2005-12-14 - 14:30
Mumcu; "Gelin, hep beraber mal beyanlarımızı şeffaflaştıralım"
Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu TBMM Genel Kurulu'nda 2006 yılı bütçesinin tümü üzerinde yaptığı konuşmada, bütçe sunumunun, Hükümet'in geride bıraktığı 3 yılını ve önüne aldığı 3 yılını gösterir bir vizyon olduğunu belirterek, ''Bütçeler, hiç şüphesiz siyasi manifesto belgeleridir. Şapkanın düştüğü, kelin göründüğü belgelerdir'' dedi.
Uzun zamandır ''bütçe samimiyeti'' kavramının konuşulmaz hale gelindiğini belirten Mumcu, gerçek bir bütçe sunulmasını beklediklerini söyledi. ''Finans kapitalin'' kutsadığı kavramlarla anlatılan bir ekonomik tablo sunulduğunu savunan Mumcu, şunları kaydetti:
''Televole ekonomistleri çıkalı beri, 2001 krizinden beri ekonomiyi, enflasyonla, borsayla, faizle, reeskontla konuşuyoruz. Halkın kendi hayatında karşılığını bilemediği ne kadar yabancı kelime varsa onlarla konuşuyoruz. Son birkaç yıldır ekonomide insanı konuşmuyoruz. Ekonominin içinde umutlarıyla, acılarıyla, yoksulluğuyla insanımız var. İnsanımız; işsizleriyle, açıyla, ilaç parasıyla, okul parasıyla ekonominin içinde.
Böyle bir vizyonu, bütçe içinde görmeliydik. Hükümet'in genellikle benimsediği bir dili, burada bir kez daha gördük. Bir kağıttan, kağıda bakılarak rakamlar okunacaktır. 2002 ne kadar kötüydü, kriz ne kadar kötüydü, şimdi ne kadar iyi olduğu anlatılacak. Kağıda bakmayın, vatandaşın yüzüne gözüne bakın, belki bir şey anlarsınız. Kağıda bakarak anlattıklarınızdan kimse bir şey anlamıyor.''
IMF'NİN PROGRAMI..
Yaşanan 2001 krizinin, Cumhuriyet tarihinin en derin bunalımlarından biri olduğunu belirten Mumcu, ''Zaten o koşullar sizi iktidar yaptı'' dedi. Hükümet'ten; hayat pahalılığının ortadan kaldırılması, ''insanın insana kulluğunun'' ortadan kaldırmasının beklendiğini ifade eden Mumcu, beklentiler arasında, talanın, rüşvetin ortadan kaldırılması olduğunu söyledi.
''Vatandaşın, bozuk düzenin değiştirilmesini istediğini'' belirten Mumcu, ''Beklenen şey; reformlar, yapısal yenilenmelerdi, asla bozuk düzenin bekçiliği değildi, para baronlarının literatürüyle konuşan siyasetçiler değildi'' diye konuştu. ''Makro iktisadi dengeleri, istikrar kavramıyla birlikte bir büyü gibi satıyorsunuz'' diyen Mumcu, şöyle devam etti: ''Makro düzeldi, sıra geldi mikroya. Yalan, sizden önce para baronlarının rızasıyla kurulan, IMF'nin dayatmasıyla kurulan bir programın harfiyen kölesi, bekçisi oldunuz. Vatandaşın umutlarını bir tarafa bıraktınız, programın bekçisi oldunuz. Bu bütçenin nesini konuşalım? Aylar öncesinde çoklu imzayla IMF'ye vadettiğiniz bir uygulama tablosu. Görüştüğümüz şey, Dünya Bankası, IMF iradesiyle şekillenen bir programın Türkiye'yi nereye götüreceğini daha yakından anlamaya çalışmaktır.''
Milletin AK Parti'den, sosyal kesimler arasında sağlıklı bir denge kurmasını, ismine uygun adaleti ve kalkınmayı gerçekleştirmesini beklediğini anlatan Mumcu, bu beklentiler karşısında milletin; bütün siyasetçi kuşağını tasfiye ederek, yeni bir siyasetçi kuşağını göreve
getirdiğini kaydetti.
MAL BEYANLARI
Sağlam ve sağlıklı bir hesaplama yaptığında bir büyüme olmadığını, gerekçesiyle yeni istatistik rakamlarının yayınlanmadığını ileri süren Mumcu, enerji ve istihdamda da bir büyüme olmadığını kaydetti. Erkan Mumcu, GSMH'nin 2 bin 600 dolardan 5 bin dolara
çıkarıldığını anımsatarak, bu rakamların, büyümenin yaklaşık yüzde 100 olduğu anlamına geldiğini belirtti. ''Milli gelirdeki bu büyüme, büyüme değil mi?'' diye soran Mumcu,
şöyle devam etti: ''Bir karar verin, yüzde 22 mi, yüzde 100 mü büyüdü? Geliri bu 3 yıllık dönemde 2 katı artan kim var? Vatandaşa soruyorum; Birileri var. İktidarın çevresinde kümelenmiş bazılarının gelirleri kat kat arttı. Hayır mı? diyorsunuz. Milletimize karşı gelin, bir erdemli tutum gösterelim. Hep beraber mal beyanlarımızı şeffaflaştıralım. Yüzde 20'nin üstünde artışı olan herkes, kendisinin birinci derecede yakınlarını, bakanlar ve genel başkanlar, üçüncü derece akrabalarının artışlarını kalem göstersinler. AK Partinizin ak yüzünü teşhir etmek için hadi gelin yapalım. Benim için bir şey yok. Ben buradayım. Burada 350 kişiniz var. Santimetresinin hesabını veremezsem, bir daha bu kürsüye çıkmam, hesabını veremezsiniz. Sizin vicdanınızın sesini burada seslendiriyorum. Bakanlar Kurulu'ndaki
arkadaşların da vicdanının sesini seslendiriyorum. Herkes kendi vicdanında bunun hak mı olup olmadığını soracaktır."
