2015-03-31 - 14:25
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Biz hem şeytan taşladık hem tavaf ettik. Hem şerri def eyledik hem hayra 'hoşgeldin' dedik. Bundan sonra da nerede bir hayır varsa onu fetih yolunda yürüyeceğiz, nerede önümüze bir şer gelirse ona karşı kaya gibi dimdik duracağız ve onu def edeceğiz" dedi.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Biz hem şeytan taşladık hem tavaf ettik. Hem şerri def eyledik hem hayra 'hoşgeldin' dedik. Bundan sonra da nerede bir hayır varsa onu fetih yolunda yürüyeceğiz, nerede önümüze bir şer gelirse ona karşı kaya gibi dimdik duracağız ve onu def edeceğiz" dedi.
Davutoğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, Türk tarihinde de insanlık tarihinde olduğu gibi büyük yürüyüşler olduğunu belirterek, "Erzurum Kongresine, oradan Sivas Kongresine ve bu Gazi Meclis'e yürüyen topluluk yeni dönemin, yeni devletin meşalesini taşıyordu" diye konuştu.
Demokrasi için yola çıkan Adnan Menderes ve arkadaşlarının, tarihin, toplumun ve bölgedeki güçlü demokratik geleneğin başlangıcı anlamında büyük etkiler yaptığını ifade eden Davutoğlu, "AK Parti grubu, bu anlamda hem kendi toplumunu hem ait olduğu medeniyeti, coğrafyayı, jeopolitiği değiştiren hem de insanlığa adalet mesajı ileten tarihi yürüyüşün öncü kadrolarıdır. Bu kadrolara selam olsun" dedi.
Davutoğlu, çoğu kişinin AK Parti'nin siyasi geleceğinin kısa olacağını, Kurucu Genel Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın "muhtar bile olamayacak" düşüncesiyle kısa sürede siyasi tarihe mal olacağını hesap ettiğini anlatarak, şunları söyledi:
"Milletin iradesi ve bu iradenin Meclis'e yansıyan güçlü, kararlı, azimli yürüyüşünü hesap edemediler. Onların hesapları boşa çıktı. Milletimizin iradesi ve Rabbimizin iradesi boşa çıkmadı, çıkmayacak. AK Parti grupları, 22, 23 ve 24. dönemin bütün milletvekilleri birlikte şahs-ı manevi olarak, tarihteki o büyük yürüyüşlerin adalet arayışını ve milletimizin büyük yürüyüşünün demokrasi, özgürlük ve büyük idealler izinde tarihe iz bırakma kararlılığını yansıtıyordu. 22, 23, 24. dönem olarak AK Parti grubu bu anlamda konjonktürel hareketin bireysel temsil grubu değildir. Aksine tarihte derin izler bırakmış adalet arayışının bugünkü yürüyen neferleridir.
Bugün aramızda bulunan ve bulunmayan bütün milletvekillerimize bir kez daha selam ediyorum. Onların başlattığı yürüyüş bir toplumun kaderini değiştirdi. Onların başlattığı yürüyüş sadece bizim toplumun değil, mazlum milletlerin kaderini değiştirdi. İstiklal Harbi'ni yaptığımızda mazlum milletler bize dua ediyordu. Çanakkale Savaşı'nda, Balkan Savaşı'nda ya da İstiklal Harbi'nde biliyorlardı ki Türkiye'de zafer kazanılırsa, onlar da hür ve onurlu olacaklar. Ve biliyorlardı ki istiklal orduları yenilirse sadece Anadolu kaybetmeyecek, Hint Müslümanları kaybedecek, kuzey Afrika'daki istiklal arayışları kaybedecek, bütün Orta Asya, bütün Balkanlar kaybedecek. Onların dualarıyla nasıl istiklal mücadelesi kazanılmışsa, aradan yaklaşık 100 yıl geçtikten sonra yine mazlum milletlerin duaları ve milletimizin iradesi ve kararlılığıyla AK Parti 12 yıl içinde yapılamaz zannedilen birçok hamleyi gerçekleştirdi, bütün dünyaya örnek teşkil etti. Türkiye'de hiçbir siyasi hareket, AK Parti kadar dünyada mazlum milletler nezdinde tanınmadı. Hiçbir siyasi lider Sayın Cumhurbaşkanımızın ismi kadar bütün mazlum milletlerin derin hafızalarında yer etmedi. 100 yıl içinde mazlum milletler iki kez yönlerini Türkiye'ye döndüler. Bir, Gazi Mustafa Kemal Akdeniz'e yürürken, ikincisi AK Parti kadroları bu Meclis'e yürürken."
Davutoğlu, AK Parti gruplarının milletin özeti ve temsilcisi olduğunu dile getirerek, "Çanakkale'deki şehitlerin mekanları nerelerdeyse bu Meclis grubunda da o yerlerin hepsinden temsilciler var. İstiklal orduları omuz omuza yürürken hangi kompozisyon söz konusuysa AK Parti grubunda o var" dedi.
Hiçbir grubun temsil kabiliyetinin AK Parti grubu kadar yüksek olmadığını belirten Davutoğlu, "Hiçbir grup AK Parti grubu gibi vefayla, sadakatle birçok sınavdan geçtikten sonra demokrasi ve millet davasını savunma adına güçlü bir kaya gibi, Ağrı Dağı gibi, Süphan Dağı gibi, Uludağ gibi, Erciyes gibi, Ilgazlar gibi, Toroslar gibi, Kaçkarlar gibi ayakta durmadı" diye konuştu.
