sahibi olacaktır" dedi.

Bu sırada, AK Parti Düzce Miletvekili İbrahim Korkmaz "O söylediğin ahlaksızlık, ahlaksızlğı savunuyorsun" diye tepki gösterdi ve Genel Kurul'dan ayrıldı. Erdemir de, "Biz hakkı savunuyoruz" ifadesini kullandı.

BDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, LGBT bireylerin ayrımcılığa tabi tutulamayacaklarının kanunla güvence altına alınması gerektiğini söyledi.

Kürkçü, BDP'nin bu konunun yeni anayasaya derc edilmesini istediklerini ancak AK Parti ve MHP'nin karşı çıktığını söyledi.

AK Parti İstanbul Milletvekili Türkan Dağoğlu, bunun biyolojik kusur mu, sosyolojik olay mı, psikolojik bir durum mu olduğunu bilmek istediğini, ABD'de ve AB'de bu konuda yapılan çalışmalar yapıldığını aktardı. Araştırma sonucunda bunun "normal dışı bir davranış" olarak nitelendirildiğini belirten Dağoğlu, şunları söyledi:

"AK Parti, insana insan olduğu için değer verip yasalar önünde herkesi eşit saymakta, yaradılanı yaradandan ötürü sevdiğini her vesileyle dile getirmektedir. Sosyal düzeyde alınan tedbirler de belli bir cinsel yönelime değil tüm insanlığın faydasına yöneliktir. Bununla birlikte insanımıza atfettiğimiz bu önem, genel halkımızın onaylamayacağı yaşam biçimlerine kapı aralayarak, bir nevi özendirerek toplumsal bozulmayı tetikleyecek uygulamalar bir demokrasi kriteri olarak değerlendirilemez. Kadın cinayetleriyle mücadelemizde biz kimseyi trans birey olduğu için görmezden gelmedik. LGBT bireylere karşı bir kayıtsızlık görüldüğü yönündeki iddialar gerçekle bağdaşmamaktadır.

Kadının kadınla, erkeğin erkekle evlenmesi bir hak değil bilakis cinsel kalıpların tersyüz edilmesinin marifetmiş gibi ortaya koyan toplumsal bir bozulmanın önünü açan bir uygulamadır. Kendimize bu konuda batıyı model olarak almamız gerektiği iddiaları temelsiz buluyorum.

Yapılması gereken; sivil toplumla ortak bir çalışma yürüterek trans bireylere yönelik nefret sadırılarının ve cinayetlerinde ön alıcı tedbirler getirilmesi, bunun aksi yönünde davranan görevlilerin ve yargı mensuplarının keyfi veya ayrımcı gerekçelerle kararlar almasının etkin şekilde önlenmesidir."

Yeniden söz alan Binnaz Toprak, "1974 yılındaki araştırmalar burada ilim bilim diye bizlere sunulamaz" dedi.

CHP'nin önerisi reddedildi.

Genel Kurul'da, Türk Petrol Kanunu Tasarısı'nın görüşmelerine geçildi.

TBMM Genel Kurulu'nda, Türk Petrol Kanunu Tasarısı'nın görüşmelerine geçilirken hükümetin yerinde olmaması nedeniyle ara veren Başkanvekili Meral Akşener'in tutumu hakkında açılan usul tartışmasında, CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, Akşener'in ara vermek yerine tasarının görüşülmesini bir sonraki birleşime bırakması gerektiğini savundu.

Akşener, Petrol Kanunu Tasarısı'nın görüşülmesine geçileceğini açıklamasının ardından oturuma ara verdi.

Aranın ardından söz isteyen Genç, İçtüzüğün 62. maddesine göre, hükümetin yerinde olmadığı için tasarının görüşülmesinin bir sonraki birleşime bırakılması gerektiğini ve bu konuda oturumu yöneten Başkanvekiline takdir hakkı bırakılmadığını savundu.

Akşener, ara vermeden önce hükümetin yerinde olmadığını söylemediğini ifade etti.

Usul tartışmasında konuşan Genç, başkanvekillerinin İçtüzüğü objektif ve harfiyen uygulaması gerektiğini belirtti. Hükümetin Meclis'e saygı duymadığını öne süren Genç, "Şu sıralarda bir bakan var mı? Disiplinli bir başkanvekili olarak hareket etseniz, gelip burada otururlar" dedi.

AK Parti İstanbul Milletvekili Doğan Kubat ise Akşener'in hükümetin varlığına ilişkin tespit yapmadan ara vermesinin, İçtüzüğün 15. maddesindeki görevleri arasında olduğunu ifade etti. İçtüzüğe aykırı durum olmadığını anlatan Kubat, Akşener'in tutumunun yerinde olduğunu dile getirdi.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural ise AK Parti Grubu'nun, kanun tasarı ve tekliflerinin görüşülmesinde komisyon ve hükümetin bulunmasını sağlaması gerektiğini savundu. Akşener'in iradesine saygı gösterilmesi gerektiğini belirten Vural, "Sayın Akşener Meclis'in saygınlığını temin etmek için inisiyatif kullandı. Tasarının görüşülmemesini teminin uygun olmadığı düşüncesiyle ara verdi. Tutumunu yerinde görüyoruz" diye konuştu.

Söz isteyen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, 3 saattir Meclis'te bulunduğunu vurgulayarak, "Anlık bir olaydır, özür dilerim. Sorumluluk bana aittir" dedi.

Usul tartışmasının ardından Türk Petrol Kanunu Tasarısı'nın görüşmelerine kaldığı yerden devam edilmeye başlandı.

***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***