Uzun zamandır ''bütçe samimiyeti'' kavramının konuşulmaz hale gelindiğini belirten Mumcu, gerçek bir bütçe sunulmasını beklediklerini söyledi. ''Finans kapitalin'' kutsadığı kavramlarla anlatılan bir ekonomik tablo sunulduğunu savunan Mumcu, şunları kaydetti:
''Televole ekonomistleri çıkalı beri, 2001 krizinden beri ekonomiyi, enflasyonla, borsayla, faizle, reeskontla konuşuyoruz. Halkın kendi hayatında karşılığını bilemediği ne kadar yabancı kelime varsa onlarla konuşuyoruz. Son birkaç yıldır ekonomide insanı konuşmuyoruz. Ekonominin içinde umutlarıyla, acılarıyla, yoksulluğuyla insanımız var. İnsanımız; işsizleriyle, açıyla, ilaç parasıyla, okul parasıyla ekonominin içinde.
Böyle bir vizyonu, bütçe içinde görmeliydik. Hükümet'in genellikle benimsediği bir dili, burada bir kez daha gördük. Bir kağıttan, kağıda bakılarak rakamlar okunacaktır. 2002 ne kadar kötüydü, kriz ne kadar kötüydü, şimdi ne kadar iyi olduğu anlatılacak. Kağıda bakmayın, vatandaşın yüzüne gözüne bakın, belki bir şey anlarsınız. Kağıda bakarak anlattıklarınızdan kimse bir şey anlamıyor.''
IMF'NİN PROGRAMI..
Yaşanan 2001 krizinin, Cumhuriyet tarihinin en derin bunalımlarından biri olduğunu belirten Mumcu, ''Zaten o koşullar sizi iktidar yaptı'' dedi. Hükümet'ten; hayat pahalılığının ortadan kaldırılması, ''insanın insana kulluğunun'' ortadan kaldırmasının beklendiğini ifade eden Mumcu, beklentiler arasında, talanın, rüşvetin ortadan kaldırılması olduğunu söyledi.
''Vatandaşın, bozuk düzenin değiştirilmesini istediğini'' belirten Mumcu, ''Beklenen şey; reformlar, yapısal yenilenmelerdi, asla bozuk düzenin bekçiliği değildi, para baronlarının literatürüyle konuşan siyasetçiler değildi'' diye konuştu. ''Makro iktisadi dengeleri, istikrar kavramıyla birlikte bir büyü gibi satıyorsunuz'' diyen Mumcu, şöyle devam etti: ''Makro düzeldi, sıra geldi mikroya. Yalan, sizden önce para baronlarının rızasıyla kurulan, IMF'nin dayatmasıyla kurulan bir programın harfiyen kölesi, bekçisi oldunuz. Vatandaşın umutlarını bir tarafa bıraktınız, programın bekçisi oldunuz. Bu bütçenin nesini konuşalım? Aylar öncesinde çoklu imzayla IMF'ye vadettiğiniz bir uygulama tablosu. Görüştüğümüz şey, Dünya Bankası, IMF iradesiyle şekillenen bir programın Türkiye'yi nereye götüreceğini daha yakından anlamaya çalışmaktır.''
Milletin AK Parti'den, sosyal kesimler arasında sağlıklı bir denge kurmasını, ismine uygun adaleti ve kalkınmayı gerçekleştirmesini beklediğini anlatan Mumcu, bu beklentiler karşısında milletin; bütün siyasetçi kuşağını tasfiye ederek, yeni bir siyasetçi kuşağını göreve
getirdiğini kaydetti.
MAL BEYANLARI
Sağlam ve sağlıklı bir hesaplama yaptığında bir büyüme olmadığını, gerekçesiyle yeni istatistik rakamlarının yayınlanmadığını ileri süren Mumcu, enerji ve istihdamda da bir büyüme olmadığını kaydetti. Erkan Mumcu, GSMH'nin 2 bin 600 dolardan 5 bin dolara
çıkarıldığını anımsatarak, bu rakamların, büyümenin yaklaşık yüzde 100 olduğu anlamına geldiğini belirtti. ''Milli gelirdeki bu büyüme, büyüme değil mi?'' diye soran Mumcu,
şöyle devam etti: ''Bir karar verin, yüzde 22 mi, yüzde 100 mü büyüdü? Geliri bu 3 yıllık dönemde 2 katı artan kim var? Vatandaşa soruyorum; Birileri var. İktidarın çevresinde kümelenmiş bazılarının gelirleri kat kat arttı. Hayır mı? diyorsunuz. Milletimize karşı gelin, bir erdemli tutum gösterelim. Hep beraber mal beyanlarımızı şeffaflaştıralım. Yüzde 20'nin üstünde artışı olan herkes, kendisinin birinci derecede yakınlarını, bakanlar ve genel başkanlar, üçüncü derece akrabalarının artışlarını kalem göstersinler. AK Partinizin ak yüzünü teşhir etmek için hadi gelin yapalım. Benim için bir şey yok. Ben buradayım. Burada 350 kişiniz var. Santimetresinin hesabını veremezsem, bir daha bu kürsüye çıkmam, hesabını veremezsiniz. Sizin vicdanınızın sesini burada seslendiriyorum. Bakanlar Kurulu'ndaki
arkadaşların da vicdanının sesini seslendiriyorum. Herkes kendi vicdanında bunun hak mı olup olmadığını soracaktır."