Her milletvekilini tekrar kutlayan Davutoğlu, şöyle devam etti:
"Bu mevkiler, bu makamlar bize babalarımızdan miras kalmadı. Sayın Cumhurbaşkanımız 19 Kasım 2002 konuşmasında, 'Buraya hiçbirimiz babalarımızdan bize miras kalan bir hakkı kullanmak suretiyle ya da sadece bireysel çabalarımızla, maharet, yetenek ve unvanlarımızla gelmedik. Bizler burada sadece ve sadece milletimizin iradesinin tecellisi nedeniyle bir aradayız' dedi. Bu salonu dolduran Anadolu, Rumeli, Mezopotamya, Sakarya, Toros, Karadeniz çocukları babalarından miras kalan bir hak ile burada değiller. Ecdattan miras kalan bir dava sebebiyle buradalar. Hiçbirisi ağa çocuğu, bey, paşa çocuğu ya da çok güçlü maddi imkanlar sebebiyle bu kutlu yürüyüşe katılmadı. Milletin helal oylarıyla verdiği destekle yürüdüler. Dayandıkları sermaye grupları olmadı, medya olmadı, dayandıkları dualarla Anadolu insanının, yaşlı, çilekeş ninelerimizin, emekçi kardeşlerimizin desteğiyle buraya geldik ve burada kalacağız. Kim ne kumpas kurarsa kursun, kim ne yaparsa yapsın bilsinler ki biz hep burada kalacağız çünkü bu milletin davası yürümeye devam edecek.
Bizi 2002'de geçici zannedenler daha hükümet kurulduğunda başka koalisyonların hesabı içine girmişlerdi. 2004'te 'daha iktidara alışmadılar' diye düşünüp 'genç subaylar rahatsız' diye başlık atanlar kısa zamanda gideceğimizi zannediyorlardı. Danıştay saldırısı ve adından başka hiçbir şeyi Cumhuriyet ile ilgisi olmayan Cumhuriyet mitingleri tertip edildiğinde AK Parti iktidarının süresi sayılı zannediyorlardı. 2007'de e-muhtıra verildiğinde 'gitti, gidecek' dediler ve o zaman yine Meclis içinde son derece gayri ahlaki hesaplarla birtakım çabalar içine girip, AK Parti içinden de bazılarını bu yola yöneltebildiler. 367 saçmalığıyla AK Parti grubunun Cumhurbaşkanı seçmesinin önüne geçmeye çalıştılar.
Bütün bu hesaplar yapılırken bir taraftan şeytan taşlarcasına bu hesapları yok ederken, tarumar ederken, bir taraftan da tavaf edercesine büyük reformlara imza atan grup AK Parti grubuydu. Tabiri onun için kullandım; 'şeytan taşlamaktan tavaf etmeye vakit bulamamak'. Biz hem şeytan taşladık hem tavaf ettik. Hem şerri def eyledik hem hayra 'hoşgeldin' dedik. Bundan sonra da nerede bir hayır varsa onu fetih yolunda yürüyeceğiz, nerede önümüze bir şer gelirse ona karşı kaya gibi dimdik duracağız ve onu def edeceğiz. Milletimize yönelik bütün şerleri def edeceğiz."
Davutoğlu, AK Parti gruplarının gerçek bir sadakat sembolü olduğunu belirterek, 22, 23 ve 24. dönemde vefat eden milletvekillerini isimlerini okuyarak rahmetle andı, toplantı salonunda bulunanlardan Fatiha okumalarını istedi. Bu kişilerin davasının AK Parti'nin davası olmaya devam edeceğini ifade eden Davutoğlu, "Aileleri de dahil olmak üzere onların emaneti omuzlarımızın üzerindeki en büyük sorumluluktur. Aileleri ailelerimizdir, oğulları, evlatları oğullarımızdır, mirası mirasımızdır" diye konuştu.
AK Parti grubunda görev yapacak bütün milletvekillerinin, büyük yürüyüşü gerçekleştirenler gibi tek tek anılacağını ve tarihe derin izler bırakan isimler olarak kaydedileceğini vurgulayan Davutoğlu, "AK Parti konjonktürel bir hareket değildir. Konjonktürel hareket olmadığı için geçmişini unutmaz. Bu yola çaba sarfetmiş, ter dökmüş ve bu yolda yürürken vefat eden kardeşlerini hiçbir zaman unutmadı, unutmayacak" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, kurucu genel başkan olarak, 3 dönem kuralını hayata geçirdiğini anlatan Davutoğlu, "Süreklilikle değişimi aynı anda gerçekleştirebilmek için hem sağlam bir AK Parti Grubu kurmaya hem de AK Parti Grubunda nesiller arası geçişkenliği sağlayacak prensipler oluşturmaya büyük özen gösterdiler. Bu sebeple 3 dönem kuralı getirildi. 3 dönem görev yapanlar, bir dönem ara vermek suretiyle, görevlerine aynı yerden de devam edebilirler, bu davanın başka cephelerinde, mevzilerinde, alanlarında gayret sarfedebilirler" diye konuştu.
Davutoğlu, 3 dönem kuralının sadece Türk demokrasi hareketinde değil, dünyada da çok az görülen prensip olduğunun altını çizerek, bunun birçok yerde takdir edildiğini kaydetti. Bu prensibin ilk kez bu seçimde devreye gireceğini belirten Davutoğlu, "Bazı arkadaşlarımız, bu harekete öncülük etmiş büyüklerimiz, bu hareketi en başından itibaren omuzlarında taşımış öncüleri, belki bu salonda önümüzdeki dönemde bulunmayacaklar, -her zaman misafir olarak bulunabilirler- ama bilsinler ki bizim kalplerimizde her zaman yerleri en mutena yerde olacak" dedi.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Çözüm süreci üzerinden 6, 7 Ekim provokasyonları yapanlar ya da o provokasyonlar üzerinden Türkiye'nin batısını, İç Anadolu'yu ve diğer bölgeleri tahrik edenler bir daha eğer olağanüstü hal rüyası görüp, 'bu olağanüstü hal döneminde bizler de siyaseten rant kazanırız' diye düşünüyorlarsa işte AK Parti Grubu adına söylüyoruz; biz buradayken bir daha bu ülkede olağanüstü hal yaşanmayacak. Her şey normalleşecek. Meralar boşalmayacak, köyler boşalmayacak, insanların onuru zedelenmeyecek" dedi.
