2006-11-23 - 10:50
Dolmabahçe Sarayı'nın 150. yılı kutlamaları çerçevesinde düzenlenen uluslararası sempozyumda bir konuşma yapan TBMM Başkanı Bülent Arınç, kültürel mirasın korunması için somut önerilerde bulundu.
Dolmabahçe Sarayı'nın 150. yılı kutlamalarında bir sempozyum düzenlendi. TBMM Başkanı Bülent Arınç, sempozyumda bir konuşma yaptı.
Arınç, sempozyuma katılan konukları medeniyetlerin başkenti İstanbul'da ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu belirterek başladığı konuşmada, Roma'nın, Bizans'ın ve Osmanlı'nın gözbebeği olan şehrin Cumhuriyetin de gözbebeği olduğunu söyleyerek, İstanbul'un Avrupa'nın yeni kültür başkenti seçildiğini hatırlattı.
Arınç; "Biz, binlerce yıldır birbirini etkileyen ve bugüne süzülerek gelen kültürlerin hayat bulduğu topraklarda büyüdük. Bu nedenledir ki, bizim bir arada yaşama kültürümüz derindir ve güçlüdür. Bu yönümüzle tüm dünyada eşsiz bir örnek oluşturduğumuz kanaatindeyiz. Dünyanın kültürler arası çatışmalara sürüklendiği bir ortamda bu örneğin önemli olduğunu düşünüyor ve herkesi bunu incelemeye davet ediyoruz" dedi.
BİRARADA YAŞAMA TECRÜBESİ
Sempozyumun sadece Dolmabahçe Sarayı'nın teknik ve tarihi yapısı için yapılmış bir toplantı olmadığını belirten Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz aynı zamanda bir medeniyet perspektifi ve bir arada yaşama tecrübesinin yansımalarının da bu sempozyumda tartışılmasını arzu etmekteyiz. Dolmabahçe Sarayı, mimarisi, yapılış tarihi, barındırdığı kültürel miras açısından bu konuları tartışmaya müsait bir zemindir. Çok değerli bilim adamlarının oturumlarda bu konuyu da dikkate alacağını umuyorum.
ARINÇ'TAN SOMUT TEKLİFLER
TBMM Başkanı Bülent Arınç, somut tekliflerde bulunarak sözlerini sürdürdü. Arınç'ın ilk teklifi tüm dünyadaki müze sarayların bir araya gelerek tecrübelerini paylaşması ve ihtisaslaşması yönünde. Arınç, işbirliği yapacak bir uluslararası organizasyon kurulmasını önerdi ve Türkiye'nin üzerine düşecek her türlü çalışmaya hazır olduğunu belirtti.
İkinci teklifinin ise Türkiye'deki kültür mirasıyla ilgili olduğunu söyleyen Arınç: "Bildiğiniz gibi, Türkiye çok sayıda değerli kültürel mirasa sahiptir. Bu mirasın nitelikli yapıları ve eserleri ülkemizin her yanına dağılmıştır. Bu yapıların yönetimi ve korunması birçok farklı birimlerce yapılmaktadır. TBMM, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü, üniversiteler ve yerel yönetimler, bu tarihi yapıları yöneten ve korumaya çalışan kurumlardır. Üzülerek belirtmeliyim ki, hepimizin yakından takip ettiği gibi, bazı kültür mirası yapılarımızın oldukça zor durumda olduğunu görüyoruz" dedi. Bu sorunları, yetersiz bütçe, bürokratik yoğunluk, kalifiye elaman yokluğu ve yönetim kargaşası gibi etkenlerin doğurduğuna dikkat çeken Arınç, "Bu yüzden Türkiye'deki tüm tarihi eserlerin bir çatı altında toplanmasının, sorunların çözümü için önemli bir adım olacağı kanaatindeyiz. Bu çatının özerk, bağımsız bütçeye sahip, kendi ihtiyacı olan kalifiye elamanları yetiştirebilen ve tüm tarihi eserlere sahip çıkacak bir yapı olmasının, hem yönetim boşluğunu dolduracağını, hem de tarihi eserlerimize yeterli ilgiyi sağlayacağını düşünüyoruz" dedi.
Ciddi bir proje çalışmasına ve çeşitli kanuni düzenlemelere ihtiyaç olduğunu belirten Arınç; "ancak bunun bir fikir olarak ortaya atılması ve tartışılmasının bu yönde atılacak bir adıma zemin oluşturacağını düşünüyoruz" dedi.
ARINÇ "KÜLTÜREL VARLIKLARIMIZ YALNIZ BİZE DEĞİL DÜNYANIN GELECEK KUŞAKLARINA DA AİTTİR"
Arınç sözlerini: "Üç gün boyunca Dolmabahçe Sarayı'nda bildirilerini sunacak birbirinden değerli katılımcıların fikirleri, Dolmabahçe Sarayı başta olmak üzere hem ülkemiz, hem de dünyadaki müzecilik uygulamaları için aydınlatıcı olacaktır.Bilimsel ve akademik anlamda çıkarılacak olan sonuçların pratikte uygulanması ile tarihi mirası en iyi şekilde koruyup yarınlara sağlıklı şekilde taşımak yolunda adımlar atmak mümkün olacaktır" şeklinde sürdürdü ve "kültürel varlıklarımız yalnızca bizlere değil, dünyanın gelecek kuşaklarına da ait olduğu bir gerçektir" dedi.
Arınç sözlerini; "Nasıl geçmiş medeniyetlerin izlerini miras olarak önceki kuşaklardan devraldıysak, bizden sonraki nesillere de bu eserleri en güzel şekilde aktarmakla yükümlü olduğumuzun bilinci içinde olmalıyız" ifadeleriyle bitirdi.
