2015-03-19 - 17:00
TBMM'nin ev sahipliğinde, Asya Parlamenter Asamblesi (APA) Siyasi İşler Daimi Komitesi Toplantısı, Ankara Hilton Otel'de gerçekleşti.
TBMM'nin ev sahipliğinde, Asya Parlamenter Asamblesi (APA) Siyasi İşler Daimi Komitesi Toplantısı, Ankara Hilton Otel'de gerçekleşti.
TBMM Başkanvekili Sadık Yakut toplantıda yaptığı konuşmada, yaşamın her alanında değişim ve gelişmelerin olduğu bir çağda yaşandığını, bu durumun, ülkeler arasındaki ilişkilere uluslararası boyutta da farklı sorunları ve fırsatları beraberinde getirdiğini söyledi.
Günümüzdeki sorunların çözülmesi ve fırsatların değerlendirilmesinde bölgesel ve küresel işbirliği ve eşgüdümün önemi sürekli artmakta olduğunu ifade eden Yakut, "Halklarımızın temsilcileri olarak biz Parlamenterler, Asya Parlamenter Asamblesi gibi, önemli platformları ortak bir dil geliştirmeye ve önümüzdeki sorunları birer işbirliği şansına çevirmeye yönelik kullanabilmeliyiz." diye konuştu.
Küreselleşmenin ortaya çıkardığı fırsatların dünyada kalıcı barış ve refahı artırırken, terörizm, kitle imha silahlarının artması, sınır ötesi suç örgütlerinin çoğalan faaliyetleri ve yasa dışı göç gibi güvenlik kaygıları, bu umudumuzu gölgelemeye devam etmektedir.
Asya kıtasının, son 20 yıldır kaydettiği ilerlemelerin de etkisiyle bugün dünyanın jeopolitik ve jeostratejik merkezine oturmuş durumda olduğunu söyleyen Yakut, "Bugün, daha henüz başında olduğumuz 21. Yüzyılın "Asya'nın yükselişi" yüzyılı olacağını söylemek mümkündür." dedi.
Yakut, sözlerine şöyle devam etti:
"Türkiye, hızlı küresel değişimlerin en yoğun şekilde hissedildiği bir coğrafyada bulunmaktadır. Bulunduğumuz coğrafyanın tarihi, bize, doğru adımların atılması ve mevcut imkanların gerektiği şekilde değerlendirilmesi halinde, bölgemizdeki medeniyetlerin barış içerisinde yükselebileceğini, yapılan yanlışların bedelinin ise tüm dünya için çok ağır olabileceğini göstermektedir.
Türkiye sadece kendi bölgesinde değil, küresel ölçekli sorunların işbirliği ve diyalogla çözülebilmesi yönünde aktif bir dış politika izlemektedir. Bunu yaparken, kalıcı barış ortamı için siyasi istikrar, ekonomik refah ve kültürel uyum olmak üzere üç temel unsurun paralel şekilde güçlendirilmesi gerektiğine inanmaktadır.
Asya, Avrupa, Afrika kıtalarıyla, Ortadoğu, Balkanlar ve Kafkasya bölgelerinin kesişme noktasındaki Türkiye, bu anlayış temelinde, bir taraftan Finlandiya ile birlikte küresel düzeyde arabuluculuk mekanizmasının güçlendirilmesi yönünde bir inisiyatifi geliştirmekte, diğer taraftan da İspanya ile birlikte kültürler ve farklı dinlerdeki insanlar arasındaki diyalogun, en çaplı girişimi olan Medeniyetler İttifakı eş başkanlığını yürütmektedir.
Asya kıtasında da aynı yönde adımlar atan ülkemiz, bu kapsamda 2010 yılından bu yana Çin, Endonezya, Güney Kore, Malezya ve Singapur ile ilişkilerini stratejik düzeye yükseltmiş, Güney Doğu Asya Uluslar Birliği'nin Dostluk ve İşbirliği Antlaşması'na taraf olmuş, Asya'da İşbirliği ve Güven Arttırıcı Önlemler Konferansı'nın kurucu üyesi olmuş, Asya İşbirliği Diyalogu'na üye olmuş, Şanhay İşbirliği Örgütü'ne Diyalog Ortağı olarak katılmış ve Pasifik Adaları Forumu'na da Kalkınma ve Diyalog Ortağı olmuştur.