Davutoğlu, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, "17, 25 Aralık kumpasları, MİT operasyonları, dışişleri dinlemeleri ile ihanet çeteleri çalışırken geçen yıl kararlı bir şekilde 30 Mart seçimlerine yürüdüklerini" belirterek, şöyle devam etti:
"Birçok hesaplar yapıldı, aynen 2002'de olduğu gibi. Hani Genel Başkanımız milletvekili olmadığı için Başbakan olamaması sebebiyle o zaman AK Parti grubu dağılır diye düşünenler olduğu gibi, hani 2007'de e-muhtıra olduğunda AK Parti grubu sarsılır diye düşünenler olduğu gibi. Birileri sarsıldı ama AK Parti Grubu sarsılmadı. Hani parti kapatma davası açıldığında AK Parti'den büyük bir kopuş olur, herkes tek tek kendi şahsi hesabı içine girer diye beklentiler olduğu gibi. Geçen sene de birileri '30 Mart seçimlerinde bunlar yüzde 30'lara düşerler ve parçalanırlar' diyordu. Biz düşmedik ve parçalanmadık. Düşürecek olan da kaldıracak olan da Allahımızdır, milletimizdir. Sonra o olmadı. Cumhurbaşkanlığı seçimine giderken adaylar arasındaki ihtilaflar ve parti içindeki parçalanmalar sebebiyle bu grup birliğini, beraberliğini bozar diye düşündüler. O da olmadı. Sonra olağanüstü kongreye giderken ve Başbakanlık, Cumhurbaşkanlığı görevleri tevdi edilirken, değişim yaşanırken iç ihtilaf çıkar diye beklediler ve işte aynen Hz. Musa'nın, Hz. Peygamber'in, Gandi'nin daha yakın zamanlarda Martin Luther King'in, bizim Horasan erenlerinin, istiklal ordularının omuz omuza vermesi gibi AK Parti grubu omuz omuza verdi, mahviyet içinde davasını şahsi hesaplarının önüne aldı ve bütün hesapları boşa çıkardı.
Sonra 62. hükümeti kurduk. o günden bugüne de AK Parti içinde bir şekilde tereddüt oluşur, parçalanma yaşanır diye düşünenler hep rüya gördüler. Onlar rüyalarıyla uğraşsınlar, biz gerçekle tarihi yazmaya devam edeceğiz. Sonra şöyle düşündüler 3 dönemciler, küskünler hani Türkiye'de siyasette bir küskünler tabiri vardır, seçim yaklaşırken listeye giremeyeceğini düşünenler bir grup oluşturur 'acaba seçim için bir başka partiyle işbirliği yapabilir miyiz, ayrı bir baş çekebilir miyiz' diye. Yaşandı bu, çok yaşandı. Hemen hemen bizden önce her seçimde yaşandı. Beklediler, ki ilk defa 3 dönem olarak devam etmeyecek olanlar zaten bilindiği için kendi aralarında bir küskünler grubu oluşturur, geçmişteki küskünler grubu gibi siyasi matematiği değiştirirler. Bilmedikleri şu, bizim için siyaset bir matematik meselesi değil, bir felsefe, bir inanç meselesidir. Ve nitekim aylardır bunun hesabını yaptılar ama boşa çıktı. Ben 3 dönem milletvekilliğini tamamlamış olacak olan bu asil kardeşlerimize, dava arkadaşlarımıza bir kez daha bütün AK Parti Grubu adına, vefat etmiş olan kardeşlerimizin maneviyatları adına da ve milletimiz adına da teşekkür ediyorum. Gerçek bir vakar, edep ve ahlak dersi verdiler. Bir teki dahi bu iradeyi tartışmadı. Bir teki dahi çıkıp şahsi hesap içine girmedi."
Davutoğlu, geçen hafta grup başkanvekilleriyle "bütün bu büyük mirasi temsil eden bu dava arkadaşlarına torunlarına da intikal edeceğini düşünerek ve ümit ederek bir AK Parti arması, tarihi referanslı özel sembolik bir arma hediye etmeye karar verdiklerini" bildirdi.
Daha sonra, Meclis Başkanlığı yapmış olan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, AK Parti Zonguldak Milletvekili Köksal Toptan'a grup adına armaları takdim eden Davutoğlu, grubu, eski Meclis başkanlarını ayakta "hoşgeldiniz" demeye davet etti.
Davutoğlu, armaları takdim ettikten sonra devam ettiği konuşmasında, armanın şu an Meclis Başkanı olan Sayın Cemil Çiçek ile 3 dönemi tamamlayanlara tek tek tevdi edileceğini söyledi. Davutoğlu, armaya ilişkin, "Bu tasarım Çanakkale ve diğer dönemlerde verilen, takdim edilen beratlarla da özdeş, onlardan esinlenerek yapılan bir tasarım" dedi.
Bunun bir emeklilik beratı değil, aksine yeni bir başlangıç beratı olduğunu ifade eden Davutoğlu, şunları kaydetti:
"Bu şu demektir; sizden aldığımız mirası bir sembol olarak size tevdi ediyoruz ve bundan sonra bu miras birlikte en yüksek zirvelere taşınacaktır. İşte AK Parti böyle bir kadro, emek vereni unutmaz, vefa gösterir, ter dökeni unutmaz onları hayırla anar, vefat edeni unutmaz onların ruhlarını şad eder. Bizde gıybet, bizde tuzak, bizde fraksiyonlar, bizde kulisler yoktur. Bizde hayır yolunda yürümek, hayır düşünmek ve helalleşmek vardır. Çünkü bu mesele bizim şahsi davamız değildir. Bu mesele bizimle başlamadı, bizimle bitmeyecek. Bu mesele bir zümrenin, bir mezhebin, bir etnik grubun meselesi değildir. Onun için zikrettim bütün o tarihi yürüyüşleri. Bizler bütün o kadim yürüyüşlerden ilham aldık, bugünkü özgürlük öncüleriyle birlikte yürüyoruz. Türkiye'de mazlum milletlerde ve insanlıkta aksülamel bırakacak bir büyük değerler sisteminin siyasi hareketiyiz. Hiç hesap etmesinler bu hareket hiçbir zaman kendi içinde farklı görüşler olsa bile bunları tartışacak ama ihtilafı bölünmeye, parçalanmaya dönüştürmeyecek. Demokratik olarak her şeyi tartışacak ama birlik ve beraberlik davasını her türlü davanın üzerinde tutacak. Bizim davamız şahsi bir dava değildir."
Davutoğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun bir televizyon mülakatında "En büyük hayalim Başbakan olmak" dediğini anımsatarak, şunları söyledi:
"Bakınız 'hayalimiz iktidar olmak' demiyor veya 'hedefimiz iktidar olmak' demiyor. Meselesi şahsi. Olacak, olacak kendisi Başbakan olacak. Eğer çok arzu ediyorsa 23 Nisan yaklaşıyor bir günlüğüne verebiliriz. Hani yüce Hakan Fatih Sultan Mehmet Han'ın dediği gibi 'bizim gücümüzün eriştiği yere onların hayalleri erişmez, biz gerçek başbakanlar gördük bu kürsüde, onlar hayali başbakan arıyorlar. Bir de hedefi gösteriyor, CHP olarak hedefiniz ne diyor? 'Yüzde 35' diyor. Biz başlarken yüzde 36.5, yüzde 37 ile başladık. Bizim başladığımız yere gelmek onun en büyük hedefi. Şimdi AK Parti anketlerine bakanlar ki o anketleri bütünüyle düzeltecek ve doğru eksene oturtacak olan milli iradedir ve 7 Haziran'da - hani geçmiş anketlerdeki sükutu hayaller gibi yine yaşarlar- yüzde 45 civarına iniyor görünen bazı kasıtlı anketler olduğunda zil çalıp oynuyorlar, AK Parti düşüyor diye. Bizim için düşündükleri en alt düzey, onların ulaşmayı hayal ettikleri en üst düzeyin 10 puan üzerinde, seçime böyle giriyoruz.
Hiçbir ankette de daha CHP yüzde 25 bile yakalamış değil. İşte hayalleri bu. Hayalleri şahsi, meseleleri şahsi, çıkarları şahsi. Bizim ise gerçeklerimiz dahi 77 milyonun üzerinde ittifak ettiği gerçekler ve bu gerçekler üzerinde yürüyoruz. İşte AK Parti Grubu böylesine köklü bir dönüşümün öncüsü olan bir gruptur."
"Sizin 24. dönem olarak temsil ettiğiniz, 23. dönem ve 22. dönemdeki seleflerinizden aldığınız ve inşallah 25. döneme de tevdi edeceğiniz bu misyonda neler gerçekleştirildi?" diye soran Davutoğlu, 28 Şubat gibi Türk demokrasisinin ve insanlık onurunun ayaklar altına alındığı bir dönemden bugünlere gelindiğini söyledi.
Davutoğlu, 12 yıl önce 28 Şubat'ın bütün izlerinin yaşandığına dikkati çekti. Meclis'te bir Başbakan'ın, bir hanımefendiye dönük olarak "bu kadına haddini bildirin" dediğini anımsatan Davutoğlu, bir kadını engellemeyi erkeklik ve yiğitlik zanneden bir güruhun da kürsünün önüne geçtiğini ve bir blokaj uyguladığını kaydetti.
O resmi hatırlayıp 12 senede AK Parti'nin gerçekleştirdiği büyük demokratik devrimi anmamanın mümkün olmadığını vurgulayan Davutoğlu, şöyle konuştu:
"İşte şimdi kimse hiçbir kadına bu kürsüden 'dışarı, dışarı' diye seslenme cüreti gösteremiyor. Çünkü bu kürsüde erkek ve kadın yiğitler var. Bugün bu salonda olduğu gibi, geçtiğimiz yıldan itibaren Meclis Genel Kurulu'nda olduğu gibi inşallah 7 Haziran seçimleriyle birlikte de olacağı gibi ve bundan sonra hep olacağı gibi başı açık, başı örtülü onurlu kadınlarımız bu salonları doldurmaya devam edecek. Kadınlık onuru adına ayağa kalktığını söyleyenler o gün şahsiyeti, düşüncesi, kimliği ne olursa olsun kadınlık onuru zedelenen bir değerli milletvekiline sahip çıkmamışlardı. Biz işte buradan söylüyoruz bu Meclis'e giren herkes milletten aldığı oy ve destek dolayısıyla düşüncesi, etnik kimliği, inancı ne olursa olsun onuruna sahip çıkılacaktır. Bizim en büyük hasmımız olsa bile kimsenin ve hiçbir milletvekilinin bu salonlarda onurlarının çiğnenmesine izin vermeyeceğiz. Onların onurunu korumak kendi onurumuzu korumaktır."
Davutoğlu, demokrasinin bütün bu çetrefil yollardan geçerek bugüne geldiğini söyledi.
İktidara geldiklerinde 1987 yılından bu yana 46 kez uzatılan OHAL olduğunu anımsatan Davutoğlu, yaptıkları ilk işin bunu kaldırmak olduğunu kaydetti. Davutoğlu, "Hani şimdi çözüm süreci üzerinden 6, 7 Ekim provokasyonları yapanlar ya da o provokasyonlar üzerinden Türkiye'nin batısını, İç Anadolu'yu ve diğer bölgeleri tahrik edenler bir daha eğer olağanüstü hal rüyası görüp, 'bu olağanüstü hal döneminde bizler de siyaseten rant kazanırız' diye düşünüyorlarsa işte AK Parti Grubu adına söylüyoruz; biz buradayken bir daha bu ülkede olağanüstü hal yaşanmayacak. Her şey normalleşecek. Meralar boşalmayacak, köyler boşalmayacak, insanların onuru zedelenmeyecek, demokrasi ayaklar altına alınmayacak" dedi.
*** HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
Davutoğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, Türk tarihinde de insanlık tarihinde olduğu gibi büyük yürüyüşler olduğunu belirterek, "Erzurum Kongresine, oradan Sivas Kongresine ve bu Gazi Meclis'e yürüyen topluluk yeni dönemin, yeni devletin meşalesini taşıyordu" diye konuştu.
Demokrasi için yola çıkan Adnan Menderes ve arkadaşlarının, tarihin, toplumun ve bölgedeki güçlü demokratik geleneğin başlangıcı anlamında büyük etkiler yaptığını ifade eden Davutoğlu, "AK Parti grubu, bu anlamda hem kendi toplumunu hem ait olduğu medeniyeti, coğrafyayı, jeopolitiği değiştiren hem de insanlığa adalet mesajı ileten tarihi yürüyüşün öncü kadrolarıdır. Bu kadrolara selam olsun" dedi.
Davutoğlu, çoğu kişinin AK Parti'nin siyasi geleceğinin kısa olacağını, Kurucu Genel Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın "muhtar bile olamayacak" düşüncesiyle kısa sürede siyasi tarihe mal olacağını hesap ettiğini anlatarak, şunları söyledi:
"Milletin iradesi ve bu iradenin Meclis'e yansıyan güçlü, kararlı, azimli yürüyüşünü hesap edemediler. Onların hesapları boşa çıktı. Milletimizin iradesi ve Rabbimizin iradesi boşa çıkmadı, çıkmayacak. AK Parti grupları, 22, 23 ve 24. dönemin bütün milletvekilleri birlikte şahs-ı manevi olarak, tarihteki o büyük yürüyüşlerin adalet arayışını ve milletimizin büyük yürüyüşünün demokrasi, özgürlük ve büyük idealler izinde tarihe iz bırakma kararlılığını yansıtıyordu. 22, 23, 24. dönem olarak AK Parti grubu bu anlamda konjonktürel hareketin bireysel temsil grubu değildir. Aksine tarihte derin izler bırakmış adalet arayışının bugünkü yürüyen neferleridir.
Bugün aramızda bulunan ve bulunmayan bütün milletvekillerimize bir kez daha selam ediyorum. Onların başlattığı yürüyüş bir toplumun kaderini değiştirdi. Onların başlattığı yürüyüş sadece bizim toplumun değil, mazlum milletlerin kaderini değiştirdi. İstiklal Harbi'ni yaptığımızda mazlum milletler bize dua ediyordu. Çanakkale Savaşı'nda, Balkan Savaşı'nda ya da İstiklal Harbi'nde biliyorlardı ki Türkiye'de zafer kazanılırsa, onlar da hür ve onurlu olacaklar. Ve biliyorlardı ki istiklal orduları yenilirse sadece Anadolu kaybetmeyecek, Hint Müslümanları kaybedecek, kuzey Afrika'daki istiklal arayışları kaybedecek, bütün Orta Asya, bütün Balkanlar kaybedecek. Onların dualarıyla nasıl istiklal mücadelesi kazanılmışsa, aradan yaklaşık 100 yıl geçtikten sonra yine mazlum milletlerin duaları ve milletimizin iradesi ve kararlılığıyla AK Parti 12 yıl içinde yapılamaz zannedilen birçok hamleyi gerçekleştirdi, bütün dünyaya örnek teşkil etti. Türkiye'de hiçbir siyasi hareket, AK Parti kadar dünyada mazlum milletler nezdinde tanınmadı. Hiçbir siyasi lider Sayın Cumhurbaşkanımızın ismi kadar bütün mazlum milletlerin derin hafızalarında yer etmedi. 100 yıl içinde mazlum milletler iki kez yönlerini Türkiye'ye döndüler. Bir, Gazi Mustafa Kemal Akdeniz'e yürürken, ikincisi AK Parti kadroları bu Meclis'e yürürken."
Davutoğlu, AK Parti gruplarının milletin özeti ve temsilcisi olduğunu dile getirerek, "Çanakkale'deki şehitlerin mekanları nerelerdeyse bu Meclis grubunda da o yerlerin hepsinden temsilciler var. İstiklal orduları omuz omuza yürürken hangi kompozisyon söz konusuysa AK Parti grubunda o var" dedi.
Hiçbir grubun temsil kabiliyetinin AK Parti grubu kadar yüksek olmadığını belirten Davutoğlu, "Hiçbir grup AK Parti grubu gibi vefayla, sadakatle birçok sınavdan geçtikten sonra demokrasi ve millet davasını savunma adına güçlü bir kaya gibi, Ağrı Dağı gibi, Süphan Dağı gibi, Uludağ gibi, Erciyes gibi, Ilgazlar gibi, Toroslar gibi, Kaçkarlar gibi ayakta durmadı" diye konuştu.