(*) TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın konuşmasının tam metnine haberimizin 'İlgili Dokümanlar' bölümünden veya tbmm.gov.tr adresindeki ana sayfadan ulaşabilirsiniz.
Arınç, sempozyuma katılan konukları medeniyetlerin başkenti İstanbul'da ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu belirterek başladığı konuşmada, Roma'nın, Bizans'ın ve Osmanlı'nın gözbebeği olan şehrin Cumhuriyetin de gözbebeği olduğunu söyleyerek, İstanbul'un Avrupa'nın yeni kültür başkenti seçildiğini hatırlattı.
Arınç; "Biz, binlerce yıldır birbirini etkileyen ve bugüne süzülerek gelen kültürlerin hayat bulduğu topraklarda büyüdük. Bu nedenledir ki, bizim bir arada yaşama kültürümüz derindir ve güçlüdür. Bu yönümüzle tüm dünyada eşsiz bir örnek oluşturduğumuz kanaatindeyiz. Dünyanın kültürler arası çatışmalara sürüklendiği bir ortamda bu örneğin önemli olduğunu düşünüyor ve herkesi bunu incelemeye davet ediyoruz" dedi.
BİRARADA YAŞAMA TECRÜBESİ
Sempozyumun sadece Dolmabahçe Sarayı'nın teknik ve tarihi yapısı için yapılmış bir toplantı olmadığını belirten Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz aynı zamanda bir medeniyet perspektifi ve bir arada yaşama tecrübesinin yansımalarının da bu sempozyumda tartışılmasını arzu etmekteyiz. Dolmabahçe Sarayı, mimarisi, yapılış tarihi, barındırdığı kültürel miras açısından bu konuları tartışmaya müsait bir zemindir. Çok değerli bilim adamlarının oturumlarda bu konuyu da dikkate alacağını umuyorum.
ARINÇ'TAN SOMUT TEKLİFLER
TBMM Başkanı Bülent Arınç, somut tekliflerde bulunarak sözlerini sürdürdü. Arınç'ın ilk teklifi tüm dünyadaki müze sarayların bir araya gelerek tecrübelerini paylaşması ve ihtisaslaşması yönünde. Arınç, işbirliği yapacak bir uluslararası organizasyon kurulmasını önerdi ve Türkiye'nin üzerine düşecek her türlü çalışmaya hazır olduğunu belirtti.
İkinci teklifinin ise Türkiye'deki kültür mirasıyla ilgili olduğunu söyleyen Arınç: "Bildiğiniz gibi, Türkiye çok sayıda değerli kültürel mirasa sahiptir. Bu mirasın nitelikli yapıları ve eserleri ülkemizin her yanına dağılmıştır. Bu yapıların yönetimi ve korunması birçok farklı birimlerce yapılmaktadır. TBMM, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü, üniversiteler ve yerel yönetimler, bu tarihi yapıları yöneten ve korumaya çalışan kurumlardır. Üzülerek belirtmeliyim ki, hepimizin yakından takip ettiği gibi, bazı kültür mirası yapılarımızın oldukça zor durumda olduğunu görüyoruz" dedi. Bu sorunları, yetersiz bütçe, bürokratik yoğunluk, kalifiye elaman yokluğu ve yönetim kargaşası gibi etkenlerin doğurduğuna dikkat çeken Arınç, "Bu yüzden Türkiye'deki tüm tarihi eserlerin bir çatı altında toplanmasının, sorunların çözümü için önemli bir adım olacağı kanaatindeyiz. Bu çatının özerk, bağımsız bütçeye sahip, kendi ihtiyacı olan kalifiye elamanları yetiştirebilen ve tüm tarihi eserlere sahip çıkacak bir yapı olmasının, hem yönetim boşluğunu dolduracağını, hem de tarihi eserlerimize yeterli ilgiyi sağlayacağını düşünüyoruz" dedi.
Ciddi bir proje çalışmasına ve çeşitli kanuni düzenlemelere ihtiyaç olduğunu belirten Arınç; "ancak bunun bir fikir olarak ortaya atılması ve tartışılmasının bu yönde atılacak bir adıma zemin oluşturacağını düşünüyoruz" dedi.
ARINÇ "KÜLTÜREL VARLIKLARIMIZ YALNIZ BİZE DEĞİL DÜNYANIN GELECEK KUŞAKLARINA DA AİTTİR"
Arınç sözlerini: "Üç gün boyunca Dolmabahçe Sarayı'nda bildirilerini sunacak birbirinden değerli katılımcıların fikirleri, Dolmabahçe Sarayı başta olmak üzere hem ülkemiz, hem de dünyadaki müzecilik uygulamaları için aydınlatıcı olacaktır.Bilimsel ve akademik anlamda çıkarılacak olan sonuçların pratikte uygulanması ile tarihi mirası en iyi şekilde koruyup yarınlara sağlıklı şekilde taşımak yolunda adımlar atmak mümkün olacaktır" şeklinde sürdürdü ve "kültürel varlıklarımız yalnızca bizlere değil, dünyanın gelecek kuşaklarına da ait olduğu bir gerçektir" dedi.
Arınç sözlerini; "Nasıl geçmiş medeniyetlerin izlerini miras olarak önceki kuşaklardan devraldıysak, bizden sonraki nesillere de bu eserleri en güzel şekilde aktarmakla yükümlü olduğumuzun bilinci içinde olmalıyız" ifadeleriyle bitirdi.
(*) TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın konuşmasının tam metnine haberimizin 'İlgili Dokümanlar' bölümünden veya tbmm.gov.tr adresindeki ana sayfadan ulaşabilirsiniz.