Geniş coğrafyasında, insanlığın en büyük medeniyetlerini barındırmış ve barındırmakta olan Asya kıtasında, siyasi sorunların diyalog yoluyla çözülmesi, farklı din ve kültürdeki insanların barış içinde bir arada yaşayabilmeleri bizler için en önemli önceliklerdir. İslam İşbirliği Teşkilatı'nın da üyesi olan Türkiye, başta Müslüman Azınlıklar olmak üzere tüm kıtadaki farklı dine mensup azınlıkların meselelerini yakından izlemeye ve sorunlarının çözümüne katkı sağlamaya kararlıdır.
Asya Parlamenter Asamblesi'nin temsil ettiği bu büyük kıtada ortak bir dil, ortak bir kaygı ve ortak bir umut oluşturmanın, küresel barış ve refaha yönelik önemli katkısı olacağı şüphesizdir."
APA Türk Grubu Başkanı Yüksel Özden ise Asya kıtasının son zamanlarda hızla yükselen gücü ile dengelerin değişmesine neden olduğunu belirtti.
Özden, Asya'nın kalkınma modelinde batı modelinin tersine insan odaklı ilkenin yer almasını gerektiğini ifade etti.
Asya'nın geleceğinin anahtarının istişare yapmak olduğunu söyleyen Özden, "Tıpkı insanlar gibi milletlerde bir araya gelip diyalog kurmalıdır" dedi.
APA Genel Sekreteri Masoud Eslami de Asamblenin zor görevlerle karşı karşıya olduğuna işaret etti.
Ortadoğu'daki gelişmelere de değinen Eslami, DAEŞ terörü, İsrail zulmü ve terör ayrım gözetmeksizin masum insanları mağdur etmektedir. Terör tüm dünyada güvenlik tehdididir. Özellikle Filistin konusunda barışın tesisi, adalet ve hukukun üstünlüğü gibi konular toplantıda önceliğimizdir" değerlendirmesinde bulundu.
APA'nın Asya Parlamentosuna dönüşmesi için taslak karar alındığını söyleyen Eslami, Asya ve ötesi başlığı altında hükümetler ve STK'nın katkıları ile bir halkla ilişkiler kampanyası yürütüleceğini söyledi.
TBMM Başkanvekili Sadık Yakut toplantıda yaptığı konuşmada, yaşamın her alanında değişim ve gelişmelerin olduğu bir çağda yaşandığını, bu durumun, ülkeler arasındaki ilişkilere uluslararası boyutta da farklı sorunları ve fırsatları beraberinde getirdiğini söyledi.
Günümüzdeki sorunların çözülmesi ve fırsatların değerlendirilmesinde bölgesel ve küresel işbirliği ve eşgüdümün önemi sürekli artmakta olduğunu ifade eden Yakut, "Halklarımızın temsilcileri olarak biz Parlamenterler, Asya Parlamenter Asamblesi gibi, önemli platformları ortak bir dil geliştirmeye ve önümüzdeki sorunları birer işbirliği şansına çevirmeye yönelik kullanabilmeliyiz." diye konuştu.
Küreselleşmenin ortaya çıkardığı fırsatların dünyada kalıcı barış ve refahı artırırken, terörizm, kitle imha silahlarının artması, sınır ötesi suç örgütlerinin çoğalan faaliyetleri ve yasa dışı göç gibi güvenlik kaygıları, bu umudumuzu gölgelemeye devam etmektedir.
Asya kıtasının, son 20 yıldır kaydettiği ilerlemelerin de etkisiyle bugün dünyanın jeopolitik ve jeostratejik merkezine oturmuş durumda olduğunu söyleyen Yakut, "Bugün, daha henüz başında olduğumuz 21. Yüzyılın "Asya'nın yükselişi" yüzyılı olacağını söylemek mümkündür." dedi.
Yakut, sözlerine şöyle devam etti:
"Türkiye, hızlı küresel değişimlerin en yoğun şekilde hissedildiği bir coğrafyada bulunmaktadır. Bulunduğumuz coğrafyanın tarihi, bize, doğru adımların atılması ve mevcut imkanların gerektiği şekilde değerlendirilmesi halinde, bölgemizdeki medeniyetlerin barış içerisinde yükselebileceğini, yapılan yanlışların bedelinin ise tüm dünya için çok ağır olabileceğini göstermektedir.