Her milletvekilini tekrar kutlayan Davutoğlu, şöyle devam etti:
"Bu mevkiler, bu makamlar bize babalarımızdan miras kalmadı. Sayın Cumhurbaşkanımız 19 Kasım 2002 konuşmasında, 'Buraya hiçbirimiz babalarımızdan bize miras kalan bir hakkı kullanmak suretiyle ya da sadece bireysel çabalarımızla, maharet, yetenek ve unvanlarımızla gelmedik. Bizler burada sadece ve sadece milletimizin iradesinin tecellisi nedeniyle bir aradayız' dedi. Bu salonu dolduran Anadolu, Rumeli, Mezopotamya, Sakarya, Toros, Karadeniz çocukları babalarından miras kalan bir hak ile burada değiller. Ecdattan miras kalan bir dava sebebiyle buradalar. Hiçbirisi ağa çocuğu, bey, paşa çocuğu ya da çok güçlü maddi imkanlar sebebiyle bu kutlu yürüyüşe katılmadı. Milletin helal oylarıyla verdiği destekle yürüdüler. Dayandıkları sermaye grupları olmadı, medya olmadı, dayandıkları dualarla Anadolu insanının, yaşlı, çilekeş ninelerimizin, emekçi kardeşlerimizin desteğiyle buraya geldik ve burada kalacağız. Kim ne kumpas kurarsa kursun, kim ne yaparsa yapsın bilsinler ki biz hep burada kalacağız çünkü bu milletin davası yürümeye devam edecek.
Bizi 2002'de geçici zannedenler daha hükümet kurulduğunda başka koalisyonların hesabı içine girmişlerdi. 2004'te 'daha iktidara alışmadılar' diye düşünüp 'genç subaylar rahatsız' diye başlık atanlar kısa zamanda gideceğimizi zannediyorlardı. Danıştay saldırısı ve adından başka hiçbir şeyi Cumhuriyet ile ilgisi olmayan Cumhuriyet mitingleri tertip edildiğinde AK Parti iktidarının süresi sayılı zannediyorlardı. 2007'de e-muhtıra verildiğinde 'gitti, gidecek' dediler ve o zaman yine Meclis içinde son derece gayri ahlaki hesaplarla birtakım çabalar içine girip, AK Parti içinden de bazılarını bu yola yöneltebildiler. 367 saçmalığıyla AK Parti grubunun Cumhurbaşkanı seçmesinin önüne geçmeye çalıştılar.
Bütün bu hesaplar yapılırken bir taraftan şeytan taşlarcasına bu hesapları yok ederken, tarumar ederken, bir taraftan da tavaf edercesine büyük reformlara imza atan grup AK Parti grubuydu. Tabiri onun için kullandım; 'şeytan taşlamaktan tavaf etmeye vakit bulamamak'. Biz hem şeytan taşladık hem tavaf ettik. Hem şerri def eyledik hem hayra 'hoşgeldin' dedik. Bundan sonra da nerede bir hayır varsa onu fetih yolunda yürüyeceğiz, nerede önümüze bir şer gelirse ona karşı kaya gibi dimdik duracağız ve onu def edeceğiz. Milletimize yönelik bütün şerleri def edeceğiz."
Davutoğlu, AK Parti gruplarının gerçek bir sadakat sembolü olduğunu belirterek, 22, 23 ve 24. dönemde vefat eden milletvekillerini isimlerini okuyarak rahmetle andı, toplantı salonunda bulunanlardan Fatiha okumalarını istedi. Bu kişilerin davasının AK Parti'nin davası olmaya devam edeceğini ifade eden Davutoğlu, "Aileleri de dahil olmak üzere onların emaneti omuzlarımızın üzerindeki en büyük sorumluluktur. Aileleri ailelerimizdir, oğulları, evlatları oğullarımızdır, mirası mirasımızdır" diye konuştu.
AK Parti grubunda görev yapacak bütün milletvekillerinin, büyük yürüyüşü gerçekleştirenler gibi tek tek anılacağını ve tarihe derin izler bırakan isimler olarak kaydedileceğini vurgulayan Davutoğlu, "AK Parti konjonktürel bir hareket değildir. Konjonktürel hareket olmadığı için geçmişini unutmaz. Bu yola çaba sarfetmiş, ter dökmüş ve bu yolda yürürken vefat eden kardeşlerini hiçbir zaman unutmadı, unutmayacak" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, kurucu genel başkan olarak, 3 dönem kuralını hayata geçirdiğini anlatan Davutoğlu, "Süreklilikle değişimi aynı anda gerçekleştirebilmek için hem sağlam bir AK Parti Grubu kurmaya hem de AK Parti Grubunda nesiller arası geçişkenliği sağlayacak prensipler oluşturmaya büyük özen gösterdiler. Bu sebeple 3 dönem kuralı getirildi. 3 dönem görev yapanlar, bir dönem ara vermek suretiyle, görevlerine aynı yerden de devam edebilirler, bu davanın başka cephelerinde, mevzilerinde, alanlarında gayret sarfedebilirler" diye konuştu.
Davutoğlu, 3 dönem kuralının sadece Türk demokrasi hareketinde değil, dünyada da çok az görülen prensip olduğunun altını çizerek, bunun birçok yerde takdir edildiğini kaydetti. Bu prensibin ilk kez bu seçimde devreye gireceğini belirten Davutoğlu, "Bazı arkadaşlarımız, bu harekete öncülük etmiş büyüklerimiz, bu hareketi en başından itibaren omuzlarında taşımış öncüleri, belki bu salonda önümüzdeki dönemde bulunmayacaklar, -her zaman misafir olarak bulunabilirler- ama bilsinler ki bizim kalplerimizde her zaman yerleri en mutena yerde olacak" dedi.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Çözüm süreci üzerinden 6, 7 Ekim provokasyonları yapanlar ya da o provokasyonlar üzerinden Türkiye'nin batısını, İç Anadolu'yu ve diğer bölgeleri tahrik edenler bir daha eğer olağanüstü hal rüyası görüp, 'bu olağanüstü hal döneminde bizler de siyaseten rant kazanırız' diye düşünüyorlarsa işte AK Parti Grubu adına söylüyoruz; biz buradayken bir daha bu ülkede olağanüstü hal yaşanmayacak. Her şey normalleşecek. Meralar boşalmayacak, köyler boşalmayacak, insanların onuru zedelenmeyecek" dedi.
