2010-02-22 - 15:26
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Zafer Üskül, güvenlik soruşturmalarının, istisnalar dışında uygulamadan kaldırılması gerektiğini belirterek, ''Kamuoyunda fişleme olarak adlandırılan, kişi hak ve özgürlüklerine müdahalelerden birisi olan bu uygulama hayatımızdan çıkarılmalıdır'' dedi.
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Zafer Üskül,
güvenlik soruşturmalarının, istisnalar dışında uygulamadan
kaldırılması gerektiğini belirterek, ''Kamuoyunda fişleme olarak adlandırılan,
kişi hak ve özgürlüklerine müdahalelerden birisi olan bu uygulama hayatımızdan
çıkarılmalıdır'' dedi.
Üskül, yaptığı yazılı açıklamada, güvenlik soruşturmasının; düşünce,
kanaat, ifade ve çalışma özgürlükleri açısından kişinin birçok hak ve
özgürlükleri üzerinde bir baskı ve tehdit olarak görüldüğünü ve varlığını
sürdürdüğünü kaydetti.
Eşitlik, masumiyet karinesi, özel yaşamın gizliliği, kamu hizmetine
girişte görevin gerektirdiği niteliklerden başkasının aranmaması ilkelerinin,
güvenlik soruşturmasından etkilendiğini ve değer kaybına uğradığını ifade eden
Üskül, ''Ama hepsinin başında, kişinin onuru ve maddi-manevi varlığı bundan
örselenmektedir. Bu bakımdan güvenlik soruşturması konusunu kişi dokunulmazlığı
kavramıyla, öncelikle de bununla irtibatlandırmak gerekir'' dedi.
Zafer Üskül, güvenlik soruşturmasında, suç olmayan eylem ve
davranışlarından ötürü kişinin cezalandırılmasının söz konusu olduğunu
bildirdi.
Güvenlik soruşturmasının anayasal ve yasal dayanağının bulunmadığını
ifade eden Üskül, kamu hizmetinin bazı kesimlerine personel alımında güvenlik
soruşturmasının bir gereklilik olarak kabul edilebileceğini belirtti.
Üskül, şunları kaydetti:
''Ancak bu uygulamanın makul sınırlar içinde tutulması şarttır. Bu da her
şeyden önce bir yasal düzenleme işidir. Bu yasal düzenlemeden sonra, güvenlik
soruşturması, sınırlanmış çerçevesi içinde yönetmelikle yeniden
düzenlenmelidir.
Güvenlik soruşturmasının yasayla düzenlenmesinde, hangi hizmetlere
personel alımında bu yola başvurulabileceği istisnai olarak ve sayılarak
gösterilmelidir. Bunları saptamakta büyük zorluk çekileceği söylenemez. Herhalde
askerlik, emniyet, istihbarat ve dışişleri hizmetleri gibi alanlar için böyle bir
uygulamanın yasayla öngörülmesi, hizmetin gereklerine uygun düşer. Ceza infaz
kurumlarıyla, tutukevlerinde çalışacak personel için de aynı denetleme
düşünülebilir. Bu istisnai kalemler dışında kalan hizmetlere girişte ise güvenlik
soruşturmasına son verilmeli, kamuoyunda fişleme olarak adlandırılan, kişi hak ve
özgürlüklerine müdahalelerden birisi olan bu uygulama hayatımızdan
çıkarılmalıdır.'' (15:26)