Türkiye sadece kendi bölgesinde değil, küresel ölçekli sorunların işbirliği ve diyalogla çözülebilmesi yönünde aktif bir dış politika izlemektedir. Bunu yaparken, kalıcı barış ortamı için siyasi istikrar, ekonomik refah ve kültürel uyum olmak üzere üç temel unsurun paralel şekilde güçlendirilmesi gerektiğine inanmaktadır.
Asya, Avrupa, Afrika kıtalarıyla, Ortadoğu, Balkanlar ve Kafkasya bölgelerinin kesişme noktasındaki Türkiye, bu anlayış temelinde, bir taraftan Finlandiya ile birlikte küresel düzeyde arabuluculuk mekanizmasının güçlendirilmesi yönünde bir inisiyatifi geliştirmekte, diğer taraftan da İspanya ile birlikte kültürler ve farklı dinlerdeki insanlar arasındaki diyalogun, en çaplı girişimi olan Medeniyetler İttifakı eş başkanlığını yürütmektedir.
Asya kıtasında da aynı yönde adımlar atan ülkemiz, bu kapsamda 2010 yılından bu yana Çin, Endonezya, Güney Kore, Malezya ve Singapur ile ilişkilerini stratejik düzeye yükseltmiş, Güney Doğu Asya Uluslar Birliği'nin Dostluk ve İşbirliği Antlaşması'na taraf olmuş, Asya'da İşbirliği ve Güven Arttırıcı Önlemler Konferansı'nın kurucu üyesi olmuş, Asya İşbirliği Diyalogu'na üye olmuş, Şanhay İşbirliği Örgütü'ne Diyalog Ortağı olarak katılmış ve Pasifik Adaları Forumu'na da Kalkınma ve Diyalog Ortağı olmuştur.
Geniş coğrafyasında, insanlığın en büyük medeniyetlerini barındırmış ve barındırmakta olan Asya kıtasında, siyasi sorunların diyalog yoluyla çözülmesi, farklı din ve kültürdeki insanların barış içinde bir arada yaşayabilmeleri bizler için en önemli önceliklerdir. İslam İşbirliği Teşkilatı'nın da üyesi olan Türkiye, başta Müslüman Azınlıklar olmak üzere tüm kıtadaki farklı dine mensup azınlıkların meselelerini yakından izlemeye ve sorunlarının çözümüne katkı sağlamaya kararlıdır.
Asya Parlamenter Asamblesi'nin temsil ettiği bu büyük kıtada ortak bir dil, ortak bir kaygı ve ortak bir umut oluşturmanın, küresel barış ve refaha yönelik önemli katkısı olacağı şüphesizdir."
APA Türk Grubu Başkanı Yüksel Özden ise Asya kıtasının son zamanlarda hızla yükselen gücü ile dengelerin değişmesine neden olduğunu belirtti.
Özden, Asya'nın kalkınma modelinde batı modelinin tersine insan odaklı ilkenin yer almasını gerektiğini ifade etti.
Asya'nın geleceğinin anahtarının istişare yapmak olduğunu söyleyen Özden, "Tıpkı insanlar gibi milletlerde bir araya gelip diyalog kurmalıdır" dedi.
APA Genel Sekreteri Masoud Eslami de Asamblenin zor görevlerle karşı karşıya olduğuna işaret etti.
Ortadoğu'daki gelişmelere de değinen Eslami, DAEŞ terörü, İsrail zulmü ve terör ayrım gözetmeksizin masum insanları mağdur etmektedir. Terör tüm dünyada güvenlik tehdididir. Özellikle Filistin konusunda barışın tesisi, adalet ve hukukun üstünlüğü gibi konular toplantıda önceliğimizdir" değerlendirmesinde bulundu.
APA'nın Asya Parlamentosuna dönüşmesi için taslak karar alındığını söyleyen Eslami, Asya ve ötesi başlığı altında hükümetler ve STK'nın katkıları ile bir halkla ilişkiler kampanyası yürütüleceğini söyledi.