Davutoğlu, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, "17, 25 Aralık kumpasları, MİT operasyonları, dışişleri dinlemeleri ile ihanet çeteleri çalışırken geçen yıl kararlı bir şekilde 30 Mart seçimlerine yürüdüklerini" belirterek, şöyle devam etti:
"Birçok hesaplar yapıldı, aynen 2002'de olduğu gibi. Hani Genel Başkanımız milletvekili olmadığı için Başbakan olamaması sebebiyle o zaman AK Parti grubu dağılır diye düşünenler olduğu gibi, hani 2007'de e-muhtıra olduğunda AK Parti grubu sarsılır diye düşünenler olduğu gibi. Birileri sarsıldı ama AK Parti Grubu sarsılmadı. Hani parti kapatma davası açıldığında AK Parti'den büyük bir kopuş olur, herkes tek tek kendi şahsi hesabı içine girer diye beklentiler olduğu gibi. Geçen sene de birileri '30 Mart seçimlerinde bunlar yüzde 30'lara düşerler ve parçalanırlar' diyordu. Biz düşmedik ve parçalanmadık. Düşürecek olan da kaldıracak olan da Allahımızdır, milletimizdir. Sonra o olmadı. Cumhurbaşkanlığı seçimine giderken adaylar arasındaki ihtilaflar ve parti içindeki parçalanmalar sebebiyle bu grup birliğini, beraberliğini bozar diye düşündüler. O da olmadı. Sonra olağanüstü kongreye giderken ve Başbakanlık, Cumhurbaşkanlığı görevleri tevdi edilirken, değişim yaşanırken iç ihtilaf çıkar diye beklediler ve işte aynen Hz. Musa'nın, Hz. Peygamber'in, Gandi'nin daha yakın zamanlarda Martin Luther King'in, bizim Horasan erenlerinin, istiklal ordularının omuz omuza vermesi gibi AK Parti grubu omuz omuza verdi, mahviyet içinde davasını şahsi hesaplarının önüne aldı ve bütün hesapları boşa çıkardı.
Sonra 62. hükümeti kurduk. o günden bugüne de AK Parti içinde bir şekilde tereddüt oluşur, parçalanma yaşanır diye düşünenler hep rüya gördüler. Onlar rüyalarıyla uğraşsınlar, biz gerçekle tarihi yazmaya devam edeceğiz. Sonra şöyle düşündüler 3 dönemciler, küskünler hani Türkiye'de siyasette bir küskünler tabiri vardır, seçim yaklaşırken listeye giremeyeceğini düşünenler bir grup oluşturur 'acaba seçim için bir başka partiyle işbirliği yapabilir miyiz, ayrı bir baş çekebilir miyiz' diye. Yaşandı bu, çok yaşandı. Hemen hemen bizden önce her seçimde yaşandı. Beklediler, ki ilk defa 3 dönem olarak devam etmeyecek olanlar zaten bilindiği için kendi aralarında bir küskünler grubu oluşturur, geçmişteki küskünler grubu gibi siyasi matematiği değiştirirler. Bilmedikleri şu, bizim için siyaset bir matematik meselesi değil, bir felsefe, bir inanç meselesidir. Ve nitekim aylardır bunun hesabını yaptılar ama boşa çıktı. Ben 3 dönem milletvekilliğini tamamlamış olacak olan bu asil kardeşlerimize, dava arkadaşlarımıza bir kez daha bütün AK Parti Grubu adına, vefat etmiş olan kardeşlerimizin maneviyatları adına da ve milletimiz adına da teşekkür ediyorum. Gerçek bir vakar, edep ve ahlak dersi verdiler. Bir teki dahi bu iradeyi tartışmadı. Bir teki dahi çıkıp şahsi hesap içine girmedi."
Davutoğlu, geçen hafta grup başkanvekilleriyle "bütün bu büyük mirasi temsil eden bu dava arkadaşlarına torunlarına da intikal edeceğini düşünerek ve ümit ederek bir AK Parti arması, tarihi referanslı özel sembolik bir arma hediye etmeye karar verdiklerini" bildirdi.
Daha sonra, Meclis Başkanlığı yapmış olan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, AK Parti Zonguldak Milletvekili Köksal Toptan'a grup adına armaları takdim eden Davutoğlu, grubu, eski Meclis başkanlarını ayakta "hoşgeldiniz" demeye davet etti.
Davutoğlu, armaları takdim ettikten sonra devam ettiği konuşmasında, armanın şu an Meclis Başkanı olan Sayın Cemil Çiçek ile 3 dönemi tamamlayanlara tek tek tevdi edileceğini söyledi. Davutoğlu, armaya ilişkin, "Bu tasarım Çanakkale ve diğer dönemlerde verilen, takdim edilen beratlarla da özdeş, onlardan esinlenerek yapılan bir tasarım" dedi.
Bunun bir emeklilik beratı değil, aksine yeni bir başlangıç beratı olduğunu ifade eden Davutoğlu, şunları kaydetti:
"Bu şu demektir; sizden aldığımız mirası bir sembol olarak size tevdi ediyoruz ve bundan sonra bu miras birlikte en yüksek zirvelere taşınacaktır. İşte AK Parti böyle bir kadro, emek vereni unutmaz, vefa gösterir, ter dökeni unutmaz onları hayırla anar, vefat edeni unutmaz onların ruhlarını şad eder. Bizde gıybet, bizde tuzak, bizde fraksiyonlar, bizde kulisler yoktur. Bizde hayır yolunda yürümek, hayır düşünmek ve helalleşmek vardır. Çünkü bu mesele bizim şahsi davamız değildir. Bu mesele bizimle başlamadı, bizimle bitmeyecek. Bu mesele bir zümrenin, bir mezhebin, bir etnik grubun meselesi değildir. Onun için zikrettim bütün o tarihi yürüyüşleri. Bizler bütün o kadim yürüyüşlerden ilham aldık, bugünkü özgürlük öncüleriyle birlikte yürüyoruz. Türkiye'de mazlum milletlerde ve insanlıkta aksülamel bırakacak bir büyük değerler sisteminin siyasi hareketiyiz. Hiç hesap etmesinler bu hareket hiçbir zaman kendi içinde farklı görüşler olsa bile bunları tartışacak ama ihtilafı bölünmeye, parçalanmaya dönüştürmeyecek. Demokratik olarak her şeyi tartışacak ama birlik ve beraberlik davasını her türlü davanın üzerinde tutacak. Bizim davamız şahsi bir dava değildir."
Davutoğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun bir televizyon mülakatında "En büyük hayalim Başbakan olmak" dediğini anımsatarak, şunları söyledi:
"Bakınız 'hayalimiz iktidar olmak' demiyor veya 'hedefimiz iktidar olmak' demiyor. Meselesi şahsi. Olacak, olacak kendisi Başbakan olacak. Eğer çok arzu ediyorsa 23 Nisan yaklaşıyor bir günlüğüne verebiliriz. Hani yüce Hakan Fatih Sultan Mehmet Han'ın dediği gibi 'bizim gücümüzün eriştiği yere onların hayalleri erişmez, biz gerçek başbakanlar gördük bu kürsüde, onlar hayali başbakan arıyorlar. Bir de hedefi gösteriyor, CHP olarak hedefiniz ne diyor? 'Yüzde 35' diyor. Biz başlarken yüzde 36.5, yüzde 37 ile başladık. Bizim başladığımız yere gelmek onun en büyük hedefi. Şimdi AK Parti anketlerine bakanlar ki o anketleri bütünüyle düzeltecek ve doğru eksene oturtacak olan milli iradedir ve 7 Haziran'da - hani geçmiş anketlerdeki sükutu hayaller gibi yine yaşarlar- yüzde 45 civarına iniyor görünen bazı kasıtlı anketler olduğunda zil çalıp oynuyorlar, AK Parti düşüyor diye. Bizim için düşündükleri en alt düzey, onların ulaşmayı hayal ettikleri en üst düzeyin 10 puan üzerinde, seçime böyle giriyoruz.
Hiçbir ankette de daha CHP yüzde 25 bile yakalamış değil. İşte hayalleri bu. Hayalleri şahsi, meseleleri şahsi, çıkarları şahsi. Bizim ise gerçeklerimiz dahi 77 milyonun üzerinde ittifak ettiği gerçekler ve bu gerçekler üzerinde yürüyoruz. İşte AK Parti Grubu böylesine köklü bir dönüşümün öncüsü olan bir gruptur."
"Sizin 24. dönem olarak temsil ettiğiniz, 23. dönem ve 22. dönemdeki seleflerinizden aldığınız ve inşallah 25. döneme de tevdi edeceğiniz bu misyonda neler gerçekleştirildi?" diye soran Davutoğlu, 28 Şubat gibi Türk demokrasisinin ve insanlık onurunun ayaklar altına alındığı bir dönemden bugünlere gelindiğini söyledi.
Davutoğlu, 12 yıl önce 28 Şubat'ın bütün izlerinin yaşandığına dikkati çekti. Meclis'te bir Başbakan'ın, bir hanımefendiye dönük olarak "bu kadına haddini bildirin" dediğini anımsatan Davutoğlu, bir kadını engellemeyi erkeklik ve yiğitlik zanneden bir güruhun da kürsünün önüne geçtiğini ve bir blokaj uyguladığını kaydetti.
O resmi hatırlayıp 12 senede AK Parti'nin gerçekleştirdiği büyük demokratik devrimi anmamanın mümkün olmadığını vurgulayan Davutoğlu, şöyle konuştu:
"İşte şimdi kimse hiçbir kadına bu kürsüden 'dışarı, dışarı' diye seslenme cüreti gösteremiyor. Çünkü bu kürsüde erkek ve kadın yiğitler var. Bugün bu salonda olduğu gibi, geçtiğimiz yıldan itibaren Meclis Genel Kurulu'nda olduğu gibi inşallah 7 Haziran seçimleriyle birlikte de olacağı gibi ve bundan sonra hep olacağı gibi başı açık, başı örtülü onurlu kadınlarımız bu salonları doldurmaya devam edecek. Kadınlık onuru adına ayağa kalktığını söyleyenler o gün şahsiyeti, düşüncesi, kimliği ne olursa olsun kadınlık onuru zedelenen bir değerli milletvekiline sahip çıkmamışlardı. Biz işte buradan söylüyoruz bu Meclis'e giren herkes milletten aldığı oy ve destek dolayısıyla düşüncesi, etnik kimliği, inancı ne olursa olsun onuruna sahip çıkılacaktır. Bizim en büyük hasmımız olsa bile kimsenin ve hiçbir milletvekilinin bu salonlarda onurlarının çiğnenmesine izin vermeyeceğiz. Onların onurunu korumak kendi onurumuzu korumaktır."
Davutoğlu, demokrasinin bütün bu çetrefil yollardan geçerek bugüne geldiğini söyledi.
İktidara geldiklerinde 1987 yılından bu yana 46 kez uzatılan OHAL olduğunu anımsatan Davutoğlu, yaptıkları ilk işin bunu kaldırmak olduğunu kaydetti. Davutoğlu, "Hani şimdi çözüm süreci üzerinden 6, 7 Ekim provokasyonları yapanlar ya da o provokasyonlar üzerinden Türkiye'nin batısını, İç Anadolu'yu ve diğer bölgeleri tahrik edenler bir daha eğer olağanüstü hal rüyası görüp, 'bu olağanüstü hal döneminde bizler de siyaseten rant kazanırız' diye düşünüyorlarsa işte AK Parti Grubu adına söylüyoruz; biz buradayken bir daha bu ülkede olağanüstü hal yaşanmayacak. Her şey normalleşecek. Meralar boşalmayacak, köyler boşalmayacak, insanların onuru zedelenmeyecek, demokrasi ayaklar altına alınmayacak" dedi.
*** HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
